İçeriğe geç
Yürürlükte Mehaz Kanun 1. hâli

Fransız Medeni Kanunu (Fransız MK)

Kabul tarihi
21.03.1804
Metnin dili
Fransızca
Metnin tarihi
29.07.2026
Madde sayısı
2899

Bu, Türk kanununun kaynağı olan yabancı kanundur. Özgün metin, kaynak ülkenin resmî yayın platformundan alınan ve künyedeki tarihte yürürlükte olan konsolide hâldir. Türkçe çeviri resmî değildir, bilgi amacıyla yapılmıştır; esas olan her maddenin altında verilen özgün metindir. Resmî kaynak

Üçüncü Kitap : Mülkiyetin kazanılmasının çeşitli yolları hakkındaLivre III : Des différentes manières dont on acquiert la propriété

Mükerrer Dokuzuncu Kısım : Paylı Hakların Kullanılmasına İlişkin SözleşmelerdenTitre IX bis : Des conventions relatives à l'exercice des droits indivis

Madde 1873 ila 1

Müşterek mallar üzerinde malik, çıplak malik veya intifa hakkı sahibi sıfatıyla haklara sahip olanlar, bu hakların kullanılmasına ilişkin sözleşmeler yapabilirler.

Özgün metin (Fransızca)

Ceux qui ont des droits à exercer sur des biens indivis, à titre de propriétaires, de nus-propriétaires ou d'usufruitiers peuvent passer des conventions relatives à l'exercice de ces droits.

Birinci Bölüm : İntifa hakkı sahibi bulunmaması halinde paylı hakların kullanılmasına ilişkin sözleşmeler hakkında.Chapitre Ier : Des conventions relatives à l'exercice des droits indivis en l'absence d'usufruitier.

Madde 1873 ila 2

Paydaşlar, hepsi razı olursa, paylı mülkiyette kalmaya karar verebilirler. Sözleşme, hükümsüzlük müeyyidesi altında, paylı mallara ait belirtme ve her paydaşa ait payların gösterilmesini içeren yazılı bir belge ile yapılmalıdır. Paylı mallar arasında alacaklar bulunuyorsa 1690. madde hükümleri, taşınmazlar bulunuyorsa tapu sicili aleniyetine ilişkin işlemler uygulanır.

Özgün metin (Fransızca)

Les coïndivisaires, s'ils y consentent tous, peuvent convenir de demeurer dans l'indivision. A peine de nullité, la convention doit être établie par un écrit comportant la désignation des biens indivis et l'indication des quotes-parts appartenant à chaque indivisaire. Si les biens indivis comprennent des créances, il y a lieu aux formalités de l'article 1690 ; s'ils comprennent des immeubles, aux formalités de la publicité foncière.

Madde 1873 ila 3

Sözleşme, beş yılı geçemeyecek belirli bir süre için akdedilebilir. Taraflarca açık bir kararla yenilenebilir. Kararlaştırılan sürenin bitiminden önce paylaşma talep edilemez, ancak bunun için haklı sebepler bulunması gerekir.

Sözleşme, belirsiz bir süre için de akdedilebilir. Bu durumda paylaşma, kötüniyetli olarak veya yersiz bir zamanda yapılmamak koşuluyla her zaman talep edilebilir.

Belirli süreli sözleşmenin, belirli veya belirsiz bir süre için zımnen yenilenmesi kararlaştırılabilir. Böyle bir anlaşma bulunmadığı takdirde, belirli süreli sözleşmenin sona ermesiyle paylı mülkiyet 815 ve devamı maddeler hükümlerine tabi olur.

Özgün metin (Fransızca)

La convention peut être conclue pour une durée déterminée qui ne saurait être supérieure à cinq ans. Elle est renouvelable par une décision expresse des parties. Le partage ne peut être provoqué avant le terme convenu qu'autant qu'il y en a de justes motifs.

La convention peut également être conclue pour une durée indéterminée. Le partage peut, en ce cas, être provoqué à tout moment, pourvu que ce ne soit pas de mauvaise foi ou à contretemps.

Il peut être décidé que la convention à durée déterminée se renouvellera par tacite reconduction pour une durée déterminée ou indéterminée. A défaut d'un pareil accord, l'indivision sera régie par les articles 815 et suivants à l'expiration de la convention à durée déterminée.

Madde 1873 ila 4

Paylı mülkiyetin devamına yönelik sözleşme, paylı mallar üzerinde tasarruf ehliyeti veya yetkisi gerektirir. Bununla birlikte, sözleşme bir küçük adına, yalnızca onun yasal temsilcisi tarafından akdedilebilir; ancak bu durumda ergin olan küçük, sözleşmenin süresi ne olursa olsun, erginliğe erişmesini takip eden yıl içinde sözleşmeye son verebilir.

Özgün metin (Fransızca)

La convention tendant au maintien de l'indivision requiert la capacité ou le pouvoir de disposer des biens indivis. Elle peut, toutefois, être conclue au nom d'un mineur, par son représentant légal seul ; mais, dans ce cas, le mineur devenu majeur peut y mettre fin, quelle qu'en soit la durée, dans l'année qui suit sa majorité.

Madde 1873 ila 5

Paydaşlar, kendi aralarından olsun veya olmasın bir veya birden fazla yönetici atayabilirler. Yöneticinin atanma ve görevden alınma usulleri, paydaşların oybirliğiyle alacakları bir kararla belirlenebilir. Böyle bir anlaşma bulunmadığı takdirde, paydaşlar arasından seçilen yönetici, diğer paydaşların oybirliğiyle alacakları bir kararla görevden alınabilir. Paydaş olmayan yönetici, kendisini atayanlar arasında kararlaştırılan şartlarda veya bu şartlar bulunmadığı takdirde, paydaşların sayı ve pay itibarıyla çoğunluğuyla alınan bir kararla görevden alınabilir. Her durumda, yöneticinin yönetim kusurlarıyla paylı mülkiyetin menfaatlerini tehlikeye düşürmesi halinde, bir paydaşın talebi üzerine mahkemece görevden alma kararı verilebilir. Görevden alınan yönetici bir paydaş ise, sözleşme onun görevden alınmasından itibaren belirsiz süreli akdedilmiş sayılır.

Özgün metin (Fransızca)

Les coïndivisaires peuvent nommer un ou plusieurs gérants, choisis ou non parmi eux. Les modalités de désignation et de révocation du gérant peuvent être déterminées par une décision unanime des indivisaires. A défaut d'un tel accord, le gérant pris parmi les indivisaires ne peut être révoqué de ses fonctions que par une décision unanime des autres indivisaires. Le gérant, qui n'est pas indivisaire, peut être révoqué dans les conditions convenues entre ses mandants ou, à défaut, par une décision prise à la majorité des indivisaires en nombre et en parts. Dans tous les cas, la révocation peut être prononcée par le tribunal à la demande d'un indivisaire lorsque le gérant, par ses fautes de gestion, met en péril les intérêts de l'indivision. Si le gérant révoqué est un indivisaire, la convention sera réputée conclue pour une durée indéterminée à compter de sa révocation.

Madde 1873 ila 6

Yönetici, paydaşları yetkileri kapsamında, hukuki işlemlerde olduğu kadar davacı veya davalı sıfatıyla mahkemede de temsil eder. İlk usul işleminde, salt bildirim niteliğinde olmak üzere, tüm paydaşların adını belirtmekle yükümlüdür. Yönetici, paylı malların yönetimini üstlenir ve bu amaçla, her eşin ortak mallar üzerinde sahip olduğu yetkileri kullanır. Bununla birlikte, taşınır maddi malları, ancak paylı malların olağan işletilmesi gereksinimleri için veya saklanması güç ya da bozulmaya elverişli eşyalar söz konusu olduğunda elden çıkarabilir. Yöneticinin yetkilerini genişleten her şart yazılmamış sayılır.

Özgün metin (Fransızca)

Le gérant représente les indivisaires dans la mesure de ses pouvoirs, soit pour les actes de la vie civile, soit en justice, tant en demandant qu'en défendant. Il est tenu d'indiquer, à titre purement énonciatif, le nom de tous les indivisaires dans le premier acte de procédure. Le gérant administre l'indivision et exerce, à cet effet, les pouvoirs attribués à chaque époux sur les biens communs. Il ne peut, toutefois, disposer des meubles corporels que pour les besoins d'une exploitation normale des biens indivis, ou encore s'il s'agit de choses difficiles à conserver ou sujettes à dépérissement. Toute clause extensive des pouvoirs du gérant est réputée non écrite.

Madde 1873 ila 7

Yönetici, paydaşlar arasında bir ehliyetsiz bulunsa da önceki maddeden kaynaklanan yetkilerini kullanır. Bununla birlikte, paylı mülkiyet süresince yapılan kiralamalara 456. maddenin üçüncü fıkrası uygulanır.

Özgün metin (Fransızca)

Le gérant exerce les pouvoirs qu'il tient de l'article précédent lors même qu'il existe un incapable parmi les indivisaires. Néanmoins, l'article 456, alinéa 3, est applicable aux baux consentis au cours de l'indivision.

Madde 1873 ila 8

Yöneticinin yetkilerini aşan kararlar oybirliğiyle alınır; yönetici kendisi de paydaş ise, 815-4, 815-5 ve 815-6. maddelerde öngörülen başvuru yollarına gidebilir. Paydaşlar arasında küçük veya kısıtlı ehliyetsizler bulunuyorsa, önceki fıkrada söz edilen kararlar hakkında onların yararına öngörülen koruma kuralları uygulanır. Ehliyetsiz bulunmadığı takdirde, paydaşlar arasında bazı karar kategorilerinin oybirliği dışında bir şekilde alınacağı kararlaştırılabilir. Bununla birlikte, yukarıdaki 815-4 ve 815-5. maddelerin uygulanması dışında, hiçbir paylı taşınmaz tüm paydaşların onayı olmadan elden çıkarılamaz.

Özgün metin (Fransızca)

Les décisions qui excèdent les pouvoirs du gérant sont prises à l'unanimité, sauf au gérant, s'il est lui-même indivisaire, à exercer les recours prévus par les articles 815-4,815-5 et 815-6. S'il existe des incapables mineurs ou majeurs parmi les indivisaires, les décisions dont il est parlé à l'alinéa précédent donnent lieu à l'application des règles de protection prévues en leur faveur. Il peut être convenu entre les indivisaires qu'en l'absence d'incapables certaines catégories de décisions seront prises autrement qu'à l'unanimité. Toutefois, aucun immeuble indivis ne peut être aliéné sans l'accord de tous les indivisaires, si ce n'est en application des articles 815-4 et 815-5 ci-dessus.

Madde 1873 ila 9

Paylı mülkiyet sözleşmesi, birden fazla yönetici bulunması halinde yönetim usulünü düzenleyebilir. Özel hükümler bulunmadığı takdirde, yöneticiler 1873-6. maddede öngörülen yetkileri ayrı ayrı kullanırlar; ancak her birinin, sonuçlandırılmadan önce herhangi bir işleme itiraz etme hakkı vardır.

Özgün metin (Fransızca)

La convention d'indivision peut régler le mode d'administration en cas de pluralité de gérants. A défaut de stipulations spéciales, ceux-ci détiennent séparément les pouvoirs prévus à l'article 1873-6, sauf le droit pour chacun de s'opposer à toute opération avant qu'elle ne soit conclue.

Madde 1873 ila 10

Yönetici, aksine anlaşma bulunmadıkça, çalışmasının ücretlendirilmesini isteme hakkına sahiptir. Ücretin koşulları, ilgili kişi hariç olmak üzere, paydaşlar tarafından; anlaşma sağlanamazsa geçici olarak karar veren mahkeme başkanı tarafından belirlenir.

Yönetici, yönetimi sırasında işlediği kusurlardan vekil gibi sorumludur.

Özgün metin (Fransızca)

Le gérant a droit, sauf accord contraire, à la rémunération de son travail. Les conditions en sont fixées par les indivisaires, à l'exclusion de l'intéressé, ou, à défaut par le président du tribunal judiciaire statuant à titre provisionnel.

Le gérant répond, comme un mandataire, des fautes qu'il commet dans sa gestion.

Madde 1873 ila 11

Her paydaş, yönetimle ilgili tüm belgelerin kendisine bildirilmesini isteyebilir. Yönetici, yılda bir kez, yönetimi hakkında paydaşlara hesap vermek zorundadır. Bu vesileyle, elde edilen kârları ve uğranılan veya öngörülebilir zararları yazılı olarak bildirir.

Her paydaş, paylı mülkiyete konu malların muhafazasına ilişkin giderlere katılmakla yükümlüdür. Özel bir anlaşma bulunmadıkça, kullanma ve yararlanma hakkının kullanılmasına, kâr ve zararın paylaştırılmasına bu Kanun'un 815-9, 815-10 ve 815-11 inci maddeleri uygulanır.

Özgün metin (Fransızca)

Chaque indivisaire peut exiger la communication de tous les documents relatifs à la gestion. Le gérant doit, une fois par an, rendre compte de sa gestion aux indivisaires. A cette occasion, il indique par écrit les bénéfices réalisés et les pertes encourues ou prévisibles.

Chaque indivisaire est tenu de participer aux dépenses de conservation des biens indivis. A défaut d'accord particulier, les articles 815-9,815-10 et 815-11 du présent code sont applicables à l'exercice du droit d'usage et de jouissance, ainsi qu'à la répartition des bénéfices et des pertes.

Madde 1873 ila 12

Bir paydaşın paylı mülkiyete konu mallar üzerindeki haklarının, ya da bu malların bir veya birden fazlasının, tamamının veya bir kısmının devri hâlinde, diğer paydaşlar, bu Kanun'un 815-14 ilâ 815-16 ve 815-18 inci maddelerinde öngörülen önalım ve ikame haklarından yararlanır. Paylı mülkiyete yabancı bir kişiye, herhangi bir nedenle bir payın intikal etmesi hâlinde, sözleşme belirsiz süreli olarak akdedilmiş sayılır.

Özgün metin (Fransızca)

En cas d'aliénation de tout ou partie des droits d'un indivisaire dans les biens indivis, ou dans un ou plusieurs de ces biens, les coïndivisaires bénéficient des droits de préemption et de substitution prévus par les articles 815-14 à 815-16 et 815-18 du présent code. La convention est réputée conclue pour une durée indéterminée lorsque, pour quelque cause que ce soit, une part indivise est dévolue à une personne étrangère à l'indivision.

Madde 1873 ila 13

Paydaşlar, aralarından birinin ölümü hâlinde, sağ kalan her paydaşın ölenin payını edinebileceğini veya sağ kalan eşin ya da belirlenen başka bir mirasçının, edinme veya iktisap anındaki değeri üzerinden mirasa hesap vermek koşuluyla bu payın kendisine tahsis edilmesini isteyebileceğini kararlaştırabilirler. Birden fazla paydaş veya birden fazla mirasçı, edinme veya tahsis yetkisini aynı anda kullanırsa, aksi kararlaştırılmadıkça, ölenin payını paylı mülkiyetteki veya mirastaki kendi payları oranında birlikte edindikleri kabul edilir. Bu maddenin hükümleri, 831 ilâ 832-2 nci maddelerin uygulanmasına engel olamaz.

Özgün metin (Fransızca)

Les indivisaires peuvent convenir qu'au décès de l'un d'eux, chacun des survivants pourra acquérir la quote-part du défunt, ou que le conjoint survivant, ou tout autre héritier désigné, pourra se la faire attribuer à charge d'en tenir compte à la succession d'après sa valeur à l'époque de l'acquisition ou de l'attribution. Si plusieurs indivisaires ou plusieurs héritiers exercent simultanément leur faculté d'acquisition ou d'attribution, ils sont réputés, sauf convention contraire, acquérir ensemble la part du défunt à proportion de leurs droits respectifs dans l'indivision ou la succession. Les dispositions du présent article ne peuvent préjudicier à l'application des dispositions des articles 831 à 832-2.

Madde 1873 ila 14

Edinme veya tahsis yetkisi, sahibinin, taraf tutmaya davet edildiği tarihten itibaren bir aylık süre içinde sağ kalan paydaşlara ve ölenin mirasçılarına yapacağı bir bildirimle bu yetkiyi kullanmaması hâlinde düşer. Bu davet, "Miraslar" başlıklı kitapta defter tutma ve müzakere için öngörülen sürenin dolmasından önce yapılamaz.

Edinme veya tahsis yetkisinin öngörülmediği veya bu yetkinin düştüğü hâllerde, ölenin payı mirasçılarına veya vasiyet alacaklılarına intikal eder. Bu durumda, paylı mülkiyet sözleşmesi, mirasın açılmasından itibaren belirsiz süreli olarak akdedilmiş sayılır.

Özgün metin (Fransızca)

La faculté d'acquisition ou d'attribution est caduque si son bénéficiaire ne l'a pas exercée par une notification faite aux indivisaires survivants et aux héritiers du prédécédé dans le délai d'un mois à compter du jour où il aura été mis en demeure de prendre parti. Cette mise en demeure ne peut elle-même avoir lieu avant l'expiration du délai prévu au titre " Des successions " pour faire inventaire et délibérer.

Lorsqu'il n'a pas été prévu de faculté d'acquisition ou d'attribution, ou que celle-ci est caduque, la quote-part du défunt échoit à ses héritiers ou légataires. En pareil cas, la convention d'indivision sera réputée conclue pour une durée indéterminée à compter de l'ouverture de la succession.

Madde 1873 ila 15

815-17 nci madde, paylı mülkiyete ilişkin alacaklılara ve paydaşların şahsi alacaklılarına da uygulanır. Ancak bu sonuncular, paylaşmayı ancak borçlularının kendisinin paylaşmayı isteyebileceği hâllerde isteyebilirler. Diğer hâllerde, borçlularının paylı mülkiyetteki payının haczini ve satışını, Hukuk Usulü Kanununda öngörülen şekillere uyarak takip edebilirler. Bu durumda 1873-12 nci madde hükümleri uygulanır.

Özgün metin (Fransızca)

L'article 815-17 est applicable aux créanciers de l'indivision, ainsi qu'aux créanciers personnels des indivisaires. Toutefois, ces derniers ne peuvent provoquer le partage que dans les cas où leur débiteur pourrait lui-même le provoquer. Dans les autres cas, ils peuvent poursuivre la saisie et la vente de la quote-part de leur débiteur dans l'indivision en suivant les formes prévues par le code de procédure civile. Les dispositions de l'article 1873-12 sont alors applicables.

İkinci Bölüm : Bir İntifa Hakkı Sahibinin Bulunması Halinde Paylı Hakların Kullanılmasına İlişkin Sözleşmeler HakkındaChapitre II : Des conventions relatives à l'exercice des droits indivis en présence d'un usufruitier.

Madde 1873 ila 16

Paylı mülkiyete konu mallar bir intifa hakkıyla yükümlü olduğunda, kural olarak önceki bölüm hükümlerine tâbi sözleşmeler, ister çıplak mülkiyet sahipleri arasında, ister intifa hakkı sahipleri arasında, ister bunların birbirleriyle arasında akdedilebilir. Aynı şekilde, yararlanma bakımından paylı mülkiyet hâlinde bulunanlarla malların tamamının çıplak mülkiyet sahibi olan kişi arasında, keza evrensel intifa hakkı sahibi ile çıplak mülkiyet sahipleri arasında da sözleşme akdedilebilir.

Özgün metin (Fransızca)

Lorsque les biens indivis sont grevés d'un usufruit, des conventions, soumises en principe aux dispositions du chapitre précédent, peuvent être conclues, soit entre les nus-propriétaires, soit entre les usufruitiers, soit entre les uns et les autres. Il peut y avoir pareillement convention entre ceux qui sont en indivision pour la jouissance et celui qui est nu-propriétaire de tous les biens, de même qu'entre l'usufruitier universel et les nus-propriétaires.

Madde 1873 ila 17

İntifa hakkı sahiplerinin sözleşmeye taraf olmadığı hâllerde, paylı mülkiyetin yöneticisiyle işlem yapmış olan üçüncü kişiler, çıplak mülkiyet sahiplerince yöneticiye tanınmış olabilecek yetkileri, intifa hakkı sahiplerinin haklarına zarar verecek şekilde ileri süremezler.

Özgün metin (Fransızca)

Lorsque les usufruitiers n'ont pas été parties à la convention, les tiers qui ont traité avec le gérant de l'indivision ne peuvent se prévaloir au préjudice des droits d'usufruit des pouvoirs qui lui auraient été conférés par les nus-propriétaires.

Madde 1873 ila 18

İntifa hakkı sahipleri ile çıplak mülkiyet sahipleri arasında akdedilen sözleşmede kararların sayı ve hisse itibarıyla çoğunlukla alınacağı öngörülmüşse, hisselere ilişkin oy hakkı, taraflarca başka türlü kararlaştırılmadıkça, intifa hakkı ile çıplak mülkiyet arasında yarı yarıya bölünür. İntifa hakkı sahibinin 582 ve devamı maddelerde tanımlanan yükümlülüklerini aşan her türlü gider, ancak kendisinin sözleşmenin içinde veya sonraki bir işlemle verdiği muvafakat ile onu bağlar. Paylı mülkiyete konu malların tam mülkiyetinin devri, satışı takip etmeye yetkili alacaklılar tarafından zorlanan hal dışında, intifa hakkı sahibinin muvafakati olmaksızın yapılamaz.

Özgün metin (Fransızca)

Lorsque la convention passée entre usufruitiers et nus-propriétaires prévoit que des décisions seront prises à la majorité en nombre et en parts, le droit de vote afférent aux parts est divisé par moitié entre l'usufruit et la nue-propriété, à moins que les parties n'en soient autrement convenues. Toute dépense excédant les obligations de l'usufruitier, telles qu'elles sont définies par les articles 582 et suivants, ne l'engage qu'avec son consentement donné dans la convention elle-même ou par un acte ultérieur. L'aliénation de la pleine propriété des biens indivis ne peut être faite sans l'accord de l'usufruitier, sauf le cas où elle est provoquée par les créanciers habiles à poursuivre la vente.

Onuncu Kısım : ÖdünçtenTitre X : Du prêt

Madde 1874

Ödünç sözleşmesinin iki türü vardır:

Kullanılmakla yok olmayan şeylere ilişkin olanı;

Ve kullanılmasıyla tükenen şeylere ilişkin olanı.

Birinci türe "kullanım ödüncü" denir.

İkinci türe "tüketim ödüncü" veya sadece "ödünç" denir.

Özgün metin (Fransızca)

Il y a deux sortes de prêt :

Celui des choses dont on peut user sans les détruire ;

Et celui des choses qui se consomment par l'usage qu'on en fait.

La première espèce s'appelle " prêt à usage ".

La deuxième s'appelle " prêt de consommation ", ou simplement " prêt ".

Birinci Bölüm : Kullanma ödüncü, yahut âriyet hakkındaChapitre Ier : Du prêt à usage, ou commodat

Birinci Bölüm: Kullanım Ödüncünün Niteliği HakkındaSection 1 : De la nature du prêt à usage.

Madde 1875

Kullanım ödüncü, taraflardan birinin, kullanıldıktan sonra geri vermesi yükümlülüğüyle, diğerine bir şeyi kullanması için teslim ettiği sözleşmedir.

Özgün metin (Fransızca)

Le prêt à usage est un contrat par lequel l'une des parties livre une chose à l'autre pour s'en servir, à la charge par le preneur de la rendre après s'en être servi.

Madde 1876

Bu ödünç sözleşmesi esas itibarıyla bedelsizdir.

Özgün metin (Fransızca)

Ce prêt est essentiellement gratuit.

Madde 1877

Ödünç veren, ödünç verilen şeyin mülkiyetinde kalmaya devam eder.

Özgün metin (Fransızca)

Le prêteur demeure propriétaire de la chose prêtée.

Madde 1878

Ticarette bulunan ve kullanılmasıyla tükenmeyen her şey bu sözleşmenin konusu olabilir.

Özgün metin (Fransızca)

Tout ce qui est dans le commerce, et qui ne se consomme pas par l'usage, peut être l'objet de cette convention.

Madde 1879

Kullanım ödüncünden doğan borçlar, ödünç verenin mirasçılarına ve ödünç alanın mirasçılarına geçer.

Ancak şey, sadece ödünç alanın kişiliği dikkate alınarak ve ona özgü olarak ödünç verilmişse, mirasçıları ödünç verilen şeyden yararlanmayı sürdüremezler.

Özgün metin (Fransızca)

Les engagements qui se forment par le prêt à usage passent aux héritiers de celui qui prête, et aux héritiers de celui qui emprunte.

Mais si l'on n'a prêté qu'en considération de l'emprunteur, et à lui personnellement, alors ses héritiers ne peuvent continuer de jouir de la chose prêtée.

İkinci Bölüm : Ödünç Alanın Yükümlülükleri Hakkında.Section 2 : Des engagements de l'emprunteur.

Madde 1880

Ödünç alan, ödünç verilen şeyin muhafazası ve saklanması için gerekli özeni göstermekle yükümlüdür. Şeyi ancak niteliği veya sözleşme ile belirlenen kullanım amacına uygun olarak kullanabilir; aykırı davranış halinde, gerektiğinde tazminat ödemekle sorumludur.

Özgün metin (Fransızca)

L'emprunteur est tenu de veiller raisonnablement à la garde et à la conservation de la chose prêtée. Il ne peut s'en servir qu'à l'usage déterminé par sa nature ou par la convention ; le tout à peine de dommages-intérêts, s'il y a lieu.

Madde 1881

Ödünç alan, şeyi başka bir amaç için veya gerekenden daha uzun bir süre kullanırsa, kazara meydana gelen kayıptan dahi sorumlu olur.

Özgün metin (Fransızca)

Si l'emprunteur emploie la chose à un autre usage, ou pour un temps plus long qu'il ne le devait, il sera tenu de la perte arrivée, même par cas fortuit.

Madde 1882

Ödünç verilen şey, ödünç alanın kendi malını kullanarak korunmasını sağlayabileceği bir kazadan dolayı telef olursa veya iki şeyden yalnızca birini koruyabilecekken kendi malını tercih etmişse, diğerinin kaybından sorumlu olur.

Özgün metin (Fransızca)

Si la chose prêtée périt par cas fortuit dont l'emprunteur aurait pu la garantir en employant la sienne propre, ou si, ne pouvant conserver que l'une des deux, il a préféré la sienne, il est tenu de la perte de l'autre.

Madde 1883

Şey ödünç verilirken değeri takdir edilmişse, aksine sözleşme bulunmadıkça, kazara meydana gelen kayıp dahi ödünç alana aittir.

Özgün metin (Fransızca)

Si la chose a été estimée en la prêtant, la perte qui arrive, même par cas fortuit, est pour l'emprunteur, s'il n'y a convention contraire.

Madde 1884

Şey, sadece ödünç alındığı amaç doğrultusunda kullanılmasının doğal sonucu olarak ve ödünç alanın hiçbir kusuru olmaksızın bozulursa, ödünç alan bu bozulmadan sorumlu olmaz.

Özgün metin (Fransızca)

Si la chose se détériore par le seul effet de l'usage pour lequel elle a été empruntée, et sans aucune faute de la part de l'emprunteur, il n'est pas tenu de la détérioration.

Madde 1885

Ödünç alan, ödünç verenin kendisine borçlu olduğu şeyle takas yaparak şeyi alıkoyamaz.

Özgün metin (Fransızca)

L'emprunteur ne peut pas retenir la chose par compensation de ce que le prêteur lui doit.

Madde 1886

Ödünç alan, şeyi kullanmak için bir gider yapmışsa, bunu geri isteyemez.

Özgün metin (Fransızca)

Si, pour user de la chose, l'emprunteur a fait quelque dépense, il ne peut pas la répéter.

Madde 1887

Aynı şeyi birlikte ödünç alanlar, ödünç verene karşı müteselsilen sorumludurlar.

Özgün metin (Fransızca)

Si plusieurs ont conjointement emprunté la même chose, ils en sont solidairement responsables envers le prêteur.

Üçüncü Bölüm: Kullanım için ödünç veren kişinin borçları hakkındaSection 3 : Des engagements de celui qui prête à usage.

Madde 1888

Ödünç veren, ödünç verilen şeyi ancak kararlaştırılan sürenin sonunda veya sözleşme bulunmaması hâlinde şeyin ödünç alındığı amaca hizmet etmesinden sonra geri alabilir.

Özgün metin (Fransızca)

Le prêteur ne peut retirer la chose prêtée qu'après le terme convenu, ou, à défaut de convention, qu'après qu'elle a servi à l'usage pour lequel elle a été empruntée.

Madde 1889

Bununla birlikte, bu süre içinde veya ödünç alanın ihtiyacı sona ermeden önce, ödünç verenin kendi malına ilişkin acil ve öngörülemeyen bir ihtiyacı ortaya çıkarsa, hâkim, hâlin gereğine göre, ödünç alanı malı kendisine geri vermekle yükümlü kılabilir.

Özgün metin (Fransızca)

Néanmoins, si, pendant ce délai, ou avant que le besoin de l'emprunteur ait cessé, il survient au prêteur un besoin pressant et imprévu de sa chose, le juge peut, suivant les circonstances, obliger l'emprunteur à la lui rendre.

Madde 1890

Ödünç süresi içinde, ödünç alan, malın korunması için, önceden ödünç vereni haberdar edemeyecek kadar acil ve zorunlu olağanüstü bir gidere katlanmak zorunda kalmışsa, ödünç veren bu gideri ona ödemekle yükümlüdür.

Özgün metin (Fransızca)

Si, pendant la durée du prêt, l'emprunteur a été obligé, pour la conservation de la chose, à quelque dépense extraordinaire, nécessaire, et tellement urgente qu'il n'ait pas pu en prévenir le prêteur, celui-ci sera tenu de la lui rembourser.

Madde 1891

Ödünç verilen malda, onu kullanana zarar verebilecek nitelikte kusurlar bulunması hâlinde, bu kusurları bilip de ödünç alanı bunlardan haberdar etmemiş olan ödünç veren sorumludur.

Özgün metin (Fransızca)

Lorsque la chose prêtée a des défauts tels qu'elle puisse causer du préjudice à celui qui s'en sert le prêteur est responsable, s'il connaissait les défauts et n'en a pas averti l'emprunteur.

İkinci Bölüm : Tüketim Ödüncü veya Basit Ödünç HakkındaChapitre II : Du prêt de consommation, ou simple prêt

Birinci Bölüm: Tüketim Ödüncünün Niteliği HakkındaSection 1 : De la nature du prêt de consommation.

Madde 1892

Tüketim ödüncü, taraflardan birinin, kullanımla tükenen belirli miktarda bir şeyi, aynı cins ve nitelikte bir miktarı geri vermek üzere diğerine teslim ettiği sözleşmedir.

Özgün metin (Fransızca)

Le prêt de consommation est un contrat par lequel l'une des parties livre à l'autre une certaine quantité de choses qui se consomment par l'usage, à la charge par cette dernière de lui en rendre autant de même espèce et qualité.

Madde 1893

Bu ödünç sözleşmesinin sonucu olarak ödünç alan, ödünç verilen malın maliki olur; bu mal, ne şekilde telef olursa olsun, onun için telef olmuş sayılır.

Özgün metin (Fransızca)

Par l'effet de ce prêt, l'emprunteur devient le propriétaire de la chose prêtée ; et c'est pour lui qu'elle périt, de quelque manière que cette perte arrive.

Madde 1894

Aynı cinsten olsa dahi birbirinden farklı olan şeyler, hayvanlar gibi, tüketim ödüncüne konu edilemez; bu durumda söz konusu olan kullanım ödüncüdür.

Özgün metin (Fransızca)

On ne peut pas donner à titre de prêt de consommation des choses qui, quoique de même espèce, sont différentes, comme les animaux : alors c'est un prêt à usage.

Madde 1895

Para ödüncünden doğan borç, her zaman sözleşmede belirtilen miktardan ibarettir.

Ödeme zamanından önce para değerinde artış veya azalış olmuşsa, borçlu ödünç alınan miktarı geri vermekle yükümlüdür ve bu miktarı, ödeme anında geçerli olan para birimleriyle geri vermekle yükümlüdür.

Özgün metin (Fransızca)

L'obligation qui résulte d'un prêt en argent n'est toujours que de la somme énoncée au contrat.

S'il y a eu augmentation ou diminution d'espèces avant l'époque du paiement, le débiteur doit rendre la somme prêtée, et ne doit rendre que cette somme dans les espèces ayant cours au moment du paiement.

Madde 1896

Önceki maddede öngörülen kural, ödüncün külçe hâlinde yapılmış olması durumunda uygulanmaz.

Özgün metin (Fransızca)

La règle portée en l'article précédent n'a pas lieu si le prêt a été fait en lingots.

Madde 1897

Eğer ödünç verilmiş olan şey külçe veya erzak ise, fiyatlarındaki artış veya azalma ne olursa olsun, borçlu her zaman aynı miktar ve nitelikte şey iade etmek zorundadır ve yalnızca bunu iade etmekle yükümlüdür.

Özgün metin (Fransızca)

Si ce sont des lingots ou des denrées qui ont été prêtés, quelle que soit l'augmentation ou la diminution de leur prix, le débiteur doit toujours rendre la même quantité et qualité, et ne doit rendre que cela.

İkinci Bölüm : Ödünç Verenin Borçları Hakkında.Section 2 : Des obligations du prêteur.

Madde 1898

Tüketim ödüncünde, ödünç veren, kullanım ödüncüne ilişkin 1891 inci maddede öngörülen sorumluluğa tabidir.

Özgün metin (Fransızca)

Dans le prêt de consommation, le prêteur est tenu de la responsabilité établie par l'article 1891 pour le prêt à usage.

Madde 1899

Ödünç veren, kararlaştırılan vadeden önce ödünç verilen şeylerin iadesini isteyemez.

Özgün metin (Fransızca)

Le prêteur ne peut pas redemander les choses prêtées avant le terme convenu.

Madde 1900

İadeye ilişkin bir vade belirlenmemiş ise, hâkim, ödünç alana durumun gereklerine göre bir süre tanıyabilir.

Özgün metin (Fransızca)

S'il n'a pas été fixé de terme pour la restitution, le juge peut accorder à l'emprunteur un délai suivant les circonstances.

Madde 1901

Yalnızca ödünç alanın yapabildiği zaman veya bunun imkânına kavuştuğu zaman ödeme yapacağı kararlaştırılmış ise, hâkim ona durumun gereklerine göre bir ödeme vadesi belirler.

Özgün metin (Fransızca)

S'il a été seulement convenu que l'emprunteur payerait quand il le pourrait, ou quand il en aurait les moyens, le juge lui fixera un terme de paiement suivant les circonstances.

Üçüncü Bölüm: Ödünç alanın borçları hakkındaSection 3 : Des engagements de l'emprunteur.

Madde 1902

Ödünç alan, ödünç verilen şeyleri aynı miktar ve nitelikte olmak üzere ve kararlaştırılan vadede iade etmekle yükümlüdür.

Özgün metin (Fransızca)

L'emprunteur est tenu de rendre les choses prêtées, en même quantité et qualité, et au terme convenu.

Madde 1903

Bunu yerine getirmesi imkânsız ise, sözleşmeye göre şeyin iade edilmesi gereken zaman ve yer dikkate alınarak değerini ödemekle yükümlüdür. Bu zaman ve yer düzenlenmemiş ise, ödeme, ödüncün yapıldığı zaman ve yerdeki rayice göre yapılır.

Özgün metin (Fransızca)

S'il est dans l'impossibilité d'y satisfaire, il est tenu d'en payer la valeur eu égard au temps et au lieu où la chose devait être rendue d'après la convention. Si ce temps et ce lieu n'ont pas été réglés, le paiement se fait au prix du temps et du lieu où l'emprunt a été fait.

Madde 1904

Ödünç alan, ödünç verilen şeyleri veya değerlerini kararlaştırılan vadede iade etmez ise, ihtar veya dava tarihinden itibaren bunun faizini borçludur.

Özgün metin (Fransızca)

Si l'emprunteur ne rend pas les choses prêtées ou leur valeur au terme convenu, il en doit l'intérêt du jour de la sommation ou de la demande en justice.

Üçüncü Bölüm : Faizli ödünç hakkındaChapitre III : Du prêt à intérêt.

Madde 1905

Basit ödünç sözleşmelerinde, ister para ister erzak veya diğer taşınır eşya için olsun, faiz kararlaştırılması caizdir.

Özgün metin (Fransızca)

Il est permis de stipuler des intérêts pour simple prêt soit d'argent, soit de denrées, ou autres choses mobilières.

Madde 1906

Kararlaştırılmamış faizleri ödemiş olan borçlu, bunları geri isteyemeyeceği gibi ana paraya da mahsup edemez.

Özgün metin (Fransızca)

L'emprunteur qui a payé des intérêts qui n'étaient pas stipulés ne peut ni les répéter ni les imputer sur le capital.

Madde 1907

Faiz, yasal veya akdî olabilir. Yasal faiz, kanunla belirlenir. Akdî faiz, kanunun yasaklamadığı hallerde, yasal faizi aşabilir. Akdî faiz oranının yazılı olarak belirlenmesi gerekir.

Özgün metin (Fransızca)

L'intérêt est légal ou conventionnel. L'intérêt légal est fixé par la loi. L'intérêt conventionnel peut excéder celui de la loi, toutes les fois que la loi ne le prohibe pas. Le taux de l'intérêt conventionnel doit être fixé par écrit.

Madde 1908

Faizlere ilişkin bir çekince konulmaksızın verilen ana para makbuzu, faizlerin ödendiğine karine teşkil eder ve bu suretle borçtan kurtarma sonucunu doğurur.

Özgün metin (Fransızca)

La quittance du capital donnée sans réserve des intérêts en fait présumer le paiement et en opère la libération.

Madde 1909

Alacaklının geri istemekten vazgeçtiği bir ana para karşılığında faiz kararlaştırılabilir.

Bu durumda ödünç sözleşmesi "irat bağlanması" adını alır.

Özgün metin (Fransızca)

On peut stipuler un intérêt moyennant un capital que le prêteur s'interdit d'exiger.

Dans ce cas, le prêt prend le nom de " constitution de rente ".

Madde 1910

Bu irat, iki şekilde bağlanabilir: sürekli irat veya ömür boyu irat.

Özgün metin (Fransızca)

Cette rente peut être constituée de deux manières, en perpétuel ou en viager.

Madde 1911

Sürekli olarak bağlanan irat, esas itibarıyla geri alınabilir niteliktedir. Taraflar, yalnızca, geri alma işleminin on yılı aşamayacak bir süre dolmadan veya önceden belirledikleri bir vadede alacaklıya haber verilmeden yapılmayacağını kararlaştırabilirler.

Özgün metin (Fransızca)

La rente constituée en perpétuel est essentiellement rachetable. Les parties peuvent seulement convenir que le rachat ne sera pas fait avant un délai qui ne pourra excéder dix ans, ou sans avoir averti le créancier au terme d'avance qu'elles auront déterminé.

Madde 1912

Sürekli olarak bağlanan bir iradın borçlusu, aşağıdaki hallerde iradı geri almaya zorlanabilir: 1° İki yıl boyunca borçlarını yerine getirmekten kaçınırsa; 2° Sözleşmeyle vaat ettiği teminatları alacaklıya sağlamazsa.

Özgün metin (Fransızca)

Le débiteur d'une rente constituée en perpétuel peut être contraint au rachat : 1° S'il cesse de remplir ses obligations pendant deux années ; 2° S'il manque à fournir au prêteur les sûretés promises par le contrat.

Madde 1913

Süresiz olarak kurulan iradın anaparası, borçlunun iflası veya aczi hâlinde de muaccel olur.

Özgün metin (Fransızca)

Le capital de la rente constituée en perpétuel devient aussi exigible en cas de faillite ou de déconfiture du débiteur.

Madde 1914

Ömür boyu iratlara ilişkin kurallar "Rizikolu Sözleşmeler" başlığı altında düzenlenir.

Özgün metin (Fransızca)

Les règles concernant les rentes viagères sont établies au titre " Des contrats aléatoires ".

On Birinci Kısım : Vediadan ve Tevdi Edilen Malın MuhafazasındanTitre XI : Du dépôt et du séquestre

Birinci Bölüm : Genel olarak vediat ve çeşitleri hakkında.Chapitre Ier : Du dépôt en général et de ses diverses espèces.

Madde 1915

Vedia, genel olarak, başkasına ait bir şeyi, saklamak ve aynen iade etmek yükümlülüğüyle teslim almak suretiyle yapılan bir hukuki işlemdir.

Özgün metin (Fransızca)

Le dépôt, en général, est un acte par lequel on reçoit la chose d'autrui, à la charge de la garder et de la restituer en nature.

Madde 1916

Vedianın iki türü vardır: gerçek anlamda vedia ve tevdi (sekestrasyon).

Özgün metin (Fransızca)

Il y a deux espèces de dépôt : le dépôt proprement dit et le séquestre.

İkinci Bölüm : Asıl Vedia Sözleşmesi HakkındaChapitre II : Du dépôt proprement dit

Birinci Bölüm: Vedia Sözleşmesinin Niteliği ve Esası HakkındaSection 1 : De la nature et de l'essence du contrat de dépôt.

Madde 1917

Gerçek anlamda vedia, esas itibarıyla ivazsız bir sözleşmedir.

Özgün metin (Fransızca)

Le dépôt proprement dit est un contrat essentiellement gratuit.

Madde 1918

Vedianın konusu ancak taşınır eşya olabilir.

Özgün metin (Fransızca)

Il ne peut avoir pour objet que des choses mobilières.

Madde 1919

Vedia, tevdi edilen şeyin gerçek veya farazi teslimiyle tamamlanır.

Vedia alanın, kendisine vedia olarak bırakılmasına rıza gösterilen şeyi başka bir sıfatla zaten elinde bulundurması hâlinde, farazi teslim yeterlidir.

Özgün metin (Fransızca)

Il n'est parfait que par la remise réelle ou fictive de la chose déposée.

La remise fictive suffit quand le dépositaire se trouve déjà nanti, à quelque autre titre, de la chose que l'on consent à lui laisser à titre de dépôt.

Madde 1920

Vedia, iradi veya zorunlu olabilir.

Özgün metin (Fransızca)

Le dépôt est volontaire ou nécessaire.

İkinci Bölüm : İhtiyari tevdiSection 2 : Du dépôt volontaire.

Madde 1921

Rızai tevdi, tevdi eden kişi ile onu kabul eden kişinin karşılıklı rızasıyla oluşur.

Özgün metin (Fransızca)

Le dépôt volontaire se forme par le consentement réciproque de la personne qui fait le dépôt et de celle qui le reçoit.

Madde 1922

Rızai tevdi, ancak tevdi edilen şeyin maliki tarafından veya onun açık ya da örtülü rızasıyla usulüne uygun şekilde yapılabilir.

Özgün metin (Fransızca)

Le dépôt volontaire ne peut régulièrement être fait que par le propriétaire de la chose déposée, ou de son consentement exprès ou tacite.

Madde 1924

Tevdi, 1359. maddede öngörülen miktarın üzerinde olup senetle ispat edilmemişse, tevdi alan sıfatıyla dava edilen kişinin beyanına, tevdi olgusunun kendisi hakkında olduğu gibi, tevdiin konusunu oluşturan şey hakkında ve iadesi olgusu hakkında da itibar olunur.

Özgün metin (Fransızca)

Lorsque le dépôt étant au-dessus du chiffre prévu à l'article 1359 n'est point prouvé par écrit, celui qui est attaqué comme dépositaire en est cru sur sa déclaration soit pour le fait même du dépôt, soit pour la chose qui en faisait l'objet, soit pour le fait de sa restitution.

Madde 1925

Rızai tevdi, ancak sözleşme yapma yeteneğine sahip kişiler arasında gerçekleşebilir. Bununla birlikte, sözleşme yapma yeteneğine sahip bir kişi, ehliyetsiz bir kişi tarafından yapılan tevdii kabul ederse, gerçek bir tevdi alanın bütün borçlarıyla yükümlü olur; kendisine karşı, tevdi eden kişinin vasisi veya yöneticisi tarafından dava açılabilir.

Özgün metin (Fransızca)

Le dépôt volontaire ne peut avoir lieu qu'entre personnes capables de contracter. Néanmoins, si une personne capable de contracter accepte le dépôt fait par une personne incapable, elle est tenue de toutes les obligations d'un véritable dépositaire ; elle peut être poursuivie par le tuteur ou administrateur de la personne qui a fait le dépôt.

Madde 1926

Tevdi, ehliyetli bir kişi tarafından ehliyetsiz bir kişiye yapılmışsa, tevdi eden kişinin, tevdi edilen şey tevdi alanın elinde bulunduğu sürece ancak o şeyin istihkak davasını açma hakkı vardır; ya da tevdi alanın yararına dönüşen miktarla sınırlı olarak iade davası açabilir.

Özgün metin (Fransızca)

Si le dépôt a été fait par une personne capable à une personne qui ne l'est pas, la personne qui a fait le dépôt n'a que l'action en revendication de la chose déposée, tant qu'elle existe dans la main du dépositaire, ou action en restitution jusqu'à concurrence de ce qui a tourné au profit de ce dernier.

Üçüncü Bölüm: Saklayanın borçları hakkındaSection 3 : Des obligations du dépositaire.

Madde 1927

Tevdi alan, tevdi edilen şeyin muhafazasında, kendisine ait olan şeylerin muhafazasında gösterdiği aynı özeni göstermek zorundadır.

Özgün metin (Fransızca)

Le dépositaire doit apporter, dans la garde de la chose déposée, les mêmes soins qu'il apporte dans la garde des choses qui lui appartiennent.

Madde 1928

Önceki maddede öngörülen hüküm daha sıkı şekilde uygulanmalıdır: 1° tevdi alan tevdii kabul etmeyi kendisi teklif etmişse; 2° tevdiin muhafazası için bir ücret şart edilmişse; 3° tevdi, yalnızca tevdi alanın yararına yapılmışsa; 4° tevdi alanın her türlü kusurdan sorumlu olacağı açıkça kararlaştırılmışsa.

Özgün metin (Fransızca)

La disposition de l'article précédent doit être appliquée avec plus de rigueur : 1° si le dépositaire s'est offert lui-même pour recevoir le dépôt ; 2° s'il a stipulé un salaire pour la garde du dépôt ; 3° si le dépôt a été fait uniquement pour l'intérêt du dépositaire ; 4° s'il a été convenu expressément que le dépositaire répondrait de toute espèce de faute.

Madde 1929

Tevdi alan, tevdi edilen şeyi iade etmekle temerrüde düşürülmüş olmadıkça, hiçbir hâlde mücbir sebep kazalarından sorumlu değildir.

Özgün metin (Fransızca)

Le dépositaire n'est tenu, en aucun cas, des accidents de force majeure, à moins qu'il n'ait été mis en demeure de restituer la chose déposée.

Madde 1930

Saklayan, saklatanın açık veya varsayılan izni olmaksızın tevdi edilen şeyi kullanamaz.

Özgün metin (Fransızca)

Il ne peut se servir de la chose déposée sans la permission expresse ou présumée du déposant.

Madde 1931

Saklayan, kendisine kapalı bir sandık içinde veya mühürlü bir zarf altında emanet edilen şeylerin ne olduğunu araştırmamalıdır.

Özgün metin (Fransızca)

Il ne doit point chercher à connaître quelles sont les choses qui lui ont été déposées si elles lui ont été confiées dans un coffre fermé ou sous une enveloppe cachetée.

Madde 1932

Saklayan, aldığı şeyin aynısını iade etmek zorundadır. Böylece, para tevdiinde, değerinde artış veya azalış olsun, tevdi edilen aynı türden paralarla iade yapılmalıdır.

Özgün metin (Fransızca)

Le dépositaire doit rendre identiquement la chose même qu'il a reçue. Ainsi, le dépôt des sommes monnayées doit être rendu dans les mêmes espèces qu'il a été fait, soit dans le cas d'augmentation, soit dans le cas de diminution de leur valeur.

Madde 1933

Saklayan, tevdi edilen şeyi ancak iade anındaki hâliyle geri vermekle yükümlüdür. Kendi fiilinden kaynaklanmayan bozulmalar saklatana aittir.

Özgün metin (Fransızca)

Le dépositaire n'est tenu de rendre la chose déposée que dans l'état où elle se trouve au moment de la restitution. Les détériorations qui ne sont pas survenues par son fait sont à la charge du déposant.

Madde 1934

Tevdi edilen şey kendisinden mücbir sebeple alınan ve bunun karşılığında bir bedel veya başka bir şey elde eden saklayan, elde ettiği bu karşılığı iade etmekle yükümlüdür.

Özgün metin (Fransızca)

Le dépositaire auquel la chose a été enlevée par une force majeure et qui a reçu un prix ou quelque chose à la place doit restituer ce qu'il a reçu en échange.

Madde 1935

Tevdi olunduğunu bilmeksizin şeyi iyiniyetle satan saklayanın mirasçısı, ancak aldığı bedeli iade etmek veya bedeli almamışsa alıcıya karşı olan hakkını devretmekle yükümlüdür.

Özgün metin (Fransızca)

L'héritier du dépositaire, qui a vendu de bonne foi la chose dont il ignorait le dépôt, n'est tenu que de rendre le prix qu'il a reçu, ou de céder son action contre l'acheteur, s'il n'a pas touché le prix.

Madde 1936

Tevdi edilen şey saklayan tarafından tahsil edilmiş semereler doğurmuşsa, saklayan bunları iade etmekle yükümlüdür. Tevdi edilen paranın faizi, ancak iadeyi yapmak üzere temerrüde düşürüldüğü günden itibaren borçlanılır.

Özgün metin (Fransızca)

Si la chose déposée a produit des fruits qui aient été perçus par le dépositaire, il est obligé de les restituer. Il ne doit aucun intérêt de l'argent déposé, si ce n'est du jour où il a été mis en demeure de faire la restitution.

Madde 1937

Saklayan, tevdi edilen şeyi ancak kendisine emanet eden kişiye, adına tevdi yapılan kişiye veya bunu teslim almak üzere belirlenen kişiye iade etmekle yükümlüdür.

Özgün metin (Fransızca)

Le dépositaire ne doit restituer la chose déposée qu'à celui qui la lui a confiée, ou à celui au nom duquel le dépôt a été fait, ou à celui qui a été indiqué pour le recevoir.

Madde 1938

Emanet bırakan kişiden, tevdi ettiği şeyin maliki olduğunun ispatını isteyemez. Bununla birlikte, şeyin çalınmış olduğunu ve gerçek malikinin kim olduğunu öğrenirse, kendisine yapılan tevdii bu kişiye bildirmek ve belirli ve yeterli bir süre içinde talep etmesi için ihtarda bulunmakla yükümlüdür. Kendisine bildirim yapılan kişi emanetin iadesini talep etmeyi ihmal ederse, emanetçi, teslim aldığı kişiye şeyi iade etmekle geçerli olarak ibra edilmiş olur.

Özgün metin (Fransızca)

Il ne peut pas exiger de celui qui a fait le dépôt, la preuve qu'il était propriétaire de la chose déposée. Néanmoins, s'il découvre que la chose a été volée, et quel en est le véritable propriétaire, il doit dénoncer à celui-ci le dépôt qui lui a été fait avec sommation de le réclamer dans un délai déterminé et suffisant. Si celui auquel la dénonciation a été faite néglige de réclamer le dépôt, le dépositaire est valablement déchargé par la tradition qu'il en fait à celui duquel il l'a reçu.

Madde 1939

Emaneti bırakan kişinin ölümü halinde, tevdi edilen şey ancak mirasçısına iade edilebilir.

Birden çok mirasçı varsa, şey her birine payı oranında iade edilmelidir.

Tevdi edilen şey bölünemez nitelikteyse, mirasçıların bunu teslim almak için aralarında anlaşmaları gerekir.

Özgün metin (Fransızca)

En cas de mort de la personne qui a fait le dépôt, la chose déposée ne peut être rendue qu'à son héritier.

S'il y a plusieurs héritiers, elle doit être rendue à chacun d'eux pour leur part et portion.

Si la chose déposée est indivisible, les héritiers doivent s'accorder entre eux pour la recevoir.

Madde 1940

Emaneti bırakan kişi yönetim yetkilerinden yoksun bırakılmışsa, emanet ancak tevdi edenin mallarının yönetimini üstlenen kişiye iade edilebilir.

Özgün metin (Fransızca)

Si la personne qui a fait le dépôt a été dessaisie de ses pouvoirs d'administration, le dépôt ne peut être restitué qu'à celui qui a l'administration des biens du déposant.

Madde 1941

Emanet, bir vasi veya bir yönetici tarafından bu sıfatla bırakılmışsa, bunların vesayeti veya idaresi sona ermiş olması kaydıyla, emanet ancak bu vasi veya yöneticinin temsil ettiği kişiye iade edilebilir.

Özgün metin (Fransızca)

Si le dépôt a été fait par un tuteur ou un administrateur, dans l'une de ces qualités, il ne peut être restitué qu'à la personne que ce tuteur ou cet administrateur représentaient, si leur gestion ou leur administration est finie.

Madde 1942

Emanet sözleşmesi iadenin yapılacağı yeri belirtiyorsa, emanetçi tevdi edilen şeyi o yere götürmekle yükümlüdür. Taşıma masrafları varsa, bunlar emaneti bırakana aittir.

Özgün metin (Fransızca)

Si le contrat de dépôt désigne le lieu dans lequel la restitution doit être faite, le dépositaire est tenu d'y porter la chose déposée. S'il y a des frais de transport, ils sont à la charge du déposant.

Madde 1943

Sözleşme iade yerini belirtmiyorsa, iade emanetin bizzat bırakıldığı yerde yapılmalıdır.

Özgün metin (Fransızca)

Si le contrat ne désigne point le lieu de la restitution, elle doit être faite dans le lieu même du dépôt.

Madde 1944

Sözleşmede iade için belirli bir süre kararlaştırılmış olsa bile, emanet, emaneti bırakan kişi talep eder etmez kendisine iade edilmelidir; meğerki emanetçinin elinde, tevdi edilen şeyin iadesine ve yerinin değiştirilmesine karşı bir haciz veya bir itiraz bulunsun.

Özgün metin (Fransızca)

Le dépôt doit être remis au déposant aussitôt qu'il le réclame, lors même que le contrat aurait fixé un délai déterminé pour la restitution ; à moins qu'il n'existe, entre les mains du dépositaire, une saisie ou une opposition à la restitution et au déplacement de la chose déposée.

Madde 1945

Güveni kötüye kullanan emanetçi, alacaklılara terk (cession) yararından yararlanamaz.

Özgün metin (Fransızca)

Le dépositaire infidèle n'est point admis au bénéfice de cession.

Madde 1946

Saklayanın, tevdi edilen şeyin bizzat kendisine ait olduğunu ortaya çıkarır ve bunu ispat ederse, saklayanın bütün borçları sona erer.

Özgün metin (Fransızca)

Toutes les obligations du dépositaire cessent s'il vient à découvrir et à prouver qu'il est lui-même propriétaire de la chose déposée.

Dördüncü Bölüm: Tevdi edenin borçları hakkındaSection 4 : Des obligations de la personne par laquelle le dépôt a été fait.

Madde 1947

Tevdi eden, saklayanın tevdi edilen şeyin muhafazası için yaptığı giderleri ödemek ve tevdiin ona sebep olabileceği bütün zararları tazmin etmekle yükümlüdür.

Özgün metin (Fransızca)

La personne qui a fait le dépôt est tenue de rembourser au dépositaire les dépenses qu'il a faites pour la conservation de la chose déposée, et de l'indemniser de toutes les pertes que le dépôt peut lui avoir occasionnées.

Madde 1948

Saklayan, tevdi sebebiyle kendisine borçlu olunan miktar tamamen ödenene kadar tevdi edilen şeyi elinde tutabilir.

Özgün metin (Fransızca)

Le dépositaire peut retenir le dépôt jusqu'à l'entier paiement de ce qui lui est dû à raison du dépôt.

Beşinci Bölüm: Zorunlu tevdi hakkındaSection 5 : Du dépôt nécessaire.

Madde 1949

Zorunlu tevdi, yangın, yıkıntı, yağma, deniz kazası veya benzeri beklenmedik bir olay gibi herhangi bir kaza sonucu mecburen yapılan tevdidir.

Özgün metin (Fransızca)

Le dépôt nécessaire est celui qui a été forcé par quelque accident, tel qu'un incendie, une ruine, un pillage, un naufrage ou autre événement imprévu.

Madde 1950

Zorunlu tevdi hakkında, 1359. maddede belirtilen tutarı aşan bir değer söz konusu olsa bile, tanık beyanıyla ispat kabul edilebilir.

Özgün metin (Fransızca)

La preuve par témoins peut être reçue pour le dépôt nécessaire, même quand il s'agit d'une valeur supérieure au chiffre prévu à l'article 1359.

Madde 1951

Zorunlu tevdi, ayrıca yukarıda belirtilen bütün kurallara tabidir.

Özgün metin (Fransızca)

Le dépôt nécessaire est d'ailleurs régi par toutes les règles précédemment énoncées.

Madde 1952

Hancılar veya otelciler, kendilerinde konaklayan yolcunun işletmelerine getirdiği giysiler, bagajlar ve çeşitli eşyalardan saklayan sıfatıyla sorumludurlar; bu tür eşyaların tevdii zorunlu tevdi sayılmalıdır.

Özgün metin (Fransızca)

Les aubergistes ou hôteliers répondent, comme dépositaires, des vêtements, bagages et objets divers apportés dans leur établissement par le voyageur qui loge chez eux ; le dépôt de ces sortes d'effets doit être regardé comme un dépôt nécessaire.

Madde 1953

Bu eşyaların çalınmasından veya zarar görmesinden, hırsızlık kendi çalıştırdıkları kişiler tarafından işlenmiş olsun ya da zarar otele gelip giden üçüncü kişilerce verilmiş olsun sorumludurlar.

Bu sorumluluk, kendilerine tevdi edilen veya haklı bir sebep olmaksızın kabul etmeyi reddettikleri her türlü nesnenin çalınması veya bozulması hâlinde, aksine her türlü hükme rağmen sınırsızdır.

Diğer bütün hâllerde, yolcuya borçlu olunan tazminat, aşağı yönde her türlü sözleşmesel sınırlama hariç tutularak, konaklama ücretinin günlük bedelinin yüz katı ile sınırlıdır; meğerki yolcu, uğradığı zararın kendisini konaklayan kişinin veya bu kişinin sorumlu olduğu kimselerin kusurundan kaynaklandığını ispat etsin.

Özgün metin (Fransızca)

Ils sont responsables du vol ou du dommage de ces effets, soit que le vol ait été commis ou que le dommage ait été causé par leurs préposés, ou par des tiers allant et venant dans l'hôtel.

Cette responsabilité est illimitée, nonobstant toute clause contraire, au cas de vol ou de détérioration des objets de toute nature déposés entre leurs mains ou qu'ils ont refusé de recevoir sans motif légitime.

Dans tous les autres cas, les dommages-intérêts dus au voyageur sont, à l'exclusion de toute limitation conventionnelle inférieure, limités à l'équivalent de cent fois le prix de location du logement par journée, sauf lorsque le voyageur démontre que le préjudice qu'il a subi résulte d'une faute de celui qui l'héberge ou des personnes dont ce dernier doit répondre.

Madde 1954

Hancılar veya otelciler, iddia ettikleri olguyu ispat etmek koşuluyla, mücbir sebepten kaynaklanan hırsızlık veya zararlardan ya da eşyanın niteliğinden veya bir ayıbından doğan kayıptan sorumlu değildirler. 1953 üncü madde hükümlerine istisna olarak, hancılar veya otelciler, özel yararlanmalarında bulunan yerlerde park edilmiş araçlarda bırakılan eşyalardan, konaklama ücretinin günlük tutarının elli katına kadar sorumludurlar. 1952 ve 1953 üncü maddeler canlı hayvanlara uygulanmaz.

Özgün metin (Fransızca)

Les aubergistes ou hôteliers ne sont pas responsables des vols ou dommages qui arrivent par force majeure, ni de la perte qui résulte de la nature ou d'un vice de la chose, à charge de démontrer le fait qu'ils allèguent. Par dérogation aux dispositions de l'article 1953, les aubergistes ou hôteliers sont responsables des objets laissés dans les véhicules stationnés sur les lieux dont ils ont la jouissance privative à concurrence de cinquante fois le prix de location du logement par journée. Les articles 1952 et 1953 ne s'appliquent pas aux animaux vivants.

Üçüncü Bölüm : Tevdi (sekestrasyon) hakkındaChapitre III : Du séquestre

Birinci Bölüm: Sekestrenin Çeşitleri HakkındaSection 1 : Des différentes espèces de séquestre.

Madde 1955

Tevdi, ya akdî ya da adlîdir.

Özgün metin (Fransızca)

Le séquestre est ou conventionnel ou judiciaire.

İkinci Bölüm : Akdi yedieminSection 2 : Du séquestre conventionnel.

Madde 1956

Akdî tevdi, bir veya birden çok kişi tarafından, ihtilaflı bir şeyin, ihtilaf sona erdikten sonra bunu elde etmeye hak kazandığına karar verilecek kişiye vermekle yükümlü olan bir üçüncü kişinin eline bırakılmasıdır.

Özgün metin (Fransızca)

Le séquestre conventionnel est le dépôt fait par une ou plusieurs personnes, d'une chose contentieuse, entre les mains d'un tiers qui s'oblige de la rendre, après la contestation terminée, à la personne qui sera jugée devoir l'obtenir.

Madde 1957

Tevdi ivazsız olmayabilir.

Özgün metin (Fransızca)

Le séquestre peut n'être pas gratuit.

Madde 1958

Tevdi ivazsız olduğunda, aşağıda belirtilen farklar saklı kalmak üzere, gerçek anlamda vedianın kurallarına tabidir.

Özgün metin (Fransızca)

Lorsqu'il est gratuit, il est soumis aux règles du dépôt proprement dit, sauf les différences ci-après énoncées.

Madde 1959

Tevdi, yalnızca menkul eşyayı değil, taşınmazları dahi konu edinebilir.

Özgün metin (Fransızca)

Le séquestre peut avoir pour objet, non seulement des effets mobiliers, mais même des immeubles.

Madde 1960

Tevdi ile yükümlü kılınan saklayıcı, ihtilaf sona ermeden önce, ancak ilgili tüm tarafların rızasıyla veya haklı sayılan bir sebeple ibra edilebilir.

Özgün metin (Fransızca)

Le dépositaire chargé du séquestre ne peut être déchargé avant la contestation terminée, que du consentement de toutes les parties intéressées, ou pour une cause jugée légitime.

Üçüncü Bölüm: Yargısal tevdi veya yediemin hakkındaSection 3 : Du séquestre ou dépôt judiciaire.

Madde 1961

Mahkeme şunların tevdiine karar verebilir: 1° Bir borçlu üzerine haczedilen menkul eşyanın; 2° Mülkiyeti veya zilyetliği iki veya birden çok kişi arasında ihtilaflı olan bir taşınmazın veya menkul bir şeyin; 3° Bir borçlunun ibrası için önerdiği şeylerin.

Özgün metin (Fransızca)

La justice peut ordonner le séquestre : 1° Des meubles saisis sur un débiteur ; 2° D'un immeuble ou d'une chose mobilière dont la propriété ou la possession est litigieuse entre deux ou plusieurs personnes ; 3° Des choses qu'un débiteur offre pour sa libération.

Madde 1962

Adli yediemin tayini, haciz koydurandan yediemin arasında karşılıklı borçlar doğurur. Yediemin, haczedilen eşyanın korunması için gerekli özeni göstermekle yükümlüdür. Eşyayı, satış için haciz koydurana veya haczin kaldırılması hâlinde aleyhine icra yapılan tarafa teslim etmek zorundadır. Haciz koyduranın borcu, yediemine kanunla belirlenen ücreti ödemekten ibarettir.

Özgün metin (Fransızca)

L'établissement d'un gardien judiciaire produit, entre le saisissant et le gardien, des obligations réciproques. Le gardien doit apporter, pour la conservation des effets saisis, les soins raisonnables. Il doit les représenter soit à la décharge du saisissant pour la vente, soit à la partie contre laquelle les exécutions ont été faites, en cas de mainlevée de la saisie. L'obligation du saisissant consiste à payer au gardien le salaire fixé par la loi.

Madde 1963

Adli tevdi, ya ilgili tarafların aralarında anlaştıkları bir kişiye ya da hâkim tarafından resen atanan bir kişiye yapılır. Her iki durumda da, kendisine şey emanet edilen kişi, akdi tevdiin gerektirdiği tüm borçlara tabidir.

Özgün metin (Fransızca)

Le séquestre judiciaire est donné, soit à une personne dont les parties intéressées sont convenues entre elles, soit à une personne nommée d'office par le juge. Dans l'un et l'autre cas, celui auquel la chose a été confiée est soumis à toutes les obligations qu'emporte le séquestre conventionnel.

On İkinci Kısım : Rizikolu SözleşmelerdenTitre XII : Des contrats aléatoires.

Birinci Bölüm : Oyun ve bahis hakkında.Chapitre Ier : Du jeu et du pari.

Madde 1965

Kanun, kumar borcu veya bahis bedelinin ödenmesi için hiçbir dava hakkı tanımaz.

Özgün metin (Fransızca)

La loi n'accorde aucune action pour une dette du jeu ou pour le paiement d'un pari.

Madde 1966

Silah kullanımına yönelik oyunlar, yürüyerek veya at üzerinde yapılan yarışlar, araba yarışları, tenis oyunu ve beceri ile bedensel çalışmaya bağlı bu nitelikteki diğer oyunlar, önceki hükmün kapsamı dışındadır. Bununla birlikte, mahkeme, talep edilen tutarı fazla bulursa, davayı reddedebilir.

Özgün metin (Fransızca)

Les jeux propres à exercer au fait des armes, les courses à pied ou à cheval, les courses de chariot, le jeu de paume et autres jeux de même nature qui tiennent à l'adresse et à l'exercice du corps, sont exceptés de la disposition précédente. Néanmoins, le tribunal peut rejeter la demande quand la somme lui paraît excessive.

Madde 1967

Kaybeden taraf, hiçbir hâlde, gönüllü olarak ödediği şeyin geri verilmesini isteyemez; meğerki kazanan tarafta hile, aldatma veya dolandırıcılık bulunmuş olsun.

Özgün metin (Fransızca)

Dans aucun cas le perdant ne peut répéter ce qu'il a volontairement payé, à moins qu'il n'y ait eu, de la part du gagnant, dol, supercherie ou escroquerie.

İkinci Bölüm : Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi HakkındaChapitre II : Du contrat de rente viagère

Birinci Bölüm: Sözleşmenin Geçerliliği İçin Aranan Şartlar HakkındaSection 1 : Des conditions requises pour la validité du contrat.

Madde 1968

Ömür boyu gelir, bir para tutarı, değer taşıyan bir taşınır şey veya bir taşınmaz karşılığında, ivazlı olarak kurulabilir.

Özgün metin (Fransızca)

La rente viagère peut être constituée à titre onéreux, moyennant une somme d'argent, ou pour une chose mobilière appréciable, ou pour un immeuble.

Madde 1969

Ömür boyu gelir, ayrıca, sağlararası bağışlama veya vasiyet yoluyla, tamamen ivazsız olarak da kurulabilir. Bu takdirde, kanunun öngördüğü şekil şartlarına uyulması gerekir.

Özgün metin (Fransızca)

Elle peut être aussi constituée, à titre purement gratuit, par donation entre vifs ou par testament. Elle doit être alors revêtue des formes requises par la loi.

Madde 1970

Önceki maddede belirtilen durumda, ömür boyu gelir, tasarruf edilebilir kısmı aşarsa indirime tabi tutulur; alamayacak durumda olan bir kişi yararına kurulmuşsa hükümsüzdür.

Özgün metin (Fransızca)

Dans le cas de l'article précédent, la rente viagère est réductible si elle excède ce dont il est permis de disposer ; elle est nulle si elle est au profit d'une personne incapable de recevoir.

Madde 1971

Ömür boyu gelir, bedelini sağlayan kişinin hayatı üzerine kurulabileceği gibi, bu gelirden yararlanma hakkı bulunmayan bir üçüncü kişinin hayatı üzerine de kurulabilir.

Özgün metin (Fransızca)

La rente viagère peut être constituée soit sur la tête de celui qui en fournit le prix, soit sur la tête d'un tiers, qui n'a aucun droit d'en jouir.

Madde 1972

Ömür boyu gelir, bir veya birden çok kişinin hayatı üzerine kurulabilir.

Özgün metin (Fransızca)

Elle peut être constituée sur une ou plusieurs têtes.

Madde 1973

Ömür boyu gelir, bedeli başka bir kişi tarafından sağlanmış olsa bile, bir üçüncü kişi yararına kurulabilir. Bu son durumda, gelir bir karşılıksız kazandırma niteliği taşısa da, 1970 inci maddede belirtilen tenkis ve hükümsüzlük hâlleri saklı kalmak kaydıyla, bağışlamalar için öngörülen şekil şartlarına tabi değildir. Eşler tarafından veya onlardan biri tarafından kurulan gelirin, sağ kalan eş lehine intikal edeceği şart koşulmuşsa, intikal şartı karşılıksız kazandırma niteliğinde olabileceği gibi, ivazlı bir işlem niteliğinde de olabilir. Bu son durumda, intikaldan yararlanan kişinin mal ortaklığına veya ölen eşin terekesine ödemesi gereken denkleştirme alacağı veya tazminat, gelirin intikal eden kısmının değerine eşittir. Eşlerin aksi yönde bir iradesi bulunmadıkça, intikalin karşılıksız olarak kararlaştırıldığı karine olarak kabul edilir.

Özgün metin (Fransızca)

Elle peut être constituée au profit d'un tiers, quoique le prix en soit fourni par une autre personne. Dans ce dernier cas, quoiqu'elle ait les caractères d'une libéralité, elle n'est point assujettie aux formes requises pour les donations ; sauf les cas de réduction et de nullité énoncés dans l'article 1970. Lorsque, constituée par des époux ou l'un d'eux, la rente est stipulée réversible au profit du conjoint survivant, la clause de réversibilité peut avoir les caractères d'une libéralité ou ceux d'un acte à titre onéreux. Dans ce dernier cas, la récompense ou l'indemnité due par le bénéficiaire de la réversion à la communauté ou à la succession du prédécédé est égale à la valeur de la réversion de la rente. Sauf volonté contraire des époux, la réversion est présumée avoir été consentie à titre gratuit.

Madde 1974

Sözleşme tarihinde ölmüş bulunan bir kişinin hayatı üzerine kurulan her ömür boyu gelir sözleşmesi hiçbir hüküm doğurmaz.

Özgün metin (Fransızca)

Tout contrat de rente viagère, créé sur la tête d'une personne qui était morte au jour du contrat, ne produit aucun effet.

Madde 1975

Gelirin, sözleşme tarihinden itibaren yirmi gün içinde kendisinden öldüğü hastalığa yakalanmış bulunan bir kişinin hayatı üzerine kurulmuş olması hâlinde de aynı hüküm uygulanır.

Özgün metin (Fransızca)

Il en est de même du contrat par lequel la rente a été créée sur la tête d'une personne atteinte de la maladie dont elle est décédée dans les vingt jours de la date du contrat.

Madde 1976

Ömür boyu gelir, sözleşen tarafların uygun gördükleri oranda kurulabilir.

Özgün metin (Fransızca)

La rente viagère peut être constituée au taux qu'il plaît aux parties contractantes de fixer.

İkinci Bölüm : Sözleşmenin Taraflar Arasındaki Hükümleri Hakkında.Section 2 : Des effets du contrat entre les parties contractantes.

Madde 1977

Bir bedel karşılığında lehine ömür boyu gelir kurulan kişi, kurucunun bunun ifası için kararlaştırılan güvenceleri vermemesi hâlinde, sözleşmenin feshini isteyebilir.

Özgün metin (Fransızca)

Celui au profit duquel la rente viagère a été constituée moyennant un prix peut demander la résiliation du contrat, si le constituant ne lui donne pas les sûretés stipulées pour son exécution.

Madde 1978

Gelir taksitlerinin ödenmemiş olması tek başına, gelirin kendi lehine kurulduğu kişiye, sermayenin geri verilmesini veya kendisi tarafından devredilmiş olan malın kendisine iadesini isteme hakkı vermez; bu kişi ancak borçlusunun mallarını haczettirip sattırma ve satış bedeli üzerinden, gelir taksitlerinin ödenmesine yetecek bir tutarın bu amaca özgülenmesini emrettirme veya buna rıza gösterme hakkına sahiptir.

Özgün metin (Fransızca)

Le seul défaut de paiement des arrérages de la rente n'autorise point celui en faveur de qui elle est constituée à demander le remboursement du capital, ou à rentrer dans le fonds par lui aliéné : il n'a que le droit de saisir et de faire vendre les biens de son débiteur et de faire ordonner ou consentir, sur le produit de la vente, l'emploi d'une somme suffisante pour le service des arrérages.

Madde 1979

Sözleşen kişi, sermayeyi geri ödemeyi teklif ederek ve ödenmiş taksitlerin geri istenmesinden feragat ederek gelirin ödenmesinden kurtulamaz; hayatı üzerine gelir bağlanmış olan kişi veya kişilerin hayatlarının süresi ne olursa olsun ve gelirin ödenmesi ne kadar ağır bir yük hâline gelmiş olursa olsun, bu kişi veya kişilerin hayatı boyunca geliri ödemekle yükümlüdür.

Özgün metin (Fransızca)

Le constituant ne peut se libérer du paiement de la rente, en offrant de rembourser le capital, et en renonçant à la répétition des arrérages payés ; il est tenu de servir la rente pendant toute la vie de la personne ou des personnes sur la tête desquelles la rente a été constituée, quelle que soit la durée de la vie de ces personnes, et quelque onéreux qu'ait pu devenir le service de la rente.

Madde 1980

Hayat boyu gelir, malike ancak yaşamış olduğu gün sayısı oranında kazanılır. Bununla birlikte, gelirin peşin ödeneceği kararlaştırılmışsa, ödenmesi gereken vade, ödemenin yapılması gerektiği günden itibaren kazanılmış sayılır.

Özgün metin (Fransızca)

La rente viagère n'est acquise au propriétaire que dans la proportion du nombre de jours qu'il a vécu. Néanmoins, s'il a été convenu qu'elle serait payée d'avance, le terme qui a dû être payé est acquis du jour où le paiement a dû en être fait.

Madde 1981

Hayat boyu gelir, ancak ivazsız olarak kurulmuş olması hâlinde haczedilemez olarak şart koşulabilir.

Özgün metin (Fransızca)

La rente viagère ne peut être stipulée insaisissable que lorsqu'elle a été constituée à titre gratuit.

Madde 1983

Hayat boyu gelirin maliki, taksitleri ancak kendisinin veya gelirin hayatı üzerine kurulmuş olduğu kişinin hayatta olduğunu ispatlayarak talep edebilir.

Özgün metin (Fransızca)

Le propriétaire d'une rente viagère n'en peut demander les arrérages qu'en justifiant de son existence, ou de celle de la personne sur la tête de laquelle elle a été constituée.

On Üçüncü Kısım : VekâlettenTitre XIII : Du mandat

Birinci Bölüm : Vekâletin niteliği ve şekli hakkında.Chapitre Ier : De la nature et de la forme du mandat.

Madde 1984

Vekâlet veya temsil yetkisi, bir kişinin başka bir kişiye, vekâlet veren için ve onun adına bir işi yapma yetkisini verdiği bir hukuki işlemdir. Sözleşme ancak vekilin kabulü ile kurulur.

Özgün metin (Fransızca)

Le mandat ou procuration est un acte par lequel une personne donne à une autre le pouvoir de faire quelque chose pour le mandant et en son nom. Le contrat ne se forme que par l'acceptation du mandataire.

Madde 1985

Vekâlet, resmî senetle veya adi senetle, hatta mektupla verilebilir. Sözlü olarak da verilebilir, ancak buna ilişkin tanık beyanı ancak "Sözleşmeler veya Genel Olarak Akdî Borçlar" başlığına uygun olarak kabul edilir.

Vekâletin kabulü zımni olabilir ve vekilin ona verdiği ifadan doğabilir.

Özgün metin (Fransızca)

Le mandat peut être donné par acte authentique ou par acte sous seing privé, même par lettre. Il peut aussi être donné verbalement, mais la preuve testimoniale n'en est reçue que conformément au titre " Des contrats ou des obligations conventionnelles en général ".

L'acceptation du mandat peut n'être que tacite et résulter de l'exécution qui lui a été donnée par le mandataire.

Madde 1986

Aksine sözleşme olmadıkça vekâlet ivazsızdır.

Özgün metin (Fransızca)

Le mandat est gratuit s'il n'y a convention contraire.

Madde 1987

Vekâlet ya özeldir ve bir iş veya yalnızca belirli işler içindir, ya da geneldir ve vekâlet verenin bütün işleri içindir.

Özgün metin (Fransızca)

Il est ou spécial et pour une affaire ou certaines affaires seulement, ou général et pour toutes les affaires du mandant.

Madde 1988

Genel ifadelerle düzenlenmiş vekâlet, yalnızca yönetim işlemlerini kapsar. Devir veya ipotek verme ya da mülkiyete ilişkin başka bir işlem söz konusu olduğunda, vekâletin açık olması gerekir.

Özgün metin (Fransızca)

Le mandat conçu en termes généraux n'embrasse que les actes d'administration. S'il s'agit d'aliéner ou hypothéquer, ou de quelque autre acte de propriété, le mandat doit être exprès.

Madde 1989

Vekil, vekâletnamesinde belirtilenin ötesinde hiçbir şey yapamaz: sulh olma yetkisi, tahkime gitme yetkisini içermez.

Özgün metin (Fransızca)

Le mandataire ne peut rien faire au-delà de ce qui est porté dans son mandat : le pouvoir de transiger ne renferme pas celui de compromettre.

Madde 1990

Ergin kılınmamış bir küçük vekil olarak seçilebilir; ancak vekâlet veren, ona karşı ancak küçüklerin borçlarına ilişkin genel kurallar uyarınca dava hakkına sahip olur.

Özgün metin (Fransızca)

Un mineur non émancipé peut être choisi pour mandataire ; mais le mandant n'aura d'action contre lui que d'après les règles générales relatives aux obligations des mineurs.

İkinci Bölüm : Vekilin Borçları HakkındaChapitre II : Des obligations du mandataire.

Madde 1991

Vekil, vekâlet kendisine yüklü olduğu sürece onu yerine getirmekle yükümlüdür ve bunun ifa edilmemesinden doğabilecek tazminattan sorumludur. Gecikmede tehlike varsa, vekâlet verenin ölümü hâlinde başlanmış olan işi tamamlamakla da yükümlüdür.

Özgün metin (Fransızca)

Le mandataire est tenu d'accomplir le mandat tant qu'il en demeure chargé, et répond des dommages-intérêts qui pourraient résulter de son inexécution. Il est tenu de même d'achever la chose commencée au décès du mandant, s'il y a péril en la demeure.

Madde 1992

Vekil, yalnızca hile ile değil, yönetiminde işlediği kusurlarla da sorumludur. Bununla birlikte, kusura ilişkin sorumluluk, vekâleti karşılıksız olan kimseye, ücret alan kimseye göre daha az sıkı biçimde uygulanır.

Özgün metin (Fransızca)

Le mandataire répond non seulement du dol, mais encore des fautes qu'il commet dans sa gestion. Néanmoins, la responsabilité relative aux fautes est appliquée moins rigoureusement à celui dont le mandat est gratuit qu'à celui qui reçoit un salaire.

Madde 1993

Her vekil, yönetiminin hesabını vermekle ve vekâletnamesi gereğince aldığı her şeyi vekâlet verene teslim etmekle yükümlüdür; bu, aldığı şeyin vekâlet verene borçlu olunmamış olması hâlinde dahi böyledir.

Özgün metin (Fransızca)

Tout mandataire est tenu de rendre compte de sa gestion, et de faire raison au mandant de tout ce qu'il a reçu en vertu de sa procuration, quand même ce qu'il aurait reçu n'eût point été dû au mandant.

Madde 1994

Vekil, yönetimde kendi yerine koyduğu kişiden şu hâllerde sorumludur: 1° kendi yerine birini koyma yetkisini almamışsa; 2° bu yetki kendisine belirli bir kişi gösterilmeksizin verilmiş ve seçtiği kişi açıkça ehliyetsiz veya ödeme gücünden yoksun ise. Her hâlde, vekâlet veren, vekilin yerine koyduğu kişiye karşı doğrudan dava açabilir.

Özgün metin (Fransızca)

Le mandataire répond de celui qu'il s'est substitué dans la gestion : 1° quand il n'a pas reçu le pouvoir de se substituer quelqu'un ; 2° quand ce pouvoir lui a été conféré sans désignation d'une personne, et que celle dont il a fait choix était notoirement incapable ou insolvable. Dans tous les cas, le mandant peut agir directement contre la personne que le mandataire s'est substituée.

Madde 1995

Aynı işlemle birden çok temsilci veya vekil atanmış olduğunda, aralarında aksi açıkça belirtilmedikçe müteselsil sorumluluk yoktur.

Özgün metin (Fransızca)

Quand il y a plusieurs fondés de pouvoir ou mandataires établis par le même acte, il n'y a de solidarité entre eux qu'autant qu'elle est exprimée.

Madde 1996

Vekil, kendi kullanımına sarf ettiği paralara bu sarfın tarihinden itibaren ve elinde kalan bakiyeye ilişkin paralara temerrüde düşürüldüğü günden itibaren faiz borçludur.

Özgün metin (Fransızca)

Le mandataire doit l'intérêt des sommes qu'il a employées à son usage à dater de cet emploi ; et de celles dont il est reliquataire à compter du jour qu'il est mis en demeure.

Madde 1997

Bu sıfatla sözleşme yaptığı tarafa yetkileri hakkında yeterli bilgi vermiş olan vekil, kendini şahsen yükümlü kılmadıkça, bu yetkilerin dışında yapılmış olan işlemlerden dolayı hiçbir teminat borcu altına girmez.

Özgün metin (Fransızca)

Le mandataire qui a donné à la partie avec laquelle il contracte en cette qualité une suffisante connaissance de ses pouvoirs n'est tenu d'aucune garantie pour ce qui a été fait au-delà, s'il ne s'y est personnellement soumis.

Üçüncü Bölüm : Vekil edenin borçları hakkındaChapitre III : Des obligations du mandant.

Madde 1998

Vekil eden, vekile verilmiş olan yetkiye uygun olarak vekilin akdettiği taahhütleri yerine getirmekle yükümlüdür. Bu yetkinin dışında yapılmış olan işlemlerden, ancak açıkça veya zımnen icazet vermiş olduğu ölçüde sorumludur.

Özgün metin (Fransızca)

Le mandant est tenu d'exécuter les engagements contractés par le mandataire, conformément au pouvoir qui lui a été donné. Il n'est tenu de ce qui a pu être fait au-delà, qu'autant qu'il l'a ratifié expressément ou tacitement.

Madde 1999

Vekil eden, vekilin vekaletin ifası için yaptığı avans ve masrafları vekile geri ödemek ve vaat edilmiş ise ücretini ödemekle yükümlüdür. Vekile isnat edilebilecek hiçbir kusur bulunmaması hâlinde, vekil eden, işin sonuçsuz kalmış olması hâlinde dahi bu geri ödeme ve ödemeyi yapmaktan kaçınamaz; masraf ve avansların daha az olabileceği bahanesiyle bunların tutarının indirilmesini de isteyemez.

Özgün metin (Fransızca)

Le mandant doit rembourser au mandataire les avances et frais que celui-ci a faits pour l'exécution du mandat, et lui payer ses salaires lorsqu'il en a été promis. S'il n'y a aucune faute imputable au mandataire, le mandant ne peut se dispenser de faire ces remboursements et paiement, lors même que l'affaire n'aurait pas réussi, ni faire réduire le montant des frais et avances sous le prétexte qu'ils pouvaient être moindres.

Madde 2000

Vekil eden, vekile isnat edilebilecek bir tedbirsizlik bulunmaksızın vekilin idaresi dolayısıyla uğradığı zararları da tazmin etmekle yükümlüdür.

Özgün metin (Fransızca)

Le mandant doit aussi indemniser le mandataire des pertes que celui-ci a essuyées à l'occasion de sa gestion, sans imprudence qui lui soit imputable.

Madde 2001

Vekilin yaptığı avanslara ilişkin faiz, tespit edilen avans tarihinden itibaren vekil eden tarafından vekile ödenir.

Özgün metin (Fransızca)

L'intérêt des avances faites par le mandataire lui est dû par le mandant, à dater du jour des avances constatées.

Madde 2002

Vekil, ortak bir iş için birden çok kişi tarafından tayin edilmiş ise, bu kişilerin her biri vekile karşı vekaletin bütün sonuçlarından müteselsilen sorumludur.

Özgün metin (Fransızca)

Lorsque le mandataire a été constitué par plusieurs personnes pour une affaire commune, chacune d'elles est tenue solidairement envers lui de tous les effets du mandat.

Dördüncü Bölüm : Vekâletin sona ermesinin çeşitli şekilleri hakkında.Chapitre IV : Des différentes manières dont le mandat finit.

Madde 2003

Vekalet sona erer:

Vekilin azledilmesiyle,

Vekilin vekaletten istifa etmesiyle,

Vekil edenin veya vekilin ölümü, kısıtlanması veya iflası ile.

Özgün metin (Fransızca)

Le mandat finit :

Par la révocation du mandataire,

Par la renonciation de celui-ci au mandat,

Par la mort, la tutelle des majeurs ou la déconfiture, soit du mandant, soit du mandataire.

Madde 2004

Vekil eden, vekâletnamesini dilediği zaman geri alabilir ve gerektiğinde vekili, vekâleti içeren adi senedi veya vekâletname asıl nüsha olarak verilmişse aslını, yahut aslı saklanmışsa örneğini kendisine vermeye zorlayabilir.

Özgün metin (Fransızca)

Le mandant peut révoquer sa procuration quand bon lui semble et contraindre, s'il y a lieu, le mandataire à lui remettre soit l'écrit sous seing privé qui la contient, soit l'original de la procuration, si elle a été délivrée en brevet, soit l'expédition, s'il en a été gardé minute.

Madde 2005

Yalnızca vekile bildirilen azil, bu azli bilmeksizin işlem yapmış olan üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez; vekil edenin vekile karşı rücu hakkı saklıdır.

Özgün metin (Fransızca)

La révocation notifiée au seul mandataire ne peut être opposée aux tiers qui ont traité dans l'ignorance de cette révocation, sauf au mandant son recours contre le mandataire.

Madde 2006

Aynı iş için yeni bir vekil tayin edilmesi, bu tayinin ilk vekile bildirildiği günden itibaren onun azli anlamına gelir.

Özgün metin (Fransızca)

La constitution d'un nouveau mandataire pour la même affaire vaut révocation du premier, à compter du jour où elle a été notifiée à celui-ci.

Madde 2007

Vekil, vekâletten çekilme iradesini vekil edene bildirmek suretiyle vekâletten çekilebilir. Bununla birlikte, bu çekilme vekil edene zarar verirse, vekil bu zararı tazmin etmekle yükümlüdür; meğerki vekil, vekâlete devam etmesi hâlinde kendisi de ağır bir zarara uğrayacak durumda bulunsun.

Özgün metin (Fransızca)

Le mandataire peut renoncer au mandat, en notifiant au mandant sa renonciation. Néanmoins, si cette renonciation préjudicie au mandant il devra en être indemnisé par le mandataire, à moins que celui-ci ne se trouve dans l'impossibilité de continuer le mandat sans en éprouver lui-même un préjudice considérable.

Madde 2008

Vekil, vekil edenin ölümünü veya vekâleti sona erdiren diğer sebeplerden birini bilmeksizin yaptığı işlemler geçerlidir.

Özgün metin (Fransızca)

Si le mandataire ignore la mort du mandant ou l'une des autres causes qui font cesser le mandat, ce qu'il a fait dans cette ignorance est valide.

Madde 2009

Yukarıdaki hâllerde, vekilin üçüncü kişilere karşı üstlendiği borçlar, iyiniyetli olan bu kişilere karşı ifa edilir.

Özgün metin (Fransızca)

Dans les cas ci-dessus, les engagements du mandataire sont exécutés à l'égard des tiers qui sont de bonne foi.

Madde 2010

Vekilin ölümü hâlinde, mirasçıları durumu vekil edene bildirmek ve bu arada, onun menfaati gerektirdiği ölçüde gerekli önlemleri almakla yükümlüdürler.

Özgün metin (Fransızca)

En cas de mort du mandataire, ses héritiers doivent en donner avis au mandant, et pourvoir, en attendant, à ce que les circonstances exigent pour l'intérêt de celui-ci.

On Dördüncü Kısım : Fiducie (İnançlı İşlem) HakkındaTitre XIV : De la fiducie

Madde 2011

Fidüsi işlem (fiducie), bir veya birden çok kurucunun, mevcut veya gelecekteki malları, hakları veya teminatları ya da mal, hak veya teminatlardan oluşan bir bütünü, bunları kendi malvarlıklarından ayrı tutarak belirli bir amaç doğrultusunda bir veya birden çok yararlanıcı lehine hareket eden bir veya birden çok fidüsiye devrettikleri işlemdir.

Özgün metin (Fransızca)

La fiducie est l'opération par laquelle un ou plusieurs constituants transfèrent des biens, des droits ou des sûretés, ou un ensemble de biens, de droits ou de sûretés, présents ou futurs, à un ou plusieurs fiduciaires qui, les tenant séparés de leur patrimoine propre, agissent dans un but déterminé au profit d'un ou plusieurs bénéficiaires.

Madde 2012

Fidüsi işlem kanunla veya sözleşmeyle kurulur. Açık olması gerekir.

Fidüsi malvarlığına aktarılan mal, hak veya teminatlar eşler arasındaki mal ortaklığına veya bir paylı mülkiyete tabi ise, fidüsi sözleşmesi, hükümsüzlük yaptırımı altında noterlik senediyle düzenlenir.

Özgün metin (Fransızca)

La fiducie est établie par la loi ou par contrat. Elle doit être expresse.

Si les biens, droits ou sûretés transférés dans le patrimoine fiduciaire dépendent de la communauté existant entre les époux ou d'une indivision, le contrat de fiducie est établi par acte notarié à peine de nullité.

Madde 2013

Fidüsi sözleşmesi, lehdar yararına bağışlama amacından kaynaklanıyorsa hükümsüzdür. Bu hükümsüzlük kamu düzenindendir.

Özgün metin (Fransızca)

Le contrat de fiducie est nul s'il procède d'une intention libérale au profit du bénéficiaire. Cette nullité est d'ordre public.

Madde 2015

Yalnızca para ve sermaye piyasası kanununun L. 511-1 maddesinin I numaralı fıkrasında belirtilen kredi kuruluşları, aynı kanunun L. 518-1 maddesinde sayılan kurum ve hizmetler, aynı kanunun L. 531-4 maddesinde belirtilen yatırım kuruluşları, portföy yönetim şirketleri ile sigorta kanununun L. 310-1 maddesine tabi sigorta şirketleri fidüsi sıfatını haiz olabilir.

Avukatlık mesleği mensupları da fidüsi sıfatını haiz olabilir.

Özgün metin (Fransızca)

Seuls peuvent avoir la qualité de fiduciaires les établissements de crédit mentionnés au I de l'article L. 511-1 du code monétaire et financier, les institutions et services énumérés à l'article L. 518-1 du même code, les entreprises d'investissement mentionnées à l'article L. 531-4 du même code, les sociétés de gestion de portefeuille ainsi que les entreprises d'assurance régies par l'article L. 310-1 du code des assurances.

Les membres de la profession d'avocat peuvent également avoir la qualité de fiduciaire.

Madde 2016

Kurucu veya fidüsi, fidüsi sözleşmesinin lehdarı veya lehdarlarından biri olabilir.

Özgün metin (Fransızca)

Le constituant ou le fiduciaire peut être le bénéficiaire ou l'un des bénéficiaires du contrat de fiducie.

Madde 2017

Fidüsi sözleşmesinde aksi kararlaştırılmadıkça, kurucu, her zaman, sözleşmenin ifası çerçevesinde kendi menfaatlerinin korunmasını sağlamakla görevli bir üçüncü kişi belirleyebilir; bu kişi kanunun kurucuya tanıdığı yetkileri kullanabilir.

Kurucunun gerçek kişi olması hâlinde, bu haktan feragat edemez.

Kurucu, bu üçüncü kişinin belirlenmesini fidüsiye bildirmekle yükümlüdür.

Özgün metin (Fransızca)

Sauf stipulation contraire du contrat de fiducie, le constituant peut, à tout moment, désigner un tiers chargé de s'assurer de la préservation de ses intérêts dans le cadre de l'exécution du contrat et qui peut disposer des pouvoirs que la loi accorde au constituant.

Lorsque le constituant est une personne physique, il ne peut renoncer à cette faculté.

Le constituant doit informer le fiduciaire de la désignation de ce tiers.

Madde 2018

Fidüsi sözleşmesi, hükümsüzlük yaptırımı altında aşağıdakileri belirler:

1° Aktarılan mal, hak veya teminatlar. Bunlar gelecekteki mal, hak veya teminatlar ise, belirlenebilir nitelikte olmaları gerekir;

2° Aktarımın süresi; bu süre, sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren doksan dokuz yılı aşamaz;

3° Kurucu veya kurucuların kimliği;

4° Fidüsi veya fidüsilerin kimliği;

5° Lehdar veya lehdarların kimliği ya da, bunun bulunmaması hâlinde, belirlenmelerini sağlayan kurallar;

6° Fidüsi veya fidüsilerin görevi ile yönetim ve tasarruf yetkilerinin kapsamı.

Özgün metin (Fransızca)

Le contrat de fiducie détermine, à peine de nullité :

1° Les biens, droits ou sûretés transférés. S'ils sont futurs, ils doivent être déterminables ;

2° La durée du transfert, qui ne peut excéder quatre-vingt-dix-neuf ans à compter de la signature du contrat ;

3° L'identité du ou des constituants ;

4° L'identité du ou des fiduciaires ;

5° L'identité du ou des bénéficiaires ou, à défaut, les règles permettant leur désignation ;

6° La mission du ou des fiduciaires et l'étendue de leurs pouvoirs d'administration et de disposition.

Madde 2018 ila 1

Fidüsi sözleşmesinde, kurucunun fidüsi malvarlığına aktarılan bir ticari işletme veya mesleki amaçla kullanılan bir taşınmazın kullanımını veya intifasını muhafaza ettiği öngörülmüşse, bu amaçla akdedilen sözleşme, aksi kararlaştırılmadıkça, Ticaret Kanununun I. Kitabının IV. Başlığının IV. ve V. Bölümlerine tabi değildir.

Özgün metin (Fransızca)

Lorsque le contrat de fiducie prévoit que le constituant conserve l'usage ou la jouissance d'un fonds de commerce ou d'un immeuble à usage professionnel transféré dans le patrimoine fiduciaire, la convention conclue à cette fin n'est pas soumise aux chapitres IV et V du titre IV du livre Ier du code de commerce, sauf stipulation contraire.

Madde 2018 ila 2

Fidüsi işlem çerçevesinde gerçekleştirilen alacak devri, fidüsi sözleşmesinin veya bunu tespit eden ek sözleşmenin tarihi itibarıyla üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilir. Devredilen alacağın borçlusuna karşı ise, ancak devredenin veya fidüsinin yapacağı bildirim ile ileri sürülebilir hâle gelir.

Özgün metin (Fransızca)

La cession de créances réalisée dans le cadre d'une fiducie est opposable aux tiers à la date du contrat de fiducie ou de l'avenant qui la constate. Elle ne devient opposable au débiteur de la créance cédée que par la notification qui lui en est faite par le cédant ou le fiduciaire.

Madde 2019

Fiducia sözleşmesi ve eklentileri, hükümsüzlük yaptırımı altında, tarihlerinden itibaren bir aylık süre içinde fiduciaire'in merkezinin bulunduğu vergi dairesine veya fiduciaire Fransa'da ikametgâh sahibi değilse yerleşik olmayanlara ilişkin vergi dairesine kaydettirilir.

Taşınmazlara veya taşınmaz üzerindeki ayni haklara ilişkin oldukları takdirde, aynı yaptırım altında, Genel Vergi Kanunu'nun 647 ve 657. maddelerinde öngörülen şartlarda ilan edilirler.

Fiducia sözleşmesinden doğan hakların devri ve, lehtar fiducia sözleşmesinde belirlenmemişse, onun sonradan belirlenmesi, hükümsüzlük yaptırımı altında, aynı şartlarda kaydettirilen yazılı bir işleme konu olmalıdır.

2017. madde uyarınca bir üçüncü kişinin belirlenmesi ile Parasal ve Mali Kanun'un L. 561-2-2. maddesinde belirtilen fiducianın gerçek lehtarı veya lehtarlarının kimliğine ilişkin bilginin verilmesi de, hükümsüzlük yaptırımı altında, fiduciaire tarafından düzenlenen ve aynı şartlarda kaydettirilen yazılı bir işleme konu olmalıdır.

Özgün metin (Fransızca)

A peine de nullité, le contrat de fiducie et ses avenants sont enregistrés dans le délai d'un mois à compter de leur date au service des impôts du siège du fiduciaire ou au service des impôts des non-résidents si le fiduciaire n'est pas domicilié en France.

Lorsqu'ils portent sur des immeubles ou des droits réels immobiliers, ils sont, sous la même sanction, publiés dans les conditions prévues aux articles 647 et 657 du code général des impôts.

La transmission des droits résultant du contrat de fiducie et, si le bénéficiaire n'est pas désigné dans le contrat de fiducie, sa désignation ultérieure doivent, à peine de nullité, donner lieu à un acte écrit enregistré dans les mêmes conditions.

La désignation d'un tiers en application de l'article 2017 et l'information sur l'identité du ou des bénéficiaires effectifs de la fiducie mentionnés à l'article L. 561-2-2 du code monétaire et financier doivent également, à peine de nullité, donner lieu à un acte écrit établi par le fiduciaire et enregistré dans les mêmes conditions.

Madde 2020

Danıştay'da görüşülen bir kararname ile belirlenen usullere göre ulusal bir fiducia sicili oluşturulur.

Özgün metin (Fransızca)

Un registre national des fiducies est constitué selon des modalités précisées par décret en Conseil d'Etat.

Madde 2021

Fiduciaire, fiducia hesabına hareket ettiğinde bunu açıkça belirtmelidir. Aynı şekilde, fiducia malvarlığı devri ilana tabi mal veya haklar içerdiğinde, bu ilanda fiduciaire'in adı bu sıfatla belirtilmelidir.

Özgün metin (Fransızca)

Lorsque le fiduciaire agit pour le compte de la fiducie, il doit en faire expressément mention. De même, lorsque le patrimoine fiduciaire comprend des biens ou des droits dont la mutation est soumise à publicité, celle-ci doit mentionner le nom du fiduciaire ès qualités.

Madde 2022

Fiducia sözleşmesi, fiduciaire'in görevi hakkında kuruculuya hesap verme şartlarını belirler.

Bununla birlikte, sözleşmenin ifası sırasında kurucu vesayet altına alınırsa, fiduciaire, sözleşmede belirlenen süreye halel gelmeksizin, vasinin talebi üzerine yılda en az bir kez görevi hakkında vasiye hesap verir. Sözleşmenin ifası sırasında kurucu kayyımlık altına alınırsa, fiduciaire aynı şartlarda görevi hakkında kurucuya ve kayyımına hesap verir.

Fiduciaire, lehtara ve 2017. madde uyarınca belirlenen üçüncü kişiye, talepleri üzerine, sözleşmede belirlenen süreye göre görevi hakkında hesap verir.

Özgün metin (Fransızca)

Le contrat de fiducie définit les conditions dans lesquelles le fiduciaire rend compte de sa mission au constituant.

Toutefois, lorsque pendant l'exécution du contrat le constituant fait l'objet d'une mesure de tutelle, le fiduciaire rend compte de sa mission au tuteur à la demande de ce dernier au moins une fois par an, sans préjudice de la périodicité fixée par le contrat. Lorsque pendant l'exécution du contrat le constituant fait l'objet d'une mesure de curatelle, le fiduciaire rend compte de sa mission, dans les mêmes conditions, au constituant et à son curateur.

Le fiduciaire rend compte de sa mission au bénéficiaire et au tiers désigné en application de l'article 2017, à leur demande, selon la périodicité fixée par le contrat.

Madde 2023

Fiduciaire, üçüncü kişilerle ilişkilerinde, üçüncü kişilerin yetkilerinin sınırlandığını bildikleri kanıtlanmadıkça, fiducia malvarlığı üzerinde en geniş yetkilere sahip sayılır.

Özgün metin (Fransızca)

Dans ses rapports avec les tiers, le fiduciaire est réputé disposer des pouvoirs les plus étendus sur le patrimoine fiduciaire, à moins qu'il ne soit démontré que les tiers avaient connaissance de la limitation de ses pouvoirs.

Madde 2024

Fiduciaire lehine bir koruma altına alma, adli yeniden yapılandırma veya adli tasfiye usulünün başlatılması, fiducia malvarlığını etkilemez.

Özgün metin (Fransızca)

L'ouverture d'une procédure de sauvegarde, de redressement judiciaire ou de liquidation judiciaire au profit du fiduciaire n'affecte pas le patrimoine fiduciaire.

Madde 2025

Fiducia sözleşmesinden önce ilan edilmiş bir teminata bağlı takip hakkına sahip kurucunun alacaklılarının hakları saklı kalmak ve kurucunun alacaklılarının haklarına yönelik hile halleri hariç olmak üzere, fiducia malvarlığı ancak bu malvarlığının muhafazasından veya yönetiminden doğan alacakların sahipleri tarafından haczedilebilir. Fiducia malvarlığının yetersiz kalması halinde, fiducia sözleşmesinde pasifin tamamının veya bir kısmının fiduciaire'in yükümlülüğüne bırakılmasına ilişkin aksine hüküm bulunmadıkça, kurucunun malvarlığı bu alacaklıların ortak güvencesini oluşturur. Fiducia sözleşmesi ayrıca fiducia pasifine ilişkin sorumluluğu yalnızca fiducia malvarlığıyla sınırlayabilir. Böyle bir şart, ancak bunu açıkça kabul etmiş olan alacaklılara karşı ileri sürülebilir.

Özgün metin (Fransızca)

Sans préjudice des droits des créanciers du constituant titulaires d'un droit de suite attaché à une sûreté publiée antérieurement au contrat de fiducie et hors les cas de fraude aux droits des créanciers du constituant, le patrimoine fiduciaire ne peut être saisi que par les titulaires de créances nées de la conservation ou de la gestion de ce patrimoine. En cas d'insuffisance du patrimoine fiduciaire, le patrimoine du constituant constitue le gage commun de ces créanciers, sauf stipulation contraire du contrat de fiducie mettant tout ou partie du passif à la charge du fiduciaire. Le contrat de fiducie peut également limiter l'obligation au passif fiduciaire au seul patrimoine fiduciaire. Une telle clause n'est opposable qu'aux créanciers qui l'ont expressément acceptée.

Madde 2026

Fiduciaire, görevinin ifası sırasında işlediği kusurlardan dolayı kendi malvarlığıyla sorumludur.

Özgün metin (Fransızca)

Le fiduciaire est responsable, sur son patrimoine propre, des fautes qu'il commet dans l'exercice de sa mission.

Madde 2027

Değiştirilmesine ilişkin koşulları öngören bir sözleşme hükmü bulunmaması halinde, güvenilir kişinin görevlerini yerine getirmemesi veya kendisine emanet edilen menfaatleri tehlikeye düşürmesi ya da hakkında koruma altına alma veya iflasın ertelenmesi usulünün başlatılması halinde, kurucu, yararlanıcı veya 2017 nci madde uyarınca belirlenen üçüncü kişi, geçici bir güvenilir kişi atanmasını mahkemeden isteyebilir veya güvenilir kişinin değiştirilmesini talep edebilir. Talebi kabul eden mahkeme kararı, kendiliğinden asıl güvenilir kişinin elinden çıkarılmasını ve inançlı mal varlığının yerine geçen güvenilir kişiye devrini sonuçlar.

Özgün metin (Fransızca)

En l'absence de stipulations contractuelles prévoyant les conditions de son remplacement, si le fiduciaire manque à ses devoirs ou met en péril les intérêts qui lui sont confiés ou encore s'il fait l'objet d'une procédure de sauvegarde ou de redressement judiciaire, le constituant, le bénéficiaire ou le tiers désigné en application de l'article 2017 peut demander en justice la nomination d'un fiduciaire provisoire ou solliciter le remplacement du fiduciaire. La décision judiciaire faisant droit à la demande emporte de plein droit dessaisissement du fiduciaire originaire et transfert du patrimoine fiduciaire en faveur de son remplaçant.

Madde 2028

İnançlı temlik sözleşmesi, yararlanıcı tarafından kabul edilmediği sürece kurucu tarafından geri alınabilir. Yararlanıcı tarafından kabul edilmesinden sonra, sözleşme ancak onun rızasıyla veya mahkeme kararıyla değiştirilebilir ya da geri alınabilir.

Özgün metin (Fransızca)

Le contrat de fiducie peut être révoqué par le constituant tant qu'il n'a pas été accepté par le bénéficiaire. Après acceptation par le bénéficiaire, le contrat ne peut être modifié ou révoqué qu'avec son accord ou par décision de justice.

Madde 2029

İnançlı temlik sözleşmesi, gerçek kişi olan kurucunun ölümüyle, sürenin dolmasıyla veya güdülen amacın sürenin dolmasından önce gerçekleşmesiyle sona erer.

Bütün yararlanıcıların inançlı temlikten feragat etmesi halinde de, sözleşmede sürdürülme koşullarını öngören hükümler bulunmadıkça, sözleşme kendiliğinden sona erer. Aynı çekince saklı kalmak kaydıyla, güvenilir kişi hakkında iflas veya fesih kararı verilmesi ya da devir veya birleşme sonucu ortadan kalkması halinde ve güvenilir kişinin avukat olması durumunda geçici men, kayıttan silinme veya listeden çıkarılma hallerinde de sözleşme sona erer.

Özgün metin (Fransızca)

Le contrat de fiducie prend fin par le décès du constituant personne physique, par la survenance du terme ou par la réalisation du but poursuivi quand celle-ci a lieu avant le terme.

Lorsque la totalité des bénéficiaires renonce à la fiducie, il prend également fin de plein droit, sauf stipulations du contrat prévoyant les conditions dans lesquelles il se poursuit. Sous la même réserve, il prend fin lorsque le fiduciaire fait l'objet d'une liquidation judiciaire ou d'une dissolution ou disparaît par suite d'une cession ou d'une absorption et, s'il est avocat, en cas d'interdiction temporaire, de radiation ou d'omission du tableau.

Madde 2030

İnançlı temlik sözleşmesinin yararlanıcı bulunmaksızın sona ermesi halinde, inançlı mal varlığında bulunan haklar, mallar veya teminatlar kendiliğinden kurucuya geri döner.

Sözleşmenin kurucunun ölümüyle sona ermesi halinde, inançlı mal varlığı kendiliğinden mirasa geri döner.

Özgün metin (Fransızca)

Lorsque le contrat de fiducie prend fin en l'absence de bénéficiaire, les droits, biens ou sûretés présents dans le patrimoine fiduciaire font de plein droit retour au constituant.

Lorsqu'il prend fin par le décès du constituant, le patrimoine fiduciaire fait de plein droit retour à la succession.

On Beşinci Kısım : SulhlardanTitre XV : Des transactions

Madde 2044

Sulh, tarafların karşılıklı fedakârlıklarla doğmuş bir uyuşmazlığı sona erdirdikleri veya doğacak bir uyuşmazlığı önledikleri sözleşmedir.

Bu sözleşme yazılı olarak düzenlenmelidir.

Özgün metin (Fransızca)

La transaction est un contrat par lequel les parties, par des concessions réciproques, terminent une contestation née, ou préviennent une contestation à naître.

Ce contrat doit être rédigé par écrit.

Madde 2045

Sulh olabilmek için, sulhün kapsadığı şeyler üzerinde tasarruf ehliyetine sahip olmak gerekir.

Vasi, küçük veya kısıtlı için, "Küçüklük, Vesayet ve Erginleştirme" başlıklı kısımdaki 467 nci maddeye uygun olmadıkça sulh olamaz; erginleşmiş küçükle vesayet hesabı konusunda da aynı kısımdaki 472 nci maddeye uygun olmadıkça sulh olamaz.

Devletin kamu kurumları, ancak Başbakanın açık izniyle sulh olabilirler.

Özgün metin (Fransızca)

Pour transiger, il faut avoir la capacité de disposer des objets compris dans la transaction.

Le tuteur ne peut transiger pour le mineur ou le majeur en tutelle que conformément à l'article 467 au titre " De la minorité, de la tutelle et de l'émancipation " ; et il ne peut transiger avec le mineur devenu majeur, sur le compte de tutelle, que conformément à l'article 472 au même titre.

Les établissements publics de l'Etat ne peuvent transiger qu'avec l'autorisation expresse du Premier ministre.

Madde 2046

Bir cürümden doğan hukuki menfaat üzerinde sulh yapılabilir. Sulh, Cumhuriyet savcılığının kovuşturma yapmasına engel olmaz.

Özgün metin (Fransızca)

On peut transiger sur l'intérêt civil qui résulte d'un délit. La transaction n'empêche pas la poursuite du ministère public.

Madde 2048

Sulhler konularıyla sınırlıdır: bunlarda yapılan bütün haklardan, davalardan ve taleplerden feragat, ancak bu uyuşmazlığa yol açan hususlarla ilgili olanı kapsar.

Özgün metin (Fransızca)

Les transactions se renferment dans leur objet : la renonciation qui y est faite à tous droits, actions et prétentions, ne s'entend que de ce qui est relatif au différend qui y a donné lieu.

Madde 2049

Sulh, ancak taraflarca özel veya genel ifadelerle iradelerini açıkladıkları ya da bu iradenin açıklanan hususların zorunlu bir sonucu olarak tanındığı, kapsamına dâhil edilen uyuşmazlıkları çözer.

Özgün metin (Fransızca)

Les transactions ne règlent que les différends qui s'y trouvent compris, soit que les parties aient manifesté leur intention par des expressions spéciales ou générales, soit que l'on reconnaisse cette intention par une suite nécessaire de ce qui est exprimé.

Madde 2050

Kendisine ait bir hak üzerinde sulh yapan kimse, sonradan başka bir kimseden benzer bir hak iktisap ederse, bu yeni iktisap ettiği hak bakımından önceki sulh ile bağlı sayılmaz.

Özgün metin (Fransızca)

Si celui qui avait transigé sur un droit qu'il avait de son chef acquiert ensuite un droit semblable du chef d'une autre personne, il n'est point, quant au droit nouvellement acquis, lié par la transaction antérieure.

Madde 2051

İlgililerden birinin yaptığı sulh, diğer ilgilileri bağlamaz ve onlara karşı ileri sürülemez.

Özgün metin (Fransızca)

La transaction faite par l'un des intéressés ne lie point les autres intéressés et ne peut être opposée par eux.

Madde 2052

Sulh, taraflar arasında aynı konuya ilişkin bir davanın açılmasına veya sürdürülmesine engel oluşturur.

Özgün metin (Fransızca)

La transaction fait obstacle à l'introduction ou à la poursuite entre les parties d'une action en justice ayant le même objet.

On Altıncı Kısım : Tahkim SözleşmesindenTitre XVI : De la convention d'arbitrage

Madde 2059

Serbestçe tasarruf edebilecekleri haklar üzerinde herkes tahkim sözleşmesi yapabilir.

Özgün metin (Fransızca)

Toutes personnes peuvent compromettre sur les droits dont elles ont la libre disposition.

Madde 2060

Kişilerin hukuki statüsüne ve ehliyetine ilişkin sorunlar, boşanma ve ayrılığa ilişkin olanlar veya kamu tüzel kişilerini ve kamu kurumlarını ilgilendiren uyuşmazlıklar ile daha genel olarak kamu düzenini ilgilendiren tüm konularda tahkim sözleşmesi yapılamaz. Bununla birlikte, sınai ve ticari nitelikteki kamu kurumu kategorilerine, kararnameyle tahkim sözleşmesi yapma izni verilebilir.

Özgün metin (Fransızca)

On ne peut compromettre sur les questions d'état et de capacité des personnes, sur celles relatives au divorce et à la séparation de corps ou sur les contestations intéressant les collectivités publiques et les établissements publics et plus généralement dans toutes les matières qui intéressent l'ordre public. Toutefois, des catégories d'établissements publics à caractère industriel et commercial peuvent être autorisées par décret à compromettre.

Madde 2061

Tahkim şartı, kendisine karşı ileri sürüldüğü tarafça kabul edilmiş olmalıdır; meğerki bu taraf, şartı ilk kabul eden tarafın hak ve borçlarına halef olmuş olsun.

Taraflardan biri, sözleşmeyi mesleki faaliyeti çerçevesinde akdetmemişse, şart ona karşı ileri sürülemez.

Özgün metin (Fransızca)

La clause compromissoire doit avoir été acceptée par la partie à laquelle on l'oppose, à moins que celle-ci n'ait succédé aux droits et obligations de la partie qui l'a initialement acceptée.

Lorsque l'une des parties n'a pas contracté dans le cadre de son activité professionnelle, la clause ne peut lui être opposée.

On Yedinci Kısım : Katılımlı Usul SözleşmesindenTitre XVII : De la convention de procédure participative

Madde 2062

Katılımlı çözüm sözleşmesi, bir uyuşmazlığın taraflarının, uyuşmazlıklarının dostane çözümüne veya davalarının hazırlanmasına iyi niyetle ve müştereken çaba göstermeyi taahhüt ettikleri sözleşmedir.

Bu sözleşme belirli bir süre için akdedilir.

Özgün metin (Fransızca)

La convention de procédure participative est une convention par laquelle les parties à un différend s'engagent à œuvrer conjointement et de bonne foi à la résolution amiable de leur différend ou à la mise en état de leur litige.

Cette convention est conclue pour une durée déterminée.

Madde 2063

Katılımlı çözüm sözleşmesi, hükümsüzlük yaptırımı altında, aşağıdaki hususları belirten yazılı bir belgede yer alır:

1° Süresi;

2° Uyuşmazlığın konusu;

3° Uyuşmazlığın çözümü veya davanın hazırlanması için gerekli belgeler ve bilgiler ile bunların değişim usulleri;

4° Gerektiğinde, Danıştay kararnamesiyle belirlenen koşullar altında tarafların düzenlemek üzere uzlaştığı, avukatlarca müşterek imzalı belgeler.

Özgün metin (Fransızca)

La convention de procédure participative est, à peine de nullité, contenue dans un écrit qui précise :

1° Son terme ;

2° L'objet du différend ;

3° Les pièces et informations nécessaires à la résolution du différend ou à la mise en état du litige et les modalités de leur échange .

4° Le cas échéant, les actes contresignés par avocats que les parties s'accordent à établir, dans des conditions prévues par décret en Conseil d'Etat.

Madde 2064

Her kişi, avukatı tarafından desteklenerek, 2067. madde hükümleri saklı kalmak kaydıyla, serbestçe tasarruf edebileceği haklar üzerinde bir katılımlı çözüm sözleşmesi akdedebilir.

Özgün metin (Fransızca)

Toute personne, assistée de son avocat, peut conclure une convention de procédure participative sur les droits dont elle a la libre disposition, sous réserve des dispositions de l'article 2067.

Madde 2065

Bir hâkime başvurulmadan önce akdedilen katılımlı çözüm sözleşmesi, yürürlükte olduğu sürece, uyuşmazlık hakkında karar verilmesi için hâkime başvurulmasını kabul edilemez kılar. Bununla birlikte, sözleşmenin taraflardan biri tarafından ifa edilmemesi, diğer tarafın uyuşmazlık hakkında karar verilmesi için hâkime başvurmasına imkân tanır.

Aciliyet halinde, sözleşme, tarafların geçici veya koruyucu tedbirler talep etmesine engel teşkil etmez.

Özgün metin (Fransızca)

Tant qu'elle est en cours, la convention de procédure participative conclue avant la saisine d'un juge rend irrecevable tout recours au juge pour qu'il statue sur le litige. Toutefois, l'inexécution de la convention par l'une des parties autorise une autre partie à saisir le juge pour qu'il statue sur le litige.

En cas d'urgence, la convention ne fait pas obstacle à ce que des mesures provisoires ou conservatoires soient demandées par les parties.

Madde 2066

İcra ve iflas usulüne ilişkin kanunun L. 111-3 maddesinin 7° bendi saklı kalmak kaydıyla, katılımlı çözüm sözleşmesinin sonunda uyuşmazlıklarını tamamen veya kısmen çözen bir anlaşmaya varan taraflar, bu anlaşmayı hâkimin onayına sunabilirler.

Bir hâkime başvurulmadan önce akdedilen sözleşmenin sonunda bir anlaşmaya varamamaları nedeniyle, taraflar uyuşmazlıklarını hâkime sunduklarında, öngörülmüş olabilecek ön uzlaştırma veya arabuluculuktan muaf tutulurlar.

İkinci fıkra, iş mahkemesi uyuşmazlıklarına uygulanmaz.

Özgün metin (Fransızca)

Sans préjudice du 7° de l'article L. 111-3 du code des procédures civiles d'exécution, les parties qui, au terme de la convention de procédure participative, parviennent à un accord réglant en tout ou partie leur différend peuvent soumettre cet accord à l'homologation du juge.

Lorsque, faute de parvenir à un accord au terme de la convention conclue avant la saisine d'un juge, les parties soumettent leur litige au juge, elles sont dispensées de la conciliation ou de la médiation préalable le cas échéant prévue.

Le deuxième alinéa n'est pas applicable aux litiges en matière prud'homale.

Madde 2067

Bir katılımlı çözüm sözleşmesi, eşler tarafından, boşanma veya ayrılık konusunda uzlaşmaya dayalı bir çözüm aramak amacıyla akdedilebilir.

2066. madde bu konuda uygulanmaz. Bir katılımlı çözüm sözleşmesini takiben sunulan boşanma veya ayrılık talebi, boşanmaya ilişkin Birinci Kitabın VI. Başlığında öngörülen kurallara göre açılır ve karara bağlanır.

Özgün metin (Fransızca)

Une convention de procédure participative peut être conclue par des époux en vue de rechercher une solution consensuelle en matière de divorce ou de séparation de corps.

L'article 2066 n'est pas applicable en la matière. La demande en divorce ou en séparation de corps présentée à la suite d'une convention de procédure participative est formée et jugée suivant les règles prévues au titre VI du livre Ier relatif au divorce.

Madde 2068

Katılımlı usul, Hukuk Usulü Kanunu ile düzenlenir.

Özgün metin (Fransızca)

La procédure participative est régie par le code de procédure civile.

Yirminci Kısım : Düşürücü ZamanaşımındanTitre XX : De la prescription extinctive

Birinci Bölüm : Genel hükümler.Chapitre Ier : Dispositions générales.

Madde 2219

Düşürücü zamanaşımı, hak sahibinin belirli bir süre boyunca hareketsiz kalması sonucunda bir hakkın sona ermesi şeklindeki bir sona erme türüdür.

Özgün metin (Fransızca)

La prescription extinctive est un mode d'extinction d'un droit résultant de l'inaction de son titulaire pendant un certain laps de temps.

Madde 2220

Hak düşürücü süreler, kanunda aksine hükümler bulunmadıkça, bu Kısım hükümlerine tabi değildir.

Özgün metin (Fransızca)

Les délais de forclusion ne sont pas, sauf dispositions contraires prévues par la loi, régis par le présent titre.

Madde 2221

Zamanaşımı, etkilediği hakkı düzenleyen kanuna tabidir.

Özgün metin (Fransızca)

La prescription extinctive est soumise à la loi régissant le droit qu'elle affecte.

Madde 2222

Bir zamanaşımı veya hak düşürücü süreyi uzatan kanun, kazanılmış bir zamanaşımı veya hak düşürücü süre üzerinde etki doğurmaz. Bu kanun, yürürlüğe girdiği tarihte zamanaşımı süresi veya hak düşürücü süre henüz dolmamışsa uygulanır. Bu durumda, daha önce geçmiş olan süre dikkate alınır.

Zamanaşımı süresinin veya hak düşürücü sürenin kısaltılması halinde, bu yeni süre, yeni kanunun yürürlüğe girdiği günden itibaren işlemeye başlar; ancak toplam süre önceki kanunda öngörülen süreyi aşamaz.

Özgün metin (Fransızca)

La loi qui allonge la durée d'une prescription ou d'un délai de forclusion est sans effet sur une prescription ou une forclusion acquise. Elle s'applique lorsque le délai de prescription ou le délai de forclusion n'était pas expiré à la date de son entrée en vigueur. Il est alors tenu compte du délai déjà écoulé.

En cas de réduction de la durée du délai de prescription ou du délai de forclusion, ce nouveau délai court à compter du jour de l'entrée en vigueur de la loi nouvelle, sans que la durée totale puisse excéder la durée prévue par la loi antérieure.

Madde 2223

Bu Kısım hükümleri, diğer kanunlarda öngörülen özel kuralların uygulanmasına engel olmaz.

Özgün metin (Fransızca)

Les dispositions du présent titre ne font pas obstacle à l'application des règles spéciales prévues par d'autres lois.

İkinci Bölüm : Düşürücü Zamanaşımının Süreleri ve Başlangıcı HakkındaChapitre II : Des délais et du point de départ de la prescription extinctive.

Birinci Bölüm: Genel zamanaşımı süresi ve başlangıç noktası.Section 1 : Du délai de droit commun et de son point de départ.

Madde 2224

Şahsi veya menkul davalar, hak sahibinin, hakkını kullanmasına imkân veren olguları öğrendiği veya öğrenmesi gerektiği günden itibaren beş yıllık zamanaşımına tabidir.

Özgün metin (Fransızca)

Les actions personnelles ou mobilières se prescrivent par cinq ans à compter du jour où le titulaire d'un droit a connu ou aurait dû connaître les faits lui permettant de l'exercer.

İkinci Bölüm : Bazı Özel Süreler ve Başlangıç Noktaları Hakkında.Section 2 : De quelques délais et points de départ particuliers.

Madde 2225

Taraflara adli mercilerde temsil veya yardım etmiş kişiler aleyhine açılan sorumluluk davası -kendilerine emanet edilen belgelerin kaybı veya yok edilmesinden doğan sorumluluk dahil- görevlerinin sona erdiği tarihten itibaren beş yıllık zamanaşımına tabidir.

Özgün metin (Fransızca)

L'action en responsabilité dirigée contre les personnes ayant représenté ou assisté les parties en justice, y compris à raison de la perte ou de la destruction des pièces qui leur ont été confiées, se prescrit par cinq ans à compter de la fin de leur mission.

Madde 2226

Bedensel zarara yol açan bir olaydan doğan ve bu zararın sonuçlarından zarar gören doğrudan veya dolaylı mağdur tarafından açılan sorumluluk davası, ilk veya ağırlaşan zararın kesinleştiği tarihten itibaren on yıllık zamanaşımına tabidir.

Bununla birlikte, işkence veya barbarca eylemlerden ya da bir küçüğe karşı işlenen cinsel şiddet veya cinsel saldırılardan doğan zarar halinde, hukuki sorumluluk davası yirmi yıllık zamanaşımına tabidir.

Özgün metin (Fransızca)

L'action en responsabilité née à raison d'un événement ayant entraîné un dommage corporel, engagée par la victime directe ou indirecte des préjudices qui en résultent, se prescrit par dix ans à compter de la date de la consolidation du dommage initial ou aggravé.

Toutefois, en cas de préjudice causé par des tortures ou des actes de barbarie, ou par des violences ou des agressions sexuelles commises contre un mineur, l'action en responsabilité civile est prescrite par vingt ans.

Madde 2226 ila 1

Bu Kitabın Üçüncü Kısmının İkinci Alt Kısmının Üçüncü Bölümü uyarınca tazmin edilebilir ekolojik zararın giderilmesine yönelik sorumluluk davası, dava hakkı sahibinin ekolojik zararın ortaya çıktığını bildiği veya bilmesi gerektiği günden itibaren on yıllık zamanaşımına tabidir.

Özgün metin (Fransızca)

L'action en responsabilité tendant à la réparation du préjudice écologique réparable en application du chapitre III du sous-titre II du titre III du présent livre se prescrit par dix ans à compter du jour où le titulaire de l'action a connu ou aurait dû connaître la manifestation du préjudice écologique.

Madde 2227

Mülkiyet hakkı zamanaşımına tabi değildir. Bu hüküm saklı kalmak kaydıyla, taşınmazlara ilişkin ayni davalar, hak sahibinin, hakkını kullanmasına imkân veren olguları öğrendiği veya öğrenmesi gerektiği günden itibaren otuz yıllık zamanaşımına tabidir.

Özgün metin (Fransızca)

Le droit de propriété est imprescriptible. Sous cette réserve, les actions réelles immobilières se prescrivent par trente ans à compter du jour où le titulaire d'un droit a connu ou aurait dû connaître les faits lui permettant de l'exercer.

Üçüncü Bölüm : Düşürücü zamanaşımının işlemesi hakkındaChapitre III : Du cours de la prescription extinctive.

Birinci Bölüm: Genel hükümler.Section 1 : Dispositions générales.

Madde 2228

Zamanaşımı gün olarak hesaplanır, saat olarak hesaplanmaz.

Özgün metin (Fransızca)

La prescription se compte par jours, et non par heures.

Madde 2229

Zamanaşımı, sürenin son gününün tamamlanmasıyla kazanılmış olur.

Özgün metin (Fransızca)

Elle est acquise lorsque le dernier jour du terme est accompli.

Madde 2230

Zamanaşımının durması, işlemesini geçici olarak durdurur; ancak daha önce işlemiş olan süreyi ortadan kaldırmaz.

Özgün metin (Fransızca)

La suspension de la prescription en arrête temporairement le cours sans effacer le délai déjà couru.

Madde 2231

Kesilme, kazanılmış olan zamanaşımı süresini ortadan kaldırır. Kesilme, eskisiyle aynı sürede yeni bir sürenin işlemeye başlamasına yol açar.

Özgün metin (Fransızca)

L'interruption efface le délai de prescription acquis. Elle fait courir un nouveau délai de même durée que l'ancien.

Madde 2232

Başlangıç anının ertelenmesi, zamanaşımının durması veya kesilmesi, düşürücü zamanaşımı süresinin hakkın doğduğu günden itibaren yirmi yılı aşmasına yol açamaz.

Birinci fıkra, 2226, 2226-1, 2227, 2233 ve 2236 ncı maddelerde, 2241 inci maddenin birinci fıkrasında ve 2244 üncü maddede belirtilen hâllerde uygulanmaz. Bu fıkra, kişilerin hukuki durumuna ilişkin davalara da uygulanmaz.

Özgün metin (Fransızca)

Le report du point de départ, la suspension ou l'interruption de la prescription ne peut avoir pour effet de porter le délai de la prescription extinctive au-delà de vingt ans à compter du jour de la naissance du droit.

Le premier alinéa n'est pas applicable dans les cas mentionnés aux articles 2226, 2226-1, 2227, 2233 et 2236, au premier alinéa de l'article 2241 et à l'article 2244. Il ne s'applique pas non plus aux actions relatives à l'état des personnes.

İkinci Bölüm : Zamanaşımının Başlangıcının Ertelenmesi veya Durmasının Sebepleri Hakkında.Section 2 : Des causes de report du point de départ ou de suspension de la prescription.

Madde 2233

Zamanaşımı aşağıdaki hâllerde işlemeye başlamaz:

1° Bir şarta bağlı olan alacak bakımından, şart gerçekleşinceye kadar;

2° Bir tekeffül davası bakımından, zapt işlemi gerçekleşinceye kadar;

3° Vadeye bağlı bir alacak bakımından, vade gelinceye kadar.

Özgün metin (Fransızca)

La prescription ne court pas :

1° A l'égard d'une créance qui dépend d'une condition, jusqu'à ce que la condition arrive ;

2° A l'égard d'une action en garantie, jusqu'à ce que l'éviction ait lieu ;

3° A l'égard d'une créance à terme, jusqu'à ce que ce terme soit arrivé.

Madde 2234

Zamanaşımı, kanundan, sözleşmeden veya mücbir sebepten kaynaklanan bir engel nedeniyle hareket etme imkânından yoksun olan kişi aleyhine işlemez veya durur.

Özgün metin (Fransızca)

La prescription ne court pas ou est suspendue contre celui qui est dans l'impossibilité d'agir par suite d'un empêchement résultant de la loi, de la convention ou de la force majeure.

Madde 2235

Zamanaşımı, ergin olmayan küçükler ile vesayet altındaki erginler aleyhine işlemez veya durur; ancak ücretlerin, gelir bağlanmış paraların, nafakaların, kira bedellerinin, kiracılık giderlerinin, ödünç verilen paraların faizlerinin ve genel olarak yıllık veya daha kısa dönemsel vadelerle ödenmesi gereken her şeyin ödenmesine veya geri alınmasına ilişkin davalar bunun dışındadır.

Özgün metin (Fransızca)

Elle ne court pas ou est suspendue contre les mineurs non émancipés et les majeurs en tutelle, sauf pour les actions en paiement ou en répétition des salaires, arrérages de rente, pensions alimentaires, loyers, fermages, charges locatives, intérêts des sommes prêtées et, généralement, les actions en paiement de tout ce qui est payable par années ou à des termes périodiques plus courts.

Madde 2236

Zamanaşımı süresi, eşler arasında ve medeni birlik sözleşmesiyle bağlı olan taraflar arasında işlemez veya işlemesi durur.

Özgün metin (Fransızca)

Elle ne court pas ou est suspendue entre époux, ainsi qu'entre partenaires liés par un pacte civil de solidarité.

Madde 2237

Zamanaşımı süresi, mirası net aktifle sınırlı olarak kabul eden mirasçının terekeden olan alacaklarına ilişkin olarak, bu mirasçı aleyhine işlemez veya işlemesi durur.

Özgün metin (Fransızca)

Elle ne court pas ou est suspendue contre l'héritier acceptant à concurrence de l'actif net, à l'égard des créances qu'il a contre la succession.

Madde 2238

Zamanaşımı süresi, bir uyuşmazlığın doğmasından sonra tarafların arabuluculuğa veya uzlaştırmaya başvurmayı kabul ettikleri günden itibaren, yazılı bir anlaşma bulunmaması hâlinde ise ilk arabuluculuk veya uzlaştırma toplantısının yapıldığı günden itibaren durur. Zamanaşımı süresi ayrıca, bir katılımlı çözüm sözleşmesinin akdedildiği tarihten itibaren veya icra usul kanununun L. 125-1 maddesinde öngörülen usule katılmak üzere borçlunun icra memuru tarafından tespit edilen anlaşmasından itibaren durur.

Zamanaşımı süresi, tarafların birinin veya her ikisinin ya da arabulucunun veya uzlaştırıcının arabuluculuğun veya uzlaştırmanın sona erdiğini beyan ettiği tarihten itibaren, altı aydan az olmamak üzere yeniden işlemeye başlar. Katılımlı çözüm sözleşmesi hâlinde, zamanaşımı süresi sözleşmenin sona erdiği tarihten itibaren, altı aydan az olmamak üzere yeniden işlemeye başlar. Aynı maddede öngörülen usulün başarısız olması hâlinde, zamanaşımı süresi, icra memuru tarafından tespit edilen borçlunun reddi tarihinden itibaren, altı aydan az olmamak üzere yeniden işlemeye başlar.

Özgün metin (Fransızca)

La prescription est suspendue à compter du jour où, après la survenance d'un litige, les parties conviennent de recourir à la médiation ou à la conciliation ou, à défaut d'accord écrit, à compter du jour de la première réunion de médiation ou de conciliation. La prescription est également suspendue à compter de la conclusion d'une convention de procédure participative ou à compter de l'accord du débiteur constaté par l'huissier de justice pour participer à la procédure prévue à l'article L. 125-1 du code des procédures civiles d'exécution.

Le délai de prescription recommence à courir, pour une durée qui ne peut être inférieure à six mois, à compter de la date à laquelle soit l'une des parties ou les deux, soit le médiateur ou le conciliateur déclarent que la médiation ou la conciliation est terminée. En cas de convention de procédure participative, le délai de prescription recommence à courir à compter du terme de la convention, pour une durée qui ne peut être inférieure à six mois. En cas d'échec de la procédure prévue au même article, le délai de prescription recommence à courir à compter de la date du refus du débiteur, constaté par l'huissier, pour une durée qui ne peut être inférieure à six mois.

Madde 2239

Hâkimin, her türlü davadan önce ileri sürülen bir delil tespiti talebini kabul etmesi hâlinde de zamanaşımı süresi durur.

Zamanaşımı süresi, tedbirin uygulandığı günden itibaren, altı aydan az olmamak üzere yeniden işlemeye başlar.

Özgün metin (Fransızca)

La prescription est également suspendue lorsque le juge fait droit à une demande de mesure d'instruction présentée avant tout procès.

Le délai de prescription recommence à courir, pour une durée qui ne peut être inférieure à six mois, à compter du jour où la mesure a été exécutée.

Üçüncü Bölüm: Zamanaşımını kesen sebepler hakkındaSection 3 : Des causes d'interruption de la prescription.

Madde 2240

Borçlunun, kendisine karşı zamanaşımı işlemekte olan kişinin hakkını tanıması, zamanaşımı süresini keser.

Özgün metin (Fransızca)

La reconnaissance par le débiteur du droit de celui contre lequel il prescrivait interrompt le délai de prescription.

Madde 2241

İhtiyati tedbir yoluyla açılan dava da dahil olmak üzere, dava açılması zamanaşımı süresini ve hak düşürücü süreyi keser.

Davanın yetkisiz bir mahkemede açılması hâlinde veya dava dilekçesinin bir usul hukuku sakatlığı sonucu hükümsüz kılınması hâlinde de aynı hüküm uygulanır.

Özgün metin (Fransızca)

La demande en justice, même en référé, interrompt le délai de prescription ainsi que le délai de forclusion.

Il en est de même lorsqu'elle est portée devant une juridiction incompétente ou lorsque l'acte de saisine de la juridiction est annulé par l'effet d'un vice de procédure.

Madde 2242

Dava açılmasından kaynaklanan kesilme, davanın sona ermesine kadar etkisini sürdürür.

Özgün metin (Fransızca)

L'interruption résultant de la demande en justice produit ses effets jusqu'à l'extinction de l'instance.

Madde 2243

Davacının davasından vazgeçmesi veya davayı düşürmesi ya da davasının kesin olarak reddedilmesi hâlinde, kesilme vaki olmamış sayılır.

Özgün metin (Fransızca)

L'interruption est non avenue si le demandeur se désiste de sa demande ou laisse périmer l'instance, ou si sa demande est définitivement rejetée.

Madde 2244

Zamanaşımı süresi veya hak düşürücü süre, cebrî icra usulleri kanunu uygulanarak alınan bir koruyucu tedbir veya bir cebrî icra işlemi ile de kesilir.

Özgün metin (Fransızca)

Le délai de prescription ou le délai de forclusion est également interrompu par une mesure conservatoire prise en application du code des procédures civiles d'exécution ou un acte d'exécution forcée.

Madde 2245

Müteselsil borçlulardan birine bir dava yoluyla veya bir cebrî icra işlemiyle yapılan ihtar ya da borçlunun, aleyhine zamanaşımı işlemekte olan kişinin hakkını tanıması, diğer bütün borçlulara karşı, hatta onların mirasçılarına karşı da zamanaşımı süresini keser.

Buna karşılık, müteselsil bir borçlunun mirasçılarından birine yapılan ihtar veya bu mirasçının tanıması, borç bölünebilir nitelikte ise, diğer mirasçılar bakımından, ipotekli bir alacak söz konusu olsa dahi, zamanaşımı süresini kesmez. Bu ihtar veya bu tanıma, diğer müteselsil borçlulara karşı, zamanaşımı süresini ancak bu mirasçının sorumlu olduğu pay için keser.

Diğer müteselsil borçlulara karşı zamanaşımı süresinin tamamı için kesilmesi için, ölen borçlunun bütün mirasçılarına yapılan ihtarın veya bütün bu mirasçıların tanımasının bulunması gerekir.

Özgün metin (Fransızca)

L'interpellation faite à l'un des débiteurs solidaires par une demande en justice ou par un acte d'exécution forcée ou la reconnaissance par le débiteur du droit de celui contre lequel il prescrivait interrompt le délai de prescription contre tous les autres, même contre leurs héritiers.

En revanche, l'interpellation faite à l'un des héritiers d'un débiteur solidaire ou la reconnaissance de cet héritier n'interrompt pas le délai de prescription à l'égard des autres cohéritiers, même en cas de créance hypothécaire, si l'obligation est divisible. Cette interpellation ou cette reconnaissance n'interrompt le délai de prescription, à l'égard des autres codébiteurs, que pour la part dont cet héritier est tenu.

Pour interrompre le délai de prescription pour le tout, à l'égard des autres codébiteurs, il faut l'interpellation faite à tous les héritiers du débiteur décédé ou la reconnaissance de tous ces héritiers.

Madde 2246

Asıl borçluya yapılan ihtar veya onun tanıması, kefile karşı da zamanaşımı süresini keser.

Özgün metin (Fransızca)

L'interpellation faite au débiteur principal ou sa reconnaissance interrompt le délai de prescription contre la caution.

Dördüncü Bölüm : Düşürücü zamanaşımının koşulları hakkında.Chapitre IV : Des conditions de la prescription extinctive.

Birinci Bölüm: Zamanaşımının İleri Sürülmesi HakkındaSection 1 : De l'invocation de la prescription.

Madde 2247

Hâkimler, zamanaşımından kaynaklanan def'iyi resen ileri süremezler.

Özgün metin (Fransızca)

Les juges ne peuvent pas suppléer d'office le moyen résultant de la prescription.

Madde 2248

Vazgeçme hâli dışında, zamanaşımı, istinaf mahkemesi önünde dahi olsa, yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilir.

Özgün metin (Fransızca)

Sauf renonciation, la prescription peut être opposée en tout état de cause, même devant la cour d'appel.

Madde 2249

Bir borcu sona erdirmek için yapılan ödeme, salt zamanaşımı süresinin dolmuş olması gerekçesiyle geri istenemez.

Özgün metin (Fransızca)

Le paiement effectué pour éteindre une dette ne peut être répété au seul motif que le délai de prescription était expiré.

İkinci Bölüm : Zamanaşımından Feragat Hakkında.Section 2 : De la renonciation à la prescription.

Madde 2250

Yalnızca kazanılmış bir zamanaşımından vazgeçilebilir.

Özgün metin (Fransızca)

Seule une prescription acquise est susceptible de renonciation.

Madde 2251

Zamanaşımından vazgeçme açık veya örtülü olur.

Örtülü vazgeçme, zamanaşımına dayanılmayacağı yönündeki iradeyi tereddütsüz biçimde ortaya koyan durumlardan doğar.

Özgün metin (Fransızca)

La renonciation à la prescription est expresse ou tacite.

La renonciation tacite résulte de circonstances établissant sans équivoque la volonté de ne pas se prévaloir de la prescription.

Madde 2252

Kendi haklarını bizzat kullanamayan kimse, kazanılmış zamanaşımından tek başına feragat edemez.

Özgün metin (Fransızca)

Celui qui ne peut exercer par lui-même ses droits ne peut renoncer seul à la prescription acquise.

Madde 2253

Alacaklılar veya zamanaşımının gerçekleşmesinde menfaati bulunan diğer herhangi bir kişi, borçlu bundan feragat etmiş olsa dahi, zamanaşımını ileri sürebilir veya buna dayanabilir.

Özgün metin (Fransızca)

Les créanciers, ou toute autre personne ayant intérêt à ce que la prescription soit acquise, peuvent l'opposer ou l'invoquer lors même que le débiteur y renonce.

Üçüncü Bölüm : Zamanaşımına ilişkin akdi düzenlemelerSection 3 : De l'aménagement conventionnel de la prescription.

Madde 2254

Zamanaşımı süresi, tarafların anlaşmasıyla kısaltılabilir veya uzatılabilir. Ancak süre bir yıldan az kısaltılamaz ve on yıldan fazla uzatılamaz.

Taraflar, kanunda öngörülen zamanaşımının durmasına veya kesilmesine ilişkin sebeplere, ortak anlaşmayla yenilerini de ekleyebilirler.

Önceki iki fıkra hükümleri; ücretlerin, gelir sağlayan iratların, nafakaların, kiraların, kira bedellerinin, kiraya ilişkin masrafların, ödünç verilen paraların faizlerinin ve genel olarak yıllık veya daha kısa dönemsel vadelerle ödenmesi gereken her şeyin ödenmesine veya geri alınmasına ilişkin davalara uygulanmaz.

Özgün metin (Fransızca)

La durée de la prescription peut être abrégée ou allongée par accord des parties. Elle ne peut toutefois être réduite à moins d'un an ni étendue à plus de dix ans.

Les parties peuvent également, d'un commun accord, ajouter aux causes de suspension ou d'interruption de la prescription prévues par la loi.

Les dispositions des deux alinéas précédents ne sont pas applicables aux actions en paiement ou en répétition des salaires, arrérages de rente, pensions alimentaires, loyers, fermages, charges locatives, intérêts des sommes prêtées et, généralement, aux actions en paiement de tout ce qui est payable par années ou à des termes périodiques plus courts.

Yirmi Birinci Kısım : Zilyetlikten ve Kazandırıcı ZamanaşımındanTitre XXI : De la possession et de la prescription acquisitive

Birinci Bölüm : Genel hükümler.Chapitre Ier : Dispositions générales.

Madde 2255Karşılığı:TMK m. 974

Zilyetlik, bir şeyin veya bir hakkın, bizzat kendimiz tarafından ya da bizim adımıza onu elinde bulunduran veya kullanan bir başkası tarafından elde tutulması veya kullanılmasıdır.

Özgün metin (Fransızca)

La possession est la détention ou la jouissance d'une chose ou d'un droit que nous tenons ou que nous exerçons par nous-mêmes, ou par un autre qui la tient ou qui l'exerce en notre nom.

Madde 2256

Aksi, başkası adına zilyet olmaya başladığı ispat edilmedikçe, herkesin kendisi için ve malik sıfatıyla zilyet olduğu her zaman karine olarak kabul edilir.

Özgün metin (Fransızca)

On est toujours présumé posséder pour soi, et à titre de propriétaire, s'il n'est prouvé qu'on a commencé à posséder pour un autre.

Madde 2257

Bir kimse başkası adına zilyet olmaya başlamışsa, aksi ispat edilmedikçe her zaman aynı sıfatla zilyet olmaya devam ettiği karine olarak kabul edilir.

Özgün metin (Fransızca)

Quand on a commencé à posséder pour autrui, on est toujours présumé posséder au même titre, s'il n'y a preuve du contraire.

İkinci Bölüm : Kazandırıcı Zamanaşımı HakkındaChapitre II : De la prescription acquisitive.

Madde 2258

Kazandırıcı zamanaşımı, bunu ileri süren kişinin bir belge ibraz etmek zorunda olmadığı ve kendisine kötüniyet def'inin ileri sürülemediği hâllerde, zilyetliğin etkisiyle bir mal veya hakkın kazanılmasını sağlayan bir yoldur.

Özgün metin (Fransızca)

La prescription acquisitive est un moyen d'acquérir un bien ou un droit par l'effet de la possession sans que celui qui l'allègue soit obligé d'en rapporter un titre ou qu'on puisse lui opposer l'exception déduite de la mauvaise foi.

Madde 2259

2221 ve 2222 nci maddeler ile bu Kitabın Yirminci Kısmının Üçüncü ve Dördüncü Bölümleri, bu Bölüm hükümleri saklı kalmak kaydıyla, kazandırıcı zamanaşımına da uygulanır.

Özgün metin (Fransızca)

Sont applicables à la prescription acquisitive les articles 2221 et 2222, et les chapitres III et IV du titre XX du présent livre sous réserve des dispositions du présent chapitre.

Birinci Bölüm: Kazandırıcı Zamanaşımının Şartları HakkındaSection 1 : Des conditions de la prescription acquisitive.

Madde 2260

Ticaret dışı olan mallar veya haklar hakkında zamanaşımı işlemez.

Özgün metin (Fransızca)

On ne peut prescrire les biens ou les droits qui ne sont point dans le commerce.

Madde 2261

Zamanaşımının işleyebilmesi için, zilyetliğin aralıksız ve kesintisiz, huzur içinde, aleni, açık ve malik sıfatıyla sürdürülmüş olması gerekir.

Özgün metin (Fransızca)

Pour pouvoir prescrire, il faut une possession continue et non interrompue, paisible, publique, non équivoque, et à titre de propriétaire.

Madde 2262

Salt bir yetkinin kullanılmasından ibaret olan işlemler ile salt hoşgörüye dayanan işlemler ne zilyetliğe ne de zamanaşımına dayanak oluşturabilir.

Özgün metin (Fransızca)

Les actes de pure faculté et ceux de simple tolérance ne peuvent fonder ni possession ni prescription.

Madde 2263

Cebir kullanılarak yapılan işlemler de zamanaşımını sağlayacak bir zilyetliğe dayanak oluşturamaz. Yararlı zilyetlik, ancak cebrin sona ermesiyle başlar.

Özgün metin (Fransızca)

Les actes de violence ne peuvent fonder non plus une possession capable d'opérer la prescription. La possession utile ne commence que lorsque la violence a cessé.

Madde 2264

Önceden zilyet olduğunu ispat eden hâlihazırdaki zilyet, aksi ispat edilmedikçe, aradaki süre içinde de zilyet kalmış sayılır.

Özgün metin (Fransızca)

Le possesseur actuel qui prouve avoir possédé anciennement est présumé avoir possédé dans le temps intermédiaire, sauf la preuve contraire.

Madde 2265

Zamanaşımını tamamlamak için, kişi, kendisine külli halefiyet veya cüzi halefiyet yoluyla, ivazlı veya ivazsız olarak hangi şekilde geçmiş olursa olsun, selefinin zilyetliğini kendi zilyetliğine katabilir.

Özgün metin (Fransızca)

Pour compléter la prescription, on peut joindre à sa possession celle de son auteur, de quelque manière qu'on lui ait succédé, soit à titre universel ou particulier, soit à titre lucratif ou onéreux.

Madde 2266

Başkası hesabına zilyet olanlar, ne kadar zaman geçerse geçsin, hiçbir zaman zamanaşımıyla kazanamazlar.

Buna göre, kiracı, saklayan, intifa hakkı sahibi ve malikin malını veya hakkını fer'î zilyetlik yoluyla elinde bulunduran diğer herkes, onu zamanaşımıyla kazanamaz.

Özgün metin (Fransızca)

Ceux qui possèdent pour autrui ne prescrivent jamais par quelque laps de temps que ce soit.

Ainsi, le locataire, le dépositaire, l'usufruitier et tous autres qui détiennent précairement le bien ou le droit du propriétaire ne peuvent le prescrire.

Madde 2267

Bir önceki maddede belirtilen sıfatlardan biriyle malı veya hakkı birine ait olarak elinde bulunduranların mirasçıları da bunu zamanaşımıyla kazanamazlar.

Özgün metin (Fransızca)

Les héritiers de ceux qui tenaient le bien ou le droit à quelqu'un des titres désignés par l'article précédent ne peuvent non plus prescrire.

Madde 2268

Bununla birlikte, 2266 ve 2267 nci maddelerde belirtilen kişiler, zilyetliklerinin dayandığı hukuki sebep, gerek üçüncü bir kişiden gelen bir sebeple, gerek mülkiyet sahibinin hakkına karşı gösterdikleri itirazla değişmişse, zamanaşımından yararlanabilirler.

Özgün metin (Fransızca)

Néanmoins, les personnes énoncées dans les articles 2266 et 2267 peuvent prescrire, si le titre de leur possession se trouve interverti, soit par une cause venant d'un tiers, soit par la contradiction qu'elles ont opposée au droit du propriétaire.

Madde 2269

Kiracıların, saklayıcıların, intifa hakkı sahiplerinin ve diğer fer'i zilyetlerin kendisine malı veya hakkı mülkiyeti nakledici bir hukuki sebeple devrettiği kişiler, zamanaşımı yoluyla mülkiyeti kazanabilirler.

Özgün metin (Fransızca)

Ceux à qui les locataires, dépositaires, usufruitiers et autres détenteurs précaires ont transmis le bien ou le droit par un titre translatif de propriété peuvent la prescrire.

Madde 2270

Hiç kimse kendi hukuki sebebine karşı zamanaşımından yararlanamaz; şu anlamda ki, kimse kendi zilyetliğinin sebep ve dayanağını kendiliğinden değiştiremez.

Özgün metin (Fransızca)

On ne peut pas prescrire contre son titre, en ce sens que l'on ne peut point se changer à soi-même la cause et le principe de sa possession.

Madde 2271

Bir malın zilyedi, bu maldan yararlanmaktan bir yıldan fazla süreyle yoksun bırakılırsa, bu yoksun bırakma ister mülkiyet sahibinden, ister üçüncü bir kişiden kaynaklansın, kazandırıcı zamanaşımı kesilir.

Özgün metin (Fransızca)

La prescription acquisitive est interrompue lorsque le possesseur d'un bien est privé pendant plus d'un an de la jouissance de ce bien soit par le propriétaire, soit même par un tiers.

İkinci Bölüm : Taşınmazlarda Kazandırıcı Zamanaşımı Hakkında.Section 2 : De la prescription acquisitive en matière immobilière.

Madde 2272

Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması için gerekli zamanaşımı süresi otuz yıldır.

Bununla birlikte, bir taşınmazı iyiniyetle ve geçerli bir hukuki sebeple iktisap eden kişi, mülkiyeti on yıl içinde zamanaşımıyla kazanır.

Özgün metin (Fransızca)

Le délai de prescription requis pour acquérir la propriété immobilière est de trente ans.

Toutefois, celui qui acquiert de bonne foi et par juste titre un immeuble en prescrit la propriété par dix ans.

Madde 2273

Şekil eksikliği nedeniyle hükümsüz olan bir hukuki sebep, on yıllık zamanaşımına dayanak oluşturamaz.

Özgün metin (Fransızca)

Le titre nul par défaut de forme ne peut servir de base à la prescription de dix ans.

Madde 2274

İyiniyet her zaman karine olarak kabul edilir; kötüniyeti ileri süren kimse bunu ispatlamakla yükümlüdür.

Özgün metin (Fransızca)

La bonne foi est toujours présumée, et c'est à celui qui allègue la mauvaise foi à la prouver.

Madde 2275

İyiniyetin yalnızca iktisap anında var olmuş olması yeterlidir.

Özgün metin (Fransızca)

Il suffit que la bonne foi ait existé au moment de l'acquisition.

Üçüncü Bölüm : Taşınır mallarda kazandırıcı zamanaşımıSection 3 : De la prescription acquisitive en matière mobilière.

Madde 2276

Taşınırlarda zilyetlik, hak sağlar. Bununla birlikte, bir şeyi kaybetmiş veya kendisinden çalınmış olan kimse, kaybın veya çalınmanın gerçekleştiği günden itibaren üç yıl içinde, şeyi elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabilir; bu kimsenin, şeyi kendisinden edindiği kişiye karşı rücu hakkı saklıdır.

Özgün metin (Fransızca)

En fait de meubles, la possession vaut titre. Néanmoins, celui qui a perdu ou auquel il a été volé une chose peut la revendiquer pendant trois ans à compter du jour de la perte ou du vol, contre celui dans les mains duquel il la trouve ; sauf à celui-ci son recours contre celui duquel il la tient.

Madde 2277

Çalınmış veya kaybedilmiş şeyin şimdiki zilyedi, bu şeyi bir panayırda veya pazarda, ya da açık artırmada, ya da benzer eşyaları satan bir tüccardan satın almışsa, ilk malik, şeyi ancak zilyede ödediği bedeli geri vermek suretiyle geri alabilir. 2332. madde uyarınca, rızası olmaksızın yerinden kaldırılan ve aynı şartlarda satın alınmış taşınırları istihkak davası ile geri isteyen kiraya veren de, alıcıya ödediği bedeli geri vermekle yükümlüdür.

Özgün metin (Fransızca)

Si le possesseur actuel de la chose volée ou perdue l'a achetée dans une foire ou dans un marché, ou dans une vente publique, ou d'un marchand vendant des choses pareilles, le propriétaire originaire ne peut se la faire rendre qu'en remboursant au possesseur le prix qu'elle lui a coûté. Le bailleur qui revendique, en vertu de l'article 2332, les meubles déplacés sans son consentement et qui ont été achetés dans les mêmes conditions doit également rembourser à l'acheteur le prix qu'ils lui ont coûté.

Üçüncü Bölüm : Zilyetliğin korunmasıChapitre III : De la protection possessoire.

Madde 2278

Zilyetlik, hakkın esasına bakılmaksızın, kendisini etkileyen veya tehdit eden saldırıya karşı korunur. Zilyetliğin korunması, aynı şekilde, hakkını kendisinden aldığı kişi dışındaki herkese karşı, hakkı elinde bulunduran kimseye de tanınır.

Özgün metin (Fransızca)

La possession est protégée, sans avoir égard au fond du droit, contre le trouble qui l'affecte ou la menace. La protection possessoire est pareillement accordée au détenteur contre tout autre que celui de qui il tient ses droits.

Dördüncü Kitap : Teminatlar hakkındaLivre IV : Des sûretés

Madde 2284

Kişisel olarak borç altına giren herkes, edimini, mevcut ve ileride edinilecek tüm taşınır ve taşınmaz mallarıyla ifa etmekle yükümlüdür.

Özgün metin (Fransızca)

Quiconque s'est obligé personnellement, est tenu de remplir son engagement sur tous ses biens mobiliers et immobiliers, présents et à venir.

Madde 2285

Borçlunun malları, alacaklılarının ortak güvencesidir; ve bunların bedeli, alacaklılar arasında, alacaklılar arasında meşru bir öncelik sebebi bulunmadıkça, orantılı olarak paylaştırılır.

Özgün metin (Fransızca)

Les biens du débiteur sont le gage commun de ses créanciers ; et le prix s'en distribue entre eux par contribution, à moins qu'il n'y ait entre les créanciers des causes légitimes de préférence.

Madde 2286

Aşağıdaki kimseler, şey üzerinde hapis hakkından yararlanabilir:

1° Alacağı ödeninceye kadar şey kendisine teslim edilmiş olan kimse;

2° Ödenmemiş alacağı, şeyi teslim etmekle yükümlü kıldığı sözleşmeden doğan kimse;

3° Ödenmemiş alacağı, şeye zilyet olunması dolayısıyla doğmuş olan kimse;

4° Zilyetliğin devri olmaksızın rehinden yararlanan kimse.

Hapis hakkı, iradi olarak elden çıkarma ile sona erer.

Özgün metin (Fransızca)

Peut se prévaloir d'un droit de rétention sur la chose :

1° Celui à qui la chose a été remise jusqu'au paiement de sa créance ;

2° Celui dont la créance impayée résulte du contrat qui l'oblige à la livrer ;

3° Celui dont la créance impayée est née à l'occasion de la détention de la chose ;

4° Celui qui bénéficie d'un gage sans dépossession.

Le droit de rétention se perd par le dessaisissement volontaire.

Madde 2287

Bu kitap hükümleri, koruma altına alma, adi konkordato veya iflas usulünün ya da gerçek kişilerin aşırı borçlanma durumlarının çözümüne ilişkin usulün açılması hâlinde uygulanacak kurallara halel getirmez.

Özgün metin (Fransızca)

Les dispositions du présent livre ne font pas obstacle à l'application des règles prévues en cas d'ouverture d'une procédure de sauvegarde, de redressement judiciaire ou de liquidation judiciaire ou encore en cas d'ouverture d'une procédure de traitement des situations de surendettement des particuliers.

Birinci Kısım : Şahsi TeminatlardanTitre Ier : Des sûretés personnelles

Madde 2287 ila 1

Bu Kısımda düzenlenen kişisel teminatlar; kefalet, bağımsız garanti ve niyet mektubudur.

Özgün metin (Fransızca)

Les sûretés personnelles régies par le présent titre sont le cautionnement, la garantie autonome et la lettre d'intention.

Birinci Bölüm : Kefalet hakkındaChapitre Ier : Du cautionnement

Birinci Bölüm: Genel hükümlerSection 1 : Dispositions générales

Madde 2288

Kefalet, kefilin, borçlunun temerrüdü hâlinde onun alacaklıya olan borcunu ödemeyi taahhüt ettiği sözleşmedir. Kefalet, asıl borçlunun talebi üzerine veya talebi olmaksızın, hatta onun bilgisi dışında da üstlenilebilir.

Özgün metin (Fransızca)

Le cautionnement est le contrat par lequel une caution s'oblige envers le créancier à payer la dette du débiteur en cas de défaillance de celui-ci. Il peut être souscrit à la demande du débiteur principal ou sans demande de sa part et même à son insu.

Madde 2289

Kanunun bir hakkın kullanılmasını kefalet verilmesi şartına bağladığı hâllerde kefalet kanuni kefalet olarak adlandırılır. Kanunun hâkime bir talebin karşılanmasını kefalet verilmesi şartına bağlama yetkisi verdiği hâllerde kefalet kazai kefalet olarak adlandırılır.

Özgün metin (Fransızca)

Lorsque la loi subordonne l'exercice d'un droit à la fourniture d'un cautionnement, il est dit légal. Lorsque la loi confère au juge le pouvoir de subordonner la satisfaction d'une demande à la fourniture d'un cautionnement, il est dit judiciaire.

Madde 2290

Kefalet, adi kefalet veya müteselsil kefalet olabilir. Teselsül; kefil ile asıl borçlu arasında, kefiller arasında veya bunların tamamı arasında kararlaştırılabilir.

Özgün metin (Fransızca)

Le cautionnement est simple ou solidaire. La solidarité peut être stipulée entre la caution et le débiteur principal, entre les cautions, ou entre eux tous.

Madde 2291

Asıl borçluya kefil olan kişiye karşı, alacaklıya karşı kefil olunabilir.

Özgün metin (Fransızca)

On peut se porter caution, envers le créancier, de la personne qui a cautionné le débiteur principal.

Madde 2291 ila 1

Kefile kefalet, bir kişinin, kefile karşı, borçlunun kefalet nedeniyle kefile borçlu olabileceği şeyi ödemeyi taahhüt ettiği sözleşmedir.

Özgün metin (Fransızca)

Le sous-cautionnement est le contrat par lequel une personne s'oblige envers la caution à lui payer ce que peut lui devoir le débiteur à raison du cautionnement.

İkinci Bölüm : Kefaletin Kurulması ve Kapsamı HakkındaSection 2 : De la formation et de l'étendue du cautionnement

Madde 2292

Kefalet, bir veya birden fazla, mevcut veya gelecekteki, belirli veya belirlenebilir borcu güvence altına alabilir.

Özgün metin (Fransızca)

Le cautionnement peut garantir une ou plusieurs obligations, présentes ou futures, déterminées ou déterminables.

Madde 2293

Kefalet ancak geçerli bir borç üzerine kurulabilir. Bununla birlikte, sözleşme yapma ehliyeti bulunmadığını bildiği bir gerçek kişiye kefil olan kimse, taahhüdüyle bağlıdır.

Özgün metin (Fransızca)

Le cautionnement ne peut exister que sur une obligation valable. Néanmoins, celui qui se porte caution d'une personne physique dont il savait qu'elle n'avait pas la capacité de contracter est tenu de son engagement.

Madde 2294

Kefalet açık olmalıdır. Kefalet, üstlenildiği sınırların ötesine genişletilemez.

Özgün metin (Fransızca)

Le cautionnement doit être exprès. Il ne peut être étendu au-delà des limites dans lesquelles il a été contracté.

Madde 2295

Aksine hüküm bulunmadıkça, kefalet, teminat altına alınan borcun faizlerine ve diğer fer'ilerine, ilk talebin masraflarına ve kefile bu talebin bildirilmesinden sonra doğan tüm masraflara da yayılır.

Özgün metin (Fransızca)

Sauf clause contraire, le cautionnement s'étend aux intérêts et autres accessoires de l'obligation garantie, ainsi qu'aux frais de la première demande, et à tous ceux postérieurs à la dénonciation qui en est faite à la caution.

Madde 2296

Kefalet, borçlu tarafından borçlanılan miktarı aşamaz ve daha ağır koşullar altında yapılamaz; aksi hâlde teminat altına alınan borç ölçüsüne indirilir. Kefalet, borcun yalnızca bir bölümü için ve daha hafif koşullar altında da kurulabilir.

Özgün metin (Fransızca)

Le cautionnement ne peut excéder ce qui est dû par le débiteur ni être contracté sous des conditions plus onéreuses, sous peine d'être réduit à la mesure de l'obligation garantie. Il peut être contracté pour une partie de la dette seulement et sous des conditions moins onéreuses.

Madde 2297

Gerçek kişi kefil, geçersizlik yaptırımı altında, borçlunun temerrüde düşmesi hâlinde alacaklıya borçlunun kendisine borçlu olduğu şeyi, harflerle ve rakamla ifade edilen bir anapara ve fer'iler tutarı sınırında, kefil sıfatıyla ödemeyi taahhüt ettiğine ilişkin şerhi bizzat kendisi kaleme alır. Fark bulunması hâlinde, kefalet harflerle yazılan tutar için geçerli olur. Kefil, sıra veya bölüşme itirazlarından yoksun bırakılmışsa, bu şerhte alacaklının önce borçluyu takip etmesini veya takiplerini kefiller arasında bölüştürmesini talep edemeyeceğini kabul eder. Aksi takdirde, kefil bu itirazlardan yararlanma hakkını muhafaza eder. Başkasına kefil olma vekâleti veren gerçek kişi, işbu maddenin hükümlerine uymak zorundadır.

Özgün metin (Fransızca)

A peine de nullité de son engagement, la caution personne physique appose elle-même la mention qu'elle s'engage en qualité de caution à payer au créancier ce que lui doit le débiteur en cas de défaillance de celui-ci, dans la limite d'un montant en principal et accessoires exprimé en toutes lettres et en chiffres. En cas de différence, le cautionnement vaut pour la somme écrite en toutes lettres. Si la caution est privée des bénéfices de discussion ou de division, elle reconnaît dans cette mention ne pouvoir exiger du créancier qu'il poursuive d'abord le débiteur ou qu'il divise ses poursuites entre les cautions. A défaut, elle conserve le droit de se prévaloir de ces bénéfices. La personne physique qui donne mandat à autrui de se porter caution doit respecter les dispositions du présent article.

Madde 2298

Kefil, 2293. maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla, borçluya ait olan, borca ilişkin şahsi veya asli tüm itirazları alacaklıya karşı ileri sürebilir. Bununla birlikte kefil, özel aksine bir hüküm bulunmadıkça, borçlunun temerrüdü nedeniyle yararlandığı kanuni veya kazai önlemlerden yararlanamaz.

Özgün metin (Fransızca)

La caution peut opposer au créancier toutes les exceptions, personnelles ou inhérentes à la dette, qui appartiennent au débiteur, sous réserve des dispositions du deuxième alinéa de l'article 2293. Toutefois la caution ne peut se prévaloir des mesures légales ou judiciaires dont bénéficie le débiteur en conséquence de sa défaillance, sauf disposition spéciale contraire.

Madde 2299

Esas borçlunun taahhüdü kendi mali imkânlarına uygun olmadığında, meslekten alacaklı gerçek kişi kefili uyarmakla yükümlüdür. Aksi takdirde, alacaklı, kefilin uğradığı zarar ölçüsünde kefile karşı hakkını kaybeder.

Özgün metin (Fransızca)

Le créancier professionnel est tenu de mettre en garde la caution personne physique lorsque l'engagement du débiteur principal est inadapté aux capacités financières de ce dernier. A défaut, le créancier est déchu de son droit contre la caution à hauteur du préjudice subi par celle-ci.

Madde 2300

Gerçek kişi tarafından meslekten bir alacaklıya karşı üstlenilen kefalet, kuruluşu sırasında kefilin gelir ve malvarlığı ile açıkça orantısız ise, kefilin o tarihte taahhüt edebileceği tutara indirilir.

Özgün metin (Fransızca)

Si le cautionnement souscrit par une personne physique envers un créancier professionnel était, lors de sa conclusion, manifestement disproportionné aux revenus et au patrimoine de la caution, il est réduit au montant à hauteur duquel elle pouvait s'engager à cette date.

Madde 2301

Kanuni veya kazai bir kefalet dolayısıyla borçlanan kişi, borcu karşılayabilecek yeterli malvarlığına sahip olmalıdır. Bu kefil ödeme güçsüzlüğüne düşerse, borçlu, vadenin düşmesi veya kefalet şartına bağlı yararın kaybedilmesi yaptırımı altında, yerine başka bir kefil göstermelidir. Borçlu, kanuni veya kazai kefalet yerine yeterli bir ayni teminat ikame edebilir.

Özgün metin (Fransızca)

La personne qui s'oblige au titre d'un cautionnement légal ou judiciaire doit avoir une solvabilité suffisante pour répondre de l'obligation. Si cette caution devient insolvable, le débiteur doit lui substituer une autre caution, sous peine d'être déchu du terme ou de perdre l'avantage subordonné à la fourniture du cautionnement. Le débiteur peut substituer au cautionnement légal ou judiciaire une sûreté réelle suffisante.

Üçüncü Bölüm: Kefaletin sonuçları hakkındaSection 3 : Des effets du cautionnement

Birinci Ayırım: Kefaletin alacaklı ile kefil arasındaki hükümleri hakkındaSous-section 1 : Des effets du cautionnement entre le créancier et la caution

Madde 2302

Meslekten alacaklı, her yıl 31 Mart tarihinden önce ve kendi masrafına, teminat altına alınan borç dolayısıyla bir önceki yılın 31 Aralık tarihi itibarıyla borçlu kalan anapara, faiz ve diğer fer'ilerin tutarını her gerçek kişi kefile bildirmekle yükümlüdür; aksi takdirde, önceki bildirim tarihinden yeni bildirimin ulaştığı tarihe kadar geçen sürede tahakkuk eden faiz ve cezai şartların teminatından yoksun kalır. Alacaklı ile kefil arasındaki ilişkilerde, bu süre içinde borçlu tarafından yapılan ödemeler öncelikle borcun anaparasına mahsup edilir. Meslekten alacaklı, aynı yaptırım altında ve kendi masrafına, gerçek kişi kefile taahhüdünün vadesini veya kefalet süresiz ise her an fesih yetkisini ve bu yetkinin kullanılabileceği koşulları hatırlatmakla yükümlüdür. İşbu madde, bir işletmeye sağlanan mali bir yardımı teminat altına almak üzere tüzel kişi tarafından bir kredi kuruluşuna veya bir finansman şirketine karşı üstlenilen kefalete de uygulanır.

Özgün metin (Fransızca)

Le créancier professionnel est tenu, avant le 31 mars de chaque année et à ses frais, de faire connaître à toute caution personne physique le montant du principal de la dette, des intérêts et autres accessoires restant dus au 31 décembre de l'année précédente au titre de l'obligation garantie, sous peine de déchéance de la garantie des intérêts et pénalités échus depuis la date de la précédente information et jusqu'à celle de la communication de la nouvelle information. Dans les rapports entre le créancier et la caution, les paiements effectués par le débiteur pendant cette période sont imputés prioritairement sur le principal de la dette. Le créancier professionnel est tenu, à ses frais et sous la même sanction, de rappeler à la caution personne physique le terme de son engagement ou, si le cautionnement est à durée indéterminée, sa faculté de résiliation à tout moment et les conditions dans lesquelles celle-ci peut être exercée. Le présent article est également applicable au cautionnement souscrit par une personne morale envers un établissement de crédit ou une société de financement en garantie d'un concours financier accordée à une entreprise.

Madde 2303

Profesyonel alacaklı, ödemenin muaccel olduğu tarihten itibaren bir ay içinde giderilmeyen ilk ödeme aksaklığından başlayarak, gerçek kişi kefili asıl borçlunun temerrüdü hakkında bilgilendirmekle yükümlüdür; aksi takdirde bu aksaklığın tarihi ile kefilin bilgilendirildiği tarih arasında işlemiş faiz ve cezalara ilişkin güvenceyi kaybeder. Alacaklı ile kefil arasındaki ilişkilerde, borçlu tarafından bu süre içinde yapılan ödemeler öncelikle borcun asıl tutarına mahsup edilir.

Özgün metin (Fransızca)

Le créancier professionnel est tenu d'informer toute caution personne physique de la défaillance du débiteur principal dès le premier incident de paiement non régularisé dans le mois de l'exigibilité de ce paiement, à peine de déchéance de la garantie des intérêts et pénalités échus entre la date de cet incident et celle à laquelle elle en a été informée. Dans les rapports entre le créancier et la caution, les paiements effectués par le débiteur pendant cette période sont imputés prioritairement sur le principal de la dette.

Madde 2304

Kefil, 2302 ve 2303. maddeler uyarınca elde ettiği bilgileri, bunları aldığı tarihi izleyen bir ay içinde, kendi masrafıyla, gerçek kişi art kefile bildirir.

Özgün metin (Fransızca)

Dans le mois qui en suit la réception, la caution communique à ses frais à la sous-caution personne physique les informations qu'elle a reçues en application des articles 2302 et 2303.

Madde 2305

Önce takip def'i, kefile, alacaklıyı önce asıl borçluyu takip etmeye zorlama imkânı verir. Ne borçlu ile müteselsilen sorumlu olan kefil, ne bu def'iden feragat etmiş olan kefil, ne de adli kefil bu def'iden yararlanabilir.

Özgün metin (Fransızca)

Le bénéfice de discussion permet à la caution d'obliger le créancier à poursuivre d'abord le débiteur principal. Ne peut se prévaloir de ce bénéfice ni la caution tenue solidairement avec le débiteur, ni celle qui a renoncé à ce bénéfice, non plus que la caution judiciaire.

Madde 2305 ila 1

Önce takip def'i, kefile karşı yapılan ilk takip işlemlerinde ileri sürülmelidir. Kefil, alacaklıya, haczedilebilir nitelikte olup ihtilaflı bulunmayan ve üçüncü kişi lehine özel bir teminatla yükümlü olmayan borçlu mallarını göstermelidir. Alacaklının borçluyu takip etmemesi hâlinde, usulüne uygun şekilde gösterilen malların değeri ölçüsünde, borçlunun ödeme güçsüzlüğünden kefile karşı sorumlu olur.

Özgün metin (Fransızca)

Le bénéfice de discussion doit être invoqué par la caution dès les premières poursuites dirigées contre elle. La caution doit indiquer au créancier les biens du débiteur susceptibles d'être saisis, qui ne peuvent être des biens litigieux ou grevés d'une sûreté spéciale au profit d'un tiers. Si le créancier omet de poursuivre le débiteur, il répond à l'égard de la caution de l'insolvabilité de celui-ci à concurrence de la valeur des biens utilement indiqués.

Madde 2306

Aynı borç için birden çok kişi kefil olduğunda, her biri borcun tamamından sorumlu olur. Bununla birlikte, kendisine karşı takip yapılan kefil, alacaklıya bölüşme def'ini ileri sürebilir. Bu durumda alacaklı, takibini bölmek zorundadır ve kefilden yalnızca borçtaki payını isteyebilir. Birbirlerine karşı müteselsilen sorumlu olan kefiller ile bu def'iden feragat etmiş olan kefiller, bölüşme def'inden yararlanamaz.

Özgün metin (Fransızca)

Lorsque plusieurs personnes se sont portées cautions de la même dette, elles sont chacune tenues pour le tout. Néanmoins, celle qui est poursuivie peut opposer au créancier le bénéfice de division. Le créancier est alors tenu de diviser ses poursuites et ne peut lui réclamer que sa part de la dette. Ne peuvent se prévaloir du bénéfice de division les cautions solidaires entre elles, ni les cautions qui ont renoncé à ce bénéfice.

Madde 2306 ila 1

Bölüşme def'i, kefile karşı yapılan ilk takip işlemlerinde ileri sürülmelidir. Bu def'i, ancak ödeme gücüne sahip kefiller arasında uygulanabilir. Bölüşme def'inin ileri sürüldüğü tarihte bir kefilin ödeme güçsüzlüğü, ödeme gücüne sahip diğer kefiller tarafından karşılanır. Bölüşmeyi talep etmiş olan kefil, daha sonra ortaya çıkan bir başka kefilin ödeme güçsüzlüğü nedeniyle artık takip edilemez.

Özgün metin (Fransızca)

Le bénéfice de division doit être invoqué par la caution dès les premières poursuites dirigées contre elle. Il ne peut être mis en œuvre qu'entre cautions solvables. L'insolvabilité d'une caution au jour où la division est invoquée est supportée par celles qui sont solvables. La caution qui a demandé la division ne peut plus être recherchée à raison de l'insolvabilité d'une autre, survenue postérieurement.

Madde 2306 ila 2

Alacaklı, davasını kendiliğinden bölmüşse, dava tarihinde ödeme güçsüzlüğü içinde bulunan kefiller bulunsa dahi, bu bölünmeden artık dönemez.

Özgün metin (Fransızca)

Si le créancier a divisé de lui-même son action, il ne peut plus revenir sur cette division, même s'il y avait, au temps de l'action, des cautions insolvables.

Madde 2307

Alacaklının açtığı dava, gerçek kişi kefili, Tüketici Kanunu'nun L. 731-2. maddesinde belirlenen asgari geçim kaynaklarından yoksun bırakma sonucunu doğuramaz.

Özgün metin (Fransızca)

L'action du créancier ne peut avoir pour effet de priver la caution personne physique du minimum de ressources fixé à l'article L. 731-2 du code de la consommation.

İkinci Ayırım: Kefaletin borçlu ile kefil arasındaki hükümleri hakkındaSous-section 2 : Des effets du cautionnement entre le débiteur et la caution

Madde 2308

Borcun tamamını veya bir kısmını ödemiş olan kefil, ödediği tutarlar için olduğu kadar faiz ve masraflar için de borçluya karşı şahsi rücu hakkına sahiptir. Faizler ödeme gününden itibaren kendiliğinden işlemeye başlar. Kefilin borçluya kendisine karşı yürütülen takipleri ihbar etmesinden sonraki masraflar dışında hiçbir masraf iadeye tabi değildir. Kefil, birinci fıkrada belirtilen tutarların ödenmesindeki gecikmeden bağımsız bir zarara uğramışsa, bunun da tazminini isteyebilir.

Özgün metin (Fransızca)

La caution qui a payé tout ou partie de la dette a un recours personnel contre le débiteur tant pour les sommes qu'elle a payées que pour les intérêts et les frais. Les intérêts courent de plein droit du jour du paiement. Ne sont restituables que les frais postérieurs à la dénonciation, faite par la caution au débiteur, des poursuites dirigées contre elle. Si la caution a subi un préjudice indépendant du retard dans le paiement des sommes mentionnées à l'alinéa premier, elle peut aussi en obtenir réparation.

Madde 2309

Borcun tamamını veya bir kısmını ödemiş olan kefil, alacaklının borçluya karşı sahip olduğu haklara halef olur.

Özgün metin (Fransızca)

La caution qui a payé tout ou partie de la dette est subrogée dans les droits qu'avait le créancier contre le débiteur.

Madde 2310

Aynı borç için birden çok müteselsil asıl borçlu bulunması halinde, kefil önceki maddelerde öngörülen rücu haklarını her birine karşı ayrı ayrı kullanabilir.

Özgün metin (Fransızca)

Lorsqu'il y a plusieurs débiteurs principaux solidaires d'une même dette, la caution dispose contre chacun d'eux des recours prévus aux articles précédents.

Madde 2311

Kefil, borcu borçluyu haberdar etmeksizin ödemişse ve borçlu bunu daha sonra ödemiş veya ödeme anında borcun sona erdiğinin tespitini sağlayacak imkânlara sahipse, rücu hakkına sahip olmaz. Bununla birlikte, alacaklıya karşı istirdat davası açabilir.

Özgün metin (Fransızca)

La caution n'a pas de recours si elle a payé la dette sans en avertir le débiteur et si celui-ci l'a acquittée ultérieurement ou disposait, au moment du paiement, des moyens de la faire déclarer éteinte. Toutefois, elle peut agir en restitution contre le créancier.

Üçüncü Ayırım: Kefiller Arasında Kefaletin Etkileri HakkındaSous-section 3 : Des effets du cautionnement entre les cautions

Madde 2312

Birden çok kefil bulunması halinde, ödemede bulunan kefilin diğerlerine karşı, her biri kendi payı oranında olmak üzere, hem şahsi rücu hakkı hem de halefiyete dayanan rücu hakkı vardır.

Özgün metin (Fransızca)

En cas de pluralité de cautions, celle qui a payé a un recours personnel et un recours subrogatoire contre les autres, chacune pour sa part.

Dördüncü Bölüm: Kefaletin sona ermesi hakkındaSection 4 : De l'extinction du cautionnement

Madde 2313

Kefilin borcu, diğer borçların sona erme sebepleriyle sona erer. Ayrıca teminat altına alınan borcun sona ermesi sonucunda da sona erer.

Özgün metin (Fransızca)

L'obligation de la caution s'éteint par les mêmes causes que les autres obligations. Elle s'éteint aussi par suite de l'extinction de l'obligation garantie.

Madde 2314

Alacaklının kusuru nedeniyle alacaklının haklarına halefiyetin artık onun lehine gerçekleşememesi halinde, kefil uğradığı zarar ölçüsünde ibra edilmiş olur. Aksine her şart yazılmamış sayılır. Kefil, bir teminatın paraya çevrilme biçimine ilişkin seçimi nedeniyle alacaklıyı kusurlu tutamaz.

Özgün metin (Fransızca)

Lorsque la subrogation aux droits du créancier ne peut plus, par la faute de celui-ci, s'opérer en sa faveur, la caution est déchargée à concurrence du préjudice qu'elle subit. Toute clause contraire est réputée non écrite. La caution ne peut reprocher au créancier son choix du mode de réalisation d'une sûreté.

Madde 2315

Gelecekteki borçlara ilişkin bir kefaletin süresi belirsiz olduğunda, kefil, sözleşmede öngörülen ihbar süresine veya böyle bir süre yoksa makul bir süreye uymak kaydıyla, kefaleti her zaman sona erdirebilir.

Özgün metin (Fransızca)

Lorsqu'un cautionnement de dettes futures est à durée indéterminée, la caution peut y mettre fin à tout moment, sous réserve de respecter le délai de préavis contractuellement prévu ou, à défaut, un délai raisonnable.

Madde 2316

Gelecekteki borçlar için verilmiş kefalet sona erdiğinde, kefil aksine hüküm bulunmadıkça daha önce doğmuş borçlardan sorumlu kalır.

Özgün metin (Fransızca)

Lorsqu'un cautionnement de dettes futures prend fin, la caution reste tenue des dettes nées antérieurement, sauf clause contraire.

Madde 2317

Kefilin mirasçıları yalnızca ölümden önce doğmuş borçlardan sorumludur. Aksine her şart yazılmamış sayılır.

Özgün metin (Fransızca)

Les héritiers de la caution ne sont tenus que des dettes nées avant le décès. Toute clause contraire est réputée non écrite.

Madde 2318

Borçlu veya alacaklı tüzel kişinin birleşme, bölünme veya 1844-5 inci maddenin üçüncü fıkrasında öngörülen sebeple sona ermesi hâlinde, kefil bu işlemin üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilir hâle gelmesinden önce doğmuş borçlardan sorumlu kalmaya devam eder; sonradan doğan borçları ise ancak bu işlem vesilesiyle rıza göstermişse veya alacaklı şirketi etkileyen işlemler bakımından önceden rıza göstermişse teminat altına alır. Kefil tüzel kişinin birinci fıkrada belirtilen sebeplerden biriyle sona ermesi hâlinde, kefaletten doğan bütün borçlar intikal eder.

Özgün metin (Fransızca)

En cas de dissolution de la personne morale débitrice ou créancière par l'effet d'une fusion, d'une scission ou de la cause prévue au troisième alinéa de l'article 1844-5, la caution demeure tenue pour les dettes nées avant que l'opération ne soit devenue opposable aux tiers ; elle ne garantit celles nées postérieurement que si elle y a consenti à l'occasion de cette opération ou, pour les opérations affectant la société créancière, par avance. En cas de dissolution de la personne morale caution pour l'une des causes indiquées au premier alinéa, toutes les obligations issues du cautionnement sont transmises.

Madde 2319

Cari hesabın veya mevduat hesabının bakiyesine kefil olan kişi aleyhine, kefaletin sona ermesinden beş yıl sonra artık takip yapılamaz.

Özgün metin (Fransızca)

La caution du solde d'un compte courant ou de dépôt ne peut plus être poursuivie cinq ans après la fin du cautionnement.

Madde 2320

Alacaklı tarafından asıl borçluya tanınan sadece vade uzatımı, kefili ibra etmez. İlk vade dolduğunda kefil, ya alacaklıya ödeme yapıp borçluya rücu edebilir ya da icra ve iflas usulüne ilişkin kanunun beşinci kitabı hükümleri uyarınca, borçlunun herhangi bir malı üzerinde, teminat altına alınan tutarlar ölçüsünde ihtiyati tedbir niteliğinde bir teminat tesisini talep edebilir. Bu durumda kefilin, alacağının tahsilini tehlikeye düşürebilecek hâllerin varlığını ispatladığı karine olarak kabul edilir; borçlu aksini ispat edebilir.

Özgün metin (Fransızca)

La simple prorogation de terme, accordée par le créancier au débiteur principal, ne décharge pas la caution. Lorsque le terme initial est échu, la caution peut soit payer le créancier et se retourner contre le débiteur, soit, en vertu des dispositions du livre V du code des procédures civiles d'exécution, solliciter la constitution d'une sûreté judiciaire sur tout bien du débiteur à hauteur des sommes garanties. Elle est alors présumée justifier de circonstances susceptibles de menacer le recouvrement de sa créance, sauf preuve contraire apportée par le débiteur.

İkinci Bölüm : Bağımsız Garanti HakkındaChapitre II : De la garantie autonome

Madde 2321

Bağımsız garanti, garantörün, bir üçüncü kişi tarafından üstlenilmiş bir borcu göz önünde bulundurarak, ilk talepte veya kararlaştırılan usullere göre bir meblağı ödemeyi taahhüt ettiği taahhüttür. Lehtarın açık bir kötüye kullanma veya hile hâlinde ya da bunun garanti alacaklısı ile hilekârane iş birliği içinde bulunması hâlinde garantör borçlu olmaz. Garantör, teminat altına alınan borca ilişkin hiçbir def'iyi ileri süremez. Aksine sözleşme bulunmadıkça, bu teminat teminat altına alınan borca bağlı olarak intikal etmez.

Özgün metin (Fransızca)

La garantie autonome est l'engagement par lequel le garant s'oblige, en considération d'une obligation souscrite par un tiers, à verser une somme soit à première demande, soit suivant des modalités convenues. Le garant n'est pas tenu en cas d'abus ou de fraude manifestes du bénéficiaire ou de collusion de celui-ci avec le donneur d'ordre. Le garant ne peut opposer aucune exception tenant à l'obligation garantie. Sauf convention contraire, cette sûreté ne suit pas l'obligation garantie.

Üçüncü Bölüm : Niyet mektubuChapitre III : De la lettre d'intention

Madde 2322

Niyet mektubu, bir borçluya, alacaklısına karşı borcunun ifasında destek sağlanmasını konu edinen, bir şeyi yapma veya yapmama taahhüdüdür.

Özgün metin (Fransızca)

La lettre d'intention est l'engagement de faire ou de ne pas faire ayant pour objet le soutien apporté à un débiteur dans l'exécution de son obligation envers son créancier.

İkinci Kısım: Aynî Teminatlar HakkındaTitre II : Des sûretés réelles

Birinci Alt Kısım: Genel HükümlerSous-titre Ier : Dispositions générales

Madde 2323

Ayni teminat, mevcut veya müstakbel bir malın veya mal topluluğunun, alacaklıya rüçhanlı veya münhasır ödeme sağlanması amacıyla tahsis edilmesidir.

Özgün metin (Fransızca)

La sûreté réelle est l'affectation d'un bien ou d'un ensemble de biens, présents ou futurs, au paiement préférentiel ou exclusif du créancier.

Madde 2324

Ayni teminat, kanuni, kazai veya akdi olabilir; alacağın niteliği sebebiyle kanunen tanınmasına, ihtiyati tedbir mahiyetinde bir kararla tanınmasına veya bir sözleşmeyle tanınmasına göre bu ayrım yapılır. Ayni teminat, taşınır veya taşınmaz mallar üzerinde olmasına göre taşınır veya taşınmaz niteliğindedir. Bütün taşınır ve taşınmaz mallar üzerinde veya yalnızca taşınırlar ya da yalnızca taşınmazlar üzerinde bulunduğunda genel niteliktedir. Yalnızca belirli veya belirlenebilir taşınır ya da taşınmaz mallar üzerinde bulunduğunda ise özel niteliktedir.

Özgün metin (Fransızca)

La sûreté réelle est légale, judiciaire ou conventionnelle, selon qu'elle est accordée par la loi à raison de la qualité de la créance, par un jugement à titre conservatoire, ou par une convention. Elle est mobilière ou immobilière, selon qu'elle porte sur des biens meubles ou immeubles. Elle est générale lorsqu'elle porte sur la généralité des meubles et des immeubles ou des seuls meubles ou des seuls immeubles. Elle est spéciale lorsqu'elle ne porte que sur des biens déterminés ou déterminables, meubles ou immeubles.

Madde 2325

Akdi ayni teminat, borçlu tarafından veya bir üçüncü kişi tarafından kurulabilir. Üçüncü kişi tarafından kurulduğunda, alacaklının dava hakkı yalnızca teminat olarak tahsis edilen mal üzerinde bulunur. Bu durumda 2299, 2302 ilâ 2305-1, 2308 ilâ 2312 ve 2314 üncü madde hükümleri uygulanır.

Özgün metin (Fransızca)

La sûreté réelle conventionnelle peut être constituée par le débiteur ou par un tiers. Lorsqu'elle est constituée par un tiers, le créancier n'a d'action que sur le bien affecté en garantie. Les dispositions des articles 2299,2302 à 2305-1,2308 à 2312 et 2314 sont alors applicables.

Madde 2326

Bir ayni teminat, teminatın kurulmasının resmî senetle yapılması gerektiği hâllerde dahi, adi imza altında düzenlenmiş kararlardan veya yetki devirlerinden doğan yetkilere dayanarak, özel hukuk tüzel kişilerinin malları üzerinde kurulabilir.

Özgün metin (Fransızca)

Une sûreté réelle peut être constituée sur les biens d'une personne morale de droit privé en vertu de pouvoirs résultant de délibérations ou délégations établies sous signatures privées alors même que la constitution de la sureté doit l'être par acte authentique.

İkinci Alt Kısım: Taşınırlar Üzerindeki Teminatlar HakkındaSous-titre II : Des sûretés sur les meubles

Madde 2329

Taşınırlar üzerindeki ayni teminatlar şunlardır: 1° Taşınır rehin imtiyazları (öncelik hakları); 2° Maddi taşınırların rehni; 3° Maddi olmayan taşınırların rehni; 4° Teminat amacıyla alıkonulan veya devredilen mülkiyet.

Özgün metin (Fransızca)

Les sûretés sur les meubles sont : 1° Les privilèges mobiliers ; 2° Le gage de meubles corporels ; 3° Le nantissement de meubles incorporels ; 4° La propriété retenue ou cédée à titre de garantie.

Birinci Bölüm : Taşınır rehinleri hakkındaChapitre Ier : Des privilèges mobiliers

Madde 2330

Taşınır rehin imtiyazları kanunla tanınır. Bunlar genel veya özel nitelikte olabilir. Bunları düzenleyen kanun hükümleri dar yorumlanır. Bu imtiyazlar, diğer alacaklılara karşı öncelikli olarak tatmin edilme hakkı verir. Aksine hüküm bulunmadıkça, takip hakkı (droit de suite) tanımazlar. Borçlunun alıcıya karşı sahip olduğu satış bedeli alacağı üzerine sirayet ederler.

Özgün metin (Fransızca)

Les privilèges mobiliers sont accordés par la loi. Ils sont généraux ou spéciaux. Les dispositions légales qui les régissent sont d'interprétation stricte. Ils donnent le droit d'être préféré aux autres créanciers. Sauf disposition contraire, ils ne confèrent pas de droit de suite. Ils se reportent sur la créance de prix du débiteur à l'égard de l'acquéreur.

Birinci Bölüm: Genel imtiyazlarSection 1 : Des privilèges généraux

Madde 2331

Özel kanunlarda öngörülenler dışında, tüm taşınırlar üzerinde imtiyazlı alacaklar şunlardır: 1° Bu imtiyazın ileri sürüldüğü alacaklıya fayda sağlamış olması kaydıyla, yargılama giderleri; 2° Cenaze giderleri; 3° Aşağıdaki ücret ve tazminatlar:

- işçilerin ve çırakların son altı aya ilişkin ücretleri; -kırsal ve deniz balıkçılığı kanununun L. 321-13 inci maddesiyle kurulan, geçmiş yıl ve cari yıla ilişkin ertelenmiş ücret; -ticari ve zanaat işletmelerinin geliştirilmesine ve ekonomik, hukuki ve sosyal ortamlarının iyileştirilmesine ilişkin 31 Aralık 1989 tarihli ve 89-1008 sayılı kanunun 14 üncü maddesi ile kırsal ve deniz balıkçılığı kanununun L. 321-21-1 inci maddesiyle kurulan sağ kalan eşin alacakları; -iş kanununun L. 1243-8 inci maddesinde öngörülen sözleşmenin sona ermesi tazminatı ve aynı kanunun L. 1251-32 inci maddesinde öngörülen istihdam güvencesizliği tazminatı; -iş kanununun L. 1234-5 inci maddesinde öngörülen ihbar süresine uyulmamasından doğan tazminat ve aynı kanunun L. 1226-14 üncü maddesinde öngörülen tazminat; -aynı kanunun L. 3141-24 ve devamı maddelerinde öngörülen ücretli izinlere ilişkin tazminatlar; -toplu iş sözleşmeleri, işyeri toplu anlaşmaları, iş yönetmelikleri, teamüller, iş kanununun L. 1226-14, L. 1234-9, L. 7112-3 ilâ L. 7112-5 inci maddeleri hükümleri uyarınca ödenmesi gereken kıdem tazminatlarının, aynı kanunun L. 3253-2 nci maddesinde öngörülen tavana eşit veya bu tavanın altındaki kısmının tamamı için ve bu tavanı aşan kısmının dörtte biri için; -iş kanununun L. 1226-15, L. 1226-20, L. 1226-21, L. 1235-2 ilâ L. 1235-4, L. 1235-11, L. 1235-12, L. 1235-14 ve L. 1243-4 üncü maddeleri uyarınca işçilere ödenmesi gerektiği hâllerde ödenecek tazminatlar;

4° Son bir yıl içinde, onaylanmış uzun vadeli bir meslekler arası anlaşma çerçevesinde bir tarım üreticisi tarafından teslim edilen ürünler ile bir tarım işletmecisiyle sözleşme yapan herkesin, onaylanmış bir tip sözleşme uyarınca borçlu olduğu meblağlar.

Özgün metin (Fransızca)

Outre celles prévues par des lois spéciales, les créances privilégiées sur la généralité des meubles sont : 1° Les frais de justice, sous la condition qu'ils aient profité au créancier auquel le privilège est opposé ; 2° Les frais funéraires ; 3° Les rémunérations et indemnités suivantes :

-les rémunérations, pour les six derniers mois, des salariés et apprentis ; -le salaire différé, pour l'année échue et pour l'année courante, institué par l'article L. 321-13 du code rural et de la pêche maritime ; -les créances du conjoint survivant instituées par l'article 14 de la loi n° 89-1008 du 31 décembre 1989 relative au développement des entreprises commerciales et artisanales et à l'amélioration de leur environnement économique, juridique et social et l'article L. 321-21-1 du code rural et de la pêche maritime ; -l'indemnité de fin de contrat prévue à l'article L. 1243-8 du code du travail et l'indemnité de précarité d'emploi prévue à l'article L. 1251-32 du même code ; -l'indemnité due en raison de l'inobservation du préavis prévue à l'article L. 1234-5 du code du travail et l'indemnité compensatrice prévue à l'article L. 1226-14 du même code ; -les indemnités dues pour les congés payés prévues aux articles L. 3141-24 et suivants du même code ; -les indemnités de licenciement dues en application des conventions collectives de travail, des accords collectifs d'établissement, des règlements de travail, des usages, des dispositions des articles L. 1226-14, L. 1234-9, L. 7112-3 à L. 7112-5 du code du travail pour la totalité de la portion inférieure ou égale au plafond visé à l'article L. 3253-2 du même code et pour le quart de la portion supérieure audit plafond ; -les indemnités dues, le cas échéant, aux salariés, en application des articles L. 1226-15, L. 1226-20, L. 1226-21, L. 1235-2 à L. 1235-4, L. 1235-11, L. 1235-12, L. 1235-14 et L. 1243-4 du code du travail ;

4° Pendant la dernière année, les produits livrés par un producteur agricole dans le cadre d'un accord interprofessionnel à long terme homologué, ainsi que les sommes dues par tout contractant d'un exploitant agricole en application d'un contrat-type homologué.

Madde 2331 ila 1

Hazine ve sosyal güvenlik kasalarının imtiyazları, bunlarla ilgili kanunlarla belirlenir.

Özgün metin (Fransızca)

Les privilèges du Trésor public et des caisses de Sécurité sociale sont déterminés par les lois qui les concernent.

İkinci Bölüm : Özel imtiyazlarSection 2 : Des privilèges spéciaux

Madde 2332

Özel kanunlarda öngörülenler dışında, belirli taşınırlar üzerinde imtiyazlı alacaklar şunlardır: 1° Bir kira sözleşmesinin ifası veya bir taşınmazın işgali dolayısıyla borçlu olunan tüm meblağlar bakımından, borçluya ait olmak üzere, işletme malzemesi ve yıllık ürün dahil olmak üzere, mahalleri döşeyen mobilyalar üzerinde; 2° Bir taşınırın muhafaza giderleri bakımından, o taşınır üzerinde; 3° Bir taşınırın satış bedeli bakımından, o taşınır üzerinde; 4° İş kanununun L. 7412-1 inci maddesindeki tanıma uyan bir evde çalışanın ücretli yardımcısının iş sözleşmesinden doğan alacakları bakımından, iş verenlerin bu çalışana borçlu olduğu meblağlar üzerinde.

Özgün metin (Fransızca)

Outre celles prévues par des lois spéciales, les créances privilégiées sur certains meubles sont : 1° Toutes les sommes dues en exécution d'un bail ou de l'occupation d'un immeuble, sur le mobilier garnissant les lieux et appartenant au débiteur, y compris, le cas échéant, le mobilier d'exploitation et la récolte de l'année ; 2° Les frais de conservation d'un meuble, sur celui-ci ; 3° Le prix de vente d'un meuble, sur celui-ci ; 4° Les créances nées du contrat de travail de l'auxiliaire salarié d'un travailleur à domicile répondant à la définition de l'article L. 7412-1 du code du travail, sur les sommes dues à ce travailleur par les donneurs d'ouvrage.

Üçüncü Bölüm: İmtiyazların sıralanması hakkındaSection 3 : Du classement des privilèges

Madde 2332 ila 1

Aksine hükümler bulunmadıkça, özel imtiyazlar genel imtiyazlara önceliklidir.

Özgün metin (Fransızca)

Sauf dispositions contraires, les privilèges spéciaux priment les privilèges généraux.

Madde 2332 ila 2

Genel imtiyazlar, Hazine imtiyazı hariç olmak üzere -ki bunun sırası kendisine ilişkin kanunlarla belirlenir- ve sosyal güvenlik kurumlarının imtiyazı hariç olmak üzere -ki bu, işçilerin imtiyazı ile aynı sırada bulunur- 2331. madde sırasına göre uygulanır.

Aynı sırada bulunan imtiyazlı alacaklılar, alacakları oranında birbirleriyle yarışarak ödeme alırlar.

Özgün metin (Fransızca)

Les privilèges généraux s'exercent dans l'ordre de l'article 2331, à l'exception du privilège du Trésor public, dont le rang est déterminé par les lois qui le concernent, et du privilège des caisses de sécurité sociale, qui vient au même rang que le privilège des salariés.

Les créanciers privilégiés qui sont dans le même rang sont payés par concurrence.

Madde 2332 ila 3

Taşınmaz kiraya verenin, muhafız kimsenin ve taşınır satıcısının özel imtiyazları aşağıdaki sıraya göre uygulanır:

1° Muhafaza giderlerinin diğer imtiyazların doğumundan sonraki tarihe ait olması halinde, muhafız kimsenin imtiyazı;

2° Diğer imtiyazların varlığından habersiz olan taşınmaz kiraya verenin imtiyazı;

3° Muhafaza giderlerinin diğer imtiyazların doğumundan önceki tarihe ait olması halinde, muhafız kimsenin imtiyazı;

4° Taşınır satıcısının imtiyazı;

5° Diğer imtiyazların varlığını bilen taşınmaz kiraya verenin imtiyazı.

Aynı taşınıra ilişkin muhafız kimseler arasında, en yenisine öncelik verilir.

Yukarıdaki kurallar uygulanırken, evde çalışan bir işçinin yardımcısının imtiyazı, taşınır satıcısının imtiyazına eşit tutulur.

Özgün metin (Fransızca)

Les privilèges spéciaux du bailleur d'immeuble, du conservateur et du vendeur de meuble s'exercent dans l'ordre qui suit :

1° Le privilège du conservateur, lorsque les frais de conservation sont postérieurs à la naissance des autres privilèges ;

2° Le privilège du bailleur d'immeuble, qui ignorait l'existence des autres privilèges ;

3° Le privilège du conservateur, lorsque les frais de conservation sont antérieurs à la naissance des autres privilèges ;

4° Le privilège du vendeur de meuble ;

5° Le privilège du bailleur d'immeuble, qui connaissait l'existence des autres privilèges.

Entre les conservateurs du même meuble, la préférence est donnée au plus récent.

Pour l'application des règles ci-dessus, le privilège de l'auxiliaire salarié d'un travailleur à domicile est assimilé au privilège du vendeur de meuble.

Madde 2332 ila 4

Özel bir kanun bulunmadıkça, rehinin tanıdığı öncelik hakkı, taşınmaz kiraya verenin imtiyazı ile aynı sırada uygulanır.

Özgün metin (Fransızca)

Sauf loi spéciale, le droit de préférence conféré par le gage s'exerce au rang du privilège du bailleur d'immeuble.

İkinci Bölüm : Maddi Taşınırların Rehni HakkındaChapitre II : Du gage de meubles corporels

Madde 2333

Rehin, kuranın bir alacaklıya, mevcut veya müstakbel bir taşınır mal veya maddi taşınır mallar topluluğu üzerinde diğer alacaklılarına nazaran öncelikle ödeme alma hakkı bahşettiği bir sözleşmedir. Güvence altına alınan alacaklar mevcut veya müstakbel olabilir; müstakbel olmaları halinde belirlenebilir olmaları gerekir.

Özgün metin (Fransızca)

Le gage est une convention par laquelle le constituant accorde à un créancier le droit de se faire payer par préférence à ses autres créanciers sur un bien mobilier ou un ensemble de biens mobiliers corporels, présents ou futurs. Les créances garanties peuvent être présentes ou futures ; dans ce dernier cas, elles doivent être déterminables.

Madde 2334

Rehin, tahsis suretiyle taşınmaz sayılan taşınırları konu edinebilir. İpotek alacaklısı ile rehin alacaklısı arasındaki öncelik sırası, 2419. maddeye göre belirlenir.

Özgün metin (Fransızca)

Le gage peut avoir pour objet des meubles immobilisés par destination. L'ordre de préférence entre le créancier hypothécaire et le créancier gagiste est déterminé conformément à l'article 2419.

Madde 2335

Başkasına ait şey üzerinde kurulan rehin, şeyin kurana ait olmadığını bilmeyen alacaklının talebi üzerine hükümsüz kılınabilir.

Özgün metin (Fransızca)

Le gage de la chose d'autrui peut être annulé à la demande du créancier qui ignorait que la chose n'appartenait pas au constituant.

Madde 2336

Rehin, güvence altına alınan borcu, rehin verilen malların miktarını ve bunların türünü veya niteliğini içeren bir yazılı belgenin düzenlenmesiyle tekemmül eder.

Özgün metin (Fransızca)

Le gage est parfait par l'établissement d'un écrit contenant la désignation de la dette garantie, la quantité des biens donnés en gage ainsi que leur espèce ou leur nature.

Madde 2337

Rehin, hakkında yapılan ilan yoluyla üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilir.

Rehin, ayrıca konusunu oluşturan malın veya konişmento gibi onu temsil eden senedin alacaklının veya üzerinde anlaşılan bir üçüncü kişinin elinde bulunması yoluyla da üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilir.

Rehin usulüne uygun olarak ilan edilmiş olduğunda, rehin verenin özel halefleri 2276 nci maddeye dayanamazlar.

Özgün metin (Fransızca)

Le gage est opposable aux tiers par la publicité qui en est faite.

Il l'est également par la dépossession entre les mains du créancier ou d'un tiers convenu du bien qui en fait l'objet ou du titre qui, tel un connaissement, le représente.

Lorsque le gage a été régulièrement publié, les ayants cause à titre particulier du constituant ne peuvent se prévaloir de l'article 2276.

Madde 2338

Rehin, usul ve esasları Danıştay kararnamesiyle düzenlenen özel bir sicile tescil yoluyla ilan edilir.

2342 nci maddeye tabi olmadıkça, tescil edilmiş bir kara motorlu taşıtı veya römork üzerindeki rehin, Danıştay kararnamesiyle belirlenen koşullarda idari makam tarafından tutulan bir sicile tescil yoluyla ilan edilir. Bu şekilde bir rehnin tescili, aynı taşıt üzerinde yeni bir tescil yapılmasına engel olur.

Özgün metin (Fransızca)

Le gage est publié par une inscription sur un registre spécial dont les modalités sont réglées par décret en Conseil d'Etat.

Sauf s'il est soumis à l'article 2342, le gage portant sur un véhicule terrestre à moteur ou une remorque immatriculés est publié par une inscription sur un registre tenu par l'autorité administrative dans les conditions fixées par décret en Conseil d'Etat. L'inscription d'un tel gage fait obstacle à toute nouvelle inscription sur le même véhicule.

Madde 2339

Rehin veren, ancak teminat altına alınan borcu anapara, faiz ve masraflarıyla birlikte tamamen ödedikten sonra tescilin terkinini veya rehinli malın iadesini isteyebilir.

Özgün metin (Fransızca)

Le constituant ne peut exiger la radiation de l'inscription ou la restitution du bien gagé qu'après avoir entièrement payé la dette garantie en principal, intérêts et frais.

Madde 2340

Aynı malın zilyetliğin devri olmaksızın birbirini izleyen birden çok rehne konu olması hâlinde, alacaklıların sırası tescillerinin sırasına göre belirlenir. Zilyetliğin devri olmaksızın rehnedilen bir mal, daha sonra zilyetliğin devri suretiyle bir başka rehne konu olursa, önceki rehinli alacaklının rüçhan hakkı, usulüne uygun olarak ilan edilmiş olması koşuluyla, sonraki rehinli alacaklının hapis hakkına rağmen ona karşı ileri sürülebilir.

Özgün metin (Fransızca)

Lorsqu'un même bien fait l'objet de plusieurs gages successifs sans dépossession, le rang des créanciers est réglé par l'ordre de leur inscription. Lorsqu'un bien donné en gage sans dépossession fait ultérieurement l'objet d'un gage avec dépossession, le droit de préférence du créancier gagiste antérieur est opposable au créancier gagiste postérieur lorsqu'il est régulièrement publié nonobstant le droit de rétention de ce dernier.

Madde 2341

Zilyetliğin devri suretiyle kurulan rehnin konusu, misli eşya olduğunda, alacaklı bunları kendisine ait aynı nitelikteki eşyadan ayrı tutmak zorundadır. Aksi hâlde rehin veren, 2344 üncü maddenin birinci fıkrası hükümlerine dayanabilir.

Sözleşme, alacaklıyı bu yükümlülükten muaf tutarsa, alacaklı rehnedilen eşyanın mülkiyetini, aynı miktarda denk eşyayı iade etmek koşuluyla kazanır.

Birinci fıkrada öngörülen hâlde, sözleşmede öngörülmüş olması koşuluyla, rehin veren rehnedilen eşyayı, aynı miktarda denk eşyayla değiştirmek koşuluyla devredebilir.

Özgün metin (Fransızca)

Lorsque le gage avec dépossession a pour objet des choses fongibles, le créancier doit les tenir séparées des choses de même nature qui lui appartiennent. A défaut, le constituant peut se prévaloir des dispositions du premier alinéa de l'article 2344.

Si la convention dispense le créancier de cette obligation, il acquiert la propriété des choses gagées à charge de restituer la même quantité de choses équivalentes.

Dans le cas visé au premier alinéa, le constituant peut, si la convention le prévoit, aliéner les choses gagées à charge de les remplacer par la même quantité de choses équivalentes.

Madde 2342

Zilyetliğin devri olmaksızın kurulan rehnin konusu misli eşya olduğunda, aksine sözleşme olmadıkça, rehin veren bunları aynı miktarda denk eşyayla değiştirmek koşuluyla devredebilir.

Özgün metin (Fransızca)

Lorsque le gage sans dépossession a pour objet des choses fongibles, le constituant peut, sauf convention contraire, les aliéner à charge de les remplacer par la même quantité de choses équivalentes.

Madde 2342 ila 1

Rehin verenin, 2341 inci veya 2342 nci maddelerde öngörülen koşullarda rehinli malları devretme yetkisine sahip olması hâlinde, bunların yerine edinilen mallar kendiliğinden rehnin kapsamına dahil olur.

Özgün metin (Fransızca)

Lorsque le constituant a la faculté d'aliéner les biens gagés dans les conditions prévues par les articles 2341 ou 2342, les biens acquis en remplacement sont de plein droit compris dans l'assiette du gage.

Madde 2343

Rehin veren, alacaklının veya üzerinde anlaşılan üçüncü kişinin rehinli malın muhafazası için yaptığı yararlı veya zorunlu giderleri ona ödemek zorundadır.

Özgün metin (Fransızca)

Le constituant doit rembourser au créancier ou au tiers convenu les dépenses utiles ou nécessaires que celui-ci a faites pour la conservation du gage.

Madde 2344

Rehin, zilyetliğin devri suretiyle kurulmuşsa, rehin veren kişi, alacaklı veya kendisiyle anlaşılan üçüncü kişi rehin edilen malı muhafaza borcunu yerine getirmezse, tazminat hakkı saklı kalmak kaydıyla, malın kendisine geri verilmesini isteyebilir. Rehin, zilyetliğin devri olmaksızın kurulmuşsa, alacaklı, rehin veren kişi muhafaza borcunu yerine getirmediği takdirde, güvence altına alınan borcun süresinden önce muaccel olduğunu ileri sürebilir veya rehne ek güvence verilmesini talep edebilir.

Özgün metin (Fransızca)

Lorsque le gage est constitué avec dépossession, le constituant peut réclamer la restitution du bien gagé, sans préjudice de dommages-intérêts, si le créancier ou le tiers convenu ne satisfait pas à son obligation de conservation du gage. Lorsque le gage est constitué sans dépossession, le créancier peut se prévaloir de la déchéance du terme de la dette garantie ou solliciter un complément de gage si le constituant ne satisfait pas à son obligation de conservation du gage.

Madde 2345

Aksi kararlaştırılmadıkça, rehinli malı elinde bulunduran kişi güvence altına alınan borcun alacaklısı ise, bu maldan elde edilen semereleri toplar ve bunları borcun faizine, faiz yoksa anaparasına mahsup eder.

Özgün metin (Fransızca)

Sauf convention contraire, lorsque le détenteur du bien gagé est le créancier de la dette garantie, il perçoit les fruits de ce bien et les impute sur les intérêts ou, à défaut, sur le capital de la dette.

Madde 2346

Güvence altına alınan borcun ödenmemesi hâlinde, alacaklı rehinli malın satışını isteyebilir. Bu satış, rehin sözleşmesinin aksine hüküm koyamayacağı şekilde, cebri icra usulleri kanununda öngörülen usullere göre yapılır.

Rehin, mesleki bir borcun güvencesi olarak kurulmuşsa, alacaklı, borçluya ve varsa rehni kuran üçüncü kişiye yapılacak basit bir tebligattan sekiz gün sonra, rehinli malların bir noter, icra memuru, adli satış memuru veya yeminli emtia simsarı eliyle açık artırma yoluyla satılmasını sağlayabilir.

Özgün metin (Fransızca)

A défaut de paiement de la dette garantie, le créancier peut poursuivre la vente du bien gagé. Cette vente a lieu selon les modalités prévues par le code des procédures civiles d'exécution sans que la convention de gage puisse y déroger.

Lorsque le gage est constitué en garantie d'une dette professionnelle, le créancier peut faire procéder à la vente publique des biens gagés par un notaire, un huissier de justice, un commissaire-priseur judiciaire ou un courtier de marchandises assermenté, huit jours après une simple signification faite au débiteur et, le cas échéant, au tiers constituant du gage.

Madde 2347Karşılığı:TMK m. 866

Alacaklı, ayrıca, malın ödeme yerine kendisinde kalmasına mahkemece karar verilmesini de isteyebilir.

Malın değeri güvence altına alınan borcun tutarını aşarsa, aradaki farka eşit meblağ rehin veren kişiye ödenir veya başka rehinli alacaklılar varsa tevdi edilir.

Özgün metin (Fransızca)

Le créancier peut aussi faire ordonner en justice que le bien lui demeurera en paiement.

Lorsque la valeur du bien excède le montant de la dette garantie, la somme égale à la différence est versée au constituant ou, s'il existe d'autres créanciers gagistes, est consignée.

Madde 2348

Rehnin kurulması sırasında veya sonradan, güvence altına alınan borcun ifa edilmemesi hâlinde alacaklının rehinli malın maliki olacağı kararlaştırılabilir.

Malın değeri, para ve sermaye piyasaları kanunu anlamında bir işlem platformunda resmi bir rayici bulunmadıkça, devir gününde tarafların anlaşmasıyla veya mahkemece atanan bir bilirkişi tarafından belirlenir. Buna aykırı her şart yazılmamış sayılır.

Bu değer güvence altına alınan borcun tutarını aşarsa, aradaki farka eşit meblağ rehin veren kişiye ödenir veya başka rehinli alacaklılar varsa tevdi edilir.

Özgün metin (Fransızca)

Il peut être convenu, lors de la constitution du gage ou postérieurement, qu'à défaut d'exécution de l'obligation garantie le créancier deviendra propriétaire du bien gagé.

La valeur du bien est déterminée au jour du transfert par un expert désigné à l'amiable ou judiciairement, à défaut de cotation officielle du bien sur une plate-forme de négociation au sens du code monétaire et financier. Toute clause contraire est réputée non écrite.

Lorsque cette valeur excède le montant de la dette garantie, la somme égale à la différence est versée au constituant ou, s'il existe d'autres créanciers gagistes, est consignée.

Madde 2349

Rehin, borçlunun veya alacaklının mirasçıları arasında borcun bölünebilir olmasına rağmen bölünmez niteliktedir. Borçlunun kendi payına düşen borcu ödemiş olan mirasçısı, borç tamamen ödenmedikçe rehindeki payının kendisine geri verilmesini isteyemez. Buna karşılık, kendi payına düşen alacağı almış olan alacaklının mirasçısı, henüz ödeme almamış diğer mirasçılarının zararına olacak şekilde rehni geri veremez.

Özgün metin (Fransızca)

Le gage est indivisible nonobstant la divisibilité de la dette entre les héritiers du débiteur ou ceux du créancier. L'héritier du débiteur qui a payé sa portion de dette ne peut demander la restitution de sa portion dans le gage tant que la dette n'est pas entièrement acquittée. Réciproquement, l'héritier du créancier, qui a reçu sa portion de créance, ne peut remettre le gage au préjudice de ceux de ses cohéritiers qui ne sont pas payés.

Madde 2350

Güvence veya ihtiyati tedbir amacıyla mahkemece kararlaştırılan para, senet veya değerlerin tevdi edilmesi ya da yediemine bırakılması, 2333. madde anlamında özel bir tahsis ve rüçhan hakkı doğurur.

Özgün metin (Fransızca)

Le séquestre ou la consignation de sommes, effets ou valeurs, ordonné judiciairement à titre de garantie ou à titre conservatoire, emporte affectation spéciale et droit de préférence au sens de l'article 2333.

Üçüncü Bölüm : Maddi olmayan taşınırların rehni hakkındaChapitre III : Du nantissement de meubles incorporels.

Madde 2355

Rehin, bir borcun teminatı olarak, mevcut veya müstakbel bir gayrimaddi menkul malın veya gayrimaddi menkul mallar topluluğunun tahsis edilmesidir.

Rehin, akdi veya kazai olabilir.

Kazai rehin, hukuki takip usullerine ilişkin hükümlere tabidir.

Alacaklar üzerindeki akdi rehin, özel hükümler bulunmadıkça bu Bölüm hükümlerine tabidir.

Diğer gayrimaddi menkul mallar üzerindeki akdi rehin, özel hükümler bulunmadıkça, 2286. maddenin 4. bendi hariç olmak üzere, maddi menkul mallar rehni için öngörülen kurallara tabidir.

Özgün metin (Fransızca)

Le nantissement est l'affectation, en garantie d'une obligation, d'un bien meuble incorporel ou d'un ensemble de biens meubles incorporels, présents ou futurs.

Il est conventionnel ou judiciaire.

Le nantissement judiciaire est régi par les dispositions applicables aux procédures civiles d'exécution.

Le nantissement conventionnel qui porte sur les créances est régi, à défaut de dispositions spéciales, par le présent chapitre.

Celui qui porte sur d'autres meubles incorporels est soumis, à défaut de dispositions spéciales, aux règles prévues pour le gage de meubles corporels, à l'exclusion du 4° de l'article 2286.

Madde 2356

Alacağın rehni yazılı olarak kurulmadıkça hükümsüzdür. Teminat altına alınan alacaklar ile rehnedilen alacaklar senette gösterilir. Bunlar müstakbel alacaklar ise senet, bunların belirlenmesine imkân verecek veya buna yarayacak unsurları, borçlunun belirtilmesi, ödeme yeri, alacakların tutarı veya değerlendirilmesi ve gerektiğinde vadeleri gibi unsurları içermelidir.

Özgün metin (Fransızca)

A peine de nullité, le nantissement de créance doit être conclu par écrit. Les créances garanties et les créances nanties sont désignées dans l'acte. Si elles sont futures, l'acte doit permettre leur individualisation ou contenir des éléments permettant celle-ci tels que l'indication du débiteur, le lieu de paiement, le montant des créances ou leur évaluation et, s'il y a lieu, leur échéance.

Madde 2358

Alacak rehni belirli bir süre için kurulabilir. Bölünemeyen bir alacak olmadıkça, alacağın bir kısmı üzerinde de rehin kurulabilir.

Özgün metin (Fransızca)

Le nantissement de créance peut être constitué pour un temps déterminé. Il peut porter sur une fraction de créance, sauf si celle-ci est indivisible.

Madde 2359

Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça, rehin alacağın fer'ilerini de kapsar.

Özgün metin (Fransızca)

Le nantissement s'étend aux accessoires de la créance à moins que les parties n'en conviennent autrement.

Madde 2360

Rehnin bir hesap üzerinde kurulması hâlinde, rehnedilen alacaktan, cebri icraya ilişkin usul hükümlerinde öngörülen esaslara göre devam eden işlemlerin tasfiyesi saklı kalmak kaydıyla, teminatın paraya çevrildiği gündeki geçici veya kesin alacaklı bakiyesi anlaşılır. Yine bu tasfiye saklı kalmak kaydıyla, rehin kurana karşı bir koruma altına alma, yeniden yapılandırma, tasfiye veya gerçek kişilerin aşırı borçlanma hâllerinin çözümüne ilişkin bir usulün başlatılması durumunda, rehinli alacaklının hakları, açılış kararının verildiği tarihteki hesap bakiyesi üzerinde bulunur.

Özgün metin (Fransızca)

Lorsque le nantissement porte sur un compte, la créance nantie s'entend du solde créditeur, provisoire ou définitif, au jour de la réalisation de la sûreté sous réserve de la régularisation des opérations en cours, selon les modalités prévues par les procédures civiles d'exécution. Sous cette même réserve, au cas d'ouverture d'une procédure de sauvegarde, de redressement judiciaire, de liquidation judiciaire ou d'une procédure de traitement des situations de surendettement des particuliers contre le constituant, les droits du créancier nanti portent sur le solde du compte à la date du jugement d'ouverture.

Madde 2361

Mevcut veya müstakbel bir alacağın rehni, taraflar arasında senedin tarihinde hüküm ifade eder ve üçüncü kişilere karşı bu tarihte ileri sürülebilir hâle gelir. Uyuşmazlık hâlinde, tarihin ispatı rehinli alacaklıya düşer ve bu ispat her türlü delille yapılabilir.

Özgün metin (Fransızca)

Le nantissement d'une créance, présente ou future, prend effet entre les parties et devient opposable aux tiers à la date de l'acte. En cas de contestation, la preuve de la date incombe au créancier nanti, qui peut la rapporter par tout moyen.

Madde 2361 ila 1

Aynı alacak üzerinde birbiri ardına birden çok rehin kurulması hâlinde, alacaklıların sırası senetlerin tarih sırasına göre belirlenir. Tarih itibarıyla önce gelen alacaklı, borçlunun kendisine geçerli şekilde ödemede bulunduğu alacaklıya karşı rücu hakkına sahiptir.

Özgün metin (Fransızca)

Lorsqu'une même créance fait l'objet de nantissements successifs, le rang des créanciers est réglé par l'ordre des actes. Le créancier premier en date dispose d'un recours contre celui auquel le débiteur aurait fait un paiement.

Madde 2362

Rehnedilen alacağın borçlusuna karşı ileri sürülebilmesi için, alacak rehninin kendisine bildirilmesi veya borçlunun senede taraf olması gerekir. Aksi hâlde, alacağın ödemesini geçerli şekilde yalnızca rehin kuran alabilir.

Özgün metin (Fransızca)

Pour être opposable au débiteur de la créance nantie, le nantissement de créance doit lui être notifié ou ce dernier doit intervenir à l'acte. A défaut, seul le constituant reçoit valablement paiement de la créance.

Madde 2363

Bildirimden sonra, rehinli alacaklı rehnedilen alacak üzerinde bir hapis hakkından yararlanır ve gerek anapara gerek faizler bakımından ödemeyi almaya yalnızca kendisi yetkilidir. Rehinli alacaklı da, rehin kuran da, diğerinin gereğince bilgilendirilmesi kaydıyla, alacağın ifasını takip edebilir.

Özgün metin (Fransızca)

Après notification, le créancier nanti bénéficie d'un droit de rétention sur la créance donnée en nantissement et a seul le droit à son paiement tant en capital qu'en intérêts. Le créancier nanti, comme le constituant, peut en poursuivre l'exécution, l'autre dûment informé.

Madde 2363 ila 1

Rehinli alacağın borçlusu, rehinli alacaklıya karşı borca özgü def'ileri ileri sürebilir. Rehin kendisine karşı ileri sürülebilir hâle gelmeden önce rehin verenle olan ilişkilerinden doğan def'ileri de ileri sürebilir.

Özgün metin (Fransızca)

Le débiteur de la créance nantie peut opposer au créancier nanti les exceptions inhérentes à la dette. Il peut également opposer les exceptions nées de ses rapports avec le constituant avant que le nantissement ne lui soit devenu opposable.

Madde 2364

Rehinli alacak muaccel olduğunda, bu alacak kapsamında ödenen meblağlar teminat altına alınan alacaktan mahsup edilir.

Aksi hâlde, rehinli alacaklı bu meblağları, teminat olarak, bu amaçla bunları kabule yetkili bir kuruluş nezdinde özel olarak açılmış bir hesapta, teminat altına alınan borç ifa edildiği takdirde iade etmek üzere muhafaza eder. Teminat altına alınan alacağın borçlusunun temerrüde düşmesi ve sonuçsuz kalan bir ihtardan sekiz gün geçmesi hâlinde, alacaklı bu fonları, ödenmemiş meblağlar sınırında, alacağının geri ödenmesine tahsis eder.

Özgün metin (Fransızca)

Les sommes payées au titre de la créance nantie s'imputent sur la créance garantie lorsqu'elle est échue.

Dans le cas contraire, le créancier nanti les conserve à titre de garantie sur un compte spécialement affecté ouvert à cet effet auprès d'un établissement habilité à les recevoir à charge pour lui de les restituer si l'obligation garantie est exécutée. En cas de défaillance du débiteur de la créance garantie et huit jours après une mise en demeure restée sans effet, le créancier affecte les fonds au remboursement de sa créance dans la limite des sommes impayées.

Madde 2365

Borçlusunun temerrüde düşmesi hâlinde, rehinli alacaklı, hâkim kararıyla veya sözleşmede öngörülen koşullar çerçevesinde, rehin olarak verilen alacağın ve buna bağlı tüm hakların kendisine devrini isteyebilir. Rehinli alacağın muacceliyet tarihini beklemesi de mümkündür.

Özgün metin (Fransızca)

En cas de défaillance de son débiteur, le créancier nanti peut se faire attribuer, par le juge ou dans les conditions prévues par la convention, la créance donnée en nantissement ainsi que tous les droits qui s'y rattachent. Il peut également attendre l'échéance de la créance nantie.

Madde 2366

Rehinli alacaklıya, teminat altına alınan borçtan fazla bir meblağ ödenmiş olması hâlinde, alacaklı bu farkı rehin verene borçludur.

Özgün metin (Fransızca)

S'il a été payé au créancier nanti une somme supérieure à la dette garantie, celui-ci doit la différence au constituant.

Dördüncü Bölüm : Teminat amacıyla saklı tutulan veya devredilen mülkiyet hakkındaChapitre IV : De la propriété retenue ou cédée à titre de garantie.

Birinci Bölüm: Teminat Amacıyla Alıkonulan Mülkiyet HakkındaSection 1 : De la propriété retenue à titre de garantie.

Madde 2367

Bir malın mülkiyeti, bir sözleşmenin devir etkisini, bu sözleşmenin karşılığını oluşturan borcun tamamen ifasına kadar askıya alan bir mülkiyeti muhafaza kaydı ile teminat olarak alıkonulabilir. Bu şekilde muhafaza edilen mülkiyet, ödenmesini teminat altına aldığı alacağın fer'idir.

Özgün metin (Fransızca)

La propriété d'un bien peut être retenue en garantie par l'effet d'une clause de réserve de propriété qui suspend l'effet translatif d'un contrat jusqu'au complet paiement de l'obligation qui en constitue la contrepartie. La propriété ainsi réservée est l'accessoire de la créance dont elle garantit le paiement.

Madde 2368

Mülkiyeti muhafaza kaydı yazılı olarak kararlaştırılır.

Özgün metin (Fransızca)

La réserve de propriété est convenue par écrit.

Madde 2369

Misli bir malın muhafaza edilen mülkiyeti, ödenmesi gereken alacak miktarı sınırında, borçlu tarafından veya onun hesabına elde tutulan aynı cins ve nitelikteki mallar üzerinde kullanılabilir.

Özgün metin (Fransızca)

La propriété réservée d'un bien fongible peut s'exercer, à concurrence de la créance restant due, sur des biens de même nature et de même qualité détenus par le débiteur ou pour son compte.

Madde 2370

Mülkiyeti muhafaza kaydına konu bir taşınırın başka bir mala birleştirilmesi, bu malların zarar görmeksizin ayrılabilmesi hâlinde, alacaklının haklarına engel oluşturmaz.

Özgün metin (Fransızca)

L'incorporation d'un meuble faisant l'objet d'une réserve de propriété à un autre bien ne fait pas obstacle aux droits du créancier lorsque ces biens peuvent être séparés sans subir de dommage.

Madde 2371

Vadesinde tam ödeme yapılmaması hâlinde alacaklı, malı tasarruf hakkını yeniden kazanmak amacıyla malın iadesini isteyebilir. Geri alınan malın değeri, ödeme mahsubu olarak teminat altına alınan alacağın bakiyesine mahsup edilir. Geri alınan malın değeri, henüz muaccel olan teminat altındaki borç tutarını aşarsa, alacaklı borçluya aradaki farka eşit bir meblağ öder.

Özgün metin (Fransızca)

A défaut de complet paiement à l'échéance, le créancier peut demander la restitution du bien afin de recouvrer le droit d'en disposer. La valeur du bien repris est imputée, à titre de paiement, sur le solde de la créance garantie. Lorsque la valeur du bien repris excède le montant de la dette garantie encore exigible, le créancier doit au débiteur une somme égale à la différence.

Madde 2372

Malın devri veya kaybı hâlinde, mülkiyet, borçlunun alt edinen kişiden olan alacağı üzerine veya mala ikame edilen sigorta tazminatı üzerine intikal eder.

Alt edinen kişi veya sigortacı, bu durumda alacaklıya karşı borca özgü def'ileri ve intikalden haberdar olmadan önce borçlu ile aralarındaki ilişkilerden doğan def'ileri ileri sürebilir.

Özgün metin (Fransızca)

En cas d'aliénation ou de perte du bien, la propriété se reporte sur la créance du débiteur à l'égard du sous-acquéreur ou sur l'indemnité d'assurance subrogée au bien.

Le sous-acquéreur ou l'assureur peut alors opposer au créancier les exceptions inhérentes à la dette ainsi que les exceptions nées de ses rapports avec le débiteur avant qu'il ait eu connaissance du report.

İkinci Bölüm : Teminat Amacıyla Devredilen Mülkiyet Hakkında.Section 2 : De la propriété cédée à titre de garantie.

Birinci Ayırım: Teminat amaçlı fiducia hakkındaSous-section 1 : De la fiducie à titre de garantie

Madde 2372 ila 1

Bir menkul malın veya bir hakkın mülkiyeti, 2011 ila 2030. maddeler uyarınca akdedilen bir fiducie sözleşmesi gereğince, bir borcun teminatı olarak devredilebilir.

Teminat altına alınan borç mevcut veya müstakbel olabilir; müstakbel olması hâlinde belirlenebilir nitelikte olmalıdır.

2029. maddeden farklı olarak, gerçek kişi kurucunun ölümü, bu Ayırım uyarınca kurulan fiducie sözleşmesini sona erdirmez.

Özgün metin (Fransızca)

La propriété d'un bien mobilier ou d'un droit peut être cédée à titre de garantie d'une obligation en vertu d'un contrat de fiducie conclu en application des articles 2011 à 2030.

L'obligation garantie peut être présente ou future ; dans ce dernier cas, elle doit être déterminable.

Par dérogation à l'article 2029, le décès du constituant personne physique ne met pas fin au contrat de fiducie constitué en application de la présente section.

Madde 2372 ila 2

Teminat amacıyla kurulan fidüsyer sözleşmede, 2018 inci maddede öngörülen hususlara ek olarak, teminat altına alınan borç, hükümsüzlük yaptırımıyla, belirtilir.

Özgün metin (Fransızca)

En cas de fiducie conclue à titre de garantie, le contrat mentionne à peine de nullité, outre les dispositions prévues à l'article 2018, la dette garantie.

Madde 2372 ila 3

Teminat altına alınan borcun ödenmemesi hâlinde ve fidüsyer sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça, fiduciaire alacaklı sıfatını taşıyorsa, teminat olarak devredilen mal veya hak üzerinde serbestçe tasarruf etme yetkisini kazanır.

Fiduciaire alacaklı sıfatını taşımıyorsa, alacaklı ondan malın kendisine teslimini isteyebilir; bu durumda malı serbestçe tasarruf edebilir, ya da fidüsyer sözleşmede öngörülmüşse, devredilen mal veya hakkın satışını ve bedelin tamamının veya bir kısmının kendisine verilmesini isteyebilir.

Devredilen mal veya hakkın değeri, sulh yoluyla veya yargı yoluyla atanan bir bilirkişi tarafından belirlenir; ancak bu değerin para ve sermaye piyasası kanunu anlamında bir işlem platformunda resmî bir kotasyondan kaynaklanması veya malın bir para meblağı olması hâlinde bu hüküm uygulanmaz. Aksine her şart yazılmamış sayılır.

Fiduciaire, bilirkişi tarafından belirlenen fiyattan bir alıcı bulamazsa, malı veya hakkı, kendi sorumluluğu altında, değerine tekabül ettiğini takdir ettiği bir fiyattan satabilir.

Özgün metin (Fransızca)

A défaut de paiement de la dette garantie et sauf stipulation contraire du contrat de fiducie, le fiduciaire, lorsqu'il est le créancier, acquiert la libre disposition du bien ou du droit cédé à titre de garantie.

Lorsque le fiduciaire n'est pas le créancier, ce dernier peut exiger de lui la remise du bien, dont il peut alors librement disposer, ou, si le contrat de fiducie le prévoit, la vente du bien ou du droit cédé et la remise de tout ou partie du prix.

La valeur du bien ou du droit cédé est déterminée par un expert désigné à l'amiable ou judiciairement, sauf si elle résulte d'une cotation officielle sur une plate-forme de négociation au sens du code monétaire et financier ou si le bien est une somme d'argent. Toute clause contraire est réputée non écrite.

Si le fiduciaire ne trouve pas d'acquéreur au prix fixé par expert, il peut vendre le bien ou le droit au prix qu'il estime, sous sa responsabilité, correspondre à sa valeur.

Madde 2372 ila 4

Fidüsyer teminatın lehtarı, 2372-3 üncü madde uyarınca devredilen mal veya hak üzerinde serbest tasarruf yetkisini kazanmışsa, bu maddenin sondan bir önceki fıkrasında belirtilen değer, teminat altındaki borç tutarını aştığında, fidüsyer malvarlığının muhafazası veya idaresinden doğan borçların önceden ödenmesi kaydıyla, bu değer ile borç tutarı arasındaki farka eşit bir meblağı kurucuya öder.

Aynı kayıt saklı kalmak kaydıyla, fiduciaire, fidüsyer sözleşme uyarınca devredilen mal veya hakkın satışını gerçekleştirirse, bu satışın hasılatının teminat altındaki borcun değerini aşan kısmını kurucuya iade eder.

Özgün metin (Fransızca)

Si le bénéficiaire de la fiducie a acquis la libre disposition du bien ou du droit cédé en application de l'article 2372-3, il verse au constituant, lorsque la valeur mentionnée à l'avant-dernier alinéa de cet article excède le montant de la dette garantie, une somme égale à la différence entre cette valeur et le montant de la dette, sous réserve du paiement préalable des dettes nées de la conservation ou de la gestion du patrimoine fiduciaire.

Sous la même réserve, si le fiduciaire procède à la vente du bien ou du droit cédé en application du contrat de fiducie, il restitue au constituant la part du produit de cette vente excédant, le cas échéant, la valeur de la dette garantie.

Madde 2372 ila 5

2372-1 inci madde uyarınca devredilen mülkiyet, kurucu akit bunu açıkça öngörmüş olmak kaydıyla, sonradan kurucu akitte belirtilenlerden başka borçların teminatı olarak da tahsis edilebilir.

Kurucu, bu teminatı, yalnızca asıl alacaklıya değil, ilki henüz ödenmemiş olsa dahi, yeni bir alacaklıya da sunabilir. Kurucunun gerçek kişi olması hâlinde, fidüsyer malvarlığı, ancak yeniden teminat tahsisi gününde tahmin edilen değeri sınırında yeni bir borcun teminatı olarak tahsis edilebilir.

Hükümsüzlük yaptırımıyla, 2372-2 nci madde hükümlerine göre düzenlenen yeniden teminat tahsisi sözleşmesi, 2019 uncu maddede öngörülen şekilde tescil edilir. Tescil tarihi, alacaklılar arasında sıralarını belirler.

İşbu maddenin hükümleri kamu düzenindendir ve bunlara aykırı her şart yazılmamış sayılır.

Özgün metin (Fransızca)

La propriété cédée en application de l'article 2372-1 peut être ultérieurement affectée à la garantie de dettes autres que celles mentionnées par l'acte constitutif pourvu que celui-ci le prévoie expressément.

Le constituant peut l'offrir en garantie, non seulement au créancier originaire, mais aussi à un nouveau créancier, encore que le premier n'ait pas été payé. Lorsque le constituant est une personne physique, le patrimoine fiduciaire ne peut alors être affecté en garantie d'une nouvelle dette que dans la limite de sa valeur estimée au jour de la recharge.

A peine de nullité, la convention de rechargement établie selon les dispositions de l'article 2372-2 est enregistrée sous la forme prévue à l'article 2019. La date d'enregistrement détermine, entre eux, le rang des créanciers.

Les dispositions du présent article sont d'ordre public et toute clause contraire à celles-ci est réputée non écrite.

İkinci Ayırım: Teminat amaçlı alacağın temliki hakkındaSous-section 2 : De la cession de créance à titre de garantie

Madde 2373

Bir alacağın mülkiyeti, 1321 ila 1326 ncı maddeler uyarınca kurulan bir sözleşmenin etkisiyle bir borcun teminatı olarak devredilebilir.

Özgün metin (Fransızca)

La propriété d'une créance peut être cédée à titre de garantie d'une obligation par l'effet d'un contrat conclu en application des articles 1321 à 1326.

Madde 2373 ila 1

Teminat altına alınan alacaklar ile temlik edilen alacaklar, işlemde gösterilir. Bu alacaklar müstakbel alacaklar ise, işlem bunların belirlenmesine imkân vermeli veya borçlunun gösterilmesi, ödeme yeri, alacakların tutarı ya da değerlendirilmesi ve varsa vadeleri gibi bu belirlemeyi sağlayacak unsurları içermelidir.

Özgün metin (Fransızca)

Les créances garanties et les créances cédées sont désignées dans l'acte. Si elles sont futures, l'acte doit permettre leur individualisation ou contenir des éléments permettant celle-ci tels que l'indication du débiteur, le lieu de paiement, le montant des créances ou leur évaluation et, s'il y a lieu, leur échéance.

Madde 2373 ila 2

Temellük edene, temlik edilen alacak dolayısıyla ödenen meblağlar, teminat altına alınan alacak muaccel olduğunda bu alacaktan mahsup edilir. Aksi hâlde, temellük eden bu meblağları 2374-3 ila 2374-6 ncı maddelerde öngörülen şartlarla muhafaza eder.

Özgün metin (Fransızca)

Les sommes payées au cessionnaire au titre de la créance cédée s'imputent sur la créance garantie lorsqu'elle est échue. Dans le cas contraire, le cessionnaire les conserve dans les conditions prévues aux articles 2374-3 à 2374-6.

Madde 2373 ila 3

Teminat altına alınan alacak, temlik edilen alacaktan önce tamamen ödendiği takdirde, temlik eden bu alacağın mülkiyetini kendiliğinden yeniden kazanır.

Özgün metin (Fransızca)

Lorsque la créance garantie est intégralement payée avant que la créance cédée ne le soit, le cédant recouvre de plein droit la propriété de celle-ci.

Üçüncü Ayırım: Teminat Amacıyla Para Alacağının Temliki HakkındaSous-section 3 : De la cession de somme d'argent à titre de garantie

Madde 2374

Bir para meblağının mülkiyeti, ister euro ister başka bir para birimiyle olsun, mevcut veya müstakbel bir ya da birden çok alacağın teminatı olarak temlik edilebilir.

Özgün metin (Fransızca)

La propriété d'une somme d'argent, soit en euro soit en une autre monnaie, peut être cédée à titre de garantie d'une ou plusieurs créances, présentes ou futures.

Madde 2374 ila 1

Temlik, hükümsüzlük yaptırımı altında, yazılı olarak yapılmalıdır. Bu yazılı belge, teminat altına alınan alacakların belirtilmesini içerir. Bu alacaklar müstakbel alacaklar ise, işlem bunların belirlenmesine imkân vermeli veya borçlunun gösterilmesi, ödeme yeri, alacakların tutarı ya da değerlendirilmesi ve varsa vadeleri gibi bu belirlemeyi sağlayacak unsurları içermelidir.

Özgün metin (Fransızca)

A peine de nullité, la cession doit être conclue par écrit. Cet écrit comporte la désignation des créances garanties. Si elles sont futures, l'acte doit permettre leur individualisation ou contenir des éléments permettant celle-ci tels que l'indication du débiteur, le lieu de paiement, le montant des créances ou leur évaluation et, s'il y a lieu, leur échéance.

Madde 2374 ila 2

Temlik, temlik edilen meblağın teslimi ile üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilir hâle gelir.

Özgün metin (Fransızca)

La cession est opposable aux tiers par la remise de la somme cédée.

Madde 2374 ila 3

Temellük eden, tahsisini belirleyen aksine bir sözleşme bulunmadıkça, temlik edilen meblağ üzerinde serbestçe tasarruf eder.

Özgün metin (Fransızca)

Le cessionnaire dispose librement de la somme cédée, sauf convention contraire qui en précise l'affectation.

Madde 2374 ila 4

Temellük edenin temlik edilen meblağ üzerinde serbestçe tasarruf yetkisi bulunmadığı hâllerde, aksine hüküm bulunmadıkça, bu meblağın getirdiği semereler ve faizler teminatın kapsamını artırır. Temellük edenin temlik edilen meblağ üzerinde serbestçe tasarruf yetkisi bulunduğu hâllerde ise, temlik eden lehine bir faiz kararlaştırılabilir.

Özgün metin (Fransızca)

Lorsque le cessionnaire n'a pas la libre disposition de la somme cédée, les fruits et intérêts produits par celle-ci accroissent l'assiette de la garantie, sauf clause contraire. Lorsque le cessionnaire a la libre disposition de la somme cédée, il peut être convenu d'un intérêt au profit du cédant.

Madde 2374 ila 5

Borçlunun temerrüde düşmesi hâlinde, devralan, temlik edilen tutarı, gerektiğinde meyveler ve faizlerle birlikte, teminat altına alınan alacağa mahsup edebilir. Bu durumda, fazlasını devredene geri verir.

Özgün metin (Fransızca)

En cas de défaillance du débiteur, le cessionnaire peut imputer le montant de la somme cédée, augmentée s'il y a lieu des fruits et intérêts, sur la créance garantie. Le cas échéant, il restitue l'excédent au cédant.

Madde 2374 ila 6

Teminat altına alınan alacak tamamen ödendiğinde, devralan, temlik edilen tutarı, gerektiğinde meyveler ve faizlerle birlikte devredene geri verir.

Özgün metin (Fransızca)

Lorsque la créance garantie est intégralement payée, le cessionnaire restitue au cédant la somme cédée, augmentée s'il y a lieu des fruits et intérêts.

Üçüncü Alt Kısım: Taşınmazlar Üzerindeki Teminatlar HakkındaSous-titre III : Des sûretés sur les immeubles

Madde 2375

Taşınmazlar üzerindeki teminatlar imtiyazlar, taşınmaz rehni ve ipoteklerdir. Taşınmazın mülkiyeti de teminat amacıyla alıkonulabilir veya devredilebilir.

Özgün metin (Fransızca)

Les sûretés sur les immeubles sont les privilèges, le gage immobilier et les hypothèques. La propriété de l'immeuble peut également être retenue ou cédée en garantie.

Birinci Bölüm : Taşınmaz rehinleri hakkındaChapitre Ier : Des privilèges immobiliers

Madde 2376

Taşınmazlar üzerindeki imtiyazlar kanunla tanınır. Bunlar geneldir. Tescil şeklinden bağışıktırlar. Bunları düzenleyen kanuni hükümler dar yorumlanır. Bunlar diğer alacaklılara karşı öncelikli olma hakkı verir, ancak takip hakkı bahşetmezler. İmtiyaz, borçlunun taşınırlarının tamamı üzerinde de mevcutsa, taşınmazlar üzerinde ancak yeterli taşınır bulunmaması hâlinde uygulanır.

Özgün metin (Fransızca)

Les privilèges immobiliers sont accordés par la loi. Ils sont généraux. Ils sont dispensés de la formalité de l'inscription. Les dispositions légales qui les régissent sont d'interprétation stricte. Ils donnent le droit d'être préféré aux autres créanciers mais ne confèrent pas de droit de suite. Lorsque le privilège porte aussi sur la généralité des meubles du débiteur, il ne s'exerce sur les immeubles qu'à défaut de mobilier suffisant.

Madde 2377

Özel kanunlarda öngörülenler dışında, taşınmazların tamamı üzerinde imtiyazlı alacaklar şunlardır: 1° İmtiyazın karşı ileri sürüldüğü alacaklıya yararlı olması şartıyla yargılama giderleri; 2° Aşağıdaki ücretler ve tazminatlar:

-son altı aya ait işçilerin ve stajyerlerin ücretleri; -Kırsal ve Deniz Balıkçılığı Kanunu'nun L. 321-13 maddesiyle öngörülen, geçen yıl ve cari yıl için ertelenmiş ücret; -30 Aralık 1989 tarihli ve 89-1008 sayılı, ticari ve esnaf işletmelerinin gelişimine ve ekonomik, hukuki ve sosyal ortamlarının iyileştirilmesine ilişkin Kanun'un 14. maddesi ile Kırsal ve Deniz Balıkçılığı Kanunu'nun L. 321-21-1 maddesiyle öngörülen sağ kalan eşin alacakları; -İş Kanunu'nun L. 1243-8 maddesinde öngörülen sözleşme sona erme tazminatı ile aynı Kanun'un L. 1251-32 maddesinde öngörülen istihdam güvencesizliği tazminatı; -İş Kanunu'nun L. 1234-5 maddesinde öngörülen ihbar süresine uyulmamasından kaynaklanan tazminat ile aynı Kanun'un L. 1226-14 maddesinde öngörülen telafi edici tazminat; -aynı Kanun'un L. 3141-24 ve devamı maddelerinde öngörülen ücretli izinlere ilişkin tazminatlar; -toplu iş sözleşmeleri, işyeri toplu anlaşmaları, iş tüzükleri, örf ve adetler, İş Kanunu'nun L. 1226-14, L. 1234-9 ve L. 7112-3'ten L. 7112-5'e kadar olan maddelerinin hükümleri uygulanarak borçlu olunan işten çıkarma tazminatları, aynı Kanun'un L. 3253-2 maddesinde öngörülen tavana eşit veya bu tavanın altındaki kısmın tamamı için ve bu tavanın üzerindeki kısmın dörtte biri için; -gerektiğinde, İş Kanunu'nun L. 1226-15, L. 1226-20, L. 1226-21, L. 1235-2'den L. 1235-4'e kadar, L. 1235-11, L. 1235-12, L. 1235-14 ve L. 1243-4 maddeleri uygulanarak işçilere borçlu olunan tazminatlar.

Özgün metin (Fransızca)

Outre celles prévues par des lois spéciales, les créances privilégiées sur la généralité des immeubles sont : 1° Les frais de justice, sous la condition qu'ils aient profité au créancier auquel le privilège est opposé ; 2° Les rémunérations et indemnités suivantes :

-les rémunérations, pour les six derniers mois, des salariés et apprentis ; -le salaire différé, pour l'année échue et pour l'année courante, institué par l'article L. 321-13 du code rural et de la pêche maritime ; -les créances du conjoint survivant instituées par l'article 14 de la loi n° 89-1008 du 31 décembre 1989 relative au développement des entreprises commerciales et artisanales et à l'amélioration de leur environnement économique, juridique et social et l'article L. 321-21-1 du code rural et de la pêche maritime ; -l'indemnité de fin de contrat prévue à l'article L. 1243-8 du code du travail et l'indemnité de précarité d'emploi prévue à l'article L. 1251-32 du même code ; -l'indemnité due en raison de l'inobservation du préavis prévue à l'article L. 1234-5 du code du travail et l'indemnité compensatrice prévue à l'article L. 1226-14 du même code ; -les indemnités dues pour les congés payés prévues aux articles L. 3141-24 et suivants du même code ; -les indemnités de licenciement dues en application des conventions collectives de travail, des accords collectifs d'établissement, des règlements de travail, des usages, des dispositions des articles L. 1226-14, L. 1234-9 et L. 7112-3 à L. 7112-5 du code du travail pour la totalité de la portion inférieure ou égale au plafond visé à l'article L. 3253-2 du même code et pour le quart de la portion supérieure audit plafond ; -les indemnités dues, le cas échéant, aux salariés, en application des articles L. 1226-15, L. 1226-20, L. 1226-21, L. 1235-2 à L. 1235-4, L. 1235-11, L. 1235-12, L. 1235-14 et L. 1243-4 du code du travail.

Madde 2378

Genel imtiyazlar, taşınmaz rehnine ve ipoteğe bağlı öncelik hakkına önceliklidir. Bunlar madde 2377'deki sıraya göre uygulanır.

Özgün metin (Fransızca)

Les privilèges généraux priment le droit de préférence attaché au gage immobilier et à l'hypothèque. Ils s'exercent dans l'ordre de l'article 2377.

İkinci Bölüm : Taşınmaz Rehni HakkındaChapitre II : Du gage immobilier.

Madde 2379

Taşınmaz rehni, bir borcun teminatı olarak bir taşınmazın, bunu tesis edenin zilyetliğinden çıkarılarak tahsis edilmesidir.

Özgün metin (Fransızca)

Le gage immobilier est l'affectation d'un immeuble en garantie d'une obligation avec dépossession de celui qui la constitue.

Madde 2380

, 2409'dan 2413'e kadar, 2415 ve 2450'den 2453'e kadar olan maddelerde öngörülen ipoteğe ilişkin hükümler taşınmaz rehnine de uygulanır.

Özgün metin (Fransızca)

Les dispositions relatives aux hypothèques prévues aux articles 2390, 2409 à 2413, 2415 et 2450 à 2453 sont applicables au gage immobilier.

Madde 2381

Alacaklı, teminat olarak tahsis edilen taşınmazın semerelerini, faizler ödenmişse öncelikle bunlara, artan kısmı ise borcun anaparasına mahsup etmek üzere elde eder. Alacaklı, hak düşürücü sonuç doğurmak üzere, taşınmazın muhafazasını ve bakımını sağlamakla yükümlüdür ve bu amaçla, borca mahsup etmeden önce elde ettiği semereleri kullanabilir. Alacaklı, her zaman malı malikine iade ederek bu yükümlülükten kurtulabilir.

Özgün metin (Fransızca)

Le créancier perçoit les fruits de l'immeuble affecté en garantie à charge de les imputer sur les intérêts, s'il en est dû, et subsidiairement sur le capital de la dette. Il est tenu, à peine de déchéance, de pourvoir à la conservation et à l'entretien de l'immeuble et peut y employer les fruits perçus avant de les imputer sur la dette. Il peut à tout moment se soustraire à cette obligation en restituant le bien à son propriétaire.

Madde 2382

Alacaklı, zilyetliğini kaybetmeksizin taşınmazı gerek bir üçüncü kişiye gerek borçlunun kendisine kiraya verebilir.

Özgün metin (Fransızca)

Le créancier peut, sans en perdre la possession, donner l'immeuble à bail, soit à un tiers, soit au débiteur lui-même.

Madde 2383

Borçlu, borcunu tamamen ödemeden önce taşınmazın kendisine iadesini isteyemez.

Özgün metin (Fransızca)

Le débiteur ne peut réclamer la restitution de l'immeuble avant l'entier acquittement de sa dette.

Madde 2384

Taşınmaz rehni hakkı sahibi alacaklının hakları özellikle aşağıdaki hâllerde sona erer:

1° Asıl borcun sona ermesiyle;

2° Taşınmazın malikine önceden iade edilmesiyle.

Özgün metin (Fransızca)

Les droits du créancier titulaire d'un droit de gage immobilier s'éteignent notamment :

1° Par l'extinction de l'obligation principale ;

2° Par la restitution anticipée de l'immeuble à son propriétaire.

Üçüncü Bölüm : İpotekler hakkındaChapitre III : Des hypothèques

Birinci Bölüm: Genel hükümlerSection 1 : Dispositions générales

Madde 2385

İpotek, onu tesis eden kişinin zilyetliğinden çıkarılmaksızın bir taşınmazın bir borcun teminatı olarak tahsis edilmesidir.

Özgün metin (Fransızca)

L'hypothèque est l'affectation d'un immeuble en garantie d'une obligation sans dépossession de celui qui la constitue.

Madde 2386

İpotek, ancak kanunun izin verdiği hâllerde ve öngördüğü şekillerde kurulabilir.

Özgün metin (Fransızca)

L'hypothèque n'a lieu que dans les cas et suivant les formes autorisés par la loi.

Madde 2387

İpotek, kanuni, kazai veya iradi olabilir.

Özgün metin (Fransızca)

L'hypothèque est légale, judiciaire ou conventionnelle.

Madde 2388

Ticari muamele konusu olabilen bütün ayni haklar ipoteğe konu olabilir.

Özgün metin (Fransızca)

Sont susceptibles d'hypothèques tous les droits réels immobiliers qui sont dans le commerce.

Madde 2389

İpotek, ipotek altına alınan taşınmazda meydana gelen değer artışlarını ve taşınmaz sayılan eklentileri de kapsar.

Özgün metin (Fransızca)

L'hypothèque s'étend aux améliorations qui surviennent à l'immeuble hypothéqué, ainsi qu'aux accessoires réputés immeubles.

Madde 2390

İpotek, teminat altına alınan alacağın faizlerini ve diğer eklentilerini de kapsar. Bu kapsama, teminat altına alınan alacağa halef olan üçüncü kişiye kendisine borçlu olunan faizler ve diğer eklentiler bakımından da yarar sağlar.

Özgün metin (Fransızca)

L'hypothèque s'étend aux intérêts et autres accessoires de la créance garantie. Cette extension profite au tiers subrogé dans la créance garantie pour les intérêts et autres accessoires qui lui sont dus.

Madde 2391

Borcun bölünmüş olmasına rağmen ipotek bölünmezdir: ipotekli taşınmazın maliki olan müteselsil borçlu, bu taşınmaz üzerinde borcun tamamından sorumludur; alacaklılardan her biri, alacaktaki payının teminatı olarak taşınmazın tamamı üzerinde hak sahibidir.

Taşınmazın bölünmüş olmasına veya birden fazla taşınmaz bulunmasına rağmen ipotek yine bölünmezdir: bölünmüş taşınmazın her bir parçası, taşınmazlardan her biri, borcun tamamının teminatına tahsis edilmiştir.

Özgün metin (Fransızca)

L'hypothèque est indivisible, nonobstant la division de la dette : le codébiteur propriétaire de l'immeuble hypothéqué est, sur cet immeuble, tenu pour le tout ; chacun des créanciers a l'entier immeuble pour sûreté de sa part dans la créance.

L'hypothèque est encore indivisible, nonobstant la division de l'immeuble ou la pluralité d'immeubles : chaque partie de l'immeuble divisé, chacun des immeubles est affecté à la sûreté de la totalité de la dette.

İkinci Bölüm : Kanuni İpotekler HakkındaSection 2 : Des hypothèques légales

Madde 2392

Kanuni ipotekler genel veya özel olabilir.

Genel bir kanuni ipotekten yararlanan alacaklı, hakkını borçlusuna halen ait olan bütün taşınmazlar üzerine tescil ettirebilir. Bu alacaklı, sonradan borçlusunun malvarlığına giren taşınmazlar üzerine de tamamlayıcı tesciller yaptırabilir.

Özel bir kanuni ipotekten yararlanan alacaklı ise, hakkını yalnızca bu ipoteğin konusunu oluşturan taşınmaz üzerine tescil ettirebilir.

Özgün metin (Fransızca)

Les hypothèques légales sont générales ou spéciales.

Le créancier bénéficiaire d'une hypothèque générale peut inscrire son droit sur tous les immeubles appartenant actuellement à son débiteur. Il peut prendre des inscriptions complémentaires sur les immeubles entrés, par la suite, dans le patrimoine de son débiteur.

Le créancier bénéficiaire d'une hypothèque spéciale ne peut inscrire son droit que sur l'immeuble sur lequel elle porte.

Birinci Ayırım: Genel ipotekler hakkındaSous-section 1 : Des hypothèques générales

Madde 2393

Özel kanunlarda öngörülenler dışında, kendilerine genel kanuni ipotek bağlanan alacaklar şunlardır:

1° Eşlerden birinin diğerine karşı olan alacakları;

2° Küçüklerin veya vesayet altındaki büyüklerin, kanuni temsilci veya vasiye karşı olan alacakları;

3° (Yürürlükten kaldırılmıştır);

4° 1017. madde uyarınca vasiyet alacaklısının, tereke taşınmazları üzerindeki alacakları;

5° Cenaze masraflarına ilişkin alacaklar;

6° Bir mahkeme kararına konu olmuş alacaklar, mahkûm edilen borçluya karşı;

7° Vergi usul kanunu tarafından belirlenen koşullarda Hazine'nin alacakları;

8° Sosyal güvenlik kanunu tarafından belirlenen koşullarda sosyal güvenlik kasalarının alacakları.

Özgün metin (Fransızca)

Outre celles prévues par des lois spéciales, les créances auxquelles une hypothèque légale générale est attachée sont :

1° Celles de l'un des époux contre l'autre ;

2° Celles des mineurs ou des majeurs en tutelle contre l'administrateur légal ou le tuteur ;

3° (Abrogé) ;

4° Celles du légataire, sur les biens immeubles de la succession, en vertu de l'article 1017 ;

5° Celles des frais funéraires ;

6° Celles ayant fait l'objet d'un jugement, contre le débiteur condamné ;

7° Celles du Trésor public, dans les conditions fixées par le livre des procédures fiscales ;

8° Celles des caisses de sécurité sociale, dans les conditions fixées par le code de la sécurité sociale.

Birinci Paragraf : Eşlerin yasal ipoteğine özgü kurallar hakkındaParagraphe 1 : Des règles particulières à l'hypothèque légale des époux

Madde 2394

Eşler edinilmiş mallara katılma rejimini kararlaştırmışlarsa, aksine sözleşme olmadıkça, her biri katılma alacağının teminatı için kanuni ipoteği tescil ettirme yetkisine sahiptir.

Bu tescil, evlilik mal rejiminin sona ermesinden önce yaptırılabilir; ancak bu tescil ancak bu sona ermeden itibaren hüküm doğurur ve üzerinde tescil yapılan taşınmazların bu tarihte borçlu eşin malvarlığında mevcut olması şartıyla geçerli olur.

Erken tasfiye halinde, talepten önceki tescil, bu talep tarihinden itibaren hüküm doğurur; talepten sonraki tescil ise, 2418. maddede belirtildiği üzere ancak kendi tarihinden itibaren hüküm doğurur.

Tescil ayrıca, evlilik mal rejiminin sona ermesini izleyen yıl içinde de yaptırılabilir; bu durumda tescil kendi tarihinden itibaren hüküm doğurur.

Özgün metin (Fransızca)

Quand les époux ont stipulé la participation aux acquêts, chacun a, sauf convention contraire, la faculté d'inscrire l'hypothèque légale pour la sûreté de la créance de participation.

L'inscription pourra être prise avant la dissolution du régime matrimonial, mais elle n'aura d'effet qu'à compter de cette dissolution et à condition que les immeubles sur lesquels elle porte existent à cette date dans le patrimoine de l'époux débiteur.

En cas de liquidation anticipée, l'inscription antérieure à la demande a effet du jour de celle-ci, l'inscription postérieure n'ayant effet que de sa date ainsi qu'il est dit à l'article 2418.

L'inscription pourra également être prise dans l'année qui suivra la dissolution du régime matrimonial ; elle aura alors effet de sa date.

Madde 2395

Kanuni ipotek, önceki madde uyarınca tescil edilmiş olduğunda ve evlilik sözleşmesinde bunu yasaklayan açık bir hüküm bulunmadıkça, tescilden yararlanan eş, diğer eşin alacaklıları veya kendi alacaklıları lehine, sırasının devrini veya tescilinden doğan haklara halefiyeti kabul edebilir.

Bir eşe, kendisi veya çocukları için tahsis edilmiş veya edilebilecek nafakayı teminat altına alan yargısal ipotek için de durum aynıdır.

Tescilden yararlanan eş, sıra devrine veya halefiyete rıza göstermeyi reddederek diğer eşin ailenin menfaatinin gerektirdiği bir ipotek tesisini gerçekleştirmesini engellerse veya iradesini açıklayamayacak durumda ise, hâkimler, ilgili eşin haklarının korunması için gerekli gördükleri koşullarla bu sıra devrine veya halefiyete izin verebilirler. Evlilik sözleşmesinin birinci fıkrada belirtilen hükmü içermesi halinde de hâkimler aynı yetkilere sahiptir.

Özgün metin (Fransızca)

Quand l'hypothèque légale a été inscrite par application de l'article précédent, et sauf clause expresse du contrat de mariage l'interdisant, l'époux bénéficiaire de l'inscription peut consentir, au profit des créanciers de l'autre époux ou de ses propres créanciers, une cession de son rang ou une subrogation dans les droits résultant de son inscription.

Il en est ainsi même pour l'hypothèque judiciaire, garantissant la pension alimentaire allouée ou susceptible d'être allouée à un époux, pour lui ou pour ses enfants.

Si l'époux bénéficiaire de l'inscription, en refusant de consentir une cession de rang ou subrogation, empêche l'autre époux de faire une constitution d'hypothèque qu'exigerait l'intérêt de la famille ou s'il est hors d'état de manifester sa volonté, les juges pourront autoriser cette cession de rang ou subrogation aux conditions qu'ils estimeront nécessaires à la sauvegarde des droits de l'époux intéressé. Ils ont les mêmes pouvoirs lorsque le contrat de mariage comporte la clause visée au premier alinéa.

Madde 2396

Önceki maddenin uygulanmasında verilen kararlar, hukuk usulü kanununda düzenlenen şekillere göre verilir.

Eşlerin kanuni ipoteği, tescillerin yenilenmesi bakımından, 2429. madde kurallarına tabidir.

Özgün metin (Fransızca)

Les jugements pris en application de l'article précédent sont rendus dans les formes réglées par le code de procédure civile.

L'hypothèque légale des époux est soumise, pour le renouvellement des inscriptions, aux règles de l'article 2429.

Madde 2397

hükümleri, eşlere veya evlenecek olanlara bir kararnamede belirlenen şartlarda bildirilir.

Özgün metin (Fransızca)

Les dispositions des articles 2393 à 2396 sont portées à la connaissance des époux ou futurs époux dans les conditions fixées par un décret.

İkinci Paragraf: Küçüklerin veya vesayet altındaki reşitlerin kanuni ipoteğine ilişkin özel kurallar hakkındaParagraphe 2 : Des règles particulières à l'hypothèque légale des mineurs ou des majeurs en tutelle

Madde 2398

Her vesayetin başlangıcında, aile meclisi veya bulunmadığı takdirde hâkim, vasiyi dinledikten sonra, vasinin taşınmazları üzerine bir tescil talep edilip edilmeyeceğine karar verir. Olumlu olması hâlinde, tescilin hangi meblağ için yapılacağını belirler ve bu tescille yükümlü kılınacak taşınmazları gösterir. Olumsuz olması hâlinde ise, ipotek tescili yerine, kendisinin belirleyeceği şartlarla bir rehin veya teminat tesis edilmesine karar verebilir.

Vesayet süresince, aile meclisi veya bulunmadığı takdirde hâkim, küçüğün veya vesayet altındaki ergin kişinin menfaatlerinin gerektirdiği görülen hâllerde, her zaman ilk bir tescilin veya tamamlayıcı tescillerin yapılmasına ya da bir rehin veya teminat tesis edilmesine karar verebilir.

Küçüğün mallarının yasal yönetimi hâlinde, vesayet hâkimi, kendiliğinden ya da bir hısımın, sıhri hısımın veya Cumhuriyet savcılığının talebi üzerine, aynı şekilde yasal yöneticinin taşınmazları üzerine bir tescil yapılmasına veya yöneticinin bir rehin ya da teminat tesis etmesi gerektiğine karar verebilir.

Bu maddede öngörülen tesciller, vesayet hâkimi kâtibinin talebi üzerine yapılır ve bunların masrafları vesayet hesabına yüklenir.

Özgün metin (Fransızca)

A l'ouverture de toute tutelle, le conseil de famille ou, à défaut le juge, après avoir entendu le tuteur, décide si une inscription doit être requise sur les immeubles du tuteur. Dans l'affirmative, il fixe la somme pour laquelle il sera pris inscription et désigne les immeubles qui en seront grevés. Dans la négative, il peut, toutefois, décider que l'inscription de l'hypothèque sera remplacée par la constitution d'un gage ou d'un nantissement, dont il détermine lui-même les conditions.

Au cours de la tutelle, le conseil de famille ou, à défaut, le juge peut toujours ordonner, lorsque les intérêts du mineur ou du majeur en tutelle paraissent l'exiger, qu'il sera pris, soit une première inscription, soit des inscriptions complémentaires, ou qu'un gage ou un nantissement sera constitué.

Au cas d'administration légale des biens du mineur, le juge des tutelles, statuant soit d'office, soit à la requête d'un parent ou allié ou du ministère public, peut pareillement décider qu'une inscription sera prise sur les immeubles de l'administrateur légal, ou que celui-ci devra constituer un gage ou un nantissement.

Les inscriptions prévues par le présent article sont prises à la requête du greffier du juge des tutelles, et les frais en sont imputés au compte de la tutelle.

Madde 2399

Küçük, erginliğe erdikten veya ergin kılındıktan sonra ya da vesayet altındaki ergin, ergin vesayetinin kaldırılmasından sonra, bir yıllık süre içinde kendi yasal ipoteğinin tescilini veya tamamlayıcı bir tescil yapılmasını talep edebilir.

Bu hak, mirasçıları tarafından da, aynı süre içinde ya da henüz küçük veya vesayet altındaki ergin iken ölmüşlerse ölümlerinden itibaren bir yıl içinde kullanılabilir.

Özgün metin (Fransızca)

Le mineur, après sa majorité ou son émancipation, ou le majeur en tutelle, après la mainlevée de la tutelle des majeurs, peut requérir, dans le délai d'un an, l'inscription de son hypothèque légale ou une inscription complémentaire.

Ce droit peut être exercé par leurs héritiers dans le même délai ou dans l'année de leur décès s'ils sont décédés alors qu'ils étaient encore mineurs ou majeurs en tutelle.

Madde 2400

Küçüklük ve ergin vesayeti süresince, 2398 inci madde uyarınca yapılan tescil, Medeni Kanunun 2429 uncu maddesine uygun olarak asliye mahkemesi kâtibi tarafından yenilenmelidir.

Özgün metin (Fransızca)

Pendant la minorité et la tutelle des majeurs, l'inscription prise en vertu de l'article 2398 doit être renouvelée, conformément à l'article 2429 du code civil, par le greffier du tribunal judiciaire.

Üçüncü Paragraf: Mahkumiyet hükümlerine bağlı kanuni ipoteğe ilişkin özel kurallar hakkındaParagraphe 3 : Des règles particulières à l'hypothèque légale attachée aux jugements de condamnation

Madde 2401

Mahkûmiyet kararlarına bağlı yasal ipotek, çekişmeli veya gıyapta verilen, kesin veya geçici mahkeme kararlarından, bunları elde eden kişi lehine doğar.

Bu ipotek, aynı şekilde icra edilebilirlik şerhi verilmiş hakem kararlarından ve başka bir Devlet mahkemelerince verilip Fransa'da icra edilebilirlik kazanmış yargı kararlarından da doğar.

Özgün metin (Fransızca)

L'hypothèque légale attachée aux jugements de condamnation résulte des jugements contradictoires ou par défaut, définitifs ou provisoires, en faveur de celui qui les a obtenus.

Elle résulte également des sentences arbitrales revêtues de l'exequatur ainsi que des décisions judiciaires rendues par les juridictions d'un autre Etat et revêtues de la force exécutoire en France.

İkinci Ayırım: Özel ipotekler hakkındaSous-section 2 : Des hypothèques spéciales

Madde 2402

Özel kanunlarda öngörülenler dışında, kendisine özel bir yasal ipotek bağlı olan alacaklar şunlardır: 1° Bir taşınmazın satış bedeli alacağı, o taşınmaz üzerinde güvence altındadır; 2° Bir taşınmazın edinilmesi için parayı sağlayan kişinin alacağı, borç senedinde meblağın bu amaca tahsis edildiğinin ve satıcının makbuzunda bu ödemenin borç alınan paradan yapıldığının resmi olarak tespit edilmiş olması şartıyla, o taşınmaz üzerinde güvence altındadır; 3° Kat malikleri yönetiminin, cari yıla ve son dört geçmiş yıla ilişkin her türlü alacağı, borçlu kat malikinin satılan bağımsız bölümü üzerinde güvence altındadır; 4° Bir mirasçının veya paydaşın, paylaşımdan, getirimden veya tenkisten doğan alacağı, paylaşılan, bağışlanan veya vasiyet edilen taşınmazlar üzerinde güvence altındadır; 5° Ölen bir kişiye karşı olan alacaklar ve para vasiyetleri bir yandan, mirasçının şahsına karşı olan alacaklar diğer yandan, 878 inci maddede belirtildiği üzere sırasıyla miras taşınmazları ve mirasçının kişisel taşınmazları üzerinde güvence altındadır; 6° 12 Temmuz 1984 tarih ve 84-595 sayılı, taşınmaz mülkiyetine kira yoluyla edinimi tanımlayan kanuna tabi bir kira yoluyla edinim sözleşmesi sahibi edinicinin alacağı, bu sözleşmeden doğan haklarının güvencesi olarak sözleşme konusu taşınmaz üzerinde güvence altındadır; 7° Devletin, komünün, kendi vergilendirme yetkisine sahip belediyeler arası işbirliği kamu kuruluşunun veya duruma göre Lyon metropolünün, inşaat ve konut kanununun L. 184-1 inci maddesinin, beşinci kitabının birinci başlığının birinci bölümünün veya L. 521-3-2 nci maddesinin uygulanmasından doğan alacakları, bu hükümler uyarınca alınan tedbirlere konu olan taşınmazlar üzerinde güvence altındadır.

Özgün metin (Fransızca)

Outre celles prévues par des lois spéciales, les créances auxquelles une hypothèque légale spéciale est attachée sont les suivantes : 1° La créance du prix de vente d'un immeuble est garantie sur celui-ci ; 2° La créance de celui qui a fourni les deniers pour l'acquisition d'un immeuble est garantie sur celui-ci pourvu qu'il soit authentiquement constaté par l'acte d'emprunt que la somme était destinée à cet emploi, et par la quittance du vendeur que ce paiement a été fait des deniers empruntés ; 3° Les créances de toute nature du syndicat des copropriétaires relatives à l'année courante ainsi qu'aux quatre dernières années échues sont garanties sur le lot vendu du copropriétaire débiteur ; 4° La créance d'un héritier ou d'un copartageant, par l'effet du partage, du rapport ou de la réduction est garantie sur les immeubles partagés, donnés ou légués ; 5° Les créances sur une personne défunte et les legs de sommes d'argent d'une part, les créances sur la personne de l'héritier d'autre part, sont respectivement garantis sur les immeubles successoraux et les immeubles personnels de l'héritier comme il est dit à l'article 878 ; 6° La créance de l'accédant à la propriété titulaire d'un contrat de location-accession régi par la loi n° 84-595 du 12 juillet 1984 définissant la location-accession à la propriété immobilière est garantie sur l'immeuble faisant l'objet du contrat, pour la garantie des droits qu'il tient de ce contrat ; 7° Les créances de l'Etat, de la commune, de l'établissement public de coopération intercommunale à fiscalité propre ou de la métropole de Lyon, selon le cas, nées de l'application de l'article L. 184-1, du chapitre Ier du titre Ier du livre V ou de l'article L. 521-3-2 du code de la construction et de l'habitation sont garanties sur les immeubles faisant l'objet des mesures prises en application de ces dispositions.

Madde 2403

1654 üncü maddede öngörülen fesih davası, satıcının özel ipoteğinin sona ermesinden sonra veya bu ipoteğin tescil edilmemiş olması hâlinde, edinenin şahsından taşınmaz üzerinde hak iktisap etmiş ve bu haklarını tescil ettirmiş üçüncü kişiler aleyhine kullanılamaz.

Özgün metin (Fransızca)

L'action résolutoire établie par l'article 1654 ne peut être exercée après l'extinction de l'hypothèque spéciale du vendeur, ou à défaut d'inscription de cette hypothèque, au préjudice des tiers qui ont acquis les droits sur l'immeuble du chef de l'acquéreur et qui les ont publiés.

Madde 2404

2402 nci maddenin 7° bendinde öngörülen alacağın sahibi, ipoteğini şu ikili tescille korur:

1° İnşaat ve konut kanununun, oturma veya taşınmazları kullanma yasağı ya da kuruluşun kesin olarak kapatılması cezası altında emredilen tedbirler için L. 184-1 inci maddesi veya alınacak tedbirlerin ya da yapılacak işlerin maliyetinin özet bir değerlendirmesini içeren aynı kanunun L. 511-11 inci maddesi uyarınca alınan polis kararının hazırlayıcısı tarafından yapılan tescil ile;

2° Alacağın hazırlayıcısı tarafından düzenlenen tahsilat belgesinin tescili ile.

Sağlıksız veya yıkılma tehlikesi arz eden ilan edilmiş binanın yıkımına karar verilmiş olması hâlinde, inşaat ve konut kanununun beşinci kitabının birinci başlığının birinci bölümünün veya L. 521-3-2 nci maddesinin uygulanmasından doğan alacaklar için, ipotek, değerlendirilen meblağ veya bundan düşük olması hâlinde tahsilat belgesindeki meblağ tutarında, ilk tescilden itibaren; tahsilat belgesi tutarının ilk tescilden doğan meblağı aşan kısmı için ise ikinci tescilden itibaren sıra hakkı kazanır.

Diğer alacaklar için ipotek, değerlendirilen meblağ veya bundan düşük olması hâlinde tahsilat belgesindeki meblağ tutarında korunur.

Özgün metin (Fransızca)

Le titulaire de la créance visée au 7° de l'article 2402 conserve son hypothèque par la double inscription faite :

1° Par l'auteur de l'arrêté de police pris en application de l'article L. 184-1 du code de la construction et de l'habitation pour les mesures édictées sous peine d'interdiction d'habiter ou d'utiliser les locaux ou de fermeture définitive de l'établissement ou de l'article L. 511-11 du même code comportant une évaluation sommaire du coût des mesures ou des travaux à exécuter ;

2° Du titre de recouvrement de la créance par son auteur.

Pour les créances nées de l'application du chapitre Ier du titre Ier du livre V ou de l'article L. 521-3-2 du code de la construction et de l'habitation lorsque la démolition du bâtiment déclaré insalubre ou menaçant ruine a été ordonnée, l'hypothèque prend rang à concurrence du montant évalué ou de celui du titre de recouvrement, s'il lui est inférieur, à compter de la première inscription et à compter de la deuxième inscription pour la fraction du montant du titre de recouvrement qui serait supérieure au montant résultant de la première inscription.

Pour les autres créances, l'hypothèque est conservée à concurrence du montant évalué ou de celui du titre de recouvrement, s'il lui est inférieur.

Madde 2405

'ten farklı olarak, ipotek, değeri tutarınca yalnızca tahsil belgesinin tescili ile de muhafaza edilebilir.

Özgün metin (Fransızca)

Par dérogation à l'article 2404, l'hypothèque peut également être conservée par la seule inscription du titre de recouvrement, à concurrence de sa valeur.

Madde 2406

Tescil giderleri borçlulara aittir.

Özgün metin (Fransızca)

Les frais d'inscription sont à la charge des débiteurs.

Madde 2407

'ün 1° bendinde belirtilen kararname veya ihtarname ile öngörülen tedbirlerin malik veya işletici tarafından yerine getirilmiş olması hâlinde, aynı maddenin 2° bendinde öngörülen tahsil belgesinin tescilinden önce, giderleri kendilerine ait olmak üzere bir kaldırma kararnamesinin yayımlanması, ilk tescilin hükümsüz kalmasını sağlar. Bu hükümsüzlükten kaynaklanan terkin, malik veya işleticinin giderlerine olmak üzere tescilin kenarına işlenir.

İkinci tescilin terkini, ancak madde 2436 ve devamı hükümlerine uygun olarak gerçekleşebilir.

Özgün metin (Fransızca)

Lorsque les mesures prescrites par l'arrêté ou la mise en demeure mentionnés au 1° de l'article 2404 ont été exécutées par le propriétaire ou l'exploitant, la publication à leurs frais d'un arrêté de mainlevée avant l'inscription du titre de recouvrement prévue au 2° du même article emporte caducité de la première inscription. Mention est faite de la radiation résultant de cette caducité en marge de l'inscription, aux frais du propriétaire ou de l'exploitant.

La radiation de la seconde inscription ne peut intervenir que conformément aux dispositions des articles 2436 et suivants.

Üçüncü Bölüm: Yargısal ipotekler hakkındaSection 3 : Des hypothèques judiciaires

Madde 2408

İhtiyati nitelikte kurulan yargısal ipotek, İcra ve İflas Usulü Kanunu hükümlerine tabidir.

Özgün metin (Fransızca)

L'hypothèque judiciaire, qui est constituée à titre conservatoire, est régie par le code des procédures civiles d'exécution.

Dördüncü Bölüm: Akdi ipotekler hakkındaSection 4 : Des hypothèques conventionnelles

Madde 2409

Sözleşmeden doğan ipotek, noter senedi ile kurulur. İpotek kurma vekâleti de aynı şekillerde verilir.

Özgün metin (Fransızca)

L'hypothèque conventionnelle est consentie par acte notarié. Le mandat d'hypothéquer est donné dans les mêmes formes.

Madde 2410

Sözleşmeden doğan ipotek, ancak taşınmaz üzerinde tasarruf yetkisine sahip olan kimse tarafından kurulabilir.

Özgün metin (Fransızca)

L'hypothèque conventionnelle ne peut être consentie que par celui qui a la capacité de disposer de l'immeuble qu'il y soumet.

Madde 2411

Taşınmaz üzerinde şarta bağlı bir hakka sahip olan kimse, ancak aynı şarta bağlı bir ipotek kurabilir.

Özgün metin (Fransızca)

Celui qui n'a sur l'immeuble qu'un droit conditionnel ne peut consentir qu'une hypothèque soumise à la même condition.

Madde 2412

Paylı mülkiyete konu bir taşınmaz üzerindeki ipotek, tüm paydaşlar tarafından kurulmuş ise, paylaşmanın sonucu ne olursa olsun etkisini korur. Aksi hâlde, ipoteği kuran paydaşın, paylaşma sırasında bu taşınmaz veya taşınmazlara pay olarak tahsis edilmesi ölçüsünde ya da taşınmazın bir üçüncü kişiye ihale ile satılması durumunda bu paydaşın ihale bedelinden pay alması ölçüsünde etkisini korur.

Bir veya birden fazla paylı taşınmazdaki payın ipoteği, ancak ipoteği kuran paydaşın paylaşma sırasında bu taşınmaz veya taşınmazlara pay olarak tahsis edilmesi ölçüsünde etkisini korur; bu durumda ipotek, ipoteği kuran paydaşa ait olan payla sınırlı olmaksızın, bu tahsisin tamamı ölçüsünde etkisini korur; taşınmazın bir üçüncü kişiye ihale ile satılması hâlinde ise, bu paydaşın ihale bedelinden pay alması durumunda ipotek de etkisini korur.

Özgün metin (Fransızca)

L'hypothèque d'un immeuble indivis conserve son effet quel que soit le résultat du partage si elle a été consentie par tous les indivisaires. Dans le cas contraire, elle ne conserve son effet que dans la mesure où l'indivisaire qui l'a consentie est, lors du partage, alloti du ou de ces immeubles indivis ou, lorsque l'immeuble est licité à un tiers, si cet indivisaire est alloti du prix de la licitation.

L'hypothèque d'une quote-part dans un ou plusieurs immeubles indivis ne conserve son effet que dans la mesure où l'indivisaire qui l'a consentie est, lors du partage, alloti du ou de ces immeubles indivis ; elle le conserve alors dans toute la mesure de cet allotissement sans être limitée à la quote-part qui appartenait à l'indivisaire qui l'a consentie ; lorsque l'immeuble est licité à un tiers, elle le conserve également si cet indivisaire est alloti du prix de la licitation.

Madde 2413

Yabancı bir ülkede yapılan sözleşmeler, siyasi kanunlarda veya andlaşmalarda bu ilkeye aykırı hükümler bulunmadıkça, Fransa'daki mallar üzerinde ipotek tesis edemez.

Özgün metin (Fransızca)

Les contrats passés en pays étranger ne peuvent donner d'hypothèque sur les biens de France, s'il n'y a des dispositions contraires à ce principe dans les lois politiques ou dans les traités.

Madde 2414

İpotek, mevcut veya ileride edinilecek taşınmazlar üzerinde kurulabilir. Noterlik senedi, hükümsüzlük yaptırımı altında, 2421 inci maddede belirtildiği şekilde bu taşınmazların her birinin niteliğini ve konumunu özel olarak belirtir.

Özgün metin (Fransızca)

L'hypothèque peut être consentie sur des immeubles présents ou futurs. A peine de nullité, l'acte notarié désigne spécialement la nature et la situation de chacun de ces immeubles, ainsi qu'il est dit à l'article 2421.

Madde 2415

İpotek, mevcut veya ileride doğacak bir veya birden çok alacağın teminatı olarak kurulabilir. İleride doğacak alacaklar ise belirlenebilir nitelikte olmalıdır. Bunların sebebi senette gösterilir.

Özgün metin (Fransızca)

L'hypothèque peut être consentie pour sûreté d'une ou plusieurs créances, présentes ou futures. Si elles sont futures, elles doivent être déterminables. La cause en est déterminée dans l'acte.

Madde 2416

Gerçek veya tüzel kişi tarafından mesleki amaçlarla kurulan ipotek, kuruluş senedinde bu açıkça öngörülmüş olmak kaydıyla, sonradan senette belirtilenlerden başka mesleki alacakların teminatına da tahsis edilebilir.

Bu durumda kurucu, kuruluş senedinde öngörülen ve 2417 nci maddede belirtilen tutar sınırı içinde, ipoteği yalnızca ilk alacaklıya değil, aksine her türlü hükme rağmen, ilk alacaklı henüz ödenmemiş olsa dahi, yeni bir alacaklıya da teminat olarak sunabilir.

Kurucunun ister ilk alacaklıyla ister yeni alacaklıyla yaptığı yeniden yükleme sözleşmesi noterlik şeklinde yapılır.

Bu sözleşme, üçüncü kişilere karşı ileri sürülememe yaptırımı altında, 2425 inci maddede öngörülen şekilde tescil edilir.

Özgün metin (Fransızca)

L'hypothèque constituée à des fins professionnelles par une personne physique ou morale peut être ultérieurement affectée à la garantie de créances professionnelles autres que celles mentionnées dans l'acte constitutif pourvu que celui-ci le prévoie expressément.

Le constituant peut alors l'offrir en garantie, dans la limite de la somme prévue dans l'acte constitutif et mentionnée à l'article 2417, non seulement au créancier originaire, mais aussi, nonobstant toute clause contraire, à un nouveau créancier encore que le premier n'ait pas été payé.

La convention de rechargement qu'il passe soit avec le créancier originaire, soit avec le nouveau créancier revêt la forme notariée.

Elle est publiée, sous la forme prévue à l'article 2425, à peine d'inopposabilité aux tiers.

Madde 2417

İpotek, ana para bakımından, noterlik senedinde hükümsüzlük yaptırımı altında belirtilen belirli bir tutara kadar her zaman kurulur. Gereken hallerde taraflar, bu amaçla belirsiz, olası veya şarta bağlı iratları, edimleri ve hakları değerlendirirler. Alacak bir yeniden değerleme kaydına tabi ise, senette bu husus belirtilmiş olmak kaydıyla teminat, yeniden değerlenmiş alacağı da kapsar.

İpotek, bir veya birden çok gelecekteki alacağın teminatı olarak ve belirsiz süre için kurulmuşsa, kurucu, üç aylık bir önel şartına uymak kaydıyla dilediği zaman bunu feshedebilir. Fesih halinde ipotek, yalnızca daha önce doğmuş alacakların teminatı olarak devam eder.

Özgün metin (Fransızca)

L'hypothèque est toujours consentie, pour le capital, à hauteur d'une somme déterminée que l'acte notarié mentionne à peine de nullité. Le cas échéant, les parties évaluent à cette fin les rentes, prestations et droits indéterminés, éventuels ou conditionnels. Si la créance est assortie d'une clause de réévaluation, la garantie s'étend à la créance réévaluée, pourvu que l'acte le mentionne.

Lorsqu'elle est consentie pour sûreté d'une ou plusieurs créances futures et pour une durée indéterminée, le constituant peut à tout moment la résilier sauf pour lui à respecter un préavis de trois mois. Une fois résiliée, elle ne demeure que pour la garantie des créances nées antérieurement.

Beşinci Bölüm: İpoteklerin sıraya konulması hakkındaSection 5 : Du classement des hypothèques

Madde 2418

Kanuni, kazai ve akdi ipotekler, ancak kanunda öngörülen şekil ve usule uygun olarak taşınmaz siciline tescil edildikleri günden itibaren sıra hakkı kazanır. İstisna olarak, 2402 nci maddenin 3 üncü bendinde öngörülen ipotek tescilden muaftır. Bu ipotek, cari yıl ile son iki muaccel yıl için diğer tüm ipoteklere önceliklidir. Önceki yıllar bakımından ise satıcının ve borç para verenin ipoteğiyle yarışır. Aynı taşınmaza ilişkin olarak aynı günde birden çok tescil yapılmış olması halinde, bunların 2447 nci maddede öngörülen sicilden doğan sıraya bakılmaksızın aralarındaki öncelik sırası şöyle belirlenir:

-kanuni bir ipoteğin tescili, kazai veya akdi bir ipoteğin tescilinden önce gelen sıraya sahip sayılır; ve birden çok kanuni ipotek tescili varsa, bunlar satıcının özel ipoteği ile borç para verenin özel ipoteği söz konusu olmadıkça birbiriyle yarışır; bu iki halde ise ilki ikincisinden önce gelen sıraya sahip sayılır; -birden çok akdi veya kazai ipotek tescili bulunması halinde, tarihi en eski olan senede dayanarak yapılan tescil önce gelen sıraya sahip sayılır; senetlerin tarihi aynı ise, bunlar birbiriyle yarışır.

Özgün metin (Fransızca)

Les hypothèques légales, judiciaires et conventionnelles n'ont rang que du jour de leur inscription prise au fichier immobilier, dans la forme et de la manière prescrites par la loi. Par exception, l'hypothèque prévue au 3° de l'article 2402 est dispensée d'inscription. Elle prime toutes les autres hypothèques pour l'année courante et pour les deux dernières années échues. Elle vient en concours avec l'hypothèque du vendeur et du prêteur de deniers pour les années antérieures. Lorsque plusieurs inscriptions sont prises le même jour relativement au même immeuble, leur rang respectif est déterminé comme suit, quel que soit l'ordre qui résulte du registre prévu à l'article 2447 :

-l'inscription d'une hypothèque légale est réputée d'un rang antérieur à celui de l'inscription d'une hypothèque judiciaire ou conventionnelle ; et s'il y a plusieurs inscriptions d'hypothèques légales, elles viennent en concurrence, sauf s'il s'agit de l'hypothèque spéciale du vendeur et de l'hypothèque spéciale du prêteur de deniers, la première étant réputée antérieure à la seconde ; -en présence de plusieurs inscriptions d'hypothèques conventionnelles ou judiciaires, celle qui est prise en vertu du titre portant la date la plus ancienne est réputée d'un rang antérieur ; et si les titres ont la même date, elles viennent en concurrence.