İçeriğe geç
Yürürlükte Temel kanun 14. hâli

Enerji Verimliliği Kanunu

Kanun numarası
5627
Kabul tarihi
18.04.2007
Resmî Gazete
02.05.2007 / 26510
Düstur
5. tertip, cilt 46
Son değişiklik
02.05.2024
Madde sayısı
27

Kaynak: TBMM 22. Dönem S. Sayısı 1326 (Esas No: 1/1261) · belgeyi aç · TBMM kaydı . Gerekçeler kanun tasarısı ya da teklifi üzerine yazılmıştır; komisyon ve Genel Kurul görüşmelerinde madde numaraları değişebilir. Her gerekçe, metni en çok benzeyen yürürlükteki maddeye bağlanmıştır.

Genel gerekçe

Enerjinin verimli kullanımı kalite ve performansı düşürmeden bir mal veya hizmeti elde etmek için gerekli olan enerji miktarının azaltılmasıdır ve enerjinin verimli kullanımı sonucunda sağlanacak enerji tasarrufunun, en hızlı ve en ucuz elde edilen bir enerji kaynağı olduğu bugün bütün dünyada kabul edilmektedir.

Petrol krizlerinden sonra artan enerji fiyatlarının kontrol altına alınması, sürdürülebilir enerjinin sağlanması ve enerjide dışa bağımlılığın azaltılması çalışmalarının sonucunda enerjinin verimli kullanımı önem kazanmaya başlamıştır. Enerji verimliliğinin önemini artıran bir başka gelişme 1990'lı yıllarda ortaya çıkan çevre bilincidir. Bu bilinç, geleneksel enerji üretim ve tüketiminin çevre ve doğal kaynaklar üzerinde yerel, bölgesel ve küresel seviyede doğrudan olumsuz etkilere neden olduğunun anlaşılmasına ve enerjinin verimli kullanımı ve enerji tasarrufu konularının destek görmesine yol açmıştır. Böylece başlangıçta sadece sanayileşmiş ülkelerin gündeminde yer alan enerjinin verimli kullanımı kavramı, tüm dünya ülkelerinin enerji politikalarındaki ortak prensiplerden biri haline gelmiştir. Enerji verimliliği, ülkenin enerji kaynaklarının daha verimli kullanımı ile enerji maliyetlerinin ekonomi üzerindeki baskısının azaltılmasında ve enerji kullanımının çevreye olan olumsuz etkilerinin en aza indirilmesinde, stratejik önem taşımaktadır.

Hızlı kalkınma aşamasında olan ülkemizde sanayileşme faaliyetleri, yeni teknolojilere ulaşma çabaları, hayat standartlarının yükselmesi ve artan nüfus, her yıl daha fazla enerji kullanmamıza neden olmaktadır. 2004 yılı birincil enerji tüketimimiz 87,5 milyon ton petrol eşdeğerine ulaşmış ve toplam enerji arzımızın ancak yüzde yirmisekizi yerli üretim ile karşılanabilmiştir. Gerekli tedbirlerin alınmaması halinde, 2020 yılında toplam enerji arzının ancak yüzde yirmiikisinin yerli üretim ile karşılanabileceği beklenmektedir.

Enerji kaynakları açısından kısıtlı kaynaklara sahip ve dışa bağımlı olan ülkemiz için enerji ihtiyacının yeterli, güvenilir ve ekonomik olarak sağlanması temel hedef olup enerjinin verimli kullanımı bu hedefin gerçekleştirilmesinde kullanılacak en önemli araçlardan birisidir. Hızla artan enerji talebine karşın enerjinin etkin ve verimli kullanımı, ithalata bağımlı bu gelişimin ülkemiz menfaatine çevrilmesinde önemli katkılar sağlayacağından, üretiminden tüketimine tüm safhalarda enerjinin verimli kullanımı konularında yapılan çalışmalara gerekli destek sağlanmalıdır.

Bugüne kadar yapılan çalışmalar, sanayide yüzde yirmi, ulaşımda yüzde onbeş ve bina ve hizmet sektöründe yüzde otuzun üzerinde olmak üzere, Keban Barajına yapılan yatırımın yaklaşık 1,7’sine eşdeğer olan, dörtmilyar Yeni Türk Lirası civarında bir tasarruf potansiyelinin olduğunu göstermektedir. Öte taraftan, çevremizi, enerjiyi hem üretirken hem de tüketirken kirletmekteyiz. Ayrıca, her yıl ortalama yetmiş milyon metrekare civarında yeni konut inşaatının ve yeni sanayi yatırımlarının benzer potansiyelleri taşıması durumunda toplam tasarruf potansiyelimizin giderek artacağı da bir başka gerçektir.

Enerjinin verimli kullanılıp kullanılmadığının göstergelerinden birisi, gayri safi yurt içi hasıla başına tüketilen enerji miktarı olarak ifade edilen enerji yoğunluğudur. Ülkemizde kişi başına enerji tüketimi OECD ülkeleri ortalamasının yaklaşık beşte biri civarındayken, enerji yoğunluğu OECD ortalamasının yaklaşık iki katıdır. Bugüne kadar yürütülen çalışmalara rağmen, enerji yoğunluğu değeri düşme eğilimine girmemiştir. Uluslararası Enerji Ajansı verilerine göre, Japonya için 0,09 ve OECD ortalaması olarak 0,19 olan bu değerin ülkemiz için 0,38 olması, her 1000 Dolarlık milli gelir için 0,38 ton petrol eşdeğerinde enerji tükettiğimiz anlamına gelmektedir. Ayrıca, bu değerin yıllardır azalma eğilimi göstermemesi, konunun daha ciddi olarak ele alınmasını ve enerji verimliliğinin artırılmasına yönelik, malî, idarî, kurumsal ve yasal yapıların geliştirilmesi, güçlendirilmesi gibi önlemleri içeren adımların hızla atılması gereğini ortaya koymaktadır. Bu konuda uygulanacak politikaların, ekonomik gelişmeyi engellemeyecek, ancak enerji kullanımı konusunda disiplinler arası bir yaklaşımı ortaya koyacak nitelikte olması gerekmektedir. Enerji verimliliği alanında yapılan çalışmaların başarıya ulaşması, ülkemizdeki ekonomik sektörlerin dünya piyasalarında rekabet şansını artıracak, tüketiciye daha ucuz mal ve hizmet sunma olanağı sağlayacaktır. Ayrıca, tasarruf edilen her bir Yeni Türk Lirası tutarındaki elektrik enerjisi üç-dört Yeni Türk Lirası tutarında yeni santral yatırımını da önleyebilmektedir.

1980'li yılların sonlarından başlayarak insanın iklim sistemi üzerindeki olumsuz etki ve baskısını azaltmak için Birleşmiş Milletler öncülüğünde uluslararası düzeyde çeşitli çalışmalar yapılmaktadır. Bu çalışmalar sonucunda Birleşmiş Milletler tarafından geniş bir katılımla "İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi" 1992 yılında Rio'da düzenlenen Çevre ve Kalkınma Konferansı'nda üye ülkelerin imzasına açılmış olup bu sözleşme ile gelişmiş ülkelere, 2000 yılında sera gazı emisyonlarını 1990 düzeylerine indirme yükümlülüğü getirilmiştir. 1997 yılında, İDÇS çerçevesinde Kyoto'da yapılan taraflar konferansında hazırlanan Kyoto Protokolü ile de imza sahibi ülkelere 2008-2012 yılları arasındaki dönem için sera gazı salımlarını 1990 seviyelerine göre en az %5 azaltma yükümlülüğü getirilmiştir. Bu doğrultuda, Avrupa Birliği hem birlik olarak hem de üye ülkeler açısından %8'lik bir azaltma sağlayacağını taahhüt etmiştir.

16/10/2003 tarihli ve 4990 sayılı Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesine Katılmamızın Uygun Bulunduğuna Dair Kanunun kabulü ile Ülkemiz İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesine taraf olmuş durumdadır. Ayrıca, 4519 sayılı Avrupa Enerji Şartı Konferansı Nihai Senedi, Enerji Şartı Antlaşması ve Ekini Teşkil Eden Kararlar ile Enerji Verimliliğine ve İlgili Çevresel Hususlara İlişkin Enerji Şartı Protokolünün Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun, 6/2/2000 tarihli ve 23956 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Söz konusu Protokolün hedefi; enerji aktivitelerinin, üretimden nihai tüketime kadar olan tüm safhalarında enerji verimliliğini artırmak ve çevresel tahribatı en az düzeye indirmektir. Sözleşmeyi imzalayan ülkelerden, kendi özel durumlarına uygun enerji verimliliği strateji ve politikalarını belirlemeleri, plan ve programları geliştirmeleri ve yasal ve kurumsal yapılarını oluşturmaları gibi önlemleri almaları beklenmektedir. Bunlara ilave olarak, 24/7/2003 tarihli ve 25178 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 23/6/2003 tarihli ve 2003/5930 sayılı Avrupa Birliği Müktesabatının Üstlenilmesine İlişkin Türkiye Ulusal Programında "Enerji Verimliliği ile İlgili Mevzuat Uyumunun Sağlanması" kısa vadeli hedefler arasında yer almaktadır. Söz konusu Programda yer alan mevzuat uyum takviminde de “Avrupa Topluluğunda enerji verimliliğine ilişkin 7 Aralık 1998 tarihli Konsey Teklifi”ne karşılık gelen “Enerji Verimliliği Kanun Tasarısı”nın, 2004 yılının dördüncü çeyreğinde Türkiye Büyük Millet Meclisinde kabul edilerek yürürlüğe girmesi öngörülmüştür.

Bu Kanun ile; enerjinin ve enerji kaynaklarının rasyonel ve verimli bir şekilde değerlendirilmesi, enerji verimliliği stratejisi çerçevesinde etkin programların geliştirilmesi ve uygulanması, enerji verimliliği konusunda bilinç oluşturulması ve geliştirilmesi, enerji maliyetlerinin ekonomi üzerindeki yükünün hafifletilmesi, yaklaşık değeri yılda 4 milyar Yeni Türk Lirası civarında olduğu tahmin edilen enerji tasarrufu potansiyelinin ülke ekonomisine kazandırılması, artan enerji talebinden dolayı yeni enerji yatırımlarında azalma sağlanması, enerji kullanımından kaynaklanan çevre kirliliğinin azaltılması ve yeni iş ve istihdam olanakları geliştirilmesi gibi çok yönlü faydalar sağlanacaktır. Ayrıca uluslararası yükümlülüklerimiz de yerine getirilmiş olacaktır.

Bu Kanun;

enerji verimliliği çalışmalarının etkin olarak yürütülmesi, izlenmesi ve koordinasyonu konusunda oluşturulan idarî yapı, enerji verimliliği hizmetlerinin yürütülmesi konusunda yapılacak yetkilendirmeler, görev ve sorumluluklar, eğitim ve bilinçlendirme, yenilenebilir enerji kaynaklarının yaygınlaştırılması gibi temel stratejilerin gerçekleştirilmesine yönelik olarak sektörel uygulamalar, çeşitli destekleme mekanizmaları, teşvikler ve yaptırımlar ile ilgili hususları kapsamaktadır.

Bu Kanun ile on yıl içerisinde;

a) Türkiye genelindeki enerji yoğunluğunun OECD ülkelerinin bu günkü ortalamasına yaklaştırılması için en az yüzde otuz mertebesine indirilmesi ve bu suretle üretim, iletim ve dağıtım aşamalarında yeni tesis yatırımı ihtiyacının, fosil kaynak ithalatının ve seragazı emisyonlarının azaltılması,

b) Küçük ölçekli yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımının yaygınlaştırılması,

c) Toplum genelindeki verimlilik ve tasarruf bilincinin geliştirilerek bu Kanunda yer alan yükümlülük ve teşvik unsurlarının zaman içinde azaltılması, hedeflenmiştir.

Madde gerekçeleri

Tasarı/teklif madde 1

→ yürürlükteki madde 1

Maddede, Kanunun amacı; enerji maliyetlerinin ekonomi üzerindeki yükünün hafifletilmesi ve çevrenin korunmasını sağlamak için enerji kaynaklarının ve enerjinin kullanımında verimliliğin artırılması olarak tanımlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 2

→ yürürlükteki madde 2

Maddede, Kanunun kapsamının endüstriyel işletmelerde, binalarda, elektrik enerjisi üretim tesislerinde, iletim ve dağıtım şebekelerinde ve ulaşımda enerji verimliliğinin artırılması, toplum genelinde enerji bilincinin geliştirilmesi ve yenilenebilir enerji kaynaklarından yararlanılmasına yönelik uygulanacak usul ve esaslardan ibaret olduğu ifade edilmektedir.

Maddede, ayrıca kullanım amaçları ve özellikleri dikkate alındığında, enerji verimliliğinin iyileştirilmesine yönelik önlemlerin uygulanmasında fayda maliyet analizi yapıldığında, kullanım alanları büyük olmasına karşın kullanımları sırasında enerji tüketimi olmayan veya çok az olan binalar ile özel durumu haiz olan binalar Kanun ve Kanun kapsamında yürürlüğe konulacak yönetmeliklerle getirilecek yükümlülükler de düşünülerek, Kanunun uygulamalarının kapsamı dışında tutulmuştur.

Tasarı/teklif madde 3

→ yürürlükteki madde 3

Madde ile Kanunda geçen kısaltma ve terimlerin tanımları verilerek bu tanımlara getirilmiş sınırlama ve açıklamalar ortaya konulmaktadır.

Tasarı/teklif madde 4

→ yürürlükteki madde 4

Madde ile enerji verimliliği ile ilgili politikaların oluşturulması, çalışmaların ülke genelinde ve tüm ilgili kuruluşlar nezdinde etkin olarak yürütülmesi ve sonuçlarının izlenmesi amacıyla üye kuruluşların üst düzey birer temsilcisinden oluşan, Enerji Verimliliği Koordinasyon Kurulu adı altında bir yapı oluşturulmaktadır.

Kanunun temel stratejilerinden biri, enerji verimliliği hizmetlerinin etkinliğinin artırılması ve yaygınlaştırılması için uygun bir yapının oluşturulmasıdır. Yapının ilk ve en önemli halkasını oluşturan Enerji Verimliliği Koordinasyon Kurulunun oluşturulmasına ihtiyaç duyulmasının temel nedeni; ülkenin enerji politikasını doğrudan etkileyecek bir karakteristiğe sahip olan enerji verimliliği konusunun hem Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının hem de bu konuda yapılacak faaliyetlerin, uygulamaları açısından farklı bakanlıkların çalışma alanlarına girmesidir. Örneğin, elektrikli ev aletleri ile ilgili olarak enerji verimliliğinin artırılması için tedbir alınması ve gerekli mevzuat düzenlemelerinin ve uygulamalarının yapılması Sanayi ve Ticaret Bakanlığının sorumluluğunda olmasına rağmen, konu ülkenin elektrik tüketimi üzerinde etkilidir ve bu da Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının sorumluluğu altındadır. Benzer olarak enerji kullanımında verimliliği artırmak üzere bina özelliklerinin değiştirilmesi Bayındırlık ve İskan Bakanlığının mevzuat uygulamaları ile sağlanabilirken, sonuç ülkemizin özellikle doğalgaz ve petrol ithalatı üzerinde etkili olduğu için yine bir enerji politikasıdır.

Öte taraftan, özellikle imalat sektörü için başarıya ulaşmada özel sektörün konuyu sahiplenmesi de ayrı bir önem arz etmektedir. Bu nedenle, çok taraflı bir konu olan enerji verimliliği ile ilgili politikalarla birlikte idarî ve malî mekanizmaların geliştirilmesine ve entegre bir yaklaşımla uygulanmasına imkan tanıyacak, ilgili bakanlıkların, kamu kuruluşlarının ve özel sektörün temsilcilerinden oluşan bir koordinasyon kuruluna ihtiyaç duyulmaktadır.

Enerji Verimliliği Koordinasyon Kurulunun, ulusal düzeydeki enerji verimliliği stratejisinin ve planlarının uygulanmasında koordinasyonun sağlanması, en üst düzeyde izleme faaliyetlerinin yürütülmesi, üniversitelere ve meslek odalarına verilecek yetki belgelerinin ve Kanun kapsamında desteklerden yararlanacak enerji verimliliği uygulama projelerinin ve gönüllü anlaşmaların onaylanması, gerektiğinde Kurulun görev alanı ile ilgili ve geçici olarak oluşturulabilecek ihtisas komisyonları marifeti ile özel ihtisas gerektiren çalışmaların yaptırılabilmesi, danışma kurulu toplantılarının gündeminin belirlenmesi ve ilgili toplum kesimlerinin görüşlerinin alınmasının sağlanması ve 5 inci madde kapsamındaki yetkilendirme prosedürleri kapsamında verilecek yetki belgeleri için ve 7 nci maddenin (a) bendi kapsamında verilecek enerji yöneticisi sertifikaları için alınacak bedellerin belirlenmesi gibi görevleri yerine getirmesi öngörülmektedir.

Enerji Verimliliği Koordinasyon Kurulunun her yıl Mart, Haziran, Eylül ve Aralık aylarında olmak üzere yılda dört kez olağan olarak toplanması ile çalışmaların aktif olarak yürütülmesi ve daha yakından takip edilmesi amaçlanmaktadır. Olağan dışı durumlarda Kurul Başkanının gerek görmesi halinde Kurulun olağanüstü toplanması da mümkündür. Kararların uygulanmasında etkinliği artırmak amacıyla toplantı yeter sayısı nitelikli çoğunluk olarak tanımlanmıştır. Bu durumda; asgarî şartlarda, toplantı için on kişinin katılımı ve karar için altı kişinin oyu gerekmektedir.

Kurul çalışmaları kişilerin aslî görevlerinin yanısıra yapacakları ilave bir iş olarak değerlendirildiğinden, bir huzur hakkı ödenmesi de madde kapsamında hükme bağlanmıştır.

Tasarı/teklif madde 5

→ yürürlükteki madde 5

Madde ile enerji verimliliği hizmetlerinin ülke genelinde yaygınlaştırılması amacıyla üniversitelerin, meslek odalarının ve özel şirketlerin yetkilendirilmelerine ilişkin usul ve esaslar düzenlenmektedir.

Elektrik İşleri Etüt İdaresi Genel Müdürlüğü ile birlikte üniversite, meslek odaları ve enerji verimliliği danışmanlık şirketlerinden oluşacak hizmet ağının geliştirilmesi ile enerji verimliliği hizmetlerinin ülke sathında yaygınlaştırılması hedeflenmiştir.

Enerji verimliliği danışmanlık şirketlerine benzer uygulamalar ABD, Japonya ve birçok Avrupa ülkesinde başarıyla yürütülmekte ve hatta verimlilik artırıcı uygulamaların finansmanına bu şirketler iştirak edebilmektedir. Bu yolla yeni iş ve istihdam imkanlarının ortaya çıkarılması da sağlanmış olacaktır.

Ayrıca enerji verimliliği danışmanlık şirketleri tarafından özellikle endüstriyel işletmelerde yürütülen enerji verimliliği hizmetleri kapsamında, hizmetin gereği olarak elde edilen ve çıkar amaçlı kullanılması halinde söz konusu endüstriyel işletmeyi özellikle ekonomik açıdan olumsuz etkileyebilecek ticarî sırların gizli tutulacağı, gerekli yaptırımla birlikte Kanun kapsamında hükme bağlanmaktadır. Böylece endüstriyel işletmeler açısından bir güvence getirilmektedir.

Madde kapsamında, Elektrik İşleri Etüt İdaresi Genel Müdürlüğü ve yetkilendirilmiş kurumlar tarafından yürütülecek faaliyetler ve enerji verimliliği danışmanlık şirketlerinin görevleri de tanımlanmaktadır.

Bu kapsamda, Elektrik İşleri Etüt İdaresi Genel Müdürlüğü ve yetkilendirilmiş kurumlar eğitim, sertifikalandırma ve yetkilendirme çalışmalarını, enerji verimliliği danışmanlık şirketleri ise her türlü enerji verimliliği hizmetlerini yürütebileceklerdir.

Madde kapsamında ülke genelinde yürütülen çalışmaların izlenmesine yönelik olarak yetkilendirme zinciri çerçevesinde rapor sunulması şeklinde bir izleme mekanizması da kurulmaktadır.

Enerji verimliliği danışmanlık şirketlerinin enerji verimliliği önlemleri ile ilgili yatırımların gerçekleştirilmesine yönelik müşterileri ile uygulama anlaşmaları yapabilmeleri ve bu kapsamda yatırımı projeye uygun olarak gerçekleştirmeleri, eğitim, geçici süreli işletme ve bakım desteği sağlamaları, projede öngörülen enerji tasarruf miktarını garanti etmeleri gibi uygulamalar ile enerji verimliliği yatırımlarının en azından bir kısmının bu yolla gerçekleştirilmesi hedeflenmektedir.

Tasarı/teklif madde 6

→ yürürlükteki madde 6

Davranışların değiştirilmesi ile %10’a varan tasarruf sağlanabilmektedir. Bu madde ile Kanunun temel stratejilerinden biri olan eğitim ve bilinçlendirmeye yönelik olarak, enerji verimliliği hizmetlerindeki etkinliğin ve toplum genelindeki enerji bilincinin artırılması amacıyla yürütülecek eğitim ve bilinçlendirme faaliyetleri tanımlanmaktadır.

Eğitim faaliyetleri kapsamında Elektrik İşleri Etüt İdaresi Genel Müdürlüğü ve/veya yetkilendirilmiş kurumlar tarafından enerji verimliliği danışmanlık şirketleri için uygulamalı eğitim, Elektrik İşleri Etüt İdaresi Genel Müdürlüğü, yetkilendirilmiş kurumlar ve enerji verimliliği danışmanlık şirketleri tarafından enerji yöneticileri için uygulamalı eğitim programlarının düzenlenmesi amaçlanmaktadır. Enerji verimliliği danışmanlık şirketlerinin önemli miktarlarda malî kaynak gerektiren laboratuvar yatırımı yapmadaki ekonomik güçlükleri dikkate alınarak, bu şirketlerin enerji yöneticileri için düzenleyecekleri eğitim programlarının uygulama kısmında Elektrik İşleri Etüt İdaresi Genel Müdürlüğü veya yetkilendirilmiş kurumların sahip oldukları laboratuvar imkanlarını, bedeli karşılığında kullanmalarına imkan tanınmaktadır. Ayrıca, enerjinin verimli kullanımı konusunda bilincin artırılması amacıyla, Milli Savunma Bakanlığı tarafından askeri liseler ile er-erbaş eğitim merkezlerinde ders ve eğitim programlarının yürütülmesi, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından örgün ve yaygın eğitim kurumlarının ders programlarında ve özellikle örnek ve önder olması açısından kamu kurum ve kuruluşlarının hizmet içi eğitim programlarında gerekli düzenlemelerin yapılması hükme bağlanmaktadır.

Enerjinin verimli kullanımının yaygınlaştırılmasına yönelik kamuoyunun bilinçlendirilmesi amacıyla; ulusal ve/veya bölgesel yayın yapan televizyon ve radyo kanallarına konu ile ilgili yayın yapma, elektrik ve/veya doğal gaz dağıtımı yapan tüzel kişilere müşterilerinin geriye dönük en az bir yıllık periyot için, enerji tüketim miktarı ve bedelini içeren aylık bilgileri internet üzerinden müşterilerine sunma, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından tespit ve ilan edilen Türkçe kullanım ve tanıtma kılavuzu ile satılmak zorunda olan malların kullanım kılavuzlarında söz konusu ürünün enerji tüketimi açısından verimli kullanımı ile ilgili ayrı bir bölüm hazırlanması gibi yükümlülükler getirilmektedir. Bu uygulamalar ile kamuoyunun bilgilendirilmesi ve bilinçlendirilmesi sonucu enerji verimliliğinde yatırım yapmaksızın davranış alışkanlıklarına dayalı olarak %10 civarında bir iyileşmenin sağlanması beklenmektedir. Ayrıca nitelikleri Enerji Verimliliği Koordinasyon Kurulu tarafından belirlenerek Milli Eğitim Bakanlığı, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği işbirliği ile Elektrik İşleri Etüt İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından her yıl Ocak ayının ikinci haftasında düzenlenecek olan Enerji Verimliliği Haftası etkinlikleri kapsamında, resim öykü ve proje yarışmaları gibi etkinliklerin düzenlenmesi ve bu yolla da bilgilerin paylaşımı ve yaygınlaştırılması sonucu bir iyileşme sağlanması beklenmektedir.

Tasarı/teklif madde 7

→ yürürlükteki madde 7

Yıllık toplam enerji tüketimi bin TEP ve üzerinde olan endüstriyel işletmelerde ve toplam inşaat alanı yirmibin metrekare ve üzeri veya yıllık toplam enerji tüketimi beşyüz TEP ve üzeri olan binalarda enerji yönetimi uygulamalarını gerçekleştirmek üzere enerji yöneticisi görevlendirilmesi, kamu kesimi dışında kalan ve yıllık toplam enerji tüketimleri ellibin TEP ve üzeri olan endüstriyel işletmelerde ve organize sanayi bölgelerinde ise enerji yöneticisinin sorumluluğunda enerji yönetim birimi kurulması ile enerji verimliliğinin artırılmasına yönelik çalışmaların kurulacak bir enerji yönetim sistemi ile yaygınlaştırılması ve daha etkin olarak yürütülmesi amaçlanmaktadır. 11/11/1995 tarihli ve 22460 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Sanayi Kuruluşlarının Enerji Tüketiminde Verimliliğin Artırılması İçin Alacakları Önlemler Hakkında Yönetmelik” gereği, yıllık toplam enerji tüketimleri ikibin TEP ve üzeri olan endüstriyel işletmeler tarafından enerji yöneticisi atanmasına ilişkin hususlar halen uygulanmakta ve atanan enerji yöneticileri Elektrik İşleri Etüt İdaresi Genel Müdürlüğü veya Elektrik İşleri Etüt İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından yetkilendirilmiş olan kurum veya kuruluşlarca düzenlenen sertifikalı enerji yöneticisi kurslarına katılmaktadırlar. Bu çerçevede bugüne kadar sekizyüzün üzerinde enerji yöneticisi eğitilmiş ve altıyüzden fazlasına Enerji Yöneticisi Sertifikası verilmiştir. Sertifikalı enerji yöneticisi atayan endüstriyel işletme sayısında ise bugüne kadar dörtyüz rakamı henüz aşılabilmiştir. Madde kapsamındaki düzenleme ile en az bin civarında endüstriyel tesisin kapsama gireceği tahmin edilmektedir. Binalara yönelik enerji yöneticisi görevlendirilmesi ise yeni getirilen bir düzenleme olup yaklaşık beşyüz binanın uygulamadan etkileneceği tahmin edilmektedir. Uygulama kapsamında, maddede belirtilen rakamsal sınır değerlerin üzerinde olan, aynı merkezden ısı enerjisi temin eden ve bağımsız bölümlerden oluşan ve mesken amaçlı kullanılan binalar ile konaklama tesisleri, eğitim tesisleri, hastane, hizmet binaları, alışveriş merkezleri gibi ticarî ve hizmet amaçlı kullanılan binalar, enerji yönetimi uygulamalarını gerçekleştirmek üzere enerji yöneticisi görevlendirecek veya enerji yöneticilerinden hizmet alabilecektir.

Bakanlık tarafından yürürlüğe konulacak yönetmelik kapsamında, binalarda enerji yöneticisi görevlendirilmesi uygulamalarında enerji yöneticilerinin tam zaman çalışacak kişiler olmalarında bir zorunluluk getirilmemesine, bir enerji yöneticisinin birden fazla bina için bu görevi yerine getirebilmesine ve enerji yöneticiliği görevinin kat maliklerinden birisi tarafından da yerine getirilebilmesine imkan tanıyacak düzenlemeler yapılacaktır. Aksi takdirde söz konusu yükümlülükten muaf olabilmek için merkezî ısınma sistemlerine sahip site ve benzeri toplu konutlarda kat maliklerinin münferit ısınma sistemlerine geçişleri özendirilmiş olur. Bu da enerji verimliliğinin artırılması ilkesi ile çelişki yaratır. Enerji yöneticisi görevlendirilmesine ilişkin rakamsal sınır değerlerinin tespitinde, eğitime yönelik ülkemizdeki mevcut altyapı ve kapasite imkanları, endüstriyel işletmelerin büyüklükleri ve uygulamanın getireceği fayda ve maliyetler dikkate alınmıştır. Dünya uygulamalarından elde edilen tecrübeler, enerji yönetim sistemlerinin uygulanması ile yaklaşık yüzde on civarında tasarrufların sağlanabildiğini göstermektedir.

Enerji verimliliği çalışmalarının hedefli programlara dayalı olarak yürütülmesi amacıyla, enerji verimliliğinin gelişimini ortaya koyan envanter ve geleceğe yönelik projeksiyonların hazırlanmasına yönelik bilgilerin toplanması suretiyle bir veri tabanının oluşturulması amaçlanmaktadır. Geleceğe yönelik yapılacak projeksiyon çalışmalarına ve sektörel enerji verimliliği göstergelerine göre izlemelerin yapılması ve hedeflerin tayin edilmesi, enerji verimliliğindeki artışın gelecek yıllarda ülkemiz birincil enerji arzına etkisinin belirlenmesi, projeksiyonların ve göstergelerin sektör içindeki benzerleri ile ve Dünya, OECD ve Avrupa Birliği ülkeleri ortalamalarının yanısıra bazı gelişmiş ülkelerdeki benzer sektörler ile mukayese edilebilmesi, bu çerçevede belirli bir süreç içerisinde, belirlenen hedeflere ulaşmak için gerekli önlemlerin alınmasının sağlanması hedeflenmektedir. Madde kapsamında, enerji yöneticisi çalıştırmakla yükümlü olan endüstriyel işletmelere ve binalara düzenli bilgi sağlama yükümlülüğü getirilmektedir. Ayrıca, kamu kesiminde enerji verimliliğinin artırılmasına yönelik olarak, kamu kurum ve kuruluşlarının yıllık raporlar hazırlaması ve bu raporlara dayalı olarak Elektrik İşleri Etüt İdaresi Genel Müdürlüğünün de kamu kesiminin geneline ilişkin kendi tespit ve değerlendirmelerini içeren yıllık raporlar hazırlaması hükme bağlanmaktadır.

Isı enerjisinin yeterince, yerli ve yerinde kullanılmasını sağlayan kontrol cihazlarının verimlilik üzerinde olumlu etkileri bulunmaktadır. Bu madde ile kontrol cihazlarının zorunlu olarak kullanılması hedeflenmiştir. Bu kapsamda, sıvı veya gaz yakıtlı merkezî ısıtma sistemine sahip binaların tesisat projelerinde merkezi veya lokal ısı/sıcaklık kontrol cihazlarına ve ısınma maliyetlerinin ısı kullanım miktarına bağlı olarak paylaşımını sağlayan sistemlere yer verilmesi zorunlu kılınmaktadır. Çok sayıda bağımsız bölüme sahip apartmanlarda veya sitelerde merkezî ısınma sistemleri gerek konfor şartları gerekse ekonomik açıdan daha fazla avantajlara sahip olmakla birlikte, ülkemizde özellikle doğal gazın yaygınlaşması sırasında münferit ısınma sistemlerinin tercih edildiği görülmektedir.

Bu durum bir yandan binanın ısı dengesini olumsuz yönde etkilenmekte bir yandan da bir yerine çok sayıda ısıtma ekipmanı gerektiğinden, ekonomik açıdan kısıtlı imkanlara sahip ülkemizde gerekenin üzerinde ilk yatırım maliyetlerine sebep olmaktadır. Münferit sistemlerin tercih edilmesindeki en önemli etkenlerden biri, kullanılan enerji miktarı kadar ödeme imkanının sunulmasıdır. Oysa, merkezî ısınma sistemine sahip binalarda da, kullanıcıların tükettiği kadar ödeme yapmasına olanak sağlayan sistemlerin kullanılması ile kullanıcılara adaletli bir şekilde tükettikleri kadar ödeme yapabilme olanağı sunulabilmektedir. Isınma maliyetlerinin ısı kullanım miktarına bağlı olarak paylaşımını sağlayan sistemlerin kullanımı ile hem ülkemizin ekonomik kaynakları daha rasyonel kullanılacak hem de merkezî ısınma sistemlerinde enerjinin gerektiği kadar kullanımı sağlanarak, çok pahalı ve kısıtlı olan enerji kaynaklarının verimli kullanımına katkı sağlanmış olacaktır. Isı/sıcaklık kontrol cihazlarının kullanımı ise, iç ve dış hava sıcaklıklarına bağlı olarak bir yandan iç ortamlardaki gerekli konfor şartlarını sağlarken bir yandan da enerji tüketimini kontrol etme imkanını sağlayacaktır. Isı/sıcaklık kontrol sistemlerinin kullanımı ile iç ortam sıcaklığının kontrolu sonucu yirmi derecenin üzerindeki iç ortam sıcaklıklarında sağlanabilecek her bir derece sıcaklık düşümü, ısıtma sisteminin enerji tüketiminde yüzde yedi civarında bir enerji tasarrufu sağlayacaktır.

Ülkemiz nihai enerji tüketimi içinde bina ve hizmet sektörünün payı 2004 yılı itibarı ile yüzde otuzbir olarak gerçekleşmiş olup, bu sektörde tüketilen enerji miktarının her geçen yıl artış eğiliminde olduğu görülmektedir. Bu sektörde enerjinin verimli kullanımı; binanın tasarımına, kullanılan malzemelerin niteliklerine, mekanın iklim koşullarına ve kullanım amacına bağlıdır. Bu sebeple, madde kapsamındaki düzenlemeler ile binalar için enerji verimliliği yapı kodunun hazırlanması suretiyle enerji verimliliği açısından daha kaliteli binaların üretilmesi amaçlanmaktadır. Ülkemizde 2000 yılından bu yana binaların yalıtımına yönelik zorunlu standart ve yönetmelik bulunmasına rağmen uygulama yeterince yaygın ve etkin olmadığından madde kapsamında yaptırım hükmü de yer almaktadır. Binalarda enerji verimliliğinin ikincil mevzuatı niteliğindeki enerji verimliliği yapı kodları Avustralya, Avusturya, Belçika, Kanada, Danimarka, Finlandiya, Fransa, Almanya, Yunanistan, İrlanda ve Japonya tarafından uygulanmaktadır. Hatta bazı ülkeler, binalar için, enerji verimliliği dışındaki konuları da içine alan ulusal yapı kodlarına sahiptir. Ülkemizdeki binalarda yüzde otuzun üzerinde bir tasarruf potansiyeli olduğu dikkate alındığında, bu uygulamadan önemli katkılar beklenmektedir.

Bir binanın maliyeti satınalma ve işletme maliyetlerinden oluşmaktadır. İşletme maliyetlerinde en büyük pay ise enerjiye aittir.

Bu sebeple bilinçli bir tüketici tarafından satınalma veya kiralama aşamasında binanın, satınalma bedelinin veya kira bedelinin yanısıra işletme bedelinin de dikkate alınması gerekmektedir. Bu amaca yönelik getirilen enerji kimlik belgesi uygulamaları ile hem bina sahiplerinin veya kullanıcılarının, satınalma veya kiralama aşamasında binalarının enerji kullanımı konusunda bilgilendirilmeleri ve bilinçlendirilmeleri hem de ülkemizdeki bina karakteristiğinin belirlenmesi ile envanter oluşumunun sağlanması hedeflenmektedir. Bunun sonucunda enerji verimli binaların değerinde meydana gelecek artışlar, bina sektöründe enerji verimliliği önlemlerinin uygulanmasının belirli oranda kendiliğinden yaygınlaşmasına yol açacaktır. Toplumun bilinçlendirmesine katkıda bulunmak üzere, enerji kimlik belgesinin Avrupa Birliği direktifleri doğrultusunda ve enerji verimliliği unsurlarını içine alacak şekilde düzenlenmesi düşünülmüştür. Benzeri uygulamalar, Avusturya, Belçika, Danimarka, Finlandiya, Fransa, Almanya, Yunanistan, İrlanda ve İtalya’da mevcuttur. Bu çerçevede, Kanunun yayımı tarihinden itibaren yeni yapılan binalar için enerji kimlik belgesi düzenlenmesi öngörülmektedir. Enerji kimlik belgesi mücavir alan içindeki tüm yeni binalar, mücavir alan dışında ise uygulama zorluğundan dolayı özellikle ticarî binaları kapsayacak şekilde, 5.000 metrekare ve üzerinde toplam inşaat alanı olan binalar için düzenlenecektir. Avrupa Birliği mevzuatı ile uyum sağlanması açısından, geçici maddede yapılan düzenleme çerçevesinde, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı tarafından yapılacak düzenlemeler ile belirli bir geçiş sürecinden sonra uygulama mevcut binalara da yaygınlaştırılabilecektir.

Elektrik enerjisi üretim tesislerinde enerji verimliliğinin artırılmasına yönelik olarak alınacak önlemlerle sistemlerdeki mevcut kayıpların azaltılması ve üretimin artırılması mümkün olabilecektir. Farklı zaman dilimleri için belirlenen tarife uygulamaları, bilinçlendirmek, bilgilendirmek ve gerektiğinde teşvik etmek suretiyle tüketicilerin daha verimli ekipman kullanımlarının sağlanması ve benzeri şekildeki uygulamalarla yapılan talep tarafı yönetimi ile yük yönetimi ve yükün kaydırılması sağlanmış olacak ve iletim ve dağıtım şebekelerinde kapasite artırmaya yönelik pahalı yatırımlar yapılmayacak veya ertelenebilecektir. Deneyimler iletim ve dağıtım sistemi içinde enerji verimliliği konusunda yapılacak yatırımların iletim, dağıtım sistemlerinin altyapısına yapılacak yatırımlardan daha ucuz ve kabul edilebilir olduğunu göstermektedir. Yine ülkemiz elektrik enerjisi tüketiminde yaklaşık yüzde beş paya sahip olan açık alan aydınlatması ve biyoyakıt, hidrojen vb. alternatif yakıt kullanımının özendirilmesi ile ilgili hususları da kapsayacak şekilde bir düzenlemenin Bakanlık tarafından yapılacağı hükme bağlanmıştır.

Ülkemiz nihai enerji tüketiminde yüzde yirmi gibi önemli bir paya sahip olan ulaşım sektöründe yüzde onbeşin üzerinde olduğu tahmin edilen enerji tasarruf potansiyelini kazanmak üzere enerji verimliliğinin artırılmasına yönelik bazı düzenlemelerin, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı ile birlikte hazırlanarak Ulaştırma Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelik kapsamında yapılacağı hükme bağlanmaktadır.

Enerji verimliliği etüt çalışmalarında güvenilirliğin sağlanması için, akredite olmuş ulusal veya uluslararası kuruluşlar tarafından kalibrasyonu yapılmış ve etiketlenmiş cihazların kullanılması gerektiği ayrıca bu madde kapsamında hükme bağlanmaktadır.

Yakma tesisleri birincil enerjiden yararlı enerji elde edilmesinde yaygın olarak kullanılan sistemlerdir. Özellikle binaların ısınma sistemlerinde kullanılan yakma sistemlerinde bu çevrim sırasında önemli kayıplar olduğu değerlendirilmektedir.

Binaların ısınma sistemlerinde kullanılan kazanlarda yılda en az onbeşmilyon Ton Eşdeğer Petrol enerji tüketildiği de dikkate alındığında bu kayıpların önemi daha da artmaktadır. Bu madde kapsamında yakma tesislerinde kullanılan verimsiz ekipmanlardan kaynaklanan enerji kayıplarının azaltılması amaçlanmaktadır.

Elektrik enerjisinin üretim, iletim ve dağıtım kayıpları dikkate alındığında, tüketilen her bir birim elektrik enerjisi neredeyse dört birim birincil enerji kaynağı anlamına gelmektedir. Bu sebeple elektrik enerjisinin verimli kullanımı hem ülkemiz açısından hem de pahalı bir enerji olmasından dolayı kullanıcıları açısından önem arz etmektedir. 2004 yılı itibarı ile elektrik enerjisi tüketiminin yüzde kırksekizi konut ve hizmetler sektöründe tüketilmekte olup bunun önemli bir kısmı da ev tipi elektrikli ev aletleri tarafından tüketilmektedir. Bu itibarla enerji verimli ürünlerin kullanımı ile konut ve hizmetler sektörü için gerekli elektrik enerjisi talebinin düşürülmesi mümkün görülmektedir. Ayrıca sanayi sektöründeki elektrik tüketiminin en az yüzde yetmişi elektrik motorları üzerinden gerçekleşmektedir. Madde kapsamında, elektrik motorlarının yanısıra, ev tipi olanlardan, ampullerin, çamaşır makinelerinin, bulaşık makinelerinin, çamaşır kurutma makinelerinin, kurutmalı çamaşır makinelerinin ve soğutucuların etiketlenmesine dayalı olarak, enerji verimliliği açısından kullanılabilecek asgarî sınır değerlerin belirlenmesine yönelik hususlar tanımlanmaktadır. Bu çerçevede, asgarî şartları sağlamayan cihaz ve ekipmanların satışlarının engellenmesine ilişkin hususlar da hükme bağlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 8

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Endüstriyel işletmelerdeki enerji tasarrufunun en az yüzde onluk bir bölümü eğitim, alışkanlıkların değiştirilmesi ve düşük maliyetli iç düzenlemeler ile sağlanabilmekte iken geriye kalan yüzde doksanlık bölümünde tevsî yatırımları gerekmektedir.

Bu madde ile yatırım geri ödeme süreleri en fazla beş yıl olan verimlilik artırıcı uygulama projesi yatırımlarının özendirilmesi, enerji yoğunluğunun düşürülmesi ve araştırma ve geliştirme projelerinin desteklenmesi amaçlanmıştır. Danimarka, Çek Cumhuriyeti, Fransa, Almanya, İspanya, İsveç, Romanya, Malezya, Tayland ve Meksika gibi ülkelerde de enerji verimliliği projelerini desteklemek üzere belli oranda kaynaklar tahsis edilmektedir. Maddenin (a) bendi kapsamındaki desteğin, proje uygulamasının gerçekleştirilmesi sonrasında verilmesi hedeflenmekte olup desteklenen projelerin, destekleme miktarlarının ve desteklenen projelerde sağlanan gelişmelerin Elektrik İşleri Etüt İdaresi Genel Müdürlüğünün internet sayfasında yayınlanması ile de şeffaflık sağlanması amaçlanmaktadır.

1981 yılından bugüne kadar, çoğu zaman uluslararası kuruluşların ve uzmanların da desteği ile özellikle sanayi sektöründe yapılan etüt, eğitim ve bilinçlendirme çalışmaları kapsamında, yaklaşık yıllık 1,5 milyar YTL ve %20 civarında tasarruf potansiyelinin olduğu ve bu potansiyelin ülkemiz ekonomisine kazandırılabilmesi için gerekli toplam yatırım miktarının ise yaklaşık 3 milyar YTL civarında olabileceği tespit edilmiştir. Buna karşılık, 2000-2005 döneminde sanayi sektörüne yönelik olarak yürütülen enerji verimliliği etüt çalışmaları ile belirlenen hiç yatırımsız veya çok az yatırımlı önlemler ile sektörde yaklaşık yüzde on civarında bir enerji tasarruf potansiyelinin olduğu ve belirlenen bu önlemlerden sadece yüzde onluk bir kısmının sektör tarafından bugüne kadar uygulandığı belirlenmiştir.

Sektördeki uygulamaların ve yatırımların gerçekleştirilmesindeki bu isteksizlik, sektörün özellikle malî açıdan tetiklenmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Ayrıca ülke menfaatleri açısından da konu makro düzeyde değerlendirildiğinde; söz konusu tasarruf potansiyelinin değerlendirilmesi sonucu sanayi sektörünün enerji giderlerinde sağlanan azalmanın yanısıra gerekli enerji tesis yatırımlarında da bir azalma olması söz konusu olacaktır. Belirtilen sebeplerle, söz konusu tasarruf potansiyelinin ülke ekonomisine kazandırılabilmesi amacıyla yapılması gerekli yatırımların tetiklenmesinde katalizör görevi yapabilecek düzeyde bir malî kaynağa ihtiyaç bulunmaktadır.

Bu çerçevede verimlilik artırıcı projeleri desteklemek ve sanayideki enerji yoğunluğunun azaltılmasını teşvik etmek üzere yılda en az 30 milyon YTL tutarında bir kaynağa ihtiyaç duyulmaktadır. Bu kaynağın Elektrik İşleri Etüt İdaresi Genel Müdürlüğü bütçesine konacak ödenek ile karşılanması öngörülmektedir. Söz konusu ödeneğin sağlanması ile sanayi sektöründe yapılacak yaklaşık 100 milyon YTL civarındaki yatırım ile imalat sanayi enerji tüketiminde her yıl yüzde bir civarında bir iyileşme söz konusu olabilecektir. Madde kapsamındaki desteklerden yararlanılabilmesi için, hem enerji verimliliği uygulama projelerinin hem de enerji yoğunluğunu düşürmek üzere yapılan gönüllü anlaşmaların Enerji Verimliliği Koordinasyon Kurulu tarafından onaylanması gerekmektedir.

Birim gelir başına tüketilen enerjiyi ifade eden enerji yoğunluğu, gelişmiş ülkelerde ve dünyada kullanılan enerji verimliliği göstergelerinden birisidir. Yaklaşık 0,38 olan bu gösterge ile Türkiye bir birim gelir elde edebilmek için, enerji yoğunluğu 0,19 olan OECD ülkelerine göre iki ve 0,09 olan Japonya’ya göre dört katı enerji tüketmektedir. Maddenin (b) bendi kapsamında, endüstriyel işletmelerin enerji yoğunluklarının belirli bir hedefin üzerinde azaltılmasına yönelik, rekabet bozucu etki yaratmayacak büyüklükte destek sağlanması düşünülmüştür. Gönüllü anlaşmaların iki temel amacından birincisi enerjiyi yoğun kullanan şirketlerde enerji verimliliğini artırmak, diğeri enerji yoğun şirketlerin uluslararası piyasada rekabetini sağlamaktır. Gönüllü anlaşmalar yöntemi Belçika, Kanada, Danimarka, Finlandiya, Almanya ve Yunanistan gibi ülkelerde enerji tüketiminin ve karbondioksit emisyonlarının azaltılması amacıyla uygulanmaktadır. Uygulama ile gönüllülük esasına dayalı olarak enerji yoğunluğunun düşürülmesine yönelik önlemlerin hızla uygulanması hedeflenmektedir. Bunu sağlamak üzere enerji verimliliğinin artırılması, katma değeri daha yüksek üretimlerin gerçekleştirilmesi ile satış hasılatlarının artırılması, veya atıkların yakıt olarak kullanımı, yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı veya yurt içinde imal edilen yüksek verimli kojenerasyon tesis yatırımları gibi önlemler entegre bir yaklaşımla desteklenmiş olmaktadır.

Araştırma ve geliştirme çalışmaları; diğer alanlarda olduğu gibi enerji verimli ürünlerin, proseslerin ve sistemlerin geliştirilmesinde ve benimsenmesinde de temel hareket noktasıdır.

Bu amaca yönelik olarak enerji verimli yeni teknolojilerin geliştirilmesi ile yeni ve yenilenebilir enerji kaynaklarından yararlanılmasına yönelik araştırma ve geliştirme projelerinin Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu tarafından öncelikle desteklenmesi, eldeki bilgiler çerçevesinde öncelikli önlemlerin dikkate alınması açısından bu projelerin yönlendirilmesi ve değerlendirilmesinde Elektrik İşleri Etüt İdaresi Genel Müdürlüğünün görüşünün alınması hükme bağlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 9

→ yürürlükteki madde 9

Madde ile endüstriyel işletmelerin mevcut sistemlerinde enerji verimliliğinin artırılmasına yönelik olarak hazırlanan ve yatırım büyüklükleri her yıl Bakanlar Kurulu tarafından belirlenen projelerin Enerji Verimliliği Koordinasyon Kurulu tarafından onaylanması koşulu ile ve kullandıkları yakıt türüne ve teknolojilerine bağlı olarak Bakanlık tarafından belirlenen verim değerinin üzerindeki kojenerasyon uygulamalarının Hazine Müsteşarlığı tarafından desteklenmesi hükme bağlanmaktadır. Atıkların sisteme geri kazandırılması temel düşüncesinden hareketle ve ülkemiz açısından makro düzeyde enerji verimliliğinin artırılmasını sağlamak amacıyla, bitkisel artıkları, hayvansal atıkları veya organik şehir atıklarını modern yakma teknikleri ile ısı ve/veya elektrik enerjisine dönüştüren kojenerasyon tesislerinin desteklenmesi ile hem yenilenebilir kaynaklardan olan biyokütlenin kullanımı hem de kojenerasyon sistemlerinin desteklenmesi amaçlanmaktadır. Diğer taraftan, küçük ve orta ölçekli işletme kapsamına girmeyen büyük işletmelerin enerji verimliliğini artırmak maksadıyla uygulayacakları küçük ölçekli yatırımlarının ve küçük kapasiteliler de dâhil olmak üzere kojenerasyon sistemlerinin özendirilmesi ülke genelindeki verimlilik artışına önemli katkılar sağlayacaktır.

İmalat sanayii içinde, özellikle elektrik enerjisi kullanımında önemli paya sahip olan küçük ve orta ölçekli işletmeler için enerji verimliliği bilincinin artırılmasına yönelik eğitim, etüt ve danışmanlık çalışmalarının etkili sonuçlar vereceği değerlendirilmektedir.

Bu itibarla ekonomik açıdan daha sınırlı kaynaklara sahip bu işletmeler için enerji verimliliğine ilişkin eğitim, etüt ve danışmanlık hizmetlerinin Küçük ve Orta Ölçekli Sanayi Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığının destekleme mekanizmaları çerçevesinde desteklenmesi, enerji verimliliği çalışmalarının küçük ve orta ölçekli işletmelere yönelik olarak genişletilmesinde önemli katkılar sağlayacaktır.

Vakıflar tarafından kurulan enerji verimliliği danışmanlık şirketlerinden yetki belgesi ve enerji yöneticisi sertifikasına ilişkin herhangi bir bedel alınmayacağı da madde kapsamında hükme bağlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 10

→ yürürlükteki madde 10

Madde ile bu Kanunun uygulamada etkili olabilmesi için Kanunun verdiği yetkilere dayalı olarak bu Kanun ve yönetmelik hükümlerine uymayanlara uygulanacak yaptırımlar tanımlanmakta ve uygulamaya ilişkin usul ve esaslar açıklanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 11

→ yürürlükteki madde 11

Madde ile Kanunun uygulanması bakımından diğer maddelerde sayılanların dışındaki Bakanlığın yetkileri sayılmaktadır. Enerji Verimliliği Koordinasyon Kurulunun başkanlığını yürütmesinden dolayı enerji verimliliği çalışmalarında, yükümlülüklerin uygulanması, yönlendirilmesi, izlenmesi, değerlendirilmesi, alınacak tedbirlerin planlanması ve uygulanması gibi konularda koordinasyonun sağlanmasında Bakanlığın yetkili ve sorumlu olmasında yarar görülmektedir.

7 nci maddenin (a) bendi kapsamında başlangıçta enerji tüketimi yüksek olan endüstriyel işletmelerde ve binalarda enerji yönetiminin uygulanması amaçlanmaktadır. Bununla birlikte, konuya ilişkin altyapının ve uygulamanın gelişimine ve başarısına bağlı olarak ve kademeli bir şekilde kapsamın genişletilmesi suretiyle uygulamanın etkinliğinin daha da artırılması da hedeflenmektedir.

Ancak bina sektöründe enerji yönetimi konusunda yükümlü olacak bina sayısı tahmin edilemediğinden ve halen binalara yönelik bu konuda yeterli altyapı bulunmadığından, yükümlü olanlar için sertifikalı enerji yöneticisi sağlanmasında belirli bir süre sıkıntı yaşanabileceği dikkate alındığında gerektiğinde kapsamın daraltılması yönünde de Bakanlığa yetki tanınmasında yarar görülmektedir. Ayrıca, Maliye Bakanlığınca verilecek bütçe miktarı ile desteklenmesi istenen projelere ilişkin talep arasında dengeyi sağlayabilmek için desteklenecek proje bedeli miktarını ve projelere verilebilecek destekleme oranını yarısına kadar azaltmak ve iki katına kadar artırmak üzere Bakanlığa yetki verilmektedir.

Halen ülkemiz sanayi sektöründe enerji yoğunluğunun azaltılmasında önemli bir potansiyel bulunmaktadır. Ancak, zaman içinde sağlanan iyileşmelerle bu potansiyelin miktarı giderek azalacaktır. Buna karşılık azalan potansiyelin kazanılması için harcanması gereken çabaların ise artması gerekmektedir.

Kanun kapsamındaki bazı uygulamaların dinamik bir yapıya sahip olmasından dolayı ve bu dinamik yapının bazı durumlarda kullanılacak bütçe ile de ilişkilendirilmesi gerektiğinden, uygulamaların etkin bir şekilde yönetimi için madde kapsamında yer alan hususlarda Bakanlığa yetki verilmesi gerekli görülmektedir.

Tasarı/teklif madde 12

→ yürürlükteki madde 12

Maddede savunma ve güvenlik açısından doğabilecek sıkıntılar dikkate alınarak, Milli Savunma Bakanlığı, Türk Silahlı Kuvvetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığı gibi kurum ve kuruluşlar özellikle bilgi vermeye ilişkin hükümlerden muaf tutulmuştur. Madde kapsamında bu kurum ve kuruluşlara ait endüstriyel tesislerde ve binalarda enerji yöneticisi görevlendirilmesine ilişkin usul ve esasların bu kurum ve kuruluşlarca belirlenmesine ve buna göre yürütülmesine de imkan tanınmıştır.

Tasarı/teklif madde 13

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

1954 yılında 6200 sayılı Devlet Su İşleri Umum Müdürlüğü Teşkilat ve Vazifeleri Hakkında Kanun, 1970 yılında 1312 sayılı Türkiye Elektrik Kurumu Kanunu, 1994 yılında Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi Anastatüsü, 2001 yılında Elektrik Üretim Anonim Şirketi Anastatüsü ve Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi Anastatüsü gibi yürürlüğe konulan düzenlemeler 1935 yılında kurulmuş olan Elektrik İşleri Etüt İdaresi Genel Müdürlüğünün görevlerinden bir kısmının işlevini yitirmesine neden olmuştur.

Ancak, işlevini yitirdiği görevlerine karşın bugüne kadar 14/6/1935 tarihli ve 2819 sayılı Elektrik İşleri Etüd İdaresi Teşkiline Dair Kanunun ilgili bölümlerinde herhangi bir düzenleme yapılmamıştır. Elektrik İşleri Etüt İdaresi Genel Müdürlüğü, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Olur’u ile “Alışılmamış enerji kaynakları (güneş, jeotermal, biyomas, biyogaz, hidrojen, rüzgar, deniz akıntıları, dalga, med-cezir gibi) ile ilgili çalışmalar yapmak; enerji kaynaklarının geliştirilmesi, muhafazası ve rasyonel kullanımı ile enerji tüketiminde tasarruf için her türlü etütleri yapmak” şeklinde tanımlanan görevleri, 1981 yılından beri yürütmektedir. Fosil yakıtların çevre ve insan sağlığı açısından zararlı, kaynağının sınırlı ve yenilenemeyen olduğunun bilincine varan bir çok ülkenin bugün su, güneş, rüzgar, jeotermal gibi yenilenebilir ve temiz enerji özelliği taşıyan doğal kaynaklar ile yeni bir enerji kaynağı olarak nitelenen ve yeni santraller kurmak yerine daha az enerjiyle daha fazla iş yapmayı sağlayan enerji verimliliğine yönelmesi Elektrik İşleri Etüt İdaresi Genel Müdürlüğüne verilen bu görevlerin önemini daha da artırmaktadır.

Elektrik İşleri Etüt İdaresi Genel Müdürlüğünün bu Kanun kapsamındaki faaliyetlerini etkin olarak yürütebilmesi için 14/6/1935 tarihli ve 2819 sayılı Elektrik İşleri Etüd İdaresi Teşkiline Dair Kanunun 2 nci maddesinin yeniden düzenlenmesi gerekmektedir.

Enerji Verimliliği Kanunu kapsamında Elektrik İşleri Etüt İdaresi Genel Müdürlüğüne doğrudan verilen görevlere ve söz konusu görevlerin yerine getirilmesinde yapılması gerekli görülen diğer hususlara ilişkin hükümlerin yanısıra Bakanlık tarafından verilen talimatlar çerçevesinde Genel Müdürlüğün halen yürütmekte olduğu görevlerine ilişkin hükümler de madde kapsamında yer almaktadır.

Toplum genelinde enerji ve enerji verimliliği konularında bilgi ve bilinç düzeyinin geliştirilmesine ve yeni enerji teknolojilerinden yararlanılmasına yönelik olarak, enerji parkı kurulması ve işletilmesi, Genel Müdürlük kampüsü içerisinde eğitim ve uygulama tesisleri inşa edilmesi gibi faaliyetler halen Elektrik İşleri Etüt İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından yürütülmekte olan bu tür faaliyetlerdendir.

Madde kapsamında yapılan düzenleme ile söz konusu faaliyetlerin üniversiteler, araştırma kurumları ve sivil toplum kuruluşları ile işbirliği içerisinde daha etkin olarak yürütülmesi hedeflenmektedir.

2819 sayılı Kanunun mevcut 2 nci maddesinin (K) bendinde Elektrik İşleri Etüt İdaresi Genel Müdürlüğünün “.. su ölçme istasyonları kurmak ve sondaj yaptırmak.” şeklinde görevleri yer almaktadır. Buna göre de şu anda Elektrik İşleri Etüt İdaresi Genel Müdürlüğünün Ankara dışında hidrometrik ölçümlerde bulunmak üzere hidrometrik etüt merkezleri, rüzgar ve güneş enerjisi araştırma merkezleri ile sondaj kampları bulunmaktadır. Madde kapsamında halen kurulu olan etüt merkezlerinin devamı ve sondaj kamplarının kurulmasının sağlanması amaçlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 14

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Madde ile, şebeke kayıplarını ve emisyonları azaltarak birincil enerji kaynağı tasarrufuna katkı sağlamak gibi temel üstünlüklere sahip, bileşik ısı ve elektrik üretimini yaygınlaştırmak üzere, 20/2/2001 tarihli ve 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanununa ilave edilecek uygulama hükümlerinden dolayı, kojenerasyon ve mikro kojenerasyon tanımlarının eklenmesi gerekli görülmektedir.

Uygulama ile, fosil yakıt kullanmak suretiyle gerçekleştirilen elektrik enerjisi üretiminde elde edilebilen yüzde otuz civarındaki çevrim veriminin, kojeneresyon sistemlerinin kullanılması ve yaygınlaştırılması ile yüzde seksenler mertebesine çıkarılması hedeflenmektedir.

Tasarı/teklif madde 15

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Madde ile 20/2/2001 tarihli ve 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanununa yapılan ilaveler ile kendi ihtiyacını karşılamak amacıyla asgarî verim değerinin üzerinde değere sahip, kojenerasyon veya mikro kojenerasyon tesisi kuranlara, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunu ve bölgesindeki elektrik dağıtım lisansı sahibi tüzel kişiyi bilgilendirmek koşulu ile şirket kurma ve lisans alma muafiyetleri getirilmektedir. Söz konusu desteklemeler ile tüketim noktasına en yakın yerde üretimin gerçekleştirilmesi sonucu iletim ve dağıtım kayıplarının azaltılması, sürdürülebilir, kesintisiz ve kaliteli enerji sağlanması gibi faydaların sağlanması amaçlanmaktadır.

Anonim ve limited şirket kurma imkanı bulunmayan özellikle toplu konutların, üniversitelerin ve hastanelerin gerek ısı gerekse kesintisiz ve güvenilir elektrik enerjisi ihtiyacını verimi yüksek kojenerasyon tesisi kurarak sağlayabilmelerine imkan tanıyabilmek amacıyla madde kapsamında destekler sağlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 16

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

10/5/2005 tarihli ve 5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanuna hüküm eklenmesini öngören bu madde ile, yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanarak yalnızca kendi ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla kurulu gücü azami yüz kilovatlık elektrik üretim tesislerinin desteklenmesi ile ülkemiz küçük boyutlu yenilenebilir enerji kaynaklarının değerlendirilmesi hedeflenmektedir.

Bu madde kapsamında, apartman, site ve kırsal kesim gibi yerleşim birimlerinin kendi ihtiyaçları olan elektrik enerjisini karşılamalarına ve ürettikleri ihtiyaç fazlası enerjiyi dağıtım şebekesi üzerinden satabilmelerine imkan tanıyan düzenleme ile söz konusu kişilerin yatırım yapmalarının özendirilmesi amaçlanmaktadır. Bu amaca yönelik olarak, kurulu gücü yüz kilovata kadar olan yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı elektrik enerjisi üretim tesisi kuran gerçek ve tüzel kişilerin şirket kurma ve lisans alma yükümlülüğünden 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun 2 nci maddesinde yer alan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümleri doğrultusunda anonim ve limited şirket kurma zorunluluğundan muaf tutulması imkanı getirilmektedir.

Tasarı/teklif geçici madde 1

→ yürürlükteki geçici madde 1

Madde ile Kanun kapsamında yürürlüğe konulması öngörülen yönetmeliklerin hazırlanması belirli bir süre alacağından söz konusu hazırlıklar için bir yıllık süre verilmektedir.

Ayrıca, yeni yönetmelikler yürürlüğe girinceye mevcut yönetmeliklerin Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanacağı belirtilmektedir.

Tasarı/teklif geçici madde 2

→ yürürlükteki geçici madde 2

Madde ile 11/11/1995 tarihli ve 22460 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Sanayi Kuruluşlarının Enerji Tüketiminde Verimliliğin Artırılması İçin Alacakları Önlemler Hakkında Yönetmelik” kapsamında halen Elektrik İşleri Etüt İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından verilmiş olan enerji yöneticisi sertifikalarına ve yetki belgelerinin geçerliliğine ilişkin bir düzenleme yapılmaktadır.

Tasarı/teklif geçici madde 3

→ yürürlükteki geçici madde 3

Madde ile Kanunun yürürlüğe girmesi ile, Elektrik İşleri Etüt İdaresi Genel Müdürlüğünün denetim hakkı saklı kalmak koşulu ile, yükümlülük altına girecek olan bina ve işletmelerin, kendi beyanları doğrultusunda tespit edilmesi amacıyla, endüstriyel işletmelere ve binaların sahiplerine veya yönetimlerine, Elektrik İşleri Etüt İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından istenen bilgileri üç ay içerisinde gönderme yükümlülüğü getirilmektedir.

Tasarı/teklif geçici madde 4

→ yürürlükteki geçici madde 4

Madde ile, bu Kanun kapsamında, Elektrik İşleri Etüt İdaresi Genel Müdürlüğünün şirketleri yetkilendirme faaliyetinin, yetkilendirilmiş kurum sayısının belirli bir sayıyı aşması halinde sona ereceği hükme bağlanmaktadır.

Tasarı/teklif geçici madde 6

→ yürürlükteki geçici madde 6

Madde ile Kanunun yayımı tarihinden önce mevcut olan ve inşaatı devam edip henüz yapı kullanım izni alınmamış olan sıvı veya gaz yakıtlı merkezî ısınma sistemine sahip binalara, merkezî veya lokal ısı/sıcaklık kontrol cihazlarının ve ısınma maliyetlerinin ısı kullanım miktarına bağlı olarak paylaşımını sağlayan sistemlerin kullanımı konusundaki hükmün uygulanmayacağı ifade edilmektedir.

Bu Kanunun yayımı tarihinde mevcut olan ve yapı kullanım izni alınmış binalar hakkında enerji kimlik belgesine ilişkin uygulamaların bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren on yıl süreyle uygulanmayacağı hükme bağlanarak mevcut binalar için bir geçiş süreci öngörülmektedir.

Ayrıca, Elektrik İşleri Etüt İdaresi Genel Müdürlüğü ile müştereken hazırlanarak Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından yürürlüğe konulacak yönetmelikle belirlenen enerji verimliliği ile ilgili asgarî sınır değerlerin altında kalan elektrik motorlarının, klimaların, elektrikli ev aletlerinin, ampullerin, yakma tesislerinde yer alan kazanların, brülörlerin, kat kaloriferi ve kombilerin satışlarının engellenmesi konusunda üç yıllık bir geçiş süreci hükme bağlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 17

→ yürürlükteki madde 19

Yürürlük maddesidir. Kanunun 7 nci maddesinin (a) bendi kapsamında görevlendirilecek enerji yöneticilerinin belirli bir eğitim programı sonrası sertifikalandırılması öngörüldüğünden ve bina sektöründe sertifikalı enerji yöneticisi ve eğitim altyapısı henüz hazır olmadığından bu konudaki yaptırımların uygulanmasına ilişkin olarak iki yıllık bir geçiş süreci tanımlanmaktadır.

Tasarı/teklif madde 18

yürürlükteki metinde karşılığı bulunamadı

Yürütme maddesidir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA 18.5.2005 tarihli ve 5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifimiz, gerekçesi ile birlikte ilişikte sunulmuştur.

Gereğini arz ederiz.

Dr. Soner Aksoy Ali Rıza Acar Ahmet Büyükakkaşlar Kütahya Aydın Konya Yekta Haydaroğlu Ahmet Uzer Hasan Ali Çelik Van Gaziantep Sakarya Fatma Şahin Gaziantep GENEL GEREKÇE Yerli ve yabancı yatırımcılar, bankalar ve kredi kuruluşları nezdinde enerji satış fiyatında bir alt sınır belirtilmesi;

proje kredilendirilmesinde ve dış finansman temini bakımından çok önemli bir unsurdur. Uzun dönemli yatırımlarda kur riskinin ortadan kaldırılması, hem kredi vadelerinin daha uzun olmasını sağlamak, hem de proje tutarlarının % 90 hatta % 100’üne varan kredilendirilme imkanı vermektedir. 5346 Sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanunun yürürlüğe girmesinden bu yana, yerli ve uluslararası kredi kuruluşlarının tamamı, yapılan kredi başvurularını olumsuz bir şekilde yanıtlarken, yenilenebilir enerjilerin alımından kur riskini ortadan kaldıran bir alt limitin olmayışını gerekçe göstermektedirler. Yatırımcılar böyle bir maddenin olmayışı sebebiyle uygun şartlarda kredi tedarik edememektedirler.

Böylece projelerin gerçekleşmesi mümkün olmamakta ve bahsi geçen YEK Kanunu amacına ulaşamamaktadır. 2011 yılı sonuna kadar kanunun yürürlük tarihi olan 2005 yılından itibaren yedi yıl süreyli öngörülen destek fiyat uygulamasının, 2015 yılına kadar on yıl süreyle olması sektörün önünün açılması ve yatırımların artırılması için daha uygun olacaktır. Özellikle ilk yatırım maliyetleri içerisinde makine-ekipman tutarı yüksek olan yenilenebilir, çevreci, yerli enerji yatırımlarının gerçekleştirilmeleri ve yerli potansiyelin ticarileştirilmesi suretiyle ekonomiye katkı sağlanması için bu teklifin verilmesi zorunluluğu hasıl olmuştur.

MADDE GEREKÇELERİ