Menu

Arama Yapın

Arabuluculuk Sınavına Hazırlık Eğitimleri ve Eşzamanlı Online Deneme Sınavlarını İnceleyin!


Menu

Bu kitap, e-kitap formatında olduğu için 0,87 ağaç kesilmekten kurtarılmıştır.

E-Kitaplar

Teknoparklar, Girişimcilik ve Proje Yönetimi

  • Yayınevi: Aristo Yayınevi
  • Yazar: Ferkan KAPLANSEREN
  • Sayfa Sayısı: 120
  • Yayın Tarihi: 03.06.2022
  • Baskı: 1
  • Tür: E-kitap
  • Basılı Olsaydı Fiyatı: 70,00
70,00 TL
21,00 TL

Bu kitap 1016 kez incelendi; 11 adet satıldı.

Kategoriler: Bilişim Hukuku, Bütün Hukuk Kitapları, Genel Kültür

2022 yılı ile birlikte, insanlığın ve dünyamızın karşı karşıya kaldığı iklim, enerji, gıda, savaş, salgın hastalık ve ekonomi kaynaklı birçok sorun, geleceğimizi önemli ölçüde etkileyecektir. Sürdürülebilir toplum, sürdürülebilir ekonomi ve sürdürülebilir işletmeler için bu sorunlarla mücadele edebilmek hayati önem taşımaktadır. Bu sorunların önüne geçebilmek için önleyici tedbirler alabilmek, bu sorunları kontrol edebilmek, yönetebilmek, tehdit ve tehlike olmaktan çıkarabilmek ve bu sorunlara çözümler bulabilmek için teknolojinin ana araç olarak kullanıldığı, işbirliği içerisinde ortak akıl ile yürütülebilen oluşumlara ihtiyaç vardır. Bu oluşumlar, devletlerarası örgütlenmeler, ulusal ve uluslararası sivil toplum kuruluşları, ticari faaliyetleri kolaylaştıran dernekler, bölgesel kalkınma ajansları veya teknoloji geliştirme bölgeleri gibi devlet kurumlarını, firmaları, üniversiteleri, girişimcileri ve araştırmacıları bir araya getiren kuruluşlar tarafından gerçekleştirilebilir.

Teknoloji Geliştirme Bölgesi (TGB) olarak bilinen ve birbirleri yerine kullanılan, araştırma parkı, bilim parkı, teknoloji parkı, teknokent, tekno şehir, siber park, siber şehir ve teknopark kavramları, kamu kurumlarını, firmaları ve araştırma alanlarını fiziki bir ortamda biraraya getiren ekosistemlerdir. Teknoparklar, yüksek teknoloji ürün ve hizmetlerin geliştirilmesi için teknoloji transferinin gerçekleştiği, araştırma ve geliştirme projelerinin bölgesel kalkınmaya katkı sunduğu, yenilikçi girişimci fikirlerin ticarileşmesinin kolaylaştırıldığı, gerekli altyapının, teşvik ve desteklerin sağlandığı örgütlenmelerdir.

Yasal mevzuat tüm teknoparkların uyması gereken ortak kanun ve kuralları içerse de, teknoparkları odaklandıkları sektörlere ve sundukları tamamlayıcı hizmetlere bağlı olarak birbirinden ayıran farklı özellikler vardır. Bazı teknoparklar daha çok bilişim teknolojileri alanına, bazı teknoparklar daha çok savunma sanayisi alanına, bazı teknoparklar ise daha çok sağlık teknolojisi alanına veya diğer başka alanlara odaklanarak; kendilerini öne çıkartabilecek eğitim, danışmanlık, kuluçka, kümelenme, sektörel işbirliği uygulamalarını ve hizmetlerini öne çıkarmaktadırlar. Teknopark projelerine sağlanan laboratuvar, toplantı odası gibi fiziksel altyapı hizmetleri ile projelerin ticarileştirilmesi ve diğer firmalara ve müşterilere tanıtılması gibi ek hizmetler de teknoparkların ayırt edici özellikleri arasındadır.

Teknoparklar arası rekabet, teknoparkların uygulamaları ve hizmetleri gerçekte ne kadar başarabildikleriyle ilgilidir. Teknopark performanslarını karşılaştırmalı olarak ortaya koyan Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, teknoparklar hakkında istatistikleri, belirlemiş olduğu göstergeler özelinde raporlayarak, firma yöneticilerine ve girişimcilere teknoparkların güçlü ve zayıf yönlerini somut verilerle ortaya koymaktadır.

Girişimciler ve firmalar, teknolojik bilginin üretilmesinden, teknolojik ürünlerin ticarileştirilmesine kadar olan süreçlerde, teknopark imkanlarından yararlanabilmek için teknolojik katma değeri yüksek, inovasyon içeren, topluma ve ekonomiye katkı sunan projeler geliştirmek zorundadırlar. Bu projelerin, kaynakları doğru kullanarak, zamanında, başarıyla ve beklentileri karşılayacak şekilde sonlandırılması, proje yönetiminin etkin kullanılmasına bağlıdır. Proje geliştiricilerin, yürütücülerin ve değerlendiricilerinin bir projeye ilişkin karar vermesi, ortak dili konuşabilmesi için de proje yönetimine ihtiyaç duyulmaktadır. Projelerin başlatılmasından planlanmasına, yürütülmesinden sonlandırılmasına kadar proje yönetiminin her aşamasında teknoparklar, eğitim ve danışmanlık hizmetlerinin yanında planlama, kontrol, yürütme, değerlendirme ve onay makamı olarak da fiili şekilde katkı sunmaktadırlar.

Bu kitabın temel amacı, teknopark ekosistemi içerisinde yer almak isteyen girişimcilere ve özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelere, teknoparklar ile ilgili ihtiyaç duydukları bilgileri derleyerek, inovasyon ve girişimcilik bağlamında, teknopark projelerinin hazırlanması, planlanması, yürütülmesi ve sonlandırılması aşamalarında nelere dikkat edilmesi hususunda yol gösterici olmaktır.

Bu amaç doğrultusunda kitap 3 bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde; teknoparkların doğuşundan günümüze gelişimleri ülkemiz ve dünya ölçeğinde ele alınmış, teknopark kapsamına ve ilgili tanımlamalara yer verilmiş, teknoparkların ana bileşenleri olan devlet kurumları, sanayi, üniversiteler ve çalışanlar açısından ele alınmıştır. İkinci bölümde; özellikle genç girişimciler için inovasyon ve girişimcilik temalarının teknoparklardaki önemi vurgulanmış, girişimcilerin teknoparklarda yürütecekleri yenilikçi projelerde dikkat etmeleri gereken konular açıklanmıştır. Üçüncü ve son bölümde; teknopark performans endeksine, teknoparkların kendilerini nasıl ifade ettiklerine, teknopark projelerinin özelliklerine ve değerlendirmelerine, teknoparklar tarafından sağlanan ek desteklere ve teknopark proje yönetimi detaylarına yer verilmiştir. Teknoparklar, inovasyon, girişimcilik ve proje yönetimi ile ilgili sonuçlara, tavsiyelere, tartışmalara ve geleceğe yönelik çalışma fikirlerine, sonuç bölümünde yer verilmiştir.

Bu kitabın yazımının her aşamasında yanımda yer alan ve desteğini eksik etmeyen, başta akademisyen eşim Manolya Aksatan Kaplanseren’e, Kaplanseren ve Aksatan ailelerine, Dokuz Eylül Üniversitesi İşletme Fakültesi yönetimine ve meslektaşlarıma, 2015 ila 2017 yılları arasında faaliyetlerini Dokuz Eylül Üniversitesi Teknoloji Geliştirme Bölgesi (DEPARK) altında sürdürmüş, kurucusu olduğum goSAFE Bilişim Sistemleri’ne emeği geçmiş tüm arkadaşlarıma, DEPARK yönetimine ve çalışanlarına teşekkürlerimi sunarım.

Herkese güzel okumalar dileklerimle.

Ferkan KAPLANSEREN

2022, İzmir

Akademisyen

Ferkan KAPLANSEREN

  • Eğitim Sayısı 0
  • E-Kitap Sayısı 1
  • Eğitim Alan Kişi Sayısı 0
  • E-Kitap Alan Kişi Sayısı 11

Eğitmen Hakkında

Ferkan KAPLANSEREN, 2004 yılından bu yana Dokuz Eylül Üniversitesi İşletme Fakültesi İşletme Bölümü Sayısal Yöntemler Anabilim Dalı'nda öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır. 1992-2004 yılları arasında Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü'nde rasatçı, matematikçi ve bilişim uzmanı olarak çalışmıştır. 2015-2017 yılları arasında faaliyet gösteren “goSAFE Bilişim Sistemleri” şirketinin kurucusudur. Türkiye, Güney Kore, Finlandiya, Fransa, Almanya, Slovenya, Litvanya ve İrlanda gibi ülkelerde misafir öğretim üyesi olarak görev yapmıştır. Matematik alanında Lisans derecesine (Anadal: Bilgisayar Bilimleri, 1997), Bilgisayar Mühendisliği alanında Yüksek Lisans (2001) ve Doktora (2008) derecelerine sahiptir. Başlıca araştırma alanları, Yönetim Bilişim Sistemleri, Elektronik İş ve Ticaret, Yapay Zeka ve Akıllı Ajanlardır.

Sosyal Medya


Ferkan KAPLANSEREN, 2004 yılından bu yana Dokuz Eylül Üniversitesi İşletme Fakültesi İşletme Bölümü Sayısal Yöntemler Anabilim Dalı'nda öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır. 1992-2004 yılları arasında Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü'nde rasatçı, matematikçi ve bilişim uzmanı olarak çalışmıştır. 2015-2017 yılları arasında faaliyet gösteren “goSAFE Bilişim Sistemleri” şirketinin kurucusudur. Türkiye, Güney Kore, Finlandiya, Fransa, Almanya, Slovenya, Litvanya ve İrlanda gibi ülkelerde misafir öğretim üyesi olarak görev yapmıştır. Matematik alanında Lisans derecesine (Anadal: Bilgisayar Bilimleri, 1997), Bilgisayar Mühendisliği alanında Yüksek Lisans (2001) ve Doktora (2008) derecelerine sahiptir. Başlıca araştırma alanları, Yönetim Bilişim Sistemleri, Elektronik İş ve Ticaret, Yapay Zeka ve Akıllı Ajanlardır.


FORMÜL:

 

Kitabın Sayfa Sayısı / 2 x 1000 / 69000 = 1000 adet basılan bir kitap için kesilen ağaç sayısı

 

 

Kağıt yapımında, genellikle iğne yapraklı ağaçlardan Ladin ve Çam ağaçları kullanılmaktadır. Çoğunluk çam ağacına aittir.

 

Dünya çapında her gün 80.000 ila 160.000 ağaç kesilmekte ve kağıt endüstrisinde kullanılmaktadır. Ormanlar yok edilmekte, küresel ölçekte iklim değişikliğine sebep olmaktadır.

 

Bir çam ağacının boyunu ortalama 18 m, yarıçapı da 15 cm eder. Bu durumda bir çam ağacı 1,2717 metreküptür. 0.0083 metreküp odun yaklaşık 4,5 kg gelir. Bu durumda 1,2717 metreküp odun yani bir ağaç 690 kg gelecektir.

 

Bir ağaçtan elde edilen kağıt, ağacın ağırlığının yarısı kadar etmektedir.

 

O halde, ortalama bir çam ağacı 690 kg ettiğine göre, elde edilecek kağıt 345 kg olacaktır.

 

Bir A4 beyaz kağıdın ağırlığı 5 gr etmektedir. Demek ki, bir ağaçtan 345000/5 = 69000 adet A4 yaprağı elde edilmektedir.

 

Günümüzde özellikle dijital kitap baskılarında, kitabın boyutu ne olursa olsun A4 boyutunda kağıt harcanmakta olup, kesime giren kısımları atılmaktadır.

 

Buraya kadar elde edilen verilerle şöyle bir formül çıkartılabilmektedir:

 

Kitabın sayfa sayısı / 2 = kitapta kullanılan kağıt yaprağı.

 

Her kitabın asgari 1000 adet basıldığı (ki ortalama çok daha yüksek çıkacaktır)

 

FORMÜL:

 

Kitabın Sayfa Sayısı / 2 x 1000 / 69000 = 1000 adet basılan bir kitap için kesilen ağaç sayısı

 

E-kitaplar geleceğimizi kurtaracak. Gelin e-kitapları daha çok sevelim, doğaya bir nebze olsun nefes verelim.

 

Peki basılı kitapların çevreye verdiği tahribat sadece ağaç ile mi sınırlı? Tabii ki hayır! Bir araştırmaya göre, Amerika Birleşik Devletlerinde hava kirliliğinin yüzde yirmisini kağıt fabrikaları oluşturuyor. Bununla birlikte havayla sınırlı kalmayıp su kirliliğine de büyük ölçüde neden oluyor. Zira kağıt, yapısı gereğince bol suya ihtiyaç duyar.

 

Modern tesislerde bile 1 ton kağıt üretebilmek için yaklaşık 50 ton su kirletilmektedir.

 

Artık karar sizin? E-kitap teknolojisi yokken elbette kitaplar ağaçlardan daha önemli idi. Zira, entelektüel hale gelen her birey doğayı korumak için fazladan çaba harcayabilecek bilince kavuşmuş olacaktı.

 

Ya şimdi? Tamamen zararsız bir teknoloji varken, hala zararlı nostaljik alışkanlıklarınıza devam mı etmek istiyorsunuz? Siz bilirsiniz…