(1) Bağımsız denetçi makul değerlerle ilgili önemli bir risk olduğunu tespit ederse, işletme yönetiminin makul değeri hesaplarken kullandığı önemli varsayımların, münferit ya da bir bütün olarak, makul değer hesaplamaları ve ilgili açıklamalara makul bir temel sağlayıp sağlamadığını değerlendirmek zorundadır.
(2) Bir uzman çalışmasına güvenilerek elde edilenler dahil işletme yönetiminin makul değer hesaplamalarını oluşturabilmesi için varsayımlarda bulunması gerekir. İşletme yönetiminin varsayımları, yönetimden sorumlu kişilerin öncülüğünde geliştirilen varsayımları da içerir. Varsayımlar, gelecekte beklenen nakit akımlarına ilişkin tahminler ile varlık ve yükümlülüklerin gelecekteki değerleri ile ilgili tahminlerin bileşiminden oluşan değerleme yöntemleri gibi daha karmaşık değerleme modellerinin ayrılmaz bir parçasıdır. Bağımsız denetçi, bir değerleme modelinin bazını oluşturan önemli varsayımlara özellikle dikkat ederek, bu varsayımların makul olup olmadığını değerlendirir. Makul değer hesaplamaları ve ilgili açıklamalara makul bir baz sağlamak için varsayımların ilişkili, güvenilir, tarafsız, anlaşılır ve eksiksiz olması gerekir.
(3) Belirli varsayımlar, değerlenen varlık veya yükümlülüğün niteliğine ve kullanılan değerleme yöntemine göre değişir. Bu kapsamda, indirgenmiş nakit akımları değerleme yöntemi gelir esaslı yaklaşım olarak kullanıldığında, nakit akışı seviyesi, analizde kullanılan zaman dilimi ve ıskonto oranı hakkında varsayımlar yapmak gerekir.
(4) Varsayımlar iç ve dış kaynaklardan elde edilen bağımsız denetim kanıtlarıyla desteklenir. Bağımsız denetçi, işletme yönetiminin varsayımlarını destekleyen bağımsız denetim kanıtlarının kaynağını ve güvenilebilirliğini değerlendirir. Bu değerlendirme, geçmişteki edinilen bilgiler çerçevesinde varsayımların gözden geçirilmesini ve bu varsayımların işletmenin gerçekleştirme kapasitesi içerisinde olan planlara dayanıp dayanmadığının gözden geçirilmesini de içerir.
(5) İşletme yönetiminin varsayımlarına yönelik bağımsız denetim teknikleri, işletmenin finansal tablolarının bağımsız denetimi kapsamında gerçekleştirilir. Dolayısıyla, bağımsız denetim tekniklerinin amacı, varsayımların kendileri hakkında bir görüş bildirmek için gerekli, yeterli ve uygun bağımsız denetim kanıtı temin etmek değil, makul değerin hesaplanmasına dair güvenilir bir baz sağlanıp sağlamadığına ilişkindir.
(6) Makul değer hesaplamasında önemli bulunan varsayımların belirlenmesi işletme yönetiminin kanaatini kullanmasını gerektirir. Bağımsız denetçi, aşağıda belirtilen makul değer hesaplamasını önemli ölçüde etkileyen hususları içeren önemli varsayımlar üzerine yoğunlaşır.
a) Önemli değişimlere gösterdikleri hassasiyet bakımından uzun vadeli faiz oranlarıyla ilgili varsayımların kısa vadelilere göre daha hassas olabilmesi gibi varsayımlarda nicelik ya da nitelik olarak belirsizlik bulunması ya da varsayımların sapmalara karşı çok duyarlı olması ve
b) Varsayımların hatalı uygulama ya da suiistimale olan hassasiyeti.
(7) Bağımsız denetçi, piyasa koşulları da dahil önemli değişimlere karşı değerlemeye esas olan varsayımlardaki hassasiyeti göz önünde bulundurur. Bağımsız denetçi uygun olduğu durumlarda, işletme yönetiminin özellikle hassas olan varsayımları belirleyebilmesi için duyarlılık analizi gibi belirli yöntemler kullanmasını teşvik eder. Bağımsız denetçi ayrıca bir makul değer hesaplamasıyla bağlantılı bir belirsizliğin ya da objektif verilerin mevcut olmamasının, makul bir tahminde bulunulmasını finansal raporlama standartları çerçevesinde mümkün kılıp kılmadığını gözden geçirir.
(8) Varsayımların makul değer hesaplamalarına makul bir baz sağlayıp sağlayamadığına ilişkin değerlendirme, varsayımların her biriyle ilgili olduğu gibi bir bütün olarak varsayımların tamamıyla da ilgilidir. Varsayımlar çoğunlukla birbirlerine bağımlı olduğundan, kendi içlerinde tutarlı olmaları gerekir. Münferit olarak ele alındığında makul bulunabilen belirli bir varsayım, diğer varsayımlarla birlikte ele alındığında makul olmayabilir. Bağımsız denetçi, makul değer hesaplanmasını etkileyen önemli varsayımların ve unsurların işletme yönetimi tarafından belirlenip belirlenmediğini göz önünde bulundurur.
(9) Gelecekteki nakit akımlarının bugünkü değerinin hesaplanmasında kullanılacak ıskonto oranı gibi makul değer hesaplamalarının dayandığı varsayımlar, işletme yönetiminin belirli hedef ve stratejilerine dair sonuçların ne olacağına dair taşıdığı beklentiyi yansıtır. Bu varsayımların münferit ve bir bütün olarak ele alındıklarında makul olmaları için gerçekçi ve aşağıda belirtilen noktalarla tutarlı olmaları gerekir:
a) Genel ekonomik şartlar ve işletmenin ekonomik durumu,
b) İşletmenin planları,
c) Önceki dönemlerde yapılan varsayımlar,
ç) İşletmenin geçmiş dönem deneyimleri ya da önceki dönemlerdeki şartlar,
d) Makul değer hesaplamaları ve açıklamaları dışında finansal tablo hesap kalemleri ile ilgili olarak muhasebe tahmini yapılırken işletme yönetimi tarafında kullanılan varsayımlar gibi, finansal tablolarla ilgili diğer hususlar ve
e) Nakit akımlarındaki olası değişkenlik dahil nakit akımları ile ilgili risk ve bunun ıskonto oranı üzerindeki etkisi.
(10) Varsayımların işletme yönetiminin niyetini ve belirli bir hareket planını izleyebilme yeteneğini yansıttığı durumlarda, bağımsız denetçi bunların işletmenin planları ve geçmiş tecrübeleriyle uyumlu olup olmadığını göz önünde bulundurur.
(11) İşletme yönetimi, varsayımlarını geliştirmek için geçmişteki finansal bilgilere itimat ediyorsa, bağımsız denetçi, bu güvenin ne ölçüde yerinde olduğunu değerlendirir. İşletme yönetiminin yeni faaliyetlere veya değişik işlemlere girmeyi planlaması gibi durumlarda, geçmiş bilgiler gelecekteki koşulları ve olayları değerlendirmek için yeterli olmayabilir.
(12) İşletme yönetimi tarafından bir değerleme modeli kullanılarak değerlenen hesap kalemleri için, bağımsız denetçinin kendi kanaatini işletme yönetimininkiyle ikame etmesi beklenmez. Bağımsız denetçi, daha çok modeli gözden geçirir ve modelin uygun, kullanılan varsayımların ise makul olup olmadığını değerlendirir. Bu kapsamda, faaliyete yeni başlayan bir işletmede, gelecekteki kazançlar ya da nakit akımlarının tahminine temel oluşturacak cari kazançlar söz konusu olmayabileceğinden, bir özkaynak yatırımının değerlemesinde indirgenmiş nakit akımı kullanılması uygun değildir.
(13) Bağımsız denetçi, makul değer hesaplamaları ve açıklamalarını oluşturmak için kullanılan verileri test eder ve makul değer hesaplamalarının bu veriler ve işletme yönetiminin varsayımları kullanılarak doğru bir şekilde belirlenip belirlenmediğini değerlendirir.
(14) Bağımsız denetçi, bir uzmanın çalışmasında kullanılan veriler de dahil olmak üzere, makul değer hesaplamalarının dayandırıldığı verilerin doğru, eksiksiz ve ilgili olup olmadığını ve makul değer hesaplamalarının bu veriler ve işletme yönetiminin varsayımları kullanılarak doğru bir şekilde belirlenip belirlenmediğini değerlendirmek zorundadır. Bağımsız denetçin bu kapsamda uygulayacağı testler; veri kaynağının doğrulanması, matematiksel hesaplamalar ve bilginin içsel tutarlılığının incelenmesi gibi, hususları içerir.