İçeriğe geç
Yürürlükte Temel kanun 10. hâli

Türk Borçlar Kanunu (TBK)

Kanun numarası
6098
Kabul tarihi
11.01.2011
Resmî Gazete
04.02.2011 / 27836
Düstur
5. tertip, cilt 50
Son değişiklik
16.07.2026
Madde sayısı
651

İkinci Kısım

Özel Borç İlişkileri

Altıncı Bölüm

Hizmet Sözleşmeleri

Üçüncü Ayırım

Evde Hizmet Sözleşmesi

A. Tanımı ve çalışma koşulları

Madde 461

I. Tanımı

Evde hizmet sözleşmesi, işverenin verdiği işi, işçinin kendi evinde veya belirleyeceği başka bir yerde, bizzat veya aile bireyleriyle birlikte bir ücret karşılığında görmeyi üstlendiği sözleşmedir.

Madde gerekçesi

818 sayılı Borçlar Kanununda yer verilmeyen, “A.Tanımı ve çalışma koşulları / I.

Tanımı” kenar başlıklı yeni bir maddedir.

Tasarının tek fıkradan oluşan 461 inci maddesinde, evde hizmet sözleşmesi tanımlanmaktadır.

Buna göre: “Evde hizmet sözleşmesi, işverenin verdiği işi, işçinin kendi evinde veya belirleyeceği başka bir yerde, bizzat veya aile bireyleriyle birlikte bir ücret karşılığında görmeyi üstlendiği sözleşmedir.” Maddeye göre, evde hizmet sözleşmesinde işçi, meselâ bir mağazaya, kendi evinde bizzat veya aile bireyleriyle birlikte çeyiz, yatak örtüleri, giysiler dikip vermeyi, kendisine teslim edilen ürünleri paketlemeyi üstlenebilir.

Maddenin düzenlenmesinde, kaynak İsviçre Borçlar Kanununun 351 inci maddesi göz önünde tutulmuştur.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 321 · tasarı/teklifin madde 461 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre BK m. 351

I. Tanım ve kuruluş / 1. Tanım

Evde iş görme sözleşmesiyle, evde çalışan işçi[224], kendi konutunda veya kendisinin belirlediği başka bir çalışma yerinde, tek başına veya aile bireyleriyle birlikte, işveren için ücret karşılığında işler görmeyi üstlenir.

Özgün metin (Almanca)

Durch den Heimarbeitsvertrag verpflichtet sich der Heimarbeitnehmer[224], in seiner Wohnung oder in einem andern, von ihm bestimmten Arbeitsraum allein oder mit Familienangehörigen Arbeiten im Lohn für den Arbeitgeber auszuführen.

Eşleşme madde gerekçesinde belirtilmiştir. İsviçre Borçlar Kanunu

Madde 462

II. Çalışma koşullarının bildirilmesi

İşveren, işçiye her yeni iş verişinde genel çalışma koşulları dışında kalan ve o işe özgü özellikleri bildirir; gerekiyorsa işçi tarafından sağlanacak malzemeyi, bu malzemenin sağlanması için kendisine ne miktarda ödemede bulunacağını ve iş için ödeyeceği ücreti de işçiye yazılı olarak bildirir.

İşin verilmesinden önce malzeme için ödenecek bedel ve iş için ödenecek ücret yazıyla bildirilmemişse, bu işlerde uygulanan alışılmış bedel ve ücret ödenir.

Madde gerekçesi

818 sayılı Borçlar Kanununda yer verilmeyen, “2. Çalışma koşullarının bildirilmesi” kenar başlıklı yeni bir maddedir.

Tasarının iki fıkradan oluşan 462 nci maddesinde, evde hizmet sözleşmelerinde çalışma koşullarının işçiye bildirilmesi düzenlenmektedir.

Maddenin birinci fıkrasına göre, işveren, işçiye yeni bir iş verdiği sırada, genel çalışma koşulları dışında kalan ve o işe özgü özellikleri bildirecektir. Ayrıca, işveren gerekiyorsa şu hususları da işçiye yazılı olarak bildirmekle yükümlüdür:

1. İşçi tarafından sağlanacak malzeme, 2. Bu malzemenin sağlanması için kendisine yapılacak ödeme miktarı, 3. İş için ödeyeceği ücret.

Maddenin ikinci fıkrasında, işverenin malzeme bedeli ve iş ücretini yazıyla bildirmediği durumlarda, ödenecek bedel ve ücretin bu işlerde uygulanan alışılmış bedel ve ücret olacağı kabul edilmiştir.

Maddenin düzenlenmesinde, kaynak İsviçre Borçlar Kanununun 351a maddesi göz önünde tutulmuştur.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 321 · tasarı/teklifin madde 462 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre BK m. 351a

I. Tanım ve kuruluş / 2. Çalışma koşullarının bildirilmesi

1 İşveren, her iş verilişinden önce, evde çalışan işçiye, işin yapılması için önemli olan koşulları, özellikle genel geçerli çalışma koşullarıyla düzenlenmemiş olduğu ölçüde işin ayrıntılarını bildirmekle yükümlüdür; işveren, evde çalışan işçi tarafından temin edilecek malzemeyi ve bunun için ödenecek tazminatı ile ücreti yazılı olarak belirtmelidir.

2 Ücrete ve evde çalışan işçi tarafından temin edilecek malzeme için ödenecek tazminata ilişkin bilgiler, işin verilmesinden önce yazılı olarak bildirilmezse, bunlar için mutat çalışma koşulları uygulanır.

Özgün metin (Almanca)

1 Vor jeder Ausgabe von Arbeit hat der Arbeitgeber dem Heimarbeitnehmer die für deren Ausführung erheblichen Bedingungen bekanntzugeben, namentlich die Einzelheiten der Arbeit, soweit sie nicht durch allgemein geltende Arbeitsbedingungen geregelt sind; er hat das vom Heimarbeitnehmer zu beschaffende Material und schriftlich die dafür zu leistende Entschädigung sowie den Lohn anzugeben.

2 Werden die Angaben über den Lohn und über die Entschädigung für das vom Heimarbeitnehmer zu beschaffende Material nicht vor der Ausgabe der Arbeit schriftlich bekannt gegeben, so gelten dafür die üblichen Arbeitsbedingungen.

Eşleşme madde gerekçesinde belirtilmiştir. İsviçre Borçlar Kanunu

III. İşçinin özel borçları

Madde 463

1. İşin yapılması

İşçi, işe zamanında başlamak, işi kararlaştırılan zamanda bitirmek ve çalışmanın sonucunu işverene teslim etmekle yükümlüdür.

İş, işçinin kusuruyla ayıplı olarak görülmüşse işçi, giderilmesi mümkün olan ayıpları, masrafı kendisine ait olmak üzere gidermek zorundadır.

Madde gerekçesi

818 sayılı Borçlar Kanununda yer verilmeyen, “II. İşçinin özel borçları / 1. İşin yapılması” kenar başlıklı yeni bir maddedir.

Tasarının iki fıkradan oluşan 463 üncü maddesinde, işçinin işin yapılmasına ilişkin özel borçları düzenlenmektedir.

Maddenin birinci fıkrasında, işçinin işe zamanında başlamak, işi kararlaştırılan zamanda bitirmek ve çalışmasının sonucunu işverene teslim etmekle yükümlü olduğu belirtilmiştir.

Maddenin ikinci fıkrasında, yapılan işin işçinin kusuru yüzünden ayıplı olarak görülmesi durumunda, işçinin giderilmesi mümkün olan ayıpları, masrafı kendisine ait olmak üzere gidermekle yükümlü olduğu kabul edilmiştir. İşçinin kusuruyla işin ayıplı olmasına, işçinin sözleşmeyle üstlendiği malzeme sağlama borcu çerçevesinde kalitesiz veya bozuk malzeme kullanması, işveren tarafından kendisine teslim edilen malzemeyi özensiz kullanması gibi durumlar örnek olarak gösterilebilir.

Maddenin düzenlenmesinde, kaynak İsviçre Borçlar Kanununun 352 nci maddesi göz önünde tutulmuştur.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 321 · tasarı/teklifin madde 463 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre BK m. 352

II. İşçinin özel borçları / 1. İşin görülmesi

1 Evde çalışan işçi, üstlendiği işe zamanında başlamak, kararlaştırılan süreye kadar tamamlamak ve iş ürününü işverene teslim etmekle yükümlüdür.

2 İş, evde çalışan işçinin kusuruyla kusurlu bir şekilde ifa edilirse, iş ürününün kusurları bu yolla giderilebildiği ölçüde, işçi iş ürününü ücretsiz olarak düzeltmekle yükümlüdür.

Özgün metin (Almanca)

1 Der Heimarbeitnehmer hat mit der übernommenen Arbeit rechtzeitig zu beginnen, sie bis zum verabredeten Termin fertigzustellen und das Arbeitserzeugnis dem Arbeitgeber zu übergeben.

2 Wird aus Verschulden des Heimarbeitnehmers die Arbeit mangelhaft ausgeführt, so ist er zur unentgeltlichen Verbesserung des Arbeitserzeugnisses verpflichtet, soweit dadurch dessen Mängel behoben werden können.

Eşleşme madde gerekçesinde belirtilmiştir. İsviçre Borçlar Kanunu

Madde 464

2. Malzeme ve iş araçları

Malzeme ve iş araçları işveren tarafından sağlanmışsa, işçi bunları gereken özeni göstererek kullanmak, bundan dolayı hesap vermek, ayrıca kalan malzeme ile iş araçlarını da işverene teslim etmekle yükümlüdür.

İşçi işi görürken, kendisine teslim edilen malzemenin veya iş araçlarının bozuk olduğunu belirlerse, durumu hemen işverene bildirir ve işe devam etmeden önce, onun talimatını bekler.

İşçi, kendisine teslim edilen malzeme veya iş araçlarını kendi kusuruyla kullanılmaz hâle getirirse, işverene karşı onun kullanılmaz hâle geldiği gündeki rayiç bedeli kadar sorumludur.

Madde gerekçesi

818 sayılı Borçlar Kanununda yer verilmeyen, “2. Malzeme ve iş araçları” kenar başlıklı yeni bir maddedir.

Tasarının üç fıkradan oluşan 464 üncü maddesinde, işçinin malzeme ve iş araçları konusundaki borçları düzenlenmektedir.

Maddenin birinci fıkrasında, malzeme ve iş araçlarının işveren tarafından sağlanması durumunda, işçinin bunları gereken özeni göstererek kullanmak, bundan dolayı hesap vermek, ayrıca kalan malzeme ile iş araçlarını da işverene teslim etmekle yükümlü olduğu belirtilmiştir.

Maddenin ikinci fıkrasında, işçinin, işi gördüğü sırada, kendisine teslim edilen malzemenin veya iş araçlarının bozuk olduğunu belirlemesi durumunda, bunu hemen işverene bildirmek ve işe devam etmeden önce, onun talimatını beklemekle yükümlü olduğu ifade edilmiştir.

Maddenin son fıkrasında ise, işçinin kendisine teslim edilen malzeme veya iş araçlarını kendi kusuruyla kullanılmaz hâle getirmesinin, onun işverene karşı bunların kullanılmaz hâle geldiği gündeki rayiç bedeliyle sınırlı bir sorumluluğuna sebep olacağı kabul edilmiştir.

Maddenin düzenlenmesinde, kaynak İsviçre Borçlar Kanununun 352a maddesi göz önünde tutulmuştur.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 321 · tasarı/teklifin madde 464 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre BK m. 352a

II. Çalışanın Özel Borçları / 2. Malzeme ve iş araçları

1 Evde çalışan işçi, işveren tarafından kendisine teslim edilen malzeme ve araçları büyük bir özenle kullanmak, bunların kullanımı hakkında hesap vermek ve işte kullanılmayan malzeme artığı ile aldığı araçları geri vermekle yükümlüdür.

2 Evde çalışan işçi, işin ifası sırasında teslim edilen malzemede veya aldığı araçlarda eksiklik saptarsa, derhal işvereni bilgilendirmek ve işin ifasına devam etmeden önce onun talimatlarını beklemekle yükümlüdür.

3 Evde çalışan işçi, kendisine teslim edilen malzemeyi veya araçları kusuruyla bozmuşsa, işverene karşı en fazla maliyet bedelinin tazmininden sorumludur.

Özgün metin (Almanca)

1 Der Heimarbeitnehmer ist verpflichtet, Material und Geräte, die ihm vom Arbeitgeber übergeben werden, mit aller Sorgfalt zu behandeln, über deren Verwendung Rechenschaft abzulegen und den zur Arbeit nicht verwendeten Rest des Materials sowie die erhaltenen Geräte zurückzugeben.

2 Stellt der Heimarbeitnehmer bei der Ausführung der Arbeit Mängel an dem übergebenen Material oder an den erhaltenen Geräten fest, so hat er den Arbeitgeber sofort zu benachrichtigen und dessen Weisungen abzuwarten, bevor er die Ausführung der Arbeit fortsetzt.

3 Hat der Heimarbeitnehmer Material oder Geräte, die ihm übergeben wurden, schuldhaft verdorben, so haftet er dem Arbeitgeber höchstens für den Ersatz der Selbstkosten.

Eşleşme madde gerekçesinde belirtilmiştir. İsviçre Borçlar Kanunu

IV. İşverenin özel borçları

Madde 465

1. Ürünün kabulü

İşveren, işçinin üreterek teslim ettiği ürünü inceler; varsa bulduğu ayıpları teslimden başlayarak bir hafta içinde işçiye bildirir. Süresinde bildirim yapılmamışsa, ürün mevcut durumuyla kabul edilmiş sayılır.

Madde gerekçesi

818 sayılı Borçlar Kanununda yer verilmeyen, “III. İşverenin özel borçları / 1.

Ürünün kabulü” kenar başlıklı yeni bir maddedir.

Tasarının tek fıkradan oluşan 465 inci maddesinde, işverenin ürünü kabul borcu düzenlenmektedir.

Maddede, işverenin, işçinin üreterek teslim ettiği ürünü inceleme; varsa bulduğu ayıpları teslimden başlayarak bir hafta içinde işçiye bildirme yükü altında olduğu belirtilmiştir. Aynı maddeye göre işveren, bu bildirimi süresinde yapmazsa, ürünü mevcut durumuyla kabul etmiş sayılır.

Maddenin düzenlenmesinde, kaynak İsviçre Borçlar Kanununun 353 üncü maddesi göz önünde tutulmuştur.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 321 · tasarı/teklifin madde 465 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre BK m. 353

III. İşverenin Özel Borçları / 1. İş ürününün kabulü

1 İşveren, teslim edilen iş ürününü teslim alındıktan sonra incelemek ve eksiklikleri en geç bir hafta içinde evde çalışan işçiye bildirmekle yükümlüdür.

2 İşveren, eksiklikleri zamanında bildirmezse, iş kabul edilmiş sayılır.

Özgün metin (Almanca)

1 Der Arbeitgeber hat das Arbeitserzeugnis nach Ablieferung zu prüfen und Mängel spätestens innert einer Woche dem Heimarbeitnehmer bekanntzugeben.

2 Unterlässt der Arbeitgeber die rechtzeitige Bekanntgabe der Mängel, so gilt die Arbeit als abgenommen.

Eşleşme madde gerekçesinde belirtilmiştir. İsviçre Borçlar Kanunu

2. Ücret

Madde 466

a. Ödenmesi

Yapılan işin ücreti, işçi, işveren tarafından aralıksız olarak çalıştırıldığı takdirde, onbeş günde bir veya işçinin rızasıyla ayda bir; aralıklı olarak çalıştırıldığı takdirde, ürünün her tesliminde ödenir.

Her ücret ödenmesinde işçiye, bir hesap özeti verilir. Hesap özetinde, varsa kesintilerin miktarı ve sebebi de gösterilir.

Madde gerekçesi

818 sayılı Borçlar Kanununda yer verilmeyen, “2. Ücret / a. Ödenmesi” kenar başlıklı yeni bir maddedir.

Tasarının iki fıkradan oluşan 466 ncı maddesinde, işverenin özel borçlarından birini oluşturan ücretin ödenmesi düzenlenmektedir.

Maddenin birinci fıkrasında, yapılan işin ücretinin, ödenme zamanı (muacceliyet ânı) şöylece belirtilmiştir:

1. İşçi, işveren tarafından aralıksız olarak çalıştırılıyorsa, onbeş günde bir ya da işçinin rızasıyla ayda bir, 2. İşçi, işveren tarafından aralıklı olarak çalıştırılıyorsa, ürünün her tesliminde.

Maddenin ikinci fıkrasına göre ise, her ücret ödemesinde işveren tarafından işçiye, bir hesap özeti verilecek ve bunda, varsa kesintilerin miktarı ile sebebi gösterilecektir.

Maddenin düzenlenmesinde, kaynak İsviçre Borçlar Kanununun 353a maddesi göz önünde tutulmuştur.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 321 · tasarı/teklifin madde 466 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre BK m. 353a

III. İşverenin Özel Borçları / 2. Ücret / a. Ücretin ödenmesi

1 Evde çalışan işçi, işverenin hizmetinde aralıksız çalışıyorsa, yapılan iş için ücret her ayın ortasında ve sonunda veya evde çalışan işçinin onayıyla her ayın sonunda; diğer hallerde ise iş ürününün her teslim edilişinde ödenir.

2 Her ücret ödemesinde, evde çalışan işçiye, ücretten yapılan kesintilerin nedeninin belirtildiği yazılı bir hesap bildirimi verilir.

Özgün metin (Almanca)

1 Steht der Heimarbeitnehmer ununterbrochen im Dienst des Arbeitgebers, so ist der Lohn für die geleistete Arbeit halbmonatlich oder mit Zustimmung des Heimarbeitnehmers am Ende jedes Monats, in den anderen Fällen jeweils bei Ablieferung des Arbeitserzeugnisses auszurichten.

2 Bei jeder Lohnzahlung ist dem Heimarbeitnehmer eine schriftliche Abrechnung zu übergeben, in der für Lohnabzüge der Grund anzugeben ist.

Eşleşme madde gerekçesinde belirtilmiştir. İsviçre Borçlar Kanunu

Madde 467

b. Çalışmanın engellenmesi hâlinde

İşçiyi aralıksız biçimde çalıştıran işveren, ürünü kabulde temerrüde düştüğü veya işçinin kişiliğinden kaynaklanan sebeplerle ve kusuru olmaksızın çalışma engellendiği takdirde, hizmet ediminin engellenmesi durumundaki ücret ödenmesine ilişkin hükümler gereğince, ona ücretini ödemekle yükümlüdür. Diğer durumlarda işveren, bu hükümlere göre ücret ödemekle yükümlü değildir.

Madde gerekçesi

818 sayılı Borçlar Kanununda yer verilmeyen, “b. Çalışmanın engellenmesi durumunda” kenar başlıklı yeni bir maddedir.

Tasarının tek fıkradan oluşan 467 nci maddesinde, işçinin çalışmasının engellenmesi durumunda, işverenin ücret ödeme borcu düzenlenmektedir.

Maddenin birinci cümlesine göre, işçiyi aralıksız biçimde çalıştıran işveren, şu iki durumda, ona ücretini ödemekle yükümlüdür:

1. İşverenin, işçi tarafından sözleşmeye uygun olarak kendisine sunulan ürünü kabulden kaçınması. Burada, Tasarının 412 nci maddesinin birinci cümlesindeki, işverenin alacaklının temerrüdüne ilişkin düzenlemenin, evde hizmet sözleşmesi bakımından özel bir uygulaması söz konusudur.

2. İşçinin kişiliğinden kaynaklanan sebeplerle ve kusuru olmaksızın çalışmasının engellenmesi.

Meselâ, işçinin kusuru olmaksızın tutuklanmasında veya hastalanmasında olduğu gibi. Tasarının, genel hizmet sözleşmesine ilişkin 392 nci maddesinin birinci cümlesinde, işverenin kusuruyla, işçinin işgörme edimini yerine getirmesinin engellemesi söz konusu olduğu hâlde, evde hizmet sözleşmesine ilişkin 467 nci maddesinde ise, işverenin kusurundan değil, işçinin kişiliğinden kaynaklanan ve kendi kusuru olmaksızın çalışmasının engellenmesi söz konusudur.

Maddenin ikinci cümlesine göre, yukarıda belirtilenler dışında kalan diğer durumlarda, işçi çalışamazsa, işveren ona ücret ödemekle yükümlü olmayacaktır. Başka bir ifadeyle, işverenin ücret ödeme yükümlülüğü, maddenin birinci cümlesinde sayılan iki durumla sınırlıdır.

Maddenin düzenlenmesinde, kaynak İsviçre Borçlar Kanununun 353b maddesi göz önünde tutulmuştur.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 321 · tasarı/teklifin madde 467 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre BK m. 353b

III. İşverenin Özel Borçları / 2. Ücret / b. İşin ifasının engellenmesi halinde ücret

1 Evde çalışan işçi, işverenin hizmetinde aralıksız çalışıyorsa, işveren, işin kabulünde temerrüde düşerse veya evde çalışan işçi, kendi şahsından kaynaklanan nedenlerle, kusuru olmaksızın işin ifasından alıkonulursa, işveren 324 ve 324a maddeleri uyarınca ücreti ödemekle yükümlüdür.

2 Diğer hallerde işveren, 324 ve 324a maddeleri uyarınca ücreti ödemekle yükümlü değildir.

Özgün metin (Almanca)

1 Steht der Heimarbeitnehmer ununterbrochen im Dienst des Arbeitgebers, so ist dieser nach Massgabe der Artikel 324 und 324a zur Ausrichtung des Lohnes verpflichtet, wenn er mit der Annahme der Arbeitsleistung in Verzug kommt oder wenn der Heimarbeitnehmer aus Gründen, die in seiner Person liegen, ohne sein Verschulden an der Arbeitsleistung verhindert ist.

2 In den anderen Fällen ist der Arbeitgeber zur Ausrichtung des Lohnes nach Massgabe der Artikel 324 und 324a nicht verpflichtet.

Eşleşme madde gerekçesinde belirtilmiştir. İsviçre Borçlar Kanunu

Madde 468

V. Sona ermesi

İşçiye deneme amacıyla bir iş verilmişse, aksi kararlaştırılmadıkça, sözleşme deneme süresi için kurulmuş sayılır.

İşçi, işveren tarafından aralıksız olarak çalıştırıldığı takdirde, aksi kararlaştırılmadıkça, sözleşme belirsiz süreyle yapılmış sayılır; diğer durumlarda sözleşmenin belirli süreyle yapıldığı kabul edilir.

Madde gerekçesi

818 sayılı Borçlar Kanununda yer verilmeyen, “IV. Sona ermesi” kenar başlıklı yeni bir maddedir.

Tasarının iki fıkradan oluşan 468 inci maddesinde, evde hizmet sözleşmesinin sona ermesi düzenlenmektedir.

Maddenin birinci fıkrasında, işçiye deneme amacıyla bir iş verilmesi durumunda, aksi kararlaştırılmadıkça, sözleşmenin deneme için kurulmuş sayılacağı belirtilmiştir.

Maddenin ikinci fıkrasında ise, işçi, işveren tarafından aralıksız olarak çalıştırılıyorsa, aksi kararlaştırılmadıkça, sözleşmenin belirsiz süreyle yapılmış sayılacağı; diğer durumlarda ise, sözleşmenin belirli süreyle yapıldığı kabul edilmiştir. Böylece, maddenin ikinci maddesinde, işçinin işveren tarafından aralıksız olarak çalıştırılıp çalıştırılmamasına göre, bir âdi karine olarak, sözleşmenin belirsiz süreyle ve belirli süreyle yapıldığı durumlara yer verilmiştir.

Maddenin düzenlenmesinde, kaynak İsviçre Borçlar Kanununun 354 üncü maddesi göz önünde tutulmuştur.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 321 · tasarı/teklifin madde 468 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre BK m. 354

IV. Sona erme

1 Evde çalışan işçiye bir deneme işi verilmişse, aksi kararlaştırılmadıkça, iş ilişkisi belirli süreli olarak deneme amacıyla kurulmuş sayılır.

2 Evde çalışan işçi, işverenin hizmetinde aralıksız çalışıyorsa, aksi kararlaştırılmadıkça iş ilişkisi belirsiz süreli; diğer hallerde ise belirli süreli olarak kurulmuş sayılır.

Özgün metin (Almanca)

1 Wird dem Heimarbeitnehmer eine Probearbeit übergeben, so gilt das Arbeitsverhältnis zur Probe auf bestimmte Zeit eingegangen, sofern nichts anderes verabredet ist.

2 Steht der Heimarbeitnehmer ununterbrochen im Dienst des Arbeitgebers, so gilt das Arbeitsverhältnis als auf unbestimmte Zeit, in den anderen Fällen als auf bestimmte Zeit eingegangen, sofern nichts anderes verabredet ist.

Eşleşme madde gerekçesinde belirtilmiştir. İsviçre Borçlar Kanunu

B. Genel hükümlerin uygulanması

Madde 469

Pazarlamacılık sözleşmesine ve evde hizmet sözleşmesine ilişkin hüküm bulunmayan hâllerde, hizmet sözleşmesinin genel hükümleri uygulanır.

Madde gerekçesi

818 sayılı Borçlar Kanununda yer verilmeyen, “B. Genel hükümlerin uygulanması” kenar başlıklı yeni bir maddedir.

Tasarının tek fıkradan oluşan 469 uncu maddesinde, yine Tasarının 448 ilâ 460 ıncı maddelerini kapsayan pazarlamacılık sözleşmesinde ve 461 ilâ 468 inci maddelerini kapsayan evde hizmet sözleşmesinde hüküm bulunmayan hâllerde uygulanacak hükümler düzenlenmektedir.

Maddenin düzenlenmesinde, kaynak İsviçre Borçlar Kanununun 355 inci maddesi göz önünde tutulmuştur.

YEDİNCİ BÖLÜM Eser Sözleşmesi 818 sayılı Borçlar Kanununda On Birinci Bap / İstisna akdi” şeklindeki üst başlık, Tasarıda “Yedinci Bölüm / Eser Sözleşmesi” şeklinde değiştirilmiştir. 818 sayılı Borçlar Kanununun On Birinci Bâbının üst başlığında kullanılan “İstisna akdi” şeklindeki ibare ile 355 – 371 inci maddelerinde kullanılan “müteahhit” şeklindeki terimler yerine, Tasarıda, öğreti ve uygulamada yaygınlık kazanmış olan “Eser sözleşmesi” ve “yüklenici” şeklindeki terimlerin kullanılması tercih edilmiştir.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 321 · tasarı/teklifin madde 469 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre BK m. 355

Çıraklık sözleşmesine, ticari temsilcilik sözleşmesine ve evde iş sözleşmesine, hizmet (iş) sözleşmesine ilişkin genel hükümler tamamlayıcı olarak uygulanır.

Özgün metin (Almanca)

Auf den Lehrvertrag, den Handelsreisendenvertrag und den Heimarbeitsvertrag sind die allgemeinen Vorschriften über den Einzelarbeitsvertrag ergänzend anwendbar.

Eşleşme madde gerekçesinde belirtilmiştir. İsviçre Borçlar Kanunu

Yedinci Bölüm

Eser Sözleşmesi

A. Tanımı

Madde 470

Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, işsahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.

Madde gerekçesi

818 sayılı Borçlar Kanununun 355 inci maddesini karşılamaktadır.

Tasarının tek fıkradan oluşan 470 inci maddesinde, eser sözleşmesi tanımlanmaktadır.

818 sayılı Borçlar Kanununun 355 inci maddesinin kenar başlığında kullanılan “A. Tarifi” şeklindeki ibare, Tasarıda “A. Tanımı” şeklinde değiştirilmiştir.

Maddede yapılan tanıma göre: “Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, işsahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.” Bu tanımla, 818 sayılı Borçlar Kanununun 355 inci maddesindeki tanımda kullanılan “semen mukabilinde” ve “bir şey imalini” şeklindeki hatalı ibareler düzeltilmiş olmaktadır. Gerçekten, “semen” teriminin, satış bedelini ifade etmek için kullanılması yerinde olmakla birlikte, yükleniciye ödenecek karşılığın, “bedel” terimiyle ifade edilmesi gerekir. “Bir şey imali” şeklindeki ibare yerine, “bir eser meydana getirme”den söz edilmesi yerinde olur. Çünkü, burada “şey” ile “eser” kastedilmekte, ayrıca “imal” sözcüğü yerine, mevcut bir eser üzerinde yapılacak değişikliklerin de eser sözleşmesinin konusunu oluşturabilmesi sebebiyle, “meydana getirme” sözcüklerinin kullanılması daha uygun düşmektedir.

Metninde yapılan düzeltme ve arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 321 · tasarı/teklifin madde 470 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre BK m. 363

A. Tanım

Eser sözleşmesiyle yüklenici bir eser meydana getirmeyi, iş sahibi ise bir bedel ödemeyi üstlenir.

Özgün metin (Almanca)

Durch den Werkvertrag verpflichtet sich der Unternehmer zur Herstellung eines Werkes und der Besteller zur Leistung einer Vergütung.

Eşleşme metin benzerliğine göre önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. İsviçre Borçlar Kanunu

B. Hükümleri

I. Yüklenicinin borçları

Madde 471

1. Genel olarak

Yüklenici, üstlendiği edimleri işsahibinin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır.

Yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alandaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken meslekî ve teknik kurallara uygun davranışı esas alınır.

Yüklenici, meydana getirilecek eseri doğrudan doğruya kendisi yapmak veya kendi yönetimi altında yaptırmakla yükümlüdür. Ancak, eserin meydana getirilmesinde yüklenicinin kişisel özellikleri önem taşımıyorsa, işi başkasına da yaptırabilir.

Aksine âdet veya anlaşma olmadıkça yüklenici, eserin meydana getirilmesi için kullanılacak olan araç ve gereçleri kendisi sağlamak zorundadır.

Madde gerekçesi

818 sayılı Borçlar Kanununun 356 ncı maddesini karşılamaktadır.

Tasarının dört fıkradan oluşan 471 inci maddesinde, genel olarak yüklenicinin borçları düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 356 ncı maddesinin kenar başlığında kullanılan “B. Akdin Hükümleri / I. Müteahhidin borçları / 1. Umumiyet itibariyle” şeklindeki ibareler, Tasarıda “B.

Hükümleri / I. Yüklenicinin borçları / 1. Genel olarak” şeklinde değiştirilmiştir.

Maddenin birinci fıkrasında, 818 sayılı Borçlar Kanununun 356 ncı maddesinin birinci fıkrasından farklı olarak, yüklenicinin sorumluluğunun belirlenmesinde, hizmet sözleşmesine ilişkin hükümlere yollama yapılması yerine, yüklenicinin, üstlendiği edimleri işsahibinin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmek zorunda olduğu belirtilmiştir.

Maddenin ikinci fıkrasında, 818 sayılı Borçlar Kanununun 356 ncı maddesinden farklı olarak, yükleniciden beklenen özen ölçüsüne yer verilmiştir. Buna göre, yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alandaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken meslekî ve teknik kurallara uygun davranışının esas alınacağı kabul edilmiştir. Böylece, yükleniciden beklenecek özenin belirlenmesinde, objektif bir ölçütün göz önünde tutulması benimsenmiştir.

Maddenin son fıkrasında, 818 sayılı Borçlar Kanununun 356 ncı maddesinin son fıkrasında kullanılan “imal olunacak şeyin icrası için” şeklindeki ibare, Tasarının 471 inci maddesinin gerekçesinde belirtilen sebeplerle, “eserin meydana getirilmesi için” şeklinde düzeltilmiştir.

Maddenin düzenlenmesinde, kaynak İsviçre Borçlar Kanununun 364 üncü maddesi göz önünde tutulmuştur.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 321 · tasarı/teklifin madde 471 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre BK m. 364

B. Hükümler / I. Yüklenicinin borçları / 1. Genel olarak

1 Yüklenici, genel olarak iş ilişkisindeki işçi ile aynı özenden sorumludur.[255]

2 Yüklenici, işin niteliği gereği kendi kişisel niteliklerinin önem taşımadığı hâller dışında, eseri bizzat yapmak veya kendi kişisel yönetimi altında yaptırmakla yükümlüdür.

3 Aksine bir anlaşma veya teamül bulunmadıkça, eserin yapımı için gerekli yardımcı araçları, aletleri ve gereçleri kendi giderleriyle sağlamakla yükümlüdür.

Özgün metin (Almanca)

1 Der Unternehmer haftet im Allgemeinen für die gleiche Sorgfalt wie der Arbeitnehmer im Arbeitsverhältnis.[255]

2 Er ist verpflichtet, das Werk persönlich auszuführen oder unter seiner persönlichen Leitung ausführen zu lassen, mit Ausnahme der Fälle, in denen es nach der Natur des Geschäftes auf persönliche Eigenschaften des Unternehmers nicht ankommt.

3 Er hat in Ermangelung anderweitiger Verabredung oder Übung für die zur Ausführung des Werkes nötigen Hilfsmittel, Werkzeuge und Gerätschaften auf seine Kosten zu sorgen.

Eşleşme madde gerekçesinde belirtilmiştir. İsviçre Borçlar Kanunu

Madde 472

2. Malzeme bakımından

Malzeme yüklenici tarafından sağlanmışsa yüklenici, bu malzemenin ayıplı olması yüzünden işsahibine karşı, satıcı gibi sorumludur.

Malzeme işsahibi tarafından sağlanmışsa yüklenici, onları gereken özeni göstererek kullanmakla ve bundan dolayı hesap ve artanı geri vermekle yükümlüdür.

Eser meydana getirilirken, işsahibinin sağladığı malzemenin veya eserin yapılması için gösterdiği yerin ayıplı olduğu anlaşılır veya eserin gereği gibi ya da zamanında meydana getirilmesini tehlikeye düşürecek başka bir durum ortaya çıkarsa, yüklenici bu durumu hemen işsahibine bildirmek zorundadır; bildirmezse bundan doğacak sonuçlardan sorumlu olur.

Madde gerekçesi

818 sayılı Borçlar Kanununun 357 nci maddesini karşılamaktadır.

Tasarının üç fıkradan oluşan 472 nci maddesinde, yüklenicinin malzeme bakımından borçları düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 357 nci maddesinin kenar başlığında kullanılan “2. Malzeme itibariyle” şeklindeki ibare, Tasarıda “2. Malzeme bakımından” şeklinde değiştirilmiştir.

Maddenin birinci fıkrasında, 818 sayılı Borçlar Kanununun 357 nci maddesinin birinci fıkrasında kullanılan “…malzemenin iyi cinsten olmamasından dolayı işsahibine karşı mesul ve bu hususta bayi gibi mütekeffildir.” şeklindeki ibare, Tasarıda “…bu malzemenin ayıplı olması yüzünden işsahibine karşı, satıcı gibi sorumludur.” şekline dönüştürülmüştür. Böylece yüklenicinin, kendisi tarafından sağlanan malzeme bakımından, zapttan sorumluluğunun değil, ayıptan sorumluluğunun söz konusu olduğu, fıkrada duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirtilmiştir. Gerçekten, genellikle ayıplı eserde kullanılan malzeme üzerinde bir üçüncü kişinin üstün hak ileri sürerek, bu malzemenin eserden sökülüp kendisine verilmesini istemesi, “yaratılan değerin korunması ilkesi”ne aykırı olduğu gibi, burada meselâ satış sözleşmesinde tam zapt hâlinde, sözleşmenin kendiliğinden sona ermesine ilişkin Tasarının 216 ncı maddesinin uygulanması, fıkrada yapılan düzenlemenin amacı ile bağdaşmayacaktır. Bu nedenle, ayıplı eserde kullanılan malzeme üzerinde bir üçüncü kişinin özel hukuktan doğan bir üstün hakka sahip olması durumunda, genel hükümlerin uygulanması söz konusu olacaktır.

Maddenin ikinci fıkrasında, malzemenin işsahibi tarafından sağlanması durumunda yüklenicinin, onları gereken özeni göstererek kullanmak ve bundan dolayı hesap vermekle yükümlü olduğu gibi, eserin meydana getirilmesinde kullanılmayan, başka bir ifadeyle artan malzemeyi de geri vermekle yükümlü olduğu belirtilmiştir.

Maddenin düzenlenmesinde, kaynak İsviçre Borçlar Kanununun 365 inci maddesi göz önünde tutulmuştur.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 321 · tasarı/teklifin madde 472 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre BK m. 365

B. Hükümler / I. Yüklenicinin borçları / 2. Malzemeye ilişkin

1 Malzemenin sağlanmasını üstlenen yüklenici, malzemenin niteliğinden iş sahibine karşı sorumludur ve bir satıcı gibi ayıba karşı tekeffülle yükümlüdür.

2 Yüklenici, iş sahibi tarafından sağlanan malzemeyi büyük bir özenle kullanmak, kullanımı hakkında hesap vermek ve varsa artan kısmı iş sahibine geri vermekle yükümlüdür.

3 Eserin yapımı sırasında iş sahibi tarafından sağlanan malzemede veya gösterilen arsada kusurlar ortaya çıkar ya da eserin gereği gibi veya zamanında yapılmasını tehlikeye düşüren başka durumlar oluşursa, yüklenici bunu gecikmeksizin iş sahibine bildirmekle yükümlüdür; aksi hâlde ortaya çıkacak zararlı sonuçlardan kendisi sorumlu olur.

Özgün metin (Almanca)

1 Soweit der Unternehmer die Lieferung des Stoffes übernommen hat, haftet er dem Besteller für die Güte desselben und hat Gewähr zu leisten wie ein Verkäufer.

2 Den vom Besteller gelieferten Stoff hat der Unternehmer mit aller Sorgfalt zu behandeln, über dessen Verwendung Rechenschaft abzulegen und einen allfälligen Rest dem Besteller zurückzugeben.

3 Zeigen sich bei der Ausführung des Werkes Mängel an dem vom Besteller gelieferten Stoffe oder an dem angewiesenen Baugrunde, oder ergeben sich sonst Verhältnisse, die eine gehörige oder rechtzeitige Ausführung des Werkes gefährden, so hat der Unternehmer dem Besteller ohne Verzug davon Anzeige zu machen, widrigenfalls die nachteiligen Folgen ihm selbst zur Last fallen.

Eşleşme madde gerekçesinde belirtilmiştir. İsviçre Borçlar Kanunu

Madde 473

3. İşe başlama ve yürütme

Yüklenicinin işe zamanında başlamaması veya sözleşme hükümlerine aykırı olarak işi geciktirmesi ya da işsahibine yüklenemeyecek bir sebeple ortaya çıkan gecikme yüzünden bütün tahminlere göre yüklenicinin işi kararlaştırılan zamanda bitiremeyeceği açıkça anlaşılırsa, işsahibi teslim için belirlenen günü beklemek zorunda olmaksızın sözleşmeden dönebilir.

Meydana getirilmesi sırasında, eserin yüklenicinin kusuru yüzünden ayıplı veya sözleşmeye aykırı olarak meydana getirileceği açıkça görülüyorsa, işsahibi bunu önlemek üzere vereceği veya verdireceği uygun bir süre içinde yükleniciye, ayıbın veya aykırılığın giderilmesi; aksi takdirde hasar ve masrafları kendisine ait olmak üzere, onarımın veya işe devamın bir üçüncü kişiye verileceği konusunda ihtarda bulunabilir.

Madde gerekçesi

818 sayılı Borçlar Kanununun 358 inci maddesini karşılamaktadır.

Tasarının iki fıkradan oluşan 473 üncü maddesinde, yüklenicinin işe başlama ve işi yürütme borcu düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 358 inci maddesinin kenar başlığında kullanılan “3. Akit Dairesinde İşe Başlama ve İcra” şeklindeki ibare, Tasarıda “3. İşe başlama ve yürütme”; aynı maddenin birinci fıkrasının sonunda kullanılan “akdi feshedebilir.” şeklindeki ibare ise, “sözleşmeden dönebilir.” şeklinde değiştirilmiştir. Aynı maddenin birinci fıkrasında kullanılan “…müteahhidin işi muayyen zamanda bitirmesine imkân vermeyecek derecede olursa” şeklindeki ibare de, Tasarıda “…yüklenicinin işi kararlaştırılan zamanda bitiremeyeceği açıkça anlaşılırsa” şekline dönüştürülmüştür.

818 sayılı Borçlar Kanununun 358 inci maddesinin ikinci fıkrasında kullanılan “…icabını icra etmediği hâlde” şeklindeki ibare, daha kolay anlaşılmasını sağlamak amacıyla, Tasarıda “…ayıbın veya aykırılığın giderilmesi; aksi takdirde” şeklinde değiştirilmiştir.

Metninde yapılan düzeltme ve arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 321 · tasarı/teklifin madde 473 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre BK m. 366

B. Hükümler / I. Yüklenicinin borçları / 3. İşin zamanında ve sözleşmeye uygun olarak yapılması

1 Yüklenici eseri zamanında yapmaya başlamaz veya yapımı sözleşmeye aykırı biçimde geciktirir ya da iş sahibinin kusuru olmaksızın işin zamanında tamamlanacağı öngörülemeyecek derecede gecikmiş bulunursa, iş sahibi teslim süresini beklemeksizin sözleşmeden dönebilir.

2 Eserin yapımı sırasında, yüklenicinin kusuru nedeniyle eserin ayıplı veya sözleşmeye aykırı biçimde yapılacağı kesin olarak öngörülebiliyorsa, iş sahibi yükleniciye, gerekli düzeltmenin yapılması için uygun bir süre verebilir veya verdirebilir; bu süre içinde düzeltme yapılmazsa, eserin düzeltilmesi veya tamamlanmasının yüklenicinin tehlike ve giderleriyle bir üçüncü kişiye devredileceğini ihtar edebilir.

Özgün metin (Almanca)

1 Beginnt der Unternehmer das Werk nicht rechtzeitig oder verzögert er die Ausführung in vertragswidriger Weise oder ist er damit ohne Schuld des Bestellers so sehr im Rückstande, dass die rechtzeitige Vollendung nicht mehr vorauszusehen ist, so kann der Besteller, ohne den Lieferungstermin abzuwarten, vom Vertrage zurücktreten.

2 Lässt sich während der Ausführung des Werkes eine mangelhafte oder sonst vertragswidrige Erstellung durch Verschulden des Unternehmers bestimmt voraussehen, so kann ihm der Besteller eine angemessene Frist zur Abhilfe ansetzen oder ansetzen lassen mit der Androhung, dass im Unterlassungsfalle die Verbesserung oder die Fortführung des Werkes auf Gefahr und Kosten des Unternehmers einem Dritten übertragen werde.

Eşleşme, gerekçenin andığı eski kanun maddesi üzerinden türetilmiş ve metin karşılaştırmasıyla desteklenmiştir; gerekçede doğrudan belirtilmemiştir. İsviçre Borçlar Kanunu

4. Ayıp sebebiyle sorumluluk

Madde 474

a. Ayıbın belirlenmesi

İşsahibi, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa, bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır.

Taraflardan her biri, giderini karşılayarak, eserin bilirkişi tarafından gözden geçirilmesini ve sonucun bir raporla belirlenmesini isteyebilir.

Madde gerekçesi

818 sayılı Borçlar Kanununun 359 uncu maddesini karşılamaktadır.

Tasarının iki fıkradan oluşan 474 üncü maddesinde, ayıp sebebiyle yüklenicinin sorumluluğunda ayıbın belirlenmesi düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 359 uncu maddesinin kenar başlığında kullanılan “4. İşin kusuruna mütedair teminat / a) Kusurun tespiti” şeklindeki ibareler, Tasarıda “4. Ayıp sebebiyle sorumluluk / a. Ayıbın belirlenmesi” şekline dönüştürülmüştür.

818 sayılı Borçlar Kanununun 359 uncu maddesinin birinci fıkrasında kullanılan “İmal olunan şeyin tesliminden sonra iş sahibi, işlerin mutat cereyanına göre imkânını bulur bulmaz“ şeklindeki ibare, Tasarıda “İşsahibi, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz” şeklinde; aynı fıkrada kullanılan “o şeyi muayeneye ve kusurları varsa bunları müteahhide bildirmeğe mecburdur.” şeklindeki ibare ise, “eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır.” şekline dönüştürülmüştür.

Metninde yapılan düzeltme ve arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 321 · tasarı/teklifin madde 474 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre BK m. 367

B. Hükümler / I. Yüklenicinin borçları / 4. Ayıptan sorumluluk / a. Ayıpların belirlenmesi

1 İş sahibi, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eserin durumunu incelemek ve varsa ayıpları yükleniciye bildirmekle yükümlüdür.

1bis Taşınmaz bir eserde ayıp bildirim süresi 60 gündür. Daha kısa bir sürenin kararlaştırılması geçersizdir. Aynı kural, taşınmaz eserin ayıplı olmasına neden olan aşağıdaki eser ayıpları için de geçerlidir:a. Amacına uygun olarak taşınmaz esere entegre edilmiş taşınır bir eserin ayıpları;b. Bir mimar veya mühendis tarafından yapılan ve taşınmaz eserin yapımı için temel olarak amacına uygun biçimde kullanılan bir eserin ayıpları.[256]

2 Her iki taraf da, kendi giderleriyle eserin uzman kişilerce incelenmesini ve tespit sonucunun tutanağa geçirilmesini isteme hakkına sahiptir.

Özgün metin (Almanca)

1 Nach Ablieferung des Werkes hat der Besteller, sobald es nach dem üblichen Geschäftsgange tunlich ist, dessen Beschaffenheit zu prüfen und den Unternehmer von allfälligen Mängeln in Kenntnis zu setzen.

1bis Die Frist für die Mängelrüge beträgt bei einem unbeweglichen Werk 60 Tage. Die Vereinbarung einer kürzeren Frist ist unwirksam. Dasselbe gilt für die folgenden Mängel eines Werks, die die Mangelhaftigkeit eines unbeweglichen Werks verursacht haben:a. Mängel eines beweglichen Werks, das bestimmungsgemäss in das unbewegliche Werk integriert worden ist;b. Mängel eines Werks, das von einem Architekten oder Ingenieur erstellt und bestimmungsgemäss als Grundlage für die Erstellung des unbeweglichen Werks verwendet worden ist.[256]

2 Jeder Teil ist berechtigt, auf seine Kosten eine Prüfung des Werkes durch Sachverständige und die Beurkundung des Befundes zu verlangen.

Eşleşme, gerekçenin andığı eski kanun maddesi üzerinden türetilmiş ve metin karşılaştırmasıyla desteklenmiştir; gerekçede doğrudan belirtilmemiştir. İsviçre Borçlar Kanunu

Madde 475

b. İşsahibinin seçimlik hakları

Eserdeki ayıp sebebiyle yüklenicinin sorumlu olduğu hâllerde işsahibi, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:

1. Eser işsahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa sözleşmeden dönme.

2. Eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteme.

3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere, eserin ücretsiz onarılmasını isteme.

İşsahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.

Eser, işsahibinin taşınmazı üzerinde yapılmış olup, sökülüp kaldırılması aşırı zarar doğuracaksa işsahibi, sözleşmeden dönme hakkını kullanamaz.

Madde gerekçesi

818 sayılı Borçlar Kanununun 360 ıncı maddesini karşılamaktadır.

Tasarının üç fıkradan oluşan 475 inci maddesinde, ayıp hâlinde işsahibinin seçimlik hakları düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 360 ıncı maddesinin kenar başlığında kullanılan “Kusur hâlinde işsahibinin hakkı” şeklindeki ibare, Tasarıda “b. İşsahibinin seçimlik hakları” şekline dönüştürülmüştür.

818 sayılı Borçlar Kanununun 360 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, Tasarının 474 üncü maddesinin birinci fıkrasına bağlı üç bent hâlinde kaleme alınmıştır.

818 sayılı Borçlar Kanununun 360 ıncı maddesinin birinci fıkrasından ve bunu karşılayan kaynak İsviçre Borçlar Kanununun Fransızca metninden farklı olarak, “o şeyi kabulden imtina edebilir.” şeklindeki ibare, Tasarıda “sözleşmeden dönme” şeklinde düzeltilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 360 ıncı maddesinden farklı olarak, işsahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkının saklı olduğu, Tasarının 475 inci maddesinin ikinci fıkrasında belirtilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 360 ıncı maddesinin “Yapılan şey iş sahibinin arsası üzerine yapılmış olup da mahiyeti itibariyle refi ve kal'i fazla bir zararı mucip ise iş sahibi, ancak ikinci fıkra mucibince muamele yapar.” şeklindeki son fıkrası, Tasarıda “Eser, işsahibinin taşınmazı üzerinde yapılmış olup, sökülüp kaldırılması aşırı zarar doğuracaksa, işsahibi sözleşmeden dönme hakkını kullanamaz.” şeklinde düzeltilmiş ve daha açık bir ifadeye kavuşturulmuştur.

Sistematik yapısı ile metninde yapılan düzeltme ve arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 321 · tasarı/teklifin madde 475 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre BK m. 368

B. Hükümler / I. Yüklenicinin borçları / 4. Ayıptan sorumluluk / b. İş sahibinin ayıp hâlindeki hakları

1 Eser, iş sahibi için kullanılamayacak derecede önemli ayıplar taşıyor veya sözleşmeden bu ölçüde sapıyorsa ya da eserin kabulü hakkaniyete göre iş sahibinden beklenemiyorsa, iş sahibi kabulü reddedebilir ve yüklenicinin kusuru varsa tazminat isteyebilir.

2 Ayıplar veya sözleşmeden sapmalar daha az önemli ise, iş sahibi eserin değer eksikliğine karşılık gelen bir indirim yapabilir ya da yükleniciye aşırı gider yüklemediği takdirde eserin bedelsiz olarak düzeltilmesini ve kusur varsa tazminat isteyebilir. Bedelsiz düzeltme hâlinde 366. maddenin 2. fıkrası kıyasen uygulanır.[257]

2bis Ayıbın bir yapıya ilişkin olması durumunda, bedelsiz düzeltme talebini önceden sınırlandıran veya ortadan kaldıran bir anlaşma geçersizdir.[258]

3 İş sahibinin arsası üzerinde yapılmış ve niteliği gereği ancak orantısız zararlarla kaldırılabilecek eserlerde, iş sahibine yalnızca bu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen haklar tanınır.

Özgün metin (Almanca)

1 Leidet das Werk an so erheblichen Mängeln oder weicht es sonst so sehr vom Vertrage ab, dass es für den Besteller unbrauchbar ist oder dass ihm die Annahme billigerweise nicht zugemutet werden kann, so darf er diese verweigern und bei Verschulden des Unternehmers Schadenersatz fordern.

2 Sind die Mängel oder die Abweichungen vom Vertrage minder erheblich, so kann der Besteller einen dem Minderwerte des Werkes entsprechenden Abzug am Lohne machen oder auch, sofern dieses dem Unternehmer nicht übermässige Kosten verursacht, die unentgeltliche Verbesserung des Werkes und bei Verschulden Schadenersatz verlangen. Im Falle der unentgeltlichen Verbesserung gilt Artikel 366 Absatz 2 sinngemäss.[257]

2bis Eine zum Voraus getroffene Verabredung, wonach der Anspruch auf unentgeltliche Verbesserung eingeschränkt oder ausgeschlossen wird, ist ungültig, wenn der Mangel eine Baute betrifft.[258]

3 Bei Werken, die auf dem Grund und Boden des Bestellers errichtet sind und ihrer Natur nach nur mit unverhältnismässigen Nachteilen entfernt werden können, stehen dem Besteller nur die im zweiten Absatz dieses Artikels genannten Rechte zu.

Eşleşme, gerekçenin andığı eski kanun maddesi üzerinden türetilmiş ve metin karşılaştırmasıyla desteklenmiştir; gerekçede doğrudan belirtilmemiştir. İsviçre Borçlar Kanunu

Madde 476

c. İşsahibinin sorumluluğu

Eserin ayıplı olması, yüklenicinin açıkça yaptığı ihtara karşın, işsahibinin verdiği talimattan doğmuş bulunur veya herhangi bir sebeple işsahibine yüklenebilecek olursa işsahibi, eserin ayıplı olmasından doğan haklarını kullanamaz.

Madde gerekçesi

818 sayılı Borçlar Kanununun 361 inci maddesini karşılamaktadır.

Tasarının tek fıkradan oluşan 476 ncı maddesinde, eserin ayıplı olmasından işsahibinin sorumluluğu düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 361 inci maddesinin kenar başlığında kullanılan “c. İşsahibinin mesuliyeti” şeklindeki ibare, Tasarıda “c. İşsahibinin sorumluluğu” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 361 inci maddesinde kullanılan “Yapılan şeyin kusurlu olması” şeklindeki ibare, Tasarıda “Eserin ayıplı olması” şeklinde; “sarahaten beyan eylediği mütalâaya mugayir olarak” şeklindeki ibare de, “açıkça yaptığı ihtara karşın” şeklinde düzeltilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 361 inci maddesinde kullanılan “işsahibinin verdiği emirlerden neşet etmiş bulunur veya her hangi bir sebeple iş sahibine isnadı kabil olursa” şeklindeki ibare, Tasarıda, “işsahibinin verdiği talimattan doğmuş bulunur veya herhangi bir sebeple işsahibine yüklenebilecek olursa” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 361 inci maddesinin sonunda kullanılan “o şeyin kusurlu olmasından” şeklindeki ibare ise, “eserin ayıplı olmasından” şeklinde düzeltilmiştir. Gerçekten, eserin kusurlu olmasından değil, ayıplı olmasından söz edilmelidir.

Metninde yapılan düzeltme ve arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 321 · tasarı/teklifin madde 476 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre BK m. 369

B. Hükümler / I. Yüklenicinin borçları / 4. Ayıptan sorumluluk / c. İş sahibinin sorumluluğu

İş sahibi, yüklenicinin açık uyarılarına aykırı olarak yapım hakkında verdiği talimatlarla veya başka bir biçimde ayıba bizzat neden olmuşsa, eserin ayıplı olması durumunda kendisine tanınan haklar ortadan kalkar.

Özgün metin (Almanca)

Die dem Besteller bei Mangelhaftigkeit des Werkes gegebenen Rechte fallen dahin, wenn er durch Weisungen, die er entgegen den ausdrücklichen Abmahnungen des Unternehmers über die Ausführung erteilte, oder auf andere Weise die Mängel selbst verschuldet hat.

Eşleşme, gerekçenin andığı eski kanun maddesi üzerinden türetilmiş ve metin karşılaştırmasıyla desteklenmiştir; gerekçede doğrudan belirtilmemiştir. İsviçre Borçlar Kanunu

Madde 477

d. Eserin kabulü

Eserin açıkça veya örtülü olarak kabulünden sonra, yüklenici her türlü sorumluluktan kurtulur; ancak, onun tarafından kasten gizlenen ve usulüne göre gözden geçirme sırasında fark edilemeyecek olan ayıplar için sorumluluğu devam eder.

İşsahibi, gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, eseri kabul etmiş sayılır.

Eserdeki ayıp sonradan ortaya çıkarsa işsahibi, gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorundadır; bildirmezse eseri kabul etmiş sayılır.

Madde gerekçesi

818 sayılı Borçlar Kanununun 362 nci maddesini karşılamaktadır.

Tasarının üç fıkradan oluşan 477 nci maddesinde, eserin kabulü düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 362 nci maddesinin kenar başlığında kullanılan “d. İşin kabulü” şeklindeki ibare, Tasarıda “d. Eserin kabulü” şeklinde düzeltilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 362 nci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde kullanılan “Ancak, müteahhidin kasten sakladığı usulü veçhile muayenesinde müşahede edilemeyecek olan kusurlar hakkında, mesuliyeti bakidir.” şeklindeki ibare, Tasarının, tek cümleye dönüştürülen 477 nci maddesinin birinci fıkrasında, “ancak, onun tarafından kasten gizlenen ve usulüne göre gözden geçirme sırasında fark edilemeyecek olan ayıplar için sorumluluğu devam eder.” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 362 nci maddesinin ikinci fıkrasında kullanılan “Eğer iş sahibi kanunen tayin olunan muayene ve ihbarı ihmal ederse zımnen kabul etmiş sayılır.” şeklindeki ibare, Tasarıda “İşsahibi, gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, eseri kabul etmiş sayılır.” şeklinde ifade edilmiştir. Tasarıdaki metnin “zımnen” sözcüğünü de kapsadığı göz önünde tutularak, bu sözcük fıkraya alınmamıştır.

818 sayılı Borçlar Kanununun 362 nci maddesinin son fıkrasında kullanılan “Yapılan şeydeki kusur” şeklindeki ibare, Tasarıda “Eserdeki ayıp” şeklinde; “…keyfiyeti müteahhide haber vermeğe mecburdur.” şeklindeki ibare ise, “…gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorundadır.” şeklinde düzeltilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 362 nci maddesinin son fıkrasının “Aksi takdirde iş sahibi kabul etmiş sayılır.” şeklindeki ikinci cümlesi, Tasarının tek cümleye dönüştürülen 477 nci maddesinin son fıkrasında, “bildirmezse eseri kabul etmiş sayılır.” şeklinde kaleme alınmıştır.

Sistematik yapısı ile metninde yapılan düzeltme ve arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 321 · tasarı/teklifin madde 477 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre BK m. 370

B. Hükümleri / I. Yüklenicinin borçları / 4. Ayıplardan sorumluluk / d. Eserin kabulü

1 Teslim edilen eser, iş sahibi tarafından açık veya örtülü olarak kabul edilirse, yüklenici, kabul sırasında ve usulüne uygun muayenede fark edilemeyen veya yüklenici tarafından bilerek gizlenen ayıplar dışında, sorumluluktan kurtulur.

2 İş sahibi, kanunda öngörülen muayeneyi ve bildirimi yapmazsa, örtülü kabul var sayılır.

3 Ayıplar daha sonra ortaya çıkarsa, bildirim keşiften hemen sonra yapılmalıdır; aksi takdirde eser, bu ayıplar bakımından da kabul edilmiş sayılır.

4 Kabul sırasında ve usulüne uygun muayenede fark edilemeyen taşınmaz bir eserin ayıpları, keşfedilmelerinden itibaren 60 gün içinde bildirilmelidir. Daha kısa sürelerin kararlaştırılması geçersizdir. Taşınmaz bir eserin ayıplı olmasına neden olan aşağıdaki ayıplar için de aynı kural geçerlidir:a. Amacına uygun olarak taşınmaz esere dahil edilen taşınır bir eserin ayıpları;b. Bir mimar veya mühendis tarafından hazırlanan ve amacına uygun olarak taşınmaz eserin oluşturulmasında temel olarak kullanılan bir eserin ayıpları.[259]

Özgün metin (Almanca)

1 Wird das abgelieferte Werk vom Besteller ausdrücklich oder stillschweigend genehmigt, so ist der Unternehmer von seiner Haftpflicht befreit, soweit es sich nicht um Mängel handelt, die bei der Abnahme und ordnungsmässigen Prüfung nicht erkennbar waren oder vom Unternehmer absichtlich verschwiegen wurden.

2 Stillschweigende Genehmigung wird angenommen, wenn der Besteller die gesetzlich vorgesehene Prüfung und Anzeige unterlässt.

3 Treten die Mängel erst später zu Tage, so muss die Anzeige sofort nach der Entdeckung erfolgen, widrigenfalls das Werk auch rücksichtlich dieser Mängel als genehmigt gilt.

4 Mängel eines unbeweglichen Werks, die bei der Abnahme und ordnungsmässigen Prüfung nicht erkennbar waren, sind innert 60 Tagen nach ihrer Entdeckung anzuzeigen. Die Vereinbarung kürzerer Fristen ist unwirksam. Dasselbe gilt für die folgenden Mängel eines Werks, die die Mangelhaftigkeit eines unbeweglichen Werks verursacht haben:a. Mängel eines beweglichen Werks, das bestimmungsgemäss in das unbewegliche Werk integriert worden ist;b. Mängel eines Werks, das von einem Architekten oder Ingenieur erstellt und bestimmungsgemäss als Grundlage für die Erstellung des unbeweglichen Werks verwendet worden ist.[259]

Eşleşme, gerekçenin andığı eski kanun maddesi üzerinden türetilmiş ve metin karşılaştırmasıyla desteklenmiştir; gerekçede doğrudan belirtilmemiştir. İsviçre Borçlar Kanunu

Madde 478

e. Zamanaşımı

Yüklenici ayıplı bir eser meydana getirmişse, bu sebeple açılacak davalar, teslim tarihinden başlayarak, taşınmaz yapılar dışındaki eserlerde iki yılın; taşınmaz yapılarda ise beş yılın ve yüklenicinin ağır kusuru varsa, ayıplı eserin niteliğine bakılmaksızın yirmi yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.

Madde gerekçesi

818 sayılı Borçlar Kanununun 363 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkralarını karşılamaktadır.

Tasarının tek fıkradan oluşan 478 inci maddesinde, işsahibinin kendisine ayıplı eser teslim edilmesi sebebiyle, yükleniciye karşı açabileceği davaların tâbi olduğu zamanaşımı süreleri düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 363 üncü maddesinin kenar başlığında kullanılan “e. Müruruzaman” şeklindeki ibare, Tasarıda “e. Zamanaşımı” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 363 üncü maddesinin ikinci fıkrasında kullanılan “gayrimenkul inşaata müteallik” şeklindeki ibare yerine, Tasarının 478 inci maddesinde “…taşınmaz yapılarda” şeklindeki ibare kullanılmıştır.

818 sayılı Borçlar Kanununun 363 üncü maddesinin birinci fıkrasından ve bu fıkrayı karşılayan kaynak İsviçre Borçlar Kanununun birinci fıkrasından farklı olarak, Tasarıda, kendisine ayıplı mal teslim edilen alıcının, ayıptan doğan haklarının tâbi olduğu zamanaşımı süresine yollama yapılması yerine, çeşitli olasılıklar ve eserin niteliği göz önünde tutularak, her birinin tâbi olduğu zamanaşımı süresi ayrı ayrı belirtilmiştir. Buna göre:

1. Yüklenicinin, eserin ayıplı olarak meydana getirilmesinde ağır kusurunun (kastının veya ağır ihmalinin) bulunmaması koşuluyla açılacak davalar, eserin teslim tarihinden başlayarak, taşınmaz yapılar dışındaki eserlerde iki yıllık; taşınmaz yapılarda ise beş yıllık zamanaşımına tâbi olacaktır.

2. Yüklenicinin, eserin ayıplı olarak meydana getirilmesinde ağır kusuru varsa bu takdirde açılacak davalar, eserin niteliğine bakılmaksızın, teslim tarihinden başlayarak yirmi yıllık zamanaşımına tâbi olacaktır.

Böylece, 818 sayılı Borçlar Kanunundan farklı olarak, haksız fiillerde zamanaşımına ilişkin Tasarının 71 inci maddesinin birinci fıkrasının ilk cümlesiyle uyumlu bir düzenleme yapılmıştır. Ancak, haksız fiiller için öngörülen iki yıllık kısa zamanaşımına, taraflar arasındaki ilişkinin bir eser sözleşmesi olduğu göz önünde tutularak Tasarıda yer verilmemiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 363 üncü maddesinin ikinci fıkrasında kullanılan “…işsahibinin müteahhide ve inşaata iştirak eyleyen mimar ve mühendise karşı mütalebesi” şeklindeki ibarenin, Tasarının 478 inci maddesinde “ayıplı eser sebebiyle açılacak davalar” söz konusu olduğu için, madde metnine alınması gereksiz görülmüştür.

Maddede yapılan düzenleme karşısında, Tasarının 146 ncı maddesinin (6) numaralı bendi, yüklenici yönünden, ayıplı eser meydana getirilmesi dışında kalan diğer sözleşmeye aykırılık hâllerinde uygulama alanı bulacaktır.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 321 · tasarı/teklifin madde 478 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre BK m. 371

B. Hükümleri / I. Yüklenicinin borçları / 4. Ayıplardan sorumluluk / e. Zamanaşımı

1 İş sahibinin eserin ayıpları nedeniyle sahip olduğu haklar, eserin kabulünden itibaren iki yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, amacına uygun olarak taşınmaz bir esere dahil edilen taşınır bir eserin ayıplarının, eserin ayıplı olmasına neden olması halinde, zamanaşımı süresi beş yıldır.

2 Taşınmaz bir eserin iş sahibinin, eserin olası ayıpları nedeniyle sahip olduğu haklar; yükleniciye karşı olduğu kadar, eserin oluşturulması amacıyla hizmet ifa eden mimar veya mühendise karşı da, eserin kabulünden itibaren beş yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.

3 Beş yıllık zamanaşımı süresi, iş sahibi aleyhine değiştirilemez. Bunun dışında, alıcının ilgili haklarının zamanaşımına ilişkin kurallar kıyas yoluyla uygulanır.[261]

Özgün metin (Almanca)

1 Die Ansprüche des Bestellers wegen Mängel des Werkes verjähren mit Ablauf von zwei Jahren nach der Abnahme des Werkes. Soweit jedoch Mängel eines beweglichen Werkes, das bestimmungsgemäss in ein unbewegliches Werk integriert worden ist, die Mangelhaftigkeit des Werkes verursacht haben, beträgt die Verjährungsfrist fünf Jahre.

2 Die Ansprüche des Bestellers eines unbeweglichen Werkes wegen allfälliger Mängel des Werkes verjähren gegen den Unternehmer sowie gegen den Architekten oder den Ingenieur, die zum Zwecke der Erstellung Dienste geleistet haben, mit Ablauf von fünf Jahren seit der Abnahme des Werkes.

3 Die Verjährungsfrist von fünf Jahren kann nicht zu Lasten des Bestellers abgeändert werden. Im Übrigen kommen die Regeln für die Verjährung der entsprechenden Ansprüche des Käufers sinngemäss zur Anwendung.[261]

Eşleşme, gerekçenin andığı eski kanun maddesi üzerinden türetilmiş ve metin karşılaştırmasıyla desteklenmiştir; gerekçede doğrudan belirtilmemiştir. İsviçre Borçlar Kanunu

II. İşsahibinin borçları

Madde 479

1. Bedelin muacceliyeti

İşsahibinin bedel ödeme borcu, eserin teslimi anında muaccel olur.

Eserin parça parça teslim edilmesi kararlaştırılmış ve bedel parçalara göre belirlenmişse, her parçanın bedeli onun teslimi anında muaccel olur.

Madde gerekçesi

818 sayılı Borçlar Kanununun 364 üncü maddesini karşılamaktadır.

Tasarının iki fıkradan oluşan 479 uncu maddesinde, işsahibinin bedel ödeme borcu düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 364 üncü maddesinin kenar başlığında kullanılan “1. Ücretin muacceliyeti” şeklindeki ibare, Tasarıda “1. Bedelin muacceliyeti” şeklinde düzeltilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 364 üncü maddesinin birinci fıkrasında kullanılan “İşin parası, teslim zamanında ödenir.” şeklindeki ibare, Tasarıda “İşsahibinin bedel ödeme borcu, eserin teslimi anında muaccel olur.” şeklinde ifade edilmiştir.

Maddenin ikinci fıkrasında kullanılan “Yapılan şey” şeklindeki ibare, Tasarıda “Eser” şeklinde;

“ödenmek lâzımdır.” şeklindeki ibare ise, “muaccel olur.” şeklinde düzeltilmiştir.

Metninde yapılan düzeltme ve arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 321 · tasarı/teklifin madde 479 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre BK m. 372

B. Hükümleri / II. İş sahibinin borçları / 1. Ücretin muacceliyeti

1 İş sahibi, ücreti eserin tesliminde ödemekle yükümlüdür.

2 Eserin kısımlar halinde teslim edilmesi ve ücretin kısımlara göre belirlenmiş olması halinde, ödeme her kısmın tesliminde yapılır.

Özgün metin (Almanca)

1 Der Besteller hat die Vergütung bei der Ablieferung des Werkes zu zahlen.

2 Ist das Werk in Teilen zu liefern und die Vergütung nach Teilen bestimmt, so hat Zahlung für jeden Teil bei dessen Ablieferung zu erfolgen.

Eşleşme, gerekçenin andığı eski kanun maddesi üzerinden türetilmiş ve metin karşılaştırmasıyla desteklenmiştir; gerekçede doğrudan belirtilmemiştir. İsviçre Borçlar Kanunu

2. Bedel

Madde 480

a. Götürü bedel

Bedel götürü olarak belirlenmişse yüklenici, eseri o bedelle meydana getirmekle yükümlüdür. Eser, öngörülenden fazla emek ve masrafı gerektirmiş olsa bile yüklenici, belirlenen bedelin artırılmasını isteyemez.

Ancak, başlangıçta öngörülemeyen veya öngörülebilip de taraflarca göz önünde tutulmayan durumlar, taraflarca belirlenen götürü bedel ile eserin yapılmasına engel olur veya son derece güçleştirirse yüklenici, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı veya karşı taraftan beklenemediği takdirde sözleşmeden dönme hakkına sahiptir. Dürüstlük kurallarının gerektirdiği durumlarda yüklenici, ancak fesih hakkını kullanabilir.

Eser, öngörülenden az emek ve masrafı gerektirmiş olsa bile işsahibi, belirlenen bedelin tamamını ödemekle yükümlüdür.

Madde gerekçesi

818 sayılı Borçlar Kanununun 365 inci maddesini karşılamaktadır.

Tasarının üç fıkradan oluşan 480 inci maddesinde, eserin bedelinin götürü olarak belirlenmesi düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 365 inci maddesinin kenar başlığında kullanılan “2. Ücretin Miktarı / a) Götürü Taahhüt” şeklindeki ibare, Tasarıda “2. Bedel / a. Götürü bedel” şekline dönüştürülmüştür.

Maddenin birinci fıkrasında kullanılan “Götürü pazarlık edilmiş ise, müteahhit yapılacak şeyi kararlaştırılan fiyata yapmağa mecburdur.” şeklindeki ibare, Tasarıda “Bedel götürü olarak belirlenmişse, yüklenici eseri o bedelle yapmak zorundadır.” şeklinde ifade edilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 365 inci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde kullanılan “Yapılacak şey, tahmin edilen miktardan fazla say ve masrafı mucip olsa bile” şeklindeki ibare, Tasarıda “Eser, öngörülenden fazla emek ve masrafı gerektirmiş olsa bile” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 365 inci maddesinin ikinci fıkrasından farklı olarak, Tasarıda yükleniciye tanınan uyarlama hakkı çerçevesinde hâkimin takdir yetkisinden söz edilmesi yerine, bu hakkın mutlaka dava yoluyla kullanılması zorunlu olmayan yenilik doğurucu haklar içerdiği göz önünde tutularak, yüklenicinin hangi seçimlik haklarını ve hangi sıraya uyarak kullanabileceği belirtilmiştir. Buna göre, yüklenici, fıkrada öngörülen koşullar gerçekleşmişse, önce sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme hakkını kullanabilecektir. Yüklenici, aynı fıkrada kendisine tanınan sözleşmeden dönme hakkını ise, ancak şu koşullardan biri gerçekleşirse kullanabilecektir:

1. Sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasının mümkün olmaması, 2. İşsahibinden, yüklenicinin uyarlama istemini kabul etmesinin beklenememesi. Bu koşul, meselâ, uyarlama sonucunda işsahibinden ödemesinin istenmesi söz konusu olabilecek bedel artışının, sözleşmede kararlaştırılan götürü bedelle bağdaştırılamayacak bir miktara ulaşması durumunda gerçekleşebilir.

Maddenin ikinci fıkrasına, 818 sayılı Borçlar Kanununun 365 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer verilmeyen bir cümle eklenmiştir. Buna göre: “Dürüstlük kurallarının gerektirdiği durumlarda, dönme hakkının yerini fesih hakkı alır.” Böylece, eser sözleşmesinin her zaman ani edimli bir sözleşme olarak kabul edilmesinin doğurabileceği hakkaniyete aykırı sonuçların önlenmesi amaçlanmıştır. Bilindiği gibi, 25/01/1984 tarih ve 1983/3 E., 1984/1 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nda, eser sözleşmesinin yüklenicinin temerrüde düşmesi nedeniyle, sözleşmenin işsahibi tarafından feshi hâlinde, uyuşmazlığın kural olarak 818 sayılı Borçlar Kanununun 106 ilâ 108 inci maddeleri hükümleri çerçevesinde çözümlenmesi gerektiği, ancak, olayın niteliği ve özelliğinin haklı gösterdiği durumlarda, Medenî Kanunumuzun 2 nci maddesi hükmünün gözetilerek, sözleşmenin feshinin ileriye etkili sonuç doğuracağı kabul edilmiştir. Tasarının 480 inci maddesinin ikinci fıkrasına eklenen cümleyle, yüklenicinin aynı maddenin ikinci fıkrasının birinci cümlesinde öngörülen sözleşmeden dönme hakkını kullanması durumunda da, menfaatler dengesinin gözetilmesi bakımından, öğretide savunulan ve Yüksek Mahkememizin de kabul ettiği görüşe uygun bir düzenleme yapılması zorunlu görülmüştür. Böylece, dürüstlük kurallarının gerektirdiği durumlarda yüklenici, ancak sürekli borç ilişkilerinde olduğu gibi, sadece ileriye etkili sonuçlar doğuran fesih hakkını kullanabilecektir.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 321 · tasarı/teklifin madde 480 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre BK m. 373

B. Hükümleri / II. İş sahibinin borçları / 2. Ücretin miktarı / a. Kesin fiyat üzerinden üstlenme

1 Ücret önceden kesin olarak belirlenmişse, yüklenici eseri bu bedel karşılığında tamamlamakla yükümlüdür ve öngörülenden daha fazla emek harcamış veya daha büyük giderlere katlanmış olsa dahi, bir artış talep edemez.

2 Ancak, önceden görülemeyen veya iki tarafın kabul ettiği varsayımlara göre öngörülmesi mümkün olmayan olağanüstü durumlar, tamamlamayı engeller veya aşırı derecede güçleştirirse, hâkim, takdirine göre fiyatın artırılmasına veya sözleşmenin feshine karar verebilir.

3 Eserin tamamlanması, öngörülenden daha az emek gerektirmiş olsa dahi, iş sahibi tam bedeli ödemekle yükümlüdür.

Özgün metin (Almanca)

1 Wurde die Vergütung zum voraus genau bestimmt, so ist der Unternehmer verpflichtet, das Werk um diese Summe fertigzustellen, und darf keine Erhöhung fordern, selbst wenn er mehr Arbeit oder grössere Auslagen gehabt hat, als vorgesehen war.

2 Falls jedoch ausserordentliche Umstände, die nicht vorausgesehen werden konnten oder die nach den von beiden Beteiligten angenommenen Voraussetzungen ausgeschlossen waren, die Fertigstellung hindern oder übermässig erschweren, so kann der Richter nach seinem Ermessen eine Erhöhung des Preises oder die Auflösung des Vertrages bewilligen.

3 Der Besteller hat auch dann den vollen Preis zu bezahlen, wenn die Fertigstellung des Werkes weniger Arbeit verursacht, als vorgesehen war.

Eşleşme, gerekçenin andığı eski kanun maddesi üzerinden türetilmiş ve metin karşılaştırmasıyla desteklenmiştir; gerekçede doğrudan belirtilmemiştir. İsviçre Borçlar Kanunu

Madde 481

b. Değere göre bedel

Eserin bedeli önceden belirlenmemiş veya yaklaşık olarak belirlenmişse bedel, yapıldığı yer ve zamanda eserin değerine ve yüklenicinin giderine bakılarak belirlenir.

Madde gerekçesi

818 sayılı Borçlar Kanununun 366 ncı maddesini karşılamaktadır.

Tasarının tek fıkradan oluşan 481 inci maddesinde, yükleniciye ödenecek değere göre bedel düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 366 ncı maddesinin kenar başlığında kullanılan " b. İşin kıymetine göre bedelin tayini” şeklindeki ibare, Tasarıda “b. Değere göre bedel” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 366 ncı maddesinde kullanılan “..yapılan şeyin kıymetine ve müteahhidin masrafına göre” şeklindeki ibare, Tasarıda “yapıldığı yer ve zamanda eserin değerine ve yüklenicinin giderine bakılarak” şekline dönüştürülmüştür.

Metninde yapılan düzeltme ve arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 321 · tasarı/teklifin madde 481 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre BK m. 374

B. Hükümleri / II. İş sahibinin borçları / 2. Ücretin miktarı / b. Emeğin değerine göre belirlenmesi

Bedel önceden ya hiç belirlenmemiş ya da yalnızca yaklaşık olarak belirlenmişse, bedel, emeğin değerine ve yüklenicinin yaptığı giderlere göre belirlenir.

Özgün metin (Almanca)

Ist der Preis zum voraus entweder gar nicht oder nur ungefähr bestimmt worden, so wird er nach Massgabe des Wertes der Arbeit und der Aufwendungen des Unternehmers festgesetzt.

Eşleşme, gerekçenin andığı eski kanun maddesi üzerinden türetilmiş ve metin karşılaştırmasıyla desteklenmiştir; gerekçede doğrudan belirtilmemiştir. İsviçre Borçlar Kanunu

C. Sözleşmenin sona ermesi

Madde 482

I. Yaklaşık bedelin aşılması

Başlangıçta yaklaşık olarak belirlenen bedelin, işsahibinin kusuru olmaksızın aşırı ölçüde aşılacağı anlaşılırsa işsahibi, eser henüz tamamlanmadan veya tamamlandıktan sonra sözleşmeden dönebilir.

Eser, işsahibinin arsası üzerine yapılıyorsa işsahibi, bedelden uygun bir miktarın indirilmesini isteyebileceği gibi, eser henüz tamamlanmamışsa, yükleniciyi işe devamdan alıkoyarak, tamamlanan kısım için hakkaniyete uygun bir bedel ödemek suretiyle sözleşmeyi feshedebilir.

Madde gerekçesi

818 sayılı Borçlar Kanununun 367 nci maddesini karşılamaktadır.

Tasarının iki fıkradan oluşan 482 nci maddesinde, yaklaşık bedelin aşılması nedeniyle sözleşmenin sona ermesi düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 367 nci maddesinin kenar başlığında kullanılan “C. Akdin hitamı / I. Keşif bedelinin tecavüzü hâlinde fesih” şeklindeki ibare, Tasarıda “C. Sözleşmenin sona ermesi / I. Yaklaşık bedelin aşılması” şekline dönüştürülmüştür.

Maddenin birinci fıkrasında kullanılan “Yapılan şeyin masrafı, evvelce müteahhit ile takribî bir surette tespit edilen keşfi” şeklindeki ibare, Tasarıda “Başlangıçta yaklaşık olarak belirlenen bedelin” şeklinde; “…mukaveleyi feshedebilir.” Şeklindeki ibare ise “sözleşmeden dönebilir.” şeklinde değiştirilmiştir. Gerçekten, fıkrada öngörülen durumda, işsahibinin kusuru olmaksızın, başlangıçta yaklaşık olarak belirlenen bedelin aşırı ölçüde aşılacağının anlaşılması nedeniyle, tek yanlı ve geçmişe etkili olarak sözleşmeden dönmesi söz konusudur. Yine aynı fıkrada kullanılan “gerek o şeyin imali esnasında gerek imalinden sonra” şeklindeki ibare de “eser henüz tamamlanmadan veya tamamlandıktan sonra” şeklinde düzeltilmiş ve böylece işsahibinin eserin tamamlanmasını beklemeden, henüz yapımı aşamasında da sözleşmeden dönme hakkını kullanabileceği açıkça ifade edilmiştir.

Maddenin ikinci fıkrasında, eserin işsahibinin arsası üzerine yapılması durumunda, eserin henüz tamamlanmamış olması koşuluyla, işsahibinin, tamamlanan kısım için hakkaniyete uygun bir bedel ödeyerek, sözleşmeyi feshedebileceği belirtilmiştir. Fıkrada, işsahibine, eser sözleşmesini yüklenici tarafından tamamlanan kısmın bedelini ödemesi koşuluyla, yani tek yanlı ve ileriye etkili olarak sona erdirme hakkı tanındığı için, aynı maddenin birinci fıkrasında kullanılan “sözleşmeden dönebilir”.

şeklindeki ibare yerine, “sözleşmeyi feshedebilir.” şeklindeki ibare kullanılmıştır.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 321 · tasarı/teklifin madde 482 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre BK m. 375

C. Sona ermesi / I. Maliyet tahmininin aşılması nedeniyle sözleşmeden dönme

1 Yüklenici ile kararlaştırılan yaklaşık tahmin, iş sahibinin bir kusuru olmaksızın orantısız biçimde aşılırsa, iş sahibi, eserin yapımı sırasında olduğu kadar tamamlanmasından sonra da sözleşmeden dönme hakkına sahiptir.

2 İş sahibinin arazisi üzerinde inşa edilen yapılarda, iş sahibi ücretin uygun ölçüde indirilmesini isteyebilir veya yapı henüz tamamlanmamışsa, o zamana kadar yapılmış işlerin hakkaniyete uygun bedelini ödeyerek yükleniciden yapımı devam ettirme yetkisini geri alabilir ve sözleşmeden dönebilir.

Özgün metin (Almanca)

1 Wird ein mit dem Unternehmer verabredeter ungefährer Ansatz ohne Zutun des Bestellers unverhältnismässig überschritten, so hat dieser sowohl während als nach der Ausführung des Werkes das Recht, vom Vertrag zurückzutreten.

2 Bei Bauten, die auf Grund und Boden des Bestellers errichtet werden, kann dieser eine angemessene Herabsetzung des Lohnes verlangen oder, wenn die Baute noch nicht vollendet ist, gegen billigen Ersatz der bereits ausgeführten Arbeiten dem Unternehmer die Fortführung entziehen und vom Vertrage zurücktreten.

Eşleşme, gerekçenin andığı eski kanun maddesi üzerinden türetilmiş ve metin karşılaştırmasıyla desteklenmiştir; gerekçede doğrudan belirtilmemiştir. İsviçre Borçlar Kanunu

Madde 483

II. Eserin yok olması

Eser teslimden önce beklenmedik olay sonucu yok olursa işsahibi, eseri teslim almada temerrüde düşmedikçe yüklenici, yaptığı işin ücretini ve giderlerinin ödenmesini isteyemez. Bu durumda malzemeye gelen hasar, onu sağlayana ait olur.

Eserin işsahibince verilen malzeme veya gösterilen arsanın ayıbı veya işsahibinin talimatına uygun yapılması yüzünden yok olması durumunda yüklenici, doğabilecek olumsuz sonuçları zamanında bildirmişse, yaptığı işin değerini ve bu değere girmeyen giderlerinin ödenmesini isteyebilir. İşsahibinin kusuru varsa, yüklenicinin ayrıca zararının giderilmesini de isteme hakkı vardır.

Madde gerekçesi

818 sayılı Borçlar Kanununun 368 inci maddesini karşılamaktadır.

Tasarının iki fıkradan oluşan 483 üncü maddesinde, eserin yok olmasının sonuçları düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 368 inci maddesinin kenar başlığında kullanılan “II. Yapılan şeyin telefi” şeklindeki ibare, Tasarıda “II. Eserin yok olması” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 368 inci maddesinin ikinci fıkrasının, birinci fıkrasıyla bağlantılı olduğu göz önünde tutularak, Tasarının 483 üncü maddesinin birinci fıkrasıyla birleştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 368 inci maddesinin birinci fıkrasında kullanılan “Yapılan şey teslimden evvel kazara telef olmuş ise” şeklindeki ibare, Tasarıda “Eser teslimden önce beklenmedik olay sonucu yok olursa” şekline dönüştürülmüştür.

818 sayılı Borçlar Kanununun 368 inci maddesinin son fıkrasında kullanılan “…müteahhit, bu tehlikeleri zamanında ihbar eylemiş bulunduğu takdirde, yaptığı işin kıymetini ve bu kıymette dahil olmayan masrafın tesviyesini” şeklindeki ibare, Tasarıda “…yüklenici, doğabilecek olumsuz sonuçları zamanında bildirmişse, yaptığı işin değerini ve bu değere girmeyen giderlerinin ödenmesini” şeklinde ifade edilmiştir.

Sistematik yapısı ile metninde yapılan düzeltme ve arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 321 · tasarı/teklifin madde 483 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre BK m. 376

C. Sona ermesi / II. Eserin telef olması

1 Eser, tesliminden önce kaza sonucu telef olursa, iş sahibi kabulde temerrüde düşmüş olmadıkça, yüklenici ne emeği için ücret ne de giderlerinin karşılanmasını talep edebilir.

2 Bu durumda telef olan malzemenin zararı, onu sağlamış olan tarafa aittir.

3 Eser, iş sahibi tarafından sağlanan malzemedeki bir ayıp veya gösterilen arsa nedeniyle ya da onun öngördüğü uygulama biçimi sonucunda telef olmuşsa; yüklenici, bu tehlikeler konusunda iş sahibini zamanında uyarmış olması koşuluyla, o zamana kadar yapılmış işin ve ücrete dahil olmayan giderlerinin karşılanmasını ve iş sahibine bir kusur isnat edilebiliyorsa ayrıca tazminat talep edebilir.

Özgün metin (Almanca)

1 Geht das Werk vor seiner Übergabe durch Zufall zugrunde, so kann der Unternehmer weder Lohn für seine Arbeit noch Vergütung seiner Auslagen verlangen, ausser wenn der Besteller sich mit der Annahme im Verzug befindet.

2 Der Verlust des zugrunde gegangenen Stoffes trifft in diesem Falle den Teil, der ihn geliefert hat.

3 Ist das Werk wegen eines Mangels des vom Besteller gelieferten Stoffes oder des angewiesenen Baugrundes oder infolge der von ihm vorgeschriebenen Art der Ausführung zugrunde gegangen, so kann der Unternehmer, wenn er den Besteller auf diese Gefahren rechtzeitig aufmerksam gemacht hat, die Vergütung der bereits geleisteten Arbeit und der im Lohne nicht eingeschlossenen Auslagen und, falls den Besteller ein Verschulden trifft, überdies Schadenersatz verlangen.

Eşleşme, iki maddenin içeriğinin karşılaştırılmasıyla önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. İsviçre Borçlar Kanunu

Madde 484

III. Tazminat karşılığı fesih

İşsahibi, eserin tamamlanmasından önce yapılmış olan kısmın karşılığını ödemek ve yüklenicinin bütün zararlarını gidermek koşuluyla sözleşmeyi feshedebilir.

Madde gerekçesi

818 sayılı Borçlar Kanununun 369 uncu maddesini karşılamaktadır.

Tasarının tek fıkradan oluşan 484 üncü maddesinde, eser sözleşmesinin tazminat karşılığında feshi düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 369 uncu maddesinin kenar başlığında kullanılan “III. Zararı bâliğan mâbelâğ tazmin ederek fesih” şeklindeki ibare, Tasarıda “III. Tazminat karşılığı fesih” şeklinde değiştirilmiştir.

Maddede kullanılan “müteahhidin zarar ve ziyanını bâliğan mâbelâğ tazmin etmek şartıyla” şeklindeki ibare, Tasarıda “yüklenicinin bütün zararlarını gidermek koşuluyla” şekline dönüştürülmüştür.

Gerçekten, öğretide ve uygulamada kabul edildiği gibi, işsahibi eser sözleşmesini tek yanlı olarak feshederse, yüklenicinin bütün zararlarını, teknik bir ifadeyle, onun ifaya olan menfaatini (yani, olumlu zararını) gidermekle yükümlüdür.

Metninde yapılan arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 321 · tasarı/teklifin madde 484 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre BK m. 377

C. Sona ermesi / III. Tazminat karşılığında iş sahibinin sözleşmeden dönmesi

Eser tamamlanmadığı sürece, iş sahibi, o zamana kadar yapılmış işin bedelini ödeyerek ve yükleniciye tam tazminat vererek, her zaman sözleşmeden dönebilir.

Özgün metin (Almanca)

Solange das Werk unvollendet ist, kann der Besteller gegen Vergütung der bereits geleisteten Arbeit und gegen volle Schadloshaltung des Unternehmers jederzeit vom Vertrag zurücktreten.

Eşleşme, iki maddenin içeriğinin karşılaştırılmasıyla önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. İsviçre Borçlar Kanunu

Madde 485

IV. İşsahibi yüzünden ifanın imkânsızlaşması

Eserin tamamlanması, işsahibi ile ilgili beklenmedik olay dolayısıyla imkânsızlaşırsa yüklenici, yaptığı işin değerini ve bu değere girmeyen giderlerini isteyebilir.

İfa imkânsızlığının ortaya çıkmasında işsahibi kusurluysa, yüklenicinin ayrıca tazminat isteme hakkı vardır.

Madde gerekçesi

818 sayılı Borçlar Kanununun 370 inci maddesini karşılamaktadır.

Tasarının iki fıkradan oluşan 485 inci maddesinde, işsahibi yüzünden ifanın imkânsızlaşmasının sonuçları düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 370 inci maddesinin kenar başlığında kullanılan “IV. İş sahibinin yüzünden hizmetin ifası mümkün olmaması” şeklindeki ibare, Tasarıda “IV. İşsahibi yüzünden ifanın imkânsızlaşması” şeklinde düzeltilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 370 inci maddesinin birinci fıkrasında kullanılan “Taahhüt olunan şeyin yapılması iş sahibi nezdinde zuhur eden bir kaza yüzünden mümkün olamıyorsa” şeklindeki ibare, Tasarıda “Eserin tamamlanması işsahibi ile ilgili beklenmedik olay dolayısıyla imkânsızlaşırsa” şeklinde; “müteahhit yaptığı işin kıymetini ve bu kıymette dahil olmayan masrafını alır.” şeklindeki ibare ise, Tasarıda “yüklenici, yaptığı işin değerini ve bu değere girmeyen giderlerini isteyebilir.” şeklinde düzeltilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 370 inci maddesinin ikinci fıkrasında kullanılan “Bu hususta iş sahibinin taksiri varsa” şeklindeki ibare, Tasarıda “İfa imkânsızlığının ortaya çıkmasında işsahibi kusurluysa,” şeklinde düzeltilmiştir.

Metninde yapılan arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 321 · tasarı/teklifin madde 485 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre BK m. 378

C. Sona erme / IV. İfanın işsahibinin durumundan kaynaklanan imkânsızlığı

1 Eserin tamamlanması, işsahibinde meydana gelen bir kaza sonucu imkânsız hale gelirse, yüklenici yapmış olduğu işin ve bedele dahil olmayan giderlerin ödenmesini isteyebilir.

2 İfanın imkânsızlığına işsahibi kusuruyla sebep olmuşsa, yüklenici ayrıca tazminat isteyebilir.

Özgün metin (Almanca)

1 Wird die Vollendung des Werkes durch einen beim Besteller eingetretenen Zufall unmöglich, so hat der Unternehmer Anspruch auf Vergütung der geleisteten Arbeit und der im Preise nicht inbegriffenen Auslagen.

2 Hat der Besteller die Unmöglichkeit der Ausführung verschuldet, so kann der Unternehmer überdies Schadenersatz fordern.

Eşleşme, gerekçenin andığı eski kanun maddesi üzerinden türetilmiş ve metin karşılaştırmasıyla desteklenmiştir; gerekçede doğrudan belirtilmemiştir. İsviçre Borçlar Kanunu

Madde 486

V. Yüklenicinin ölümü veya yeteneğini kaybetmesi

Yüklenicinin kişisel özellikleri göz önünde tutularak yapılmış olan sözleşme, onun ölümü veya kusuru olmaksızın eseri tamamlama yeteneğini kaybetmesi durumunda kendiliğinden sona erer. Bu durumda işsahibi, eserin tamamlanan kısmından yararlanabilecek ise, onu kabul etmek ve karşılığını vermekle yükümlüdür.

Madde gerekçesi

818 sayılı Borçlar Kanununun 371 inci maddesini karşılamaktadır.

Tasarının tek fıkradan oluşan 486 ncı maddesinde, yüklenicinin ölümünün veya yeteneğini kaybetmesinin eser sözleşmesi üzerindeki etkisi düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 371 inci maddesinin kenar başlığında kullanılan “V. Müteahhidin vefatı yahut aczi” şeklindeki ibare, Tasarıda “V. Yüklenicinin ölümü veya yeteneğini kaybetmesi” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 371 inci maddesi iki fıkradan oluştuğu hâlde, bu fıkralarda birbiriyle bağlantılı konuların düzenlendiği göz önünde tutularak, Tasarının 485 inci maddesi, tek fıkra hâlinde kaleme alınmıştır.

818 sayılı Borçlar Kanununun 371 inci maddesinin birinci fıkrasında kullanılan “mukavele müteahhidin şahsı nazara alınarak yapılmış ise” şeklindeki ibare, Tasarıda “Yüklenicinin kişisel özellikleri göz önünde tutularak yapılmış olan sözleşme” şekline dönüştürülmüştür.

818 sayılı Borçlar Kanununun 371 inci maddesinin ikinci fıkrasında kullanılan “Bu takdirde yapılan miktarın kullanılması kabil ise” şeklindeki ibare, Tasarıda “Bu durumda işsahibi eserin tamamlanan kısmından yararlanabilecek ise” şeklinde ifade edilmiştir.

Sistematik yapısı ile metninde yapılan düzeltme ve arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

SEKİZİNCİ BÖLÜM Yayım Sözleşmesi 818 sayılı Borçlar Kanununda “On İkinci Bap / Neşir mukavelesi” şeklindeki üst başlık Tasarıda, Sekizinci Bölüm / Yayım Sözleşmesi” şeklinde değiştirilmiştir. 818 sayılı Borçlar Kanununun Onikinci Bâbının üst başlığında kullanılan “Neşir Mukavelesi” terimi yerine, “yayım sözleşmesi”, bu sözleşmeye ilişkin maddelerde kullanılan “eserin müellifi” yerine, “yayımlatan”, “nâşir” yerine de “yayımcı” terimlerinin kullanılması tercih edilmiştir.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 321 · tasarı/teklifin madde 486 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre BK m. 379

C. Sona erme / V. Yüklenicinin ölümü ve yeteneksizliği

1 Yüklenici ölür veya kendi kusuru olmaksızın eseri tamamlama yeteneğini yitirirse, sözleşme yüklenicinin kişisel niteliklerine dayanılarak yapılmışsa, eser sözleşmesi sona erer.

2 İşsahibi, eserin şimdiye kadar tamamlanmış olan kısmını, kendisi için kullanılabilir olduğu ölçüde, teslim almak ve bedelini ödemekle yükümlüdür.

Özgün metin (Almanca)

1 Stirbt der Unternehmer oder wird er ohne seine Schuld zur Vollendung des Werkes unfähig, so erlischt der Werkvertrag, wenn er mit Rücksicht auf die persönlichen Eigenschaften des Unternehmers eingegangen war.

2 Der Besteller ist verpflichtet, den bereits ausgeführten Teil des Werkes, soweit dieser für ihn brauchbar ist, anzunehmen und zu bezahlen.

Eşleşme, gerekçenin andığı eski kanun maddesi üzerinden türetilmiş ve metin karşılaştırmasıyla desteklenmiştir; gerekçede doğrudan belirtilmemiştir. İsviçre Borçlar Kanunu

Sekizinci Bölüm

Yayım Sözleşmesi

A. Tanımı

Madde 487

Yayım sözleşmesi, bir fikir ve sanat eseri sahibinin veya halefinin, o eseri yayımlanmak üzere yayımcıya bırakmayı, yayımcının da onu çoğaltarak yayımlamayı üstlendiği sözleşmedir.

Madde gerekçesi

818 sayılı Borçlar Kanununun 372 nci maddesini karşılamaktadır.

Tasarının tek fıkradan oluşan 487 nci maddesinde, yayım sözleşmesi tanımlanmaktadır.

818 sayılı Borçlar Kanununun 372 nci maddesinin kenar başlığında kullanılan “A. Tarifi” şeklindeki ibare, Tasarıda “A. Tanımı” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 372 nci maddesinde kullanılan “edebî ve sınaî bir eserin müellifi” şeklindeki ibare, 05/12/1951 tarihli ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun 2 nci maddesinde olduğu gibi Tasarıda, “bir ilim veya edebiyat eseri sahibinin” şekline dönüştürülmüştür.

818 sayılı Borçlar Kanununun 372 nci maddesinde kullanılan “az çok” ifadesi gereksiz görülerek, Tasarıya alınmamıştır.

Metninde yapılan düzeltme ve arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 321 · tasarı/teklifin madde 487 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre BK m. 380

A. Tanım

Yayım sözleşmesiyle, bir edebiyat veya sanat eserinin sahibi ya da onun halefleri (eser sahibi), eseri yayımlanmak üzere bir yayıncıya vermeyi; yayıncı ise, eseri çoğaltmayı ve satışa sunmayı üstlenir.

Özgün metin (Almanca)

Durch den Verlagsvertrag verpflichten sich der Urheber eines literarischen oder künstlerischen Werkes oder seine Rechtsnachfolger (Verlaggeber), das Werk einem Verleger zum Zwecke der Herausgabe zu überlassen, der Verleger dagegen, das Werk zu vervielfältigen und in Vertrieb zu setzen.

Eşleşme, gerekçenin andığı eski kanun maddesi üzerinden türetilmiş ve metin karşılaştırmasıyla desteklenmiştir; gerekçede doğrudan belirtilmemiştir. İsviçre Borçlar Kanunu

B. Şekli

Madde 488

Yayım sözleşmesinin geçerliliği, yazılı şekilde yapılmış olmasına bağlıdır.

Madde gerekçesi

818 sayılı Borçlar Kanununda yer verilmeyen, “B. Şekli” kenar başlıklı yeni bir maddedir.

Tasarının tek fıkradan oluşan 488 inci maddesinde, yayım sözleşmesinin şekli düzenlenmektedir.

Maddeye göre: “Yayım sözleşmesinin geçerliliği, yazılı şekilde yapılmış olmasına bağlıdır.” Böylece, yayım sözleşmesinin, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun 51 inci maddesinde olduğu gibi, geçerlilik şekline bağlanması uygun görülmüştür. Söz konusu maddeye göre de: “Malî haklara dair sözleşme ve tasarrufların yazılı olması ve konuları olan hakların ayrı ayrı gösterilmesi şarttır.”

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 321 · tasarı/teklifin madde 488 gerekçesi

C. Hükümleri

Madde 489

I. Yayımlatma hakkının geçişi ve sorumluluk

Yayım sözleşmesiyle eser sahibinin hakları, sözleşmenin ifasının gerektirdiği ölçüde ve süreyle yayımcıya geçer.

Yayımlatan, yayımcıya karşı, sözleşmenin kurulduğu anda eseri yayımlatma hakkının bulunmamasından sorumlu olduğu gibi, eser korunmakta ise, telif hakkının olmamasından da sorumludur.

Eserin tamamı veya bir bölümü yayımlanmak üzere başka bir yayımcıya bırakılmış ya da yayımlatanın bilgisi altında yayımlanmış ise yayımlatan, yayım sözleşmesinin yapılmasından önce, bunu karşı tarafa bildirmek zorundadır.

Madde gerekçesi

818 sayılı Borçlar Kanununun 373 üncü maddesini karşılamaktadır.

Tasarının üç fıkradan oluşan 489 uncu maddesinde, yayımlatma hakkının geçişi ve yayımlatanın yayımcıya karşı sorumluluğu düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 373 üncü maddesinin kenar başlığında kullanılan “B. Hükümleri / I. Telif Hakkının Nakli ve Teminatı” şeklindeki ibareler, Tasarıda “C. Hükümleri / I. Yayımlatma hakkının geçişi ve sorumluluk” şekline dönüştürülmüştür.

818 sayılı Borçlar Kanununun 373 üncü maddesinin birinci fıkrasında kullanılan “mukavelenin ifasının icap ettirdiği miktar ve zaman için” şeklindeki ibare, Tasarıda “sözleşmenin ifasının gerektirdiği ölçüde ve süreyle” şeklinde düzeltilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 373 üncü maddesinin ikinci fıkrasında kullanılan “akit zamanında o eserde tasarruf etmek hakkını kullanmağa muktedir olmalıdır.” şeklindeki ibare, Tasarıda “sözleşmenin kurulduğu anda eseri yayımlatma hakkının bulunmamasından” şeklinde ifade edilmiştir.

Metninde yapılan düzeltme ve arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 321 · tasarı/teklifin madde 489 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre BK m. 381

B. Hükümler / I. Telif hakkının devri ve tekeffül

1 Eser sahibinin hakları, sözleşmenin ifası için gerekli olduğu ölçüde ve gerektiği süre boyunca yayıncıya devredilir.

2 Eseri veren, sözleşmenin kurulduğu sırada eseri yayıma verme hakkına sahip olduğunu ve eser koruma altında ise, telif hakkının kendisine ait olduğunu yayıncıya karşı tekeffül eder.

3 Eser daha önce tamamen veya kısmen bir üçüncü kişiye yayım için verilmiş veya kendi bilgisi dahilinde başka şekilde yayımlanmışsa, eseri veren, bu durumu sözleşmenin kurulmasından önce yayıncıya bildirmekle yükümlüdür.

Özgün metin (Almanca)

1 Die Rechte des Urhebers werden insoweit und auf so lange dem Verleger übertragen, als es für die Ausführung des Vertrages erforderlich ist.

2 Der Verlaggeber hat dem Verleger dafür einzustehen, dass er zur Zeit des Vertragsabschlusses zu der Verlagsgabe berechtigt war, und wenn das Werk schutzfähig ist, dass er das Urheberrecht daran hatte.

3 Er hat, wenn das Werk vorher ganz oder teilweise einem Dritten in Verlag gegeben oder sonst mit seinem Wissen veröffentlicht war, dem Verleger vor dem Vertragsabschlusse hievon Kenntnis zu geben.

Eşleşme, gerekçenin andığı eski kanun maddesi üzerinden türetilmiş ve metin karşılaştırmasıyla desteklenmiştir; gerekçede doğrudan belirtilmemiştir. İsviçre Borçlar Kanunu

Madde 490

II. Yayımlatanın tasarruf hakkı

Yayımlatan, sözleşmede kararlaştırılan süre sona ermedikçe veya süre belirlenmemişse kararlaştırılan baskı adedinin tükenmesi için alışılmış süre geçmedikçe, eserin tamamı veya bir bölümü üzerinde, yayımcının zararına olacak biçimde tasarrufta bulunamaz.

Süreli yayınlarda yer alan kısa yazılar, yayımlatan tarafından her zaman, başka yerde de yayımlatılabilir.

Yayımlatan, toplama bir eserin kendisine ait bölümlerini veya dergilerde çıkan uzun yazılarını, yayımın bitmesinden başlayarak üç ay geçmedikçe yeniden yayımlatamaz.

Madde gerekçesi

818 sayılı Borçlar Kanununun 374 üncü maddesini karşılamaktadır.

Tasarının üç fıkradan oluşan 490 ıncı maddesinde, yayımlatanın tasarruf hakkı düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 374 üncü maddesinin kenar başlığında kullanılan “II. Müellifin tasarrufu” şeklindeki ibare, Tasarıda “II. Yayımlatanın tasarruf hakkı” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 374 üncü maddesinin birinci fıkrasından farklı olarak, yayımlatanın sözleşmede kararlaştırılan süre sona ermedikçe veya süre belirlenmemişse kararlaştırılan baskı adedinin tükenmesi için alışılmış süre geçmedikçe, eserin tamamı veya bir bölümü üzerinde tasarrufta bulunamayacağı belirtilmiştir. Böylece, yayımlatanın, kararlaştırılan sürenin sona ermesinden ya da kararlaştırılan baskı adedinin tükenmesi için alışılmış sürenin geçmesinden sonra, eserin tamamı veya bir bölümü üzerinde tasarrufta bulunabileceği kabul edilerek, bu konuda uygulamada görülen bazı kötüye kullanmaların önlenmesi amaçlanmıştır.

818 sayılı Borçlar Kanununun 374 üncü maddesinin son fıkrasında kullanılan “Müşterek bir eserin kısımlarından olan yazılar ve mevkut bir risalenin uzun olan makaleleri” şeklindeki ibare, Tasarıda “Yayımlatan, toplama bir eserin kendisine ait bölümlerini veya dergilerde çıkan uzun yazılarını” şekline dönüştürülmüştür. Toplama esere, ünlü kişilerin hâtırasına yayımlanan armağanlar, belirli konuları değişik yazarlar tarafından kaleme alınan yazılarla oluşturulan bir ansiklopedinin çeşitli ciltleri veya fasikülleri örnek olarak gösterilebilir.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 321 · tasarı/teklifin madde 490 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre BK m. 382

B. Hükümler / II. Eseri verenin tasarrufu

1 Yayıncının hak sahibi olduğu baskılar tükenmedikçe, eseri veren, eserin tamamı hakkında olduğu kadar tek tek bölümleri hakkında da yayıncının zararına olacak şekilde başka bir tasarrufta bulunamaz.

2 Eseri veren, gazete makalelerini ve dergilerdeki küçük çaplı yazıları her zaman yeniden yayımlayabilir.

3 Eseri veren, derleme eserlere yapılan katkıları veya dergilerdeki büyük çaplı katkıları, katkının tamamının yayımlanmasından itibaren üç ay geçmedikçe yeniden yayımlayamaz.

Özgün metin (Almanca)

1 Solange die Auflagen des Werkes, zu denen der Verleger berechtigt ist, nicht vergriffen sind, darf der Verlaggeber weder über das Werk im Ganzen noch über dessen einzelne Teile zum Nachteile des Verlegers anderweitig verfügen.

2 Zeitungsartikel und einzelne kleinere Aufsätze in Zeitschriften darf der Verlaggeber jederzeit weiter veröffentlichen.

3 Beiträge an Sammelwerke oder grössere Beiträge an Zeitschriften darf der Verlaggeber nicht vor Ablauf von drei Monaten nach dem vollständigen Erscheinen des Beitrages weiter veröffentlichen.

Eşleşme, gerekçenin andığı eski kanun maddesi üzerinden türetilmiş ve metin karşılaştırmasıyla desteklenmiştir; gerekçede doğrudan belirtilmemiştir. İsviçre Borçlar Kanunu

Madde 491

III. Basım sayısı ve baskı adedinin belirlenmesi

Sözleşmede basım sayısı belirtilmemişse, yayımcının ancak bir basım yapma hakkı vardır.

Taraflar, sözleşmenin süresini veya baskı adedini kararlaştırmak zorundadırlar.

Sözleşmede yayımcıya belirli birkaç basım veya bütün yeni basımları yapma yetkisi verildiği hâllerde, yayımcı eserin baskı adedi tükenmiş iken yeni bir basım yapmayı ihmal ederse, yayımlatan yeni basım için yayımcıya uygun bir süre verir. Yayımcı, verilen süre içinde basımı gerçekleştirmezse; yayımlatan sözleşmeden cayabilir.

Madde gerekçesi

818 sayılı Borçlar Kanununun 375 inci maddesini karşılamaktadır.

Tasarının üç fıkradan oluşan 491 inci maddesinde, basım sayısının ve baskı adedinin belirlenmesi düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununu 375 inci maddesinin kenar başlığında kullanılan “III. Basılacak nüshaların tayini” şeklindeki ibare, Tasarıda “III. Basım sayısı ve baskı adedinin belirlenmesi” şekline dönüştürülmüştür.

Maddenin ikinci fıkrası, 818 sayılı Borçlar Kanununun 375 inci maddesinde yer verilmeyen, yeni bir hüküm içermektedir. Fıkraya göre: “Taraflar, süreli sözleşmelerde sözleşmenin süresini veya baskı adedini kararlaştırmak zorundadırlar.” Böylece, 818 sayılı Borçlar Kanununun 375 inci maddesinin ikinci fıkrasında yapılan ve aksi kararlaştırılmamışsa, kural olarak, baskı adedini belirlemekte yayımcıyı serbest bırakan düzenlemesi, Tasarıya alınmayarak, bu konuda uygulamada görülen bazı kötüye kullanmaların önlenmesi amaçlanmıştır.

818 sayılı Borçlar Kanununun 375 inci maddesinin son fıkrasında öngörülen durumda, yayımlatanın veya haleflerinin istemi üzerine, yeni bir basım için yayımcıya verilecek sürenin hâkim tarafından belirlenmesinden söz edildiği hâlde, Tasarıda, yayımlatan tarafından uygun bir sürenin verilmesi yeterli görülmüştür. Aynı fıkrada “veya halefleri” sözcüklerinin kullanılmasında bir zorunluluk olmaması nedeniyle, bu sözcükler Tasarıya alınmamıştır. Ayrıca, 818 sayılı Borçlar Kanununun 375 inci maddesinin son fıkrasında kullanılan “hakkı sâkıt olur.” şeklindeki ibarenin, her durumda tarafların menfaatlerine uygun düşmeyebileceği göz önünde tutularak, Tasarının 491 inci maddesinin son fıkrasında, bu ibare yerine, “yayımlatan sözleşmeden cayabilir.” şeklindeki ibarenin kullanılması tercih edilmiştir.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 321 · tasarı/teklifin madde 491 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre BK m. 383

B. Hükümler / III. Baskı sayısının belirlenmesi

1 Baskı sayısı hakkında bir şey kararlaştırılmamışsa, yayıncı yalnızca bir baskı yapmaya yetkilidir.

2 Baskının miktarı, bu konuda bir anlaşma yapılmamışsa, yayıncı tarafından belirlenir; ancak yayıncı, eseri verenin talebi üzerine, gereği gibi bir satış için gerekli olan en az sayıda nüsha bastırmak zorundadır ve ilk baskının tamamlanmasından sonra yeni baskılar yaptıramaz.

3 Yayım hakkı birden fazla baskı veya bütün baskılar için devredilmiş olup, son baskı tükendikten sonra yayıncı yeni bir baskı yapmayı ihmal ederse, eseri veren, yeni bir baskının hazırlanması için yargı yoluyla yayıncıya bir süre belirletebilir; bu sürenin sonuçsuz geçmesi halinde yayıncı hakkını yitirir.

Özgün metin (Almanca)

1 Wurde über die Anzahl der Auflagen nichts bestimmt, so ist der Verleger nur zu einer Auflage berechtigt.

2 Die Stärke der Auflage wird, wenn darüber nichts vereinbart wurde, vom Verleger festgesetzt, er hat aber auf Verlangen des Verlaggebers wenigstens so viele Exemplare drucken zu lassen, als zu einem gehörigen Umsatz erforderlich sind, und darf nach Vollendung des ersten Druckes keine neuen Abdrücke veranstalten.

3 Wurde das Verlagsrecht für mehrere Auflagen oder für alle Auflagen übertragen und versäumt es der Verleger, eine neue Auflage zu veranstalten, nachdem die letzte vergriffen ist, so kann ihm der Verlaggeber gerichtlich eine Frist zur Herstellung einer neuen Auflage ansetzen lassen, nach deren fruchtlosem Ablauf der Verleger sein Recht verwirkt.

Eşleşme, iki maddenin içeriğinin karşılaştırılmasıyla önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. İsviçre Borçlar Kanunu

Madde 492

IV. Çoğaltma ve dağıtım

Yayımcı, eseri hiçbir kısaltma, ekleme ve değişiklik yapmaksızın uygun biçimde çoğaltmakla yükümlüdür; ayrıca, satışın artırılması için gerekli tanıtım ve dağıtımı yapmak ve bu konuda her türlü önlemi almak zorundadır.

Satış fiyatını, eserin satılmasını güçleştirmemek koşuluyla yayımcı belirler.

Madde gerekçesi

818 sayılı Borçlar Kanununun 376 ncı maddesini karşılamaktadır.

Tasarının iki fıkradan oluşan 492 nci maddesinde, yayımcının çoğaltma ve dağıtım yapma yükümlülükleri düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 376 ncı maddesinin kenar başlığında kullanılan “IV. Teksir ve satış için mesai” şeklindeki ibare, Tasarıda “IV. Çoğaltma ve dağıtım” şekline dönüştürülmüştür.

818 sayılı Borçlar Kanununun 376 ncı maddesinin “Naşir aynı zamanda lâzım olan ilânları yapmağa ve satışın muvaffakiyetini temin için mutat tedbirleri ittihaza mecburdur.” şeklindeki birinci fıkrasının ikinci cümlesi, Tasarının tek cümleden ibaret olan birinci fıkrasında, “yayımcı, ayrıca satışın artırılması için gerekli tanıtım ve dağıtımı yapmak ve bu konuda her türlü önlemi almak zorundadır.” şeklinde düzeltilerek, yeniden kaleme alınmıştır.

Sistematik yapısı ile metninde yapılan düzeltme ve arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 321 · tasarı/teklifin madde 492 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre BK m. 384

B Etkileri / IV Çoğaltma ve dağıtım

1 Yayımcı, eseri kısaltmadan, eklemeler ve değişiklikler yapmadan, uygun bir donanımla çoğaltmak, gereği gibi tanıtılmasını sağlamak ve satış için mutat araçları kullanmakla yükümlüdür.

2 Fiyatın belirlenmesi yayımcının takdirine bağlıdır; ancak yayımcı, aşırı fiyat talep ederek satışı güçleştiremez.

Özgün metin (Almanca)

1 Der Verleger ist verpflichtet, das Werk ohne Kürzungen, ohne Zusätze und ohne Abänderungen in angemessener Ausstattung zu vervielfältigen, für gehörige Bekanntmachung zu sorgen und die üblichen Mittel für den Absatz zu verwenden.

2 Die Preisbestimmung hängt von dem Ermessen des Verlegers ab, doch darf er nicht durch übermässige Preisforderung den Absatz erschweren.

Eşleşme, gerekçenin andığı eski kanun maddesi üzerinden türetilmiş ve metin karşılaştırmasıyla desteklenmiştir; gerekçede doğrudan belirtilmemiştir. İsviçre Borçlar Kanunu

Madde 493

V. Düzeltme ve iyileştirme

Yayımcının menfaatlerini zedelememek ve onun sorumluluğunu artırmamak koşuluyla, eser sahibi eserde düzeltme ve iyileştirme, halefleri ise ancak güncelleştirme yapabilir. Bu düzeltme ve iyileştirme gerektirdiği hâlde sözleşmede öngörülmemiş giderler, yayımlatan tarafından karşılanır.

Yayımcı, eser sahibine eserini iyileştirme, haleflerine de güncelleştirme imkânı vermeden yeni bir basım yapamaz ve onu çoğaltamaz.

Madde gerekçesi

818 sayılı Borçlar Kanununun 377 nci maddesini karşılamaktadır.

Tasarının iki fıkradan oluşan 493 üncü maddesinde, eser sahibinin ve haleflerinin eseri düzeltme ve iyileştirme hakları düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 377 nci maddesinin kenar başlığında kullanılan “V. Tashih ve Islah” şeklindeki ibare, Tasarıda “V. Düzeltme ve iyileştirme” şeklinde değiştirilmiştir.

Maddenin birinci fıkrasında, 818 sayılı Borçlar Kanununun 377 nci maddesinin birinci fıkrasından farklı olarak, eser sahibinin haleflerine de, aynı koşullar altında, eseri güncelleştirme hakkı tanınmıştır. Genellikle ilim eserlerinde söz konusu olabilecek güncelleştirme hakkı, ancak eser sahibi tarafından kullanılabilen düzeltme hakkını kapsamamakla birlikte, onun haleflerine, meselâ, bir hukuk kitabındaki görevli mahkemeye veya değere ya da miktara ilişkin bilgileri, bunlarda bir değişiklik olması durumunda, yenileriyle değiştirme yetkisini verir. Bu yeni düzenlemeyle, eser sahibinin ölümünden sonra, mirasçılarının da eseri güncelleştirmek suretiyle, bu eserden doğan malî haklardan, gerektiği gibi yararlanmaları amaçlanmıştır.

Maddenin birinci fıkrasında, 818 sayılı Borçlar Kanununun 377 nci maddesinin ikinci fıkrasından farklı olarak, yayımcının, eser sahibinin haleflerine güncelleştirme olanağı vermeden, yeni bir basım yapamayacağı ve onu çoğaltamayacağı kabul edilmiştir.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 321 · tasarı/teklifin madde 493 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre BK m. 385

B. Hükümler / V. Düzeltmeler ve iyileştirmeler

1 Eser sahibi, yayım menfaatlerine zarar vermedikçe veya yayıncının sorumluluğunu artırmadıkça, düzeltme ve iyileştirmeler yapma hakkını saklı tutar; ancak bunlardan kaynaklanan öngörülmemiş giderleri tazmin etmekle yükümlüdür.

2 Yayıncı, eser sahibine iyileştirmeler yapma imkânı vermeden yeni bir basım veya baskı yapamaz ve yeni bir baskı gerçekleştiremez.

Özgün metin (Almanca)

1 Der Urheber behält das Recht, Berichtigungen und Verbesserungen vorzunehmen, wenn sie nicht die Verlagsinteressen verletzen oder die Verantwortlichkeit des Verlegers steigern, ist aber für unvorhergesehene Kosten, die dadurch verursacht werden, Ersatz schuldig.

2 Der Verleger darf keine neue Ausgabe oder Auflage machen und keinen neuen Abdruck vornehmen, ohne zuvor dem Urheber Gelegenheit zu geben, Verbesserungen anzubringen.

Eşleşme, gerekçenin andığı eski kanun maddesi üzerinden türetilmiş ve metin karşılaştırmasıyla desteklenmiştir; gerekçede doğrudan belirtilmemiştir. İsviçre Borçlar Kanunu

Madde 494

VI. Birarada basım ve ayrı ayrı yayım

Bir eser sahibinin birden çok eserini ayrı ayrı yayımlama hakkı, yayımcıya bunların bir arada basılması yetkisini vermez.

Aynı şekilde, eser sahibinin bütün eserlerini veya bunlardan yalnız bir türünü birarada yayımlama hakkı, yayımcıya bunlar içinden her birinin ayrı ayrı basıp yayma hakkını vermez.

Madde gerekçesi

818 sayılı Borçlar Kanununun 378 inci maddesini karşılamaktadır.

Tasarının iki fıkradan oluşan 494 üncü maddesinde, bir arada basım ve ayrı ayrı yayım düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 378 inci maddesinin kenar başlığında kullanılan “VI. Bir arada ve ayrı ayrı neşir” şeklindeki ibare, Tasarıda “VI. Birarada basım ve ayrı ayrı yayım” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 378 inci maddesinin ikinci fıkrasında kullanılan “Bir müellifin külliyatını veya müellifin eserlerinden bir nevini neşreylemek hakkı” şeklindeki ibare, Tasarıda “eser sahibinin bütün eserlerini veya bunlardan yalnız bir türünü birarada yayım hakkı” şeklinde değiştirilmiştir.

Metninde yapılan düzeltme ve arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 321 · tasarı/teklifin madde 494 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre BK m. 386

B. Hükümleri / VI. Toplu baskılar ve tek baskılar

1 Aynı yazarın birden fazla tek eserinin özel baskısı yayım için devredilmiş ise, bu durum yayımcıya bu eserlerin toplu baskısını yapma hakkını da vermez.

2 Aynı şekilde, aynı yazarın bütün eserlerinin veya bir eser türünün tamamının toplu baskısı kendisine devredilmiş olan yayımcının, tek tek eserlerin özel baskılarını yapma hakkı yoktur.

Özgün metin (Almanca)

1 Ist die besondere Ausgabe mehrerer einzelner Werke desselben Urhebers zum Verlag überlassen worden, so gibt dieses dem Verleger nicht auch das Recht, eine Gesamtausgabe dieser Werke zu veranstalten.

2 Ebenso wenig hat der Verleger, dem eine Gesamtausgabe sämtlicher Werke oder einer ganzen Gattung von Werken desselben Urhebers überlassen worden ist, das Recht, von den einzelnen Werken besondere Ausgaben zu veranstalten.

Eşleşme, gerekçenin andığı eski kanun maddesi üzerinden türetilmiş ve metin karşılaştırmasıyla desteklenmiştir; gerekçede doğrudan belirtilmemiştir. İsviçre Borçlar Kanunu

Madde 495

VII. Çeviri hakkı

Çeviri hakkının yayımcıya geçebilmesi, bunun sözleşmede açıkça belirtilmiş olmasına bağlıdır.

Madde gerekçesi

818 sayılı Borçlar Kanununun 379 uncu maddesini karşılamaktadır.

Tasarının tek fıkradan oluşan 495 inci maddesinde, çeviri hakkı düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 379 uncu maddesinin kenar başlığında kullanılan “VII. Tercüme hakkı” şeklindeki ibare, Tasarıda “VII. Çeviri hakkı” şeklinde değiştirilmiştir 818 sayılı Borçlar Kanununun 379 uncu maddesinin “Hilâfı şart edilmedikçe, tercüme hakkı müellifte veya halefinde mahfuz kalır.” şeklindeki olumsuz ifadeli metni, Tasarıda “Çeviri hakkının yayımcıya geçebilmesi, bunun sözleşmede açıkça belirtilmiş olmasına bağlıdır.” şeklinde ve olumlu ifadeye dönüştürülmüştür.

Metninde yapılan arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 321 · tasarı/teklifin madde 495 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre BK m. 387

B. Hükümleri / VII. Çeviri hakkı

Yayımcı ile aksi kararlaştırılmadıkça, eserin çevirisini yaptırma hakkı münhasıran eser sahibinde kalır.

Özgün metin (Almanca)

Das Recht, eine Übersetzung des Werkes zu veranstalten, bleibt, wenn nichts anderes mit dem Verleger vereinbart ist, ausschliesslich dem Verlaggeber vorbehalten.

Eşleşme, gerekçenin andığı eski kanun maddesi üzerinden türetilmiş ve metin karşılaştırmasıyla desteklenmiştir; gerekçede doğrudan belirtilmemiştir. İsviçre Borçlar Kanunu

VIII. Bedel isteme hakkı

Madde 496

1. Bedelin belirlenmesi

Sözleşmede aksi kararlaştırılmış olmadıkça yayımlatan, bedel ödenmesini isteyebilir.

Bedel ödenmesi gereken hâllerde ödenecek miktar belli değilse bedel, hâkim tarafından belirlenir.

Yayımcının birden fazla basım yapma hakkı varsa, ilk basım için kararlaştırılan bedel ve diğer koşulların, sonraki basımlar için de uygulanacağı kabul edilmiş sayılır.

Madde gerekçesi

818 sayılı Borçlar Kanununun 380 inci maddesini karşılamaktadır.

Tasarının üç fıkradan oluşan 496 ncı maddesinde, eser sahibinin bedel isteme hakkı kapsamında bedelin belirlenmesi düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 380 inci maddesinin kenar başlığında kullanılan “VIII. Eser Sahibinin Bedele İstihkakı / 1. Bedelin Miktarı” şeklindeki ibare, Tasarıda “VIII. Bedel isteme hakkı / 1. Bedelin belirlenmesi” şekline dönüştürülmüştür.

818 sayılı Borçlar Kanununun 380 inci maddesinin birinci fıkrasının “Eser sahibinin bedelden feragat eylediği hâl icabından anlaşılmadıkça, bedele istihkakı, asıldır.” şeklindeki metni, Tasarıda “Sözleşmede aksi kararlaştırılmış olmadıkça yayımlatan, bedel ödenmesini isteyebilir.” şeklinde değiştirilmiştir.” Böylece, yayımlatanın bedel ödenmesini isteyememesi için, “hâl icabı” yeterli görülmemiş, bunun aksinin kararlaştırılmış olması gerektiği kabul edilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 380 inci maddesinin ikinci fıkrasından farklı olarak, hâkim tarafından, yayımlatana ödenecek bedelin miktarının belirlenmesi, her zaman değil, sadece bu miktarın belli olmaması durumunda söz konusu olacaktır.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 321 · tasarı/teklifin madde 496 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre BK m. 388

B. Hükümleri / VIII. Eser sahibinin telif ücreti / 1. Telif ücretinin miktarı

1 Hâl ve şartlara göre eserin ancak bir telif ücreti karşılığında devredileceği anlaşılıyorsa, eser sahibine bir telif ücreti ödenmesi kararlaştırılmış sayılır.

2 Bu ücretin miktarını hâkim, bilirkişi görüşü üzerine belirler.

3 Yayımcının birden fazla baskı yapma hakkı bulunuyorsa, kendisi tarafından yapılan her sonraki baskı için, birinci baskı ile aynı telif ücreti ve diğer sözleşme koşullarının geçerli olduğu karine olarak kabul edilir.

Özgün metin (Almanca)

1 Ein Honorar an den Verlaggeber gilt als vereinbart, wenn nach den Umständen die Überlassung des Werkes nur gegen ein Honorar zu erwarten war.

2 Die Grösse desselben bestimmt der Richter auf das Gutachten von Sachverständigen.

3 Hat der Verleger das Recht zu mehreren Auflagen, so wird vermutet, dass für jede folgende von ihm veranstaltete Auflage dieselben Honorar- und übrigen Vertragsbedingungen gelten, wie für die erste Auflage.

Eşleşme, gerekçenin andığı eski kanun maddesi üzerinden türetilmiş ve metin karşılaştırmasıyla desteklenmiştir; gerekçede doğrudan belirtilmemiştir. İsviçre Borçlar Kanunu

Madde 497

2. Bedelin ödenme zamanı, satış hesapları ve bedelsiz alma hakkı

Bedel, eser bütün olarak yayımlanacaksa tamamının; cilt, fasikül, forma gibi bölümler hâlinde yayımlanacaksa, her bölümün basımından ve satışa hazır duruma getirilmesinden sonra ödenir.

Taraflar, bedeli satış miktarına bağlamışlarsa yayımcı, satış hesaplarını tutmak, çıkarmak ve teamüle uygun ispat edici belgeleri hazırlamakla yükümlüdür.

Aksi kararlaştırılmadıkça yayımlatanın, eserden, teamül uyarınca verilmesi gereken miktarda bedelsiz alma hakkı vardır.

Madde gerekçesi

818 sayılı Borçlar Kanununun 381 inci maddesini karşılamaktadır.

Tasarının üç fıkradan oluşan 497 nci maddesinde, bedelin ödenme zamanı, satış hesapları ve bedelsiz alma hakkı düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 381 inci maddesinin kenar başlığında kullanılan “2. Bedelin zamanı tediyesi, satış hesapları ve bedava nüsha” şeklindeki ibare, Tasarıda “2. Bedelin ödenme zamanı, satış hesapları ve bedelsiz alma hakkı” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 381 inci maddesinin ikinci fıkrasında kullanılan “satışın neticesine” şeklindeki ibare, Tasarıda “satış miktarına” şekline dönüştürülmüştür.

818 sayılı Borçlar Kanununun 381 inci maddesinin son fıkrasında kullanılan “halefinin” sözcüğü, yayım sözleşmesine ilişkin hükümlerin yayımlatan taraf göz önünde tutularak düzenlenmesi nedeniyle, gereksiz görülerek Tasarıya alınmamıştır. Yine 818 sayılı Borçlar Kanununun 381 inci maddesinin son fıkrasında kullanılan “örfün tayin eylediği miktarda” şeklindeki ibare, Tasarıda “teamül uyarınca verilmesi gereken miktarda” şeklinde ifade edilmiştir.

Metninde yapılan düzeltme ve arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 321 · tasarı/teklifin madde 497 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre BK m. 389

B. Hükümleri / VIII. Eser sahibinin telif ücreti / 2. Muacceliyet, hesap verme ve ücretsiz nüshalar

1 Telif ücreti, eserin tamamı basıldığında veya eser bölümler (ciltler, fasiküller, forma) hâlinde yayımlanıyorsa, ilgili bölüm basılıp dağıtılabilir hâle geldiğinde muaccel olur.

2 Telif ücretinin tamamının veya bir kısmının beklenen satışa bağlı kılınmış olması hâlinde, yayımcı, teamüle uygun şekilde hesap vermek ve satışı belgelemekle yükümlüdür.

3 Aksi kararlaştırılmadıkça, eser sahibi mutat sayıda ücretsiz nüsha talep etme hakkına sahiptir.

Özgün metin (Almanca)

1 Das Honorar wird fällig, sobald das ganze Werk oder, wenn es in Abteilungen (Bänden, Heften, Blättern) erscheint, sobald die Abteilung gedruckt ist und ausgegeben werden kann.

2 Wird das Honorar ganz oder teilweise von dem erwarteten Absatze abhängig gemacht, so ist der Verleger zu übungsgemässer Abrechnung und Nachweisung des Absatzes verpflichtet.

3 Der Verlaggeber hat mangels einer andern Abrede Anspruch auf die übliche Zahl von Freiexemplaren.

Eşleşme, gerekçenin andığı eski kanun maddesi üzerinden türetilmiş ve metin karşılaştırmasıyla desteklenmiştir; gerekçede doğrudan belirtilmemiştir. İsviçre Borçlar Kanunu

D. Sona ermesi

Madde 498

I. Eserin yok olması

Eser, yayımcıya teslimden sonra beklenmedik hâl sonucu yok olsa bile, yayımcı bedeli ödemekle yükümlüdür.

Eserin başka bir örneği kendisinde varsa, eser sahibinin bu örneği yayımcıya vermesi gerekir; başka bir örneği bulunmamakla birlikte, az bir çabayla yeniden meydana getirilebilecekse eser sahibi, eseri meydana getirerek teslim etmekle yükümlüdür. Eser sahibi her iki durumda da uygun bir karşılık isteyebilir.

Madde gerekçesi

818 sayılı Borçlar Kanununun 382 nci maddesini karşılamaktadır.

Tasarının iki fıkradan oluşan 498 inci maddesinde, yayım sözleşmesini sona erme sebeplerinden birini oluşturan, eserin yok olmasının, tarafların edimleri üzerindeki etkisi düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 382 nci maddesinin kenar başlığında kullanılan “C. Akdin hitamı / 1. Eserin zıyaı” şeklindeki ibare, Tasarıda “D. Sona ermesi / I. Eserin yok olması” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 382 nci maddesi üç fıkradan oluştuğu hâlde, ikinci ve üçüncü fıkralarında, birbiriyle bağlantılı konuların düzenlendiği göz önünde tutularak, Tasarıda tek fıkra hâlinde kaleme alınmıştır.

818 sayılı Borçlar Kanununun 382 nci maddesinin birinci fıkrasında kullanılan “Eser, naşire tevdi edildikten sonra kazaen zayi olsa bile” şeklindeki ibare, Tasarıda “Eser, yayımcıya teslimden sonra beklenmedik hâl sonucu yok olsa bile” şeklinde düzeltilmiştir.

Sistematik yapısı ile metninde yapılan düzeltme ve arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 321 · tasarı/teklifin madde 498 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre BK m. 390

C. Sona ermesi / I. Eserin telef olması

1 Eser, yayımcıya teslim edildikten sonra kazara telef olursa, yayımcı yine de telif ücretini ödemekle yükümlüdür.

2 Eser sahibi, telef olan eserin bir başka nüshasına daha sahipse, bunu yayımcıya devretmekle yükümlüdür; aksi takdirde, kendisi için az bir çaba ile mümkün olması hâlinde, eseri yeniden meydana getirmekle yükümlüdür.

3 Her iki durumda da eser sahibi uygun bir tazminat talep etme hakkına sahiptir.

Özgün metin (Almanca)

1 Geht das Werk nach seiner Ablieferung an den Verleger durch Zufall unter, so ist der Verleger gleichwohl zur Zahlung des Honorars verpflichtet.

2 Besitzt der Urheber noch ein zweites Exemplar des untergegangenen Werkes, so hat er es dem Verleger zu überlassen, andernfalls ist er verpflichtet, das Werk wieder herzustellen, wenn ihm dies mit geringer Mühe möglich ist.

3 In beiden Fällen hat er Anspruch auf eine angemessene Entschädigung.

Eşleşme, gerekçenin andığı eski kanun maddesi üzerinden türetilmiş ve metin karşılaştırmasıyla desteklenmiştir; gerekçede doğrudan belirtilmemiştir. İsviçre Borçlar Kanunu

Madde 499

II. Basılanın yok olması

Eserin tamamlanmış olan baskı adedinin tamamı veya bir bölümü, satışa sunulmadan önce beklenmedik hâl sonucu yok olursa yayımcı, yayımlatana ayrıca bir bedel ödemeksizin yok olan miktarı, gideri kendisine ait olmak üzere yeniden basabilir.

Yayımcı, aşırı masraf gerektirmeksizin yok olanların yerine yenilerini koyabilecek ise, bunu yapmakla yükümlüdür.

Madde gerekçesi

818 sayılı Borçlar Kanununun 383 üncü maddesini karşılamaktadır.

Tasarının iki fıkradan oluşan 499 uncu maddesinde, basılanın yok olmasının sonuçları düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 383 üncü maddesinin kenar başlığında kullanılan “II. Tabolunan eserin zıyaı” şeklindeki ibare, Tasarıda “II. Basılanın yok olması” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 383 üncü maddesinin birinci fıkrasında kullanılan “Tabolunan eser satışa çıkarılmazdan evvel tamamen veya kısmen kazara zayi olduğu takdirde” şeklindeki ibare, Tasarıda “baskı adedinin tamamı veya bir bölümü, satışa sunulmadan önce beklenmedik hâl sonucu yok olursa” şeklinde düzeltilmiştir.

Metninde yapılan düzeltme ve arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 321 · tasarı/teklifin madde 499 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre BK m. 391

C. Sona ermesi / II. Baskının telef olması

1 Yayımcı tarafından hâlihazırda hazırlanmış olan baskı, dağıtılmadan önce kazara tamamen veya kısmen telef olursa, yayımcı, telef olan nüshaları kendi masrafıyla yeniden bastırma hakkına sahiptir; bunun için eser sahibi ayrıca bir telif ücreti talep edemez.

2 Yayımcı, orantısız derecede yüksek masraf yapılmaksızın mümkün olması hâlinde, telef olan nüshaları yeniden bastırmakla yükümlüdür.

Özgün metin (Almanca)

1 Geht die vom Verleger bereits hergestellte Auflage des Werkes durch Zufall ganz oder zum Teile unter, bevor sie vertrieben worden ist, so ist der Verleger berechtigt, die untergegangenen Exemplare auf seine Kosten neu herzustellen, ohne dass der Verlaggeber ein neues Honorar dafür fordern kann.

2 Der Verleger ist zur Wiederherstellung der untergegangenen Exemplare verpflichtet, wenn dies ohne unverhältnismässig hohe Kosten geschehen kann.

Eşleşme, gerekçenin andığı eski kanun maddesi üzerinden türetilmiş ve metin karşılaştırmasıyla desteklenmiştir; gerekçede doğrudan belirtilmemiştir. İsviçre Borçlar Kanunu

Madde 500

III. Kişisel sebeplerle sona ermesi

Eser sahibi eseri tamamlamadan önce ölür veya tamamlama yeteneğini yitirir ya da eseri tamamlaması kendi kusuru olmaksızın imkânsız duruma gelirse, sözleşme kendiliğinden sona erer. Ancak, sözleşmenin tamamı veya bir bölümünün yerine getirilmesi mümkün ve hakkaniyete uygun bulunursa hâkim, sözleşme ilişkisinin devam etmesine ve bunun için gereken değişikliklerin yapılmasına karar verebilir.

Yayımcı iflas ederse yayımlatan, eseri başka bir yayımcıya verebilir; ancak, iflas anında henüz muaccel olmamış borcun yerine getirileceği konusunda güvence gösterilmişse, yayımlatan eseri başka bir yayımcıya veremez.

Madde gerekçesi

818 sayılı Borçlar Kanununun 384 üncü maddesini karşılamaktadır.

Tasarının iki fıkradan oluşan 500 üncü maddesinde, yayım sözleşmesinin kişisel nedenlerle sona ermesi düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 384 üncü maddesinin kenar başlığında kullanılan “III. Müellifin ve naşirin şahsında hadis olan hitam” şeklindeki ibare, Tasarıda “III. Kişisel nedenlerle sona erme” şekline dönüştürülmüştür.

818 sayılı Borçlar Kanununun 384 üncü maddesi üç fıkradan oluştuğu hâlde, birinci ve ikinci fıkralarında, birbiriyle bağlantılı konuların düzenlendiği göz önünde tutularak, Tasarıda tek fıkra hâlinde kaleme alınmıştır.

818 sayılı Borçlar Kanununun 384 üncü maddesinin ikinci fıkrasında kullanılan “mukavelenin muhafaza edilmesine” şeklindeki ibare, Tasarıda “sözleşme ilişkisinin devam etmesine” şeklinde ifade edilmiştir.

Sistematik yapısı ile metninde yapılan arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 321 · tasarı/teklifin madde 500 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre BK m. 392

C. Sona ermesi / III. Eser sahibinin ve yayımcının şahsına ilişkin sona erme sebepleri

1 Eser sahibi, eseri tamamlamadan önce ölür veya eseri tamamlamaya kendi kusuru olmaksızın muktedir olamaz ya da engellenirse, yayım sözleşmesi sona erer.

2 İstisnaen hâkim, sözleşme ilişkisinin tamamen veya kısmen sürdürülmesinin mümkün ve hakkaniyete uygun görünmesi hâlinde, buna izin verebilir ve gerekli düzenlemeleri yapabilir.

3 Yayımcının iflasına karar verilirse, iflasın açıldığı sırada henüz muaccel olmamış yayım borçlarının ifası için kendisine güvence verilmediği takdirde, eser sahibi eseri başka bir yayımcıya devredebilir.

Özgün metin (Almanca)

1 Der Verlagsvertrag erlischt, wenn der Urheber vor der Vollendung des Werkes stirbt oder unfähig oder ohne sein Verschulden verhindert wird, es zu vollenden.

2 Ausnahmsweise kann der Richter, wenn die ganze oder teilweise Fortsetzung des Vertragsverhältnisses möglich und billig erscheint, sie bewilligen und das Nötige anordnen.

3 Gerät der Verleger in Konkurs, so kann der Verlaggeber das Werk einem anderen Verleger übertragen, wenn ihm nicht für Erfüllung der zur Zeit der Konkurseröffnung noch nicht verfallenen Verlagsverbindlichkeiten Sicherheit geleistet wird.

Eşleşme, gerekçenin andığı eski kanun maddesi üzerinden türetilmiş ve metin karşılaştırmasıyla desteklenmiştir; gerekçede doğrudan belirtilmemiştir. İsviçre Borçlar Kanunu

E. Sipariş üzerine yayım sözleşmesi

Madde 501

Bir veya birkaç kişi, yayımcının belirlediği plana göre bir eser meydana getirmeyi üstlenirlerse, sadece sözleşmeyle kararlaştırılan ücrete hak kazanırlar.

Bu durumda, sözleşme konusu mali haklar yayımcıya ait olur.

Madde gerekçesi

818 sayılı Borçlar Kanununun 385 inci maddesini karşılamaktadır.

Tasarının iki fıkradan oluşan 501 inci maddesinde, yayımcının plânına göre eser meydana getirilmesinin sonuçları düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 385 inci maddesinin kenar başlığında kullanılan “D. Naşirin planı dairesinde eser telifi” şeklindeki ibare, Tasarıda “E. Yayımcının plânına göre eser meydana getirilmesi” şeklinde değiştirilmiştir.

Metninde yapılan arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

DOKUZUNCU BÖLÜM Vekâlet İlişkileri 818 sayılı Borçlar Kanununda “On Üçüncü Bap / Alelıtlak vekâlet” şeklindeki üst başlık, Tasarıda “Dokuzuncu Bölüm / Vekâlet İlişkileri” şeklinde değiştirilmiştir.

BİRİNCİ AYIRIM Vekâlet Sözleşmesi 818 sayılı Borçlar Kanununun 386 ncı maddesiyle başlayan “Birinci Fasıl / Vekâlet” şeklindeki alt başlık, Tasarıda “Birinci Ayırım / Vekâlet Sözleşmesi” şeklinde değiştirilmiştir.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 321 · tasarı/teklifin madde 501 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre BK m. 393

D. Bir eserin yayımcının planına göre işlenmesi

1 Bir veya birden fazla yazar, yayımcı tarafından kendilerine sunulan bir plana göre bir eserin işlenmesini üstlenirlerse, yalnızca kararlaştırılan telif ücretini talep etme hakkına sahiptirler.

2 Eser üzerindeki telif hakkı yayımcıya aittir.

Özgün metin (Almanca)

1 Wenn einer oder mehrere Verfasser nach einem ihnen vom Verleger vorgelegten Plane die Bearbeitung eines Werkes übernehmen, so haben sie nur auf das bedungene Honorar Anspruch.

2 Das Urheberrecht am Werke steht dem Verleger zu.

Eşleşme, gerekçenin andığı eski kanun maddesi üzerinden türetilmiş ve metin karşılaştırmasıyla desteklenmiştir; gerekçede doğrudan belirtilmemiştir. İsviçre Borçlar Kanunu

Dokuzuncu Bölüm

Vekâlet İlişkileri

Birinci Ayırım

Vekâlet Sözleşmesi

A. Tanımı

Madde 502

Vekâlet sözleşmesi, vekilin vekâlet verenin bir işini görmeyi veya işlemini yapmayı üstlendiği sözleşmedir.

Vekâlete ilişkin hükümler, niteliklerine uygun düştükleri ölçüde, bu Kanunda düzenlenmemiş olan işgörme sözleşmelerine de uygulanır.

Sözleşme veya teamül varsa vekil, ücrete hak kazanır.

Madde gerekçesi

818 sayılı Borçlar Kanununun 386 ncı maddesini karşılamaktadır.

Tasarının üç fıkradan oluşan 502 nci maddesinde, vekâlet sözleşmesi tanımlanmaktadır.

818 sayılı Borçlar Kanununun 386 ncı maddesinin kenar başlığında kullanılan “A. Tarifi” şeklindeki ibare, Tasarıda “A. Tanımı” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 386 ncı maddesinin birinci fıkrasında kullanılan “mukavele dairesinde” şeklindeki ibare, vekilin vekâlet sözleşmesinden doğan borçlarının söz konusu olması nedeniyle, gereksiz görülerek Tasarı metnine alınmamıştır.

Metninde yapılan arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 321 · tasarı/teklifin madde 502 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre BK m. 394

A. Tanım

1 Vekâletin kabulüyle vekil, kendisine havale edilen işleri veya hizmetleri sözleşmeye uygun olarak görmekle yükümlü olur.

2 Bu kanunun özel bir sözleşme türüne tâbi kılmadığı iş görme sözleşmeleri, vekâlete ilişkin hükümlere tâbidir.

3 Ücret, kararlaştırılmış veya teamül hâlinde olduğu ölçüde ödenir.

Özgün metin (Almanca)

1 Durch die Annahme eines Auftrages verpflichtet sich der Beauftragte, die ihm übertragenen Geschäfte oder Dienste vertragsgemäss zu besorgen.

2 Verträge über Arbeitsleistung, die keiner besondern Vertragsart dieses Gesetzes unterstellt sind, stehen unter den Vorschriften über den Auftrag.

3 Eine Vergütung ist zu leisten, wenn sie verabredet oder üblich ist.

Eşleşme, gerekçenin andığı eski kanun maddesi üzerinden türetilmiş ve metin karşılaştırmasıyla desteklenmiştir; gerekçede doğrudan belirtilmemiştir. İsviçre Borçlar Kanunu

B. Kurulması

Madde 503

Kendisine bir işin görülmesi önerilen kişi, bu işi görme konusunda resmî sıfata sahipse veya işin yapılması mesleğinin gereği ise ya da bu gibi işleri kabul edeceğini duyurmuşsa, bu öneri onun tarafından hemen reddedilmedikçe, vekâlet sözleşmesi kurulmuş sayılır.

Madde gerekçesi

818 sayılı Borçlar Kanununun 387 nci maddesini karşılamaktadır.

Tasarının tek fıkradan oluşan 503 üncü maddesinde, vekâlet sözleşmesinin kurulması düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 387 nci maddesinin kenar başlığında kullanılan “B. Teşekkülü” şeklindeki ibare, Tasarıda “B. Kurulması” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 387 nci maddesinde kullanılan “Vekilin tevdi edilen işi idare hususunda” şeklindeki ibare, vekâlet verenin resmî bir sıfata sahip olan vekile yaptığı önerinin söz konusu olduğu göz önünde tutularak, Tasarıda “Kendisine bir işin görülmesi önerilen kişi” şekline dönüştürülmüştür.

Metninde yapılan arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 321 · tasarı/teklifin madde 503 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre BK m. 395

B. Kuruluşu

Vekil tarafından kamu görevi olarak veya meslek olarak icra edilen ya da kendisini kamuya bu iş görme için önerdiği işlere ilişkin bir vekâlet, hemen reddedilmediği takdirde kabul edilmiş sayılır.

Özgün metin (Almanca)

Als angenommen gilt ein nicht sofort abgelehnter Auftrag, wenn er sich auf die Besorgung solcher Geschäfte bezieht, die der Beauftragte kraft obrigkeitlicher Bestellung oder gewerbsmässig betreibt oder zu deren Besorgung er sich öffentlich empfohlen hat.

Eşleşme, gerekçenin andığı eski kanun maddesi üzerinden türetilmiş ve metin karşılaştırmasıyla desteklenmiştir; gerekçede doğrudan belirtilmemiştir. İsviçre Borçlar Kanunu

C. Hükümleri

Madde 504

I. Vekâletin kapsamı

Vekâletin kapsamı, sözleşmede açıkça gösterilmemişse, görülecek işin niteliğine göre belirlenir.

Vekâlet, özellikle vekilin üstlendiği işin görülmesi için gerekli hukuki işlemlerin yapılması yetkisini de kapsar.

Vekil, özel olarak yetkili kılınmadıkça dava açamaz, sulh olamaz, hakeme başvuramaz, iflas, iflasın ertelenmesi ve konkordato talep edemez, kambiyo taahhüdünde bulunamaz, bağışlama yapamaz, kefil olamaz, taşınmazı devredemez ve bir hak ile sınırlandıramaz.

Madde gerekçesi

818 sayılı Borçlar Kanununun 388 inci maddesini karşılamaktadır.

Tasarının üç fıkradan oluşan 504 üncü maddesinde, vekâlet sözleşmesinin kapsamı düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 388 inci maddesinin kenar başlığında kullanılan “C. Hükümler / I. Vekâletin şümulü” şeklindeki ibare, Tasarıda “C. Hükümleri / I. Vekâletin kapsamı” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 388 inci maddesinin son fıkrasında sayılan ve vekilin özel yetkisini gerektiren işlemler arasında “kefil olamaz” şeklinde bir düzenlemeye yer verilmediği hâlde, Tasarının 581 ve devamı maddelerinde düzenlenen kefalet sözleşmesine ilişkin yeni hükümler göz önünde tutularak, bu ibare de Tasarı metnine eklenmiştir.

Metninde yapılan düzeltme ve arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 321 · tasarı/teklifin madde 504 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre BK m. 396

C. Hükümleri / I. Vekâletin kapsamı

1 Vekâletin kapsamı açıkça belirtilmemişse, görülecek işin niteliğine göre belirlenir.

2 Vekâlette, özellikle bu işin ifasına dahil olan hukuki işlemleri yapma yetkisi de bulunur.

3 Vekil; sulh yapmak, hakem mahkemesini kabul etmek, kambiyo hukukundan doğan borçlar altına girmek, taşınmazları devretmek veya bunlar üzerinde sınırlı bir hak tesis etmek ya da bağışta bulunmak söz konusu olduğunda özel bir yetkiye ihtiyaç duyar.[262]

Özgün metin (Almanca)

1 Ist der Umfang des Auftrages nicht ausdrücklich bezeichnet worden, so bestimmt er sich nach der Natur des zu besorgenden Geschäftes.

2 Insbesondere ist in dem Auftrage auch die Ermächtigung zu den Rechtshandlungen enthalten, die zu dessen Ausführung gehören.

3 Einer besonderen Ermächtigung bedarf der Beauftragte, wenn es sich darum handelt, einen Vergleich abzuschliessen, ein Schiedsgericht anzunehmen, wechselrechtliche Verbindlichkeiten einzugehen, Grundstücke zu veräussern oder zu belasten oder Schenkungen zu machen.[262]

Eşleşme, gerekçenin andığı eski kanun maddesi üzerinden türetilmiş ve metin karşılaştırmasıyla desteklenmiştir; gerekçede doğrudan belirtilmemiştir. İsviçre Borçlar Kanunu

II. Vekilin borçları

Madde 505

1. Talimata uygun ifa

Vekil, vekâlet verenin açık talimatına uymakla yükümlüdür. Ancak, vekâlet verenden izin alma imkânı bulunmadığında, durumu bilseydi onun da izin vereceği açık olan hâllerde, vekil talimattan ayrılabilir.

Bunun dışındaki durumlarda vekil, talimattan ayrılırsa, bundan doğan zararı karşılamadıkça işi görmüş olsa bile, vekâlet borcunu ifa etmiş olmaz.

Madde gerekçesi

818 sayılı Borçlar Kanununun 389 uncu maddesini karşılamaktadır.

Tasarının iki fıkradan oluşan 505 inci maddesinde, vekilin borçlarından birini oluşturan talimata uygun ifa borcu düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 389 uncu maddesinin kenar başlığında kullanılan “II. Vekilin borçları / 1. Talimat dairesinde vekâleti ifa” şeklindeki ibare, Tasarıda “II. Vekilin borçları / 1. Talimata uygun ifa” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 389 uncu maddesinin birinci fıkrasının ilk cümlesi “Vekil, müvekkilinin sarih olan talimatına muhalefet edemez.” şeklinde ve olumsuz olarak ifade edildiği hâlde, Tasarıda vekilin, vekâlet verenin açık talimatına uymakla yükümlü olduğu belirtilerek, bu ifade olumlu cümleye dönüştürülmüştür.

818 sayılı Borçlar Kanununun 389 uncu maddesinin ikinci fıkrasından farklı olarak, Tasarı metnine “işi görmüş olsa bile” şeklinde bir ibare eklenmiştir.

Sistematik yapısı ile metninde yapılan düzeltme ve arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 321 · tasarı/teklifin madde 505 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre BK m. 397

C. Hükümleri / II. Vekilin yükümlülükleri / 1. Talimata uygun ifa

1 Vekâlet veren, kendisine havale edilen işin görülmesi hakkında bir talimat vermişse, vekil bundan ancak durumun gereklerine göre izin almanın mümkün olmadığı ve ayrıca vekâlet verenin, durumu bilseydi izin vereceğinin kabul edilebileceği hâllerde ayrılabilir.

2 Vekil, bu şartlar gerçekleşmediği halde vekâlet verenin zararına olarak onun talimatlarından ayrılmışsa, vekâlet ancak vekilin bundan doğan zararı üstlenmesi hâlinde ifa edilmiş sayılır.

Özgün metin (Almanca)

1 Hat der Auftraggeber für die Besorgung des übertragenen Geschäftes eine Vorschrift gegeben, so darf der Beauftragte nur insofern davon abweichen, als nach den Umständen die Einholung einer Erlaubnis nicht tunlich und überdies anzunehmen ist, der Auftraggeber würde sie bei Kenntnis der Sachlage erteilt haben.

2 Ist der Beauftragte, ohne dass diese Voraussetzungen zutreffen, zum Nachteil des Auftraggebers von dessen Vorschriften abgewichen, so gilt der Auftrag nur dann als erfüllt, wenn der Beauftragte den daraus erwachsenen Nachteil auf sich nimmt.

Eşleşme, gerekçenin andığı eski kanun maddesi üzerinden türetilmiş ve metin karşılaştırmasıyla desteklenmiştir; gerekçede doğrudan belirtilmemiştir. İsviçre Borçlar Kanunu

2. Şahsen ifa, sadakat ve özen gösterme

Madde 506

a. Genel olarak

Vekil, vekâlet borcunu bizzat ifa etmekle yükümlüdür. Ancak vekile yetki verildiği veya durumun zorunlu ya da teamülün mümkün kıldığı hâllerde vekil, işi başkasına yaptırabilir.

Vekil üstlendiği iş ve hizmetleri, vekâlet verenin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle yürütmekle yükümlüdür.

Vekilin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alanda iş ve hizmetleri üstlenen basiretli bir vekilin göstermesi gereken davranış esas alınır.

Madde gerekçesi

818 sayılı Borçlar Kanununun 390 ıncı maddesini karşılamaktadır.

Tasarının üç fıkradan oluşan 506 ncı maddesinde, vekilin genel olarak şahsen ifa, sadakat ve özen gösterme borcu düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 390 ıncı maddesinin kenar başlığında kullanılan “2. Hüsnü suretle ifa mükellefiyeti / a. Umumiyet itibariyle” şeklindeki ibareler, Tasarıda “2. Şahsen ifa, sadakat ve özen gösterme / a. Genel olarak” şeklinde değiştirilmiştir.

Maddenin birinci fıkrasında, vekilin, vekâlet borcunu bizzat ifa etmekle yükümlü olduğu, ancak vekile yetki verildiği veya durumun zorunlu ya da teamülün mümkün kıldığı hâllerde vekilin, işi başkasına yaptırabileceği öngörülmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 390 ıncı maddesinin birinci fıkrasında öngörülen ve vekilin sorumluluğunun genel olarak işçinin sorumluluğuna tâbi olduğuna ilişkin düzenleme Tasarı metnine alınmamış; bunun yerine, Tasarının 506 ncı maddesinin ikinci fıkrasında vekilin vekâlet sözleşmesinden doğan sorumluluğuna özgü bir düzenleme yapılması daha doğru görülmüştür.

Maddenin üçüncü fıkrası, 818 sayılı Borçlar Kanununun 390 ıncı maddesinde yer verilmeyen, yeni bir hükümdür. Fıkrada, vekilin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, objektif bir ölçüte yer verilmiştir. Buna göre, benzer alanda iş ve hizmetleri üstlenen basiretli bir vekilin göstermesi gereken davranış esas alınacaktır.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 321 · tasarı/teklifin madde 506 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre BK m. 398

C. Hükümleri / II. Vekilin yükümlülükleri / 2. Sadakatle ifadan sorumluluk / a. Genel olarak

1 Vekil, genel olarak hizmet ilişkisindeki işçi ile aynı özenden sorumludur.[264]

2 Vekil, kendisine havale edilen işin sadakatle ve özenle ifasından vekâlet verene karşı sorumludur.

3 Vekil, işi bizzat görmekle yükümlüdür; ancak bir üçüncü kişiye devretmeye yetkili kılınmış olması, durumun buna zorlaması veya temsilin teamülen kabul edilebilir görülmesi hâlleri bunun dışındadır.

Özgün metin (Almanca)

1 Der Beauftragte haftet im Allgemeinen für die gleiche Sorgfalt wie der Arbeitnehmer im Arbeitsverhältnis.[264]

2 Er haftet dem Auftraggeber für getreue und sorgfältige Ausführung des ihm übertragenen Geschäftes.

3 Er hat das Geschäft persönlich zu besorgen, ausgenommen, wenn er zur Übertragung an einen Dritten ermächtigt oder durch die Umstände genötigt ist, oder wenn eine Vertretung übungsgemäss als zulässig betrachtet wird.

Eşleşme, gerekçenin andığı eski kanun maddesi üzerinden türetilmiş ve metin karşılaştırmasıyla desteklenmiştir; gerekçede doğrudan belirtilmemiştir. İsviçre Borçlar Kanunu

Madde 507

b. İşin üçüncü kişiye gördürülmesi hâlinde

Vekil, yetkisi dışına çıkarak işi başkasına gördürdüğünde, onun fiilinden kendisi yapmış gibi sorumludur.

Vekil başkasına vekâlet vermeye yetkili ise, sadece seçmede ve talimat vermede gerekli özeni göstermekle yükümlüdür.

Vekâlet veren, her iki durumda da vekilin kendi yerine koyduğu kişiye karşı sahip olduğu hakları, doğrudan doğruya o kişiye karşı ileri sürebilir.

Madde gerekçesi

818 sayılı Borçlar Kanununun 391 inci maddesini karşılamaktadır.

Tasarının üç fıkradan oluşan 507 nci maddesinde, işin üçüncü kişiye yaptırılması hâlinde özen ve sadakat borcu düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 391 inci maddesinin kenar başlığında kullanılan “b. İşi bir üçüncü şahsa yaptırmak hâlinde” şeklindeki ibare, Tasarıda “b. İşin üçüncü kişiye gördürülmesi hâlinde” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 391 inci maddesinin son fıkrasında kullanılan “kendi yerine ikame ettiği şahsa” şeklindeki ibare, Tasarıda “vekilin kendi yerine koyduğu kişiye” şeklinde değiştirilmiştir.

Metninde yapılan arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 321 · tasarı/teklifin madde 507 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre BK m. 399

C. Hükümleri / II. Vekilin yükümlülükleri / 2. Sadakatle ifadan sorumluluk / b. İşin görülmesinin bir üçüncü kişiye devredilmesi hâlinde

1 Vekil, işin görülmesini yetkisi olmaksızın bir üçüncü kişiye devretmişse, bu kişinin işlemlerinden, sanki kendi işlemleriymiş gibi sorumlu olur.

2 Devretmeye yetkili idiyse, yalnızca üçüncü kişinin seçiminde ve ona verdiği talimatlarda gereken özeni göstermekten sorumludur.

3 Her iki durumda da vekâlet veren, vekilin üçüncü kişiye karşı sahip olduğu hakları doğrudan bu kişiye karşı ileri sürebilir.

Özgün metin (Almanca)

1 Hat der Beauftragte die Besorgung des Geschäftes unbefugterweise einem Dritten übertragen, so haftet er für dessen Handlungen, wie wenn es seine eigenen wären.

2 War er zur Übertragung befugt, so haftet er nur für gehörige Sorgfalt bei der Wahl und Instruktion des Dritten.

3 In beiden Fällen kann der Auftraggeber die Ansprüche, die dem Beauftragten gegen den Dritten zustehen, unmittelbar gegen diesen geltend machen.

Eşleşme, gerekçenin andığı eski kanun maddesi üzerinden türetilmiş ve metin karşılaştırmasıyla desteklenmiştir; gerekçede doğrudan belirtilmemiştir. İsviçre Borçlar Kanunu

Madde 508

3. Hesap verme

Vekil, vekâlet verenin istemi üzerine yürüttüğü işin hesabını vermek ve vekâletle ilişkili olarak aldıklarını vekâlet verene vermekle yükümlüdür.

Vekil, vekâlet verene tesliminde geciktiği paranın faizini de ödemekle yükümlüdür.

Madde gerekçesi

818 sayılı Borçlar Kanununun 392 nci maddesini karşılamaktadır.

Tasarının iki fıkradan oluşan 508 inci maddesinde, vekilin hesap verme borcu düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 392 nci maddesinin birinci fıkrasında kullanılan “müvekkile tediyeye mecburdur.” şeklindeki ibare, “tediye” sözcüğünün para borçlarının ifasını ifade etmek için kullanılmasının doğru olduğu göz önünde tutularak, Tasarıda “vekâlet verene vermekle yükümlüdür.” şeklinde ifade edilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 392 nci maddesinin ikinci fıkrasında kullanılan “zimmetinde kalan paranın” şeklindeki ibare, Tasarıda “tesliminde geciktiği paranın” şeklinde; aynı fıkrada kullanılan “faizini de vermeye” şeklindeki ibare, faizin para borçlarında söz konusu olduğu göz önünde tutularak, Tasarıda “paranın faizini de ödemekle” şeklinde değiştirilmiştir.

Metninde yapılan düzeltme ve arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 321 · tasarı/teklifin madde 508 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre BK m. 400

C. Hükümleri / II. Vekilin yükümlülükleri / 3. Hesap verme

1 Vekil, talep üzerine her zaman yürütmüş olduğu işler hakkında hesap vermek ve bu işler nedeniyle herhangi bir sebeple kendisine ulaşmış olan her şeyi vekâlet verene teslim etmekle yükümlüdür.

2 Vekil, teslimi geciktirdiği parayı faize tâbi tutmak zorundadır.

Özgün metin (Almanca)

1 Der Beauftragte ist schuldig, auf Verlangen jederzeit über seine Geschäftsführung Rechenschaft abzulegen und alles, was ihm infolge derselben aus irgendeinem Grunde zugekommen ist, zu erstatten.

2 Gelder, mit deren Ablieferung er sich im Rückstande befindet, hat er zu verzinsen.

Eşleşme, gerekçenin andığı eski kanun maddesi üzerinden türetilmiş ve metin karşılaştırmasıyla desteklenmiştir; gerekçede doğrudan belirtilmemiştir. İsviçre Borçlar Kanunu

Madde 509

4. Edinilen hakların vekâlet verene geçişi

Vekilin, kendi adına ve vekâlet veren hesabına gördüğü işlerden doğan üçüncü kişilerdeki alacağı, vekâlet verenin vekile karşı bütün borçlarını ifa ettiği anda, kendiliğinden vekâlet verene geçer.

Vekilin iflası hâlinde vekâlet veren, bu alacağın kendisine geçmiş olduğunu iflas masasına karşı da ileri sürebilir.

Vekâlet veren, vekilin kendi adına ve vekâlet veren hesabına edinmiş olduğu taşınır eşyanın iflas masasından ayrılarak kendisine verilmesini isteyebilir. Vekilin sahip olduğu hapis hakkından iflas masası da yararlanır.

Madde gerekçesi

818 sayılı Borçlar Kanununun 393 üncü maddesini karşılamaktadır.

Tasarının üç fıkradan oluşan 509 uncu maddesinde, vekil tarafından edinilen hakların vekâlet verene geçişi düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 393 üncü maddesinin kenar başlığında kullanılan “4. Vekilin iktisap ettiği hakların müvekkiline intikali” şeklindeki ibare, Tasarıda “4. Edinilen hakların vekâlet verene geçişi” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 393 üncü maddesinin son fıkrasında kullanılan “istihkak iddiasında bulunabilir.” şeklindeki ibare, Tasarıda “iflâs masasından ayrılarak kendisine verilmesini isteyebilir.” şekline dönüştürülmüştür.

Sistematik yapısı ile metninde yapılan düzeltme ve arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 321 · tasarı/teklifin madde 509 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre BK m. 401

C. Hükümleri / II. Vekilin borçları / 4. Kazanılan hakların geçmesi

1 Vekil, vekâlet verenin hesabına kendi adına üçüncü kişilere karşı alacak hakları kazanmışsa, bu haklar, vekâlet veren vekâlet ilişkisinden doğan tüm borçlarını yerine getirdiği anda kendisine geçer.

2 Bu hüküm, vekilin iflas etmesi hâlinde iflas masasına karşı da uygulanır.

3 Aynı şekilde vekâlet veren, vekilin iflası hâlinde, onun hapis haklarını saklı tutmak kaydıyla, vekilin kendi adına fakat vekâlet verenin hesabına mülkiyetini kazandığı taşınırların iadesini isteyebilir.

Özgün metin (Almanca)

1 Hat der Beauftragte für Rechnung des Auftraggebers in eigenem Namen Forderungsrechte gegen Dritte erworben, so gehen sie auf den Auftraggeber über, sobald dieser seinerseits allen Verbindlichkeiten aus dem Auftragsverhältnisse nachgekommen ist.

2 Dieses gilt auch gegenüber der Masse, wenn der Beauftragte in Konkurs gefallen ist.

3 Ebenso kann der Auftraggeber im Konkurse des Beauftragten, unter Vorbehalt der Retentionsrechte desselben, die beweglichen Sachen herausverlangen, die dieser in eigenem Namen, aber für Rechnung des Auftraggebers zu Eigentum erworben hat.

Eşleşme, gerekçenin andığı eski kanun maddesi üzerinden türetilmiş ve metin karşılaştırmasıyla desteklenmiştir; gerekçede doğrudan belirtilmemiştir. İsviçre Borçlar Kanunu

Madde 510

III. Vekâlet verenin borçları

Vekâlet veren, vekâletin gereği gibi ifası için vekilin yaptığı giderleri ve verdiği avansları faiziyle birlikte ödemek ve yüklendiği borçlardan onu kurtarmakla yükümlüdür.

Vekil, vekâletin ifası sebebiyle uğradığı zararın giderilmesini vekâlet verenden isteyebilir. Ancak vekâlet veren, kusuru bulunmadığını ispat ederek bu sorumluluktan kurtulabilir.

Madde gerekçesi

818 sayılı Borçlar Kanununun 394 üncü maddesini karşılamaktadır.

Tasarının iki fıkradan oluşan 510 uncu maddesinde, vekâlet verenin borçları düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 394 üncü maddesinin kenar başlığında kullanılan “III. Müvekkilin borçları” şeklindeki ibare, Tasarıda “III. Vekâlet verenin borçları” şeklinde değiştirilmiştir.

Metninde yapılan arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 321 · tasarı/teklifin madde 510 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre BK m. 402

C. Hükümleri / III. Vekâlet verenin borçları

1 Vekâlet veren, vekilin vekâleti gereği gibi yerine getirirken yaptığı giderleri ve harcamaları, faizleriyle birlikte ödemek ve onu üstlendiği borçlardan kurtarmakla yükümlüdür.

2 Vekâlet veren, kusuru olmaksızın zararın meydana geldiğini ispat edemediği sürece, vekâletten doğan zarardan vekile karşı sorumludur.

Özgün metin (Almanca)

1 Der Auftraggeber ist schuldig, dem Beauftragten die Auslagen und Verwendungen, die dieser in richtiger Ausführung des Auftrages gemacht hat, samt Zinsen zu ersetzen und ihn von den eingegangenen Verbindlichkeiten zu befreien.

2 Er haftet dem Beauftragten für den aus dem Auftrage erwachsenen Schaden, soweit er nicht zu beweisen vermag, dass der Schaden ohne sein Verschulden entstanden ist.

Eşleşme, gerekçenin andığı eski kanun maddesi üzerinden türetilmiş ve metin karşılaştırmasıyla desteklenmiştir; gerekçede doğrudan belirtilmemiştir. İsviçre Borçlar Kanunu

Madde 511

IV. Birlikte vekâlet verenlerin ve birlikte vekillerin sorumluluğu

Bir kişiye birlikte vekâlet verenler, vekile karşı müteselsil olarak sorumludurlar.

Vekâleti birlikte üstlenenler, vekâletin ifasından müteselsil olarak sorumludurlar ve yetkilerini başkalarına devir hakları olmadıkça, vekâlet vereni, ancak birlikte yaptıkları fiil ve işlemleriyle borç altına sokabilirler.

Madde gerekçesi

818 sayılı Borçlar Kanununun 395 inci maddesini karşılamaktadır.

Tasarının iki fıkradan oluşan 511 inci maddesinde, birlikte vekâlet verenlerin ve birlikte vekillerin sorumluluğu düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 395 inci maddesinin kenar başlığında kullanılan “IV. Birden ziyade müvekkillerin mes’uliyetleri” şeklindeki ibare, Tasarıda “IV. Birlikte vekâlet verenlerin ve birlikte vekillerin sorumluluğu” şekline dönüştürülmüştür.

818 sayılı Borçlar Kanununun 395 inci maddesinin ikinci fıkrasında kullanılan “kendi sıfatlarını” şeklindeki ibare, Tasarıda “yetkilerini”; “yaptıkları tasarrufla” şeklindeki ibare ise, “birlikte yaptıkları fiil ve işlemleriyle” şeklinde ifade edilmiştir.

Metninde yapılan düzeltme ve arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 321 · tasarı/teklifin madde 511 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre BK m. 403

C. Hükümleri / IV. Birden çok kişinin sorumluluğu

1 Birden çok kişi birlikte vekâlet vermişse, vekile karşı müteselsilen sorumlu olurlar.

2 Birden çok kişi bir vekâleti birlikte üstlenmişse, müteselsilen sorumlu olurlar ve işin görülmesini bir üçüncü kişiye devretmeye yetkili kılınmadıkça, vekâlet vereni ancak birlikte hareket ederek borç altına sokabilirler.

Özgün metin (Almanca)

1 Haben mehrere Personen gemeinsam einen Auftrag gegeben, so haften sie dem Beauftragten solidarisch.

2 Haben mehrere Personen einen Auftrag gemeinschaftlich übernommen, so haften sie solidarisch und können den Auftraggeber, soweit sie nicht zur Übertragung der Besorgung an einen Dritten ermächtigt sind, nur durch gemeinschaftliches Handeln verpflichten.

Eşleşme, gerekçenin andığı eski kanun maddesi üzerinden türetilmiş ve metin karşılaştırmasıyla desteklenmiştir; gerekçede doğrudan belirtilmemiştir. İsviçre Borçlar Kanunu

D. Sona ermesi

I. Sebepleri

Madde 512

1. Tek taraflı sona erdirme

Vekâlet veren ve vekil, her zaman sözleşmeyi tek taraflı olarak sona erdirebilir. Ancak, uygun olmayan zamanda sözleşmeyi sona erdiren taraf, diğerinin bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür.

Madde gerekçesi

818 sayılı Borçlar Kanununun 396 ncı maddesini karşılamaktadır.

Tasarının tek fıkradan oluşan 512 nci maddesinde, vekâlet sözleşmesinin tek taraflı olarak sona erdirilmesi düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 396 ncı maddesinin kenar başlığında kullanılan “D. Vekâletin Hitamı / I. Sebepleri / 1. İstifa, azil” şeklindeki ibareler, Tasarıda “A. Sona ermesi / I. Sebepleri / 1.

Tek taraflı sona erdirme” şekline dönüştürülmüştür.

Metninde yapılan düzeltme ve arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 321 · tasarı/teklifin madde 512 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre BK m. 404

D. Sona ermesi / I. Sebepleri / 1. Geri alma, fesih

1 Vekâlet, taraflardan her biri tarafından her zaman geri alınabilir veya feshedilebilir.

2 Ancak bu, uygun olmayan bir zamanda yapılırsa, geri dönen taraf, diğerine verdiği zararı gidermekle yükümlüdür.

Özgün metin (Almanca)

1 Der Auftrag kann von jedem Teile jederzeit widerrufen oder gekündigt werden.

2 Erfolgt dies jedoch zur Unzeit, so ist der zurücktretende Teil zum Ersatze des dem anderen verursachten Schadens verpflichtet.

Eşleşme, gerekçenin andığı eski kanun maddesi üzerinden türetilmiş ve metin karşılaştırmasıyla desteklenmiştir; gerekçede doğrudan belirtilmemiştir. İsviçre Borçlar Kanunu

Madde 513

2. Ölüm, ehliyetin kaybedilmesi ve iflas

Sözleşmeden veya işin niteliğinden aksi anlaşılmadıkça sözleşme, vekilin veya vekâlet verenin ölümü, ehliyetini kaybetmesi ya da iflası ile kendiliğinden sona ermiş olur. Bu hüküm, taraflardan birinin tüzel kişi olması durumunda, bu tüzel kişiliğin sona ermesinde de uygulanır.

Vekâletin sona ermesi vekâlet verenin menfaatlerini tehlikeye düşürüyorsa, vekâlet veren veya mirasçısı ya da temsilcisi, işleri kendi başına görebilecek duruma gelinceye kadar, vekil veya mirasçısı ya da temsilcisi, vekâleti ifaya devam etmekle yükümlüdür.

Madde gerekçesi

818 sayılı Borçlar Kanununun 397 nci maddesini karşılamaktadır.

Tasarının iki fıkradan oluşan 513 üncü maddesinde, ölüm, ehliyetin kaybedilmesi ve iflâs nedenleriyle sözleşmenin sona ermesi düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 397 nci maddesinin kenar başlığında kullanılan “2. Ölüm, ehliyetsizlik, iflâs” şeklindeki ibare, Tasarıda “2. Ölüm, ehliyetin kaybedilmesi ve iflâs” şeklinde değiştirilmiştir.

Metninde yapılan arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 321 · tasarı/teklifin madde 513 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre BK m. 405

D. Sona ermesi / I. Sebepleri / 2. Ölüm, fiil ehliyetinin kaybı, iflas

1 Aksi kararlaştırılmadıkça veya işin niteliğinden anlaşılmadıkça, vekâlet, vekâlet verenin veya vekilin ilgili fiil ehliyetini kaybetmesi, iflası, ölümü veya gaipliğine karar verilmesi ile sona erer.[265]

2 Ancak vekâletin sona ermesi vekâlet verenin menfaatlerini tehlikeye düşürecekse, vekil, onun mirasçısı veya temsilcisi, vekâlet veren, mirasçısı veya temsilcisi işi bizzat yürütebilecek duruma gelinceye kadar işin sürdürülmesini sağlamakla yükümlüdür.

Özgün metin (Almanca)

1 Der Auftrag erlischt, sofern nicht das Gegenteil vereinbart ist oder aus der Natur des Geschäfts hervorgeht, mit dem Verlust der entsprechenden Handlungsfähigkeit, dem Konkurs, dem Tod oder der Verschollenerklärung des Auftraggebers oder des Beauftragten.[265]

2 Falls jedoch das Erlöschen des Auftrages die Interessen des Auftraggebers gefährdet, so ist der Beauftragte, sein Erbe oder sein Vertreter verpflichtet, für die Fortführung des Geschäftes zu sorgen, bis der Auftraggeber, sein Erbe oder sein Vertreter in der Lage ist, es selbst zu tun.

Eşleşme, gerekçenin andığı eski kanun maddesi üzerinden türetilmiş ve metin karşılaştırmasıyla desteklenmiştir; gerekçede doğrudan belirtilmemiştir. İsviçre Borçlar Kanunu

Madde 514

II. Hükümleri

Vekilin sözleşmenin sona erdiğini öğrenmeden önce yaptığı işlerden, vekâlet veren ya da mirasçıları sözleşme devam ediyormuş gibi sorumludur.

Madde gerekçesi

818 sayılı Borçlar Kanununun 398 inci maddesini karşılamaktadır.

Tasarının tek fıkradan oluşan 514 üncü maddesinde, vekâlet sözleşmesinin sona ermesinin hükümleri düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 398 inci maddesinin kenar başlığında kullanılan “II. Hitamın hükümleri” şeklindeki ibare, Tasarıda “II. Hükümleri” şeklinde değiştirilmiştir.

Metninde yapılan arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

İKİNCİ AYIRIM Kredi Mektubu ve Kredi Emri 818 sayılı Borçlar Kanununun 399 uncu maddesiyle başlayan “İkinci Fasıl / İtibar mektubu ve itibar emri” şeklindeki alt başlık, Tasarıda “İkinci Ayırım / Kredi Mektubu ve Kredi Emri” şeklinde değiştirilmiştir. 818 sayılı Borçlar Kanununun “İtibar mektubu ve itibar emri” üst başlıklı ikinci faslında kullanılan “memur” terimi, Tasarının 514 üncü maddesiyle başlayan İkinci Ayırımında “kredi emri verilen”; “amir” terimi ise “kredi emri veren” şeklinde ifade edilmiştir.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 321 · tasarı/teklifin madde 514 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre BK m. 406

D. Sona ermesi / II. Sona ermenin hükmü

Vekil, vekâletin sona erdiğini öğrenmeden önce yürüttüğü işlerden dolayı, vekâlet veren veya onun mirasçısı, sanki vekâlet hâlâ devam ediyormuş gibi borç altına girer.

Özgün metin (Almanca)

Aus den Geschäften, die der Beauftragte führt, bevor er von dem Erlöschen des Auftrages Kenntnis erhalten hat, wird der Auftraggeber oder dessen Erbe verpflichtet, wie wenn der Auftrag noch bestanden hätte.

Eşleşme, gerekçenin andığı eski kanun maddesi üzerinden türetilmiş ve metin karşılaştırmasıyla desteklenmiştir; gerekçede doğrudan belirtilmemiştir. İsviçre Borçlar Kanunu

İkinci Ayırım

Kredi Mektubu ve Kredi Emri

A. Kredi mektubu

Madde 515

Kredi mektubu, mektup gönderenin gönderilene bir üst sınır belirleyerek veya belirlemeksizin, kredi mektubundan yararlanacak belirli kişiye istemde bulunacağı miktarda para ve benzeri şeyleri verme konusundaki vekâletini içeren belgedir. Kredi mektubu, vekâlet sözleşmesi ve havale hükümlerine tabidir.

Üst sınır belirlenmeksizin verilmiş olan kredi mektubunda mektuptan yararlanacak kişi, bu mektupla ilgili olanlar arasındaki ilişkiye açıkça uygun olmayan fazla bir istemde bulunursa mektup gönderilen, durumu gönderene bildirmek ve cevap alıncaya kadar ödemeyi ertelemek zorundadır.

Kredi mektubuyla verilen vekâlet, ancak gönderilen tarafından belirli bir miktar için kabul edildiği takdirde geçerli olur.

Madde gerekçesi

818 sayılı Borçlar Kanununun 399 uncu maddesini karşılamaktadır.

Tasarının üç fıkradan oluşan 515 inci maddesinde, kredi mektubu düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 399 uncu maddesinin kenar başlığında kullanılan “A. İtibar mektubu” şeklindeki ibare, Tasarıda “A. Kredi mektubu” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 399 uncu maddesinin tek cümleden oluşan birinci fıkrası Tasarıda iki cümle hâlinde kaleme alınmıştır.

818 sayılı Borçlar Kanununun 399 uncu maddesinin son fıkrasının “İtibar mektubunun tazammun ettiği vekâlet ile mürselünileyhin mülzem olması, muayyen bir meblağ için kabul etmesine mütevakkıftır.” şeklindeki hükmü, kaynak İsviçre Borçlar Kanununun 407 nci maddesinin son fıkrası göz önünde tutularak, Tasarıda “Kredi mektubuyla verilen vekâlet, ancak gönderilen tarafından belirli bir miktar için kabul edildiği takdirde geçerli olur.” şeklinde ifade edilmiştir.

Sistematik yapısı ile metninde yapılan düzeltme ve arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 321 · tasarı/teklifin madde 515 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre BK m. 407

A. Kredi mektubu

1 Gönderenin, gönderilene, bir azami tutar belirtilerek veya belirtilmeksizin, belirli bir kişiye istenen tutarları ödemesi talimatını verdiği kredi mektupları, vekâlet ve havale hükümlerine göre değerlendirilir.

2 Azami bir tutar belirtilmemişse, gönderilen, ilgili kişilerin durumlarına açıkça uygun düşmeyen taleplerde gönderene bildirimde bulunmak ve onun talimatını alıncaya kadar ödemeyi reddetmek zorundadır.

3 Kredi mektubunda yer alan talimat, ancak belirli bir tutar bakımından kabul beyanında bulunulmuşsa kabul edilmiş sayılır.

Özgün metin (Almanca)

1 Kreditbriefe, durch die der Adressant den Adressaten mit oder ohne Angabe eines Höchstbetrages beauftragt, einer bestimmten Person die verlangten Beträge auszubezahlen, werden nach den Vorschriften über den Auftrag und die Anweisung beurteilt.

2 Wenn kein Höchstbetrag angegeben ist, so hat der Adressat bei Anforderungen, die den Verhältnissen der beteiligten Personen offenbar nicht entsprechen, den Adressanten zu benachrichtigen und bis zum Empfange einer Weisung desselben die Zahlung zu verweigern.

3 Der im Kreditbriefe enthaltene Auftrag gilt nur dann als angenommen, wenn die Annahme bezüglich eines bestimmten Betrages erklärt worden ist.

Eşleşme madde gerekçesinde belirtilmiştir. İsviçre Borçlar Kanunu

B. Kredi emri

Madde 516

I. Tanımı ve şekli

Bir kimse kendi adına ve hesabına kredi emri verenin sorumluluğu altında bir üçüncü kişiye kredi açmak veya krediyi yenilemek için emir almış ve kabul etmişse, kredi emri verilen vekâletini aşmadıkça emri veren, kredi borcundan kefil gibi sorumlu olur. Ancak, kredi emri yazılı olmadıkça emri veren sorumlu olmaz.

Madde gerekçesi

818 sayılı Borçlar Kanununun 400 üncü maddesini karşılamaktadır.

Tasarının tek fıkradan oluşan 516 ncı maddesinde, kredi emri tanımlanmakta ve şekli düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 400 üncü maddesinin kenar başlığında kullanılan “B. İtibar emri / I. Tarifi ve şekli” şeklindeki ibare, Tasarıda “B. Kredi emri / I. Tanımı ve şekli” olarak değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 400 üncü maddesi iki fıkradan oluştuğu hâlde, bu fıkralarda birbiriyle bağlantılı konuların düzenlendiği göz önünde tutularak, Tasarının 516 ncı maddesi tek fıkra hâlinde kaleme alınmıştır.

Sistematik yapısı ile metninde yapılan arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 321 · tasarı/teklifin madde 516 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre BK m. 408

B. Kredi vekâleti / I. Tanım ve şekil

1 Bir kimse, kendi adına ve kendi hesabına, ancak müvekkilin sorumluluğu altında, bir üçüncü kişiye kredi açma veya bu kredi yenileme vekâletini almış ve kabul etmişse, vekil kredi vekâletinin sınırlarını aşmadığı sürece müvekkil kefil gibi sorumlu olur.

2 Bu borç için müvekkilin yazılı beyanı gereklidir.

Özgün metin (Almanca)

1 Hat jemand den Auftrag erhalten und angenommen, in eigenem Namen und auf eigene Rechnung, jedoch unter Verantwortlichkeit des Auftraggebers, einem Dritten Kredit zu eröffnen oder zu erneuern, so haftet der Auftraggeber wie ein Bürge, sofern der Beauftragte die Grenzen des Kreditauftrages nicht überschritten hat.

2 Für diese Verbindlichkeit bedarf es der schriftlichen Erklärung des Auftraggebers.

Eşleşme metin benzerliğine göre önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. İsviçre Borçlar Kanunu

Mehaz madde — Alman MK m. 778

Kredi emri

Bir kimseyi, kendi adına ve kendi hesabına bir üçüncü kişiye ödünç vermek veya finansman yardımında bulunmakla görevlendiren kişi, bu ödünç veya finansman yardımından doğan üçüncü kişinin borcundan görevliye karşı kefil sıfatıyla sorumlu olur.

Özgün metin (Almanca)

Wer einen anderen beauftragt, im eigenen Namen und auf eigene Rechnung einem Dritten ein Darlehen oder eine Finanzierungshilfe zu gewähren, haftet dem Beauftragten für die aus dem Darlehen oder der Finanzierungshilfe entstehende Verbindlichkeit des Dritten als Bürge.

Eşleşme, iki maddenin anlam benzerliğine göre önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. Alman Medeni Kanunu

Madde 517

II. Kredi emrinden yararlananın ehliyetsizliği

Kredi emrini veren, kredi emrinden yararlananın ehliyetsizliğini ileri sürerek kredi emri verilene karşı sorumluluktan kurtulamaz.

Madde gerekçesi

818 sayılı Borçlar Kanununun 401 inci maddesini karşılamaktadır.

Tasarının tek fıkradan oluşan 517 nci maddesinde, kredi emrinden yararlananın ehliyetsizliğinin, kredi emrini verene etkisi düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 401 inci maddesinin kenar başlığında kullanılan “II. İtibar verilen kimsenin ehliyetsizliği” şeklindeki ibare, Tasarıda “II. Kredi emrinden yararlananın ehliyetsizliği” şeklinde değiştirilmiştir.

Metninde yapılan arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 321 · tasarı/teklifin madde 517 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre BK m. 409

B. Kredi vekâleti / II. Üçüncü kişinin sözleşme ehliyetsizliği

Müvekkil, vekile karşı, üçüncü kişinin borç altına girmeye kişisel olarak ehliyetsiz olduğu def'ini ileri süremez.

Özgün metin (Almanca)

Der Auftraggeber kann dem Beauftragten nicht die Einrede entgegensetzen, der Dritte sei zur Eingehung der Schuld persönlich unfähig gewesen.

Eşleşme, iki maddenin içeriğinin karşılaştırılmasıyla önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. İsviçre Borçlar Kanunu

Madde 518

III. Kredi emri verilenin önel vermesi

Kredi emri verilen, kredi emrinden yararlanana kendiliğinden önel verir veya kendisine talimat verildiği hâlde kredi emrinden yararlanana başvurmayı ihmal ederse, kredi emri veren sorumluluktan kurtulur.

Madde gerekçesi

818 sayılı Borçlar Kanununun 402 nci maddesini karşılamaktadır.

Tasarının tek fıkradan oluşan 518 inci maddesinde, kredi emri verilenin, kredi emrinden yararlanana önel vermesi düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 402 nci maddesinin kenar başlığında kullanılan “III. Memurun kendi kendine mühlet vermesi” şeklindeki ibare, Tasarıda “III. Kredi emri verilenin önel vermesi” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 402 nci maddesinden farklı olarak, Tasarıda “kredi emrinden yararlanana başvurmayı ihmal ederse” denilmek suretiyle, maddeye açıklık kazandırılmıştır.

Metninde yapılan düzeltme ve arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 321 · tasarı/teklifin madde 518 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre BK m. 410

B. Kredi emri / III. Yetkisiz vade uzatımı

Vekilin, üçüncü kişiye yetkisiz olarak vade uzatımı tanıması veya vekaleti verenin talimatları doğrultusunda ona karşı harekete geçmeyi ihmal etmesi hâlinde, vekaleti verenin sorumluluğu sona erer.

Özgün metin (Almanca)

Die Haftpflicht des Auftraggebers erlischt, wenn der Beauftragte dem Dritten eigenmächtig Stundung gewährt oder es versäumt hat, gemäss den Weisungen des Auftraggebers gegen ihn vorzugehen.

Eşleşme, iki maddenin içeriğinin karşılaştırılmasıyla önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. İsviçre Borçlar Kanunu

Madde 519

IV. Taraflar arasındaki ilişki

Kredi emri veren ile kredi emrinden yararlanan arasındaki ilişkiye, kefil ile asıl borçlu arasındaki ilişkiyi düzenleyen hükümler uygulanır.

Madde gerekçesi

818 sayılı Borçlar Kanununun 403 üncü maddesini karşılamaktadır.

Tasarının tek fıkradan oluşan 519 uncu maddesinde, taraflar arasındaki ilişki düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 403 üncü maddesinin kenar başlığında kullanılan “IV. İki tarafın hakları ve borçları” şeklindeki ibare, Tasarıda “IV. Taraflar arasındaki ilişki” şekline dönüştürülmüştür.

818 sayılı Borçlar Kanununun 403 üncü maddesinde kullanılan “kefile ve asıl borçluya müteallik hükümler” şeklindeki ibare, Tasarıda “kefil ile asıl borçlu arasındaki ilişkiyi düzenleyen hükümler” şeklinde değiştirilmiştir.

Metninde yapılan arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

ÜÇÜNCÜ AYIRIM Simsarlık Sözleşmesi 818 sayılı Borçlar Kanununun 404 üncü maddesiyle başlayan “Üçüncü Fasıl / Tellallık (simsarlık)” şeklindeki alt başlık, Tasarıda “Üçüncü Ayırım / Simsarlık Sözleşmesi” şeklinde değiştirilmiştir.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 321 · tasarı/teklifin madde 519 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre BK m. 411

B. Kredi emri / IV. Kredi alan ile vekaleti veren

Vekaleti verenin, kendisine kredi açılan üçüncü kişiyle olan hukuki ilişkisi, kefil ile asıl borçlu arasındaki hukuki ilişkiye ilişkin hükümlere göre değerlendirilir.

Özgün metin (Almanca)

Das Rechtsverhältnis des Auftraggebers zu dem Dritten, dem ein Kredit eröffnet worden ist, wird nach den Bestimmungen über das Rechtsverhältnis zwischen dem Bürgen und dem Hauptschuldner beurteilt.

Eşleşme metin benzerliğine göre önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. İsviçre Borçlar Kanunu

Üçüncü Ayırım

Simsarlık Sözleşmesi

A. Tanımı ve şekli

Madde 520

Simsarlık sözleşmesi, simsarın taraflar arasında bir sözleşme kurulması imkânının hazırlanmasını veya kurulmasına aracılık etmeyi üstlendiği ve bu sözleşmenin kurulması hâlinde ücrete hak kazandığı sözleşmedir.

Simsarlık sözleşmesine, kural olarak vekâlete ilişkin hükümler uygulanır.

Taşınmazlar konusundaki simsarlık sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça geçerli olmaz.

Madde gerekçesi

818 sayılı Borçlar Kanununun 404 üncü maddesini karşılamaktadır.

Tasarının üç fıkradan oluşan 520 nci maddesinde, simsarlık sözleşmesi tanımlanmakta ve şekli düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 404 üncü maddesinin kenar başlığında kullanılan “A. Tarifi ve şekli” ibaresi, Tasarıda “A. Tanımı ve şekli” olarak değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 404 üncü maddesinin birinci fıkrasında kullanılan “akdin icrasına tavassut etmeğe” şeklindeki ibare, Tasarıda “bir sözleşme… kurulmasına aracılık etmeyi” şeklinde ifade edilmiştir. Ayrıca 818 sayılı Borçlar Kanununun 404 üncü maddesinde verilen tanımdan farklı olarak, Tasarıda simsarın sözleşme kurulması olanağının hazırlanmasını veya kurulmasına aracılık etmeyi üstlendiği sözleşmenin kurulması durumunda ücrete hak kazanacağı belirtilmiştir.

Böylece, madde Tasarının “B. Ücret / I. Hak etme zamanı” kenar başlıklı 521 inci maddesiyle uyumlu hâle getirilmiştir.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 321 · tasarı/teklifin madde 520 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre BK m. 412

A. Tanım ve şekil

1 Tellallık sözleşmesiyle tellal, bir ücret karşılığında bir sözleşmenin kurulması için fırsat göstermeyi veya bir sözleşmenin kurulmasında aracılık etmeyi üstlenir.

2 Tellallık sözleşmesi, genel olarak basit vekalete ilişkin hükümlere tabidir.

Özgün metin (Almanca)

1 Durch den Mäklervertrag erhält der Mäkler den Auftrag, gegen eine Vergütung, Gelegenheit zum Abschlusse eines Vertrages nachzuweisen oder den Abschluss eines Vertrages zu vermitteln.

2 Der Mäklervertrag steht im Allgemeinen unter den Vorschriften über den einfachen Auftrag.

Eşleşme, iki maddenin içeriğinin karşılaştırılmasıyla önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. İsviçre Borçlar Kanunu

Mehaz madde — Alman MK m. 652

Simsarlık ücreti alacağının doğması

(1) Bir sözleşmenin kurulması fırsatının gösterilmesi veya bir sözleşmenin aracılığı karşılığında simsarlık ücreti vaat eden kişi, ücreti ödemekle ancak sözleşmenin simsarın gösterdiği fırsat sonucunda veya aracılığı sonucunda kurulması hâlinde yükümlüdür. Sözleşme geciktirici bir şarta bağlı olarak kurulmuşsa, simsarlık ücreti ancak şart gerçekleştiğinde talep edilebilir.

(2) Simsara giderler, ancak bu yönde bir anlaşma varsa ödenir. Bu, bir sözleşmenin kurulmamış olması hâlinde de geçerlidir.

Özgün metin (Almanca)

(1) Wer für den Nachweis der Gelegenheit zum Abschluss eines Vertrags oder für die Vermittlung eines Vertrags einen Maklerlohn verspricht, ist zur Entrichtung des Lohnes nur verpflichtet, wenn der Vertrag infolge des Nachweises oder infolge der Vermittlung des Maklers zustande kommt. Wird der Vertrag unter einer aufschiebenden Bedingung geschlossen, so kann der Maklerlohn erst verlangt werden, wenn die Bedingung eintritt.

(2) Aufwendungen sind dem Makler nur zu ersetzen, wenn es vereinbart ist. Dies gilt auch dann, wenn ein Vertrag nicht zustande kommt.

Eşleşme, iki maddenin anlam benzerliğine göre önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. Alman Medeni Kanunu

B. Ücret

Madde 521

I. Hak etme zamanı

Simsar, ancak yaptığı faaliyet sonucunda sözleşme kurulursa ücrete hak kazanır.

Simsarın faaliyeti sonucunda kurulan sözleşme geciktirici koşula bağlanmışsa ücret, koşulun gerçekleşmesi hâlinde ödenir.

Simsarlık sözleşmesinde simsarın yapacağı giderlerin kendisine ödeneceği kararlaştırılmışsa, simsarın faaliyeti sözleşmenin kurulmasıyla sonuçlanmamış olsa bile giderleri ödenir.

Madde gerekçesi

818 sayılı Borçlar Kanununun 405 inci maddesini karşılamaktadır.

Tasarının üç fıkradan oluşan 521 inci maddesinde, simsarın ücreti hak etme zamanı ve koşulu düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 405 inci maddesinin kenar başlığında kullanılan “B. Tellal ücreti / I. İstihkak zamanı” şeklindeki ibare, Tasarıda “B. Ücret / I. Hak etme zamanı” şekline dönüştürülmüştür.

Metninde yapılan arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 321 · tasarı/teklifin madde 521 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre BK m. 413

B. Tellallık ücreti / I. Doğumu

1 Tellallık ücreti, sözleşme tellalın gösterdiği fırsat veya aracılığı sonucunda kurulur kurulmaz kazanılmış olur.

2 Sözleşme geciktirici bir koşula bağlı olarak kurulmuşsa, tellallık ücreti ancak koşulun gerçekleşmesi hâlinde istenebilir.

3 Sözleşmede tellala yaptığı giderlerin karşılanacağı güvence altına alınmışsa, işlem gerçekleşmese de tellal bu giderlerin karşılanmasını isteyebilir.

Özgün metin (Almanca)

1 Der Mäklerlohn ist verdient, sobald der Vertrag infolge des Nachweises oder infolge der Vermittlung des Mäklers zustande gekommen ist.

2 Wird der Vertrag unter einer aufschiebenden Bedingung geschlossen, so kann der Mäklerlohn erst verlangt werden, wenn die Bedingung eingetreten ist.

3 Soweit dem Mäkler im Vertrage für Aufwendungen Ersatz zugesichert ist, kann er diesen auch dann verlangen, wenn das Geschäft nicht zustande kommt.

Eşleşme metin benzerliğine göre önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. İsviçre Borçlar Kanunu

Madde 522

II. Ücretin belirlenmesi

Ücret, belirlenmemişse tarifeye, tarife yoksa teamüle göre ödenir.

Madde gerekçesi

818 sayılı Borçlar Kanununun 406 ncı maddesini karşılamaktadır.

Tasarının tek fıkradan oluşan 522 nci maddesinde, simsara ödenecek ücretin belirlenmesi düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 406 ncı maddesinin kenar başlığında kullanılan “II. Ücretin tesbiti” şeklindeki ibare, Tasarıda “II. Ücretin belirlenmesi” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 406 ncı maddesinin ikinci cümlesinde kullanılan “müteamil” sözcüğü yerine, Tasarıda “alışılmış” sözcüğü kullanılmıştır.

Metninde yapılan arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 321 · tasarı/teklifin madde 522 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre BK m. 414

B. Tellallık ücreti / II. Belirlenmesi

Ücret miktarı belirlenmemişse, bir tarife varsa bu tarife, tarife yoksa örf ve âdete göre geçerli ücret kararlaştırılmış sayılır.

Özgün metin (Almanca)

Wird der Betrag der Vergütung nicht festgesetzt, so gilt, wo eine Taxe besteht, diese und in Ermangelung einer solchen der übliche Lohn als vereinbart.

Eşleşme metin benzerliğine göre önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. İsviçre Borçlar Kanunu

Mehaz madde — Alman MK m. 612

Ücret

(1) Bir ücret, hizmetin koşullara göre ancak ücret karşılığında beklenebileceği hallerde, örtülü olarak kararlaştırılmış sayılır.

(2) Ücretin miktarı belirlenmemişse, bir tarife mevcutsa tarifeye uygun ücret, tarife yoksa mutat ücret kararlaştırılmış sayılır.

(3) (kaldırılmıştır)

Özgün metin (Almanca)

(1) Eine Vergütung gilt als stillschweigend vereinbart, wenn die Dienstleistung den Umständen nach nur gegen eine Vergütung zu erwarten ist.

(2) Ist die Höhe der Vergütung nicht bestimmt, so ist bei dem Bestehen einer Taxe die taxmäßige Vergütung, in Ermangelung einer Taxe die übliche Vergütung als vereinbart anzusehen.

(3) (weggefallen)

Eşleşme metin benzerliğine göre önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Alman Medeni Kanunu

Madde 523

III. Simsarın haklarını kaybetmesi

Simsar, üstlendiği borcuna aykırı davranarak diğer tarafın menfaatine hareket eder veya dürüstlük kurallarına aykırı olarak diğer taraftan ücret sözü alırsa, ücrete ve yaptığı giderlere ilişkin haklarını kaybeder.

Madde gerekçesi

818 sayılı Borçlar Kanununun 407 nci maddesini karşılamaktadır.

Tasarının tek fıkradan oluşan 523 üncü maddesinde, simsarın haklarını kaybetmesi düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 407 nci maddesinin kenar başlığında kullanılan “III. Tellalın haklarını zayi etmesi” şeklindeki ibare, Tasarıda “III. Simsarın haklarını kaybetmesi” şeklinde değiştirilmiştir.

Metninde yapılan arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 321 · tasarı/teklifin madde 523 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre BK m. 415

B. Tellallık ücreti / III. Hak düşümü

Tellal, sözleşmeye aykırı bir biçimde karşı taraf için de faaliyette bulunmuşsa veya dürüstlük kuralına aykırı olan bir durumda karşı taraftan da ücret vaadi almışsa, vekaleti verenden ne ücret ne de gider karşılığı isteyebilir.

Özgün metin (Almanca)

Ist der Mäkler in einer Weise, die dem Vertrage widerspricht, für den andern tätig gewesen, oder hat er sich in einem Falle, wo es wider Treu und Glauben geht, auch von diesem Lohn versprechen lassen, so kann er von seinem Auftraggeber weder Lohn noch Ersatz für Aufwendungen beanspruchen.

Eşleşme, iki maddenin içeriğinin karşılaştırılmasıyla önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. İsviçre Borçlar Kanunu

Mehaz madde — Alman MK m. 654

Ücret talebinin düşmesi

Simsar, sözleşme içeriğine aykırı olarak diğer taraf için de faaliyette bulunmuşsa, simsarlık ücreti ve masrafların tazmini talebi düşer.

Özgün metin (Almanca)

Der Anspruch auf den Maklerlohn und den Ersatz von Aufwendungen ist ausgeschlossen, wenn der Makler dem Inhalt des Vertrags zuwider auch für den anderen Teil tätig gewesen ist.

Eşleşme, iki maddenin anlam benzerliğine göre önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. Alman Medeni Kanunu

Madde 524

IV. Evlenme simsarlığı

Evlenme simsarlığından doğan ücret hakkında dava açılamaz ve takip yapılamaz.

Madde gerekçesi

818 sayılı Borçlar Kanununun 408 inci maddesini karşılamaktadır.

Tasarının tek fıkradan oluşan 524 üncü maddesinde, evlenme simsarlığında ücret düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 408 inci maddesinin kenar başlığında kullanılan “IV. Evlenme tellallığı” şeklindeki ibare yerine, Tasarıda, 520 nci maddeyle başlayan Üçüncü Ayırımın üst başlığında ve bu ayırımı oluşturan maddelerde kullanılan “simsarlık” terimi ile uyumluluk sağlanmak üzere, “IV. Evlenme simsarlığı” şeklindeki ibarenin kullanılması tercih edilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 408 inci maddesinde kullanılan “ücrete hak bahşetmez” şeklindeki ibare, Tasarıda, burada bir eksik borcun söz konusu olduğu göz önünde tutularak “ücret dava edilemez” şekline dönüştürülmüştür.

Metninde yapılan düzeltme ve arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 321 · tasarı/teklifin madde 524 gerekçesi

Madde 525

V. Ücretten indirim

Sözleşmede aşırı bir ücret kararlaştırılmışsa, borçlunun istemi üzerine, bu ücret hâkim tarafından hakkaniyete uygun olarak indirilebilir.

Madde gerekçesi

818 sayılı Borçlar Kanununun 409 uncu maddesini karşılamaktadır.

Tasarının tek fıkradan oluşan 525 inci maddesinde, simsara ödenecek ücretten indirim yapılması düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 409 uncu maddesinin kenar başlığında kullanılan “V. Ücretten tenzil” şeklindeki ibare, Tasarıda “V. Ücretten indirim” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 409 uncu maddesinde kullanılan “Hizmet mukavelesi ve gayrimenkul satışı imkânını hazırlamak veya bunlardan birinin icrasına tavassut etmek için fahiş bir ücret şart edilmiş ise” şeklindeki ibare, böyle bir sınırlamaya yer verilmesi için haklı bir sebep olmadığı göz önünde tutularak, Tasarıda “Sözleşmede aşırı bir ücret kararlaştırılmışsa” şekline dönüştürülmüştür.

ONUNCU BÖLÜM Vekâletsiz İşgörme 818 sayılı Borçlar Kanununun 410 uncu maddesiyle başlayan “On Dördüncü Bap / Vekaleti olmadan başkası hesabına tasarruf” şeklindeki üst başlık, Tasarıda “Onuncu Bölüm / Vekâletsiz İşgörme” şeklinde değiştirilmiştir.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 321 · tasarı/teklifin madde 525 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre BK m. 417

B. Tellallık ücreti / V. İndirilmesi

Bir hizmet sözleşmesinin veya bir taşınmaz satışının kurulması için fırsat gösterilmesi veya bunlara aracılık edilmesi karşılığında aşırı yüksek bir tellallık ücreti kararlaştırılmışsa, hâkim borçlunun talebi üzerine bu ücreti uygun bir miktara indirebilir.

Özgün metin (Almanca)

Ist für den Nachweis der Gelegenheit zum Abschluss oder für die Vermittlung eines Einzelarbeitsvertrages oder eines Grundstückkaufes ein unverhältnismässig hoher Mäklerlohn vereinbart worden, so kann ihn der Richter auf Antrag des Schuldners auf einen angemessenen Betrag herabsetzen.

Eşleşme, iki maddenin içeriğinin karşılaştırılmasıyla önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. İsviçre Borçlar Kanunu

Onuncu Bölüm

Vekâletsiz İşgörme

A. İşgörenin hak ve borçları

Madde 526

I. İşin görülmesi

Vekâleti olmaksızın başkasının hesabına işgören, o işi sahibinin menfaatine ve varsayılan iradesine uygun olarak görmekle yükümlüdür.

Madde gerekçesi

818 sayılı Borçlar Kanununun 410 uncu maddesini karşılamaktadır.

Tasarının tek fıkradan oluşan 526 ncı maddesinde, vekâletsiz işgörenin işi yapma biçimi düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 410 uncu maddesinin kenar başlığında kullanılan “A. İş yapan kimsenin hakları ve borçları / I. İşin icrası” şeklindeki ibareler, Tasarıda “A. İşgörenin hak ve borçları / I. İşin görülmesi” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 410 uncu maddesinde kullanılan “tasarrufta bulunan kimse” şeklindeki ibare, Tasarıda “işgören” şekline; “tahmin olunan maksadına göre” şeklindeki ibare ise “varsayılan iradesine uygun olarak” şekline dönüştürülmüştür.

Metninde yapılan arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 321 · tasarı/teklifin madde 526 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre BK m. 419

A. İş görenin konumu / I. İfa şekli

Yetkilendirilmeksizin başkası için bir iş gören kimse, üstlendiği işi, o kimsenin yararına ve muhtemel iradesine uygun şekilde yürütmekle yükümlüdür.

Özgün metin (Almanca)

Wer für einen anderen ein Geschäft besorgt, ohne von ihm beauftragt zu sein, ist verpflichtet, das unternommene Geschäft so zu führen, wie es dem Vorteile und der mutmasslichen Absicht des anderen entspricht.

Eşleşme metin benzerliğine göre önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. İsviçre Borçlar Kanunu

Mehaz madde — Alman MK m. 677

İş görenin yükümlülükleri

Bir başkasının işini, ondan görevlendirilmeksizin veya ona karşı başka bir şekilde yetkili olmaksızın gören kimse, işi, iş sahibinin gerçek veya varsayılan iradesi dikkate alınarak menfaatinin gerektirdiği şekilde görmekle yükümlüdür.

Özgün metin (Almanca)

Wer ein Geschäft für einen anderen besorgt, ohne von ihm beauftragt oder ihm gegenüber sonst dazu berechtigt zu sein, hat das Geschäft so zu führen, wie das Interesse des Geschäftsherrn mit Rücksicht auf dessen wirklichen oder mutmaßlichen Willen es erfordert.

Eşleşme metin benzerliğine göre önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Alman Medeni Kanunu

Madde 527

II. Sorumluluk

Vekâletsiz işgören, her türlü ihmalinden sorumludur. Ancak, işgören bu işi, işsahibinin karşılaştığı zararı veya zarar tehlikesini gidermek üzere yapmışsa, sorumluluğu daha hafif olarak değerlendirilir.

İşgören, işsahibinin açıkça veya örtülü olarak yasaklamış olmasına karşın bu işi yapmışsa ve işsahibinin yasaklaması da hukuka veya ahlaka aykırı değilse, beklenmedik hâlden de sorumlu olur. Ancak, işgören o işi yapmamış olsaydı bile, bu zararın beklenmedik hâl sonucunda gerçekleşeceğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur.

Madde gerekçesi

818 sayılı Borçlar Kanununun 411 inci maddesini karşılamaktadır.

Tasarının iki fıkradan oluşan 527 nci maddesinde, vekâletsiz işgörenin sorumluluğu düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 411 inci maddesinin kenar başlığında kullanılan “II. Mes’uliyet” şeklindeki ibare, Tasarıda “II. Sorumluluk” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 411 inci maddesi üç fıkradan oluştuğu hâlde, birinci ve ikinci fıkralar, birbiriyle bağlantılı konulara ilişkin oldukları göz önünde tutularak, Tasarının 526 ncı maddesinde, tek fıkra hâlinde kaleme alınmıştır.

818 sayılı Borçlar Kanununun 411 inci maddesinin birinci fıkrasında kullanılan “her türlü ihmal ve ihtiyatsızlıktan” şeklindeki ibare, Tasarıda “özensizliğinden” şekline dönüştürülmüştür.

818 sayılı Borçlar Kanununun 411 inci maddesinin ikinci fıkrasında kullanılan “maruz bulunduğu zararı” şeklindeki ibareye, Tasarıda “zarar tehlikesini” şeklindeki ibare de eklenerek, hükmün kapsamı genişletilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 411 inci maddesinin son fıkrasının birinci cümlesinde kullanılan “kazadan” şeklindeki terim, Tasarıda “beklenmedik hâlden” şekline dönüştürülmüştür.

818 sayılı Borçlar Kanununun 411 inci maddesinin son fıkrasının ikinci cümlesinin “Meğer ki o kimse müdahalesi olmasa bile kazanın vukua geleceğini ispat etsin” şeklindeki hükmü, Tasarıda “işgören o işi yapmamış olsaydı bile beklenmedik hâl sonucunda bu zararın gerçekleşeceğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur.” şeklinde ifade edilmiştir.

Sistematik yapısı ile metninde yapılan düzeltme ve arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 321 · tasarı/teklifin madde 527 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre BK m. 420

A. İş görenin konumu / II. İş görenin genel sorumluluğu

1 İş gören, her türlü kusurundan sorumludur.

2 Ancak, iş sahibini tehdit eden bir zararı önlemek amacıyla hareket etmişse, sorumluluğu daha hafif ölçütlere göre değerlendirilir.

3 İş gören, işi, iş sahibinin açıklanmış veya başka türlü belli olan iradesine aykırı olarak üstlenmiş ve bu yasak ahlaka veya hukuka aykırı olmamışsa, müdahalesi olmasaydı da zararın meydana geleceğini ispat edemediği takdirde, kazadan da sorumlu olur.

Özgün metin (Almanca)

1 Der Geschäftsführer haftet für jede Fahrlässigkeit.

2 Seine Haftpflicht ist jedoch milder zu beurteilen, wenn er gehandelt hat, um einen dem Geschäftsherrn drohenden Schaden abzuwenden.

3 Hat er die Geschäftsführung entgegen dem ausgesprochenen oder sonst erkennbaren Willen des Geschäftsherrn unternommen und war dessen Verbot nicht unsittlich oder rechtswidrig, so haftet er auch für den Zufall, sofern er nicht beweist, dass dieser auch ohne seine Einmischung eingetreten wäre.

Eşleşme, iki maddenin içeriğinin karşılaştırılmasıyla önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. İsviçre Borçlar Kanunu

Madde 528

III. İşgörenin ehliyetsizliği

İşgören, sözleşme ehliyetinden yoksunsa, yaptığı işlemden ancak zenginleştiği ölçüde veya iyiniyetli olmaksızın elinden çıkardığı zenginleşme miktarıyla sorumlu olur.

Haksız fiillerden doğan daha kapsamlı sorumluluk saklıdır.

Madde gerekçesi

818 sayılı Borçlar Kanununun 412 nci maddesini karşılamaktadır.

Tasarının iki fıkradan oluşan 528 inci maddesinde, vekâletsiz işgörenin, sözleşme ehliyetinden yoksunluğu hâlinde sorumluluğu düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 412 nci maddesinin kenar başlığında kullanılan “III. İşi yapan kimsenin ehliyeti olmaması” şeklindeki ibare, Tasarıda “III. İşgörenin ehliyetsizliği” şeklinde değiştirilmiştir.

Metninde yapılan arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 321 · tasarı/teklifin madde 528 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre BK m. 421

A. İş görenin konumu / III. Sözleşme ehliyeti bulunmayan iş görenin sorumluluğu

1 İş gören, sözleşmelerle kendini borç altına sokma ehliyetinden yoksun ise, iş görmeden doğan sorumluluğu, ancak zenginleştiği ölçüde veya bu zenginleşmeden kötüniyetli olarak feragat ettiği ölçüde söz konusu olur.

2 Haksız fiillerden doğan daha geniş kapsamlı sorumluluk saklıdır.

Özgün metin (Almanca)

1 War der Geschäftsführer unfähig, sich durch Verträge zu verpflichten, so haftet er aus der Geschäftsführung nur, soweit er bereichert ist oder auf böswillige Weise sich der Bereicherung entäussert hat.

2 Vorbehalten bleibt eine weitergehende Haftung aus unerlaubten Handlungen.

Eşleşme metin benzerliğine göre önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. İsviçre Borçlar Kanunu

Mehaz madde — Alman MK m. 682

İş görenin fiil ehliyetinin bulunmaması

İş gören fiil ehliyetinden yoksun veya fiil ehliyeti kısıtlı ise, yalnızca haksız fiillerden doğan tazminat ve sebepsiz zenginleşmenin iadesine ilişkin hükümlere göre sorumlu tutulur.

Özgün metin (Almanca)

Ist der Geschäftsführer geschäftsunfähig oder in der Geschäftsfähigkeit beschränkt, so ist er nur nach den Vorschriften über den Schadensersatz wegen unerlaubter Handlungen und über die Herausgabe einer ungerechtfertigten Bereicherung verantwortlich.

Eşleşme, iki maddenin anlam benzerliğine göre önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. Alman Medeni Kanunu

B. İşsahibinin hak ve borçları

Madde 529

I. İşin işsahibinin menfaatine yapılması hâlinde

İşsahibi, işin kendi menfaatine yapılması hâlinde, işgörenin, durumun gereğine göre zorunlu ve yararlı bulunan bütün masrafları faiziyle ödemek ve gördüğü iş dolayısıyla üstlendiği edimleri ifa etmek ve hâkimin takdir edeceği zararı gidermekle yükümlüdür. Bu hüküm, umulan sonuç gerçekleşmemiş olsa bile, işi yaparken gereken özeni göstermiş olan işgören hakkında da uygulanır.

İşgören, yapmış olduğu giderleri alamadığı takdirde, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre ayırıp alma hakkına sahiptir.

Madde gerekçesi

818 sayılı Borçlar Kanununun 413 üncü maddesini karşılamaktadır.

Tasarının iki fıkradan oluşan 529 uncu maddesinde, işin işsahibi yararına yapılması hâlinde, işsahibinin hak ve borçları düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 413 üncü maddesinin kenar başlığında kullanılan “B. İş sahibinin hakları ve borçları / I. İş sahibinin menfaatine yapıldığı halde” şeklindeki ibareler, Tasarıda “B.

İşsahibinin hak ve borçları / I. İşin işsahibinin menfaatine yapılması hâlinde” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 413 üncü maddesi üç fıkradan oluştuğu hâlde, bu maddenin birinci ve ikinci fıkraları, birbiriyle bağlantılı konuların düzenlendiği göz önünde tutularak, Tasarının 529 uncu maddesinin birinci fıkrası olarak, tek fıkra hâlinde, kaleme alınmıştır.

818 sayılı Borçlar Kanununun 413 üncü maddesinin birinci fıkrasında kullanılan “bu kabil taahhütlerini ifaya” şeklindeki ibare, Tasarıda “gördüğü iş dolayısıyla üstlendiği edimleri ifa etmek” şekline dönüştürülmüştür.

818 sayılı Borçlar Kanununun 413 üncü maddesinin son fıkrasında kullanılan “haksız bir fiil ile mal iktisabı faslındaki hükümlere göre” şeklindeki ibare, Tasarıda “sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre” şeklinde; “yaptığı şeyi ref ettirebilir.” şeklindeki ibare ise, “ayırıp alma hakkına sahiptir.” şeklinde ifade edilmiştir.

Sistematik yapısı ile metninde yapılan düzeltme ve arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 321 · tasarı/teklifin madde 529 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre BK m. 422

B. İşsahibinin durumu / I. İşsahibinin menfaatine yönelik işgörme

1 Bir işin görülmesinin üstlenilmesi işsahibinin menfaati gerektiriyorsa, işsahibi, işgörene gerekli veya yararlı olan ve durumun gereklerine uygun düşen bütün masrafları faiziyle birlikte ödemek ve işgöreni üstlendiği borçlardan aynı ölçüde kurtarmak, ayrıca hâkimin takdirine göre uğradığı diğer zararı da tazmin etmekle yükümlüdür.

2 İşgören, gereken özeni göstererek hareket etmişse, amaçlanan sonuç gerçekleşmemiş olsa bile bu hakka sahiptir.

3 Yapılan masrafların işgörene ödenmemesi durumunda, işgören haksız zenginleşmeye ilişkin hükümler uyarınca söktürme hakkına sahiptir.

Özgün metin (Almanca)

1 Wenn die Übernahme einer Geschäftsbesorgung durch das Interesse des Geschäftsherrn geboten war, so ist dieser verpflichtet, dem Geschäftsführer alle Verwendungen, die notwendig oder nützlich und den Verhältnissen angemessen waren, samt Zinsen zu ersetzen und ihn in demselben Masse von den übernommenen Verbindlichkeiten zu befreien sowie für andern Schaden ihm nach Ermessen des Richters Ersatz zu leisten.

2 Diesen Anspruch hat der Geschäftsführer, wenn er mit der gehörigen Sorgfalt handelte, auch in dem Falle, wo der beabsichtigte Erfolg nicht eintritt.

3 Sind die Verwendungen dem Geschäftsführer nicht zu ersetzen, so hat er das Recht der Wegnahme nach den Vorschriften über die ungerechtfertigte Bereicherung.

Eşleşme metin benzerliğine göre önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. İsviçre Borçlar Kanunu

Madde 530

II. İşin işgörenin menfaatine yapılması hâlinde

İşsahibi, kendi menfaatine yapılmamış olsa bile, işgörmeden doğan faydaları edinme hakkına sahiptir; ancak zenginleştiği ölçüde, işgörenin masraflarını ödemek ve giriştiği borçlardan onu kurtarmakla yükümlüdür.

Madde gerekçesi

818 sayılı Borçlar Kanununun 414 üncü maddesini karşılamaktadır.

Tasarının tek fıkradan oluşan 530 uncu maddesinde, işin işgörenin menfaatine yapılması hâlinde, işsahibinin hak ve borçları düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 414 üncü maddesinin kenar başlığında kullanılan “II. İş, yapan kimsenin kendi menfaati için yapıldığı halde” şeklindeki ibare, Tasarıda “II. İşin işgörenin menfaatine yapılması hâlinde” şekline dönüştürülmüştür.

818 sayılı Borçlar Kanununun 414 üncü maddesinin ikinci cümlesinde kullanılan “Temellük ettiği faydalara göre” şeklindeki ibare yerine, “zenginleştiği ölçüde” şeklindeki ibare kullanılmıştır.

Metninde yapılan arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 321 · tasarı/teklifin madde 530 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre BK m. 423

B. İşsahibinin durumu / II. İşgörenin menfaatine yönelik işgörme

1 İşgörme, işsahibinin menfaati gözetilerek üstlenilmemişse, işsahibi yine de işlerinin görülmesinden doğan yararları kendisine mal etmeye yetkilidir.

2 İşsahibi, işgörene ödeme yapmak ve onu borçtan kurtarmakla ancak zenginleştiği ölçüde yükümlüdür.

Özgün metin (Almanca)

1 Wenn die Geschäftsführung nicht mit Rücksicht auf das Interesse des Geschäftsherrn unternommen wurde, so ist dieser gleichwohl berechtigt, die aus der Führung seiner Geschäfte entspringenden Vorteile sich anzueignen.

2 Zur Ersatzleistung an den Geschäftsführer und zu dessen Entlastung ist der Geschäftsherr nur so weit verpflichtet, als er bereichert ist.

Eşleşme metin benzerliğine göre önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. İsviçre Borçlar Kanunu

Madde 531

III. İşin işsahibi tarafından uygun bulunması hâlinde

İşsahibi yapılan işi uygun bulmuşsa, vekâlet hükümleri uygulanır.

Madde gerekçesi

818 sayılı Borçlar Kanununun 415 inci maddesini karşılamaktadır.

Tasarının tek fıkradan oluşan 531 inci maddesinde, işsahibinin yapılan işi onamasının sonuçları düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 415 inci maddesinin kenar başlığında kullanılan “III. İcazet” terimi, Tasarıda “III. Onama” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 415 inci maddesinde kullanılan “cari olur.” şeklindeki ibare, “uygulanır.” şeklinde ifade edilmiştir.

Metninde yapılan arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

ONBİRİNCİ BÖLÜM Komisyon Sözleşmesi 818 sayılı Borçlar Kanununun 416 ncı maddesiyle başlayan “On Beşinci Bap / Komisyon” şeklindeki üst başlık, Tasarıda “Onbirinci Bölüm / Komisyon Sözleşmesi” şeklinde değiştirilmiştir.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 321 · tasarı/teklifin madde 531 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre BK m. 424

B. İşsahibinin durumu / III. İşgörmenin onanması

İşin görülmesi sonradan işsahibi tarafından onanırsa, vekâlete ilişkin hükümler uygulanır.

Özgün metin (Almanca)

Wenn die Geschäftsbesorgung nachträglich vom Geschäftsherrn gebilligt wird, so kommen die Vorschriften über den Auftrag zur Anwendung.

Eşleşme, iki maddenin içeriğinin karşılaştırılmasıyla önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. İsviçre Borçlar Kanunu

Dipnotlar

  1. [1]2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 190 ıncı maddesiyle bu fıkrada yer alan “Bakanlar Kurulu” ibaresi “Cumhurbaşkanı” şeklinde değiştirilmiştir.
  2. [2]Bu madde 1/7/2012 tarihinden itibaren 8 yıl süreyle uygulanmaz. Bu halde, kira sözleşmelerinde bu maddelerde belirtilmiş olan konulara ilişkin olarak sözleşme serbestisi gereği kira sözleşmesi hükümleri tatbik olunur. Kira sözleşmelerinde hüküm olmayan hallerde mülga Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır.
  3. [3]17/1/2019 tarihli ve 7161 sayılı Kanunun 56 ncı maddesiyle, bu maddenin birinci ve ikinci fıkrasında yer alan “üretici fiyat endeksindeki artış” ibareleri “tüketici fiyat endeksindeki oniki aylık ortalamalara göre değişim” şeklinde değiştirilmiştir.
  4. [4]17/1/2019 tarihli ve 7161 sayılı Kanunun 56 ncı maddesiyle , bu maddenin üçüncü fıkrasında yer alan “üretici fiyat endeksindeki artış” ibaresi “tüketici fiyat endeksindeki oniki aylık ortalamalara göre değişim” şeklinde değiştirilmiş ve maddenin dördüncü fıkrasına “kararlaştırılmışsa,” ibaresinden sonra gelmek üzere “20/2/1930 tarihli ve 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun hükümleri saklı kalmak şartıyla,” ibaresi eklenmiştir.
  5. [5]2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 190 ıncı maddesiyle bu fıkrada yer alan “Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve Hazine Müsteşarlığından sorumlu Devlet Bakanlığı müştereken” ibaresi “Cumhurbaşkanlığı” şeklinde değiştirilmiştir.