Koruma kararı, aile hâkimi tarafından, duruşma tarihinin belirlenmesinden itibaren en çok altı günlük bir süre içinde verilir; şu şartla ki hâkim, önüne getirilen ve çekişmeli olarak tartışılan unsurlar ışığında, birlikte yaşama olmasa veya hiç olmamış olsa dahi, iddia edilen şiddet olaylarının işlendiğinin ve mağdurun veya bir ya da birden fazla çocuğun maruz kaldığı tehlikenin muhtemel olduğunu gösteren ciddi sebepler bulunduğu kanaatine varmış olmalıdır. Kararın verilmesi vesilesiyle, taraflardan aşağıdaki tedbirlerin her biri hakkında görüşlerini aldıktan sonra, aile hâkimi aşağıdaki hususlarda yetkilidir:
1° Davalıya, aile hâkimi tarafından özellikle belirlenen bazı kişileri kabul etmesini veya onlarla karşılaşmasını, keza onlarla her ne şekilde olursa olsun ilişki kurmasını yasaklamak;
1° bis Davalıya, davacının olağan olarak bulunduğu, aile hâkimi tarafından özellikle belirlenen bazı yerlere gitmesini yasaklamak;
2° Davalıya silah bulundurmasını veya taşımasını yasaklamak; Koruma kararı 1° de öngörülen tedbiri emrettiğinde, silah bulundurma veya taşımanın yasaklanmamasına ilişkin karar özel olarak gerekçelendirilir;
2° bis Davalıya, ikametgâhına en yakın polis veya jandarma birimine sahip olduğu silahları teslim etmesini emretmek;
2° ter Davalıya, çift içi ve toplumsal cinsiyete dayalı şiddetin önlenmesi ve bunlarla mücadele amacıyla sağlık, sosyal veya psikolojik bir destek ya da bir sorumluluk bilinci kazandırma stajı önermek. Davalının reddi hâlinde, aile hâkimi bunu derhâl Cumhuriyet savcılığına bildirir;
3° Eşlerin ayrı yerde ikamet etmesine karar vermek. Aile konutunun kullanımı, özel koşullarla gerekçelendirilen özel olarak gerekçeli bir karar bulunmadıkça, acil barınma yardımından yararlanmış olsa dahi, şiddetin faili olmayan eşe tahsis edilir. Bu durumda, buna ilişkin masrafların karşılanması şiddet uygulayan eşe yükletilebilir;
3° bis Ortak konutta bulunan ev hayvanının kullanımını davacıya tahsis etmek;
4° Medeni dayanışma sözleşmesiyle bağlı taraflar veya birlikte yaşayanların ortak konutu hakkında karar vermek. Ortak konutun kullanımı, özel koşullarla gerekçelendirilen özel olarak gerekçeli bir karar bulunmadıkça, acil barınma yardımından yararlanmış olsa dahi, şiddetin faili olmayan medeni dayanışma sözleşmesi tarafına veya birlikte yaşayan kişiye tahsis edilir. Bu durumda, buna ilişkin masrafların karşılanması şiddet uygulayan tarafa yükletilebilir;
5° Velayetin kullanılma şekli ve, 373-2-9 uncu madde anlamında, kişisel ilişki kurma ve barındırma hakkının şekli hakkında, keza gerektiğinde, evli çiftler için evlilik birliğinin giderlerine katılma, medeni dayanışma sözleşmesi tarafları için 515-4 üncü madde anlamında maddi yardım ve çocukların bakım ve eğitim giderlerine katılma hakkında karar vermek; İşbu maddenin 1° inde öngörülen tedbiri emreden koruma kararında, kişisel ilişki kurma hakkının belirlenmiş bir buluşma mekânında veya güvenilir bir üçüncü kişinin huzurunda kullandırılmasına karar verilmemesi özel olarak gerekçelendirilir;
6° Davacıya, ikametgâhını veya mutat meskenini gizlemesine ve kendisine yardım eden veya onu temsil eden avukatın ya da davacının da taraf olduğu bütün hukuk davaları için bölge adliye mahkemesi nezdindeki Cumhuriyet savcılığının yanında ikametgâh seçmesine izin vermek. Bir yargı kararının icrası için, icradan sorumlu adliye memurunun bu kişinin adresini bilmesi gerekiyorsa, bu adres kendisine bildirilir, ancak müvekkiline bunu açıklayamaz;
6° bis Davacıya, ikametgâhını veya mutat meskenini gizlemesine ve günlük yaşamın ihtiyaçları için yetkilendirilmiş bir tüzel kişinin yanında ikametgâh seçmesine izin vermek;
7° 10 Temmuz 1991 tarihli ve 91-647 sayılı hukuki yardım hakkındaki kanunun 20 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, tarafların her ikisinin veya bunlardan birinin geçici olarak adli yardıma kabulüne karar vermek.
Gerektiğinde, hâkim davacıya, koruma kararının tüm süresi boyunca kendisine eşlik edebilecek yetkilendirilmiş tüzel kişilerin bir listesini sunar. Hâkim, davacının rızasıyla, davacının iletişim bilgilerini, kendisiyle temas kurması için yetkilendirilmiş tüzel kişiye iletebilir.
Hâkim bir koruma kararı verdiğinde, bunu gecikmeksizin Cumhuriyet savcılığına bildirir; Cumhuriyet savcılığına, bir veya birden fazla çocuğu tehlikeye düşürebilecek şiddet olaylarını da bildirir.
Seçim kanununun L. 37 nci maddesinin son fıkrasının uygulanması bakımından, işbu maddenin 6° ve 6° bis bentlerinde belirtilen tedbirlere hükmedildiğinde, koruma kararından yararlanan kişinin rızası saklı kalmak kaydıyla, ilgili belediye başkanı ve ildeki Devlet temsilcisi, bu kişinin adresinin üçüncü kişilere bildirilmemesi amacıyla Cumhuriyet savcılığı tarafından bu tedbirler hakkında bilgilendirilir.