Türk Ticaret Kanunu (TTK)
- Kanun numarası
- 6102
- Kabul tarihi
- 13.01.2011
- Resmî Gazete
- 14.02.2011 / 27846
- Düstur
- 5. tertip, cilt 50
- Son değişiklik
- 25.12.2025
- Madde sayısı
- 1531
Metin içindeki değişiklik notlarından ve dipnotlardan derlenmiştir. Toplam 229 kayıt.
-
25 Aralık 2025
-
Anayasa Mahkemesinin 25/12/2025 tarihli ve E: 2025/128, K: 2025/273 sayılı Kararı ile bu bent “iki ortaklı limited şirketler” yönünden iptal edilmiştir.
-
Anayasa Mahkemesinin 25/12/2025 tarihli ve E: 2025/128, K: 2025/273 sayılı Kararı ile bu bentte yer alan “Bir ortağın haklı sebepler dolayısıyla şirketten çıkarılması için mahkemeye başvurulması…” ibaresi “iki ortaklı limited şirketler” yönünden iptal edilmiştir.
-
-
10 Eylül 2025
-
Anayasa Mahkemesinin 10/9/2025 tarihli ve E.: 2025/31, K.: 2025/183 sayılı Kararı ile bu fıkranın ikinci ve üçüncü cümleleri iptal edilmiştir. Bu Karar Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay (23/9/2026) sonra yürürlüğe girer.
-
3 Haziran 2025
-
Anayasa Mahkemesinin 3/6/2025 tarihli ve E.: 2024/208, K.: 2025/122 sayılı Kararı ile bu maddede yer alan “…disiplin işleri…” ibaresi iptal edilmiştir.
-
-
4 Temmuz 2024
-
Değişikliğin gerekçesi
Türk Ticaret Kanununun deniz yolu ile yolcu taşıma sözleşmesine ilişkin hükümlerinin kaynağı 2002 Atina Sözleşmesidir. Bu sözleşmenin onaylanmasına ilişkin Yolcuların ve Bagajlarının Deniz Yolu İle Taşınmasına İlişkin Atina Sözleşmesine Ait 2002 Protokolünün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun 3/4/2017 tarih ve 30027 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Söz konusu sözleşme uluslararası yolcu taşımacılığını düzenlemekteyken Türk Ticaret Kanununda yer alan hükümler nedeniyle kabotaj yolcu taşımacılığına da uygulanmaktadır.
Kabotaj taşımacılığı, daha kısa mesafelerde ve kıyıya yakın yapılması, seyahat süresinin kısa olması gibi nedenlerle uluslararası taşımalara nazaran sigorta poliçelerinin gereklilikleri bakımından farklılık arz etmektedir. Uluslararası taşımacılık ile ulusal taşımacılığın aynı zorunlu sigorta limitlerinde değerlendirmesi nedeniyle poliçe bedellerinin yüksekliği kabotaj taşımacılığını olumsuz etkilemektedir.
Bu nedenle söz konusu Türk Ticaret Kanununun 1259 uncu maddesinde değişiklik yapılarak, onikiden fazla yolcu taşımak için ruhsat almış ancak uluslararası sefer için gerekli ruhsatı olmayan gemiler için zorunlu sigorta bedelinin sınırının her kaza için yolcu başına 100.000 Özel Çekme Hakkından az olamayacağı belirtilmiş ve 2002 Atina Sözleşmesindeki düzenlemeye uygun olarak “tavan” yerine “sınır” ifadesi “kişi başına” ifadesi yerine “yolcu başına” ifadesi tercih edilmektedir.
-
-
23 Mayıs 2024
-
Değişikliğin gerekçesi
6102 sayılı Kanunun 375 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde müdürlerin ve aynı işleve sahip kişiler ile imza yetkisini haiz bulunanların tamamının atanmaları ve görevden alınmaları yönetim kurulunun devredilmez görev ve yetkileri arasında sayılmaktadır. Yönetim kurulu kararı ile yerine getirilmesi gereken bu işlemler, yetki devrine konu edilememektedir. Fıkranın anılan bendinde yer verilen “müdürler ile aynı işleve sahip kişiler” ifadesi ile aynı fıkranın (a) bendinde hüküm altına alınan “üst düzey yönetim”e ilişkin düzenleme yapılmasının amaçlandığı, üst düzeyde yönetimin genel işletme politikası başta olmak üzere yatırım, finansman, temettü gibi politikaların belirlenmesi, belirlenen politikalar çerçevesinde hedeflere ulaşılması için araçların seçilmesi, hedeflere ulaşılıp ulaşılmadığının veya ulaşılıp ulaşılamayacağının belirlenmesi, fınansal uygulamaların kontrolü ve stratejilerin tespiti olduğu, bunları gerçekleştirecek üst düzeyde yöneticinin de yönetim kurulu tarafından belirlenen stratejiyi, politikaları, makro planları uygulayacak yönetim teşkilatının başındaki kişiler olduğu, ancak buna rağmen (d) bendinin lafzı dikkate alındığında şirketin tüm müdürlerinin ve imzaya yetkili olanların atanmaları ve görevden alınmalarının yönetim kurulunun devredilmez görev ve yetkileri arasında yer aldığı ve hükmün yorumunda uygulamada ihtilaflar yaşandığı anlaşılmaktadır.
Bununla birlikte şirketlerin kurumsallaşması ve rekabet güçlerinin artırılması bakımından, şirket faaliyetlerinin şirket merkezi dışındaki yerlerde yürütülmesi adına şube açılması günümüz ticari hayatının gerekliliklerinden biri haline gelmiştir. Mevcut ve yeni açılacak şubelere ilişkin süreçlerin hızla tamamlanması da büyük önem arz etmektedir. Bu doğrultuda, şube ağı geniş olan ve temsile yetkili çalışan sayısı fazla olan şirketlerde görevli her düzeyde çalışanın atanma ve görevden alınmalarına ilişkin yetkinin yönetim kurulunca devredilememesinin iş süreçlerini zorlaştırdığı değerlendirilerek, şirket işlemlerinde kolaylık sağlanması adına şirketin üst düzey yöneticileri dışında kalan kişilerin atanma ve görevden alınmaları yönetim kurulunun devredilemez ve vazgeçilemez görev ve yetkileri arasından çıkarılması ve uygulamada yaşanan tereddütlerin giderilmesi amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
6102 sayılı Kanunun 392 nci maddesinde yönetim kurulunu toplantıya çağırma yetkisi yalnızca yönetim kurulu başkanına ve Kanunun genel düzenlemeleri uyarınca yönetim kurulu başkanına ulaşılamadığı hallerde yönetim kurulu başkan vekiline bırakılmıştır. Ancak yönetim kurulu toplantısı yapılması ve müzakere ihtiyacının ortaya çıktığı bazı hallerde yönetim kurulu başkanı bu isteme sessiz kalabilmektedir. Bu durum şirketin idaresi yetki ve görevini yürüten yönetim kurulunun karar alma süreçlerini zora sokmakta ve yönetim kurulunun çoğunluğunun iradesinin uygulamaya yansımasına engel olmaktadır. Bu halde konu yargılama süreçleri neticesinde çözüme kavuşturulabiliyor olsa da bu durum şirketin karar alma süreçlerini uzatmakta ve yargının iş yükünü artırmaktadır. Yapılan değişiklikle, yönetim kurulu üyelerinin çoğunluğu tarafından yapılan toplantı istemlerinde, yönetim kurulu başkanına yönetim kurulunu toplantıya çağırma yükümlülüğü getirilmekte, yönetim kurulu başkanınca yönetim kurulunun yine de toplantıya çağırılmadığı veya başkana/başkanvekiline ulaşılamadığı hallerde istemin doğrudan çağrı sahiplerince yapılabilmesine imkân sağlanmaktadır.
Böylelikle yönetim organında müzakere ortamının oluşmasına katkı sağlanması amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Uygulamada, 6102 sayılı Kanunun geçici 7 nci maddesi uyarınca kaydı silinen şirket veya kooperatifler hakkında açılan ihya davalarında, yargılama sonucunda ihya kararı ile birlikte davaya yasal hasım olarak iştiraki zorunlu olan ticaret sicili müdürlükleri aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilebilmektedir. Madde hükümlerini uygulamakla yükümlü olan ve madde uyarınca gerekli işlemleri yerine getiren ticaret sicili müdürlükleri aleyhine bu yönde hüküm tesis edilmesi uygun olmadığından, uygulamada yaşanan tereddüt ve mağduriyetleri ortadan kaldırmak adına ve yürürlüğünden sonra verilecek hükümlerde uygulanmak üzere on beşinci fıkraya son cümle eklenmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
25/11/2023 tarihli ve 32380 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7887 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı uyarınca, 6102 sayılı Kanunun 332 nci maddesinin birinci fıkrasında anonim şirketler için 50.000 Türk Lirası olarak öngörülen en az esas sermaye tutarı 250.000 Türk Lirasına, kayıtlı sermaye sistemini kabul etmiş bulunan halka açık olmayan anonim şirketlerde 100.000 Türk Lirası olarak öngörülen en az başlangıç sermayesi tutarı 500.000 Türk Lirasına; Kanunun 580 inci maddesinin birinci fıkrasında limited şirketler için 10.000 Türk Lirası olarak öngörülen en az esas sermaye tutarı 50.000 Türk Lirasına yükseltilmiştir.
Yeni en az sermaye tutarları 1/1/2024 tarihinden sonra kurulan anonim ve limited şirketler bakımından uygulanmaktadır. Bu tarihten önce ticaret siciline tescil edilmiş olan ve sermayeleri yeni en az sermaye tutarının altında kalan şirketler bakımından sermaye intibakına yönelik düzenleme yapılması ihtiyacı hasıl olmuştur.
Birinci fıkra ile sermayeleri yeni en az sermaye tutarının altında kalan anonim ve limited şirketlerin, 31/12/2026 tarihine kadar yeni sermaye düzenine intibak sağlamaları gerekmektedir. Bu intibakı sağlamayan şirketler infisah etmiş sayılacak ve Kanunda öngörülen tasfiye sürecini başlatarak ticaret sicili kaydının terkinini sağlamaları gerekecektir.
İlaveten, kayıtlı sermaye sistemini kabul etmiş bulunan halka açık olmayan anonim şirketlerin birinci fıkrada belirtilen tarihe kadar başlangıç sermayeleri ile çıkarılmış sermayelerine ilişkin intibakı sağlamaları gerekecektir. Bununla birlikte, bu şirketlerde intibak hususunda belirsizliklerin ve mağduriyetlerin yaşanmaması için düzenlemede ilave bir tedbir öngörülmektedir. Örneğin, başlangıç sermayesi 300.000 Türk Lirası, çıkarılmış sermayesi ise 1.000.000 Türk Lirası olan kayıtlı sermaye sistemini benimsemiş olan bir şirket, başlangıç sermayesi 500.000 Türk Lirasından az olduğu için infisah durumuyla karşılaşmayacak, bu ve benzeri durumda bulunan şirketler intibakı sağlamadıkları takdirde çıkarılmış sermayeleri 250.000 Türk Lirası ve üzerinde olduğu müddetçe kayıtlı sermaye sisteminden çıkmış sayılacaktır. Çıkarılmış sermayenin, 250.000 Türk Lirasının altında olması halinde ise bu şirketler de infisah etmiş sayılacaktır.
İkinci fıkrayla, anonim ve limited şirketlerin intibak sürecini daha hızlı ve kolay bir şekilde tamamlamalarına imkân sağlanmaktadır. Düzenlemeyle, anonim ve limited şirketlerin nisap engeliyle karşılaşmamaları ve imtiyazlı pay sahiplerinin Kanun hükmüne uyum sağlanması amacıyla yapılacak sermaye artırımını imtiyazlarını kullanarak engellememeleri amaçlanmıştır. Nisabın aranmadığı ve aleyhe imtiyazın kullanılmadığı kararların Kanunda öngörülen yeni sermaye tutarına intibak amacıyla alınacak kararla sınırlı olacaktır.
Üçüncü fıkrayla, Ticaret Bakanlığına birinci fıkrada öngörülen üç yıllık süreyi birer yıl olarak en çok iki defa uzatma yetkisi verilmektedir.
-
Eski ifade
Yönetim kurulu her yıl üyeleri arasındanYeni ifadeYönetim kurulu, üyeleri arasındanDeğişikliğin gerekçesi
Mevcut düzenleme uyarınca, yönetim kurulu üyeleri en çok üç yıl süreyle görev yapmak üzere seçilebilmekte iken yönetim kurulu başkan ve başkan vekilinin her yıl seçilmesi gerekmektedir.
Bu durum anonim şirketlerde, yönetim kurulu Kanunda öngörülen azami süre olan üç yıl süre için seçilmiş olsa dahi her yıl yönetim organizasyonunu yeniden belirleme yükümlülüğü getirmekte ve yönetim kurulu başkan ve başkan vekilinin bir sonraki yıl seçilmediği durumlarda Kanunda yönetim kurulu başkan ve başkan vekiline atfedilen yetki ve görevlerin kim tarafından kullanılacağı hususlarında uygulamada tereddüt oluşturmaktadır. Maddede yapılan değişiklikle, yönetim kurulu başkan ve başkan vekilinin, yönetim kurulunun görev süresine uyumlu olarak seçilebilmesine imkân tanınmaktadır.
-
-
18 Ocak 2024
-
22 Haziran 2023
-
Anayasa Mahkemesinin 22/6/2023 Tarihli ve E: 2023/33, K: 2023/117 Sayılı Kararı ile bu cümlede yer alan “silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde” ibaresi iptal edilmiştir.
-
-
1 Haziran 2023
-
28 Mart 2023
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4 üncü maddesinin ikinci fıkrasında değişiklik yapılmaktadır. Düzenlemeyle, basit yargılama usulünün uygulandığı ticari davaların miktar veya değeri beş yüz bin Türk Lirasından bir milyon Türk Lirasına çıkarılmakta ve bu parasal sınırın her yıl yeniden değerleme oranında artırılması hükme bağlanmaktadır.
-
Eski ifade
beş yüz binYeni ifadebir milyonDeğişikliğin gerekçesi
Maddeyle, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4 üncü maddesinin ikinci fıkrasında değişiklik yapılmaktadır. Düzenlemeyle, basit yargılama usulünün uygulandığı ticari davaların miktar veya değeri beş yüz bin Türk Lirasından bir milyon Türk Lirasına çıkarılmakta ve bu parasal sınırın her yıl yeniden değerleme oranında artırılması hükme bağlanmaktadır.
-
Eski ifade
paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkındaYeni ifadepara olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, 6102 sayılı Kanunun 5/A maddesinin birinci fıkrasında değişiklik yapılmaktadır. Hükümle, ticari davalardan, konusu bir miktar para olan itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak düzenlenmekte ve böylece uygulamada ortaya çıkan tereddütlerin giderilmesi amaçlanmaktadır.
-
-
13 Ekim 2022
-
13/10/2022 tarihli ve 7418 sayılı Kanunun 28 inci maddesiyle; bu fıkraya “bildirmeye” ibaresinden sonra gelmek üzere “bir internet haber sitesi ve” ibaresi eklenmiştir.
Değişikliğin gerekçesi
Maddenin (a) bendiyle, 5187 sayılı Kanunun 11 inci maddesinde düzenlenen “Cezai sorumluluk” hükmüne internet haber siteleri ibaresi, 13 üncü maddesinde düzenlenen “Hukukî sorumluluk” hükmüne internet haber siteleri ibaresi eklenmektedir. Diğer taraftan, 5187 sayılı Kanunun 15,18, 20, 21 ve 27 nci maddelerinde de değişiklikler yapılmaktadır.
Maddenin (b) bendiyle, internet haber siteleri çalışanları da, 13/6/1952 tarihli ve 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanun kapsamına alınmaktadır.
Maddenin (c) bendiyle, resmi ilanların, şartları Basın İlan Kurumu Genel Kurulunca belirlenecek internet haber sitelerinde de yayınlatılması amacıyla 1700 sayılı Dahiliye Memurları Kanununun 2/A maddesinde geçen ‘gazete’ ibaresinin yanına ‘internet haber sitesi’ ibaresi eklenmektedir.
Maddenin (ç) bendiyle, 2004 sayılı Kanunun 166 ncı maddesinde değişiklik yapılarak resmi ilanların, şartları Basın İlan Kurumu Genel Kurulunca belirlenecek internet haber sitelerinde de yayınlatılması amaçlanmaktadır.
Maddenin (d) bendiyle, resmi ilanların, şartları Basın İlan Kurumu Genel Kurulunca belirlenecek internet haber sitelerinde de yayınlatılması amacıyla 7201 sayılı Tebligat Kanununun 29 uncu maddesinde değişiklik yapılmaktadır.
Maddenin (e) bendiyle, resmi ilanların, şartları Basın İlan Kurumu Genel Kurulunca belirlenecek internet haber sitelerinde de yayınlatılması amacıyla 213 sayılı Kanunun 104 üncü maddesinde geçen ‘gazete’ ibarelerinin yanına ‘ve bir internet haber sitesinde’ ibareleri eklenmektedir.
Maddenin (f) bendiyle, resmi ilanların, şartları Basın İlan Kurumu Genel Kurulunca belirlenecek internet haber sitelerinde de yayınlatılması amacıyla 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 47 nci maddesinde geçen ‘Resmi Gazete’ ibaresinin yanına ‘internet haber sitesi’ ibaresi eklenmektedir.
Gazetelerde yayınlatılan resmi ilanların tamamı gazetelerin internet haber sitesinde ve Basın İlan Kurumu İlan Portalında ücretsiz yayınlatılmaktadır. Basın İlan Kurumu İlan Portalı Yönetmeliğine göre bu şekilde üç mecrada yayınlanan ilanlar için tek ücret alınmaktadır. Personel alımı ilanlarının vatandaşların tek merkezden kolayca ulaşabilmesi maksadıyla Basın İlan Kurumu İlan Portalında da yayınlatılması amaçlanmaktadır.
Maddenin (g) bendiyle, resmi ilanların, şartları Basın İlan Kurumu Genel Kurulunca belirlenecek internet haber sitelerinde de yayınlatılması amacıyla 1163 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinde geçen ‘gazete’ ibaresinin yanına ‘internet haber sitesi’ ibaresi eklenmektedir.
Maddenin (ğ) bendiyle, resmi ilanların, şartları Basın İlan Kurumu Genel Kurulunca belirlenecek internet haber sitelerinde de yayınlatılması amacıyla 2911 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinde geçen ‘gazeteler’ ibaresinin yanına ‘internet haber sitesi’ ibaresi eklenmektedir.
Maddenin (h) bendiyle, resmi ilanların, şartları Basın İlan Kurumu Genel Kurulunca belirlenecek internet haber sitelerinde de yayınlatılması amacıyla 2942 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinde geçen ‘gazete’ ibaresinin yanına ‘internet haber sitesi’ ibaresi eklenmektedir. Ayrıca maddenin (h) bendiyle, resmi ilanların, şartları Basın İlan Kurumu Genel Kurulunca belirlenecek internet haber sitelerinde de yayınlatılması amacıyla 2942 sayılı Kanunun 19 uncu maddesinde geçen ‘gazete’ ibaresinin yanına ‘internet haber sitesi’ ibaresi eklenmektedir.
Maddenin (ı) bendiyle, resmi ilanların, şartları Basın İlan Kurumu Genel Kurulunca belirlenecek internet haber sitelerinde de yayınlatılması amacıyla 3011 sayılı Kanunun 2 nci maddesinde değişiklik yapılmaktadır.
Maddenin (i) bendiyle, resmi ilanların, şartları Basın İlan Kurumu Genel Kurulunca belirlenecek internet haber sitelerinde de yayınlatılması amacıyla 3402 sayılı Kanunun 2 ve 22 nci maddelerinde geçen ‘gazete’ ibarelerinin yanına ‘internet haber sitesi’ ibareleri eklenmektedir.
Maddenin (j) bendiyle; 4706 sayılı Kanunun 7 nci maddesinde değişiklik yapılarak resmi ilanların, şartları Basın İlan Kurumu Genel Kurulunca belirlenecek internet haber sitelerinde de yayınlatılması amaçlanmaktadır.
Maddenin (k) bendiyle, resmi ilanların, şartları Basın İlan Kurumu Genel Kurulunca belirlenecek internet haber sitelerinde de yayınlatılması amacıyla 4721 sayılı Kanunun 713 üncü maddesinde geçen ‘gazete’ ibaresinin yanına ‘internet haber sitesi’ ibaresi eklenmektedir.
Maddenin (1) bendiyle, resmi ilanların, şartları Basın İlan Kurumu Genel Kurulunca belirlenecek internet haber sitelerinde de yayınlatılması amacıyla 6102 sayılı Kanunun çeşitli maddelerinde geçen ‘gazete’ ibarelerinin yanına ‘internet haber sitesi’ ibareleri eklenmektedir.
Maddenin (m) bendiyle, resmi ilanların, şartları Basın İlan Kurumu Genel Kurulunca belirlenecek internet haber sitelerinde ve gazetede yayınlatılması amacıyla 7223 sayılı Kanunun 16 ncı maddesinde değişiklik yapılmaktadır.
-
13/10/2022 tarihli ve 7418 sayılı Kanunun 28 inci maddesiyle; bu fıkraya “şartıyla” ibaresinden sonra gelmek üzere “bir internet haber sitesi ve” ibaresi eklenmiştir.
Değişikliğin gerekçesi
Maddenin (a) bendiyle, 5187 sayılı Kanunun 11 inci maddesinde düzenlenen “Cezai sorumluluk” hükmüne internet haber siteleri ibaresi, 13 üncü maddesinde düzenlenen “Hukukî sorumluluk” hükmüne internet haber siteleri ibaresi eklenmektedir. Diğer taraftan, 5187 sayılı Kanunun 15,18, 20, 21 ve 27 nci maddelerinde de değişiklikler yapılmaktadır.
Maddenin (b) bendiyle, internet haber siteleri çalışanları da, 13/6/1952 tarihli ve 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanun kapsamına alınmaktadır.
Maddenin (c) bendiyle, resmi ilanların, şartları Basın İlan Kurumu Genel Kurulunca belirlenecek internet haber sitelerinde de yayınlatılması amacıyla 1700 sayılı Dahiliye Memurları Kanununun 2/A maddesinde geçen ‘gazete’ ibaresinin yanına ‘internet haber sitesi’ ibaresi eklenmektedir.
Maddenin (ç) bendiyle, 2004 sayılı Kanunun 166 ncı maddesinde değişiklik yapılarak resmi ilanların, şartları Basın İlan Kurumu Genel Kurulunca belirlenecek internet haber sitelerinde de yayınlatılması amaçlanmaktadır.
Maddenin (d) bendiyle, resmi ilanların, şartları Basın İlan Kurumu Genel Kurulunca belirlenecek internet haber sitelerinde de yayınlatılması amacıyla 7201 sayılı Tebligat Kanununun 29 uncu maddesinde değişiklik yapılmaktadır.
Maddenin (e) bendiyle, resmi ilanların, şartları Basın İlan Kurumu Genel Kurulunca belirlenecek internet haber sitelerinde de yayınlatılması amacıyla 213 sayılı Kanunun 104 üncü maddesinde geçen ‘gazete’ ibarelerinin yanına ‘ve bir internet haber sitesinde’ ibareleri eklenmektedir.
Maddenin (f) bendiyle, resmi ilanların, şartları Basın İlan Kurumu Genel Kurulunca belirlenecek internet haber sitelerinde de yayınlatılması amacıyla 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 47 nci maddesinde geçen ‘Resmi Gazete’ ibaresinin yanına ‘internet haber sitesi’ ibaresi eklenmektedir.
Gazetelerde yayınlatılan resmi ilanların tamamı gazetelerin internet haber sitesinde ve Basın İlan Kurumu İlan Portalında ücretsiz yayınlatılmaktadır. Basın İlan Kurumu İlan Portalı Yönetmeliğine göre bu şekilde üç mecrada yayınlanan ilanlar için tek ücret alınmaktadır. Personel alımı ilanlarının vatandaşların tek merkezden kolayca ulaşabilmesi maksadıyla Basın İlan Kurumu İlan Portalında da yayınlatılması amaçlanmaktadır.
Maddenin (g) bendiyle, resmi ilanların, şartları Basın İlan Kurumu Genel Kurulunca belirlenecek internet haber sitelerinde de yayınlatılması amacıyla 1163 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinde geçen ‘gazete’ ibaresinin yanına ‘internet haber sitesi’ ibaresi eklenmektedir.
Maddenin (ğ) bendiyle, resmi ilanların, şartları Basın İlan Kurumu Genel Kurulunca belirlenecek internet haber sitelerinde de yayınlatılması amacıyla 2911 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinde geçen ‘gazeteler’ ibaresinin yanına ‘internet haber sitesi’ ibaresi eklenmektedir.
Maddenin (h) bendiyle, resmi ilanların, şartları Basın İlan Kurumu Genel Kurulunca belirlenecek internet haber sitelerinde de yayınlatılması amacıyla 2942 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinde geçen ‘gazete’ ibaresinin yanına ‘internet haber sitesi’ ibaresi eklenmektedir. Ayrıca maddenin (h) bendiyle, resmi ilanların, şartları Basın İlan Kurumu Genel Kurulunca belirlenecek internet haber sitelerinde de yayınlatılması amacıyla 2942 sayılı Kanunun 19 uncu maddesinde geçen ‘gazete’ ibaresinin yanına ‘internet haber sitesi’ ibaresi eklenmektedir.
Maddenin (ı) bendiyle, resmi ilanların, şartları Basın İlan Kurumu Genel Kurulunca belirlenecek internet haber sitelerinde de yayınlatılması amacıyla 3011 sayılı Kanunun 2 nci maddesinde değişiklik yapılmaktadır.
Maddenin (i) bendiyle, resmi ilanların, şartları Basın İlan Kurumu Genel Kurulunca belirlenecek internet haber sitelerinde de yayınlatılması amacıyla 3402 sayılı Kanunun 2 ve 22 nci maddelerinde geçen ‘gazete’ ibarelerinin yanına ‘internet haber sitesi’ ibareleri eklenmektedir.
Maddenin (j) bendiyle; 4706 sayılı Kanunun 7 nci maddesinde değişiklik yapılarak resmi ilanların, şartları Basın İlan Kurumu Genel Kurulunca belirlenecek internet haber sitelerinde de yayınlatılması amaçlanmaktadır.
Maddenin (k) bendiyle, resmi ilanların, şartları Basın İlan Kurumu Genel Kurulunca belirlenecek internet haber sitelerinde de yayınlatılması amacıyla 4721 sayılı Kanunun 713 üncü maddesinde geçen ‘gazete’ ibaresinin yanına ‘internet haber sitesi’ ibaresi eklenmektedir.
Maddenin (1) bendiyle, resmi ilanların, şartları Basın İlan Kurumu Genel Kurulunca belirlenecek internet haber sitelerinde de yayınlatılması amacıyla 6102 sayılı Kanunun çeşitli maddelerinde geçen ‘gazete’ ibarelerinin yanına ‘internet haber sitesi’ ibareleri eklenmektedir.
Maddenin (m) bendiyle, resmi ilanların, şartları Basın İlan Kurumu Genel Kurulunca belirlenecek internet haber sitelerinde ve gazetede yayınlatılması amacıyla 7223 sayılı Kanunun 16 ncı maddesinde değişiklik yapılmaktadır.
-
13/10/2022 tarihli ve 7418 sayılı Kanunun 28 inci maddesiyle; bu fıkraya “şartıyla” ibaresinden sonra gelmek üzere “bir internet haber sitesi ve” ibaresi eklenmiştir.
Değişikliğin gerekçesi
Maddenin (a) bendiyle, 5187 sayılı Kanunun 11 inci maddesinde düzenlenen “Cezai sorumluluk” hükmüne internet haber siteleri ibaresi, 13 üncü maddesinde düzenlenen “Hukukî sorumluluk” hükmüne internet haber siteleri ibaresi eklenmektedir. Diğer taraftan, 5187 sayılı Kanunun 15,18, 20, 21 ve 27 nci maddelerinde de değişiklikler yapılmaktadır.
Maddenin (b) bendiyle, internet haber siteleri çalışanları da, 13/6/1952 tarihli ve 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanun kapsamına alınmaktadır.
Maddenin (c) bendiyle, resmi ilanların, şartları Basın İlan Kurumu Genel Kurulunca belirlenecek internet haber sitelerinde de yayınlatılması amacıyla 1700 sayılı Dahiliye Memurları Kanununun 2/A maddesinde geçen ‘gazete’ ibaresinin yanına ‘internet haber sitesi’ ibaresi eklenmektedir.
Maddenin (ç) bendiyle, 2004 sayılı Kanunun 166 ncı maddesinde değişiklik yapılarak resmi ilanların, şartları Basın İlan Kurumu Genel Kurulunca belirlenecek internet haber sitelerinde de yayınlatılması amaçlanmaktadır.
Maddenin (d) bendiyle, resmi ilanların, şartları Basın İlan Kurumu Genel Kurulunca belirlenecek internet haber sitelerinde de yayınlatılması amacıyla 7201 sayılı Tebligat Kanununun 29 uncu maddesinde değişiklik yapılmaktadır.
Maddenin (e) bendiyle, resmi ilanların, şartları Basın İlan Kurumu Genel Kurulunca belirlenecek internet haber sitelerinde de yayınlatılması amacıyla 213 sayılı Kanunun 104 üncü maddesinde geçen ‘gazete’ ibarelerinin yanına ‘ve bir internet haber sitesinde’ ibareleri eklenmektedir.
Maddenin (f) bendiyle, resmi ilanların, şartları Basın İlan Kurumu Genel Kurulunca belirlenecek internet haber sitelerinde de yayınlatılması amacıyla 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 47 nci maddesinde geçen ‘Resmi Gazete’ ibaresinin yanına ‘internet haber sitesi’ ibaresi eklenmektedir.
Gazetelerde yayınlatılan resmi ilanların tamamı gazetelerin internet haber sitesinde ve Basın İlan Kurumu İlan Portalında ücretsiz yayınlatılmaktadır. Basın İlan Kurumu İlan Portalı Yönetmeliğine göre bu şekilde üç mecrada yayınlanan ilanlar için tek ücret alınmaktadır. Personel alımı ilanlarının vatandaşların tek merkezden kolayca ulaşabilmesi maksadıyla Basın İlan Kurumu İlan Portalında da yayınlatılması amaçlanmaktadır.
Maddenin (g) bendiyle, resmi ilanların, şartları Basın İlan Kurumu Genel Kurulunca belirlenecek internet haber sitelerinde de yayınlatılması amacıyla 1163 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinde geçen ‘gazete’ ibaresinin yanına ‘internet haber sitesi’ ibaresi eklenmektedir.
Maddenin (ğ) bendiyle, resmi ilanların, şartları Basın İlan Kurumu Genel Kurulunca belirlenecek internet haber sitelerinde de yayınlatılması amacıyla 2911 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinde geçen ‘gazeteler’ ibaresinin yanına ‘internet haber sitesi’ ibaresi eklenmektedir.
Maddenin (h) bendiyle, resmi ilanların, şartları Basın İlan Kurumu Genel Kurulunca belirlenecek internet haber sitelerinde de yayınlatılması amacıyla 2942 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinde geçen ‘gazete’ ibaresinin yanına ‘internet haber sitesi’ ibaresi eklenmektedir. Ayrıca maddenin (h) bendiyle, resmi ilanların, şartları Basın İlan Kurumu Genel Kurulunca belirlenecek internet haber sitelerinde de yayınlatılması amacıyla 2942 sayılı Kanunun 19 uncu maddesinde geçen ‘gazete’ ibaresinin yanına ‘internet haber sitesi’ ibaresi eklenmektedir.
Maddenin (ı) bendiyle, resmi ilanların, şartları Basın İlan Kurumu Genel Kurulunca belirlenecek internet haber sitelerinde de yayınlatılması amacıyla 3011 sayılı Kanunun 2 nci maddesinde değişiklik yapılmaktadır.
Maddenin (i) bendiyle, resmi ilanların, şartları Basın İlan Kurumu Genel Kurulunca belirlenecek internet haber sitelerinde de yayınlatılması amacıyla 3402 sayılı Kanunun 2 ve 22 nci maddelerinde geçen ‘gazete’ ibarelerinin yanına ‘internet haber sitesi’ ibareleri eklenmektedir.
Maddenin (j) bendiyle; 4706 sayılı Kanunun 7 nci maddesinde değişiklik yapılarak resmi ilanların, şartları Basın İlan Kurumu Genel Kurulunca belirlenecek internet haber sitelerinde de yayınlatılması amaçlanmaktadır.
Maddenin (k) bendiyle, resmi ilanların, şartları Basın İlan Kurumu Genel Kurulunca belirlenecek internet haber sitelerinde de yayınlatılması amacıyla 4721 sayılı Kanunun 713 üncü maddesinde geçen ‘gazete’ ibaresinin yanına ‘internet haber sitesi’ ibaresi eklenmektedir.
Maddenin (1) bendiyle, resmi ilanların, şartları Basın İlan Kurumu Genel Kurulunca belirlenecek internet haber sitelerinde de yayınlatılması amacıyla 6102 sayılı Kanunun çeşitli maddelerinde geçen ‘gazete’ ibarelerinin yanına ‘internet haber sitesi’ ibareleri eklenmektedir.
Maddenin (m) bendiyle, resmi ilanların, şartları Basın İlan Kurumu Genel Kurulunca belirlenecek internet haber sitelerinde ve gazetede yayınlatılması amacıyla 7223 sayılı Kanunun 16 ncı maddesinde değişiklik yapılmaktadır.
-
13/10/2022 tarihli ve 7418 sayılı Kanunun 28 inci maddesiyle; bu fıkraya “ilan,” ibaresinden sonra gelmek üzere “bir internet haber sitesi ve” ibaresi eklenmiştir.
Değişikliğin gerekçesi
Maddenin (a) bendiyle, 5187 sayılı Kanunun 11 inci maddesinde düzenlenen “Cezai sorumluluk” hükmüne internet haber siteleri ibaresi, 13 üncü maddesinde düzenlenen “Hukukî sorumluluk” hükmüne internet haber siteleri ibaresi eklenmektedir. Diğer taraftan, 5187 sayılı Kanunun 15,18, 20, 21 ve 27 nci maddelerinde de değişiklikler yapılmaktadır.
Maddenin (b) bendiyle, internet haber siteleri çalışanları da, 13/6/1952 tarihli ve 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanun kapsamına alınmaktadır.
Maddenin (c) bendiyle, resmi ilanların, şartları Basın İlan Kurumu Genel Kurulunca belirlenecek internet haber sitelerinde de yayınlatılması amacıyla 1700 sayılı Dahiliye Memurları Kanununun 2/A maddesinde geçen ‘gazete’ ibaresinin yanına ‘internet haber sitesi’ ibaresi eklenmektedir.
Maddenin (ç) bendiyle, 2004 sayılı Kanunun 166 ncı maddesinde değişiklik yapılarak resmi ilanların, şartları Basın İlan Kurumu Genel Kurulunca belirlenecek internet haber sitelerinde de yayınlatılması amaçlanmaktadır.
Maddenin (d) bendiyle, resmi ilanların, şartları Basın İlan Kurumu Genel Kurulunca belirlenecek internet haber sitelerinde de yayınlatılması amacıyla 7201 sayılı Tebligat Kanununun 29 uncu maddesinde değişiklik yapılmaktadır.
Maddenin (e) bendiyle, resmi ilanların, şartları Basın İlan Kurumu Genel Kurulunca belirlenecek internet haber sitelerinde de yayınlatılması amacıyla 213 sayılı Kanunun 104 üncü maddesinde geçen ‘gazete’ ibarelerinin yanına ‘ve bir internet haber sitesinde’ ibareleri eklenmektedir.
Maddenin (f) bendiyle, resmi ilanların, şartları Basın İlan Kurumu Genel Kurulunca belirlenecek internet haber sitelerinde de yayınlatılması amacıyla 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 47 nci maddesinde geçen ‘Resmi Gazete’ ibaresinin yanına ‘internet haber sitesi’ ibaresi eklenmektedir.
Gazetelerde yayınlatılan resmi ilanların tamamı gazetelerin internet haber sitesinde ve Basın İlan Kurumu İlan Portalında ücretsiz yayınlatılmaktadır. Basın İlan Kurumu İlan Portalı Yönetmeliğine göre bu şekilde üç mecrada yayınlanan ilanlar için tek ücret alınmaktadır. Personel alımı ilanlarının vatandaşların tek merkezden kolayca ulaşabilmesi maksadıyla Basın İlan Kurumu İlan Portalında da yayınlatılması amaçlanmaktadır.
Maddenin (g) bendiyle, resmi ilanların, şartları Basın İlan Kurumu Genel Kurulunca belirlenecek internet haber sitelerinde de yayınlatılması amacıyla 1163 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinde geçen ‘gazete’ ibaresinin yanına ‘internet haber sitesi’ ibaresi eklenmektedir.
Maddenin (ğ) bendiyle, resmi ilanların, şartları Basın İlan Kurumu Genel Kurulunca belirlenecek internet haber sitelerinde de yayınlatılması amacıyla 2911 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinde geçen ‘gazeteler’ ibaresinin yanına ‘internet haber sitesi’ ibaresi eklenmektedir.
Maddenin (h) bendiyle, resmi ilanların, şartları Basın İlan Kurumu Genel Kurulunca belirlenecek internet haber sitelerinde de yayınlatılması amacıyla 2942 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinde geçen ‘gazete’ ibaresinin yanına ‘internet haber sitesi’ ibaresi eklenmektedir. Ayrıca maddenin (h) bendiyle, resmi ilanların, şartları Basın İlan Kurumu Genel Kurulunca belirlenecek internet haber sitelerinde de yayınlatılması amacıyla 2942 sayılı Kanunun 19 uncu maddesinde geçen ‘gazete’ ibaresinin yanına ‘internet haber sitesi’ ibaresi eklenmektedir.
Maddenin (ı) bendiyle, resmi ilanların, şartları Basın İlan Kurumu Genel Kurulunca belirlenecek internet haber sitelerinde de yayınlatılması amacıyla 3011 sayılı Kanunun 2 nci maddesinde değişiklik yapılmaktadır.
Maddenin (i) bendiyle, resmi ilanların, şartları Basın İlan Kurumu Genel Kurulunca belirlenecek internet haber sitelerinde de yayınlatılması amacıyla 3402 sayılı Kanunun 2 ve 22 nci maddelerinde geçen ‘gazete’ ibarelerinin yanına ‘internet haber sitesi’ ibareleri eklenmektedir.
Maddenin (j) bendiyle; 4706 sayılı Kanunun 7 nci maddesinde değişiklik yapılarak resmi ilanların, şartları Basın İlan Kurumu Genel Kurulunca belirlenecek internet haber sitelerinde de yayınlatılması amaçlanmaktadır.
Maddenin (k) bendiyle, resmi ilanların, şartları Basın İlan Kurumu Genel Kurulunca belirlenecek internet haber sitelerinde de yayınlatılması amacıyla 4721 sayılı Kanunun 713 üncü maddesinde geçen ‘gazete’ ibaresinin yanına ‘internet haber sitesi’ ibaresi eklenmektedir.
Maddenin (1) bendiyle, resmi ilanların, şartları Basın İlan Kurumu Genel Kurulunca belirlenecek internet haber sitelerinde de yayınlatılması amacıyla 6102 sayılı Kanunun çeşitli maddelerinde geçen ‘gazete’ ibarelerinin yanına ‘internet haber sitesi’ ibareleri eklenmektedir.
Maddenin (m) bendiyle, resmi ilanların, şartları Basın İlan Kurumu Genel Kurulunca belirlenecek internet haber sitelerinde ve gazetede yayınlatılması amacıyla 7223 sayılı Kanunun 16 ncı maddesinde değişiklik yapılmaktadır.
-
-
1 Temmuz 2022
-
1/7/2022 tarihli ve 7417 sayılı Kanunun 55 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan ‘’onbeş’’ ibaresi ‘’otuz’’ şeklinde değiştirilmiştir.
Değişikliğin gerekçesi
25/1/1956 tarihli ve 6643 sayılı Türk Eczacıları Birliği Kanunu’nun 30 uncu maddesi, Anayasa Mahkemesinin 21.10.2021 tarihli ve 31635 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan, 22.09.2021 tarihli ve E.2021/16 - K.2021/62 sayılı kararı ile iptal edilmiş ve iptal kararının Resmî Gazete’de yayımlandığı tarihten itibaren dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir. İptal kararının gerekçesinde, kişilere hukukî güvenlik sağlayan fiil ile ceza arasında bağlantı kuran, haysiyet divanına tanınan takdir yetkisinin; somut olayın özelliklerine, eylemin ağırlığına, oluşan zararın büyüklüğüne göre kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak kullanılmasını ve işlenen disiplinsizlik eylemi ile tayin edilen disiplin cezası arasında adil bir dengenin gözetilmesini sağlayacak gerekli ve yeterli mekanizmaların kurulmasına yönelik bir düzenleme yapılması öngörülmekte olup; 6643 sayılı Kanunun 30 uncu maddesi bu çerçevede yeniden düzenlenmiştir.
Bu kapsamda, kanun hükmünde disiplin cezaları net olarak tanımlanarak belirtilmiş; bu cezaları gerektiren fiillere ise konu başlıkları hâlinde yer verildikten sonra eczacılık sanatının teknik ve uzmanlık gerektiren hususiyetleri nedeniyle konunun her ayrıntısıyla kanunda düzenlenmesi hem mümkün hem de hizmet gereklerine uygun olmayacağından detayların yönetmelikle düzenlenmesi öngörülerek, belirlilik ilkesinin azamî ölçüde sağlanması ve hizmet gerekleriyle bağdaştırılması hedeflenmiştir. İptal edilen hükümde yer alan, üç günden yüzseksen güne kadar sanat icrasından men cezasının tekerrürü hâlinde yeniden sanat icrasından men cezası verilmesi gerektiği takdirde, cezanın azamî haddinden uygulanması gerektiğine ilişkin hükümdeki adaletsizlik de giderilmiştir. Şöyle ki; 3 gün sanat icrasından men cezası alan eczacının yine üç gün sanat icrasından men cezası gerektiren aynı fiili işlemesi hâline azami had olan yüzseksen gün sanat icrasından men cezasının uygulanmasını öngören hüküm, eylemin ağırlığı ve oluşan zararın büyüklüğü ile orantılı olmadığından tekerrür hâlinde yüzseksen günlük azami sınırı geçmemek üzere ilk ceza süresinin iki katı olarak uygulanması öngörülerek, fiil ile ceza arasında adil bir denge sağlanmıştır.
Oda bölgesinde sanat icrasından men cezası, bir oda bölgesinde geçici olarak sanat icrasından men cezası alanların, o oda bölgesinde sürekli olarak sanat icrasından men edilmesini öngören en ağır disiplin cezası olup, iptal edilen hükümdeki haliyle, bu cezanın üç kez üç gün, başka bir ifade ile toplam dokuz gün meslek icrasından men cezası alan üye hakkında uygulanması mümkün iken Anayasa Mahkemesi kararı ışığında mevcut hükümdeki bu ölçüsüzlük, bir oda bölgesinde en az üç defada aldığı geçici olarak sanat icrasından men cezalarının toplamı yüzseksen gün olan eczacıların, o oda bölgesinde sürekli olarak sanat icrasından men edilmesine hasredilmiş böylece, Anayasa Mahkemesi kararında belirtilen, “disiplinsizlik eylemi ile tayin edilen disiplin cezası arasında adil bir dengenin gözetilmesini sağlayacak gerekli ve yeterli mekanizmaların kurulmasına” hassasiyet gösterilmiştir. Kanun hükmünde yer alan bu sınırlar yönetmeliğin de sınırlarını oluşturacaktır.
Hükümde ceza tayinine esas alınacak kriterler belirlenmiş, ilgililerin ilanihaye ceza tehdidi altında kalmalarını önlemek maksadıyla zamanaşımı süreleri getirilmiş, savunma alınmadan ceza verilemeyeceği hükme bağlanmıştır.
-
-
2 Haziran 2022
-
Değişikliğin gerekçesi
Finansal piyasaların etkin bir şekilde faaliyet göstermesi için yatırım kararları alınırken sürdürülebilirlikle ilgili risklere ve fırsatlara ilişkin kaliteli ve karşılaştırılabilir bilgiye ulaşılması günümüzde çok önemli hale gelmiştir. Küresel sürdürülebilirlik standartlarına yönelik yoğun talebe yanıt olarak İskoçya’nın Glasgow şehrinde 31 Ekim - 12 Kasım 2021 tarihleri arasında küresel ısınma ve sera gazı salınım oranlarını azaltma amacıyla 197 ülkenin katılımıyla gerçekleştirilen 2021 Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansında (COP26) Uluslararası Muhasebe Standartları Vakfı tarafından Uluslararası Sürdürülebilirlik Standartları Kurulunun kurulduğu ilan edilmiştir.
Uluslararası Sürdürülebilirlik Standartları Kurulunun temel amacı, UFRS Sürdürülebilirlik Açıklama Standartları adıyla kamu yararını gözeterek finansal piyasalar için kapsamlı bir küresel sürdürülebilirlik standart seti geliştirmektir. Bu kapsamda, UFRS Sürdürülebilirlik Açıklama Standartları vasıtasıyla yatırımcıların işletme değerini belirlemesi, işletmelerin çevresel, sosyal ve kurumsal yönetime ilişkin sorunlara nasıl karşılık verdiğini anlaması ve yatırım kararı alırken sürdürülebilirliğe ilişkin ihtiyaca uygun bilgiye ulaşması kolaylaşacaktır. Uluslararası Sürdürülebilirlik Standartları Kurulu, Uluslararası Muhasebe Standartları Kurulu ile birlikte Uluslararası Muhasebe Standartları Vakfı bünyesinde yer alacak ve onunla yakın bir şekilde çalışacaktır.
Bu kapsamda, Uluslararası Muhasebe Standartları Vakfı tarafından yayımlanan söz konusu standartların Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu tarafından belirlenmesi ve yayımlanması amacıyla anılan Kuruma yetki verilmesi amaçlanmaktadır.
-
-
4 Kasım 2021
-
Eski ifade
altıYeni ifadeüçDeğişikliğin gerekçesi
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda son dönemde yapılan muhtelif değişikliklerle yapılan geliştirmeler ve alınan tedbirler doğrultusunda girişimcinin hızlı, kolay ve daha az maliyetle şirket kuruluşu gerçekleştirebilmesi mümkün kılınmıştır. Şirket kuruluşlarında getirilen kolaylıkların yanı sıra, şirket tasfiye süreçlerinin gözden geçirilmesi ve hem şirket ortaklarının hem de şirket alacaklılarının menfaatleri göz önünde bulundurularak tasfiye süreçlerinin basitleştirilmesi ve hızlandırılması büyük önem taşımaktadır. Yapılan düzenlemeyle, alacaklılara üçüncü kez yapılan çağrı tarihinden itibaren kalan varlığın dağıtılmamasına dair 6102 sayılı Kanunda öngörülen altı aylık sürenin üç aya indirilmesi ve tasfiye süreçlerinin hızlandırılması amaçlanmaktadır.
-
-
21 Ekim 2021
-
21/10/2021 tarihli ve 7339 sayılı Kanunun 23 üncü maddesiyle bu fıkranın birinci cümlesinde yer alan “ile 4572 sayılı Kanun kapsamındaki kooperatifler ve bunların bağımsız denetime tabi olmayan üst kuruluşları” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
Değişikliğin gerekçesi
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 397 nci maddesinin beşinci fıkrasında yapılan değişiklikle, tarım satış kooperatifleri ile bağımsız denetim dışında kalan tarım satış kooperatifleri birlikleri, 6102 sayılı Kanunun denetim kapsamından çıkarılmıştır.
-
-
28 Ocak 2021
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 40 ıncı maddesinin ikinci fıkrasında yapılan değişiklikle; gerçek kişi tacir ile tüzel kişi tacir adına imzaya yetkili olanların imzalarının, kamu kurum ve kuruluşlarınca tutulan veri tabanlarında bulunması halinde, tescil talebi doğrultusunda ilgili veri tabanından temin edilerek merkezi ortak veri tabanındaki ticaret sicili dosyasına aktarılabilmesi ve ticari işletme ile ticaret şirketlerinin kuruluşu ve yetkili değişikliği tescili işlemlerinin daha az belge ve maliyetle yerine getirilmesi amaçlanmaktadır.
Söz konusu veri tabanını tutan kurum ve kuruluşlar, imza beyanının sağladığı hukuki ve ekonomik güvenlik fonksiyonun devamı için veri tabanlarında bulunan imzaları 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanununun 28 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi kapsamında ticaret sicili müdürlükleri ile paylaşmakla yükümlü kılınmıştır.
Veri tabanında bulunan imzaların elektronik ortamda temin edilebilmesi ile ticaret sicili müdürlüğünde huzurda imza beyanında bulunma zorunluluğu ortadan kalkacağından, uygulamanın bir sonucu olarak ticaret sicili işlemleri tamamen elektronik ortamda yerine getirilebilecektir.
Diğer taraftan, veri tabanında imzası bulunmayan şahısların imza beyanlarının ticaret sicili müdürlüğüne verilmesinin usul ve esasları ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esasların belirlenmesi hususunda Ticaret Bakanlığına yetki verilmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Sermaye şirketlerini temsile yetkili olanlar ve bunların temsil şekilleri MERSİS (Merkezi Sicil Kayıt Sistemi) ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi üzerinden elektronik ortamda görülebilmektedir. Diğer taraftan, pek çok kurum ve kuruluş şirket tarafından başvuru yapıldığında, başvuruda bulunan şahsın temsil şeklini kontrol ederek hukuki işlem güvenliğini tesis etmek amacıyla, şirketin imza sirküsü gibi aslında mevzuatımızda bulunmayan ancak zaman içerisinde uygulamada ortaya çıkan ilave belge istemektedir. Bu tür belgeler düzenlendiği gün şirketi temsile yetkililer dikkate alınarak oluşturulmaktadır. Ticaret sicili kayıtları anlık olarak MERSİS’e işlendiğinden ve elektronik ortamda anlık olarak görüntülenebildiğinden esasında imza sirküsü gibi belgeler tek başına hukuki işlem güvenliğini sağlamaya yetmemektedir. Kaldı ki, tescil ve ilan olunan bir olgu ile ilgili olarak, üçüncü kişiler imza sirküsüne güvenerek işlem yapmış olsa dahi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, üçüncü kişilerin kendilerine karşı sonuç doğurmaya başlayan ticaret sicili kayıtlarını bilmediklerine ilişkin iddiaları dinlenmeyeceğinden mağduriyet yaşamaları da kaçınılmaz olmaktadır. Ayrıca benzer belgelere ihtiyaç duyulması tacirin hem zaman hem de mali açıdan ilave yükümlülüklere neden olmaktadır.
Bu minvalde, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 373 üncü maddesine eklenen üçüncü fıkra ile; ticaret siciline tescil olunan temsile yetkili kişiler ile bunların temsil şekilleri hakkında kamu kurum ve kuruluşlarınca ticaret sicili müdürlüklerince düzenlenen belge ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanan ilanlar dışında ilave belge aranmaması hususunda düzenleme yapılarak hukuki işlem güvenliğinin sağlanması ve tacirler bakımından ilave işlem ve maliyet doğuran uygulamanın sonlandırılması amaçlanmaktadır.
-
-
27 Aralık 2020
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 64 üncü maddesinin dördüncü fıkrasına cümle eklenmektedir. Şirketler ihtiyari olarak pay defterini, şirketin muhasebesi ile ilgili olan defterler gibi istedikleri takdirde elektronik ortamda tutabilmektedir. Yapılan düzenlemede pay defterinin kaybolması, mükerrer pay defteri tutulması gibi uygulamada karşılaşılan sorunların önüne geçilmesi, hisse devirleri kayıt altına alınarak ortaklık ve buna bağlı hakların korunması, şirketler topluluğunda hakim ve bağlı ortakların kolay tespitine imkan tanınması, gerçek ortaklık yapısının sağlıklı bir şekilde ortaya konulması amaçlanarak Ticaret Bakanlığına pay defterinin elektronik ortamda tutulmasını zorunlu kılma yetkisi verilmektedir. Diğer taraftan, yönetim kurulu karar defteri ile genel kurul toplantı ve müzakere defterinin kaybolması durumunda şirketler tarafından yaşanan mağduriyetlerin önüne geçilmesi ve çift defter tutulmasının önlenmesi amacıyla Ticaret Bakanlığına bu defterlerin de elektronik ortamda tutulmasını zorunlu kılma yetkisi verilmektedir. Bakanlık bu yetkisini şirketlerin türü ve faaliyet alanları gibi belirleyeceği esaslara göre kullanabilecektir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, 6102 sayılı Kanunun 415 inci maddesinde değişiklik yapılmaktadır.
Teklifle, Kanunun 417 nci maddesinde yapılan değişiklikle hamiline yazılı pay senedi sahiplerinin Merkezi Kayıt Kuruluşundan alınacak pay sahipleri çizelgesine göre genel kurul toplantılarına katılmaları usulü kabul edildiğinden maddenin üçüncü fıkrası bu değişikliğe uyum sağlamak amacıyla yürürlükten kaldırılmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, 6102 sayılı Kanunun 417 nci maddesinde değişiklik yapılmaktadır. Teklifle, Kanunun 486 ve 489 uncu maddelerinde yapılan değişikliklerle hamiline yazılı pay senetlerinin bastırılmasında ve devrinde Merkezi Kayıt Kuruluşuna bildirim yükümlülüğü getirilmektedir. Bu değişikliklere uyum sağlanması amacıyla maddenin birinci fıkrasında yapılan değişiklikle halka açık olmayan anonim şirketlerde hamiline yazılı pay senetleri bakımından yönetim kurulunun pay sahipleri çizelgesini Merkezi Kayıt Kuruluşundan sağlayacağı listeye göre düzenlemesi hükme bağlanmaktadır.
Bu kapsamda maddenin ikinci fıkrasında uyum düzenlemesi yapılarak hamiline yazılı pay senedi sahipleri bakımından giriş kartı alma usulü kaldırılmaktadır.
Diğer taraftan maddenin beşinci fıkrasında yapılan değişiklikle, halka açık olmayan anonim şirketlerde pay sahipleri çizelgesinin Merkezi Kayıt Kuruluşundan sağlanmasının usul ve esaslarını belirleme hususunda Ticaret Bakanlığına yetki verilmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, 6102 sayılı Kanunun 486 ncı maddesinin ikinci fıkrasına eklenen cümleyle, yönetim kurulunun, hamiline yazılı pay sahipleri ile sahip oldukları paya ilişkin bilgileri, senetleri pay sahiplerine dağıtmadan önce Merkezi Kayıt Kuruluşuna bildirmesi düzenlenmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, 6102 sayılı 489 uncu maddesi yeniden düzenlenmektedir.
Birinci fıkrada yapılan değişiklikle, kayden izlenmeyen hamiline yazılı pay senetlerinin devrinde, devrin şirket ve üçüncü kişiler nezdinde hüküm ifade etmesi için pay senedini devralan tarafından Merkezi Kayıt Kuruluşuna bildirimde bulunulması zorunluluğu getirilmektedir. Hamiline yazılı pay senedini devralan tarafından gerekli bildirimde bulunulmazsa, devralan bu Kanundan doğan paya bağlı haklarını gerekli bildirim yapılıncaya kadar kullanamayacaktır.
İkinci fıkrayla, hamiline yazılı pay senedine bağlı hakların şirkete ve üçüncü kişilere karşı ileri sürülmesiyle ilgili tereddütleri gidermek amacıyla bildirim tarihi belirlenmektedir. Böylelikle pay senedine bağlı hakların ileri sürülmesinde Merkezi Kayıt Kuruluşuna yapılan bildirim tarihi esas alınacaktır.
Üçüncü fıkrayla, Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından hamiline yazılı pay senetleriyle ilgili tutulan kayıtların yetkili kılınmış mercilerle paylaşılacağı düzenlenmektedir.
Dördüncü fıkrayla, hamiline yazılı pay senetleriyle ilgili kayıtların tutulmasına ilişkin usul ve esasların ve bu kayıtlarla ilgili verilecek hizmet kapsamında alınacak ücretin Ticaret Bakanlığınca bir tebliğ ile belirleneceği düzenlenmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, 6102 sayılı Kanunun 562 nci maddesine yeni bir fıkra eklenmektedir.
Hükümle, hamiline yazılı pay senedi çıkaran anonim şirketlerde, hamiline yazılı pay sahipliğine ilişkin bilgileri Merkezi Kayıt Kuruluşuna bildirmeyen şirketler ile hamiline yazılı pay senedini devralmasına rağmen bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeyen pay sahipleri hakkında uygulanacak idari yaptırım düzenlenmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, 6102 sayılı Kanuna geçici 14 üncü madde eklenmektedir. Düzenlemeyle, Kanunun 486 ve 489 uncu maddelerde yapılan değişikliklerin uygulanmasına ilişkin geçiş hükmü kabul edilmektedir.
-
-
22 Temmuz 2020
-
Eski ifade
yüz binYeni ifadebeş yüz binDeğişikliğin gerekçesi
Maddeyle, 6102 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin ikinci fıkrasında değişiklik yapılmaktadır. Düzenlemeyle, ticari davalarda uygulanan basit yargılama usulüne ilişkin parasal sınır “yüzbin” Türk lirasından “beşyüz” bin Türk lirasına çıkarılmaktadır.
-
-
16 Nisan 2020
-
6 Aralık 2018
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4 üncü maddesinde belirtilen davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurma zorunluluğu getirilerek bu uyuşmazlıkların temelinden, çok daha kısa süre içinde, daha az masrafla ve tarafların iradelerine uygun bir şekilde çözülmesi amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle geçiş hükmü düzenlenmektedir.
-
-
2 Temmuz 2018
-
Eski ifade
Bakanlar Kurulunca çıkarılacak kararnamede gösterilirYeni ifadeCumhurbaşkanı kararıyla belirlenir -
Eski ifade
Gümrük ve Ticaret Bakanlığınca hazırlanan ve Bakanlar KuruluncaYeni ifadeCumhurbaşkanınca -
Eski ifade
Bakanlar KuruluYeni ifadeCumhurbaşkanı -
Eski ifade
Bakanlar KuruluncaYeni ifadeCumhurbaşkanınca -
Eski ifade
Gümrük ve Ticaret Bakanlığınca hazırlanan ve Bakanlar KuruluncaYeni ifadeCumhurbaşkanınca -
Eski ifade
Bakanlar KuruluncaYeni ifadeCumhurbaşkanınca -
Eski ifade
Bakanlar KuruluncaYeni ifadeCumhurbaşkanınca -
Eski ifade
bir tüzükYeni ifadeCumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelik -
Eski ifade
tüzükYeni ifadeCumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelik
-
-
28 Şubat 2018
-
Eski ifade
b) İflasın ertelenmesi -
Eski ifade
II - İflasın bildirilmesi veya ertelenmesi
-
15 Şubat 2018
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 64 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında değişiklik yapılarak anonim ve limited şirketler tarafından fiziki ortamda tutulacak defterlerin kuruluşta açılış onaylarının ticaret sicili müdürlüklerince yerine getirilmesi öngörülmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 64 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında değişiklik yapılarak anonim ve limited şirketler tarafından fiziki ortamda tutulacak defterlerin kuruluşta açılış onaylarının ticaret sicili müdürlüklerince yerine getirilmesi öngörülmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
6102 sayılı Kanunun 428 inci maddesinde şirketlerde, organ temsilcisi, bağımsız temsilci ve kurumsal temsilciye ilişkin esaslar düzenlenmektedir. Madde gerekçesinde hükmün hedefinin “... özellikle halka açık anonim şirketlerde pay sahiplerinin tek seçenekle ve bir oldu bitti ile karşı karşıya kalmalarına engel olmak ve pay sahipleri demokrasisinin kurulmasını sağlamak ...” olarak belirtildiği dikkate alındığında, anılan maddede düzenlenen temsil kurumlarının payları borsada işlem gören ve çok sayıda ortağı bulunan halka açık anonim ortaklıklarda, ortağın haklarının korunması bakımından önem taşıdığı anlaşılmaktadır. Ancak maddede herhangi bir ayrım yapılmadığından tüm anonim ortaklıklar maddede belirtilen zorunlulukları yerine getirmek durumundadırlar. Maddenin uygulanması özellikle az sayıda pay sahibi olan şirketlerde sorun yaratmaktadır. Bu şirketler bakımından böyle bir ihtiyaç bulunmadığı gibi uygulama mali külfet doğurmakta ve genel kurul toplantılarının gecikmesi ihtimalini ortaya çıkarmaktadır. Diğer yandan hükmün asıl fayda sağlayacağı halka açık anonim ortaklıklar bakımından 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 30 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının son cümlesi “6102 sayılı Kanunun 428 inci maddesi bu Kanun kapsamında uygulanmaz.” denilerek halka açık anonim ortaklıklar bakımından istisna tanınmaktadır. Bu itibarla, halka açık anonim ortaklıklarda uygulanması imkânı bulunmayan hükümler, uygulamada yaşanabilecek sorunların önüne geçilebilmesi amacıyla yürürlükten kaldırılmaktadır.
-
Eski ifade
kurucuların imzalarının noterce onaylanması veya şirket sözleşmesinin ticaret sicili müdürü yahut yardımcısıYeni ifadekurucular tarafından ticaret sicili müdürlüğünde yetkilendirilmiş personelin -
Eski ifade
imzalarının noterce onaylandığı veya ticaret sicili müdürü yahut yardımcısıYeni ifadeticaret sicili müdürlüğünde yetkilendirilmiş personelinDeğişikliğin gerekçesi
6102 sayılı Kanunun 428 inci maddesinde şirketlerde, organ temsilcisi, bağımsız temsilci ve kurumsal temsilciye ilişkin esaslar düzenlenmektedir. Madde gerekçesinde hükmün hedefinin “... özellikle halka açık anonim şirketlerde pay sahiplerinin tek seçenekle ve bir oldu bitti ile karşı karşıya kalmalarına engel olmak ve pay sahipleri demokrasisinin kurulmasını sağlamak ...” olarak belirtildiği dikkate alındığında, anılan maddede düzenlenen temsil kurumlarının payları borsada işlem gören ve çok sayıda ortağı bulunan halka açık anonim ortaklıklarda, ortağın haklarının korunması bakımından önem taşıdığı anlaşılmaktadır. Ancak maddede herhangi bir ayrım yapılmadığından tüm anonim ortaklıklar maddede belirtilen zorunlulukları yerine getirmek durumundadırlar. Maddenin uygulanması özellikle az sayıda pay sahibi olan şirketlerde sorun yaratmaktadır. Bu şirketler bakımından böyle bir ihtiyaç bulunmadığı gibi uygulama mali külfet doğurmakta ve genel kurul toplantılarının gecikmesi ihtimalini ortaya çıkarmaktadır. Diğer yandan hükmün asıl fayda sağlayacağı halka açık anonim ortaklıklar bakımından 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 30 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının son cümlesi “6102 sayılı Kanunun 428 inci maddesi bu Kanun kapsamında uygulanmaz.” denilerek halka açık anonim ortaklıklar bakımından istisna tanınmaktadır. Bu itibarla, halka açık anonim ortaklıklarda uygulanması imkânı bulunmayan hükümler, uygulamada yaşanabilecek sorunların önüne geçilebilmesi amacıyla yürürlükten kaldırılmaktadır.
-
Eski ifade
noterce onaylanmasını veya şirket sözleşmesinin ticaret sicili müdürü yahut yardımcısıYeni ifadeticaret sicili müdürlüğünde yetkilendirilmiş personelin
-
-
20 Kasım 2017
-
15 Ağustos 2017
-
15 Temmuz 2016
-
Değişikliğin gerekçesi
6102 sayılı Kanunun 212, 215, 335, 339, 345, 566, 575, 585,587 nci maddelerine eklenen ibareler ile Maddenin (d) bendi hariç diğer bentleri ile şahıs ve sermaye şirketlerinin kuruluşunda, (o kurucuların şirket sözleşmesini ticaret sicili müdürü veya yardımcısı huzurunda imzalamalarına imkan verilmektedir. Ayrıca noter tarafından kurucular için imza tasdiki yapılması zorunluluğu ortadan kaldırılmaktadır. Böylece hem imza beyanı için notere başvurma yükümlülüğü kaldırılmakta hem de verilecek ücretlerin dolayısıyla şirket kuruluş maliyetlerinin azaltılması hedeflenmektedir.
Anonim şirketlerin kuruluşunda şirket sözleşmesinin imzalanmasına ilişkin yukarıda getirilen değişiklik sonucunda Kanunun 345 inci maddesinin ikinci fıkrasında da değişiklik yapılması zorunluluğu ortaya çıkmaktadır. Bu doğrultuda, maddenin (d) bendi ile anonim şirket kuruluşunda, kurucuların şirket sözleşmesini ticaret sicili müdürü veya yardımcısı huzurunda imzalamalarını müteakip üç ay içinde tüzel kişilik kazanamaması halinde, bu hususu doğrulayan bir sicil müdürlüğü yazısının sunulması üzerine bedellerin banka tarafından sahiplerine geri verilebilmesine imkân tanınmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
6102 sayılı Kanunun 212, 215, 335, 339, 345, 566, 575, 585,587 nci maddelerine eklenen ibareler ile Maddenin (d) bendi hariç diğer bentleri ile şahıs ve sermaye şirketlerinin kuruluşunda, (o kurucuların şirket sözleşmesini ticaret sicili müdürü veya yardımcısı huzurunda imzalamalarına imkan verilmektedir. Ayrıca noter tarafından kurucular için imza tasdiki yapılması zorunluluğu ortadan kaldırılmaktadır. Böylece hem imza beyanı için notere başvurma yükümlülüğü kaldırılmakta hem de verilecek ücretlerin dolayısıyla şirket kuruluş maliyetlerinin azaltılması hedeflenmektedir.
Anonim şirketlerin kuruluşunda şirket sözleşmesinin imzalanmasına ilişkin yukarıda getirilen değişiklik sonucunda Kanunun 345 inci maddesinin ikinci fıkrasında da değişiklik yapılması zorunluluğu ortaya çıkmaktadır. Bu doğrultuda, maddenin (d) bendi ile anonim şirket kuruluşunda, kurucuların şirket sözleşmesini ticaret sicili müdürü veya yardımcısı huzurunda imzalamalarını müteakip üç ay içinde tüzel kişilik kazanamaması halinde, bu hususu doğrulayan bir sicil müdürlüğü yazısının sunulması üzerine bedellerin banka tarafından sahiplerine geri verilebilmesine imkân tanınmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
6102 sayılı Kanunun 212, 215, 335, 339, 345, 566, 575, 585,587 nci maddelerine eklenen ibareler ile Maddenin (d) bendi hariç diğer bentleri ile şahıs ve sermaye şirketlerinin kuruluşunda, (o kurucuların şirket sözleşmesini ticaret sicili müdürü veya yardımcısı huzurunda imzalamalarına imkan verilmektedir. Ayrıca noter tarafından kurucular için imza tasdiki yapılması zorunluluğu ortadan kaldırılmaktadır. Böylece hem imza beyanı için notere başvurma yükümlülüğü kaldırılmakta hem de verilecek ücretlerin dolayısıyla şirket kuruluş maliyetlerinin azaltılması hedeflenmektedir.
Anonim şirketlerin kuruluşunda şirket sözleşmesinin imzalanmasına ilişkin yukarıda getirilen değişiklik sonucunda Kanunun 345 inci maddesinin ikinci fıkrasında da değişiklik yapılması zorunluluğu ortaya çıkmaktadır. Bu doğrultuda, maddenin (d) bendi ile anonim şirket kuruluşunda, kurucuların şirket sözleşmesini ticaret sicili müdürü veya yardımcısı huzurunda imzalamalarını müteakip üç ay içinde tüzel kişilik kazanamaması halinde, bu hususu doğrulayan bir sicil müdürlüğü yazısının sunulması üzerine bedellerin banka tarafından sahiplerine geri verilebilmesine imkân tanınmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
6102 sayılı Kanunun 336 ncı maddesinde, anonim şirketlerde kuruluş belgeleri ve saklama süreleri düzenlenmiştir. Kurucular beyanı da bu belgeler arasında sayılmıştır. Şirket kurucuları esas sözleşme ile sermayenin tamamını kayıtsız şartsız ödemeyi taahhüt etmektedir. Mevcut uygulamada kurucular beyanından beklenen fayda kurucular tarafından esas sözleşmenin imzalanması ile de karşılanmaktadır. Bu itibarla, anonim şirket kuruluş işlemlerini yavaşlatan ve şirketler bakımından ilave maliyet doğuran “kurucular beyanı” ibaresi 336 ncı maddesinin madde metninden çıkarılmaktadır.
Kanunun 349 uncu maddesinde kurucular beyanı esasları düzenlenmiştir. 336 ncı maddedeki kurucular beyanı maddeden çıkarıldığı için, 349 uncu madde de yürürlükten kaldırılmaktadır.
6102 sayılı Kanunun 457 nci maddesinde sermaye artırımında yönetim kurulunun beyanı düzenlenmiş ve 349 uncu maddede yer alan hususlara ilişkin açıklama yapılacağı belirtilmiştir. 336 ncı maddede yapılan değişiklik ve 349 uncu maddenin yürürlükten kaldırılmasına paralel olarak maddede yer alan “ve 349 uncu maddede yer alan hususların somut olayda mevcut bulunması hâlinde bunlara ilişkin açıklamalar;” ibaresi yürürlükten kaldırılmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu 44 üncü maddesinde; ticareti terk eden bir tacirin onbeş gün içinde keyfiyeti kayıtlı bulunduğu ticaret siciline bildirmeye ve bütün aktif ve pasifi ile alacaklılarının isim ve adreslerini gösteren bir mal beyanında bulunmaya gazetede ve alacaklıların bulunduğu yerlerde ilân olunacağı kuralına yer verilmiştir. İcra ve İflas Kanununun 44 üncü maddesinde belirtilen ticareti terk eden tacirin bütün aktif ve pasifi ile alacaklılarının isim ve adreslerini gösterecek nitelikteki mal beyannamesi ticaret sicili müdürlüklerince yalnızca ticareti terk eden hakiki şahıslardan alınmakta olup, sermaye şirketleri ile diğer tüzel kişi tacirlerden böyle bir beyanname alınmamaktadır. Nitekim Türk Ticaret Kanununun 540 ıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca tasfiye memurları şirketin tasfiyenin başlangıcındaki durumunu incelemekte, gerekirse şirket mallarına değer biçmek adına uzmanlara başvurarak şirket malvarlığına ilişkin durumu gösteren bir envanter ile bilanço düzenlemekte ve genel kurulun onayına sunmakta, yine Sâl inci madde uyarınca alacaklılara gerekli çağrılarda bulunmaktadır.
Diğer taraftan, sermaye şirketleri bakımından ticaretin terk edilmesinden ne anlaşılması gerektiği de açık değildir. Yerleşik Yargıtay kararları uyarınca ticareti terk, sermaye şirketinin ticaret unvanının ticaret sicili kayıtlarından silinmesidir. Ticaret unvanı ticaret sicilinden silinen bir sermaye şirketi, 6102 sayılı Kanun uyarınca tasfiye sürecini tamamladığından, artık bundan sonra aktif ve pasifini gösteren bir mal beyanının verilmesi fülen mümkün değildir. Nitekim tasfiye sürecinde şirketin aktifleri ile pasifleri tasfiye edilmekte, şirket alacakları tahsil edilmekte ve borçları ödenmektedir. Ayrıca, ticaret sicili kaydı silinen bir şirketin varlığından artık bahsedilemeyeceğinden ve buna bağlı olarak şirketin işlem tesis etme ehliyeti kalmayacağından, silinme sonrasında mal beyanında bulunması da fiilen mümkün değildir. Ticareti terk ile kastedilenin silinme tarihinden daha önce gerçekleşen bir durum olduğunu kabul ettiğimiz takdirde de; tasfiye memurlarınca tasfiye başlangıcında ilk envanter ve bilanço çıkarılacağından, bir kez de mal beyanında bulunulması, aynı işlemin birden çok yapılması anlamına gelecektir. Bu zaman ve emek kaybını doğuracaktır. Nitekim tasfiye memurlarının yapılan işlemler bakımından hukuki ve cezai sorumlulukları da bulunmaktadır.
Uygulamada kişiler tasfiye yoluyla ticari şirketlerini sonlandırmak istediklerinde Türk Ticaret Kanununa ve Ticaret Sicili Yönetmeliğine uygun olarak hareket ettiklerini ve dolayısıyla da tüm mevzuata uygun işlem yaptıklarını düşünerek ve mal beyanında bulunmadan ve ilanını yaptırmadan ticareti terk etmektedirler. Ancak bu kişilere daha sonra ticareti usulüne uyun terk etmediklerinden bahisle haklarında dava açılarak, İcra ve İflas Kanununun 337/a maddesine göre ceza verilmekte olup, bu da ilgili şahısları mağdur etmektedir.
Son dönemde mal beyanında bulunma yükümlülüğünün gerçek kişi tacirlere yönelik olduğu yönünde verilen Yargıtay kararları da bulunmaktadır. Açıklanan gerekçeler ile İcra ve İflas Kanununun 44 üncü maddesine tasfiyesine başlanan sermaye şirketleri bakımından bir isüsna getirilerek yukarıda belirtilen mağduriyetlerin giderilmesi amaçlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
6102 sayılı Kanunun 336 ncı maddesinde, anonim şirketlerde kuruluş belgeleri ve saklama süreleri düzenlenmiştir. Kurucular beyanı da bu belgeler arasında sayılmıştır. Şirket kurucuları esas sözleşme ile sermayenin tamamını kayıtsız şartsız ödemeyi taahhüt etmektedir. Mevcut uygulamada kurucular beyanından beklenen fayda kurucular tarafından esas sözleşmenin imzalanması ile de karşılanmaktadır. Bu itibarla, anonim şirket kuruluş işlemlerini yavaşlatan ve şirketler bakımından ilave maliyet doğuran “kurucular beyanı” ibaresi 336 ncı maddesinin madde metninden çıkarılmaktadır.
Kanunun 349 uncu maddesinde kurucular beyanı esasları düzenlenmiştir. 336 ncı maddedeki kurucular beyanı maddeden çıkarıldığı için, 349 uncu madde de yürürlükten kaldırılmaktadır.
6102 sayılı Kanunun 457 nci maddesinde sermaye artırımında yönetim kurulunun beyanı düzenlenmiş ve 349 uncu maddede yer alan hususlara ilişkin açıklama yapılacağı belirtilmiştir. 336 ncı maddede yapılan değişiklik ve 349 uncu maddenin yürürlükten kaldırılmasına paralel olarak maddede yer alan “ve 349 uncu maddede yer alan hususların somut olayda mevcut bulunması hâlinde bunlara ilişkin açıklamalar;” ibaresi yürürlükten kaldırılmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
6102 sayılı Kanunun 212, 215, 335, 339, 345, 566, 575, 585,587 nci maddelerine eklenen ibareler ile Maddenin (d) bendi hariç diğer bentleri ile şahıs ve sermaye şirketlerinin kuruluşunda, (o kurucuların şirket sözleşmesini ticaret sicili müdürü veya yardımcısı huzurunda imzalamalarına imkan verilmektedir. Ayrıca noter tarafından kurucular için imza tasdiki yapılması zorunluluğu ortadan kaldırılmaktadır. Böylece hem imza beyanı için notere başvurma yükümlülüğü kaldırılmakta hem de verilecek ücretlerin dolayısıyla şirket kuruluş maliyetlerinin azaltılması hedeflenmektedir.
Anonim şirketlerin kuruluşunda şirket sözleşmesinin imzalanmasına ilişkin yukarıda getirilen değişiklik sonucunda Kanunun 345 inci maddesinin ikinci fıkrasında da değişiklik yapılması zorunluluğu ortaya çıkmaktadır. Bu doğrultuda, maddenin (d) bendi ile anonim şirket kuruluşunda, kurucuların şirket sözleşmesini ticaret sicili müdürü veya yardımcısı huzurunda imzalamalarını müteakip üç ay içinde tüzel kişilik kazanamaması halinde, bu hususu doğrulayan bir sicil müdürlüğü yazısının sunulması üzerine bedellerin banka tarafından sahiplerine geri verilebilmesine imkân tanınmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
6102 sayılı Kanunun 212, 215, 335, 339, 345, 566, 575, 585,587 nci maddelerine eklenen ibareler ile Maddenin (d) bendi hariç diğer bentleri ile şahıs ve sermaye şirketlerinin kuruluşunda, (o kurucuların şirket sözleşmesini ticaret sicili müdürü veya yardımcısı huzurunda imzalamalarına imkan verilmektedir. Ayrıca noter tarafından kurucular için imza tasdiki yapılması zorunluluğu ortadan kaldırılmaktadır. Böylece hem imza beyanı için notere başvurma yükümlülüğü kaldırılmakta hem de verilecek ücretlerin dolayısıyla şirket kuruluş maliyetlerinin azaltılması hedeflenmektedir.
Anonim şirketlerin kuruluşunda şirket sözleşmesinin imzalanmasına ilişkin yukarıda getirilen değişiklik sonucunda Kanunun 345 inci maddesinin ikinci fıkrasında da değişiklik yapılması zorunluluğu ortaya çıkmaktadır. Bu doğrultuda, maddenin (d) bendi ile anonim şirket kuruluşunda, kurucuların şirket sözleşmesini ticaret sicili müdürü veya yardımcısı huzurunda imzalamalarını müteakip üç ay içinde tüzel kişilik kazanamaması halinde, bu hususu doğrulayan bir sicil müdürlüğü yazısının sunulması üzerine bedellerin banka tarafından sahiplerine geri verilebilmesine imkân tanınmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
6102 sayılı Kanunun 336 ncı maddesinde, anonim şirketlerde kuruluş belgeleri ve saklama süreleri düzenlenmiştir. Kurucular beyanı da bu belgeler arasında sayılmıştır. Şirket kurucuları esas sözleşme ile sermayenin tamamını kayıtsız şartsız ödemeyi taahhüt etmektedir. Mevcut uygulamada kurucular beyanından beklenen fayda kurucular tarafından esas sözleşmenin imzalanması ile de karşılanmaktadır. Bu itibarla, anonim şirket kuruluş işlemlerini yavaşlatan ve şirketler bakımından ilave maliyet doğuran “kurucular beyanı” ibaresi 336 ncı maddesinin madde metninden çıkarılmaktadır.
Kanunun 349 uncu maddesinde kurucular beyanı esasları düzenlenmiştir. 336 ncı maddedeki kurucular beyanı maddeden çıkarıldığı için, 349 uncu madde de yürürlükten kaldırılmaktadır.
6102 sayılı Kanunun 457 nci maddesinde sermaye artırımında yönetim kurulunun beyanı düzenlenmiş ve 349 uncu maddede yer alan hususlara ilişkin açıklama yapılacağı belirtilmiştir. 336 ncı maddede yapılan değişiklik ve 349 uncu maddenin yürürlükten kaldırılmasına paralel olarak maddede yer alan “ve 349 uncu maddede yer alan hususların somut olayda mevcut bulunması hâlinde bunlara ilişkin açıklamalar;” ibaresi yürürlükten kaldırılmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 780 inci maddesinin birinci fıkrasında çekin şekli unsurları düzenlenmektedir. Fıkraya yeni bentler eklemek suretiyle, muhatap banka tarafından verilen seri numarası ile karekod çekin şekli unsurları arasına alınarak, ihtiyari olan karekodlu çek kullanımı zorunlu hale getirilmektedir.
Yapılan değişikliklerle piyasada çeke duyulan güvenin artırılması ve karşılıksız çekin engellenmesi amaçlanmaktadır.
Maddeye eklenen ikinci fıkrayla karekodda olması gereken unsurlar belirlenmektedir.
Maddeye eklenen üçüncü fıkrayla karekod okutma ve bilgi paylaşım sisteminin Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezinde veya Risk Merkezi tarafından bilgi paylaşılan şirketler nezdinde kurulabileceği öngörülmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 780 inci maddesinin birinci fıkrasında çekin şekli unsurları düzenlenmektedir. Fıkraya yeni bentler eklemek suretiyle, muhatap banka tarafından verilen seri numarası ile karekod çekin şekli unsurları arasına alınarak, ihtiyari olan karekodlu çek kullanımı zorunlu hale getirilmektedir.
Yapılan değişikliklerle piyasada çeke duyulan güvenin artırılması ve karşılıksız çekin engellenmesi amaçlanmaktadır.
Maddeye eklenen ikinci fıkrayla karekodda olması gereken unsurlar belirlenmektedir.
Maddeye eklenen üçüncü fıkrayla karekod okutma ve bilgi paylaşım sisteminin Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezinde veya Risk Merkezi tarafından bilgi paylaşılan şirketler nezdinde kurulabileceği öngörülmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 780 inci maddesinin birinci fıkrasında çekin şekli unsurları düzenlenmektedir. Fıkraya yeni bentler eklemek suretiyle, muhatap banka tarafından verilen seri numarası ile karekod çekin şekli unsurları arasına alınarak, ihtiyari olan karekodlu çek kullanımı zorunlu hale getirilmektedir.
Yapılan değişikliklerle piyasada çeke duyulan güvenin artırılması ve karşılıksız çekin engellenmesi amaçlanmaktadır.
Maddeye eklenen ikinci fıkrayla karekodda olması gereken unsurlar belirlenmektedir.
Maddeye eklenen üçüncü fıkrayla karekod okutma ve bilgi paylaşım sisteminin Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezinde veya Risk Merkezi tarafından bilgi paylaşılan şirketler nezdinde kurulabileceği öngörülmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 780 inci maddesinin birinci fıkrasında çekin şekli unsurları düzenlenmektedir. Fıkraya yeni bentler eklemek suretiyle, muhatap banka tarafından verilen seri numarası ile karekod çekin şekli unsurları arasına alınarak, ihtiyari olan karekodlu çek kullanımı zorunlu hale getirilmektedir.
Yapılan değişikliklerle piyasada çeke duyulan güvenin artırılması ve karşılıksız çekin engellenmesi amaçlanmaktadır.
Maddeye eklenen ikinci fıkrayla karekodda olması gereken unsurlar belirlenmektedir.
Maddeye eklenen üçüncü fıkrayla karekod okutma ve bilgi paylaşım sisteminin Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezinde veya Risk Merkezi tarafından bilgi paylaşılan şirketler nezdinde kurulabileceği öngörülmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 780 inci maddesinin birinci fıkrasında çekin şekli unsurları düzenlenmektedir. Fıkraya yeni bentler eklemek suretiyle, muhatap banka tarafından verilen seri numarası ile karekod çekin şekli unsurları arasına alınarak, ihtiyari olan karekodlu çek kullanımı zorunlu hale getirilmektedir.
Yapılan değişikliklerle piyasada çeke duyulan güvenin artırılması ve karşılıksız çekin engellenmesi amaçlanmaktadır.
Maddeye eklenen ikinci fıkrayla karekodda olması gereken unsurlar belirlenmektedir.
Maddeye eklenen üçüncü fıkrayla karekod okutma ve bilgi paylaşım sisteminin Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezinde veya Risk Merkezi tarafından bilgi paylaşılan şirketler nezdinde kurulabileceği öngörülmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle 6102 sayılı Kanunun 781 inci maddesine eklenen dördüncü fıkra ile uygulaması ülkeden ülkeye farklılık gösteren seri numarası ve karekod uygulamasına, yabancı bankalar tarafından basılan çekler bakımından istisna tanınarak, belirtilen unsurlar olmaksızın muhatap bankaya ibraz edilen yabancı banka çeklerinin geçerli kabul edileceğine ilişkin düzenleme yapılmaktadır.
-
Eski ifade
ve ayni sermaye konulmasınaYeni ifade, ayni sermaye konulmasına ve kurucuların şirket sözleşmesini imzalamalarınaDeğişikliğin gerekçesi
6102 sayılı Kanunun 189 uncu maddesine göre tür değiştirme kararı anonim şirketlerde üçte iki, limited şirketlerde dörtte üç çoğunlukla alınmaktadır. Kanunun 184 üncü maddesinde tür değiştirmede kuruluş ve ara bilançoya ilişkin esaslar düzenlenmektedir. Maddeye göre yeni türe ilişkin şirket sözleşmesini bütün ortakların imzalamaları gerekmektedir. Uygulamada kendilerine ulaşılamayan veya tür değiştirme kararına karşı olan ortakların varlığı durumunda, yeni türe ilişkin sözleşmenin imzalanamaması ihtimali ortaya çıkmaktadır. Bu durum ise tür değiştirmenin gerçekleşmesini imkânsız hale getirmektedir. Yapılan değişiklik ile şirket sözleşmesini imzalaması, yeni türün kuruluşuna ilişkin uygulanacak hükümler arasından çıkarılmaktadır.
Diğer taraftan, Kanunun 189 uncu maddesinin birinci fıkrasında yapılan değişiklikle tür değiştirmede yönetim organınca hazırlanan tür değiştirme planı dışında yeni türün şirket sözleşmesinin genel kurulun onayına sunulması öngörülmektedir.
Ayrıca, madde ile sermaye şirketlerinde tasfiye süreci kolaylaştırılmaktadır. Tasfiye halindeki şirket, kalan malvarlığını dağıtabilmek için alacaklılara yönelik yapılacak üçüncü ilandan itibaren bir yıl beklemesi gerekirken, yapılan düzenleme ile bu süre 6 aya düşürülmektedir.
-
15/7/2016 tarihli ve 6728 sayılı Kanunun 68 inci maddesi ile bu fıkrada yer alan “tür değiştirme planını” ibaresi “tür değiştirme planı ile yeni türün şirket sözleşmesini”şeklinde değiştirilmiştir.
Değişikliğin gerekçesi
6102 sayılı Kanunun 189 uncu maddesine göre tür değiştirme kararı anonim şirketlerde üçte iki, limited şirketlerde dörtte üç çoğunlukla alınmaktadır. Kanunun 184 üncü maddesinde tür değiştirmede kuruluş ve ara bilançoya ilişkin esaslar düzenlenmektedir. Maddeye göre yeni türe ilişkin şirket sözleşmesini bütün ortakların imzalamaları gerekmektedir. Uygulamada kendilerine ulaşılamayan veya tür değiştirme kararına karşı olan ortakların varlığı durumunda, yeni türe ilişkin sözleşmenin imzalanamaması ihtimali ortaya çıkmaktadır. Bu durum ise tür değiştirmenin gerçekleşmesini imkânsız hale getirmektedir. Yapılan değişiklik ile şirket sözleşmesini imzalaması, yeni türün kuruluşuna ilişkin uygulanacak hükümler arasından çıkarılmaktadır.
Diğer taraftan, Kanunun 189 uncu maddesinin birinci fıkrasında yapılan değişiklikle tür değiştirmede yönetim organınca hazırlanan tür değiştirme planı dışında yeni türün şirket sözleşmesinin genel kurulun onayına sunulması öngörülmektedir.
Ayrıca, madde ile sermaye şirketlerinde tasfiye süreci kolaylaştırılmaktadır. Tasfiye halindeki şirket, kalan malvarlığını dağıtabilmek için alacaklılara yönelik yapılacak üçüncü ilandan itibaren bir yıl beklemesi gerekirken, yapılan düzenleme ile bu süre 6 aya düşürülmektedir.
-
15/7/2016 tarihli ve 6728 sayılı Kanunun 73 üncü maddesiyle, bu fıkrada yer alan “kurucular beyanı” ibaresi yürürlükten kaldırılmıştır.
Değişikliğin gerekçesi
6102 sayılı Kanunun 336 ncı maddesinde, anonim şirketlerde kuruluş belgeleri ve saklama süreleri düzenlenmiştir. Kurucular beyanı da bu belgeler arasında sayılmıştır. Şirket kurucuları esas sözleşme ile sermayenin tamamını kayıtsız şartsız ödemeyi taahhüt etmektedir. Mevcut uygulamada kurucular beyanından beklenen fayda kurucular tarafından esas sözleşmenin imzalanması ile de karşılanmaktadır. Bu itibarla, anonim şirket kuruluş işlemlerini yavaşlatan ve şirketler bakımından ilave maliyet doğuran “kurucular beyanı” ibaresi 336 ncı maddesinin madde metninden çıkarılmaktadır.
Kanunun 349 uncu maddesinde kurucular beyanı esasları düzenlenmiştir. 336 ncı maddedeki kurucular beyanı maddeden çıkarıldığı için, 349 uncu madde de yürürlükten kaldırılmaktadır.
6102 sayılı Kanunun 457 nci maddesinde sermaye artırımında yönetim kurulunun beyanı düzenlenmiş ve 349 uncu maddede yer alan hususlara ilişkin açıklama yapılacağı belirtilmiştir. 336 ncı maddede yapılan değişiklik ve 349 uncu maddenin yürürlükten kaldırılmasına paralel olarak maddede yer alan “ve 349 uncu maddede yer alan hususların somut olayda mevcut bulunması hâlinde bunlara ilişkin açıklamalar;” ibaresi yürürlükten kaldırılmaktadır.
-
15/7/2016 tarihli ve 6728 sayılı Kanunun 67 nci maddesi ile bu fıkraya “onaylanması” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya esas sözleşmenin ticaret sicili müdürü yahut yardımcısı huzurunda imzalanması” ibaresi eklenmiştir.
Değişikliğin gerekçesi
6102 sayılı Kanunun 212, 215, 335, 339, 345, 566, 575, 585,587 nci maddelerine eklenen ibareler ile Maddenin (d) bendi hariç diğer bentleri ile şahıs ve sermaye şirketlerinin kuruluşunda, (o kurucuların şirket sözleşmesini ticaret sicili müdürü veya yardımcısı huzurunda imzalamalarına imkan verilmektedir. Ayrıca noter tarafından kurucular için imza tasdiki yapılması zorunluluğu ortadan kaldırılmaktadır. Böylece hem imza beyanı için notere başvurma yükümlülüğü kaldırılmakta hem de verilecek ücretlerin dolayısıyla şirket kuruluş maliyetlerinin azaltılması hedeflenmektedir.
Anonim şirketlerin kuruluşunda şirket sözleşmesinin imzalanmasına ilişkin yukarıda getirilen değişiklik sonucunda Kanunun 345 inci maddesinin ikinci fıkrasında da değişiklik yapılması zorunluluğu ortaya çıkmaktadır. Bu doğrultuda, maddenin (d) bendi ile anonim şirket kuruluşunda, kurucuların şirket sözleşmesini ticaret sicili müdürü veya yardımcısı huzurunda imzalamalarını müteakip üç ay içinde tüzel kişilik kazanamaması halinde, bu hususu doğrulayan bir sicil müdürlüğü yazısının sunulması üzerine bedellerin banka tarafından sahiplerine geri verilebilmesine imkân tanınmaktadır.
-
15/7/2016 tarihli ve 6728 sayılı Kanunun 67 nci maddesi ile bu fıkraya “noter onayı” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya şirket sözleşmesinin ticaret sicili müdürü yahut yardımcısı huzurunda imzalanma” ibaresi eklenmiştir.
Değişikliğin gerekçesi
6102 sayılı Kanunun 212, 215, 335, 339, 345, 566, 575, 585,587 nci maddelerine eklenen ibareler ile Maddenin (d) bendi hariç diğer bentleri ile şahıs ve sermaye şirketlerinin kuruluşunda, (o kurucuların şirket sözleşmesini ticaret sicili müdürü veya yardımcısı huzurunda imzalamalarına imkan verilmektedir. Ayrıca noter tarafından kurucular için imza tasdiki yapılması zorunluluğu ortadan kaldırılmaktadır. Böylece hem imza beyanı için notere başvurma yükümlülüğü kaldırılmakta hem de verilecek ücretlerin dolayısıyla şirket kuruluş maliyetlerinin azaltılması hedeflenmektedir.
Anonim şirketlerin kuruluşunda şirket sözleşmesinin imzalanmasına ilişkin yukarıda getirilen değişiklik sonucunda Kanunun 345 inci maddesinin ikinci fıkrasında da değişiklik yapılması zorunluluğu ortaya çıkmaktadır. Bu doğrultuda, maddenin (d) bendi ile anonim şirket kuruluşunda, kurucuların şirket sözleşmesini ticaret sicili müdürü veya yardımcısı huzurunda imzalamalarını müteakip üç ay içinde tüzel kişilik kazanamaması halinde, bu hususu doğrulayan bir sicil müdürlüğü yazısının sunulması üzerine bedellerin banka tarafından sahiplerine geri verilebilmesine imkân tanınmaktadır.
-
15/7/2016 tarihli ve 6728 sayılı Kanunun 73 üncü maddesiyle, bu bentte yer alan yer alan “ve 349 uncu maddede yer alan hususların somut olayda mevcut bulunması hâlinde bunlara ilişkin açıklamalar” ibaresi yürürlükten kaldırılmıştır.
Değişikliğin gerekçesi
6102 sayılı Kanunun 336 ncı maddesinde, anonim şirketlerde kuruluş belgeleri ve saklama süreleri düzenlenmiştir. Kurucular beyanı da bu belgeler arasında sayılmıştır. Şirket kurucuları esas sözleşme ile sermayenin tamamını kayıtsız şartsız ödemeyi taahhüt etmektedir. Mevcut uygulamada kurucular beyanından beklenen fayda kurucular tarafından esas sözleşmenin imzalanması ile de karşılanmaktadır. Bu itibarla, anonim şirket kuruluş işlemlerini yavaşlatan ve şirketler bakımından ilave maliyet doğuran “kurucular beyanı” ibaresi 336 ncı maddesinin madde metninden çıkarılmaktadır.
Kanunun 349 uncu maddesinde kurucular beyanı esasları düzenlenmiştir. 336 ncı maddedeki kurucular beyanı maddeden çıkarıldığı için, 349 uncu madde de yürürlükten kaldırılmaktadır.
6102 sayılı Kanunun 457 nci maddesinde sermaye artırımında yönetim kurulunun beyanı düzenlenmiş ve 349 uncu maddede yer alan hususlara ilişkin açıklama yapılacağı belirtilmiştir. 336 ncı maddede yapılan değişiklik ve 349 uncu maddenin yürürlükten kaldırılmasına paralel olarak maddede yer alan “ve 349 uncu maddede yer alan hususların somut olayda mevcut bulunması hâlinde bunlara ilişkin açıklamalar;” ibaresi yürürlükten kaldırılmaktadır.
-
Eski ifade
bir yılYeni ifadealtı ayDeğişikliğin gerekçesi
6102 sayılı Kanunun 189 uncu maddesine göre tür değiştirme kararı anonim şirketlerde üçte iki, limited şirketlerde dörtte üç çoğunlukla alınmaktadır. Kanunun 184 üncü maddesinde tür değiştirmede kuruluş ve ara bilançoya ilişkin esaslar düzenlenmektedir. Maddeye göre yeni türe ilişkin şirket sözleşmesini bütün ortakların imzalamaları gerekmektedir. Uygulamada kendilerine ulaşılamayan veya tür değiştirme kararına karşı olan ortakların varlığı durumunda, yeni türe ilişkin sözleşmenin imzalanamaması ihtimali ortaya çıkmaktadır. Bu durum ise tür değiştirmenin gerçekleşmesini imkânsız hale getirmektedir. Yapılan değişiklik ile şirket sözleşmesini imzalaması, yeni türün kuruluşuna ilişkin uygulanacak hükümler arasından çıkarılmaktadır.
Diğer taraftan, Kanunun 189 uncu maddesinin birinci fıkrasında yapılan değişiklikle tür değiştirmede yönetim organınca hazırlanan tür değiştirme planı dışında yeni türün şirket sözleşmesinin genel kurulun onayına sunulması öngörülmektedir.
Ayrıca, madde ile sermaye şirketlerinde tasfiye süreci kolaylaştırılmaktadır. Tasfiye halindeki şirket, kalan malvarlığını dağıtabilmek için alacaklılara yönelik yapılacak üçüncü ilandan itibaren bir yıl beklemesi gerekirken, yapılan düzenleme ile bu süre 6 aya düşürülmektedir.
-
15/7/2016 tarihli ve 6728 sayılı Kanunun 67 nci maddesi ile bu fıkraya “onaylandığı” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya ticaret sicili müdürü yahut yardımcısı huzurunda imzaladığı” ibaresi eklenmiştir.
Değişikliğin gerekçesi
6102 sayılı Kanunun 212, 215, 335, 339, 345, 566, 575, 585,587 nci maddelerine eklenen ibareler ile Maddenin (d) bendi hariç diğer bentleri ile şahıs ve sermaye şirketlerinin kuruluşunda, (o kurucuların şirket sözleşmesini ticaret sicili müdürü veya yardımcısı huzurunda imzalamalarına imkan verilmektedir. Ayrıca noter tarafından kurucular için imza tasdiki yapılması zorunluluğu ortadan kaldırılmaktadır. Böylece hem imza beyanı için notere başvurma yükümlülüğü kaldırılmakta hem de verilecek ücretlerin dolayısıyla şirket kuruluş maliyetlerinin azaltılması hedeflenmektedir.
Anonim şirketlerin kuruluşunda şirket sözleşmesinin imzalanmasına ilişkin yukarıda getirilen değişiklik sonucunda Kanunun 345 inci maddesinin ikinci fıkrasında da değişiklik yapılması zorunluluğu ortaya çıkmaktadır. Bu doğrultuda, maddenin (d) bendi ile anonim şirket kuruluşunda, kurucuların şirket sözleşmesini ticaret sicili müdürü veya yardımcısı huzurunda imzalamalarını müteakip üç ay içinde tüzel kişilik kazanamaması halinde, bu hususu doğrulayan bir sicil müdürlüğü yazısının sunulması üzerine bedellerin banka tarafından sahiplerine geri verilebilmesine imkân tanınmaktadır.
-
15/7/2016 tarihli ve 6728 sayılı Kanunun 67 nci maddesi ile bu fıkraya “onaylanmasını” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya şirket sözleşmesinin ticaret sicili müdürü yahut yardımcısı huzurunda imzalandığı tarihi” ibaresi eklenmiştir.
Değişikliğin gerekçesi
6102 sayılı Kanunun 212, 215, 335, 339, 345, 566, 575, 585,587 nci maddelerine eklenen ibareler ile Maddenin (d) bendi hariç diğer bentleri ile şahıs ve sermaye şirketlerinin kuruluşunda, (o kurucuların şirket sözleşmesini ticaret sicili müdürü veya yardımcısı huzurunda imzalamalarına imkan verilmektedir. Ayrıca noter tarafından kurucular için imza tasdiki yapılması zorunluluğu ortadan kaldırılmaktadır. Böylece hem imza beyanı için notere başvurma yükümlülüğü kaldırılmakta hem de verilecek ücretlerin dolayısıyla şirket kuruluş maliyetlerinin azaltılması hedeflenmektedir.
Anonim şirketlerin kuruluşunda şirket sözleşmesinin imzalanmasına ilişkin yukarıda getirilen değişiklik sonucunda Kanunun 345 inci maddesinin ikinci fıkrasında da değişiklik yapılması zorunluluğu ortaya çıkmaktadır. Bu doğrultuda, maddenin (d) bendi ile anonim şirket kuruluşunda, kurucuların şirket sözleşmesini ticaret sicili müdürü veya yardımcısı huzurunda imzalamalarını müteakip üç ay içinde tüzel kişilik kazanamaması halinde, bu hususu doğrulayan bir sicil müdürlüğü yazısının sunulması üzerine bedellerin banka tarafından sahiplerine geri verilebilmesine imkân tanınmaktadır.
-
Eski ifade
ikinci ve üçüncüYeni ifadeikinci, üçüncü ve dördüncüDeğişikliğin gerekçesi
Maddeyle 6102 sayılı Kanunun 781 inci maddesine eklenen dördüncü fıkra ile uygulaması ülkeden ülkeye farklılık gösteren seri numarası ve karekod uygulamasına, yabancı bankalar tarafından basılan çekler bakımından istisna tanınarak, belirtilen unsurlar olmaksızın muhatap bankaya ibraz edilen yabancı banka çeklerinin geçerli kabul edileceğine ilişkin düzenleme yapılmaktadır.
-
-
10 Eylül 2014
-
Eski ifade
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl içindeYeni ifade1/7/2015 tarihine kadar -
Eski ifade
yürürlük tarihinden itibaren iki yıl içindeYeni ifade1/7/2015 tarihine kadar
-
12 Temmuz 2013
-
25 Nisan 2013
-
Eski ifade
sakatlıkYeni ifadeengellilik
-
-
28 Mart 2013
-
Değişikliğin gerekçesi
Yevmiye defteri, muhasebe ile ilgili defterlerden olması sebebiyle bilançonun çıkartılmasında esas alınmaktadır. Özellikle bağımsız denetime tabi şirketler bakımından bilançonun çıkartılmasının uzayabilmesi sebebiyle üç aylık sürenin sıkışıklığa yola açabileceği değerlendirilmektedir. Öte yandan, 213 sayılı Kanunun 219 uncu maddesine göre yevmiye defterine kayıtlar en geç kırkbeş gün içinde yapılması zorunludur. Son işlemin yılın son günü yapılması durumunda yevmiye defterine kayıt en geç 15 Şubatta yapılacaktır. Bu nedenle, 31 Marta kadar olan üç aylık sürede bir uygulama sıkışıklığı yaşanması ihtimali bulunmaktadır.
Öte yandan, yönetim kurulu karar defteri ise muhasebe ile ilgili bir defter olmayıp, kararlar alındıktan sonra alınan kararların yazıldığı kâğıdın yapıştırıldığı veya kararların yazılı hale dönüştürülüp geçirildiği defterlerdir. Bu sebeple alınan kararların, karar defterine geçirilmesi bakımından bir süreç gerekmemektedir. Ayrıca, çifte defter tutmanın önüne geçilebilmesi bakımından eski defterin kısa bir sürede kapanış tasdikinin yapılması uygun olacaktır. Bu itibarla, karar defterlerinin kapanış onayları için Kanunda öngörülen üç aylık sürenin de uzun olduğu değerlendirilmektedir. Söz konusu hususlar dikkate alınarak, madde ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 64 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının dördüncü cümlesinin değiştirilmesine yönelik düzenleme yapılmıştır.
-
28/3/2013 tarihli ve 6455 sayılı Kanunun 82 nci maddesiyle, bu maddede yer alan “Anonim” ibaresinden önce gelmek üzere “397 nci maddenin beşinci ve altıncı fıkraları dışında kalan,” ibaresi eklenmiştir.
-
-
4 Temmuz 2012
-
26 Haziran 2012
-
Eski ifade
2. Ticari davaların görüleceği mahkemeler -
Eski ifade
ticaret sicili müdürüne ve Cumhuriyet savcılığınaYeni ifademakamlara -
Eski ifade
VII -Türkiye Muhasebe Standartları Kurulunun yetkisi -
Eski ifade
bir bağımsız denetleme kuruluşuYeni ifadebağımsız denetim yapmak üzere yetkilendirilen bir sermaye şirketi -
Eski ifade
VI - Denetçinin ve işlem denetçilerinin sorumluluğu -
Eski ifade
yönetmelikleYeni ifadetebliğle -
Değiştirildi Genel 6335 sayılı Kanun, md. 42
26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 42 nci maddesiyle, bu Kanunda yer alan; 1)“Sanayi ve Ticaret Bakanlığı”, “Sanayi ve Ticaret Bakanlığının”, “Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca”, “Sanayi ve Ticaret Bakanlığından”, “Sanayi ve Ticaret Bakanlığına” ibareleri sırasıyla “Gümrük ve Ticaret Bakanlığı”, “Gümrük ve Ticaret Bakanlığının”, “Gümrük ve Ticaret Bakanlığınca”, “Gümrük ve Ticaret Bakanlığından”, “Gümrük ve Ticaret Bakanlığına”, 2)“Ulaştırma Bakanlığınca” ibareleri “Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığınca”, 3)“Denizcilik Müsteşarlığı”, “Denizcilik Müsteşarlığının”, “Denizcilik Müsteşarlığınca”, “Denizcilik Müsteşarlığına”, “Denizcilik Müsteşarlığından” ibareleri sırasıyla “Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı”, “Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının”, “Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığınca”, “Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığına”, “Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığından”, şeklinde değiştirilmiştir.
-
Değiştirildi Genel 6335 sayılı Kanun, md. 1
Bu üst başlık “IV - Ticari davalar ve delilleri” iken, 26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
-
26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle, bu maddenin birinci fıkrasında yer alan “doğan hukuk davaları” ibarelerinden sonra gelmek üzere “ve çekişmesiz yargı işleri” ibareleri ve “ticari dava” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi” ibaresi eklenmiştir.
-
Eski ifade
yönetmelikleYeni ifadetebliğle -
Eski ifade
bir tüzükleYeni ifadeGümrük ve Ticaret Bakanlığınca hazırlanan ve Bakanlar Kurulunca çıkarılacak yönetmelikte -
Eski ifade
birYeni ifadebirer -
Eski ifade
tüzükteYeni ifadeKanunun 26 ncı maddesine göre çıkarılacak yönetmelikte -
26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 41 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “; şu şartla ki, muhasebenin bu tutuluş biçimleri ve bu konuda uygulanan yöntemler Türkiye Muhasebe Standartlarına uygun olmalıdır” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
-
Değiştirildi Genel 6335 sayılı Kanun, md. 40
Bu üst başlık “4. Birleşme sözleşmesi, birleşme raporu ve denetleme” iken, 26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 40 ıncı maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
-
Eski ifade
küçükYeni ifadeküçük ve orta -
Eski ifade
küçükYeni ifadeküçük ve orta -
Eski ifade
, 148 inci maddede yeralan birleşme sözleşmesini denetletme hakkı ileYeni ifadeve -
Değiştirildi Genel 6335 sayılı Kanun, md. 40
Bu üst başlık “3. Bölünme belgelerini denetleme ve inceleme hakkı” iken, 26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 40 ıncı maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
-
26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 40 ıncı maddesiyle, bu fıkrada yer alan “küçük” ibaresi “küçük ve orta”şeklinde değiştirilmiştir.
-
26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 41 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “tirajı ellibinin üstünde olan ve yurt düzeyinde dağıtımı yapılan en az üç gazetede” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
-
26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 41 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “bir işlem denetçisinin raporuyla” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
-
26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 40 ıncı maddesiyle, bu fıkrada yer alan “küçük” ibaresi “küçük ve orta”şeklinde değiştirilmiştir.
-
26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 41 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “işlem denetçisi,” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
-
Değiştirildi Genel (madde başlığı) 6335 sayılı Kanun, md. 13Eski ifade
H) Sanayi ve Ticaret Bakanlığının düzenleme ve denetleme yetkisi -
Eski ifade
bir işlem denetçisiYeni ifadebilirkişi -
26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 41 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “ile işlem denetçisi raporu,” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
-
26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 41 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “,işlem denetçisi” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
-
26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 41 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “tirajı ellibinin üzerinde olan ve yurt düzeyinde dağıtımı yapılan en az bir gazetede ilan eder;” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
-
Eski ifade
geçici 2 nci ve geçici 3 üncü maddelerde öngörülen kurul ve kurumun belirlendiğiYeni ifadeKamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumunun belirlediği -
Eski ifade
geçici 2 nci ve geçici 3 üncü maddelerde öngörülen kurul ve kurum tarafındanYeni ifadeKamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumunca -
26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 41 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “ve denetleme konusu çerçevesinde işlem denetçisi” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
-
Değiştirildi Genel (madde) 6335 sayılı Kanun, md. 20Eski ifade
Geçici 3 üncü maddede öngörülen kurumYeni ifadeKamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu -
26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 41 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “ve kendilerini ilgilendiren konularda işlem denetçisi” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
-
Eski ifade
memurluğunaYeni ifademüdürlüğüne -
26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 41 inci maddesiyle, bu bentte yer alan “Sermaye artırımını inceleyen işlem denetçisi ile” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
-
26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 41 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “gazete ile tirajıen az ellibin olan ve yurt düzeyinde dağıtımı yapılan bir” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
-
Eski ifade
işlem denetçisiYeni ifadeyönetim kurulu -
26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 41 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “ile denetleme doğrulamasını” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
-
Eski ifade
beyannamesiYeni ifadebeyannamesini -
26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 41 inci maddesiyle, 473 üncü maddenin ikinci fıkrasında yer alan “İşlem denetçisinin raporuyla,”, üçüncü fıkrasında yer alan “işlem denetçisi raporunun sonucu açıklanarak”ibareleri madde metninden çıkarılmıştır.
-
26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 41 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “ve bununla ilgili işlem denetçisi seçmek” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
-
26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 41 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “kusurlarının bulunmadığını ispatlamadıkça,” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
-
26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 28 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “yükümlülüklerini” ibaresinden sonra gelmek üzere “kusurlarıyla” ibaresi eklenmiş ve metne işlenmiştir.
-
26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 41 inci maddesiyle, bu bentte yer alan “, denetçinin yeminli mali müşavir veya serbest muhasebeci mali müşavir olması hâlinde adı, soyadı, yerleşim yeri, meslek odası numarası” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
-
26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 41 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “ve bu durumun işlem denetçisi tarafından doğrulanmış bulunması” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
-
26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 41 inci maddesiyle, bu bentte yer alan “işlem denetçileri de dâhil olmak üzere,” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
-
26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 41 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “ve işlem denetçileriyle” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
-
26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 32 nci maddesiyle, bu bentte yer alan “ve işlem denetçilerinin” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
-
Eski ifade
tüzükteYeni ifadeyönetmelikte -
Eski ifade
tüzükteYeni ifadeyönetmelikte -
26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 39 uncu maddesiyle, bu maddenin birinci fıkrasında yer alan “; geçici 2 nci ve geçici 3 üncü maddeler ise bu Kanunun yayımı ile birlikte” ibaresi ile üçüncü fıkrasında yer alan “Küçük ve orta ölçekli sermaye şirketleri ile” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
-
-
31 Ocak 2012
-
Değiştirildi Genel (madde) 6273 sayılı Kanun, md. 8Eski ifade
altı ayYeni ifadeüç yıl
-