İçeriğe geç
Yürürlükte Mehaz Kanun 1. hâli

Fransız Medeni Kanunu (Fransız MK)

Kabul tarihi
21.03.1804
Metnin dili
Fransızca
Metnin tarihi
29.07.2026
Madde sayısı
2899

Bu, Türk kanununun kaynağı olan yabancı kanundur. Özgün metin, kaynak ülkenin resmî yayın platformundan alınan ve künyedeki tarihte yürürlükte olan konsolide hâldir. Türkçe çeviri resmî değildir, bilgi amacıyla yapılmıştır; esas olan her maddenin altında verilen özgün metindir. Resmî kaynak

Üçüncü Kitap : Mülkiyetin kazanılmasının çeşitli yolları hakkındaLivre III : Des différentes manières dont on acquiert la propriété

Mükerrer Dördüncü Kısım : Borçların İspatındanTitre IV bis : De la preuve des obligations

Birinci Bölüm : Genel hükümlerChapitre Ier : Dispositions générales

Madde 1353

Karşılıklı olarak, ibra edildiğini ileri süren kimse, ödemeyi veya borcunu sona erdiren olguyu ispat etmelidir.

Özgün metin (Fransızca)

Réciproquement, celui qui se prétend libéré doit justifier le paiement ou le fait qui a produit l'extinction de son obligation.

Madde 1354

Kanunun aksinin ispatını caiz kıldığı hallerde adi karine söz konusu olur ve bu takdirde her türlü delille çürütülebilir; kanunun kendisinin çürütülebileceği delil araçlarını veya çürütülebileceği konuyu sınırladığı hallerde karma karine söz konusu olur; çürütülemeyen karine ise kesin karine olarak adlandırılır.

Özgün metin (Fransızca)

Elle est dite simple, lorsque la loi réserve la preuve contraire, et peut alors être renversée par tout moyen de preuve ; elle est dite mixte, lorsque la loi limite les moyens par lesquels elle peut être renversée ou l'objet sur lequel elle peut être renversée ; elle est dite irréfragable lorsqu'elle ne peut être renversée.

Madde 1355

Kesin hüküm kuvveti, ancak hükmün konusu olan şey hakkında geçerlidir. Talep edilen şeyin aynı olması; talebin aynı sebebe dayanması; talebin aynı taraflar arasında ve onlar tarafından ve onlara karşı aynı sıfatla ileri sürülmüş olması gerekir.

Özgün metin (Fransızca)

L'autorité de la chose jugée n'a lieu qu'à l'égard de ce qui a fait l'objet du jugement. Il faut que la chose demandée soit la même ; que la demande soit fondée sur la même cause ; que la demande soit entre les mêmes parties, et formée par elles et contre elles en la même qualité.

Madde 1356

Bununla birlikte, hâkimler kanunla öngörülmüş kesin karineleri çürütemez, ikrara veya yemine bağlanan güveni değiştiremezler. Hâkimler ayrıca taraflardan birinin yararına kesin bir karine oluşturamazlar.

Özgün metin (Fransızca)

Néanmoins, ils ne peuvent contredire les présomptions irréfragables établies par la loi, ni modifier la foi attachée à l'aveu ou au serment. Ils ne peuvent davantage établir au profit de l'une des parties une présomption irréfragable.

Madde 1357

Delillerin yargısal olarak yönetimi ve bununla ilgili ihtilaflar Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu ile düzenlenir.

Özgün metin (Fransızca)

L'administration judiciaire de la preuve et les contestations qui s'y rapportent sont régies par le code de procédure civile.

İkinci Bölüm : İspat Vasıtalarının Kabul EdilebilirliğiChapitre II : L'admissibilité des modes de preuve

Madde 1358

Kanunun aksine hüküm koyduğu haller dışında, ispat her türlü delille yapılabilir.

Özgün metin (Fransızca)

Hors les cas où la loi en dispose autrement, la preuve peut être apportée par tout moyen.

Madde 1359

Bir hukuki işlemi kuran bir senede karşı veya onun dışında, tutar veya değer bu miktarı aşmasa da, ancak başka bir adi yazılı senetle veya resmi senetle ispat yapılabilir.

Alacağı birinci fıkrada belirtilen eşiği aşan kimse, talebini kısıtlayarak yazılı delil koşulundan muaf tutulamaz.

Talebi, bu tutardan daha az olsa da, bu tutarı aşan bir alacağın bakiyesine veya bir kısmına ilişkin olan kimse için de durum böyledir.

Özgün metin (Fransızca)

Il ne peut être prouvé outre ou contre un écrit établissant un acte juridique, même si la somme ou la valeur n'excède pas ce montant, que par un autre écrit sous signature privée ou authentique.

Celui dont la créance excède le seuil mentionné au premier alinéa ne peut pas être dispensé de la preuve par écrit en restreignant sa demande.

Il en est de même de celui dont la demande, même inférieure à ce montant, porte sur le solde ou sur une partie d'une créance supérieure à ce montant.

Madde 1360

Bir belge edinmenin maddi veya manevi olarak imkânsız olması, belge düzenlememenin âdet olması ya da belgenin mücbir sebeple kaybolması hâllerinde, önceki maddede öngörülen kurallara istisna getirilir.

Özgün metin (Fransızca)

Les règles prévues à l'article précédent reçoivent exception en cas d'impossibilité matérielle ou morale de se procurer un écrit, s'il est d'usage de ne pas établir un écrit, ou lorsque l'écrit a été perdu par force majeure.

Madde 1361

Belgenin yerini, yargısal ikrar, tamamlayıcı yemin veya başka bir kanıt aracıyla desteklenen bir delil başlangıcı tutabilir.

Özgün metin (Fransızca)

Il peut être suppléé à l'écrit par l'aveu judiciaire, le serment décisoire ou un commencement de preuve par écrit corroboré par un autre moyen de preuve.

Madde 1362

Bir tarafın bizzat dinlenmesi sırasında yaptığı beyanlar, cevap vermekten kaçınması veya dinlenmeye gelmemesi, hâkim tarafından delil başlangıcına eşdeğer sayılabilir.

Resmî bir belgenin veya adi yazılı bir belgenin kamu siciline yapılan kaydı, delil başlangıcı sayılır.

Özgün metin (Fransızca)

Peuvent être considérés par le juge comme équivalant à un commencement de preuve par écrit les déclarations faites par une partie lors de sa comparution personnelle, son refus de répondre ou son absence à la comparution.

La mention d'un écrit authentique ou sous signature privée sur un registre public vaut commencement de preuve par écrit.

Üçüncü Bölüm : Değişik ispat yollarıChapitre III : Les différents modes de preuve

Birinci Bölüm: Yazılı delilSection 1 : La preuve par écrit

Birinci Ayırım: Genel hükümlerSous-section 1 : Dispositions générales

Madde 1363

Hiç kimse kendi kendine belge oluşturamaz.

Özgün metin (Fransızca)

Nul ne peut se constituer de titre à soi-même.

Madde 1364Karşılığı:TMK m. 7

Bir hukuki işlemin ispatı, resmî şekilde veya adi yazılı şekilde bir belgeyle önceden hazırlanabilir.

Özgün metin (Fransızca)

La preuve d'un acte juridique peut être préconstituée par un écrit en la forme authentique ou sous signature privée.

Madde 1365

Belge, taşıyıcısı ne olursa olsun, anlaşılır bir anlam taşıyan harflerin, karakterlerin, rakamların veya her türlü işaret veya sembolün art arda dizilişinden oluşur.

Özgün metin (Fransızca)

L'écrit consiste en une suite de lettres, de caractères, de chiffres ou de tous autres signes ou symboles dotés d'une signification intelligible, quel que soit leur support.

Madde 1366

Elektronik belge, kendisinden kaynaklandığı kişinin gereğince belirlenebilmesi ve bütünlüğünü güvence altına alacak koşullar içinde düzenlenip saklanması kaydıyla, kâğıt taşıyıcılı belgeyle aynı ispat gücüne sahiptir.

Özgün metin (Fransızca)

L'écrit électronique a la même force probante que l'écrit sur support papier, sous réserve que puisse être dûment identifiée la personne dont il émane et qu'il soit établi et conservé dans des conditions de nature à en garantir l'intégrité.

Madde 1367

Bir hukuki işlemin tekemmülü için gerekli olan imza, işlemin sahibini belirler. İmza, bu işlemden doğan borçlara verilen rızayı ortaya koyar. İmza bir kamu görevlisi tarafından atıldığında, işleme resmiyet kazandırır.

İmza elektronik olduğunda, işlemle bağlantısını güvence altına alan güvenilir bir kimlik belirleme yönteminin kullanılmasından ibarettir. Bu yöntemin güvenilirliği, elektronik imzanın oluşturulması, imza sahibinin kimliğinin sağlanması ve işlemin bütünlüğünün güvence altına alınması, Danıştay kararnamesiyle belirlenen koşullar içinde gerçekleştiğinde, aksi ispat edilinceye kadar var sayılır.

Özgün metin (Fransızca)

La signature nécessaire à la perfection d'un acte juridique identifie son auteur. Elle manifeste son consentement aux obligations qui découlent de cet acte. Quand elle est apposée par un officier public, elle confère l'authenticité à l'acte.

Lorsqu'elle est électronique, elle consiste en l'usage d'un procédé fiable d'identification garantissant son lien avec l'acte auquel elle s'attache. La fiabilité de ce procédé est présumée, jusqu'à preuve contraire, lorsque la signature électronique est créée, l'identité du signataire assurée et l'intégrité de l'acte garantie, dans des conditions fixées par décret en Conseil d'Etat.

Madde 1368

Aksine hükümler veya sözleşmeler bulunmadıkça, hâkim, yazılı delil çatışmalarını, en muhtemel senedi her türlü delille belirleyerek çözer.

Özgün metin (Fransızca)

A défaut de dispositions ou de conventions contraires, le juge règle les conflits de preuve par écrit en déterminant par tout moyen le titre le plus vraisemblable.

İkinci Ayırım: Resmî senetSous-section 2 : L'acte authentique

Madde 1369

Resmi senet, düzenleme yetkisine ve sıfatına sahip bir kamu görevlisi tarafından, aranan şekil şartlarına uyularak düzenlenmiş olan senettir.

Bu senet, Danıştay kararnamesiyle belirlenen şartlarda oluşturulup saklanması hâlinde elektronik ortamda düzenlenebilir.

Bir noter tarafından düzenlendiğinde, kanunen aranan el yazısıyla yazılması gereken kayıtlardan muaftır.

Özgün metin (Fransızca)

L'acte authentique est celui qui a été reçu, avec les solennités requises, par un officier public ayant compétence et qualité pour instrumenter.

Il peut être dressé sur support électronique s'il est établi et conservé dans des conditions fixées par décret en Conseil d'État.

Lorsqu'il est reçu par un notaire, il est dispensé de toute mention manuscrite exigée par la loi.

Madde 1370

Kamu görevlisinin yetkisizliği veya ehliyetsizliği ya da şekil eksikliği nedeniyle resmi nitelik taşımayan senet, taraflarca imzalanmış olması hâlinde adi yazılı senet olarak geçerlidir.

Özgün metin (Fransızca)

L'acte qui n'est pas authentique du fait de l'incompétence ou de l'incapacité de l'officier, ou par un défaut de forme, vaut comme écrit sous signature privée, s'il a été signé des parties.

Madde 1371

Resmi senet, kamu görevlisinin bizzat yaptığını veya tespit ettiğini beyan ettiği hususlar bakımından, sahtelik iddiası ileri sürülünceye kadar kesin delil teşkil eder.

Sahtelik iddiası ileri sürülmesi hâlinde, hâkim senedin icrasını durdurabilir.

Özgün metin (Fransızca)

L'acte authentique fait foi jusqu'à inscription de faux de ce que l'officier public dit avoir personnellement accompli ou constaté.

En cas d'inscription de faux, le juge peut suspendre l'exécution de l'acte.

Üçüncü Ayırım: Adi Yazılı SenetSous-section 3 : L'acte sous signature privée

Madde 1372

Kendisine karşı ileri sürülen taraf tarafından kabul edilen veya kanunen kendisine karşı kabul edilmiş sayılan adi yazılı senet, onu düzenleyenler ile bunların mirasçıları ve halefleri arasında delil teşkil eder.

Özgün metin (Fransızca)

L'acte sous signature privée, reconnu par la partie à laquelle on l'oppose ou légalement tenu pour reconnu à son égard, fait foi entre ceux qui l'ont souscrit et à l'égard de leurs héritiers et ayants cause.

Madde 1373

Kendisine karşı ileri sürülen taraf, yazısını veya imzasını inkâr edebilir. Bir tarafın mirasçıları veya halefleri de aynı şekilde miras bırakanlarının yazısını veya imzasını inkâr edebilir ya da bunları tanımadıklarını beyan edebilirler. Bu hâllerde yazı incelemesi yapılması gerekir.

Özgün metin (Fransızca)

La partie à laquelle on l'oppose peut désavouer son écriture ou sa signature. Les héritiers ou ayants cause d'une partie peuvent pareillement désavouer l'écriture ou la signature de leur auteur, ou déclarer qu'ils ne les connaissent. Dans ces cas, il y a lieu à vérification d'écriture.

Madde 1374

Taraflardan her birinin avukatı tarafından veya bütün tarafların avukatı tarafından birlikte imzalanan adi yazılı senet, gerek taraflar gerek bunların mirasçıları veya külli halefleri bakımından yazı ve imzanın doğruluğuna kanıt oluşturur.

Hukuk Muhakemeleri Kanununda öngörülen sahtelik usulü bu senede uygulanır.

Bu senet, kanunun öngördüğü her türlü el yazısı ile yazılma zorunluluğundan bağışıktır.

Özgün metin (Fransızca)

L'acte sous signature privée contresigné par les avocats de chacune des parties ou par l'avocat de toutes les parties fait foi de l'écriture et de la signature des parties, tant à leur égard qu'à celui de leurs héritiers ou ayants cause.

La procédure de faux prévue par le code de procédure civile lui est applicable.

Cet acte est dispensé de toute mention manuscrite exigée par la loi.

Madde 1375

İki tarafa borç yükleyen bir sözleşmeyi belgeleyen adi yazılı senet, ancak ayrı menfaati bulunan taraf sayısı kadar asıl nüsha düzenlenmiş olması hâlinde delil teşkil eder; meğerki taraflar, düzenlenen tek nüshanın bir üçüncü kişiye tevdi edilmesi hususunda anlaşmış olsunlar.

Her asıl nüshada, düzenlenen asıl nüsha sayısı belirtilmelidir.

Sözleşmeyi kısmen dahi olsa ifa etmiş olan taraf, birden fazla asıl nüsha düzenlenmemiş olmasını veya bunların sayısının belirtilmemiş olmasını ileri süremez.

Birden fazla asıl nüsha düzenlenmesi zorunluluğu, senedin 1366 ve 1367 nci maddelere uygun olarak oluşturulup saklanması ve kullanılan yöntemin her tarafın kalıcı bir veri saklayıcısında bir örneğe sahip olmasını veya buna erişebilmesini sağlaması hâlinde, elektronik biçimdeki sözleşmeler bakımından yerine getirilmiş sayılır.

Özgün metin (Fransızca)

L'acte sous signature privée qui constate un contrat synallagmatique ne fait preuve que s'il a été fait en autant d'originaux qu'il y a de parties ayant un intérêt distinct, à moins que les parties ne soient convenues de remettre à un tiers l'unique exemplaire dressé.

Chaque original doit mentionner le nombre des originaux qui en ont été faits.

Celui qui a exécuté le contrat, même partiellement, ne peut opposer le défaut de la pluralité d'originaux ou de la mention de leur nombre.

L'exigence d'une pluralité d'originaux est réputée satisfaite pour les contrats sous forme électronique lorsque l'acte est établi et conservé conformément aux articles 1366 et 1367, et que le procédé permet à chaque partie de disposer d'un exemplaire sur support durable ou d'y avoir accès.

Madde 1376

Yalnızca bir tarafın diğerine bir miktar para ödemeyi veya bir mislî malı teslim etmeyi taahhüt ettiği adi senet, ancak bu taahhüdü üstlenen kişinin imzasını ve kendi el yazısıyla yazılmış olarak meblağın veya miktarın hem yazıyla hem de rakamla belirtilmesini içeriyorsa delil teşkil eder. Aralarında fark bulunması hâlinde, adi senet, yazıyla belirtilen meblağ için delil teşkil eder.

Özgün metin (Fransızca)

L'acte sous signature privée par lequel une seule partie s'engage envers une autre à lui payer une somme d'argent ou à lui livrer un bien fongible ne fait preuve que s'il comporte la signature de celui qui souscrit cet engagement ainsi que la mention, écrite par lui-même, de la somme ou de la quantité en toutes lettres et en chiffres. En cas de différence, l'acte sous signature privée vaut preuve pour la somme écrite en toutes lettres.

Madde 1377

Adi senet, üçüncü kişilere karşı ancak tescil edildiği günden, imza sahiplerinden birinin öldüğü günden veya içeriğinin resmî bir senette tespit edildiği günden itibaren kesin tarihli hâle gelir.

Özgün metin (Fransızca)

L'acte sous signature privée n'acquiert date certaine à l'égard des tiers que du jour où il a été enregistré, du jour de la mort d'un signataire, ou du jour où sa substance est constatée dans un acte authentique.

Dördüncü Ayırım: Diğer Yazılı BelgelerSous-section 4 : Autres écrits

Madde 1378

Serbest meslek mensuplarının tutmak veya düzenlemek zorunda oldukları defter ve belgeler, düzenleyenlerine karşı adi senetlerle aynı ispat gücüne sahiptir; ancak bunlardan yararlanmak isteyen kişi, kendi lehine olan hususları ayırıp diğerlerini göz ardı edemez.

Özgün metin (Fransızca)

Les registres et documents que les professionnels doivent tenir ou établir ont, contre leur auteur, la même force probante que les écrits sous signature privée ; mais celui qui s'en prévaut ne peut en diviser les mentions pour n'en retenir que celles qui lui sont favorables.

Madde 1378 ila 1

Ev defterleri ve özel evrak, bunları yazan kişi lehine delil teşkil etmez.

Bunlar, yazan kişi aleyhine delil teşkil eder:

1° Bir ödemenin alındığını açıkça belirttikleri her durumda;

2° Lehine bir borç belirtilen kişi bakımından, senedin, belge eksikliğini gidermek amacıyla düzenlendiğine dair açık bir kayıt içermeleri hâlinde.

Özgün metin (Fransızca)

Les registres et papiers domestiques ne font pas preuve au profit de celui qui les a écrits.

Ils font preuve contre lui :

1° Dans tous les cas où ils énoncent formellement un paiement reçu ;

2° Lorsqu'ils contiennent la mention expresse que l'écrit a été fait pour suppléer le défaut du titre en faveur de qui ils énoncent une obligation.

Madde 1378 ila 2

Alacaklının, her zaman kendi elinde kalmış olan asıl bir senet üzerine düştüğü bir ödeme veya diğer bir ibra sebebine ilişkin kayıt, borçlunun ibra edildiğine dair adi bir karine oluşturur.

Bir senedin veya makbuzun sureti üzerine düşülen kayıt için de, bu suretin borçlunun elinde bulunması şartıyla, aynı kural geçerlidir.

Özgün metin (Fransızca)

La mention d'un paiement ou d'une autre cause de libération portée par le créancier sur un titre original qui est toujours resté en sa possession vaut présomption simple de libération du débiteur.

Il en est de même de la mention portée sur le double d'un titre ou d'une quittance, pourvu que ce double soit entre les mains du débiteur.

Beşinci Ayırım: SuretlerSous-section 5 : Les copies

Madde 1379

Güvenilir suret, aslıyla aynı ispat gücüne sahiptir. Güvenilirlik hâkimin takdirine bırakılmıştır. Bununla birlikte, resmî bir senedin icra edilebilir veya resmî sureti güvenilir sayılır.

Senedin şekil ve içeriğinin aynen çoğaltılması sonucu elde edilen ve bütünlüğü zaman içinde Conseil d'État kararnamesiyle belirlenen şartlara uygun bir yöntemle güvence altına alınan her suret, aksi ispat edilinceye kadar güvenilir sayılır.

Aslının mevcut olması hâlinde, her zaman aslının ibrazı istenebilir.

Özgün metin (Fransızca)

La copie fiable a la même force probante que l'original. La fiabilité est laissée à l'appréciation du juge. Néanmoins est réputée fiable la copie exécutoire ou authentique d'un écrit authentique.

Est présumée fiable jusqu'à preuve du contraire toute copie résultant d'une reproduction à l'identique de la forme et du contenu de l'acte, et dont l'intégrité est garantie dans le temps par un procédé conforme à des conditions fixées par décret en Conseil d'État.

Si l'original subsiste, sa présentation peut toujours être exigée.

Altıncı Ayırım: İkrar Niteliğindeki İşlemlerSous-section 6 : Les actes récognitifs

Madde 1380

İkrar senedi, senedin içeriği özellikle belirtilmedikçe, asıl senedin ibrazından muafiyet sağlamaz.

Bu senedin asıl senede göre içerdiği fazlalık veya farklılıkların hiçbir hükmü yoktur.

Özgün metin (Fransızca)

L'acte récognitif ne dispense pas de la présentation du titre original sauf si sa teneur y est spécialement relatée.

Ce qu'il contient de plus ou de différent par rapport au titre original n'a pas d'effet.

İkinci Bölüm : Tanıkla ispatSection 2 : La preuve par témoins

Madde 1381

Bir üçüncü kişinin, hukuk muhakemeleri kanununda öngörülen şartlarda yaptığı beyanların ispat gücü, hâkimin takdirine bırakılmıştır.

Özgün metin (Fransızca)

La valeur probante des déclarations faites par un tiers dans les conditions du code de procédure civile est laissée à l'appréciation du juge.

Üçüncü Bölüm: Kazai karine yoluyla ispat hakkındaSection 3 : La preuve par présomption judiciaire

Madde 1382

Kanunla belirlenmemiş karineler hâkimin takdirine bırakılmıştır; hâkim bunları ancak ciddi, kesin ve birbirini doğrular nitelikte olmaları hâlinde ve kanunun her türlü delille ispatı kabul ettiği hâllerde kabul edebilir.

Özgün metin (Fransızca)

Les présomptions qui ne sont pas établies par la loi, sont laissées à l'appréciation du juge, qui ne doit les admettre que si elles sont graves, précises et concordantes, et dans les cas seulement où la loi admet la preuve par tout moyen.

Dördüncü Bölüm: İkrarSection 4 : L'aveu

Madde 1383

İkrar, bir kimsenin kendisi aleyhine hukuki sonuçlar doğurabilecek nitelikteki bir olguyu doğru olarak kabul ettiğini bildiren beyandır.

İkrar, yargısal veya yargı dışı olabilir.

Özgün metin (Fransızca)

L'aveu est la déclaration par laquelle une personne reconnaît pour vrai un fait de nature à produire contre elle des conséquences juridiques.

Il peut être judiciaire ou extrajudiciaire.

Madde 1383 ila 1

Salt sözlü yargı dışı ikrar, ancak kanunun her türlü delille ispatı kabul ettiği hâllerde kabul edilir.

Bunun ispat gücü hâkimin takdirine bırakılmıştır.

Özgün metin (Fransızca)

L'aveu extrajudiciaire purement verbal n'est reçu que dans les cas où la loi permet la preuve par tout moyen.

Sa valeur probante est laissée à l'appréciation du juge.

Madde 1383 ila 2

Yargısal ikrar, tarafın veya özel olarak yetkilendirilmiş temsilcisinin mahkeme önünde yaptığı beyandır.

Bu ikrar, onu yapan kişi aleyhine delil oluşturur.

Onu yapan kişi aleyhine bölünemez.

Maddi hata hâli dışında geri alınamaz.

Özgün metin (Fransızca)

L'aveu judiciaire est la déclaration que fait en justice la partie ou son représentant spécialement mandaté.

Il fait foi contre celui qui l'a fait.

Il ne peut être divisé contre son auteur.

Il est irrévocable, sauf en cas d'erreur de fait.

Beşinci Bölüm: YeminSection 5 : Le serment

Madde 1384

Kesin yemin, taraflardan biri tarafından davanın sonucunu buna bağlı kılmak üzere diğerine teklif edilebilir. Hâkim de bu yemini re'sen taraflardan birine yöneltebilir.

Özgün metin (Fransızca)

Le serment peut être déféré, à titre décisoire, par une partie à l'autre pour en faire dépendre le jugement de la cause. Il peut aussi être déféré d'office par le juge à l'une des parties.

Birinci Ayırım: Kesin yeminSous-section 1 : Le serment décisoire

Madde 1385

Kesin yemin, her türlü uyuşmazlık konusunda ve davanın her aşamasında teklif edilebilir.

Özgün metin (Fransızca)

Le serment décisoire peut être déféré sur quelque espèce de contestation que ce soit et en tout état de cause.

Madde 1385 ila 1

Yemin, ancak kendisine teklif edilen tarafa özgü bir olgu hakkında teklif edilebilir.

Bu taraf, yeminin konusu kendisine tamamen özgü bir olgu olmadıkça, yemini karşı tarafa geri teklif edebilir.

Özgün metin (Fransızca)

Il ne peut être déféré que sur un fait personnel à la partie à laquelle on le défère.

Il peut être référé par celle-ci, à moins que le fait qui en est l'objet ne lui soit purement personnel.

Madde 1385 ila 2

Kendisine yemin teklif edilip de bunu reddeden veya karşı tarafa geri teklif etmek istemeyen kimse ile kendisine geri teklif edilen yemini reddeden kimse, iddiasında haksız çıkmış sayılır.

Özgün metin (Fransızca)

Celui à qui le serment est déféré et qui le refuse ou ne veut pas le référer, ou celui à qui il a été référé et qui le refuse, succombe dans sa prétention.

Madde 1385 ila 3

Yemin teklif eden veya karşı yemin teklif eden taraf, diğer taraf bu yemini etmeye hazır olduğunu bildirdikten sonra artık bundan dönemez.

Teklif edilen veya karşı teklif edilen yemin edildiğinde, diğer tarafın bunun gerçeğe aykırılığını ispat etmesine izin verilmez.

Özgün metin (Fransızca)

La partie qui a déféré ou référé le serment ne peut plus se rétracter lorsque l'autre partie a déclaré qu'elle est prête à faire ce serment.

Lorsque le serment déféré ou référé a été fait, l'autre partie n'est pas admise à en prouver la fausseté.

Madde 1385 ila 4

Yemin, ancak bunu teklif edenin ve onun mirasçılarının veya halefiyet yoluyla hak sahibi olanların lehine veya aleyhine delil oluşturur.

Müteselsil alacaklılardan birinin borçluya teklif ettiği yemin, borçluyu ancak bu alacaklının payı bakımından ibra eder.

Asıl borçluya teklif edilen yemin, kefilleri de ibra eder.

Müteselsil borçlulardan birine teklif edilen yemin, diğer borçlular lehine de sonuç doğurur.

Kefile teklif edilen yemin, asıl borçlu lehine de sonuç doğurur.

Bu son iki halde, müteselsil borçlunun veya kefilin yemini, ancak borcun kendisine ilişkin olarak teklif edilmişse diğer müteselsil borçlulara veya asıl borçluya yarar sağlar; teselsül veya kefalet olgusuna ilişkin olarak teklif edilmişse yarar sağlamaz.

Özgün metin (Fransızca)

Le serment ne fait preuve qu'au profit de celui qui l'a déféré et de ses héritiers et ayants cause, ou contre eux.

Le serment déféré par l'un des créanciers solidaires au débiteur ne libère celui-ci que pour la part de ce créancier.

Le serment déféré au débiteur principal libère également les cautions.

Celui déféré à l'un des débiteurs solidaires profite aux codébiteurs.

Celui déféré à la caution profite au débiteur principal.

Dans ces deux derniers cas, le serment du codébiteur solidaire ou de la caution ne profite aux autres codébiteurs ou au débiteur principal que lorsqu'il a été déféré sur la dette, et non sur le fait de la solidarité ou du cautionnement.

İkinci Ayırım: Re'sen tevdi edilen yeminSous-section 2 : Le serment déféré d'office

Madde 1386

Hâkim, kendiliğinden taraflardan birine yemin teklif edebilir.

Bu yemin, diğer tarafa karşı yemin olarak teklif edilemez.

Bu yeminin ispat gücü, hâkimin takdirine bırakılmıştır.

Özgün metin (Fransızca)

Le juge peut d'office déférer le serment à l'une des parties.

Ce serment ne peut être référé à l'autre partie.

Sa valeur probante est laissée à l'appréciation du juge.

Madde 1386 ila 1

Hâkim, ancak talep veya buna karşı ileri sürülen def'i tam olarak ispat edilmemiş veya tamamen delilden yoksun ise, kendiliğinden yemin teklif edebilir.

Özgün metin (Fransızca)

Le juge ne peut déférer d'office le serment, soit sur la demande, soit sur l'exception qui y est opposée, que si elle n'est pas pleinement justifiée ou totalement dénuée de preuves.

Beşinci Kısım : Evlilik Sözleşmesinden ve Mal RejimlerindenTitre V : Du contrat de mariage et des régimes matrimoniaux

Birinci Bölüm : Genel hükümler.Chapitre Ier : Dispositions générales.

Madde 1387

Kanun, eşlerin uygun gördükleri şekilde yapabilecekleri özel sözleşmeler bulunmadığı takdirde, mallar bakımından evlilik birliğini düzenler; yeter ki bu sözleşmeler genel ahlaka ve aşağıdaki hükümlere aykırı olmasın.

Özgün metin (Fransızca)

La loi ne régit l'association conjugale, quant aux biens, qu'à défaut de conventions spéciales que les époux peuvent faire comme ils le jugent à propos, pourvu qu'elles ne soient pas contraires aux bonnes moeurs ni aux dispositions qui suivent.

Madde 1387 ila 1

Boşanmaya karar verildiğinde, eşler tarafından bir işletmenin yönetimi çerçevesinde müteselsilen veya ayrı ayrı üstlenilmiş borçlar veya teminatlar bulunuyorsa, mahkeme, bunların yükünün münhasıran işletmenin dayandığı mesleki mal varlığını veya bulunmadığı takdirde mesleki yeterliliği muhafaza eden eşe yükletilmesine karar verebilir.

Özgün metin (Fransızca)

Lorsque le divorce est prononcé, si des dettes ou sûretés ont été consenties par les époux, solidairement ou séparément, dans le cadre de la gestion d'une entreprise, le tribunal judiciaire peut décider d'en faire supporter la charge exclusive au conjoint qui conserve le patrimoine professionnel ou, à défaut, la qualification professionnelle ayant servi de fondement à l'entreprise.

Madde 1388

Eşler, evlilikten doğan görev ve haklardan, velayet, yasal temsil ve vesayet kurallarından sapamazlar.

Özgün metin (Fransızca)

Les époux ne peuvent déroger ni aux devoirs ni aux droits qui résultent pour eux du mariage, ni aux règles de l'autorité parentale, de l'administration légale et de la tutelle.

Madde 1389

İşbu Kanunda belirlenen şekiller ve hallerde yapılabilecek bağışlamalar saklı kalmak kaydıyla, eşler, yasal miras düzenini değiştirmeyi konu edinen hiçbir sözleşme veya feragat yapamazlar.

Özgün metin (Fransızca)

Sans préjudice des libéralités qui pourront avoir lieu selon les formes et dans les cas déterminés par le présent code, les époux ne peuvent faire aucune convention ou renonciation dont l'objet serait de changer l'ordre légal des successions.

Madde 1390

Bununla birlikte eşler, sağ kalan eşin, evliliğin eşlerden birinin ölümü ile sona ermesi halinde, önce ölen eşin bazı kişisel mallarını iktisap etme veya duruma göre bunların paylaşımda kendisine tahsis edilmesini isteme yetkisine sahip olacağını, bu yetkinin kullanıldığı gündeki değerleri üzerinden mirasa hesap vermek kaydıyla şart koşabilirler. Şart, bu yetkiyi kullanan sağ kalan eşin, mirasçılardan, tahsis edilen veya iktisap edilen işletmenin faaliyet gösterdiği taşınmaz üzerinde kendisine bir kira sözleşmesi yapılmasını isteyebileceğini öngörebilir.

Özgün metin (Fransızca)

Ils peuvent, toutefois, stipuler qu'à la dissolution du mariage par la mort de l'un d'eux, le survivant a la faculté d'acquérir ou, le cas échéant, de se faire attribuer dans le partage certains biens personnels du prédécédé, à charge d'en tenir compte à la succession, d'après la valeur qu'ils ont au jour où cette faculté sera exercée. La stipulation peut prévoir que l'époux survivant qui exerce cette faculté peut exiger des héritiers que lui soit consenti un bail portant sur l'immeuble dans lequel l'entreprise attribuée ou acquise est exploitée.

Madde 1391

Evlilik sözleşmesi, sağ kalan lehine şart koşulan yetkinin hangi mallara ilişkin olacağını belirlemelidir. Sözleşme, dolaylı bir kazandırma söz konusu olduğunda saklı paylı mirasçılar lehine tenkis saklı kalmak kaydıyla, değerleme esasları ve ödeme usullerini belirleyebilir.

Bu hükümler dikkate alınarak ve taraflar arasında anlaşma bulunmaması halinde, malların değeri asliye hukuk mahkemesince belirlenir.

Özgün metin (Fransızca)

Le contrat de mariage doit déterminer les biens sur lesquels portera la faculté stipulée au profit du survivant. Il peut fixer des bases d'évaluation et des modalités de paiement, sauf la réduction au profit des héritiers réservataires s'il y a avantage indirect.

Compte tenu de ces clauses et à défaut d'accord entre les parties, la valeur des biens sera arrêtée par le tribunal judiciaire.

Madde 1392

Sağ kalan eş için tanınan yetki, önce ölenin mirasçılarının kendisini tercihte bulunmaya davet ettikleri günden itibaren bir aylık süre içinde mirasçılara yapılan bir bildirim ile kullanılmamışsa düşer. Bu davet, 792. maddede öngörülen sürenin dolmasından önce yapılamaz. Bu süre içinde yapıldığında, bildirim, yetkinin kullanıldığı gün satış teşkil eder veya duruma göre bir paylaşım işlemi oluşturur.

Özgün metin (Fransızca)

La faculté ouverte au survivant est caduque s'il ne l'a pas exercée, par une notification faite aux héritiers du prédécédé, dans le délai d'un mois à compter du jour où ceux-ci l'auront mis en demeure de prendre parti. Cette mise en demeure ne peut avoir lieu avant l'expiration du délai prévu à l'article 792. Lorsqu'elle est faite dans ce délai, la notification forme vente au jour où la faculté est exercée ou, le cas échéant, constitue une opération de partage.

Madde 1393

Eşler, genel olarak, işbu kanunda öngörülen rejimlerden biri altında evlenmek istediklerini beyan edebilirler. Mal ortaklığı rejiminden ayrılan veya onu değiştiren özel hükümler bulunmadıkça, İkinci Bölümün Birinci Kısmında belirlenen kurallar Fransa'nın ortak hukukunu oluşturur.

Özgün metin (Fransızca)

Les époux peuvent déclarer, de manière générale, qu'ils entendent se marier sous l'un des régimes prévus au présent code. A défaut de stipulations spéciales qui dérogent au régime de communauté ou le modifient, les règles établies dans la première partie du chapitre II formeront le droit commun de la France.

Madde 1394

Bütün evlilik sözleşmeleri, bunlara taraf olan veya vekilleri bulunan bütün kişilerin eş zamanlı hazır bulunması ve rızasıyla, noter huzurunda düzenlenen bir senetle yapılır. Sözleşmenin imzalanması anında noter, taraflara, adını ve ikametgâhının bulunduğu yeri, müstakbel eşlerin ad, soyadı, sıfat ve ikametgâhlarını ve sözleşmenin tarihini belirten, damgasız kâğıt üzerinde ve ücretsiz bir belge verir. Bu belge, evlenme töreninden önce nüfus memuruna teslim edilmesi gerektiğini belirtir. Evlenme aktinde sözleşme yapılmadığı belirtilmişse, eşler, üçüncü kişiler bakımından, bu kişilerle yapılan işlemlerde evlilik sözleşmesi yaptıklarını beyan etmiş olmadıkça, ortak hukuk rejimi altında evlenmiş sayılırlar.

Özgün metin (Fransızca)

Toutes les conventions matrimoniales seront rédigées par acte devant notaire, en la présence et avec le consentement simultanés de toutes les personnes qui y sont parties ou de leurs mandataires. Au moment de la signature du contrat, le notaire délivre aux parties un certificat sur papier libre et sans frais, énonçant ses nom et lieu de résidence, les noms, prénoms, qualités et demeures des futurs époux, ainsi que la date du contrat. Ce certificat indique qu'il doit être remis à l'officier de l'état civil avant la célébration du mariage. Si l'acte de mariage mentionne qu'il n'a pas été fait de contrat, les époux seront, à l'égard des tiers, réputés mariés sous le régime de droit commun, à moins que, dans les actes passés avec ces tiers, ils n'aient déclaré avoir fait un contrat de mariage.

Madde 1395

Evlilik sözleşmeleri evlenme töreninden önce düzenlenmeli ve ancak bu törenin gerçekleştiği gün hüküm ifade etmelidir.

Özgün metin (Fransızca)

Les conventions matrimoniales doivent être rédigées avant la célébration du mariage et ne peuvent prendre effet qu'au jour de cette célébration.

Madde 1396

Evlenme töreninden önce evlilik sözleşmesinde yapılacak değişikliklerin aynı şekillerde düzenlenmiş bir senetle tespit edilmesi gerekir. Ayrıca, evlilik sözleşmesinde taraf olmuş bütün kişilerin veya vekillerinin eş zamanlı hazır bulunması ve rızası olmaksızın hiçbir değişiklik veya muvazaalı sözleşme geçerli değildir. Önceki maddede öngörülen şekillere uygun olarak düzenlenmiş olsalar dahi, evlilik sözleşmesinin aslının devamına eklenmemiş bütün değişiklikler ve muvazaalı sözleşmeler üçüncü kişilere karşı hükümsüz kalır; noter, değişikliği veya muvazaalı sözleşmeyi devamına yazmadıkça evlilik sözleşmesinin asıl veya suretlerini veremez. Evlenme töreni gerçekleştikten sonra, mal rejiminde değişiklik ancak, mal ayrılığı halinde veya diğer yargısal koruma tedbirlerinde eşlerden birinin talebi üzerine verilen bir kararın etkisiyle veya izleyen maddede öngörülen halde, gerektiğinde onaylanmış bir noter senedinin etkisiyle yapılabilir.

Özgün metin (Fransızca)

Les changements qui seraient apportés aux conventions matrimoniales avant la célébration du mariage doivent être constatés par un acte passé dans les mêmes formes. Nul changement ou contre-lettre n'est, au surplus, valable sans la présence et le consentement simultanés de toutes les personnes qui ont été parties dans le contrat de mariage, ou de leurs mandataires. Tous changements et contre-lettres, même revêtus des formes prescrites par l'article précédent, seront sans effet à l'égard des tiers, s'ils n'ont été rédigés à la suite de la minute du contrat de mariage ; et le notaire ne pourra délivrer ni grosses ni expéditions du contrat de mariage sans transcrire à la suite le changement ou la contre-lettre. Le mariage célébré, il ne peut être apporté de changement au régime matrimonial que par l'effet d'un jugement à la demande de l'un des époux dans le cas de la séparation de biens ou des autres mesures judiciaires de protection ou par l'effet d'un acte notarié, le cas échéant homologué, dans le cas de l'article suivant.

Madde 1397

Eşler, ailenin menfaati doğrultusunda, mal rejimlerini değiştirmeyi veya tamamen değiştirmeyi noter senedi ile kararlaştırabilirler. Hükümsüzlük yaptırımı altında, noter senedi, gerekli olması halinde değiştirilen mal rejiminin tasfiyesini içerir.

Değiştirilen sözleşmede taraf olmuş kişiler ve her bir eşin ergin çocukları, öngörülen değişiklik hakkında şahsen bilgilendirilir. Bunlardan her biri, üç aylık süre içinde değişikliğe itiraz edebilir. Vesayet altındaki küçük çocuk veya hukuki koruma tedbirine tabi ergin çocuk halinde, bilgilendirme, aile meclisi veya vesayet hâkiminin ön izni olmaksızın hareket eden temsilcisine yapılır.

Alacaklılar, öngörülen değişiklik hakkında, eşlerin ikametgâhının bulunduğu ilde resmi ilanları almaya yetkili bir yayın organında bir ilan yayımlanması suretiyle bilgilendirilir. Bunlardan her biri, yayımı izleyen üç ay içinde değişikliğe itiraz edebilir.

İtiraz halinde, noter senedi eşlerin ikametgâhının bulunduğu mahkemenin onayına sunulur. Talep ve onay kararı, medeni usul kanununda öngörülen şartlarda ve yaptırımlarla yayımlanır.

Eşlerden birinin veya diğerinin kanuni idare rejimine tabi küçük çocukları bulunması halinde, noter, 387-3. maddenin ikinci fıkrasında öngörülen şartlarda vesayet hâkimine başvurabilir.

Değişiklik, taraflar arasında bunu öngören senet veya kararın tarihinden itibaren; üçüncü kişiler bakımından ise buna ilişkin şerhin evlenme aktinin kenarına işlenmesinden üç ay sonra hüküm ifade eder. Bununla birlikte, bu şerh bulunmasa dahi, eşler üçüncü kişilerle yaptıkları işlemlerde mal rejimlerini değiştirdiklerini beyan etmişlerse, değişiklik bu kişilere karşı ileri sürülebilir.

Eşlerden biri veya diğeri, Birinci Kitabın On Birinci Başlığında öngörülen şartlarda bir hukuki koruma tedbirine tabi olduğunda, mal rejiminin değiştirilmesi veya tadili, vesayet hâkiminin veya oluşturulmuşsa aile meclisinin ön iznine tabidir.

Değişiklik, değiştirilen evlilik sözleşmesinin aslına şerh edilir.

İtiraz etmemiş alacaklılar, haklarına karşı hile yapılmış olması halinde, 1341-2. madde şartlarında mal rejimindeki değişikliğe itiraz edebilirler.

İşbu maddenin uygulama şartları, Danıştay kararnamesiyle belirlenir.

Özgün metin (Fransızca)

Les époux peuvent convenir, dans l'intérêt de la famille, de modifier leur régime matrimonial, ou même d'en changer entièrement, par un acte notarié. A peine de nullité, l'acte notarié contient la liquidation du régime matrimonial modifié si elle est nécessaire.

Les personnes qui avaient été parties dans le contrat modifié et les enfants majeurs de chaque époux sont informés personnellement de la modification envisagée. Chacun d'eux peut s'opposer à la modification dans le délai de trois mois. En cas d'enfant mineur sous tutelle ou d'enfant majeur faisant l'objet d'une mesure de protection juridique, l'information est délivrée à son représentant, qui agit sans autorisation préalable du conseil de famille ou du juge des tutelles.

Les créanciers sont informés de la modification envisagée par la publication d'un avis sur un support habilité à recevoir des annonces légales dans le département du domicile des époux. Chacun d'eux peut s'opposer à la modification dans les trois mois suivant la publication.

En cas d'opposition, l'acte notarié est soumis à l'homologation du tribunal du domicile des époux. La demande et la décision d'homologation sont publiées dans les conditions et sous les sanctions prévues au code de procédure civile.

Lorsque l'un ou l'autre des époux a des enfants mineurs sous le régime de l'administration légale, le notaire peut saisir le juge des tutelles dans les conditions prévues au deuxième alinéa de l'article 387-3.

Le changement a effet entre les parties à la date de l'acte ou du jugement qui le prévoit et, à l'égard des tiers, trois mois après que mention en a été portée en marge de l'acte de mariage. Toutefois, en l'absence même de cette mention, le changement n'en est pas moins opposable aux tiers si, dans les actes passés avec eux, les époux ont déclaré avoir modifié leur régime matrimonial.

Lorsque l'un ou l'autre des époux fait l'objet d'une mesure de protection juridique dans les conditions prévues au titre XI du livre Ier, le changement ou la modification du régime matrimonial est soumis à l'autorisation préalable du juge des tutelles ou du conseil de famille s'il a été constitué.

Il est fait mention de la modification sur la minute du contrat de mariage modifié.

Les créanciers non opposants, s'il a été fait fraude à leurs droits, peuvent attaquer le changement de régime matrimonial dans les conditions de l'article 1341-2.

Les modalités d'application du présent article sont déterminées par décret en Conseil d'Etat.

Madde 1397 ila 1

Bir önceki maddenin hükümleri, boşanma davası sürmekte olan eşlerin mal rejimlerini tasfiye etmek amacıyla yaptıkları sözleşmelere uygulanmaz. 265-2 ve 1451 inci maddeler bu sözleşmelere uygulanır.

Özgün metin (Fransızca)

Les dispositions de l'article précédent ne sont pas applicables aux conventions qui sont passées par les époux en instance de divorce en vue de liquider leur régime matrimonial. Les articles 265-2 et 1451 sont applicables à ces conventions.

Madde 1397 ila 2

Eşler, 14 Mart 1978 tarihinde Lahey'de akdedilen Mal Rejimlerine Uygulanacak Hukuk Sözleşmesi uyarınca mal rejimlerine uygulanacak hukuku belirlediklerinde, 1397-3 ve 1397-4 üncü maddelerin hükümleri uygulanır.

Özgün metin (Fransızca)

Lorsque les époux désignent la loi applicable à leur régime matrimonial en vertu de la convention sur la loi applicable aux régimes matrimoniaux, faite à La Haye le 14 mars 1978, il est fait application des dispositions des articles 1397-3 et 1397-4.

Madde 1397 ila 3

Uygulanacak hukukun belirlenmesi evlilikten önce yapıldığında, müstakbel eşler nüfus memuruna bu belirlemeyi yaptıkları belgeyi veya bu belgeyi düzenlemeye yetkili kişi tarafından verilmiş bir belgeyi sunarlar. Bu belge, müstakbel eşlerin adlarını ve soyadlarını, ikamet ettikleri yeri, belirleme belgesinin tarihini ve bunu düzenleyen kişinin adını, soyadını, sıfatını ve ikametgâhını belirtir.

Uygulanacak hukukun belirlenmesi evlilik sırasında yapıldığında, eşler, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda öngörülen koşul ve şekillerde uygulanacak hukukun belirlenmesine ilişkin ilan işlemlerini yaptırırlar. Bir evlilik sözleşmesi akdetmişlerse, bu şekilde belirlenen uygulanacak hukuka ilişkin şerh, sözleşmenin aslına işlenir.

Evlilikten önce veya evlilik sırasında uygulanacak hukukun belirlenmesi vesilesiyle, eşler kendilerince seçilen mal rejiminin niteliğini de belirleyebilirler.

Özgün metin (Fransızca)

Lorsque la désignation de la loi applicable est faite avant le mariage, les futurs époux présentent à l'officier de l'état civil soit l'acte par lequel ils ont opéré cette désignation, soit un certificat délivré par la personne compétente pour établir cet acte. Le certificat énonce les noms et prénoms des futurs époux, le lieu où ils demeurent, la date de l'acte de désignation, ainsi que les nom, qualité et résidence de la personne qui l'a établi.

Lorsque la désignation de la loi applicable est faite au cours du mariage, les époux font procéder aux mesures de publicité relatives à la désignation de la loi applicable dans les conditions et formes prévues au code de procédure civile. S'ils ont passé un contrat de mariage, mention de la loi applicable ainsi désignée est portée sur la minute de celui-ci.

A l'occasion de la désignation de la loi applicable, avant le mariage ou au cours de celui-ci, les époux peuvent désigner la nature du régime matrimonial choisi par eux.

Madde 1397 ila 4

Uygulanacak hukukun belirlenmesi evlilik sırasında yapıldığında, bu belirleme taraflar arasında belirleme belgesinin düzenlenmesinden itibaren, üçüncü kişiler bakımından ise 1397-3 üncü maddede öngörülen ilan işlemlerinin tamamlanmasından üç ay sonra hüküm ifade eder. Bununla birlikte, bu işlemlerin yapılmamış olması hâlinde, eşlerin üçüncü kişilerle akdettikleri işlemlerde mal rejimlerine uygulanacak hukuku beyan etmiş olmaları koşuluyla, uygulanacak hukukun belirlenmesi üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilir.

Özgün metin (Fransızca)

Lorsque la désignation de la loi applicable est faite au cours du mariage, cette désignation prend effet entre les parties à compter de l'établissement de l'acte de désignation et, à l'égard des tiers, trois mois après que les formalités de publicité prévues à l'article 1397-3 auront été accomplies. Toutefois, en l'absence d'accomplissement de ces formalités, la désignation de la loi applicable est opposable aux tiers si, dans les actes passés avec eux, les époux ont déclaré la loi applicable à leur régime matrimonial.

Madde 1397 ila 5

Birliğin sonuçlarını düzenleyen yabancı bir hukukun uygulanması sonucunda mal rejiminde bir değişiklik meydana geldiğinde, eşler Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda öngörülen ilan işlemlerini yaptırırlar.

Özgün metin (Fransızca)

Lorsqu'un changement au régime matrimonial intervient par application d'une loi étrangère régissant les effets de l'union, les époux font procéder aux formalités de publicité prévues au code de procédure civile.

Madde 1397 ila 6

Mal rejimindeki değişiklik, taraflar arasında bunu öngören karar veya işlemin tarihinden itibaren, üçüncü kişiler bakımından ise 1397-5 inci maddede öngörülen ilan işlemlerinin tamamlanmasından üç ay sonra hüküm ifade eder. Bununla birlikte, bu işlemlerin yapılmamış olması hâlinde, eşlerin üçüncü kişilerle akdettikleri işlemlerde mal rejimlerini değiştirmiş olduklarını beyan etmiş olmaları koşuluyla, mal rejimindeki değişiklik üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilir.

Özgün metin (Fransızca)

Le changement de régime matrimonial prend effet entre les parties à dater de la décision ou de l'acte qui le prévoit et, à l'égard des tiers, trois mois après que les formalités de publicité prévues à l'article 1397-5 auront été accomplies. Toutefois, en l'absence d'accomplissement de ces formalités, le changement de régime matrimonial est opposable aux tiers si, dans les actes passés avec eux, les époux ont déclaré avoir modifié leur régime matrimonial.

Madde 1398

Evlenme ehliyetine sahip küçük, bu sözleşmenin kapsayabileceği tüm anlaşmalara rıza göstermeye ehildir ve bu sözleşmede yaptığı anlaşmalar ve bağışlamalar, evliliğin geçerliliği için rızası gerekli kişilerin sözleşmede kendisine yardımcı olması kaydıyla geçerlidir.

Evlilik sözleşmesi bu yardım olmaksızın akdedilmişse, hükümsüzlüğü, küçük tarafından veya rızası gerekli kişiler tarafından, ancak reşit olmayı takip eden yılın sona ermesine kadar talep edilebilir.

Özgün metin (Fransızca)

Le mineur capable de contracter mariage est capable de consentir toutes les conventions dont ce contrat est susceptible et les conventions et donations qu'il y a faites sont valables, pourvu qu'il ait été assisté, dans le contrat, des personnes dont le consentement est nécessaire pour la validité du mariage.

Si des conventions matrimoniales ont été passées sans cette assistance, l'annulation en pourra être demandée par le mineur ou par les personnes dont le consentement était requis, mais seulement jusqu'à l'expiration de l'année qui suivra la majorité accomplie.

Madde 1399

Vesayet veya kısıtlılık altındaki ergin, evlilik sözleşmesini vasisi veya kısıtlılık işlerine bakan kişi tarafından sözleşmede kendisine yardımcı olunmaksızın akdedemez.

Bu yardımın bulunmaması hâlinde, sözleşmelerin hükümsüzlüğü, evlilikten itibaren bir yıl içinde, korunan kişinin kendisi, rızası gerekli kişiler veya vasi ya da kısıtlılık işlerine bakan kişi tarafından talep edilebilir.

Bununla birlikte, koruma tedbirini yürüten kişi, korunan kişinin menfaatlerini gözetmek amacıyla, tek başına bir evlilik sözleşmesi akdetmeye yetkili kılınmak için hâkime başvurabilir.

Özgün metin (Fransızca)

Le majeur en tutelle ou en curatelle ne peut passer de conventions matrimoniales sans être assisté, dans le contrat, par son tuteur ou son curateur.

A défaut de cette assistance, l'annulation des conventions peut être poursuivie dans l'année du mariage, soit par la personne protégée elle-même, soit par ceux dont le consentement était requis, soit par le tuteur ou le curateur.

Toutefois, la personne en charge de la mesure de protection peut saisir le juge pour être autorisée à conclure seule une convention matrimoniale, en vue de préserver les intérêts de la personne protégée.

Madde 1399 ila 1

Kasten eşinin ölümüne sebebiyet vermiş veya vermeye teşebbüs etmiş yahut ölüm kastı olmaksızın eşine karşı kasten şiddet uygulayarak ölümüne sebebiyet vermiş olmaktan fail veya suç ortağı sıfatıyla mahkûm edilen eş, evlilik malî rejiminin tasfiyesi çerçevesinde, evlilik sözleşmesinin, malî rejimin sona ermesi veya eşlerden birinin ölümü anında hüküm ifade eden ve kendisine bir menfaat sağlayan hükümlerinden yararlanma hakkını kendiliğinden kaybeder.

Birinci fıkrada belirtilen mahrumiyet, aynı fıkrada belirtilen fiilleri işlemiş olan eşin ölümü nedeniyle kamu davasının açılamamış veya düşmüş olması hâlinde de uygulanır.

Özgün metin (Fransızca)

L'époux condamné, comme auteur ou complice, pour avoir volontairement donné ou tenté de donner la mort à son époux ou pour avoir volontairement commis des violences ayant entraîné la mort de son époux sans intention de la donner est, dans le cadre de la liquidation du régime matrimonial, déchu de plein droit du bénéfice des clauses de la convention matrimoniale qui prennent effet à la dissolution du régime matrimonial ou au décès de l'un des époux et qui lui confèrent un avantage.

La déchéance mentionnée au premier alinéa s'applique y compris lorsque, en raison du décès de l'époux qui a commis les actes mentionnés au même premier alinéa, l'action publique n'a pas pu être exercée ou s'est éteinte.

Madde 1399 ila 2

Evlilik malî rejiminin tasfiyesi çerçevesinde, evlilik sözleşmesinin, malî rejimin sona ermesi veya eşlerden birinin ölümü anında hüküm ifade eden ve kendisine bir menfaat sağlayan hükümlerinden yararlanma hakkından şu hâllerde mahrum bırakılabilir:

1° Eşine karşı işkence, barbarca fiiller, kasten şiddet, ırza geçme veya cinsel saldırı fiillerinden fail veya suç ortağı sıfatıyla mahkûm edilen eş;

2° Eşi aleyhine görülen bir ağır ceza yargılamasında yalan tanıklık yapmaktan mahkûm edilen eş;

3° Eşine karşı işlenen ve ölümle sonuçlanan bir cürüm veya kabahati, kendisi veya üçüncü kişiler için hiçbir tehlike söz konusu olmaksızın önleyebilecekken kasten önlemekten kaçınmış olan eş;

4° İsnat edilen fiiller bakımından ağır ceza öngörülmüş olan hâllerde, eşi hakkında iftira niteliğinde ihbarda bulunmaktan mahkûm edilen eş.

Özgün metin (Fransızca)

Dans le cadre de la liquidation du régime matrimonial, peut être déchu du bénéfice des clauses de la convention matrimoniale qui prennent effet à la dissolution du régime matrimonial ou au décès de l'un des époux et qui lui confèrent un avantage l'époux condamné :

1° Comme auteur ou complice de tortures, d'actes de barbarie, de violences volontaires, de viol ou d'agression sexuelle envers son époux ;

2° Pour témoignage mensonger porté contre son époux dans une procédure criminelle ;

3° Pour s'être volontairement abstenu d'empêcher un crime ou un délit contre l'intégrité corporelle de son époux d'où il est résulté la mort, alors qu'il pouvait le faire sans risque pour lui ou pour les tiers ;

4° Pour dénonciation calomnieuse contre son époux lorsque, pour les faits dénoncés, une peine criminelle était encourue.

Madde 1399 ila 3

1399-2. maddede öngörülen mahrumiyet, bir mirasçının, mahkûm edilen kişinin eşinin veya Cumhuriyet savcılığının talebi üzerine mahkeme tarafından hükmedilir. Talebin, mahkûmiyet veya suçluluk kararı malî rejimin sona ermesinden veya ölümden önce ise bu sona erme veya ölüm tarihinden itibaren altı ay içinde; karar bu tarihten sonra ise bu karar tarihinden itibaren altı ay içinde ileri sürülmesi gerekir.

Özgün metin (Fransızca)

La déchéance prévue à l'article 1399-2 est prononcée par le tribunal judiciaire à la demande d'un héritier, de l'époux de la personne condamnée ou du ministère public. La demande doit être formée dans un délai de six mois à compter de la dissolution du régime matrimonial ou du décès si la décision de condamnation ou de déclaration de culpabilité lui est antérieure, ou dans un délai de six mois à compter de cette décision si elle lui est postérieure.

Madde 1399 ila 4

Evlilik sözleşmesi hükümlerinden yararlanma hakkından mahrum bırakılan eş, kendisine bir menfaat sağlayan evlilik sözleşmesi hükümlerinin uygulanmasından doğan ve malî rejimin sona ermesinden bu yana yararlanmış olduğu bütün semere ve gelirleri iade etmekle yükümlüdür.

Özgün metin (Fransızca)

L'époux déchu du bénéfice des clauses de la convention matrimoniale est tenu de rendre tous les fruits et revenus résultant de l'application des clauses de la convention matrimoniale qui lui confèrent un avantage et dont il a eu la jouissance depuis la dissolution du régime matrimonial.

Madde 1399 ila 5

1399-1 ve 1399-2. maddelerde öngörülen hâllerde, evlilik sözleşmesinin bir hükmü, mahkûm edilen kişinin eşinin kişisel mallarının ortaklık mal rejimine katılmasını öngörüyorsa, ortaklık mal rejimi, katkıda bulunan eşe karşı denkleştirme borcu altına girer.

Özgün metin (Fransızca)

Dans les cas prévus aux articles 1399-1 et 1399-2, lorsqu'une clause de la convention matrimoniale prévoit l'apport à la communauté de biens propres de l'époux de la personne condamnée, la communauté doit récompense à l'époux apporteur.

Madde 1399 ila 6

Eşlerden birinin ölümü üzerine, Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanununda öngörülen şartlarla bir tereke defteri düzenlenebilir.

Özgün metin (Fransızca)

Un inventaire peut être établi au décès de l'un des époux, dans les conditions prévues par le code de procédure civile.

İkinci Bölüm : Mal Ortaklığı Rejimi HakkındaChapitre II : Du régime en communauté

Birinci Kısım: Yasal Mal Ortaklığı HakkındaPremière partie : De la communauté légale

Madde 1400

Sözleşme yokluğunda veya yalnızca edinilmiş mallara katılma rejimi altında evlenildiğine dair beyanla kurulan edinilmiş mallara katılma rejimi, aşağıdaki üç bölümde açıklanan kurallara tabidir.

Özgün metin (Fransızca)

La communauté, qui s'établit à défaut de contrat ou par la simple déclaration qu'on se marie sous le régime de la communauté, est soumise aux règles expliquées dans les trois sections qui suivent.

Birinci Bölüm: Mal Ortaklığının Aktif ve Pasifini Oluşturan Unsurlar HakkındaSection 1 : De ce qui compose la communauté activement et passivement

Birinci Paragraf : Mal ortaklığının aktifi hakkındaParagraphe 1 : De l'actif de la communauté

Madde 1401Karşılığı:TMK m. 218

Edinilmiş mallara katılma rejiminin aktifi, eşlerin evlilik süresince birlikte veya ayrı ayrı elde ettikleri ve gerek kişisel çalışmalarından gerek kişisel mallarının semere ve gelirlerinden yapılan tasarruflardan kaynaklanan edinimlerden oluşur.

Özgün metin (Fransızca)

La communauté se compose activement des acquêts faits par les époux ensemble ou séparément durant le mariage, et provenant tant de leur industrie personnelle que des économies faites sur les fruits et revenus de leurs biens propres.

Madde 1402

Kanunun bir hükmü uyarınca eşlerden birine ait olduğu ispatlanmadıkça, taşınır veya taşınmaz her mal, edinilmiş mal (iktisap malı) sayılır. Malın kendiliğinden kaynağına dair bir kanıt veya işaret taşımayan cinsten olması hâlinde, eşin kişisel mülkiyeti, itiraz edilirse yazılı belge ile ispat edilmelidir. Envanter veya önceden düzenlenmiş başka bir delilin bulunmaması hâlinde, hâkim özellikle aile senetlerini, defterleri ve ev evraklarını, bankaca düzenlenmiş belgeleri ve faturaları da dikkate alarak yazılı belgeleri değerlendirebilir. Hâkim, bir eşin yazılı belge edinmesinin maddeten veya manen imkânsız olduğunu tespit ederse, tanık ifadesi veya karineyle ispatı dahi kabul edebilir.

Özgün metin (Fransızca)

Tout bien, meuble ou immeuble, est réputé acquêt de communauté si l'on ne prouve qu'il est propre à l'un des époux par application d'une disposition de la loi. Si le bien est de ceux qui ne portent pas en eux-mêmes preuve ou marque de leur origine, la propriété personnelle de l'époux, si elle est contestée, devra être établie par écrit. A défaut d'inventaire ou autre preuve préconstituée, le juge pourra prendre en considération tous écrits, notamment titres de famille, registres et papiers domestiques, ainsi que documents de banque et factures. Il pourra même admettre la preuve par témoignage ou présomption, s'il constate qu'un époux a été dans l'impossibilité matérielle ou morale de se procurer un écrit.

Madde 1403

Her eş, kendi mallarının tam mülkiyetini muhafaza eder.

Edinilmiş mallar topluluğu, ancak elde edilip tüketilmemiş semerelere hak kazanır. Ancak edinilmiş mallar topluluğunun sona ermesinde, eşin elde etmeyi ihmal ettiği veya hileli biçimde tükettiği semereler için, son beş yılı aşmamak kaydıyla, tazminat ödenmesi gerekebilir.

Özgün metin (Fransızca)

Chaque époux conserve la pleine propriété de ses propres.

La communauté n'a droit qu'aux fruits perçus et non consommés. Mais récompense pourra lui être due, à la dissolution de la communauté, pour les fruits que l'époux a négligé de percevoir ou a consommés frauduleusement, sans qu'aucune recherche, toutefois, soit recevable au-delà des cinq dernières années.

Madde 1404

Evlilik süresince edinilmiş olsalar dahi, eşlerden birinin kişisel kullanımına ait giysi ve iç çamaşırları, bedensel veya manevi bir zararın giderilmesine ilişkin davalar, devredilemeyen alacaklar ve maaşlar ve daha genel olarak kişisel nitelik taşıyan tüm mallar ile münhasıran kişiye bağlı tüm haklar, nitelikleri itibarıyla kişisel mal sayılır. Eşlerden birinin mesleğinin icrası için gerekli çalışma araçları da, edinilmiş mallar topluluğuna dahil bir ticari işletmenin veya işletmenin eklentisi olmadıkça, gerektiğinde tazminat ödenmek kaydıyla, nitelikleri itibarıyla kişisel mal sayılır.

Özgün metin (Fransızca)

Forment des propres par leur nature, quand même ils auraient été acquis pendant le mariage, les vêtements et linges à l'usage personnel de l'un des époux, les actions en réparation d'un dommage corporel ou moral, les créances et pensions incessibles, et, plus généralement, tous les biens qui ont un caractère personnel et tous les droits exclusivement attachés à la personne. Forment aussi des propres par leur nature, mais sauf récompense s'il y a lieu, les instruments de travail nécessaires à la profession de l'un des époux, à moins qu'ils ne soient l'accessoire d'un fonds de commerce ou d'une exploitation faisant partie de la communauté.

Madde 1405

Eşlerin evliliğin akdi tarihinde mülkiyetinde veya zilyetliğinde bulunan mallar ile evlilik süresince miras, bağışlama veya vasiyet yoluyla edindikleri mallar kişisel mal olarak kalır. Bağışlama, konusu olan malların edinilmiş mallar topluluğuna ait olacağını şart koşabilir. Bağışlama iki eşe birlikte yapıldığında, aksine şart bulunmadıkça mallar edinilmiş mallar topluluğuna dahil olur. Baba, ana veya diğer bir üst soy tarafından eşlerden birine, ya ona borçlu olduğu şeyi ödemek amacıyla ya da bağışlayanın üçüncü kişilere olan borçlarını ödeme yükü altında terk edilen veya devredilen mallar, gerektiğinde tazminat ödenmek kaydıyla, kişisel mal olarak kalır.

Özgün metin (Fransızca)

Restent propres les biens dont les époux avaient la propriété ou la possession au jour de la célébration du mariage, ou qu'ils acquièrent, pendant le mariage, par succession, donation ou legs. La libéralité peut stipuler que les biens qui en font l'objet appartiendront à la communauté. Les biens tombent en communauté, sauf stipulation contraire, quand la libéralité est faite aux deux époux conjointement. Les biens abandonnés ou cédés par père, mère ou autre ascendant à l'un des époux, soit pour le remplir de ce qu'il lui doit, soit à la charge de payer les dettes du donateur à des étrangers, restent propres, sauf récompense.

Madde 1406

Kişisel bir malın eklentisi olarak edinilen mallar ile kişisel menkul kıymetlere bağlanan yeni değerler ve diğer artışlar, gerektiğinde tazminat ödenmek kaydıyla, kişisel mal sayılır. Aynel halefiyet etkisiyle, kişisel malların yerine geçen alacaklar ve tazminatlar ile 1434 ve 1435. maddelere uygun olarak kullanılan veya yeniden kullanılan bedelle edinilen mallar da kişisel mal sayılır.

Özgün metin (Fransızca)

Forment des propres, sauf récompense s'il y a lieu, les biens acquis à titre d'accessoires d'un bien propre ainsi que les valeurs nouvelles et autres accroissements se rattachant à des valeurs mobilières propres. Forment aussi des propres, par l'effet de la subrogation réelle, les créances et indemnités qui remplacent des propres, ainsi que les biens acquis en emploi ou remploi, conformément aux articles 1434 et 1435.

Madde 1407

Eşlerden birine kişisel olarak ait bir malın takası yoluyla edinilen mal, denkleştirme bedeli varsa edinilmiş mallar topluluğuna veya topluluk tarafından ödenmesi gereken tazminat saklı kalmak kaydıyla, kendisi de kişisel mal sayılır. Bununla birlikte, edinilmiş mallar topluluğunun ödediği denkleştirme bedeli, devredilen malın değerinden fazla ise, takas yoluyla edinilen mal, devredene ödenecek tazminat saklı kalmak kaydıyla, ortak mal varlığına dahil olur.

Özgün metin (Fransızca)

Le bien acquis en échange d'un bien qui appartenait en propre à l'un des époux est lui-même propre, sauf la récompense due à la communauté ou par elle, s'il y a soulte. Toutefois, si la soulte mise à la charge de la communauté est supérieure à la valeur du bien cédé, le bien acquis en échange tombe dans la masse commune, sauf récompense au profit du cédant.

Madde 1408

Eşlerden birinin paylı mülkiyet hâlinde malik olduğu bir malın payının, ortaklığın giderilmesi yoluyla veya başka şekilde edinilmesi, edinilmiş mallar topluluğunun sağlamış olabileceği miktar için tazminat hakkı saklı kalmak kaydıyla, bir edinilmiş mal oluşturmaz.

Özgün metin (Fransızca)

L'acquisition faite, à titre de licitation ou autrement, de portion d'un bien dont l'un des époux était propriétaire par indivis, ne forme point un acquêt, sauf la récompense due à la communauté pour la somme qu'elle a pu fournir.

İkinci Paragraf: Mal ortaklığının pasifi hakkındaParagraphe 2 : Du passif de la communauté

Madde 1409

Edinilmiş mallar topluluğu, edilgen olarak şunlardan oluşur: -kesin olarak, eşlerin borçlu olduğu nafakalar ile 220. maddeye uygun olarak ev idaresinin ve çocukların eğitiminin giderleri için akdettikleri borçlardan; -duruma göre kesin olarak veya tazminat saklı kalmak kaydıyla, edinilmiş mallar topluluğu süresince doğan diğer borçlardan.

Özgün metin (Fransızca)

La communauté se compose passivement : -à titre définitif, des aliments dus par les époux et des dettes contractées par eux pour l'entretien du ménage et l'éducation des enfants, conformément à l'article 220 ; -à titre définitif ou sauf récompense, selon les cas, des autres dettes nées pendant la communauté.

Madde 1410

Eşlerin evlenmenin akdi tarihinde yükümlü bulundukları borçlar veya evlilik süresince kendilerine intikal eden mirasların ve karşılıksız kazandırmaların yüklü bulunduğu borçlar, gerek anaparaları gerek faizleri ve gelirleri bakımından, eşlerin kişisel borcu olarak kalır.

Özgün metin (Fransızca)

Les dettes dont les époux étaient tenus au jour de la célébration de leur mariage, ou dont se trouvent grevées les successions et libéralités qui leur échoient durant le mariage, leur demeurent personnelles, tant en capitaux qu'en arrérages ou intérêts.

Madde 1411

Bir önceki maddede öngörülen halde, eşlerden birinin veya diğerinin alacaklıları, alacaklarının ödenmesini ancak borçlu eşin kişisel malları ve gelirleri üzerinden takip edebilirler. Bununla birlikte, evlenme tarihinde borçlu eşe ait olan veya ona miras ya da karşılıksız kazandırma yoluyla intikal eden taşınır mallar ortak mal varlığına karışmış ve 1402. madde hükümlerine göre artık ayırt edilemez hale gelmişse, alacaklılar ortak malları da haczedebilirler.

Özgün metin (Fransızca)

Les créanciers de l'un ou de l'autre époux, dans le cas de l'article précédent, ne peuvent poursuivre leur paiement que sur les biens propres et les revenus de leur débiteur. Ils peuvent, néanmoins, saisir aussi les biens de la communauté quand le mobilier qui appartient à leur débiteur au jour du mariage ou qui lui est échu par succession ou libéralité a été confondu dans le patrimoine commun et ne peut plus être identifié selon les règles de l'article 1402.

Madde 1412

Eşlerden birinin kişisel borcunu ödemiş olan ortaklık malına, ödediği bu tutar için karşılık alacağı doğar.

Özgün metin (Fransızca)

Récompense est due à la communauté qui a acquitté la dette personnelle d'un époux.

Madde 1413

Her bir eşin, evlilik birliği ortaklığı süresince, herhangi bir sebeple yükümlü olduğu borçların ödenmesi, her zaman ortak mallar üzerinden takip edilebilir; meğerki borçlu eş tarafından hile yapılmış ve alacaklı kötüniyetli olmuş olsun; bu durumda, varsa ortaklığa ödenmesi gereken karşılık alacağı saklı kalır.

Özgün metin (Fransızca)

Le paiement des dettes dont chaque époux est tenu, pour quelque cause que ce soit, pendant la communauté, peut toujours être poursuivi sur les biens communs, à moins qu'il n'y ait eu fraude de l'époux débiteur et mauvaise foi du créancier, sauf la récompense due à la communauté s'il y a lieu.

Madde 1414

Bir eşin ücret ve maaşları, diğer eşin alacaklıları tarafından ancak borç, 220. maddeye uygun olarak evin geçimi veya çocukların eğitimi için doğmuşsa haczedilebilir. Ücret ve maaşların bir cari hesaba veya mevduat hesabına yatırılması halinde, bunlar ancak kararnameyle belirlenen koşullarda haczedilebilir.

Özgün metin (Fransızca)

Les gains et salaires d'un époux ne peuvent être saisis par les créanciers de son conjoint que si l'obligation a été contractée pour l'entretien du ménage ou l'éducation des enfants, conformément à l'article 220. Lorsque les gains et salaires sont versés à un compte courant ou de dépôt, ceux-ci ne peuvent être saisis que dans les conditions définies par décret.

Madde 1415

Her bir eş, kefalet veya ödünç alma yoluyla ancak kendi kişisel mallarını ve gelirlerini borç altına sokabilir; meğerki bunlar diğer eşin açık rızasıyla akdedilmiş olsun, bu takdirde dahi diğer eş kendi kişisel mallarını borç altına sokmuş olmaz.

Özgün metin (Fransızca)

Chacun des époux ne peut engager que ses biens propres et ses revenus, par un cautionnement ou un emprunt, à moins que ceux-ci n'aient été contractés avec le consentement exprès de l'autre conjoint qui, dans ce cas, n'engage pas ses biens propres.

Madde 1416

Yukarıdaki maddeler uyarınca kendisine karşı takip yapılabilecek bir borcu ödemiş olan ortaklık malı, bu yükümlülük eşlerden birinin kişisel menfaati için, örneğin bir kişisel malın edinilmesi, korunması veya iyileştirilmesi amacıyla akdedilmiş olduğu her durumda, karşılık alacağına sahip olur.

Özgün metin (Fransızca)

La communauté qui a acquitté une dette pour laquelle elle pouvait être poursuivie en vertu des articles précédents a droit néanmoins à récompense, toutes les fois que cet engagement avait été contracté dans l'intérêt personnel de l'un des époux, ainsi pour l'acquisition, la conservation ou l'amélioration d'un bien propre.

Madde 1417

Ortaklık malı, eşlerden birinin işlediği suçlar nedeniyle uğradığı para cezalarını veya işlediği hukuka aykırı fiiller ya da kusura dayanan haksız fiiller nedeniyle mahkûm edildiği tazminatları ve yargılama giderlerini ödemiş olduğunda, varsa kendisinin elde ettiği yarar düşüldükten sonra, karşılık alacağına sahip olur. Ortaklık malının ödediği borç, eşlerden biri tarafından evliliğin kendisine yüklediği ödevlere aykırı biçimde akdedilmiş ise, aynı şekilde karşılık alacağı doğar.

Özgün metin (Fransızca)

La communauté a droit à récompense, déduction faite, le cas échéant, du profit retiré par elle, quand elle a payé les amendes encourues par un époux, en raison d'infractions pénales, ou les réparations et dépens auxquels il avait été condamné pour des délits ou quasi-délits civils. Elle a pareillement droit à récompense si la dette qu'elle a acquittée avait été contractée par l'un des époux au mépris des devoirs que lui imposait le mariage.

Madde 1418

Bir borç, eşlerden yalnızca birinin kişiliğinde edinilmiş bir borç olarak mal ortaklığına dahil olduğunda, diğer eşin kişisel mallarından takip edilemez. Müteselsil sorumluluk bulunması hâlinde, borcun her iki eşin kişiliğinde de mal ortaklığına girmiş sayılacağı kabul edilir.

Özgün metin (Fransızca)

Lorsqu'une dette est entrée en communauté du chef d'un seul des époux, elle ne peut être poursuivie sur les biens propres de l'autre. S'il y a solidarité, la dette est réputée entrer en communauté du chef des deux époux.

İkinci Bölüm: Ortaklık mallarının ve kişisel malların yönetimi.Section 2 : De l'administration de la communauté et des biens propres.

Madde 1421

Eşlerden her biri, ortak malları tek başına yönetmek ve bunlar üzerinde tasarrufta bulunmak yetkisine sahiptir; şu kadar ki yönetiminde işlediği kusurlardan sorumludur. Bir eş tarafından hileye başvurulmaksızın yapılan işlemler diğer eşe karşı ileri sürülebilir. Ayrı bir meslek icra eden eş, bu mesleğin gerektirdiği yönetim ve tasarruf işlemlerini yapmak yetkisine tek başına sahiptir. Bütün bunlar 1422 ilâ 1425 inci maddeler saklı kalmak kaydıyladır.

Özgün metin (Fransızca)

Chacun des époux a le pouvoir d'administrer seul les biens communs et d'en disposer, sauf à répondre des fautes qu'il aurait commises dans sa gestion. Les actes accomplis sans fraude par un conjoint sont opposables à l'autre. L'époux qui exerce une profession séparée a seul le pouvoir d'accomplir les actes d'administration et de disposition nécessaires à celle-ci. Le tout sous réserve des articles 1422 à 1425.

Madde 1422

Eşler, birbirlerinin rızası olmaksızın, ortaklık mallarını sağlararası işlemlerle karşılıksız olarak elden çıkaramazlar. Yine, birbirlerinin rızası olmaksızın, bu mallardan birini bir üçüncü kişinin borcuna teminat olarak tahsis edemezler.

Özgün metin (Fransızca)

Les époux ne peuvent, l'un sans l'autre, disposer entre vifs, à titre gratuit, des biens de la communauté. Ils ne peuvent non plus, l'un sans l'autre, affecter l'un de ces biens à la garantie de la dette d'un tiers.

Madde 1423

Bir eş tarafından yapılan vasiyet, onun ortaklıktaki payını aşamaz. Bir eş, ortaklığa ait bir malı vasiyet etmiş ise, vasiyet alacaklısı bu malı ancak paylaşma sonucunda söz konusu mal, vasiyet eden eşin mirasçılarının payına düşerse aynen isteyebilir; mal, bu mirasçıların payına düşmezse, vasiyet alacaklısı, vasiyet edilen malın tüm değerine ilişkin denkleştirmeyi, vasiyet eden eşin ortaklıktaki payından ve bu eşin kişisel mallarından talep eder.

Özgün metin (Fransızca)

Le legs fait par un époux ne peut excéder sa part dans la communauté. Si un époux a légué un effet de la communauté, le légataire ne peut le réclamer en nature qu'autant que l'effet, par l'événement du partage, tombe dans le lot des héritiers du testateur ; si l'effet ne tombe point dans le lot de ces héritiers, le légataire a la récompense de la valeur totale de l'effet légué, sur la part, dans la communauté, des héritiers de l'époux testateur et sur les biens personnels de ce dernier.

Madde 1424

Eşler, birbirlerinin rızası olmaksızın, ortaklığa dahil taşınmazları, ticari işletmeleri ve işletmeleri devredemez veya bunlar üzerinde ayni haklar tesis edemezler; aynı şekilde devri tesciline tabi olan pay senedi niteliğinde olmayan ortaklık haklarını ve maddi taşınırları da devredemezler. Eşler, birbirlerinin rızası olmaksızın, bu tür işlemlerden doğan sermayeleri de tahsil edemezler.

Aynı şekilde, eşler, birbirlerinin rızası olmaksızın, ortaklığa ait bir malı bir fiduciaire (güvene dayalı yönetim) malvarlığına aktaramazlar.

Özgün metin (Fransızca)

Les époux ne peuvent, l'un sans l'autre, aliéner ou grever de droits réels les immeubles, fonds de commerce et exploitations dépendant de la communauté, non plus que les droits sociaux non négociables et les meubles corporels dont l'aliénation est soumise à publicité. Ils ne peuvent, sans leur conjoint, percevoir les capitaux provenant de telles opérations.

De même, ils ne peuvent, l'un sans l'autre, transférer un bien de la communauté dans un patrimoine fiduciaire.

Madde 1425

Eşler, birbirlerinin rızası olmaksızın, ortaklığa ait tarımsal bir işletmeyi veya ticari, sınai ya da esnaf faaliyetine tahsis edilmiş bir taşınmazı kiraya veremezler. Ortak mallara ilişkin diğer kira sözleşmeleri eşlerden biri tarafından tek başına yapılabilir ve intifa hakkı sahibi tarafından yapılan kira sözleşmelerine ilişkin kurallara tabi olur.

Özgün metin (Fransızca)

Les époux ne peuvent, l'un sans l'autre, donner à bail un fonds rural ou un immeuble à usage commercial, industriel ou artisanal dépendant de la communauté. Les autres baux sur les biens communs peuvent être passés par un seul conjoint et sont soumis aux règles prévues pour les baux passés par l'usufruitier.

Madde 1426

Eşlerden biri, sürekli bir biçimde iradesini açıklayamayacak durumda bulunursa veya ortaklığa ilişkin yönetimi yetersizliğini ya da hile içerdiğini ortaya koyarsa, diğer eş, mahkemeden, onun yetkilerinin kullanılmasında kendisinin yerine geçirilmesini talep edebilir. Bu talep hakkında 1445 ilâ 1447 nci madde hükümleri uygulanır. Mahkeme kararıyla bu şekilde yetkilendirilen eş, yerine geçtiği eşin sahip olacağı yetkilerin aynısına sahip olur; yer değiştirme olmasaydı diğer eşin rızasının gerekeceği işlemleri mahkeme izniyle yapar. Yetkilerinden yoksun bırakılan eş, daha sonra, yetkilerin diğer eşe geçirilmesini haklı kılan sebebin artık bulunmadığını ispat ederek, mahkemeden bunların kendisine iadesini isteyebilir.

Özgün metin (Fransızca)

Si l'un des époux se trouve, d'une manière durable, hors d'état de manifester sa volonté, ou si sa gestion de la communauté atteste l'inaptitude ou la fraude, l'autre conjoint peut demander en justice à lui être substitué dans l'exercice de ses pouvoirs. Les dispositions des articles 1445 à 1447 sont applicables à cette demande. Le conjoint, ainsi habilité par justice, a les mêmes pouvoirs qu'aurait eus l'époux qu'il remplace ; il passe avec l'autorisation de justice les actes pour lesquels son consentement aurait été requis s'il n'y avait pas eu substitution. L'époux privé de ses pouvoirs pourra, par la suite, en demander au tribunal la restitution, en établissant que leur transfert à l'autre conjoint n'est plus justifié.

Madde 1427

Eşlerden biri, ortak mallar üzerindeki yetkilerini aşmışsa, diğer eş, işlemi onaylamamış olması kaydıyla, işlemin hükümsüzlüğünü talep edebilir. Hükümsüzlük davası, eşe, işlemi öğrendiği günden itibaren iki yıl içinde açık olup, hiçbir hâlde ortaklığın sona ermesinden itibaren iki yıldan daha uzun bir süre içinde açılamaz.

Özgün metin (Fransızca)

Si l'un des époux a outrepassé ses pouvoirs sur les biens communs, l'autre, à moins qu'il n'ait ratifié l'acte, peut en demander l'annulation. L'action en nullité est ouverte au conjoint pendant deux années à partir du jour où il a eu connaissance de l'acte, sans pouvoir jamais être intentée plus de deux ans après la dissolution de la communauté.

Madde 1428Karşılığı:TMK m. 267

Eşlerden her biri, kendi kişisel mallarının yönetimine ve intifaına sahiptir ve bunları serbestçe tasarruf edebilir.

Özgün metin (Fransızca)

Chaque époux a l'administration et la jouissance de ses propres et peut en disposer librement.

Madde 1429

Eşlerden biri, sürekli bir biçimde iradesini açıklayamayacak durumda bulunursa veya kişisel mallarını çürümeye terk etmek ya da bunlardan elde ettiği gelirleri savurganlıkla harcamak veya bu gelirlere hıyanet etmek suretiyle aile menfaatlerini tehlikeye düşürürse, eşinin talebi üzerine, önceki maddeyle kendisine tanınan yönetim ve intifa haklarından yoksun bırakılabilir. 1445 ila 1447 nci madde hükümleri bu talep hakkında uygulanır. Bir yargısal yönetici atanması gerekli görünmedikçe, hüküm, talepte bulunan eşe, yoksun bırakılan eşin kişisel mallarını yönetme ve bunların semerelerini toplama yetkisini verir; bu semereler eş tarafından evlilik giderlerine tahsis edilmeli ve fazlası edinilmiş mallara ortaklık lehine kullanılmalıdır. Talep tarihinden itibaren, yoksun bırakılan eş, mallarının yalnızca çıplak mülkiyeti üzerinde tek başına tasarrufta bulunabilir. Yoksun bırakılmayı haklı kılan sebeplerin artık mevcut olmadığını ispat ederse, sonradan haklarına yeniden kavuşmak için mahkemeye başvurabilir.

Özgün metin (Fransızca)

Si l'un des époux se trouve, d'une manière durable, hors d'état de manifester sa volonté, ou s'il met en péril les intérêts de la famille, soit en laissant dépérir ses propres, soit en dissipant ou détournant les revenus qu'il en retire, il peut, à la demande de son conjoint, être dessaisi des droits d'administration et de jouissance qui lui sont reconnus par l'article précédent. Les dispositions des articles 1445 à 1447 sont applicables à cette demande. A moins que la nomination d'un administrateur judiciaire n'apparaisse nécessaire, le jugement confère au conjoint demandeur le pouvoir d'administrer les propres de l'époux dessaisi, ainsi que d'en percevoir les fruits, qui devront être appliqués par lui aux charges du mariage et l'excédent employé au profit de la communauté. A compter de la demande, l'époux dessaisi ne peut disposer seul que de la nue-propriété de ses biens. Il pourra, par la suite, demander en justice à rentrer dans ses droits, s'il établit que les causes qui avaient justifié le dessaisissement n'existent plus.

Madde 1431

Evlilik sırasında eşlerden biri kişisel mallarının yönetimini diğerine bırakırsa, vekâlete ilişkin kurallar uygulanır. Bununla birlikte, vekâlet, kendisini açıkça bu yönde yükümlü kılmadıkça, vekil eş semereler hakkında hesap verme yükümlülüğünden muaftır.

Özgün metin (Fransızca)

Si, pendant le mariage, l'un des époux confie à l'autre l'administration de ses propres, les règles du mandat sont applicables. L'époux mandataire est, toutefois, dispensé de rendre compte des fruits, lorsque la procuration ne l'y oblige pas expressément.

Madde 1432

Eşlerden biri, diğerinin bilgisi dahilinde, ancak buna karşı bir itiraz olmaksızın, diğerinin kişisel mallarının yönetimini eline alırsa, yönetim ve intifa işlemlerini kapsayan, ancak tasarruf işlemlerini kapsamayan zımni bir vekâlet almış sayılır. Bu eş, yönetiminden dolayı diğerine karşı bir vekil gibi sorumludur. Bununla birlikte, yalnızca mevcut semerelerden hesap vermekle yükümlüdür; toplamayı ihmal ettiği veya hileli biçimde tükettiği semereler bakımından ise ancak son beş yıl sınırı içinde takip edilebilir. Eşlerden birinin, diğerinin kişisel mallarının yönetimine, tespit edilmiş bir itiraza rağmen müdahale etmiş olması hâlinde, bu eş, müdahalesinin tüm sonuçlarından sorumludur ve topladığı, toplamayı ihmal ettiği veya hileli biçimde tükettiği tüm semerelerden sınırsız olarak hesap vermekle yükümlüdür.

Özgün metin (Fransızca)

Quand l'un des époux prend en mains la gestion des biens propres de l'autre, au su de celui-ci, et néanmoins sans opposition de sa part, il est censé avoir reçu un mandat tacite, couvrant les actes d'administration et de jouissance, mais non les actes de disposition. Cet époux répond de sa gestion envers l'autre comme un mandataire. Il n'est, cependant, comptable que des fruits existants ; pour ceux qu'il aurait négligé de percevoir ou consommés frauduleusement, il ne peut être recherché que dans la limite des cinq dernières années. Si c'est au mépris d'une opposition constatée que l'un des époux s'est immiscé dans la gestion des propres de l'autre, il est responsable de toutes les suites de son immixtion et comptable sans limitation de tous les fruits qu'il a perçus, négligé de percevoir ou consommés frauduleusement.

Madde 1433

Edinilmiş mallara ortaklık, kişisel mallardan yarar sağladığı her durumda, malik olan eşe denkleştirme borçludur. Özellikle, ortaklığın, herhangi bir yerine koyma veya yeniden yerine koyma işlemi yapılmaksızın, kişisel paraları veya bir kişisel malın satışından elde edilen paraları tahsil etmiş olması hâlinde durum böyledir. Bir uyuşmazlık çıkması hâlinde, ortaklığın kişisel mallardan yarar sağladığının ispatı, tanık beyanları ve karineler de dâhil olmak üzere her türlü delille yapılabilir.

Özgün metin (Fransızca)

La communauté doit récompense à l'époux propriétaire toutes les fois qu'elle a tiré profit de biens propres. Il en est ainsi, notamment, quand elle a encaissé des deniers propres ou provenant de la vente d'un propre, sans qu'il en ait été fait emploi ou remploi. Si une contestation est élevée, la preuve que la communauté a tiré profit de biens propres peut être administrée par tous les moyens, même par témoignages et présomptions.

Madde 1434

Bir edinme sırasında, bir eş, edinmenin kişisel paralarla veya bir kişisel malın devrinden elde edilen paralarla yapıldığını ve bunun kendisi için yerine koyma veya yeniden yerine koyma yerine geçmek üzere yapıldığını beyan etmişse, yerine koyma veya yeniden yerine koyma o eş bakımından yapılmış sayılır. İşlemde bu beyanın bulunmaması hâlinde, yerine koyma veya yeniden yerine koyma ancak eşlerin anlaşmasıyla gerçekleşir ve yalnızca aralarındaki karşılıklı ilişkilerde sonuç doğurur.

Özgün metin (Fransızca)

L'emploi ou le remploi est censé fait à l'égard d'un époux toutes les fois que, lors d'une acquisition, il a déclaré qu'elle était faite de deniers propres ou provenus de l'aliénation d'un propre, et pour lui tenir lieu d'emploi ou de remploi. A défaut de cette déclaration dans l'acte, l'emploi ou le remploi n'a lieu que par l'accord des époux, et il ne produit ses effets que dans leurs rapports réciproques.

Madde 1435

Yerine koyma veya yeniden yerine koyma önceden yapılmışsa, kişisel malvarlığından beklenen meblağların işlem tarihinden itibaren beş yıl içinde edinilmiş mallara ortaklığa ödenmesi koşuluyla, edinilen mal kişisel maldır.

Özgün metin (Fransızca)

Si l'emploi ou le remploi est fait par anticipation, le bien acquis est propre, sous la condition que les sommes attendues du patrimoine propre soient payées à la communauté dans les cinq ans de la date de l'acte.

Madde 1436

Edinmenin bedeli ve masrafları yerine koyma veya yeniden yerine koyma için ayrılan meblağı aştığında, edinilmiş mallara ortaklığın aşan kısım için denkleştirme hakkı vardır. Bununla birlikte, ortaklığın katkısı edinen eşin katkısından fazla ise, edinilen mal, eşe ödenecek denkleştirme saklı kalmak kaydıyla, edinilmiş mallara ortaklığa dahil olur.

Özgün metin (Fransızca)

Quand le prix et les frais de l'acquisition excèdent la somme dont il a été fait emploi ou remploi, la communauté a droit à récompense pour l'excédent. Si, toutefois, la contribution de la communauté est supérieure à celle de l'époux acquéreur, le bien acquis tombe en communauté, sauf la récompense due à l'époux.

Madde 1437

Eşlerden birine ait kişisel borç veya yükümlülüklerin, örneğin kendisine ait bir malın bedelinin veya bedelinin bir kısmının ya da bir taşınmaz mükellefiyetinin geri satın alınması gibi, ödenmesi için ya da kişisel mallarının tahsili, korunması veya iyileştirilmesi için ortak maldan bir miktar alındığı her durumda ve genel olarak eşlerden birinin ortak maldan kişisel bir yarar sağladığı her durumda, bu eş bundan dolayı denkleştirme borçlusudur.

Özgün metin (Fransızca)

Toutes les fois qu'il est pris sur la communauté une somme, soit pour acquitter les dettes ou charges personnelles à l'un des époux, telles que le prix ou partie du prix d'un bien à lui propre ou le rachat des services fonciers, soit pour le recouvrement, la conservation ou l'amélioration de ses biens personnels, et généralement toutes les fois que l'un des deux époux a tiré un profit personnel des biens de la communauté, il en doit la récompense.

Madde 1438

Ana ve baba, müşterek çocuğu, katkı paylarını belirtmeksizin birlikte çeyizlendirmişlerse, çeyiz ister ortak maldan ister eşlerden birine ait kişisel maldan sağlanmış veya vaad edilmiş olsun, her birinin yarı yarıya çeyizlendirdiği kabul olunur. İkinci durumda, kişisel malı çeyiz olarak tahsis edilen eş, diğer eşin malları üzerinde, çeyizlendirme zamanındaki değeri esas alınarak, söz konusu çeyizin yarısı için tazminat davası açma hakkına sahiptir.

Özgün metin (Fransızca)

Si le père et la mère ont doté conjointement l'enfant commun sans exprimer la portion pour laquelle ils entendaient y contribuer, ils sont censés avoir doté chacun pour moitié, soit que la dot ait été fournie ou promise en biens de la communauté, soit qu'elle l'ait été en biens personnels à l'un des deux époux. Au second cas, l'époux dont le bien personnel a été constitué en dot, a, sur les biens de l'autre, une action en indemnité pour la moitié de ladite dot, eu égard à la valeur du bien donné au temps de la dotation.

Madde 1439

Müşterek çocuğa ortak maldan yapılan çeyiz tahsisi ortak malın yükümlülüğüdür. Bu yükümlülük, eşlerden biri çeyizi tahsis ederken tamamını veya yarıdan fazla bir payını üstleneceğini açıkça beyan etmedikçe, ortaklığın sona ermesinde her eş tarafından yarı yarıya karşılanır.

Özgün metin (Fransızca)

La dot constituée à l'enfant commun, en biens de la communauté, est à la charge de celle-ci. Elle doit être supportée pour moitié par chaque époux, à la dissolution de la communauté, à moins que l'un d'eux, en la constituant, n'ait déclaré expressément qu'il s'en chargerait pour le tout ou pour une part supérieure à la moitié.

Madde 1440

Çeyizin garantisi, onu tahsis eden herkes tarafından borçludur; aksine bir kararlaştırma olmadıkça, ödeme için vade tanınmış olsa dahi, faizler evlenme gününden itibaren işlemeye başlar.

Özgün metin (Fransızca)

La garantie de la dot est due par toute personne qui l'a constituée ; et ses intérêts courent du jour du mariage, encore qu'il y ait terme pour le paiement, s'il n'y a stipulation contraire.

Üçüncü Bölüm : Mal ortaklığının sona ermesiSection 3 : De la dissolution de la communauté

Birinci Paragraf : Sona erme sebepleri ve mal ayrılığı hakkındaParagraphe 1 : Des causes de dissolution et de la séparation de biens.

Madde 1441

Ortak mallık şu hallerde sona erer: 1° eşlerden birinin ölümüyle; 2° gaipliğin ilanıyla; 3° boşanmayla; 4° ayrılıkla; 5° mal ayrılığıyla; 6° mal rejiminin değiştirilmesiyle.

Özgün metin (Fransızca)

La communauté se dissout : 1° par la mort de l'un des époux ; 2° par l'absence déclarée ; 3° par le divorce ; 4° par la séparation de corps ; 5° par la séparation de biens ; 6° par le changement du régime matrimonial.

Madde 1442

Aksine her türlü sözleşmeye rağmen ortak malın devam ettirilmesi söz konusu olamaz. Eşlerden her biri, gerektiğinde, karşılıklı ilişkilerinde, sona ermenin sonucunun, birlikte yaşamayı ve iş birliğini bıraktıkları tarihe ertelenmesini talep edebilir.

Özgün metin (Fransızca)

Il ne peut y avoir lieu à la continuation de la communauté, malgré toutes conventions contraires. Les époux peuvent, l'un ou l'autre, demander, s'il y a lieu, que, dans leurs rapports mutuels, l'effet de la dissolution soit reporté à la date où ils ont cessé de cohabiter et de collaborer.

Madde 1443

Eşlerden birinin işlerinin düzensizliği, kötü yönetimi veya yaşayış tarzının bozukluğu nedeniyle ortak malın sürdürülmesinin diğer eşin menfaatlerini tehlikeye düşürdüğü anlaşılırsa, diğer eş yargı yoluyla mal ayrılığını talep edebilir. İradi her mal ayrılığı hükümsüzdür.

Özgün metin (Fransızca)

Si, par le désordre des affaires d'un époux, sa mauvaise administration ou son inconduite, il apparaît que le maintien de la communauté met en péril les intérêts de l'autre conjoint, celui-ci peut poursuivre la séparation de biens en justice. Toute séparation volontaire est nulle.

Madde 1444

Mal ayrılığı, yargı kararıyla verilmiş olsa dahi, tarafların haklarını tasfiyeye yönelik takibat, kararın kesinleşmesinden itibaren üç ay içinde başlatılmamış ve kesin düzenleme, tasfiye işlemlerinin başlamasından itibaren bir yıl içinde gerçekleşmemişse hükümsüzdür. Bir yıllık süre, mahkeme başkanı tarafından talep üzerine verilen kararla uzatılabilir.

Özgün metin (Fransızca)

La séparation de biens, quoique prononcée en justice, est nulle si les poursuites tendant à liquider les droits des parties n'ont pas été commencées dans les trois mois du jugement passé en force de chose jugée et si le règlement définitif n'est pas intervenu dans l'année de l'ouverture des opérations de liquidation. Le délai d'un an peut être prorogé par le président du tribunal statuant sur requête.

Madde 1445

Mal ayrılığı talebi ve hükmü, hukuk muhakemeleri kanununda öngörülen şartlar ve müeyyideler altında ilan edilmelidir. Mal ayrılığına hükmeden karar, etkileri açısından talep tarihine kadar geriye yürür. Karara, evlenme cüzdanının kenarına ve evlilik sözleşmesinin aslı üzerine şerh verilir.

Özgün metin (Fransızca)

La demande et le jugement de séparation de biens doivent être publiés dans les conditions et sous les sanctions prévues par le code de procédure civile. Le jugement qui prononce la séparation de biens remonte, quant à ses effets, au jour de la demande. Il sera fait mention du jugement en marge de l'acte de mariage ainsi que sur la minute du contrat de mariage.

Madde 1446

Bir eşin alacaklıları, onun adına mal ayrılığı talep edemezler.

Özgün metin (Fransızca)

Les créanciers d'un époux ne peuvent demander de son chef la séparation de biens.

Madde 1447

Mal ayrılığı davası açıldığında, alacaklılar avukattan avukata tebliğ edilecek bir işlemle eşleri talebi ve dayanak belgelerini kendilerine bildirmeye çağırabilirler. Haklarını korumak için davaya müdahil de olabilirler. Ayrılık, haklarını ihlal etmek amacıyla kötüniyetle hükmedilmişse, hukuk muhakemeleri kanununda öngörülen şartlarda üçüncü kişi itirazı yoluyla ona karşı başvurabilirler.

Özgün metin (Fransızca)

Quand l'action en séparation de biens a été introduite, les créanciers peuvent sommer les époux par acte d'avocat à avocat de leur communiquer la demande et les pièces justificatives. Ils peuvent même intervenir à l'instance pour la conservation de leurs droits. Si la séparation a été prononcée en fraude de leurs droits, ils peuvent se pourvoir contre elle par voie de tierce opposition, dans les conditions prévues au code de procédure civile.

Madde 1448

Mal ayrılığını elde eden eş, hem hane giderlerine hem de çocukların eğitim giderlerine, kendi ve eşinin gelirleriyle orantılı olarak katılmak zorundadır. Diğer eşe hiçbir şey kalmıyorsa, bu giderleri tamamen kendisi üstlenmek zorundadır.

Özgün metin (Fransızca)

L'époux qui a obtenu la séparation de biens doit contribuer, proportionnellement à ses facultés et à celles de son conjoint, tant aux frais du ménage qu'à ceux d'éducation des enfants. Il doit supporter entièrement ces frais, s'il ne reste rien à l'autre.

Madde 1449

Mahkemece hükmedilen mal ayrılığı, eşleri 1536 ve devamı maddeler hükümlerine tabi kılma etkisini doğurur. Mahkeme, ayrılığa hükmederken, bir eşin katkısını diğer eşin eline ödemesine karar verebilir; bu durumda diğer eş, bundan böyle üçüncü kişilere karşı evlilik yükümlülüklerinin tüm ödemelerini tek başına üstlenir.

Özgün metin (Fransızca)

La séparation de biens prononcée en justice a pour effet de placer les époux sous le régime des articles 1536 et suivants. Le tribunal, en prononçant la séparation, peut ordonner qu'un époux versera sa contribution entre les mains de son conjoint, lequel assumera désormais seul à l'égard des tiers les règlements de toutes les charges du mariage.

Madde 1451

265-2. madde uyarınca akdedilen sözleşmeler, etkileri açısından boşanma hükmüne kadar askıda kalır; bu sözleşmeler, eşler arasındaki ilişkilerde dahi, ancak karar kesinleştiğinde uygulanabilir. Eşlerden biri, bu kararla belirlenen boşanmanın sonuçları tasfiye ve paylaşımın temellerini yeniden gündeme getiriyorsa, boşanma kararının sözleşmeyi değiştirmesini talep edebilir.

Özgün metin (Fransızca)

Les conventions passées en application de l'article 265-2 sont suspendues, quant à leurs effets, jusqu'au prononcé du divorce ; elles ne peuvent être exécutées, même dans les rapports entre époux, que lorsque le jugement a pris force de chose jugée. L'un des époux peut demander que le jugement de divorce modifie la convention si les conséquences du divorce fixées par ce jugement remettent en cause les bases de la liquidation et du partage.

İkinci Paragraf : Mal ortaklığının tasfiyesi ve paylaşılması hakkındaParagraphe 2 : De la liquidation et du partage de la communauté.

Madde 1467

Mal ortaklığı sona erdiğinde, eşlerden her biri, ortaklığa hiç girmemiş olan mallarını, aynen mevcutlarsa geri alır; ya da bunların yerine geçen malları geri alır. Bundan sonra, ortak kütlenin, aktif ve pasif olarak tasfiyesine geçilir.

Özgün metin (Fransızca)

La communauté dissoute, chacun des époux reprend ceux des biens qui n'étaient point entrés en communauté, s'ils existent en nature, ou les biens qui y ont été subrogés. Il y a lieu ensuite à la liquidation de la masse commune, active et passive.

Madde 1468

Önceki bölümlerde öngörülen kurallara göre, her eş adına, ortaklığın kendisine borçlu olduğu alacaklar ile kendisinin ortaklığa borçlu olduğu alacaklara ilişkin bir hesap oluşturulur.

Özgün metin (Fransızca)

Il est établi, au nom de chaque époux, un compte des récompenses que la communauté lui doit et des récompenses qu'il doit à la communauté, d'après les règles prescrites aux sections précédentes.

Madde 1469

İade, genellikle yapılan masrafı ve mevcut kazancı temsil eden iki tutardan daha düşük olanına eşittir. Bununla birlikte, yapılan masraf zorunlu olduğunda iade bu masraftan az olamaz. Ödünç alınan değer, edinme sırasında ortaklık malları tasfiyesi gününde borçlanan malvarlığında bulunan bir malın edinilmesine, korunmasına veya iyileştirilmesine hizmet ettiğinde, iade mevcut kazançtan az olamaz. Edinilen, korunan veya iyileştirilen mal tasfiyeden önce elden çıkarılmışsa, kazanç elden çıkarma günündeki değere göre değerlendirilir; elden çıkarılan malın yerine yeni bir mal geçmişse, kazanç bu yeni mal üzerinden değerlendirilir.

Özgün metin (Fransızca)

La récompense est, en général, égale à la plus faible des deux sommes que représentent la dépense faite et le profit subsistant. Elle ne peut, toutefois, être moindre que la dépense faite quand celle-ci était nécessaire. Elle ne peut être moindre que le profit subsistant, quand la valeur empruntée a servi à acquérir, à conserver ou à améliorer un bien qui se retrouve, au jour de la liquidation de la communauté, dans le patrimoine emprunteur. Si le bien acquis, conservé ou amélioré a été aliéné avant la liquidation, le profit est évalué au jour de l'aliénation ; si un nouveau bien a été subrogé au bien aliéné, le profit est évalué sur ce nouveau bien.

Madde 1470

Yapılan hesaplaşma sonucunda bakiye ortaklık malları lehine ise, eş bu tutarı ortak mal varlığına iade eder. Bakiye eş lehine ise, eş ya bunun ödenmesini isteyebilir ya da bu tutara kadar ortak mallardan mal ayırabilir.

Özgün metin (Fransızca)

Si, balance faite, le compte présente un solde en faveur de la communauté, l'époux en rapporte le montant à la masse commune. S'il présente un solde en faveur de l'époux, celui-ci a le choix ou d'en exiger le paiement ou de prélever des biens communs jusqu'à due concurrence.

Madde 1471

Mal ayırmalar öncelikle nakit paradan, ardından taşınırlardan ve son olarak ortaklığın taşınmazlarından yapılır. Mal ayırmayı yapan eş, ayıracağı taşınır ve taşınmazları seçme hakkına sahiptir. Ancak bu seçim yaparken eşinin paylı mülkiyetin devamını veya belirli malların öncelikli olarak kendisine verilmesini isteme hakkına zarar veremez. Eşler aynı malı ayırmak isterlerse, kura çekilmesi yoluna gidilir.

Özgün metin (Fransızca)

Les prélèvements s'exercent d'abord sur l'argent comptant, ensuite sur les meubles, et subsidiairement sur les immeubles de la communauté. L'époux qui opère le prélèvement a le droit de choisir les meubles et les immeubles qu'il prélèvera. Il ne saurait cependant préjudicier par son choix aux droits que peut avoir son conjoint de demander le maintien de l'indivision ou l'attribution préférentielle de certains biens. Si les époux veulent prélever le même bien, il est procédé par voie de tirage au sort.

Madde 1472

Ortaklık mallarının yetersiz kalması halinde, her eşin mal ayırmaları kendisine borçlu olunan iadelerin tutarıyla orantılı olur. Bununla birlikte, ortaklık mallarının yetersizliği eşlerden birinin kusuruna atfedilebiliyorsa, diğer eş mal ayırmalarını ondan önce ortak malların tamamı üzerinde kullanabilir; bunları ikincil olarak sorumlu eşin kişisel malları üzerinde kullanabilir.

Özgün metin (Fransızca)

En cas d'insuffisance de la communauté, les prélèvements de chaque époux sont proportionnels au montant des récompenses qui lui sont dues. Toutefois, si l'insuffisance de la communauté est imputable à la faute de l'un des époux, l'autre conjoint peut exercer ses prélèvements avant lui sur l'ensemble des biens communs ; il peut les exercer subsidiairement sur les biens propres de l'époux responsable.

Madde 1473

Ortaklık tarafından veya ortaklığa borçlu olunan iadeler, kendiliğinden, çözülme gününden itibaren faiz getirir. Bununla birlikte, iade mevcut kazanca eşit olduğunda, faizler tasfiye gününden itibaren işlemeye başlar.

Özgün metin (Fransızca)

Les récompenses dues par la communauté ou à la communauté portent intérêts de plein droit du jour de la dissolution. Toutefois, lorsque la récompense est égale au profit subsistant, les intérêts courent du jour de la liquidation.

Madde 1474

Ortak mallardan yapılan mal ayırmalar bir paylaşma işlemi oluşturur. Bunlar, bu işlemi yapan eşe, varsa yasal ipotekten doğan öncelik hakkı dışında, ortaklığın alacaklılarına karşı öncelikli olma hakkı vermez.

Özgün metin (Fransızca)

Les prélèvements en biens communs constituent une opération de partage. Ils ne confèrent à l'époux qui les exerce aucun droit d'être préféré aux créanciers de la communauté, sauf la préférence résultant, s'il y a lieu, de l'hypothèque légale.

Madde 1475

Tüm mal ayırmalar mal topluluğu üzerinde gerçekleştirildikten sonra, kalan kısım eşler arasında yarı yarıya paylaştırılır. Ortaklığa ait bir taşınmaz, eşlerden birine kişisel olarak ait başka bir taşınmazın eklentisi ise veya bu taşınmaza bitişikse, malik eş, atfın istendiği gündeki değere göre, payına mahsup ederek veya fark ödeyerek bu taşınmazın kendisine verilmesini isteme hakkına sahiptir.

Özgün metin (Fransızca)

Après que tous les prélèvements ont été exécutés sur la masse, le surplus se partage par moitié entre les époux. Si un immeuble de la communauté est l'annexe d'un autre immeuble appartenant en propre à l'un des conjoints, ou s'il est contigu à cet immeuble, le conjoint propriétaire a la faculté de se le faire attribuer par imputation sur sa part ou moyennant soulte, d'après la valeur du bien au jour où l'attribution est demandée.

Madde 1476

Ortaklık mallarının paylaşılması; şekilleri, paylı mülkiyetin devamı ve öncelikli mal verilmesi, malların açık artırmayla satılması, paylaşmanın sonuçları, tekeffül ve fark ödemeleri bakımından, mirasçılar arasındaki paylaşmalar için "Miraslar Hakkında" başlığı altında öngörülen tüm kurallara tabidir.

Bununla birlikte, boşanma, ayrılık veya mal ayrılığı nedeniyle çözülen ortaklıklarda, öncelikli mal verilmesi hiçbir zaman kendiliğinden uygulanmaz ve olası fark ödemesinin tamamının peşin olarak ödenmesine her zaman karar verilebilir.

Özgün metin (Fransızca)

Le partage de la communauté, pour tout ce qui concerne ses formes, le maintien de l'indivision et l'attribution préférentielle, la licitation des biens, les effets du partage, la garantie et les soultes, est soumis à toutes les règles qui sont établies au titre " Des successions " pour les partages entre cohéritiers.

Toutefois, pour les communautés dissoutes par divorce, séparation de corps ou séparation de biens, l'attribution préférentielle n'est jamais de droit, et il peut toujours être décidé que la totalité de la soulte éventuellement due sera payable comptant.

Madde 1477

Ortak mallardan bazı eşyayı kaçıran veya gizleyen eş, bu eşyadaki payından mahrum kalır.

Aynı şekilde, müşterek bir borcun varlığını bilerek gizlemiş olan eş, bu borcu kesin olarak tek başına yüklenir.

Özgün metin (Fransızca)

Celui des époux qui aurait détourné ou recelé quelques effets de la communauté est privé de sa portion dans lesdits effets.

De même, celui qui aurait dissimulé sciemment l'existence d'une dette commune doit l'assumer définitivement.

Madde 1478

Paylaşma gerçekleştikten sonra, eşlerden biri diğerinin şahsi alacaklısı ise -örneğin bir malının bedeli, diğer eşin şahsi bir borcunun ödenmesinde kullanılmışsa ya da başka bir sebeple- alacağını, diğerinin ortak maldan aldığı pay üzerinde veya onun kişisel malları üzerinde kullanır.

Özgün metin (Fransızca)

Après le partage consommé, si l'un des deux époux est créancier personnel de l'autre, comme lorsque le prix de son bien a été employé à payer une dette personnelle de son conjoint, ou pour toute autre cause, il exerce sa créance sur la part qui est échue à celui-ci dans la communauté ou sur ses biens personnels.

Madde 1479

Eşlerin birbirlerine karşı ileri sürebilecekleri şahsi alacaklar için önalım hakkı doğmaz ve bu alacaklara ancak ihtarname tarihinden itibaren faiz işler. Taraflar aksini kararlaştırmadıkça, bu alacaklar, 1469 uncu maddenin üçüncü fıkrasında öngörülen hâllerde, o fıkrada belirtilen kurallara göre değerlendirilir; bu durumda faizler tasfiyenin yapıldığı tarihten itibaren işlemeye başlar.

Özgün metin (Fransızca)

Les créances personnelles que les époux ont à exercer l'un contre l'autre ne donnent pas lieu à prélèvement et ne portent intérêt que du jour de la sommation. Sauf convention contraire des parties, elles sont évaluées selon les règles de l'article 1469, troisième alinéa, dans les cas prévus par celui-ci ; les intérêts courent alors du jour de la liquidation.

Madde 1480

Eşlerden birinin diğerine yapmış olduğu bağışlar, ancak bağışlayanın ortak maldaki payı ve kişisel malları üzerinden yerine getirilir.

Özgün metin (Fransızca)

Les donations que l'un des époux a pu faire à l'autre ne s'exécutent que sur la part du donateur dans la communauté et sur ses biens personnels.

Üçüncü Paragraf: Sona ermeden sonra pasife katılım ve borçtan sorumluluk hakkındaParagraphe 3 : De l'obligation et de la contribution au passif après la dissolution.

Madde 1482

Her eş, mal ortaklığının sona erdiği tarihte, kendi tarafından ortak mala girmiş bulunan borçların tamamından takip edilebilir.

Özgün metin (Fransızca)

Chacun des époux peut être poursuivi pour la totalité des dettes existantes, au jour de la dissolution, qui étaient entrées en communauté de son chef.

Madde 1483

Her eş, diğer eşin tarafından ortak mala girmiş bulunan borçların ancak yarısından takip edilebilir. Paylaşmadan sonra ve gizleme hâli bulunmadıkça, envanter yapılmış olması şartıyla, eş bu borçlardan ancak kendisine düşen pay tutarınca sorumlu olur; bununla birlikte, hem bu envanterin içeriğinden hem de paylaşma yoluyla kendisine düşen paydan ve ödenmiş bulunan ortak pasiften hesap vermekle yükümlüdür.

Özgün metin (Fransızca)

Chacun des époux ne peut être poursuivi que pour la moitié des dettes qui étaient entrées en communauté du chef de son conjoint. Après le partage et sauf en cas de recel, il n'en est tenu que jusqu'à concurrence de son émolument pourvu qu'il y ait eu inventaire, et à charge de rendre compte tant du contenu de cet inventaire que de ce qui lui est échu par le partage ainsi que du passif commun déjà acquitté.

Madde 1484

Önceki maddede öngörülen envanter, hukuk usulü kanununda düzenlenen şekillere uygun olarak, diğer eşin huzurunda veya usulüne uygun olarak davet edilmesi suretiyle yapılmalıdır. Bu envanter, mal ortaklığının sona erdiği tarihten itibaren dokuz ay içinde, hâkimin ivedi tedbir yoluyla verebileceği ek süre saklı kalmak kaydıyla, tamamlanmalıdır. Envanterin doğru ve gerçeğe uygun olduğu, onu düzenleyen kamu görevlisi huzurunda beyan edilmelidir.

Özgün metin (Fransızca)

L'inventaire prévu à l'article précédent doit avoir lieu dans les formes réglées par le code de procédure civile, contradictoirement avec l'autre époux ou lui dûment appelé. Il doit être clos dans les neuf mois du jour où la communauté a été dissoute, sauf prorogation accordée par le juge des référés. Il doit être affirmé sincère et véritable devant l'officier public qui l'a reçu.

Madde 1485

Her eş, kendisi lehine mahsup gerekmeyen ortak mal borçlarına, ayrıca defter tutma, envanter, taşınır mal satışı, tasfiye, artırma ve paylaşma masraflarına yarı yarıya katılır. Ancak yalnızca kendi lehine mahsup şartıyla ortak hâle gelmiş olan borçlara, o eş tek başına katlanır.

Özgün metin (Fransızca)

Chacun des époux contribue pour moitié aux dettes de communauté pour lesquelles il n'était pas dû de récompense, ainsi qu'aux frais de scellé, inventaire, vente de mobilier, liquidation, licitation et partage. Il supporte seul les dettes qui n'étaient devenues communes que sauf récompense à sa charge.

Madde 1486

Eşlerden biri, öteki eşten dolayı mal ortaklığına girmiş bulunan borçlardan, kendisine denkleştirme borcu gerektiren borçlar söz konusu olmadıkça, kendisine düşen paydan fazlasıyla sorumlu değildir; meğerki 1483 üncü maddenin ikinci fıkrasından yararlanma hakkına sahip olsun.

Özgün metin (Fransızca)

L'époux qui peut se prévaloir du bénéfice de l'article 1483, alinéa second, ne contribue pas pour plus que son émolument aux dettes qui étaient entrées en communauté du chef de l'autre époux, à moins qu'il ne s'agisse de dettes pour lesquelles il aurait dû récompense.

Madde 1487

Önceki maddeler uyarınca kendisine düşen paydan fazlasını ödemiş olan eş, ödediği fazla için öteki eşe rücu edebilir.

Özgün metin (Fransızca)

L'époux qui a payé au-delà de la portion dont il était tenu par application des articles précédents a, contre l'autre, un recours pour l'excédent.

Madde 1488

Eş, ödediği bu fazla için alacaklıya karşı geri isteme hakkına sahip değildir; meğerki makbuzda yalnızca kendi borcu sınırında ödeme yapmayı kastettiği açıkça belirtilmiş olsun.

Özgün metin (Fransızca)

Il n'a point, pour cet excédent, de répétition contre le créancier, à moins que la quittance n'exprime qu'il n'entend payer que dans la limite de son obligation.

Madde 1489

Paylaşımda kendisine düşen taşınmaz üzerindeki ipotek nedeniyle mal ortaklığına ait bir borcun tamamı için takip edilen eş, bu borcun yarısı için kendiliğinden öteki eşe rücu hakkına sahiptir.

Özgün metin (Fransızca)

Celui des deux époux qui, par l'effet de l'hypothèque exercée sur l'immeuble à lui échu en partage, se trouve poursuivi pour la totalité d'une dette de communauté, a de droit son recours contre l'autre pour la moitié de cette dette.

Madde 1490

Önceki maddelerin hükümleri, üçüncü kişilerin haklarına zarar vermemek kaydıyla, paylaşımdaki bir hükmün eşlerden birini yukarıda belirlenenden farklı bir oranda borç ödemekle veya hatta pasifin tamamını ödemekle yükümlü kılmasına engel değildir.

Özgün metin (Fransızca)

Les dispositions des articles précédents ne font point obstacle à ce que, sans préjudicier aux droits des tiers, une clause du partage oblige l'un ou l'autre des époux à payer une quotité de dettes autre que celle qui est fixée ci-dessus, ou même à acquitter le passif entièrement.

Madde 1491

Eşlerin mirasçıları, mal ortaklığının sona ermesi halinde, temsil ettikleri eşin sahip olduğu hakları kullanır ve aynı yükümlülüklere tabi olur.

Özgün metin (Fransızca)

Les héritiers des époux exercent, en cas de dissolution de la communauté, les mêmes droits que celui des époux qu'ils représentent et sont soumis aux mêmes obligations.

İkinci Kısım : Sözleşmeye dayalı mal ortaklığı hakkındaDeuxième partie : De la communauté conventionnelle.

Madde 1497

Eşler, evlilik sözleşmelerinde, 1387, 1388 ve 1389 uncu maddelere aykırı olmamak kaydıyla, her türlü anlaşmayla yasal mal ortaklığını değiştirebilirler.

Eşler, özellikle şu hususlarda anlaşabilirler:

1° Mal ortaklığının taşınırları ve kazanılmış malları kapsayacağı;

2° Yönetime ilişkin kurallardan ayrılınacağı;

3° Eşlerden birinin belirli malları bir bedel karşılığında önceden alma yetkisine sahip olacağı;

4° Eşlerden birinin önalım payına sahip olacağı;

5° Eşlerin eşit olmayan paylara sahip olacağı;

6° Aralarında evrensel mal ortaklığı bulunacağı.

Yasal mal ortaklığına ilişkin kurallar, tarafların anlaşmasına konu edilmemiş bütün noktalarda uygulanmaya devam eder.

Özgün metin (Fransızca)

Les époux peuvent, dans leur contrat de mariage, modifier la communauté légale par toute espèce de conventions non contraires aux articles 1387, 1388 et 1389.

Ils peuvent, notamment, convenir :

1° Que la communauté comprendra les meubles et les acquêts ;

2° Qu'il sera dérogé aux règles concernant l'administration ;

3° Que l'un des époux aura la faculté de prélever certains biens moyennant indemnité ;

4° Que l'un des époux aura un préciput ;

5° Que les époux auront des parts inégales ;

6° Qu'il y aura entre eux communauté universelle.

Les règles de la communauté légale restent applicables en tous les points qui n'ont pas fait l'objet de la convention des parties.

Birinci Bölüm: Menkul Mallar ve Kazanımlar Ortaklığı HakkındaSection 1 : De la communauté de meubles et acquêts.

Madde 1498

Eşler aralarında taşınırlar ve kazanılmış mallar ortaklığı bulunacağını kararlaştırdıklarında, ortak aktif, yasal mal ortaklığı rejiminde bu ortaklığa dahil olacak mallara ek olarak, eşlerin evlilik günü mülkiyetinde veya zilyetliğinde bulunan ya da bu tarihten sonra kendilerine miras veya bağışlama yoluyla intikal eden taşınır malları da kapsar; meğerki bağışlayan veya vasiyet eden aksini şart koşmuş olsun. Bununla birlikte, yasal rejim altında mal ortaklığı süresince edinilmiş olsalardı 1404 üncü madde uyarınca nitelikleri gereği kişisel mal sayılacak olan bu taşınır mallar, yine kişisel mal olarak kalır. Eşlerden biri, taşınırlar ve kazanılmış mallar ortaklığını öngören evlilik sözleşmesinin akdinden sonra ve evliliğin kutlanmasından önce bir taşınmaz edinmiş ise, bu ara dönemde edinilen taşınmaz mal ortaklığına dahil olur; meğerki edinim evlilik sözleşmesinin bir hükmünün ifası olarak yapılmış olsun, bu takdirde anlaşmaya göre çözümlenir.

Özgün metin (Fransızca)

Lorsque les époux conviennent qu'il y aura entre eux communauté de meubles et acquêts, l'actif commun comprend, outre les biens qui en feraient partie sous le régime de la communauté légale, les biens meubles dont les époux avaient la propriété ou la possession au jour du mariage ou qui leur sont échus depuis par succession ou libéralité, à moins que le donateur ou testateur n'ait stipulé le contraire. Restent propres, néanmoins, ceux de ces biens meubles qui auraient formé des propres par leur nature en vertu de l'article 1404, sous le régime légal, s'ils avaient été acquis pendant la communauté. Si l'un des époux avait acquis un immeuble depuis le contrat de mariage, contenant stipulation de communauté de meubles et acquêts, et avant la célébration du mariage, l'immeuble acquis dans cet intervalle entrera dans la communauté, à moins que l'acquisition n'ait été faite en exécution de quelque clause du contrat de mariage, auquel cas elle serait réglée suivant la convention.

Madde 1499

Bu rejim altında ortak pasife, yasal rejim altında bu pasifin parçası olacak borçların yanı sıra, eşlerin evlendiklerinde zaten yüklü bulundukları borçların veya evlilik süresince kendilerine intikal eden tereke ve bağışlardan kaynaklanan borçların bir bölümü de girer. Ortaklığın üstlenmesi gereken pasif payı, önceki maddedeki kurallara göre, eşin evlilik günündeki malvarlığında veya tereke ya da bağışın konusunu oluşturan malların tamamında ortaklığın elde ettiği aktif payla orantılıdır. Bu oranın belirlenmesi için, aktifin niteliği ve değeri, 1402. madde hükümlerine uygun olarak ispat edilir.

Özgün metin (Fransızca)

Entrent dans le passif commun, sous ce régime, outre les dettes qui en feraient partie sous le régime légal, une fraction de celles dont les époux étaient déjà grevés quand ils se sont mariés, ou dont se trouvent chargées des successions et libéralités qui leur échoient durant le mariage. La fraction de passif que doit supporter la communauté est proportionnelle à la fraction d'actif qu'elle recueille, d'après les règles de l'article précédent, soit dans le patrimoine de l'époux au jour du mariage, soit dans l'ensemble des biens qui font l'objet de la succession ou libéralité. Pour l'établissement de cette proportion, la consistance et la valeur de l'actif se prouvent conformément à l'article 1402.

Madde 1500

Ortaklığın, elde ettiği mallara karşılık olarak yüklendiği borçlar, ortaklığın kesin yükümlülüğündedir.

Özgün metin (Fransızca)

Les dettes dont la communauté est tenue en contre-partie des biens qu'elle recueille sont à sa charge définitive.

Madde 1501

Evlilikten önceki veya tereke ve bağışları yükleyen pasifin dağılımı, alacaklılara zarar veremez. Alacaklılar, her hâlde, daha önce kendi güvencelerini oluşturan mallar üzerinde haciz yaptırma hakkını korurlar. Borçlularının menkul mallarının ortak malvarlığı içinde birleşmiş olması ve 1402. madde kurallarına göre artık belirlenememesi hâlinde, alacaklılar alacaklarını ortaklığın tamamı üzerinden de takip edebilirler.

Özgün metin (Fransızca)

La répartition du passif antérieur au mariage ou grevant les successions et libéralités ne peut préjudicier aux créanciers. Ils conservent, dans tous les cas, le droit de saisir les biens qui formaient auparavant leur gage. Ils peuvent même poursuivre leur paiement sur l'ensemble de la communauté lorsque le mobilier de leur débiteur a été confondu dans le patrimoine commun et ne peut plus être identifié selon les règles de l'article 1402.

İkinci Bölüm : Müşterek Yönetim Şartı Hakkında.Section 2 : De la clause d'administration conjointe.

Madde 1503

Eşler, ortaklığı birlikte yönetecekleri hususunda anlaşabilirler. Bu durumda ortak mallara ilişkin yönetim ve tasarruf işlemleri her iki eşin ortak imzasıyla yapılır ve bu işlemler kendiliğinden borçların müteselsilliğini doğurur. Koruma amaçlı işlemler her eş tarafından ayrı ayrı yapılabilir.

Özgün metin (Fransızca)

Les époux peuvent convenir qu'ils administreront conjointement la communauté. En ce cas les actes d'administration et de disposition des biens communs sont faits sous la signature conjointe des deux époux et ils emportent de plein droit solidarité des obligations. Les actes conservatoires peuvent être faits séparément par chaque époux.

Üçüncü Bölüm : Bedel karşılığında ayırma şartıSection 3 : De la clause de prélèvement moyennant indemnité.

Madde 1511

Eşler, sağ kalan eşin veya bunlardan sağ kalanı hayatta olanın, hatta ortaklığın sona ermesinin her hâlinde eşlerden birinin, aksi kararlaştırılmadıkça, paylaşma günündeki değerlerine göre ortaklığa hesap vermek koşuluyla belirli ortak malları alma yetkisine sahip olacağını şart koyabilirler.

Özgün metin (Fransızca)

Les époux peuvent stipuler que le survivant d'eux ou l'un d'eux s'il survit, ou même l'un d'eux dans tous les cas de dissolution de la communauté, aura la faculté de prélever certains biens communs, à charge d'en tenir compte à la communauté d'après la valeur qu'ils auront au jour du partage, s'il n'en a été autrement convenu.

Madde 1512

Evlilik sözleşmesi, olası fark ödemesinin değerlendirme esaslarını ve ödeme koşullarını belirleyebilir. Bu hükümler dikkate alınarak ve taraflar arasında anlaşma bulunmadığı takdirde, malların değeri büyük mahkemece belirlenir.

Özgün metin (Fransızca)

Le contrat de mariage peut fixer des bases d'évaluation et des modalités de paiement de la soulte éventuelle. Compte tenu de ces clauses et à défaut d'accord entre les parties, la valeur des biens sera fixée par le tribunal judiciaire.

Madde 1513

Alma yetkisi, kendisinden yararlanacak eş, diğer eşe veya onun mirasçılarına, kendisini tercihte bulunmaya davet ettikleri günden itibaren bir ay içinde bildirimde bulunmak suretiyle bu yetkiyi kullanmamışsa düşer. Bu davet, "Miras" başlığı altında envanter yapma ve karar verme için öngörülen sürenin sona ermesinden önce yapılamaz.

Özgün metin (Fransızca)

La faculté de prélèvement est caduque si l'époux bénéficiaire ne l'a pas exercée par une notification faite à l'autre époux ou à ses héritiers dans le délai d'un mois à compter du jour où ceux-ci l'auront mis en demeure de prendre parti. Cette mise en demeure ne peut elle-même avoir lieu avant l'expiration du délai prévu au titre : " Des successions " pour faire inventaire et délibérer.

Madde 1514

Alma işlemi bir paylaşma işlemidir: alınan mallar, kendisinden yararlanan eşin payına mahsup edilir; bunların değeri bu payı aştığı takdirde, fark ödemesi yapılması gerekir. Eşler, alma işlemini yapanın borçlu olduğu tazminatın, tali olarak, önce ölen eşin terekesindeki haklarına mahsup edileceğini kararlaştırabilirler.

Özgün metin (Fransızca)

Le prélèvement est une opération de partage : les biens prélevés sont imputés sur la part de l'époux bénéficiaire ; si leur valeur excède cette part, il y a lieu au versement d'une soulte. Les époux peuvent convenir que l'indemnité due par l'auteur du prélèvement s'imputera subsidiairement sur ses droits dans la succession de l'époux prédécédé.

Dördüncü Bölüm: Tercih payı hakkındaSection 4 : Du préciput.

Madde 1515

Evlilik sözleşmesinde, eşlerden sağ kalanının veya sağ kalması hâlinde eşlerden birinin, her türlü paylaşımdan önce ortaklık mallarından belirli bir para tutarını, belirli malları aynen veya belirli türde malların belirli bir miktarını almaya yetkili kılınacağı kararlaştırılabilir.

Özgün metin (Fransızca)

Il peut être convenu, dans le contrat de mariage, que le survivant des époux, ou l'un d'eux s'il survit, sera autorisé à prélever sur la communauté, avant tout partage, soit une certaine somme, soit certains biens en nature, soit une certaine quantité d'une espèce déterminée de biens.

Madde 1516

Önalım payı, ne esas ne de şekil bakımından bağışlama olarak değil, evlilik sözleşmesi ve ortaklar arası bir sözleşme olarak değerlendirilir.

Özgün metin (Fransızca)

Le préciput n'est point regardé comme une donation, soit quant au fond, soit quant à la forme, mais comme une convention de mariage et entre associés.

Madde 1518

Ortaklık mallarının eşlerin sağlığında sona ermesi hâlinde önalım payının teslimine yer yoktur; ancak lehine bu pay kararlaştırılmış olan eş, sağ kalma hâli için haklarını, 265. madde saklı kalmak kaydıyla, korur. Bu eş, haklarının güvence altına alınması için eşinden kefil isteyebilir.

Özgün metin (Fransızca)

Lorsque la communauté se dissout du vivant des époux, il n'y a pas lieu à la délivrance du préciput ; mais l'époux au profit duquel il a été stipulé conserve ses droits pour le cas de survie, sous réserve de l'article 265. Il peut exiger une caution de son conjoint en garantie de ses droits.

Madde 1519

Ortaklık alacaklıları, önalım payı kapsamında bulunan malların satışını her zaman isteme hakkına sahiptir; ancak eşin, ortaklığın geri kalanı üzerinde rücu hakkı saklıdır.

Özgün metin (Fransızca)

Les créanciers de la communauté ont toujours le droit de faire vendre les effets compris dans le préciput, sauf le recours de l'époux sur le reste de la communauté.

Beşinci Bölüm: Eşit olmayan payların şart koşulması hakkındaSection 5 : De la stipulation de parts inégales.

Madde 1520

Eşler, kanunda öngörülen eşit paylaşımdan farklı düzenleme yapabilirler.

Özgün metin (Fransızca)

Les époux peuvent déroger au partage égal établi par la loi.

Madde 1521

Eşin veya mirasçılarının ortaklıkta yalnızca belirli bir pay, örneğin üçte bir veya dörtte bir pay alacağı kararlaştırılmışsa, bu şekilde payı azaltılan eş veya mirasçıları, ortaklık borçlarını yalnızca aktifte aldıkları pay oranında yüklenirler. Bu şekilde payı azaltılan eşin veya mirasçılarının daha büyük bir pay yüklenmesini öngören veya aktifte aldıkları paya eşit oranda borç yüklenmelerinden onları muaf tutan sözleşme hükümsüzdür.

Özgün metin (Fransızca)

Lorsqu'il a été stipulé que l'époux ou ses héritiers n'auront qu'une certaine part dans la communauté, comme le tiers ou le quart, l'époux ainsi réduit ou ses héritiers ne supportent les dettes de la communauté que proportionnellement à la part qu'ils prennent dans l'actif. La convention est nulle si elle oblige l'époux ainsi réduit ou ses héritiers à supporter une plus forte part, ou si elle les dispense de supporter une part dans les dettes égale à celle qu'ils prennent dans l'actif.

Madde 1524

Ortaklığın tamamının atfedilmesi ancak sağ kalma hâli için, belirlenmiş bir eş lehine veya kim olursa olsun sağ kalacak eş lehine kararlaştırılabilir. Bu şekilde ortaklığın tamamını elinde tutan eş, ortaklığın tüm borçlarını ödemekle yükümlüdür.

Sağ kalma hâli için, eşlerden birinin kendi payının yarısına ek olarak, önce ölen eşin payı üzerinde intifa hakkına sahip olacağı da kararlaştırılabilir. Bu durumda, intifa hakkı bakımından borçlara 612. madde kurallarına göre katılır.

1518. madde hükümleri, ortaklığın her iki eşin sağlığında sona ermesi hâlinde bu hükümlere de uygulanır.

Özgün metin (Fransızca)

L'attribution de la communauté entière ne peut être convenue que pour le cas de survie, soit au profit d'un époux désigné, soit au profit de celui qui survivra quel qu'il soit. L'époux qui retient ainsi la totalité de la communauté est obligé d'en acquitter toutes les dettes.

Il peut aussi être convenu, pour le cas de survie, que l'un des époux aura, outre sa moitié, l'usufruit de la part du prédécédé. En ce cas, il contribuera aux dettes, quant à l'usufruit, suivant les règles de l'article 612.

Les dispositions de l'article 1518 sont applicables à ces clauses quand la communauté se dissout du vivant des deux époux.

Madde 1525

Eşitsiz payların kararlaştırılması ve ortaklığın tamamının atfedilmesine ilişkin şart, ne esas ne de şekil bakımından bağışlama sayılmaz; yalnızca evlilik sözleşmesi ve ortaklar arası bir sözleşme olarak değerlendirilir. Aksine şart bulunmadıkça, bu düzenlemeler, önce ölen eşin mirasçılarının, muris tarafından ortaklığa dâhil edilen katkı payları ve sermayeleri geri almalarına engel olmaz.

Özgün metin (Fransızca)

La stipulation de parts inégales et la clause d'attribution intégrale ne sont point réputées des donations, ni quant au fond, ni quant à la forme, mais simplement des conventions de mariage et entre associés. Sauf stipulation contraire, elles n'empêchent pas les héritiers du conjoint prédécédé de faire la reprise des apports et capitaux tombés dans la communauté du chef de leur auteur.

Altıncı Bölüm: Genel mal ortaklığı hakkındaSection 6 : De la communauté universelle.

Madde 1526

Eşler, evlilik sözleşmelerinde, gerek taşınır gerek taşınmaz, mevcut ve müstakbel bütün mallarını kapsayan bir mal ortaklığı kurabilirler. Bununla birlikte, aksine hüküm bulunmadıkça, madde 1404'ün niteliği itibarıyla kişisel mal olarak nitelendirdiği mallar bu ortaklığa girmez. Genel mal ortaklığı, eşlerin mevcut ve müstakbel bütün borçlarından kesin olarak sorumludur.

Özgün metin (Fransızca)

Les époux peuvent établir par leur contrat de mariage une communauté universelle de leurs biens tant meubles qu'immeubles, présents et à venir. Toutefois, sauf stipulation contraire, les biens que l'article 1404 déclare propres par leur nature ne tombent point dans cette communauté. La communauté universelle supporte définitivement toutes les dettes des époux, présentes et futures.

İkinci Bölümün iki kısmına ortak hükümlerDispositions communes aux deux parties du chapitre II.

Madde 1527

Eşlerden birinin veya diğerinin sözleşmeli mal ortaklığı hükümlerinden sağlayabileceği yararlar ile menkul mallar veya borçların karışmasından doğabilecek yararlar, bağışlama sayılmaz.

Bununla birlikte, her iki eşten doğmamış çocukların bulunması hâlinde, eşlerden birine, "Sağlararası Bağışlamalar ve Vasiyetnameler" başlığı altındaki madde 1094-1'de belirlenen payı aşan bir kazanç sağlayan her türlü anlaşma, aşan kısım bakımından hükümsüz kalır; ancak eşlerin ortak çalışmalarından ve eşit olmasa bile kendi gelirlerinden yaptıkları tasarruflardan doğan salt kazançlar, diğer yataktan olan çocukların zararına yapılmış bir kazandırma sayılmaz.

Bununla birlikte, bu çocuklar, madde 929 ilâ 930-1'de öngörülen şekillerde, sağ kalan eşin ölümünden önce, aşırı evlilik menfaatinin indirilmesini isteme hakkından feragat edebilirler. Bu takdirde, madde 2402'nin 4°'ünde öngörülen yasal ipotekten kendiliğinden yararlanırlar ve aksine her türlü hükme rağmen, menkul malların envanterinin ve taşınmazların durum tespitinin yapılmasını isteyebilirler.

Özgün metin (Fransızca)

Les avantages que l'un ou l'autre des époux peut retirer des clauses d'une communauté conventionnelle, ainsi que ceux qui peuvent résulter de la confusion du mobilier ou des dettes, ne sont point regardés comme des donations.

Néanmoins, au cas où il y aurait des enfants qui ne seraient pas issus des deux époux, toute convention qui aurait pour conséquence de donner à l'un des époux au-delà de la portion réglée par l'article 1094-1, au titre " Des donations entre vifs et des testaments ", sera sans effet pour tout l'excédent ; mais les simples bénéfices résultant des travaux communs et des économies faites sur les revenus respectifs quoique inégaux, des deux époux, ne sont pas considérés comme un avantage fait au préjudice des enfants d'un autre lit.

Toutefois, ces derniers peuvent, dans les formes prévues aux articles 929 à 930-1, renoncer à demander la réduction de l'avantage matrimonial excessif avant le décès de l'époux survivant. Dans ce cas, ils bénéficient de plein droit de l'hypothèque légale prévue au 4° de l'article 2402 et peuvent demander, nonobstant toute stipulation contraire, qu'il soit dressé inventaire des meubles ainsi qu'état des immeubles.

Üçüncü Bölüm : Mal ayrılığı rejimi hakkındaChapitre III : Du régime de séparation de biens.

Madde 1536

Eşler, evlilik sözleşmelerinde mal ayrılığına tabi olacaklarını kararlaştırmışlarsa, her biri kendi kişisel mallarının yönetimini, kullanımını ve serbestçe tasarrufunu muhafaza eder. Madde 220'de öngörülen hâl saklı kalmak üzere, her biri, evlilikten önce veya evlilik sırasında kendi şahsında doğan borçlardan yalnız kendisi sorumlu kalır.

Özgün metin (Fransızca)

Lorsque les époux ont stipulé dans leur contrat de mariage qu'ils seraient séparés de biens, chacun d'eux conserve l'administration, la jouissance et la libre disposition de ses biens personnels. Chacun d'eux reste seul tenu des dettes nées en sa personne avant ou pendant le mariage, hors le cas de l'article 220.

Madde 1537

Eşler, evlilik giderlerine, sözleşmelerinde yer alan anlaşmalara göre katılırlar; bu hususta bir anlaşma bulunmadığı takdirde, madde 214'te belirlenen orana göre katılırlar.

Özgün metin (Fransızca)

Les époux contribuent aux charges du mariage suivant les conventions contenues en leur contrat ; et, s'il n'en existe point à cet égard, dans la proportion déterminée à l'article 214.

Madde 1538

Eşlerden her biri, gerek diğer eşe gerek üçüncü kişilere karşı, bir malın münhasıran kendisine ait olduğunu her türlü delille ispat edebilir. Evlilik sözleşmesinde belirtilen mülkiyet karineleri, aksi kararlaştırılmadıkça, hem üçüncü kişilere karşı hem de eşler arasındaki ilişkilerde geçerlidir. Aksinin ispatı serbesttir ve malların karinenin işaret ettiği eşe ait olmadığını, hatta ona ait olsa bile diğer eşin bağışlaması yoluyla edinildiğini ortaya koymaya elverişli her türlü delille yapılabilir. Eşlerden hiçbirinin münhasır mülkiyetini kanıtlayamadığı mallar, ikisine de eşit olarak ve paylı olarak ait sayılır.

Özgün metin (Fransızca)

Tant à l'égard de son conjoint que des tiers, un époux peut prouver par tous les moyens qu'il a la propriété exclusive d'un bien. Les présomptions de propriété énoncées au contrat de mariage ont effet à l'égard des tiers aussi bien que dans les rapports entre époux, s'il n'en a été autrement convenu. La preuve contraire sera de droit, et elle se fera par tous les moyens propres à établir que les biens n'appartiennent pas à l'époux que la présomption désigne, ou même, s'ils lui appartiennent, qu'il les a acquis par une libéralité de l'autre époux. Les biens sur lesquels aucun des époux ne peut justifier d'une propriété exclusive sont réputés leur appartenir indivisément, à chacun pour moitié.

Madde 1539

Evlilik sırasında eşlerden biri kişisel mallarının yönetimini diğerine bırakırsa, vekâlete ilişkin kurallar uygulanır. Bununla birlikte, vekâletname kendisini bu konuda açıkça yükümlü kılmadıkça, vekil eş, semerelerin hesabını verme yükümlülüğünden muaftır.

Özgün metin (Fransızca)

Si, pendant le mariage, l'un des époux confie à l'autre l'administration de ses biens personnels, les règles du mandat sont applicables. L'époux mandataire est, toutefois, dispensé de rendre compte des fruits, lorsque la procuration ne l'y oblige pas expressément.

Madde 1540

Eşlerden biri, diğerinin bilgisi dahilinde ve buna karşı bir itirazı bulunmaksızın, diğerinin mallarının yönetimini üstlenirse, yönetim ve idare işlemlerini kapsayan, ancak tasarruf işlemlerini kapsamayan zımni bir vekâlet almış sayılır. Bu eş, yönetiminden dolayı diğerine karşı bir vekil gibi sorumludur. Bununla birlikte, yalnızca mevcut semerelerden hesap vermekle yükümlüdür; toplamayı ihmal ettiği veya hileli biçimde tükettiği semereler bakımından ise ancak son beş yıl sınırı içinde sorumlu tutulabilir. Eşlerden biri, tespit edilmiş bir itiraza rağmen diğerinin mallarının yönetimine el atmışsa, bu müdahalesinin bütün sonuçlarından sorumlu olur ve topladığı, toplamayı ihmal ettiği veya hileli biçimde tükettiği bütün semerelerden sınırsız olarak hesap vermekle yükümlüdür.

Özgün metin (Fransızca)

Quand l'un des époux prend en main la gestion des biens de l'autre, au su de celui-ci, et néanmoins sans opposition de sa part, il est censé avoir reçu un mandat tacite, couvrant les actes d'administration et de gérance, mais non les actes de disposition. Cet époux répond de sa gestion envers l'autre comme un mandataire. Il n'est, cependant, comptable que des fruits existants ; pour ceux qu'il aurait négligé de percevoir ou consommés frauduleusement, il ne peut être recherché que dans la limite des cinq dernières années. Si c'est au mépris d'une opposition constatée que l'un des époux s'est immiscé dans la gestion des biens de l'autre, il est responsable de toutes les suites de son immixtion, et comptable sans limitation de tous les fruits qu'il a perçus, négligé de percevoir ou consommés frauduleusement.

Madde 1541

Eşlerden biri, diğerinin mallarının değerlendirilmemesinden veya yeniden değerlendirilmemesinden sorumlu değildir; meğerki elden çıkarma veya tahsil işlemlerine karışmış olsun ya da paraların kendisi tarafından alındığı veya kendi yararına kullanıldığı ispat edilsin.

Özgün metin (Fransızca)

L'un des époux n'est point garant du défaut d'emploi ou de remploi des biens de l'autre, à moins qu'il ne se soit ingéré dans les opérations d'aliénation ou d'encaissement, ou qu'il ne soit prouvé que les deniers ont été reçus par lui, ou ont tourné à son profit.

Madde 1542

Evliliğin eşlerden birinin ölümü ile sona ermesinden sonra, mal ayrılığı rejimine tabi eşler arasında paylı mülkiyette bulunan malların paylaşılması, biçimine, paylı mülkiyetin sürdürülmesine ve tercihli paya ilişkin hükümlere, malların açık artırma yoluyla satışına, paylaşmanın hüküm ve sonuçlarına, tekeffüle ve ivaz farklarına ilişkin her hususta, "Miras" başlıklı kitapta mirasçılar arasındaki paylaşma için öngörülen tüm kurallara tabidir.

Aynı kurallar boşanma veya ayrılık halinde de uygulanır. Bununla birlikte, tercihli pay hiçbir zaman kendiliğinden uygulanmaz. Ödenmesi gereken ivaz farkının tamamının peşin ödenmesine her zaman karar verilebilir.

Özgün metin (Fransızca)

Après la dissolution du mariage par le décès de l'un des conjoints, le partage des biens indivis entre époux séparés de biens, pour tout ce qui concerne ses formes, le maintien de l'indivision et l'attribution préférentielle, la licitation des biens, les effets du partage, la garantie et les soultes, est soumis à toutes les règles qui sont établies au titre " Des successions " pour les partages entre cohéritiers.

Les mêmes règles s'appliquent après divorce ou séparation de corps. Toutefois, l'attribution préférentielle n'est jamais de droit. Il peut toujours être décidé que la totalité de la soulte éventuellement due sera payable comptant.

Madde 1543

1479 uncu madde hükümleri, eşlerden birinin diğerine karşı ileri sürebileceği alacaklar hakkında da uygulanır.

Özgün metin (Fransızca)

Les règles de l'article 1479 sont applicables aux créances que l'un des époux peut avoir à exercer contre l'autre.

Dördüncü Bölüm : Edinilmiş mallara katılma rejimi hakkında.Chapitre IV : Du régime de participation aux acquêts.

Madde 1569

Eşler, katılma alacağı rejimine tabi olarak evlenmiş olduklarını beyan ettiklerinde, her biri, evlenme günü kendisine ait olan mallarla sonradan miras veya karşılıksız kazandırma yoluyla edindiği mallar ile evlilik süresince ivazlı olarak edindiği mallar arasında ayrım yapılmaksızın, kişisel mallarının yönetimini, kullanımını ve serbestçe tasarrufunu muhafaza eder. Evlilik süresince, bu rejim, eşler mal ayrılığı rejimine tabiymişçesine işler. Rejimin sona ermesinde, eşlerden her biri, diğerinin malvarlığında saptanan ve asıl malvarlığı ile son malvarlığının çifte değerlendirilmesiyle ölçülen net edinilmiş mallara değer olarak yarı yarıya katılma hakkına sahiptir.

Edinilmiş mallara katılma hakkı, evlilik malları rejimi sona ermedikçe devredilemez. Sona erme eşlerden birinin ölümü ile gerçekleşirse, mirasçıları, murislerinin diğer eşin yaptığı net edinilmiş mallar üzerindeki haklarına sahip olurlar.

Özgün metin (Fransızca)

Quand les époux ont déclaré se marier sous le régime de la participation aux acquêts, chacun d'eux conserve l'administration, la jouissance et la libre disposition de ses biens personnels, sans distinguer entre ceux qui lui appartenaient au jour du mariage ou lui sont advenus depuis par succession ou libéralité et ceux qu'il a acquis pendant le mariage à titre onéreux. Pendant la durée du mariage, ce régime fonctionne comme si les époux étaient mariés sous le régime de la séparation de biens. A la dissolution du régime, chacun des époux a le droit de participer pour moitié en valeur aux acquêts nets constatés dans le patrimoine de l'autre, et mesurés par la double estimation du patrimoine originaire et du patrimoine final.

Le droit de participer aux acquêts est incessible tant que le régime matrimonial n'est pas dissous. Si la dissolution survient par la mort d'un époux, ses héritiers ont, sur les acquêts nets faits par l'autre, les mêmes droits que leur auteur.

Madde 1570

Asıl malvarlığı, eşe evlenme günü ait olan mallarla o tarihten sonra miras veya karşılıksız kazandırma yoluyla edindiği malları ve yasal mal ortaklığı rejiminde iade gerektirmeksizin nitelikleri gereği kişisel mal sayılan malların tümünü kapsar. Bu malların semerelerine, semere niteliğinde olabilecek unsurlarına ya da eşin evlilik süresince sağlararası bağışlama yoluyla tasarruf ettiği mallara ilişkin olarak hesaba katılmaz. Asıl malvarlığının içeriği, diğer eşin huzurunda düzenlenip onun tarafından imzalanan, adi yazılı biçimde dahi olsa, tanımlayıcı bir belgeyle kanıtlanır. Böyle bir belge bulunmadığı veya eksik olduğu takdirde, asıl malvarlığının içeriğine ilişkin kanıt ancak 1402 nci maddede öngörülen yollarla getirilebilir.

Özgün metin (Fransızca)

Le patrimoine originaire comprend les biens qui appartenaient à l'époux au jour du mariage et ceux qu'il a acquis depuis par succession ou libéralité, ainsi que tous les biens qui, dans le régime de la communauté légale, forment des propres par nature sans donner lieu à récompense. Il n'est pas tenu compte des fruits de ces biens, ni de ceux de ces biens qui auraient eu le caractère de fruits ou dont l'époux a disposé par donation entre vifs pendant le mariage. La consistance du patrimoine originaire est prouvée par un état descriptif, même sous seing privé, établi en présence de l'autre conjoint et signé par lui. A défaut d'état descriptif ou s'il est incomplet, la preuve de la consistance du patrimoine originaire ne peut être rapportée que par les moyens de l'article 1402.

Madde 1571

Asıl mallar, evlenme veya edinme günündeki durumlarına ve evlilik malları rejiminin tasfiye edildiği gündeki değerlerine göre değerlendirilir. Bu mallar devredilmiş ise, devir günündeki değerleri esas alınır. Devredilen malların yerine yeni mallar ikame edilmişse, bu yeni malların değeri dikkate alınır.

Asıl aktiften, üzerinde yük teşkil eden borçlar, gerektiğinde 1469 uncu maddenin üçüncü fıkrası kurallarına göre yeniden değerlendirilerek indirilir. Pasif aktifi aşarsa, bu fazlalık kurgusal olarak son malvarlığına eklenir.

Özgün metin (Fransızca)

Les biens originaires sont estimés d'après leur état au jour du mariage ou de l'acquisition, et d'après leur valeur au jour où le régime matrimonial est liquidé. S'ils ont été aliénés, on retient leur valeur au jour de l'aliénation. Si de nouveaux biens ont été subrogés aux biens aliénés, on prend en considération la valeur de ces nouveaux biens.

De l'actif originaire sont déduites les dettes dont il se trouvait grevé, réévaluées, s'il y a lieu, selon les règles de l'article 1469, troisième alinéa. Si le passif excède l'actif, cet excédent est fictivement réuni au patrimoine final.

Madde 1572

Evlilik malları rejiminin sona erdiği gün eşe ait bulunan tüm mallar, gerektiğinde ölüme bağlı tasarrufla üzerinde tasarruf ettiği mallar dahil olmak üzere ve diğer eşe karşı alacaklı olabileceği meblağlar hariç tutulmaksızın, son malvarlığını oluşturur. Boşanma, ayrılık veya edinilmiş malların erken tasfiyesi halinde, evlilik malları rejimi talep gününde sona ermiş sayılır.

Son malvarlığının içeriği, eşin veya mirasçılarının, diğer eş veya onun mirasçılarının huzurunda ya da usulüne uygun olarak çağrılmaları suretiyle düzenlemek zorunda oldukları, adi yazılı biçimde dahi olsa, tanımlayıcı bir belgeyle kanıtlanır. Bu belge, mahkeme başkanının talep üzerine karar vererek süre uzatımı vermesi hali saklı kalmak kaydıyla, evlilik malları rejiminin sona ermesinden itibaren dokuz ay içinde düzenlenmelidir.

Son malvarlığının başka malları da kapsamış olacağına ilişkin kanıt, tanık beyanları ve karineler dahil olmak üzere her türlü yolla getirilebilir.

Eşlerden her biri, diğerinin malları bakımından, hukuk usulü kanununda öngörülen kurallar uyarınca mühür konulmasını ve envanter düzenlenmesini talep edebilir.

Özgün metin (Fransızca)

Font partie du patrimoine final tous les biens qui appartiennent à l'époux au jour où le régime matrimonial est dissous, y compris, le cas échéant, ceux dont il aurait disposé à cause de mort et sans en exclure les sommes dont il peut être créancier envers son conjoint. S'il y a divorce, séparation de corps ou liquidation anticipée des acquêts, le régime matrimonial est réputé dissous au jour de la demande.

La consistance du patrimoine final est prouvée par un état descriptif, même sous seing privé, que l'époux ou ses héritiers doivent établir en présence de l'autre conjoint ou de ses héritiers ou eux dûment appelés. Cet état doit être dressé dans les neuf mois de la dissolution du régime matrimonial, sauf prorogation par le président du tribunal statuant sur requête.

La preuve que le patrimoine final aurait compris d'autres biens peut être rapportée par tous les moyens, même par témoignages et présomptions.

Chacun des époux peut, quant aux biens de l'autre, requérir l'apposition des scellés et l'inventaire suivant les règles prévues au code de procédure civile.

Madde 1573

Asıl malvarlığında yer almayan ve eşin diğer eşin rızası olmaksızın sağlararası bağışlama yoluyla üzerinde tasarruf ettiği mallar ile hileli biçimde devrettiği mallar, mevcut mallara kurgusal olarak eklenir. Ömür boyu irat karşılığında veya karşılıksız olarak yapılan devir, diğer eş bu devre rıza göstermemişse, onun haklarını ihlal etmek amacıyla yapılmış sayılır.

Özgün metin (Fransızca)

Aux biens existants on réunit fictivement les biens qui ne figurent pas dans le patrimoine originaire et dont l'époux a disposé par donation entre vifs sans le consentement de son conjoint, ainsi que ceux qu'il aurait aliénés frauduleusement. L'aliénation à charge de rente viagère ou à fonds perdu est présumée faite en fraude des droits du conjoint, si celui-ci n'y a consenti.

Madde 1574

Mevcut mallar, evlilik malları rejiminin sona erdiği tarihteki durumlarına ve rejimin tasfiye edildiği gündeki değerlerine göre değerlendirilir. Sağlararası bağışlama yoluyla veya diğer eşin haklarını ihlal edecek biçimde devredilen mallar, devir günündeki durumlarına ve, muhafaza edilmiş olsalardı tasfiye gününde sahip olacakları değere göre değerlendirilir. Bu şekilde yeniden oluşturulan aktiften, eşe ödenmesi gerekebilecek meblağlar dahil olmak üzere henüz ödenmemiş tüm borçlar indirilir. Evlilik malları rejiminin sona ermesinden önce bir eşin diğer eşin rızası olmaksızın bağışladığı asıl mallara evlilik süresince yapılan iyileştirmelerin devir günündeki değeri, son malvarlığına eklenmelidir.

Özgün metin (Fransızca)

Les biens existants sont estimés d'après leur état à l'époque de la dissolution du régime matrimonial et d'après leur valeur au jour de la liquidation de celui-ci. Les biens qui ont été aliénés par donations entre vifs, ou en fraude des droits du conjoint, sont estimés d'après leur état au jour de l'aliénation et la valeur qu'ils auraient eue, s'ils avaient été conservés, au jour de la liquidation. De l'actif ainsi reconstitué, on déduit toutes les dettes qui n'ont pas encore été acquittées, y compris les sommes qui pourraient être dues au conjoint. La valeur, au jour de l'aliénation, des améliorations qui avaient été apportées pendant le mariage à des biens originaires donnés par un époux sans le consentement de son conjoint avant la dissolution du régime matrimonial doit être ajoutée au patrimoine final.

Madde 1575

Bir eşin nihai malvarlığı, özgün malvarlığından az ise, eksiklik tamamen bu eş tarafından karşılanır. Nihai malvarlığı özgün malvarlığından fazla ise, bu artış net edinilmiş malları oluşturur ve katılmaya konu olur. Her iki taraftan da net edinilmiş mal varsa, bunlar önce mahsup edilir. Yalnızca fazlalık paylaşılır: kazancı daha az olan eş, bu fazlalığın yarısı için diğer eşten alacaklıdır. Katılma alacağına, aynı hükümlere tabi tutulmak üzere, eşin evlilik süresince sağladığı değerler ve diğer tazminatlar nedeniyle diğer eşten alacaklı olabileceği tutarlar da eklenir; bu tutarlardan, varsa, eşin diğerine borçlu olduğu miktarlar düşülür.

Özgün metin (Fransızca)

Si le patrimoine final d'un époux est inférieur à son patrimoine originaire, le déficit est supporté entièrement par cet époux. S'il lui est supérieur, l'accroissement représente les acquêts nets et donne lieu à participation. S'il y a des acquêts nets de part et d'autre, ils doivent d'abord être compensés. Seul l'excédent se partage : l'époux dont le gain a été le moindre est créancier de son conjoint pour la moitié de cet excédent. A la créance de participation on ajoute, pour les soumettre au même règlement, les sommes dont l'époux peut être d'ailleurs créancier envers son conjoint, pour valeurs fournies pendant le mariage et autres indemnités, déduction faite, s'il y a lieu, de ce dont il peut être débiteur envers lui.

Madde 1576Karşılığı:TMK m. 239

Katılma alacağı para ile ödenir. Borçlu eş, tasfiyenin kapanmasından itibaren bu borcu tamamen ödemekte ciddi güçlüklerle karşılaşırsa, hâkimler beş yılı geçmeyecek süreler tanıyabilir; bu takdirde teminat verilmesi ve faiz ödenmesi şarttır. Bununla birlikte katılma alacağı, ister her iki eşin rızasıyla ister borçlu eşin para ile ödemeyi engelleyen ciddi güçlükler içinde bulunduğunu ispatlaması hâlinde hâkim kararıyla, aynen ödeme suretiyle yerine getirilebilir. Bir önceki fıkrada öngörülen aynen ödeme, kendisine tahsis edilen mallar özgün malvarlığına dâhil değilse veya kendisine tahsis yapılan eş diğerinin mirasçısı olursa, paylaşma işlemi sayılır. Tasfiye, eşlerin alacaklılarına karşı ileri sürülemez: alacaklılar, borçlularının eşine tahsis edilen mallar üzerinde haciz uygulama hakkını korurlar.

Özgün metin (Fransızca)

La créance de participation donne lieu à paiement en argent. Si l'époux débiteur rencontre des difficultés graves à s'en acquitter entièrement dès la clôture de la liquidation, les juges peuvent lui accorder des délais qui ne dépasseront pas cinq ans, à charge de fournir des sûretés et de verser des intérêts. La créance de participation peut toutefois donner lieu à un règlement en nature, soit du consentement des deux époux, soit en vertu d'une décision du juge, si l'époux débiteur justifie de difficultés graves qui l'empêchent de s'acquitter en argent. Le règlement en nature prévu à l'alinéa précédent est considéré comme une opération de partage lorsque les biens attribués n'étaient pas compris dans le patrimoine originaire ou lorsque l'époux attributaire vient à la succession de l'autre. La liquidation n'est pas opposable aux créanciers des époux : ils conservent le droit de saisir les biens attribués au conjoint de leur débiteur.

Madde 1577

Alacaklı eş, katılma alacağının tahsilini önce mevcut mallar üzerinden, bunun yetersiz kalması hâlinde ise en yakın tarihli devirlerden başlamak üzere, 1573. maddede belirtilen ve sağlararası bağışlama yoluyla veya diğer eşin haklarını ihlal etmek amacıyla devredilmiş mallar üzerinden takip eder.

Özgün metin (Fransızca)

L'époux créancier poursuit le recouvrement de sa créance de participation d'abord sur les biens existants et subsidiairement, en commençant par les aliénations les plus récentes, sur les biens mentionnés à l'article 1573 qui avaient été aliénés par donation entre vifs ou en fraude des droits du conjoint.

Madde 1578

Evlilik mal rejiminin sona ermesi hâlinde, taraflar tasfiyeyi sözleşme yoluyla gerçekleştirme konusunda anlaşamazlarsa, bunlardan biri mahkemeden bu işlemin yargı yoluyla yapılmasını isteyebilir.

Miras ve mal ortaklıklarının yargısal paylaşımına ulaşmak için öngörülen kurallar, uygun düştüğü ölçüde bu talebe de uygulanır.

Taraflar, tasfiyeye yararlı bütün bilgi ve belgeleri karşılıklı olarak birbirlerine ve hâkim tarafından atanan bilirkişilere bildirmekle yükümlüdürler.

Tasfiye davası, evlilik mal rejiminin sona ermesinden itibaren üç yıllık zamanaşımına tabidir. 1341-2. madde uyarınca üçüncü kişilere karşı açılan davalar, tasfiyenin kapanmasından itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir.

Özgün metin (Fransızca)

A la dissolution du régime matrimonial, si les parties ne s'accordent pas pour procéder à la liquidation par convention, l'une d'elles peut demander au tribunal qu'il y soit procédé en justice.

Sont applicables à cette demande, en tant que de raison, les règles prescrites pour arriver au partage judiciaire des successions et communautés.

Les parties sont tenues de se communiquer réciproquement, et de communiquer aux experts désignés par le juge, tous renseignements et documents utiles à la liquidation.

L'action en liquidation se prescrit par trois ans à compter de la dissolution du régime matrimonial. Les actions ouvertes contre les tiers en vertu de l'article 1341-2 se prescrivent par deux ans à compter de la clôture de la liquidation.

Madde 1579

Yukarıdaki 1571 ve 1574. maddelerde öngörülen değerleme kurallarının uygulanması, açıkça hakkaniyete aykırı bir sonuca yol açacaksa, mahkeme, eşlerden birinin talebi üzerine bu kurallardan ayrılabilir.

Özgün metin (Fransızca)

Si l'application des règles d'évaluation prévues par les articles 1571 et 1574 ci-dessus devait conduire à un résultat manifestement contraire à l'équité, le tribunal pourrait y déroger à la demande de l'un des époux.

Madde 1580

Bir eşin işlerinin karışıklığı, kötü yönetimi veya kötü davranışları, evlilik mal rejiminin devamının diğer eşin menfaatlerini tehlikeye düşüreceği endişesini doğuruyorsa, diğer eş katılma alacağının önceden tasfiyesini isteyebilir. Bu talebe mal ayrılığı kuralları uygulanır. Talebin kabulü hâlinde eşler, 1536 ilâ 1541. maddelerde öngörülen rejime tabi kılınır.

Özgün metin (Fransızca)

Si le désordre des affaires d'un époux, sa mauvaise administration ou son inconduite, donnent lieu de craindre que la continuation du régime matrimonial ne compromette les intérêts de l'autre conjoint, celui-ci peut demander la liquidation anticipée de sa créance de participation. Les règles de la séparation de biens sont applicables à cette demande. Lorsque la demande est admise, les époux sont placés sous le régime des articles 1536 à 1541.

Madde 1581

Eşler, edinilmiş mallara katılmayı kararlaştırırken, 1387, 1388 ve 1389. maddelere aykırı olmayan her türlü şartı benimseyebilirler.

Eşler özellikle eşit olmayan paylaşım öngören bir şart kararlaştırabilir veya sağ kalan eşin ya da sağ kalması hâlinde bunlardan birinin, diğerinin yaptığı net edinilmiş malların tamamı üzerinde hak sahibi olacağını şart koşabilirler.

Ayrıca eşler arasında, rejimin tasfiyesi sırasında diğerine karşı katılma alacağı bulunan eşin, diğer eşin bazı mallarını kendisine tahsis edilmesini isteme hakkına sahip olacağı, bu malları edinmekte esaslı bir menfaatinin bulunduğunu ispatlaması şartıyla kararlaştırılabilir.

Özgün metin (Fransızca)

En stipulant la participation aux acquêts, les époux peuvent adopter toutes clauses non contraires aux articles 1387, 1388 et 1389.

Ils peuvent notamment convenir d'une clause de partage inégal, ou stipuler que le survivant d'eux ou l'un d'eux s'il survit, aura droit à la totalité des acquêts nets faits par l'autre.

Il peut également être convenu entre les époux que celui d'entre eux qui, lors de la liquidation du régime, aura envers l'autre une créance de participation, pourra exiger la dation en paiement de certains biens de son conjoint, s'il établit qu'il a un intérêt essentiel à se les faire attribuer.

Altıncı Kısım : SatıştanTitre VI : De la vente

Birinci Bölüm : Satımın niteliği ve şekli hakkında.Chapitre Ier : De la nature et de la forme de la vente.

Madde 1582

Satım, birinin bir şeyi teslim etmeyi, diğerinin ise onu ödemeyi taahhüt ettiği bir sözleşmedir. Resmi senetle veya adi yazılı şekilde yapılabilir.

Özgün metin (Fransızca)

La vente est une convention par laquelle l'un s'oblige à livrer une chose, et l'autre à la payer. Elle peut être faite par acte authentique ou sous seing privé.

Madde 1583

Sözleşme, taraflar arasında, şey ve fiyat üzerinde anlaşma sağlandığı andan itibaren, şey henüz teslim edilmemiş ve fiyat ödenmemiş olsa dahi, tamdır ve mülkiyet satıcıya karşı hukuken alıcıya geçer.

Özgün metin (Fransızca)

Elle est parfaite entre les parties, et la propriété est acquise de droit à l'acheteur à l'égard du vendeur, dès qu'on est convenu de la chose et du prix, quoique la chose n'ait pas encore été livrée ni le prix payé.

Madde 1584

Satış, salt ve kayıtsız şartsız olarak veya geciktirici ya da bozucu bir şarta bağlı olarak yapılabilir. Satış, konusu iki veya daha fazla seçimlik şey olacak şekilde de yapılabilir. Bütün bu hallerde, sözleşmenin hükümleri sözleşmelere ilişkin genel ilkelere göre düzenlenir.

Özgün metin (Fransızca)

La vente peut être faite purement et simplement, ou sous une condition soit suspensive, soit résolutoire. Elle peut aussi avoir pour objet deux ou plusieurs choses alternatives. Dans tous ces cas, son effet est réglé par les principes généraux des conventions.

Madde 1585

Mallar toplu olarak değil de ağırlık, adet veya ölçü üzerinden satıldığında, satış tam değildir; şu anlamda ki, satılan şeyler tartılıp sayılıp ölçülünceye kadar hasarı satıcıya aittir; ancak alıcı, taahhüdün ifa edilmemesi halinde, gerekirse şeyin teslimini veya tazminat isteyebilir.

Özgün metin (Fransızca)

Lorsque des marchandises ne sont pas vendues en bloc, mais au poids, au compte ou à la mesure, la vente n'est point parfaite, en ce sens que les choses vendues sont aux risques du vendeur jusqu'à ce qu'elles soient pesées, comptées ou mesurées ; mais l'acheteur peut en demander ou la délivrance ou des dommages-intérêts, s'il y a lieu, en cas d'inexécution de l'engagement.

Madde 1586

Buna karşılık, mallar toplu olarak satılmışsa, henüz tartılmamış, sayılmamış veya ölçülmemiş olsalar dahi satış tamdır.

Özgün metin (Fransızca)

Si, au contraire, les marchandises ont été vendues en bloc, la vente est parfaite, quoique les marchandises n'aient pas encore été pesées, comptées ou mesurées.

Madde 1587

Şarap, zeytinyağı ve satın alınmadan önce tadılması âdet olan diğer şeyler bakımından, alıcı bunları tadıp beğenmedikçe satış gerçekleşmiş sayılmaz.

Özgün metin (Fransızca)

A l'égard du vin, de l'huile, et des autres choses que l'on est dans l'usage de goûter avant d'en faire l'achat, il n'y a point de vente tant que l'acheteur ne les a pas goûtées et agréées.

Madde 1588

Deneme üzerine yapılan satış, her zaman geciktirici şarta bağlı olarak yapılmış sayılır.

Özgün metin (Fransızca)

La vente faite à l'essai est toujours présumée faite sous une condition suspensive.

Madde 1589

İki tarafın şey ve fiyat üzerinde karşılıklı rızası bulunduğunda, satış vaadi satış hükmündedir. Bu vaat, zaten parsellenmiş veya parsellenecek arazilere ilişkinse, bu vaadin kabulü ve bundan doğacak sözleşme, verilen ada ne isim verilirse verilsin, fiyattan bir avansın ödenmesi ve arazinin zilyetliğinin devralınması ile kurulmuş sayılır. Sözleşmenin tarihi, sonradan usulüne uygun hale getirilmiş olsa dahi, ilk avansın ödendiği tarih olacaktır.

Özgün metin (Fransızca)

La promesse de vente vaut vente, lorsqu'il y a consentement réciproque des deux parties sur la chose et sur le prix. Si cette promesse s'applique à des terrains déjà lotis ou à lotir, son acceptation et la convention qui en résultera s'établiront par le paiement d'un acompte sur le prix, quel que soit le nom donné à cet acompte, et par la prise de possession du terrain. La date de la convention, même régularisée ultérieurement, sera celle du versement du premier acompte.

Madde 1589 ila 1

Bir taşınmaz mal veya hakkın edinilmesi amacıyla girişilen ve taahhüt eden kişiden, sebebi ve şekli ne olursa olsun bir ödeme istenen veya alınan her türlü tek taraflı taahhüt hükümsüzdür.

Özgün metin (Fransızca)

Est frappé de nullité tout engagement unilatéral souscrit en vue de l'acquisition d'un bien ou d'un droit immobilier pour lequel il est exigé ou reçu de celui qui s'engage un versement, quelle qu'en soit la cause et la forme.

Madde 1589 ila 2

Bir taşınmaza, bir taşınmaz üzerindeki bir hakka, bir ticari işletmeye, bir taşınmazın tamamı veya bir kısmı üzerindeki bir kira hakkına veya Genel Vergi Kanunu'nun 728 ve 1655 üçüncü maddelerinde belirtilen şirket paylarına ilişkin her türlü tek taraflı satış vaadi, lehtar tarafından kabul edildiği tarihten itibaren on günlük süre içinde resmi bir senetle veya tescil edilmiş adi bir senetle tespit edilmemişse hükümsüz ve etkisizdir. Anılan vaatlere ilişkin olup tarihinden itibaren on gün içinde resmi bir senede veya tescil edilmiş adi bir senede konu edilmemiş her türlü temlik hakkında da aynı hüküm uygulanır.

Özgün metin (Fransızca)

Est nulle et de nul effet toute promesse unilatérale de vente afférente à un immeuble, à un droit immobilier, à un fonds de commerce, à un droit à un bail portant sur tout ou partie d'un immeuble ou aux titres des sociétés visées aux articles 728 et 1655 ter du code général des impôts, si elle n'est pas constatée par un acte authentique ou par un acte sous seing privé enregistré dans le délai de dix jours à compter de la date de son acceptation par le bénéficiaire. Il en est de même de toute cession portant sur lesdites promesses qui n'a pas fait l'objet d'un acte authentique ou d'un acte sous seing privé enregistré dans les dix jours de sa date.

Madde 1590

Satış vaadi bir pey akçesi verilerek yapılmışsa, sözleşen taraflardan her biri bundan vazgeçme yetkisine sahiptir:

Pey akçesini veren, onu kaybederek,

Ve onu alan, iki katını geri vererek.

Özgün metin (Fransızca)

Si la promesse de vendre a été faite avec des arrhes chacun des contractants est maître de s'en départir, Celui qui les a données, en les perdant, Et celui qui les a reçues, en restituant le double.

Madde 1591

Satış bedeli taraflarca belirlenmiş ve gösterilmiş olmalıdır.

Özgün metin (Fransızca)

Le prix de la vente doit être déterminé et désigné par les parties.

Madde 1592

Bununla birlikte bedelin belirlenmesi bir üçüncü kişinin takdirine bırakılabilir; üçüncü kişi bu takdiri yapmak istemez veya yapamazsa, satış meydana gelmez; ancak başka bir üçüncü kişi tarafından takdir yapılabilir.

Özgün metin (Fransızca)

Il peut cependant être laissé à l'estimation d'un tiers ; si le tiers ne veut ou ne peut faire l'estimation, il n'y a point de vente, sauf estimation par un autre tiers.

Madde 1593

Satışa ilişkin senet giderleri ve diğer fer'i giderler alıcıya aittir.

Özgün metin (Fransızca)

Les frais d'actes et autres accessoires à la vente sont à la charge de l'acheteur.

İkinci Bölüm : Kimler Satın Alabilir veya SatabilirChapitre II : Qui peut acheter ou vendre.

Madde 1594

Kanunun yasaklamadığı herkes alım veya satım yapabilir.

Özgün metin (Fransızca)

Tous ceux auxquels la loi ne l'interdit pas peuvent acheter ou vendre.

Madde 1596

Aşağıdaki kişiler, kendileri adına veya araya başka kişiler koyarak, hükümsüzlük cezasıyla ihaleye katılamazlar:

Vesayeti altında bulundukları kişilerin mallarına ilişkin olarak vasiler;

Satmakla görevlendirildikleri mallara ilişkin olarak vekiller;

Bakımlarına bırakılmış belediyelere veya kamu kurumlarına ait mallara ilişkin olarak yöneticiler;

Satışları kendi hizmetleri aracılığıyla yapılan millî mallara ilişkin olarak kamu görevlileri;

Fiduciaire malvarlığını oluşturan mal veya haklara ilişkin olarak fiduciaire'ler.

Özgün metin (Fransızca)

Ne peuvent se rendre adjudicataires, sous peine de nullité, ni par eux-mêmes, ni par personnes interposées :

Les tuteurs, des biens de ceux dont ils ont la tutelle ;

Les mandataires, des biens qu'ils sont chargés de vendre ;

Les administrateurs, de ceux des communes ou des établissements publics confiés à leurs soins ;

Les officiers publics, des biens nationaux dont les ventes se font par leur ministère ;

Les fiduciaires, des biens ou droits composant le patrimoine fiduciaire.

Madde 1597

Hâkimler, bunların yardımcıları, Cumhuriyet savcılığı görevini yürüten hâkimler, zabıt kâtipleri, icra memurları, avukatlar, gönüllü savunmanlar ve noterler, görev yaptıkları mahkemenin yargı çevresine dahil dava, hak ve ihtilaflı taleplerin temlikini alamazlar; aksi hâlde hükümsüzlük ile yargılama giderleri, tazminat sonuçlarına maruz kalırlar.

Özgün metin (Fransızca)

Les juges, leurs suppléants, les magistrats remplissant le ministère public, les greffiers, huissiers, avocats, défenseurs officieux et notaires, ne peuvent devenir cessionnaires des procès, droits et actions litigieux qui sont de la compétence du tribunal dans le ressort duquel ils exercent leurs fonctions, à peine de nullité, et des dépens, dommages et intérêts.

Üçüncü Bölüm : Satılabilecek şeyler hakkındaChapitre III : Des choses qui peuvent être vendues.

Madde 1598

Kanunla ticareti yasaklanmamış olan her şey satılabilir, meğerki özel kanunlarla devri yasaklanmış olsun.

Özgün metin (Fransızca)

Tout ce qui est dans le commerce peut être vendu lorsque des lois particulières n'en ont pas prohibé l'aliénation.

Madde 1599

Başkasına ait bir şeyin satışı hükümsüzdür; alıcı, şeyin başkasına ait olduğunu bilmiyorsa, bu durum tazminat talebine yol açabilir.

Özgün metin (Fransızca)

La vente de la chose d'autrui est nulle : elle peut donner lieu à des dommages-intérêts lorsque l'acheteur a ignoré que la chose fût à autrui.

Madde 1601

Satış anında satılan şey tamamen telef olmuşsa, satış hükümsüzdür. Şeyin yalnızca bir kısmı telef olmuşsa, alıcı, satıştan vazgeçmek veya bedeli ayrıştırma yoluyla belirleterek geri kalan kısmı talep etmek arasında seçim yapabilir.

Özgün metin (Fransızca)

Si au moment de la vente la chose vendue était périe en totalité, la vente serait nulle. Si une partie seulement de la chose est périe, il est au choix de l'acquéreur d'abandonner la vente, ou de demander la partie conservée, en faisant déterminer le prix par la ventilation.

Üçüncü Bölüm-1 : Yapılacak taşınmazların satışı hakkındaChapitre III-1 : De la vente d'immeubles à construire.

Madde 1601 ila 1

İnşa edilecek taşınmazların satışı, satıcının sözleşmede belirlenen bir süre içinde bir taşınmaz inşa etmeyi taahhüt ettiği satıştır. Bu satış, vadeli olarak veya gelecekteki tamamlanma durumuna göre yapılabilir.

Özgün metin (Fransızca)

La vente d'immeubles à construire est celle par laquelle le vendeur s'oblige à édifier un immeuble dans un délai déterminé par le contrat. Elle peut être conclue à terme ou en l'état futur d'achèvement.

Madde 1601 ila 2

Vadeli satış, satıcının taşınmazı tamamlandığında teslim etmeyi, alıcının da onu teslim almayı ve bedelini teslim tarihinde ödemeyi taahhüt ettiği sözleşmedir. Mülkiyetin geçişi, taşınmazın tamamlandığının resmî senetle tespiti ile kendiliğinden gerçekleşir; bu geçiş, satış gününe kadar geriye etkili olarak sonuç doğurur.

Özgün metin (Fransızca)

La vente à terme est le contrat par lequel le vendeur s'engage à livrer l'immeuble à son achèvement, l'acheteur s'engage à en prendre livraison et à en payer le prix à la date de livraison. Le transfert de propriété s'opère de plein droit par la constatation par acte authentique de l'achèvement de l'immeuble ; il produit ses effets rétroactivement au jour de la vente.

Madde 1601 ila 3

Gelecekteki tamamlanma durumuna göre satış, satıcının arsa üzerindeki haklarını ve mevcut yapıların mülkiyetini alıcıya derhal devrettiği sözleşmedir. Yapılacak inşaatlar, gerçekleştirildikçe alıcının mülkiyetine geçer; alıcı, bedelini işlerin ilerlemesine göre ödemekle yükümlüdür. Satıcı, işlerin kabulüne kadar yapı sahibinin yetkilerini muhafaza eder.

Özgün metin (Fransızca)

La vente en l'état futur d'achèvement est le contrat par lequel le vendeur transfère immédiatement à l'acquéreur ses droits sur le sol ainsi que la propriété des constructions existantes. Les ouvrages à venir deviennent la propriété de l'acquéreur au fur et à mesure de leur exécution ; l'acquéreur est tenu d'en payer le prix à mesure de l'avancement des travaux. Le vendeur conserve les pouvoirs de maître de l'ouvrage jusqu'à la réception des travaux.

Madde 1601 ila 4

Alıcının, inşa edilecek bir taşınmazın satışından doğan haklarını devretmesi hâlinde, devralan kişi kendiliğinden alıcının satıcıya karşı olan borçlarının yerine geçer. Satışa bir vekâlet eklenmişse, bu vekâlet satıcı ile devralan arasında devam eder. Bu hükümler, sağlararası iradi veya cebri her türlü devir ile ölüme bağlı devirlere de uygulanır.

Özgün metin (Fransızca)

La cession par l'acquéreur des droits qu'il tient d'une vente d'immeuble à construire substitue de plein droit le cessionnaire dans les obligations de l'acquéreur envers le vendeur. Si la vente a été assortie d'un mandat, celui-ci se poursuit entre le vendeur et le cessionnaire. Ces dispositions s'appliquent à toute mutation entre vifs, volontaire ou forcée, ou à cause de mort.

Dördüncü Bölüm : Satıcının borçları hakkındaChapitre IV : Des obligations du vendeur

Birinci Bölüm: Genel hükümler.Section 1 : Dispositions générales.

Madde 1602

Satıcı, neyi taahhüt ettiğini açıkça belirtmekle yükümlüdür. Kapalı veya belirsiz her sözleşme hükmü, satıcı aleyhine yorumlanır.

Özgün metin (Fransızca)

Le vendeur est tenu d'expliquer clairement ce à quoi il s'oblige. Tout pacte obscur ou ambigu s'interprète contre le vendeur.

Madde 1603

Satıcının iki temel borcu vardır: sattığı şeyi teslim etmek ve ona karşı garanti vermek.

Özgün metin (Fransızca)

Il a deux obligations principales, celle de délivrer et celle de garantir la chose qu'il vend.

İkinci Bölüm : Teslim Hakkında.Section 2 : De la délivrance.

Madde 1604Karşılığı:TMK m. 978

Teslim, satılan şeyin alıcının hâkimiyetine ve zilyetliğine geçirilmesidir.

Özgün metin (Fransızca)

La délivrance est le transport de la chose vendue en la puissance et possession de l'acheteur.

Madde 1605

Taşınmazlara ilişkin teslim borcu, satıcı tarafından, söz konusu bir bina ise anahtarların teslimiyle veya mülkiyet belgelerinin teslimiyle yerine getirilmiş sayılır.

Özgün metin (Fransızca)

L'obligation de délivrer les immeubles est remplie de la part du vendeur lorsqu'il a remis les clefs, s'il s'agit d'un bâtiment, ou lorsqu'il a remis les titres de propriété.

Madde 1606

Taşınır eşyanın teslimi:

Ya şeyin bizzat teslimiyle,

Ya da onları içeren binaların anahtarlarının teslimiyle,

Ya da satım anında nakil mümkün değilse veya alıcı bunları başka bir sebeple zaten elinde bulunduruyorsa, tarafların yalnızca anlaşmasıyla gerçekleşir.

Özgün metin (Fransızca)

La délivrance des effets mobiliers s'opère :

Ou par la remise de la chose,

Ou par la remise des clefs des bâtiments qui les contiennent,

Ou même par le seul consentement des parties, si le transport ne peut pas s'en faire au moment de la vente, ou si l'acheteur les avait déjà en son pouvoir à un autre titre.

Madde 1607

Gayri maddi hakların teslimi, ya belgelerin teslimiyle ya da edinen kişinin satıcının rızasıyla bu haklardan yararlanmasıyla gerçekleşir.

Özgün metin (Fransızca)

La tradition des droits incorporels se fait, ou par la remise des titres, ou par l'usage que l'acquéreur en fait du consentement du vendeur.

Madde 1608

Aksi kararlaştırılmadıkça, teslim giderleri satıcıya, nakil giderleri ise alıcıya aittir.

Özgün metin (Fransızca)

Les frais de la délivrance sont à la charge du vendeur, et ceux de l'enlèvement à la charge de l'acheteur, s'il n'y a eu stipulation contraire.

Madde 1609

Aksi kararlaştırılmadıkça, teslim, satım konusu şeyin satım anında bulunduğu yerde yapılmalıdır.

Özgün metin (Fransızca)

La délivrance doit se faire au lieu où était, au temps de la vente, la chose qui en a fait l'objet, s'il n'en a été autrement convenu.

Madde 1610

Satıcı, taraflar arasında kararlaştırılan sürede teslimi yapmazsa ve gecikme yalnızca satıcının kusurundan ileri geliyorsa, alıcı, seçimine göre, satımın feshini veya kendisine zilyetliğin devredilmesini talep edebilir.

Özgün metin (Fransızca)

Si le vendeur manque à faire la délivrance dans le temps convenu entre les parties, l'acquéreur pourra, à son choix, demander la résolution de la vente, ou sa mise en possession, si le retard ne vient que du fait du vendeur.

Madde 1611

Her hâlde, satıcı, satın alanın kararlaştırılan vadede teslim alamamasından ötürü bir zarar doğmuşsa, tazminata mahkûm edilmelidir.

Özgün metin (Fransızca)

Dans tous les cas, le vendeur doit être condamné aux dommages et intérêts, s'il résulte un préjudice pour l'acquéreur, du défaut de délivrance au terme convenu.

Madde 1612

Alıcı bedeli ödemezse ve satıcı da ona ödeme için bir süre tanımamışsa, satıcı şeyi teslim etmekle yükümlü değildir.

Özgün metin (Fransızca)

Le vendeur n'est pas tenu de délivrer la chose, si l'acheteur n'en paye pas le prix, et que le vendeur ne lui ait pas accordé un délai pour le paiement.

Madde 1613

Satıcı ödeme için bir süre tanımış olsa bile, satıştan sonra alıcı iflas etmiş veya aciz hâline düşmüş ise ve bu yüzden satıcı bedeli kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalmışsa, alıcı vadede ödeyeceğine dair kefil vermedikçe, satıcı teslim ile yükümlü tutulmaz.

Özgün metin (Fransızca)

Il ne sera pas non plus obligé à la délivrance, quand même il aurait accordé un délai pour le paiement, si, depuis la vente, l'acheteur est tombé en faillite ou en état de déconfiture, en sorte que le vendeur se trouve en danger imminent de perdre le prix ; à moins que l'acheteur ne lui donne caution de payer au terme.

Madde 1614

Şey, satış anında bulunduğu hâliyle teslim edilmelidir. Bu tarihten itibaren bütün semereler alıcıya aittir.

Özgün metin (Fransızca)

La chose doit être délivrée en l'état où elle se trouve au moment de la vente. Depuis ce jour, tous les fruits appartiennent à l'acquéreur.

Madde 1615

Şeyi teslim borcu, onun eklentilerini ve sürekli kullanımına özgülenmiş olan her şeyi kapsar.

Özgün metin (Fransızca)

L'obligation de délivrer la chose comprend ses accessoires et tout ce qui a été destiné à son usage perpétuel.

Madde 1616

Satıcı, sözleşmede belirtilen yüzölçümü ne ise onu teslim etmekle yükümlüdür; aşağıda belirtilen değişikliklere tabi olmak üzere.

Özgün metin (Fransızca)

Le vendeur est tenu de délivrer la contenance telle qu'elle est portée au contrat, sous les modifications ci-après exprimées.

Madde 1617

Bir taşınmazın satışı, ölçü başına belirli bir bedel üzerinden yüzölçümü gösterilerek yapılmış ise, satıcı, alıcı isterse, sözleşmede belirtilen miktarı teslim etmekle yükümlüdür; Ve bu mümkün değilse, ya da alıcı bunu istemezse, satıcı bedelde orantılı bir indirime katlanmakla yükümlüdür.

Özgün metin (Fransızca)

Si la vente d'un immeuble a été faite avec indication de la contenance, à raison de tant la mesure, le vendeur est obligé de délivrer à l'acquéreur, s'il l'exige, la quantité indiquée au contrat ; Et si la chose ne lui est pas possible, ou si l'acquéreur ne l'exige pas, le vendeur est obligé de souffrir une diminution proportionnelle du prix.

Madde 1618

Buna karşılık, önceki maddede öngörülen durumda, sözleşmede belirtilenden daha büyük bir yüzölçümü bulunursa, fazlalık beyan edilen yüzölçümünün yirmide birini aşıyorsa, alıcı, bedelin fazlasını ödemek ya da sözleşmeden dönmek seçimlik hakkına sahiptir.

Özgün metin (Fransızca)

Si, au contraire, dans le cas de l'article précédent, il se trouve une contenance plus grande que celle exprimée au contrat, l'acquéreur a le choix de fournir le supplément du prix, ou de se désister du contrat, si l'excédent est d'un vingtième au-dessus de la contenance déclarée.

Madde 1619

Tüm diğer hâllerde; ister satış belirli ve sınırlı bir cisim üzerinde yapılmış olsun, ister ayrı ve müstakil taşınmazları konu alsın, ister ölçü ile veya ölçünün izlediği satılan malın belirtilmesi ile başlasın, sözleşmede belirtilen ölçü ile gerçek ölçü arasındaki fark, satılan malların tamamının değerine göre yirmide biri aşmadıkça, aksi kararlaştırılmadıkça, fazla ölçü için satıcı lehine bir fiyat eki verilmesine, eksik ölçü için de alıcı lehine fiyattan indirim yapılmasına yer yoktur.

Özgün metin (Fransızca)

Dans tous les autres cas, Soit que la vente soit faite d'un corps certain et limité, Soit qu'elle ait pour objet des fonds distincts et séparés, Soit qu'elle commence par la mesure, ou par la désignation de l'objet vendu suivie de la mesure, L'expression de cette mesure ne donne lieu à aucun supplément de prix, en faveur du vendeur, pour l'excédent de mesure, ni en faveur de l'acquéreur, à aucune diminution du prix pour moindre mesure, qu'autant que la différence de la mesure réelle à celle exprimée au contrat est d'un vingtième en plus ou en moins, eu égard à la valeur de la totalité des objets vendus, s'il n'y a stipulation contraire.

Madde 1620

Önceki maddeye göre, ölçü fazlalığı nedeniyle fiyat artırımına gidilmesi gereken hâlde, alıcı sözleşmeden dönme veya fiyat farkını ödeme arasında seçim hakkına sahiptir; taşınmazı elinde tutarsa, bu fark faizleriyle birlikte ödenir.

Özgün metin (Fransızca)

Dans le cas où, suivant l'article précédent, il y a lieu à augmentation de prix pour excédent de mesure, l'acquéreur a le choix ou de se désister du contrat ou de fournir le supplément du prix, et ce, avec les intérêts s'il a gardé l'immeuble.

Madde 1621

Alıcının sözleşmeden dönme hakkına sahip olduğu tüm hâllerde, satıcı, almışsa bedeli ve bu sözleşmenin masraflarını alıcıya iade etmekle yükümlüdür.

Özgün metin (Fransızca)

Dans tous les cas où l'acquéreur a le droit de se désister du contrat, le vendeur est tenu de lui restituer, outre le prix, s'il l'a reçu, les frais de ce contrat.

Madde 1622

Satıcının fiyat eki istemine ilişkin davası ile alıcının fiyat indirimi veya sözleşmenin feshi istemine ilişkin davası, hak düşürücü süre olarak, sözleşme tarihinden itibaren bir yıl içinde açılmalıdır.

Özgün metin (Fransızca)

L'action en supplément de prix de la part du vendeur, et celle en diminution de prix ou en résiliation du contrat de la part de l'acquéreur, doivent être intentées dans l'année, à compter du jour du contrat, à peine de déchéance.

Madde 1623

Aynı sözleşme ile ve tek bir bedel karşılığında, her birinin ölçüsü belirtilmiş iki taşınmaz satılmış ve bunlardan birinde eksik, diğerinde fazla ölçü bulunmuşsa, gereken miktara kadar mahsup yapılır; fiyat eki veya fiyat indirimi davası ancak yukarıda belirlenen kurallara göre açılabilir.

Özgün metin (Fransızca)

S'il a été vendu deux fonds par le même contrat, et pour un seul et même prix, avec désignation de la mesure de chacun, et qu'il se trouve moins de contenance en l'un et plus en l'autre, on fait compensation jusqu'à due concurrence ; et l'action, soit en supplément, soit en diminution du prix, n'a lieu que suivant les règles ci-dessus établies.

Madde 1624

Teslimden önce satılan malın telef olması veya bozulmasının satıcı ile alıcıdan hangisine yükleneceği sorunu, "Sözleşmeler veya Akdî Borçlar Genel Olarak" başlıklı bölümde öngörülen kurallara göre çözümlenir.

Özgün metin (Fransızca)

La question de savoir sur lequel, du vendeur ou de l'acquéreur, doit tomber la perte ou la détérioration de la chose vendue avant la livraison, est jugée d'après les règles prescrites au titre " Des contrats ou des obligations conventionnelles en général ".

Üçüncü Bölüm : TekeffülSection 3 : De la garantie.

Madde 1625

Satıcının alıcıya karşı borçlu olduğu tekeffül iki konuyu kapsar: birincisi, satılan malın huzur içinde zilyetliği; ikincisi, bu malın gizli ayıpları veya ayıba karşı tekeffül sorumluluğunu doğuran kusurlarıdır.

Özgün metin (Fransızca)

La garantie que le vendeur doit à l'acquéreur a deux objets : le premier est la possession paisible de la chose vendue ; le second, les défauts cachés de cette chose ou les vices rédhibitoires.

Birinci Paragraf : Zapta karşı tekeffül hakkındaParagraphe 1 : De la garantie en cas d'éviction.

Madde 1626

Satış sırasında tekeffüle ilişkin herhangi bir şart kararlaştırılmamış olsa dahi, satıcı, satılan malın tamamında veya bir kısmında alıcının uğradığı zapta veya satış sırasında bildirilmemiş olan malın üzerindeki iddia edilen yüklere karşı, hukuken tekeffülle yükümlüdür.

Özgün metin (Fransızca)

Quoique lors de la vente il n'ait été fait aucune stipulation sur la garantie, le vendeur est obligé de droit à garantir l'acquéreur de l'éviction qu'il souffre dans la totalité ou partie de l'objet vendu, ou des charges prétendues sur cet objet, et non déclarées lors de la vente.

Madde 1627

Taraflar, özel sözleşmelerle bu kanuni borca ekleme yapabilir veya onun etkisini azaltabilirler; hatta satıcının hiçbir tekeffül yükümlülüğüne tabi olmayacağını kararlaştırabilirler.

Özgün metin (Fransızca)

Les parties peuvent, par des conventions particulières, ajouter à cette obligation de droit ou en diminuer l'effet ; elles peuvent même convenir que le vendeur ne sera soumis à aucune garantie.

Madde 1628

Satıcının hiçbir tekeffül yükümlülüğüne tabi olmayacağı belirtilmiş olsa dahi, satıcı kendi şahsi fiilinden doğan tekeffülden yine de sorumlu tutulur: buna aykırı her sözleşme hükümsüzdür.

Özgün metin (Fransızca)

Quoiqu'il soit dit que le vendeur ne sera soumis à aucune garantie, il demeure cependant tenu de celle qui résulte d'un fait qui lui est personnel : toute convention contraire est nulle.

Madde 1629

Tekeffülün bulunmayacağının kararlaştırıldığı aynı halde, satıcı, zapta uğrama durumunda, alıcının satış sırasında zapta uğrama tehlikesini bilmiş olması veya kendi tehlike ve riziko üstlenerek satın almış olması hariç, bedelin iadesiyle yükümlüdür.

Özgün metin (Fransızca)

Dans le même cas de stipulation de non-garantie, le vendeur, en cas d'éviction, est tenu à la restitution du prix, à moins que l'acquéreur n'ait connu lors de la vente le danger de l'éviction ou qu'il n'ait acheté à ses périls et risques.

Madde 1630

Tekeffülün taahhüt edilmiş olması veya bu konuda hiçbir hüküm kararlaştırılmamış olması halinde, alıcı zapta uğrarsa, satıcıya karşı şunları talep etme hakkına sahiptir: 1° Bedelin iadesini; 2° Kendisini zapta uğratan malike ürünleri iade etmek zorunda kaldığı takdirde ürünlerin iadesini; 3° Alıcının tekeffül davasında yaptığı masrafları ve asıl davacı tarafından yapılan masrafları; 4° Son olarak, tazminatı ve sözleşmenin masraf ve meşru giderlerini.

Özgün metin (Fransızca)

Lorsque la garantie a été promise, ou qu'il n'a rien été stipulé à ce sujet, si l'acquéreur est évincé, il a droit de demander contre le vendeur : 1° La restitution du prix ; 2° Celle des fruits, lorsqu'il est obligé de les rendre au propriétaire qui l'évince ; 3° Les frais faits sur la demande en garantie de l'acheteur, et ceux faits par le demandeur originaire ; 4° Enfin les dommages et intérêts, ainsi que les frais et loyaux coûts du contrat.

Madde 1631

Zapta uğrama zamanında satılan şeyin değerinin azalmış veya önemli ölçüde bozulmuş olması halinde, bu ister alıcının ihmalinden ister mücbir sebep kazalarından kaynaklansın, satıcı yine de bedelin tamamını iade etmekle yükümlüdür.

Özgün metin (Fransızca)

Lorsqu'à l'époque de l'éviction, la chose vendue se trouve diminuée de valeur, ou considérablement détériorée, soit par la négligence de l'acheteur, soit par des accidents de force majeure, le vendeur n'en est pas moins tenu de restituer la totalité du prix.

Madde 1632

Ancak alıcı kendi yaptığı bozulmalardan kâr sağlamışsa, satıcı bedelden bu kâra eşit bir miktarı alıkoyma hakkına sahiptir.

Özgün metin (Fransızca)

Mais si l'acquéreur a tiré profit des dégradations par lui faites, le vendeur a droit de retenir sur le prix une somme égale à ce profit.

Madde 1633

Satılan şeyin, zapta uğrama zamanında, alıcının fiilinden bağımsız olarak dahi değerinin artmış olması halinde, satıcı, satış bedelinin üzerindeki değeri alıcıya ödemekle yükümlüdür.

Özgün metin (Fransızca)

Si la chose vendue se trouve avoir augmenté de prix à l'époque de l'éviction, indépendamment même du fait de l'acquéreur, le vendeur est tenu de lui payer ce qu'elle vaut au-dessus du prix de la vente.

Madde 1634

Satıcı, alıcının taşınmaz üzerinde yaptığı bütün onarım ve faydalı iyileştirmeleri, kendisini zapta uğratan kişi tarafından alıcıya ödettirmek veya bizzat ödemekle yükümlüdür.

Özgün metin (Fransızca)

Le vendeur est tenu de rembourser ou de faire rembourser à l'acquéreur, par celui qui l'évince, toutes les réparations et améliorations utiles qu'il aura faites au fonds.

Madde 1635

Satıcı, başkasına ait taşınmazı kötüniyetle satmış ise, alıcının taşınmaza yaptığı bütün masrafları, salt keyfi veya zevke yönelik masraflar dahi olsa, alıcıya ödemekle yükümlü olur.

Özgün metin (Fransızca)

Si le vendeur avait vendu de mauvaise foi le fonds d'autrui, il sera obligé de rembourser à l'acquéreur toutes les dépenses, même voluptuaires ou d'agrément, que celui-ci aura faites au fonds.

Madde 1636

Alıcı, şeyin yalnızca bir kısmından zaptedilir ve bu kısım bütüne oranla öyle önemli ise ki, alıcının zapta uğradığı kısım olmaksızın satın almayacağı kabul edilebilirse, alıcı satışın feshini isteyebilir.

Özgün metin (Fransızca)

Si l'acquéreur n'est évincé que d'une partie de la chose, et qu'elle soit de telle conséquence, relativement au tout, que l'acquéreur n'eût point acheté sans la partie dont il a été évincé, il peut faire résilier la vente.

Madde 1637

Satılan taşınmazın bir kısmından zapt hâlinde, satış feshedilmezse, alıcının zapta uğradığı kısmın değeri, satışın toplam bedeline oranlanmaksızın, zapt anındaki kıymet takdirine göre alıcıya ödenir; satılan şeyin değeri artmış veya azalmış olsa dahi bu böyledir.

Özgün metin (Fransızca)

Si, dans le cas de l'éviction d'une partie du fonds vendu, la vente n'est pas résiliée, la valeur de la partie dont l'acquéreur se trouve évincé lui est remboursée suivant l'estimation à l'époque de l'éviction, et non proportionnellement au prix total de la vente, soit que la chose vendue ait augmenté ou diminué de valeur.

Madde 1638

Satılan taşınmaz, bildirimde bulunulmaksızın, görünür olmayan irtifak haklarıyla yükümlü ise ve bunlar, alıcının bunlardan haberdar olsaydı satın almayacağını varsaymayı gerektirecek önemde ise, alıcı, bir tazminatla yetinmeyi tercih etmediği takdirde sözleşmenin feshini isteyebilir.

Özgün metin (Fransızca)

Si l'héritage vendu se trouve grevé, sans qu'il en ait été fait de déclaration, de servitudes non apparentes, et qu'elles soient de telle importance qu'il y ait lieu de présumer que l'acquéreur n'aurait pas acheté s'il en avait été instruit, il peut demander la résiliation du contrat, si mieux il n'aime se contenter d'une indemnité.

Madde 1639

Satışın ifa edilmemesinden alıcı için doğan tazminata ilişkin diğer sorunlar, "Sözleşmeler veya Akdi Borçlar Genel Hükümleri Hakkında" başlıklı kısımda öngörülen genel kurallara göre çözümlenir.

Özgün metin (Fransızca)

Les autres questions auxquelles peuvent donner lieu les dommages et intérêts résultant pour l'acquéreur de l'inexécution de la vente doivent être décidées suivant les règles générales établies au titre " Des contrats ou des obligations conventionnelles en général ".

Madde 1640

Alıcı, satıcısını davaya çağırmaksızın, kesin hükme bağlanmış veya istinaf yoluna başvurulması artık kabil olmayan bir kararla mahkûm edilmesine razı olmuş ise, satıcı, talebin reddini sağlamaya yeterli vasıtaların mevcut olduğunu ispat ettiği takdirde, zapttan doğan tekeffül borcu ortadan kalkar.

Özgün metin (Fransızca)

La garantie pour cause d'éviction cesse lorsque l'acquéreur s'est laissé condamner par un jugement en dernier ressort, ou dont l'appel n'est plus recevable, sans appeler son vendeur, si celui-ci prouve qu'il existait des moyens suffisants pour faire rejeter la demande.

İkinci Paragraf : Satılan şeyin ayıplarına karşı tekeffül hakkındaParagraphe 2 : De la garantie des défauts de la chose vendue.

Madde 1641

Satıcı, satılan şeyin gizli ayıplarından dolayı, bu ayıplar şeyi tahsis edildiği kullanıma elverişsiz kılıyorsa veya bu kullanımı öyle azaltıyorsa ki alıcı, bunları bilseydi şeyi satın almayacak ya da daha düşük bir bedel verecek olsaydı, tekeffülle yükümlüdür.

Özgün metin (Fransızca)

Le vendeur est tenu de la garantie à raison des défauts cachés de la chose vendue qui la rendent impropre à l'usage auquel on la destine, ou qui diminuent tellement cet usage que l'acheteur ne l'aurait pas acquise, ou n'en aurait donné qu'un moindre prix, s'il les avait connus.

Madde 1642

Satıcı, görünür ayıplardan ve alıcının kendiliğinden fark edebileceği ayıplardan sorumlu değildir.

Özgün metin (Fransızca)

Le vendeur n'est pas tenu des vices apparents et dont l'acheteur a pu se convaincre lui-même.

Madde 1642 ila 1

Yapılacak bir taşınmazın satıcısı, ne işlerin teslim alınmasından önce ne de edinen tarafından zilyetliğin devralınmasından sonraki bir aylık sürenin dolmasından önce, o sırada görünür durumda olan inşaat kusurlarından veya ayıplarından sorumluluktan kurtulamaz.

Satıcının onarım yapmayı üstlenmesi hâlinde sözleşmenin feshine veya bedelin indirilmesine yer verilmez.

Özgün metin (Fransızca)

Le vendeur d'un immeuble à construire ne peut être déchargé, ni avant la réception des travaux, ni avant l'expiration d'un délai d'un mois après la prise de possession par l'acquéreur, des vices de construction ou des défauts de conformité alors apparents.

Il n'y aura pas lieu à résolution du contrat ou à diminution du prix si le vendeur s'oblige à réparer.

Madde 1643

Satıcı, gizli ayıpları bilmemiş olsa dahi bunlardan sorumludur; meğerki bu durumda hiçbir tekeffül borcu altına girmeyeceğini şart koşmuş olsun.

Özgün metin (Fransızca)

Il est tenu des vices cachés, quand même il ne les aurait pas connus, à moins que, dans ce cas, il n'ait stipulé qu'il ne sera obligé à aucune garantie.

Madde 1644

1641 ve 1643 üncü maddelerde öngörülen hâllerde alıcı, malı geri verip bedelin kendisine iadesini istemek veya malı elinde tutup bedelin bir kısmının kendisine geri verilmesini istemek seçimlik haklarına sahiptir.

Özgün metin (Fransızca)

Dans le cas des articles 1641 et 1643, l'acheteur a le choix de rendre la chose et de se faire restituer le prix, ou de garder la chose et de se faire rendre une partie du prix.

Madde 1645

Satıcı malın ayıplarını biliyorsa, almış olduğu bedeli geri vermekle birlikte alıcıya karşı doğan tüm zararlardan da sorumludur.

Özgün metin (Fransızca)

Si le vendeur connaissait les vices de la chose, il est tenu, outre la restitution du prix qu'il en a reçu, de tous les dommages et intérêts envers l'acheteur.

Madde 1646

Satıcı malın ayıplarını bilmiyorsa, yalnızca bedeli geri vermek ve satımdan doğan masrafları alıcıya ödemekle yükümlüdür.

Özgün metin (Fransızca)

Si le vendeur ignorait les vices de la chose, il ne sera tenu qu'à la restitution du prix, et à rembourser à l'acquéreur les frais occasionnés par la vente.

Madde 1646 ila 1

Yapılacak bir taşınmazın satıcısı, işlerin teslim alınmasından itibaren, mimarların, müteahhitlerin ve iş sahibiyle bir istisna sözleşmesiyle bağlı olan diğer kişilerin işbu Kanunun 1792, 1792-1, 1792-2 ve 1792-3 üncü maddeleri uyarınca sorumlu oldukları borçlarla kendisi de sorumludur. Bu tekeffül hakları, taşınmazın sonraki maliklerine de yarar sağlar. Satıcının işbu Kanunun 1792, 1792-1 ve 1792-2 nci maddelerinde tanımlanan zararları onarmayı ve 1792-3 üncü maddede öngörülen tekeffülü üstlenmeyi taahhüt etmesi hâlinde satımın feshine veya bedelin indirilmesine yer verilmez.

Özgün metin (Fransızca)

Le vendeur d'un immeuble à construire est tenu, à compter de la réception des travaux, des obligations dont les architectes, entrepreneurs et autres personnes liées au maître de l'ouvrage par un contrat de louage d'ouvrage sont eux-mêmes tenus en application des articles 1792, 1792-1, 1792-2 et 1792-3 du présent code. Ces garanties bénéficient aux propriétaires successifs de l'immeuble. Il n'y aura pas lieu à résolution de la vente ou à diminution du prix si le vendeur s'oblige à réparer les dommages définis aux articles 1792, 1792-1 et 1792-2 du présent code et à assumer la garantie prévue à l'article 1792-3.

Madde 1647

Ayıplı olan mal, kötü niteliği nedeniyle telef olmuşsa, telef satıcıya aittir; satıcı, alıcıya karşı bedelin iadesi ve önceki iki maddede açıklanan diğer tazminatlarla yükümlü olur. Ancak beklenmedik bir olay sonucu meydana gelen telef alıcı hesabına olur.

Özgün metin (Fransızca)

Si la chose qui avait des vices a péri par suite de sa mauvaise qualité, la perte est pour le vendeur, qui sera tenu envers l'acheteur à la restitution du prix et aux autres dédommagements expliqués dans les deux articles précédents. Mais la perte arrivée par cas fortuit sera pour le compte de l'acheteur.

Madde 1648

Gizli ayıplardan doğan dava, alıcı tarafından ayıbın keşfedildiği tarihten itibaren iki yıllık süre içinde açılmalıdır.

1642-1 inci maddede öngörülen hâlde, dava, satıcının görünür ayıp veya kusurlardan sorumluluktan kurtulabileceği tarihi izleyen bir yıl içinde açılmadığı takdirde hak düşürücü süreye tabi olarak düşer.

Özgün metin (Fransızca)

L'action résultant des vices rédhibitoires doit être intentée par l'acquéreur dans un délai de deux ans à compter de la découverte du vice.

Dans le cas prévu par l'article 1642-1, l'action doit être introduite, à peine de forclusion, dans l'année qui suit la date à laquelle le vendeur peut être déchargé des vices ou des défauts de conformité apparents.

Madde 1649

Bu, adli makam tarafından yapılan satışlarda söz konusu olmaz.

Özgün metin (Fransızca)

Elle n'a pas lieu dans les ventes faites par autorité de justice.

Beşinci Bölüm : Alıcının borçları hakkındaChapitre V : Des obligations de l'acheteur.

Madde 1650

Alıcının başlıca borcu, satış sözleşmesinde belirlenen gün ve yerde bedeli ödemektir.

Özgün metin (Fransızca)

La principale obligation de l'acheteur est de payer le prix au jour et au lieu réglés par la vente.

Madde 1651

Satış sırasında bu hususta bir düzenleme yapılmamışsa, alıcı bedeli, teslimin yapılması gereken yer ve zamanda ödemek zorundadır.

Özgün metin (Fransızca)

S'il n'a rien été réglé à cet égard lors de la vente, l'acheteur doit payer au lieu et dans le temps où doit se faire la délivrance.

Madde 1652

Alıcı, aşağıdaki üç halde satış bedelinin faizini, sermaye ödeninceye kadar borçludur: Satış sırasında bu şekilde kararlaştırılmışsa; Satılan ve teslim edilen şey semere veya başka gelirler doğuruyorsa; Alıcı ödeme yapması için ihtar edilmişse. Bu son halde, faiz ancak ihtardan itibaren işlemeye başlar.

Özgün metin (Fransızca)

L'acheteur doit l'intérêt du prix de la vente jusqu'au paiement du capital, dans les trois cas suivants : S'il a été ainsi convenu lors de la vente ; Si la chose vendue et livrée produit des fruits ou autres revenus ; Si l'acheteur a été sommé de payer. Dans ce dernier cas, l'intérêt ne court que depuis la sommation.

Madde 1653

Alıcı, ipoteğe dayalı bir dava veya istihkak davasıyla rahatsız edilirse ya da rahatsız edilmekten haklı olarak korkarsa, satıcı bu rahatsızlığa son verinceye kadar bedelin ödenmesini erteleyebilir; meğerki satıcı kefil göstermeyi tercih etsin veya rahatsızlığa rağmen alıcının bedeli ödeyeceği kararlaştırılmış olsun.

Özgün metin (Fransızca)

Si l'acheteur est troublé ou a juste sujet de craindre d'être troublé par une action, soit hypothécaire, soit en revendication, il peut suspendre le paiement du prix jusqu'à ce que le vendeur ait fait cesser le trouble, si mieux n'aime celui-ci donner caution, ou à moins qu'il n'ait été stipulé que, nonobstant le trouble, l'acheteur paiera.

Madde 1654

Alıcı bedeli ödemezse, satıcı satışın feshini isteyebilir.

Özgün metin (Fransızca)

Si l'acheteur ne paye pas le prix, le vendeur peut demander la résolution de la vente.

Madde 1655

Satıcının şeyi ve bedeli birlikte kaybetme tehlikesi varsa, taşınmaz satışının feshine derhal hükmolunur.

Bu tehlike mevcut değilse, hâkim, hallere göre alıcıya daha uzun veya daha kısa bir süre tanıyabilir.

Bu süre geçtiği halde alıcı ödeme yapmamışsa, satışın feshine hükmolunur.

Özgün metin (Fransızca)

La résolution de la vente d'immeubles est prononcée aussitôt si le vendeur est en danger de perdre la chose et le prix.

Si ce danger n'existe pas, le juge peut accorder à l'acquéreur un délai plus ou moins long suivant les circonstances.

Ce délai passé sans que l'acquéreur ait payé, la résolution de la vente sera prononcée.

Madde 1656

Taşınmaz satışında, kararlaştırılan sürede bedelin ödenmemesi halinde satışın kendiliğinden feshedileceği kararlaştırılmışsa, alıcı, kendisine bir ihtarla temerrüde düşürülmediği sürece, sürenin sona ermesinden sonra da ödeme yapabilir; ancak bu ihtardan sonra hâkim ona bu süreyi tanıyamaz.

Özgün metin (Fransızca)

S'il a été stipulé lors de la vente d'immeubles que, faute du paiement du prix dans le terme convenu, la vente serait résolue de plein droit, l'acquéreur peut néanmoins payer après l'expiration du délai, tant qu'il n'a pas été mis en demeure par une sommation ; mais, après cette sommation, le juge ne peut pas lui accorder ce délai.

Madde 1657

Yiyecek maddeleri ve menkul eşyanın satımında, geri alım için kararlaştırılan sürenin dolmasından sonra, satıcı lehine, ihtar gerekmeksizin satımın kendiliğinden hükümsüzlüğü gerçekleşir.

Özgün metin (Fransızca)

En matière de vente de denrées et effets mobiliers, la résolution de la vente aura lieu de plein droit et sans sommation, au profit du vendeur, après l'expiration du terme convenu pour le retirement.

Altıncı Bölüm : Satışın hükümsüzlüğü ve feshi hakkındaChapitre VI : De la nullité et de la résolution de la vente.

Madde 1658

Bu Kısımda daha önce açıklanan hükümsüzlük veya fesih sebeplerinden ve bütün sözleşmelere ortak olan sebeplerden bağımsız olarak, satış sözleşmesi geri alım hakkının kullanılması ve bedelin gülünç derecede düşük olması yoluyla feshedilebilir.

Özgün metin (Fransızca)

Indépendamment des causes de nullité ou de résolution déjà expliquées dans ce titre, et de celles qui sont communes à toutes les conventions, le contrat de vente peut être résolu par l'exercice de la faculté de rachat et par la vileté du prix.

Birinci Bölüm: Geri Alım Hakkı HakkındaSection 1 : De la faculté de rachat.

Madde 1659

Geri alım hakkı, satıcının, esas bedelin geri verilmesi ve 1673 üncü maddede sözü edilen giderlerin ödenmesi karşılığında satılan şeyi geri almayı saklı tuttuğu bir sözleşmedir.

Özgün metin (Fransızca)

La faculté de rachat est un pacte par lequel le vendeur se réserve de reprendre la chose vendue, moyennant la restitution du prix principal et le remboursement dont il est parlé à l'article 1673.

Madde 1660

Geri alım hakkı, beş yılı aşan bir süre için kararlaştırılamaz. Daha uzun bir süre için kararlaştırılmışsa, bu süre beş yıla indirilir.

Özgün metin (Fransızca)

La faculté de rachat ne peut être stipulée pour un terme excédant cinq années. Si elle a été stipulée pour un terme plus long, elle est réduite à ce terme.

Madde 1661

Belirlenen süre kesindir ve hâkim tarafından uzatılamaz.

Özgün metin (Fransızca)

Le terme fixé est de rigueur et ne peut être prolongé par le juge.

Madde 1662

Satıcının geri alım davasını belirlenen süre içinde açmamış olması hâlinde, alıcı geri dönülmez biçimde malik kalır.

Özgün metin (Fransızca)

Faute par le vendeur d'avoir exercé son action en rachat dans le terme prescrit, l'acquéreur demeure propriétaire irrévocable.

Madde 1663

Süre, küçük dahil olmak üzere herkese karşı işler; ancak gerektiğinde hak sahibine karşı rücu hakkı saklıdır.

Özgün metin (Fransızca)

Le délai court contre toutes personnes, même contre le mineur, sauf, s'il y a lieu, le recours contre qui de droit.

Madde 1664

Geri alım kaydıyla satım yapan satıcı, ikinci sözleşmede geri alım hakkı belirtilmemiş olsa dahi, ikinci alıcıya karşı davasını açabilir.

Özgün metin (Fransızca)

Le vendeur à pacte de rachat peut exercer son action contre un second acquéreur, quand même la faculté de rachat n'aurait pas été déclarée dans le second contrat.

Madde 1665

Geri alım şartıyla satın alan kimse, satıcısının bütün haklarını kullanır; gerek gerçek malike karşı, gerek satılan şey üzerinde hak veya ipotek iddia edenlere karşı zamanaşımını ileri sürebilir.

Özgün metin (Fransızca)

L'acquéreur à pacte de rachat exerce tous les droits de son vendeur ; il peut prescrire tant contre le véritable maître que contre ceux qui prétendraient des droits ou hypothèques sur la chose vendue.

Madde 1666

Bu kimse, satıcısının alacaklılarına karşı öncelikle takip def'ini ileri sürebilir.

Özgün metin (Fransızca)

Il peut opposer le bénéfice de la discussion aux créanciers de son vendeur.

Madde 1667

Bir terekenin paylı bir kısmını geri alım şartıyla satın alan kimse, kendisine karşı açılan bir paylaştırma satışında bütününe alıcı çıkarsa; satıcı geri alım hakkını kullanmak istediğinde, onu bütününü geri almaya zorlayabilir.

Özgün metin (Fransızca)

Si l'acquéreur à pacte de rachat d'une partie indivise d'un héritage s'est rendu adjudicataire de la totalité sur une licitation provoquée contre lui, il peut obliger le vendeur à retirer le tout lorsque celui-ci veut user du pacte.

Madde 1668

Birden çok kişi, aralarında ortak olan bir terekeyi tek bir sözleşmeyle birlikte satmışlarsa, her biri geri alım davasını ancak kendi payı için açabilir.

Özgün metin (Fransızca)

Si plusieurs ont vendu conjointement, et par un seul contrat, un héritage commun entre eux, chacun ne peut exercer l'action en rachat que pour la part qu'il y avait.

Madde 1669

Bir terekeyi tek başına satan kimsenin birden çok mirasçı bırakması hâlinde de aynı kural uygulanır. Bu mirasçılardan her biri, geri alım yetkisini ancak mirastan aldığı pay için kullanabilir.

Özgün metin (Fransızca)

Il en est de même si celui qui a vendu seul un héritage a laissé plusieurs héritiers. Chacun de ces cohéritiers ne peut user de la faculté de rachat que pour la part qu'il prend pour la succession.

Madde 1670

Ancak, önceki iki maddede öngörülen hâllerde, alıcı, terekenin tamamının geri alınması hususunda aralarında anlaşabilmeleri için bütün birlikte satıcıların veya bütün mirasçıların davaya dahil edilmesini isteyebilir; anlaşamadıkları takdirde, dava reddolunur.

Özgün metin (Fransızca)

Mais, dans le cas des deux articles précédents, l'acquéreur peut exiger que tous les covendeurs ou tous les cohéritiers soient mis en cause, afin de se concilier entre eux pour la reprise de l'héritage entier ; et, s'ils ne se concilient pas, il sera renvoyé de la demande.

Madde 1671

Birden çok kişiye ait bir tereke birlikte ve bütün olarak satılmamış, her biri yalnızca kendi payını satmışsa, her biri kendisine ait olan pay üzerinden geri alım davasını ayrı ayrı açabilir;

ve alıcı, bu şekilde dava açanı bütününü geri almaya zorlayamaz.

Özgün metin (Fransızca)

Si la vente d'un héritage appartenant à plusieurs n'a pas été faite conjointement et de tout l'héritage ensemble, et que chacun n'ait vendu que la part qu'il y avait, ils peuvent exercer séparément l'action en rachat sur la portion qui leur appartenait ;

Et l'acquéreur ne peut forcer celui qui l'exercera de cette manière à retirer le tout.

Madde 1672

Alıcının birden çok mirasçı bırakması hâlinde, geri alım davası, tereke henüz paylaşılmamışsa ve satılan şey mirasçılar arasında paylaşılmamışsa, her birine karşı ancak kendi payı için açılabilir.

Ancak terekenin paylaşılması yapılmış ve satılan şey mirasçılardan birinin payına düşmüşse, geri alım davası onun aleyhine bütünü için açılabilir.

Özgün metin (Fransızca)

Si l'acquéreur a laissé plusieurs héritiers, l'action en rachat ne peut être exercée contre chacun d'eux que pour sa part, dans le cas où elle est encore indivise, et dans celui où la chose vendue a été partagée entre eux.

Mais s'il y a eu partage de la succession et que la chose vendue soit échue au lot de l'un des héritiers, l'action en rachat peut être intentée contre lui pour le tout.

Madde 1673

Geri alım hakkını kullanan satıcı, yalnızca asıl satış bedelini değil, satışın masraflarını ve yasal giderlerini, zorunlu onarımları ve taşınmazın değerini artıran onarımları da bu artış tutarına kadar geri ödemekle yükümlüdür. Satıcı, bütün bu yükümlülükleri yerine getirmeden zilyetliği devralamaz. Satıcı, geri alım hakkının etkisiyle taşınmazına yeniden kavuştuğunda, bu hak, söz konusu yükler ve ipoteklerin tescilinden önce tapu siciline usulüne uygun şekilde tescil edilmiş olmak kaydıyla, taşınmazı alıcının üzerinde tesis ettiği bütün yüklerden ve ipoteklerden ari olarak geri alır. Satıcı, alıcının hileli olmaksızın yaptığı kira sözleşmelerini yerine getirmekle yükümlüdür.

Özgün metin (Fransızca)

Le vendeur qui use du pacte de rachat doit rembourser non seulement le prix principal, mais encore les frais et loyaux coûts de la vente, les réparations nécessaires, et celles qui ont augmenté la valeur du fonds, jusqu'à concurrence de cette augmentation. Il ne peut entrer en possession qu'après avoir satisfait à toutes ces obligations. Lorsque le vendeur rentre dans son héritage par l'effet du pacte de rachat, il le reprend, exempt de toutes les charges et hypothèques dont l'acquéreur l'aurait grevé, à la condition que ce pacte ait été régulièrement publié au fichier immobilier, antérieurement à la publication desdites charges et hypothèques. Il est tenu d'exécuter les baux faits sans fraude par l'acquéreur.

İkinci Bölüm : Aşırı Yararlanma Nedeniyle Satışın İptali Hakkında.Section 2 : De la rescision de la vente pour cause de lésion.

Madde 1674

Satıcı, bir taşınmazın satış bedelinde on iki bölü yedi ölçüsünden fazla ziyana uğramışsa, sözleşmede bu iptali talep etme hakkından açıkça feragat etmiş olsa ve değer artışını bağışladığını beyan etmiş olsa dahi, satışın iptalini talep etme hakkına sahiptir.

Özgün metin (Fransızca)

Si le vendeur a été lésé de plus de sept douzièmes dans le prix d'un immeuble, il a le droit de demander la rescision de la vente, quand même il aurait expressément renoncé dans le contrat à la faculté de demander cette rescision, et qu'il aurait déclaré donner la plus-value.

Madde 1675

On iki bölü yediden fazla ziyanın bulunup bulunmadığını belirlemek için, taşınmazın satış anındaki durumu ve değeri esas alınarak değerlendirme yapılması gerekir. Tek taraflı satış vaadi halinde ziyan, vaadin gerçekleştiği güne göre değerlendirilir.

Özgün metin (Fransızca)

Pour savoir s'il y a lésion de plus de sept douzièmes, il faut estimer l'immeuble suivant son état et sa valeur au moment de la vente. En cas de promesse de vente unilatérale, la lésion s'apprécie au jour de la réalisation.

Madde 1676

Talep, satış tarihinden itibaren iki yıllık sürenin geçmesinden sonra artık kabul edilemez.

Bu süre, geri alım için kararlaştırılan sürenin devamı boyunca işlemeye devam eder ve durmaz.

Özgün metin (Fransızca)

La demande n'est plus recevable après l'expiration de deux années, à compter du jour de la vente.

Ce délai court et n'est pas suspendu pendant la durée du temps stipulé pour le pacte du rachat.

Madde 1677

Ziyanın ispatı ancak mahkeme kararıyla ve ancak ileri sürülen olguların ziyanı karine olarak kabul ettirecek kadar muhtemel ve ağır olması halinde kabul edilebilir.

Özgün metin (Fransızca)

La preuve de la lésion ne pourra être admise que par jugement, et dans le cas seulement où les faits articulés seraient assez vraisemblables et assez graves pour faire présumer la lésion.

Madde 1678

Bu ispat ancak üç bilirkişinin raporuyla yapılabilir; bilirkişiler, tek ve ortak bir tutanak düzenlemek ve çoğunluk oyuyla tek bir görüş oluşturmakla yükümlüdür.

Özgün metin (Fransızca)

Cette preuve ne pourra se faire que par un rapport de trois experts, qui seront tenus de dresser un seul procès-verbal commun, et de ne former qu'un seul avis à la pluralité des voix.

Madde 1679

Görüşlerin farklı olması halinde tutanak bunun gerekçelerini içerir; ancak her bir bilirkişinin hangi görüşte olduğunun açıklanmasına izin verilmez.

Özgün metin (Fransızca)

S'il y a des avis différents, le procès-verbal en contiendra les motifs, sans qu'il soit permis de faire connaître de quel avis chaque expert a été.

Madde 1680

Üç bilirkişi, taraflar bunların üçünü de birlikte atamak konusunda anlaşmadıkça, resen atanır.

Özgün metin (Fransızca)

Les trois experts seront nommés d'office, à moins que les parties ne se soient accordées pour les nommer tous les trois conjointement.

Madde 1681

Fesih davasının kabul edildiği hâlde, alıcı, ödemiş olduğu semeni geri alarak şeyi iade etmek veya toplam semenin onda birinin indirimi ile adil semenin eksiğini ödeyerek taşınmazı elde tutmak arasında seçim hakkına sahiptir. Üçüncü zilyet de, satıcısına karşı tekeffül hakkı saklı kalmak kaydıyla, aynı hakka sahiptir.

Özgün metin (Fransızca)

Dans le cas où l'action en rescision est admise, l'acquéreur a le choix ou de rendre la chose en retirant le prix qu'il en a payé, ou de garder le fonds en payant le supplément du juste prix, sous la déduction du dixième du prix total. Le tiers possesseur a le même droit, sauf sa garantie contre son vendeur.

Madde 1682

Alıcı, önceki maddede öngörülen eksiği ödeyerek şeyi elde tutmayı tercih ederse, fesih talebinin yapıldığı günden itibaren bu eksiğin faizini öder. Şeyi iade edip semeni geri almayı tercih ederse, talep gününden itibaren semereleri iade eder. Ödemiş olduğu semenin faizi de kendisine, aynı talebin yapıldığı günden itibaren veya hiçbir semere elde etmemişse ödeme gününden itibaren hesaplanır.

Özgün metin (Fransızca)

Si l'acquéreur préfère garder la chose en fournissant le supplément réglé par l'article précédent, il doit l'intérêt du supplément, du jour de la demande en rescision. S'il préfère la rendre et recevoir le prix, il rend les fruits du jour de la demande. L'intérêt du prix qu'il a payé lui est aussi compté du jour de la même demande, ou du jour du paiement, s'il n'a touché aucuns fruits.

Madde 1683

Aşırı yararlanma sebebiyle fesih, alıcı lehine uygulanmaz.

Özgün metin (Fransızca)

La rescision pour lésion n'a pas lieu en faveur de l'acheteur.

Madde 1684

Fesih, kanuna göre ancak adli makam eliyle yapılabilecek bütün satışlarda uygulanmaz.

Özgün metin (Fransızca)

Elle n'a pas lieu en toutes ventes qui, d'après la loi, ne peuvent être faites que d'autorité de justice.

Madde 1685

Önceki kesimde, birden çok kişinin birlikte veya ayrı ayrı satış yapmış olduğu hâller ile satıcının veya alıcının birden çok mirasçı bırakmış olduğu hâl için açıklanan kurallar, fesih davasının kullanılması bakımından da aynı şekilde uygulanır.

Özgün metin (Fransızca)

Les règles expliquées dans la section précédente pour les cas où plusieurs ont vendu conjointement ou séparément, et pour celui où le vendeur ou l'acheteur a laissé plusieurs héritiers, sont pareillement observées pour l'exercice de l'action en rescision.

Yedinci Bölüm : Açık artırma yoluyla satış hakkındaChapitre VII : De la licitation.

Madde 1686

Birden çok kişiye ortak olan bir şey uygun biçimde ve zarara uğratılmadan paylaştırılamıyorsa; Veya ortak malların rızaen yapılan bir paylaşımında, paydaşlardan hiçbirinin alamadığı veya almak istemediği bazı mallar bulunuyorsa, Bu mallar açık artırma yoluyla satılır ve semeni paydaşlar arasında paylaştırılır.

Özgün metin (Fransızca)

Si une chose commune à plusieurs ne peut être partagée commodément et sans perte ; Ou si, dans un partage fait de gré à gré de biens communs, il s'en trouve quelques-uns qu'aucun des copartageants ne puisse ou ne veuille prendre, La vente s'en fait aux enchères, et le prix en est partagé entre les copropriétaires.

Madde 1687

Paydaşlardan her biri, açık artırmaya yabancı kişilerin çağrılmasını isteme hakkına sahiptir; paydaşlardan biri küçük ise, yabancı kişilerin çağrılması zorunludur.

Özgün metin (Fransızca)

Chacun des copropriétaires est le maître de demander que les étrangers soient appelés à la licitation : ils sont nécessairement appelés, lorsque l'un des copropriétaires est mineur.

Madde 1688

Açık artırmada uyulacak usul ve şekiller "Miras" başlıklı kısımda ve usul kanununda açıklanmıştır.

Özgün metin (Fransızca)

Le mode et les formalités à observer pour la licitation sont expliqués au titre " Des successions " et au code de procédure.

Sekizinci Bölüm : Bazı maddi olmayan hakların, miras haklarının ve dava konusu hakların devri hakkındaChapitre VIII : Du transport de certains droits incorporels, des droits successifs et des droits litigieux

Madde 1689

Bir hakkın veya bir davanın üçüncü kişiye devrinde, teslim, devreden ile devralan arasında senedin verilmesiyle gerçekleşir.

Özgün metin (Fransızca)

Dans le transport d'un droit ou d'une action sur un tiers, la délivrance s'opère entre le cédant et le cessionnaire par la remise du titre.

Madde 1690

Devralan, üçüncü kişilere karşı ancak devrin borçluya tebliğ edilmesiyle hak sahibi olur. Bununla birlikte, devralan, devrin borçlu tarafından resmi bir senette kabul edilmesiyle de hak sahibi olabilir.

Özgün metin (Fransızca)

Le cessionnaire n'est saisi à l'égard des tiers que par la signification du transport faite au débiteur. Néanmoins, le cessionnaire peut être également saisi par l'acceptation du transport faite par le débiteur dans un acte authentique.

Madde 1691

Devreden veya devralan, devri borçluya tebliğ etmeden önce borçlu devredene ödemede bulunmuşsa, borçlu geçerli şekilde ibra olunur.

Özgün metin (Fransızca)

Si, avant que le cédant ou le cessionnaire eût signifié le transport au débiteur, celui-ci avait payé le cédant, il sera valablement libéré.

Madde 1693

Maddi olmayan bir hakkı satan kimse, garantisiz olarak satılmış olsa dahi, devir anında bu hakkın varlığını garanti etmekle yükümlüdür.

Özgün metin (Fransızca)

Celui qui vend un droit incorporel doit en garantir l'existence au temps du transport, quoiqu'il soit fait sans garantie.

Madde 1696

Bir mirası, mal varlığını oluşturan şeyleri ayrıntılı olarak belirtmeksizin satan kimse, yalnızca mirasçılık sıfatını garanti etmekle yükümlüdür.

Özgün metin (Fransızca)

Celui qui vend une succession sans en spécifier en détail les objets n'est tenu de garantir que sa qualité d'héritier.

Madde 1697

Satıcı, satıştan önce bu mirasa ait herhangi bir malın semerelerinden yararlanmış veya bu mirasa ait herhangi bir alacağın tutarını tahsil etmiş ya da mirasa ait bazı eşyaları satmış ise, satış sırasında bunları açıkça saklı tutmadığı takdirde, bunları alıcıya geri ödemekle yükümlüdür.

Özgün metin (Fransızca)

S'il avait déjà profité des fruits de quelque fonds, ou reçu le montant de quelque créance appartenant à cette succession, ou vendu quelques effets de la succession, il est tenu de les rembourser à l'acquéreur, s'il ne les a expressément réservés lors de la vente.

Madde 1698

Alıcı da kendi tarafından, aksine bir sözleşme hükmü bulunmadıkça, satıcının miras borçları ve yükümlülükleri için ödemiş olduğu miktarı satıcıya geri ödemek ve satıcının alacaklı olduğu her şeyin hesabını ona vermekle yükümlüdür.

Özgün metin (Fransızca)

L'acquéreur doit de son côté rembourser au vendeur ce que celui-ci a payé pour les dettes et charges de la succession, et lui faire raison de tout ce dont il était créancier, s'il n'y a stipulation contraire.

Madde 1699

Kendisine karşı çekişmeli bir hakkın devri yapılmış olan kimse, devralana, devir bedelinin gerçek tutarını, masrafları ve yasal giderleri, devralanın kendisine yapılan devrin bedelini ödediği günden itibaren işleyecek faizleriyle birlikte geri ödeyerek bu haktan kurtulabilir.

Özgün metin (Fransızca)

Celui contre lequel on a cédé un droit litigieux peut s'en faire tenir quitte par le cessionnaire, en lui remboursant le prix réel de la cession avec les frais et loyaux coûts, et avec les intérêts à compter du jour où le cessionnaire a payé le prix de la cession à lui faite.

Madde 1700

Bir şey hakkında dava ve hakkın esasına ilişkin uyuşmazlık bulunduğu andan itibaren o şey çekişmeli sayılır.

Özgün metin (Fransızca)

La chose est censée litigieuse dès qu'il y a procès et contestation sur le fond du droit.

Madde 1701

1699 uncu maddede öngörülen hüküm aşağıdaki hâllerde uygulanmaz: 1° Devrin, devredilen hakka mirasçı veya paydaş sıfatıyla iştirak eden bir kimseye yapılmış olması; 2° Devrin, bir alacaklıya, kendisine borçlu olunan şeyin ödenmesi amacıyla yapılmış olması; 3° Devrin, çekişmeli hakka konu taşınmazın zilyedine yapılmış olması.

Özgün metin (Fransızca)

La disposition portée en l'article 1699 cesse : 1° Dans le cas où la cession a été faite à un cohéritier ou copropriétaire du droit cédé ; 2° Lorsqu'elle a été faite à un créancier en paiement de ce qui lui est dû ; 3° Lorsqu'elle a été faite au possesseur de l'héritage sujet au droit litigieux.

Madde 1701 ila 1

1689 ilâ 1691 inci ve 1693 üncü maddeler, işbu Kanunun 1321 ilâ 1326 ncı maddelerine tabi devirlere uygulanmaz.

Özgün metin (Fransızca)

Les articles 1689 à 1691 et 1693 ne s'appliquent pas aux cessions régies par les articles 1321 à 1326 du présent code.