İçeriğe geç
Yürürlükte Temel kanun 31. hâli

Türk Ticaret Kanunu (TTK)

Kanun numarası
6102
Kabul tarihi
13.01.2011
Resmî Gazete
14.02.2011 / 27846
Düstur
5. tertip, cilt 50
Son değişiklik
25.12.2025
Madde sayısı
1531

İkinci Kitap

Ticaret Şirketleri

Birinci Kısım

Genel Hükümler

F) Birleşme, bölünme ve tür değiştirme

Madde 194

VI – Ticari işletme ile ilgili birleşme ve tür değiştirme

(1) Bir ticari işletme, bir ticaret şirketiyle, onun tarafından devralınmak suretiyle birleşebilir. Bu hâlde devralan ticaret şirketinin türüne göre 138 ilâ 140, 142 ilâ 158 ve ortak hükümlere ilişkin 191 ilâ 193 üncü madde hükümleri kıyas yoluyla uygulanır.

(2) Bir ticari işletmenin bir ticaret şirketine dönüşmesi hâlinde 182 ilâ 193 üncü maddeler kıyas yoluyla uygulanabilir.

(3) Bir ticaret şirketinin bir ticari işletmeye dönüştürülebilmesi için, söz konusu ticaret şirketinin paylarının tümü, ticari işletmeyi işletecek kişi veya kişiler tarafından devralınmalı ve ticari işletme bu kişi veya kişiler adına ticaret siciline tescil ve ilan edilmelidir. Bu hâlde, ticari işletmeye dönüştürülen ticaret şirketi, bir kollektif veya komandit şirket ise mezkûr ticaret şirketinin borçlarından, ticari işletmeyi işletecek kişi ve kişiler ile ticaret şirketinin eski ortakları da 264 üncü maddedeki zamanaşımı süresince sıfatlarına göre müteselsilen sorumlu olurlar. Dönüştürmeye bu Kanunun 264 ilâ 266 ncı maddeleri de uygulanır.

(4) 182 nci maddenin üçüncü fıkrası hükmü saklıdır.

G) Şirketler topluluğu

Madde 195

I - Hâkim ve bağlı şirket

(1) a) Bir ticaret şirketi, diğer bir ticaret şirketinin, doğrudan veya dolaylı olarak;

1. Oy haklarının çoğunluğuna sahipse veya

2. Şirket sözleşmesi uyarınca, yönetim organında karar alabilecek çoğunluğu oluşturan sayıda üyenin seçimini sağlayabilmek hakkını haizse veya

3. Kendi oy hakları yanında, bir sözleşmeye dayanarak, tek başına veya diğer pay sahipleri ya da ortaklarla birlikte, oy haklarının çoğunluğunu oluşturuyorsa,

b) Bir ticaret şirketi, diğer bir ticaret şirketini, bir sözleşme gereğince veya başka bir yolla hâkimiyeti altında tutabiliyorsa,

birinci şirket hâkim, diğeri bağlı şirkettir. Bu şirketlerden en az birinin merkezi Türkiye’de ise, bu Kanundaki şirketler topluluğuna ilişkin hükümler uygulanır.

(2) Birinci fıkrada öngörülen hâller dışında, bir ticaret şirketinin başka bir ticaret şirketinin paylarının çoğunluğuna veya onu yönetebilecek kararları alabilecek miktarda paylarına sahip bulunması, birinci şirketin hâkimiyetinin varlığına karinedir.

(3) Bir hâkim şirketin, bir veya birkaç bağlı şirket aracılığıyla bir diğer şirkete hâkim olması, dolaylı hâkimiyettir.

(4) Hâkim şirkete doğrudan veya dolaylı olarak bağlı bulunan şirketler, onunla birlikte şirketler topluluğunu oluşturur. Hâkim şirketler ana, bağlı şirketler yavru şirket konumundadır.

(5) Şirketler topluluğunun hâkiminin, merkezi veya yerleşim yeri yurt içinde veya dışında bulunan, bir teşebbüs olması hâlinde de, 195 ilâ 209 uncu maddeler ile bu Kanundaki şirketler topluluğuna ilişkin hükümler uygulanır. Hâkim teşebbüs tacir sayılır. Konsolide tablolar hakkındaki hükümler saklıdır.

(6) Şirketler topluluğuna ilişkin hükümlerin uygulanmasında “yönetim kurulu” terimi limited şirketlerde müdürleri, sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketler ile şahıs şirketlerinde yöneticileri, diğer tüzel kişilerde yönetim organını ve gerçek kişilerde gerçek kişinin kendisini ifade eder.

Madde gerekçesi

Birinci fıkra: Birinci fıkra "kontrol" ölçütüne uygun olarak hakimiyet olanaklarını araçlarını saymaktadır. Sayılan araçlardan herhangi birinin varlığı halinde fiili şirketler topluluğu meydana gelir. Bu, sözleşmesel şirketler topluluğundan farklı bir topluluğu ifade eder. Birinci fıkranın (a) bendinin (1), (2) ve (3) numaralı alt bentlerinde oy haklarının ve yönetim organı üyelerinin çoğunluğu ve oy sözleşmeleri ile sağlanan çoğunluk ifade edilmiştir. Fıkranın sermayenin çoğunluğuna sahip bulunmayı bir hakimiyet (kontrol) aracı olarak kabul etmediğine dikkat edilmelidir. Hakimiyetin varlığının kanunen kabulü için fıkranın anılan alt bentlerde sayılan şartların birarada bulunması gerekmez. Üç şıktan herhangi birinin varlığı yeterlidir. Bunu vurgulamak amacıyla "veya" sözcüğü tekrarlanmıştır.

(a) bendinde sayılan hallerden birinin varlığında hakimiyeti ve hâkim şirket/bağlı şirket olgusunu varsaymış, başka bir deyişle bir hukukî faraziye koymuştur.

Birinci fıkranın (b) bendinde ilk planda borçlar hukuku bağlamında hakimiyet sözleşmeleri kastedilmiştir. Bu sözleşmeler temelinde sözleşmesel şirketler topluluğu kurulur. Hakimiyet sözleşmeleri dışındaki sözleşmelerle, meselâ paysahipleri sözleşmeleriyle de hakimiyet sağlanabilir. Hükümdeki "başka bir yolla" ibaresi geniş yoruma olanak sağlamaktadır. Birleşmeler, bölünmeler ve pay alımları da bu ibare içine girebilirler.

Paysahipleri sözleşmeleri veya oy sözleşmeleri ile birden fazla kişinin hakimiyeti birlikte kurmaları halinde bunlar arasındaki ilişkinin niteliği, özellikle 202 ve devamı maddelerinde düzenlenen denkleştirmenin birlikte hâkim olanlar tarafından nasıl gerçekleştirileceği, paysahipleri ve alacaklılar tarafından yöneltilebilecek tazminat talepleri bakımından nasıl bir uygulama yapılacağı ve birlikte hâkim olanlar arasında teselsül ilişkisi bulunup bulunmayacağı sorunlarının çözümü öğretiye ve içtihatlara bırakılmıştır.

İkinci fıkra: İkinci fıkra, birinci fıkranın aksine, aksi ispat edilemeyen bir kanunî varsayımı değil bir karineyi düzenlemektedir. Bir sermaye şirketinin paylarının çoğunluğuna sahip olmak esasında hakimiyet kurulması için yeterli değildir. Önemli olan birinci fıkrada öngörülen oyların çoğunluğuna sahip bulunmaktır. Çünkü oyda imtiyaz hakları ve yönetim organındaki çoğunluk sermaye çoğunluğunu tamamen etkisiz duruma getirebilir. Onun için ikinci fıkra sermaye çoğunluğunu hakimiyetin varlığı yönünden sadece bir karine olarak görmüştür.

Pay senetleri geniş halk yığınlarına yayılmış, teknik terimle atomize olmuş, pay senetleri borsada işlem gören anonim şirketlerde bazen yüzde yirmibeş-otuz, hatta daha küçük orandaki paysahiplikleriyle (iştiraklerle) de hakimiyet kurulabilir. İkinci fıkranın ikinci kısmı da söz konusu karineyi hükme bağlamıştır.

Üçüncü fıkra: Fiili şirketler topluluğunda bazı şirketler üzerinde hakimiyet bazen doğrudan değil de dolayısıyla kurulabilir. Dolaylı hakimiyet, tek başına ve birlikte hakimiyet şeklinde görülebilir. Dolayısıyla hakimiyette, hâkim şirketin veya şirketlerin (birlikte hakimiyet) bir şirkette herhangi bir katılma payı bulunmaz, ancak bu şirket, hâkim olduğu bir şirket aracılığıyla söz konusu şirket üzerinde hakimiyet uygulayabilir.

Dördüncü fıkra: Dördüncü fıkra "şirketler topluluğu"nu tanıtmakta ve ayrıca "topluluk şirketi"nin anlamını ortaya koymaktadır.

Beşinci fıkra: 195 inci madde, Almanya başta olmak üzere hemen hemen tüm ülkelerin şirketler topluluğuna ilişkin düzenlemelerinin aksine, şirketler topluluğunun sermaye şirketlerinden oluşmasını öngörmüş, şirket sıfatını taşımayan kişi topluluklarının, şahıs şirketlerinin, tek kişiye, derneğe, iktisadî devlet teşekküllerine ve kamu tüzel kişilerine ait ticarî işletmelerin ve gerçek kişilerin, yani geniş anlamda "teşebbüs"lerin, topluluk üyesi olmasını kabul etmemiştir. Sistemimize göre yukarıda da açıklandığı gibi bir kollektif ve komandit şirket, bir topluluk şirketi olamaz. Bunun kapsamlı bir istisnası beşinci fıkrada öngörülmüştür. Diğer bir istisna 198 inci maddenin birinci fıkrasında yer almakta, bildirim yükümünün kapsamına şahıs şirketlerindeki paylar da girmektedir. Bir şirketler topluluğunun tepesinde sermaye şirketi olmayan herhangi bir özel veya kamu tüzel kişisi, gerçek kişi veya ticarî işletme bulunabilir. Bunların merkezleri veya yerleşim yerleri yurt dışında da bulunabilir. Tüm bu olgular söz konusu topluluğun şirketler topluluğu kabul edilmesine engel olmaz, şirketler topluluğuna ilişkin özel hükümlerin uygulanmamasının gerekçesini oluşturamaz.

Beşinci fıkra, anılan özel hükümlerin uygulanmasından kaçınmanın (kurtulmanın) yollarını kapatmak amacıyla, geniş kavramlara ve ifadelere yer vermiştir. Bu sebeple hüküm, sıfatı, türü, amacı, görevi, yetkileri ve ehliyet durumu ne olursa olsun, gerçek ve tüzel kişiyi ya da işletmeyi niteleyip uygulamadan kaçınmaya yol açabilecek yorumlara müsait değildir. Hükme hukukî şekilden hareketle istisna getirilmemesi ve amaca sıkı bağlılık ilkesine göre yapılacak yorumların tercih edilmesi, hükmün öngörülme amacının yönergesidir. Onun için "işletme" sözcüğü de bilinçle seçilmiştir. "İşletme" kavramının "teşebbüs"ü veya benzeri diğer kavramları kapsadığı da şüphesizdir.

Altıncı fıkra: Son fıkra beşinci fıkrayı tamamlamakta ve hükme geniş uygulama alanı sağlamak ve terimlerden doğabilecek yorum güçlüklerini ortadan kaldırmak amacıyla öngörülmüş bulunmaktadır.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 195 gerekçesi

Madde 196

II - Pay ve oy oranlarının hesaplanması

(1) Bir ticaret şirketinin bir sermaye şirketindeki iştirakinin yüzdesi, o sermaye şirketindeki payının veya payların itibarî değerleri toplamının, iştirak olunan şirketin sermayesine oranlanmasıyla bulunur. Sermaye şirketinin hem kendi hem de onun hesabına alınmış olup da üçüncü kişilerin elindeki kendi payları, hesaplamada o şirketin esas veya çıkarılmış sermayesinden düşülür.

(2) Bir ticaret şirketinin bir sermaye şirketindeki oy hakkının yüzdesi, ticaret şirketinin o sermaye şirketinde sahip bulunduğu paylardan doğan kullanılabilen oy haklarının toplamının, sermaye şirketindeki kullanılabilir tüm oy haklarının toplamına oranlanmasıyla bulunur. Hesaplamada, sermaye şirketinin hem kendi hem de onun hesabına alınmış olup da üçüncü kişilerin elindeki paylarından doğan oy hakları düşülür.

(3) Bir ticaret şirketinin bir sermaye şirketinde sahip olduğu paylar hesaplanırken ona bağlı şirketlerin sahip oldukları veya onun hesabına alınmış olup üçüncü kişilerin elindeki paylar da hesaba katılır.

Madde gerekçesi

196 ncı madde, hakimiyetin varolup olmadığının saptanmasında pay ve oy miktarlarının hesaplanmasının yöntemini ve yorumunu belirleyen emredici nitelikte bir hükümdür.

Hüküm, 195 inci maddenin uygulanmasında kilit role sahiptir. Hükmün esin kaynağı Alm.

POK 16 ncı paragrafıdır. Ancak Alman sistemi işletme esasına dayalı olduğu için 16 ncı paragrafı sermaye şirketi dışındaki olasılıklar için de hükümler öngörmüştür. Birinci fıkra pay, ikinci fıkra oy oranlarının hesabına ilişkindir.

Birinci fıkra: Bir sermaye şirketinin diğer bir sermaye şirketine katılma oranı katılan şirketin katınılan şirketteki paylarının nominal değerlerinin toplamının katılınan şirketin sermayesine oranına göre bulunur. Hesaplamada payların sayısının değil, itibarî değerlerinin dikkate alınması şarttır.

"İtibarî değer" kavramı 476, 565 ve 583 üncü maddelere göre yorumlanır. Payların bedellerinin tümünün ödenmiş olup olmaması hesaplamada etkili olmaz.

Katılma payı oranının hesaplanmasında, katınılan şirketin iktisap ettiği kendi payları, isterse bu paylar o şirket hesabına başkasında bulunsun, toplamdan düşülür.

İkinci fıkra: Birinci fıkradaki kural ikinci fıkrada tekrarlanmıştır. Ancak hareket noktası oyda imtiyazlı paylardır. Hesaplamada, oy imtiyazını haiz payların verdiği oy hakları hem katılan şirket yönünden hesaba katılır, hem de katılınan şirketteki toplam oy sayısı bulunarak oranlama yapılır. Hükümde önem taşıyan bir diğer hukukî olgu "kullanılabilir oy"dur. Kullanılması mahkemece verilen tedbir kararıyla engellenmiş bulunan, oydan yoksunluk hükümlerine tâbi (m. 436) olan veya 198 inci maddenin kapsamına giren paylardan doğan oylar gibi kullanılmayan oylar hesaba katılmaz.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 196 gerekçesi

Madde 197

III - Karşılıklı iştirak

(1) Birbirlerinin paylarının en az dörtte birine sahip bulunan sermaye şirketleri karşılıklı iştirak durumundadır. Bu payların yüzdelerinin hesaplanmasında 196 ncı madde uygulanır. Anılan şirketlerden biri diğerine hâkimse, ikincisi aynı zamanda bağlı şirket sayılır. Karşılıklı iştirak durumundaki şirketlerin her biri diğerine hâkimse ikisi de bağlı ve hâkim şirket kabul olunur.

Madde gerekçesi

Hüküm hukukumuzda yenidir. Sermayenin sulandırılması (köpük sermaye), bilânçonun gerçekliğinin tereddüt yaratması gibi sorunları önlemeyi amaçlamaktadır. Bu sebeple 197 nci madde karşılıklı katılmayı geçersiz saymamakta, fakat karşılıklı katılmanın hakimiyet ve çoğu kez karşılıklı hakimiyet ilişkisini kurarak, bu durumdaki şirketlerin hâkim ve bağlı şirketin yüküm ve sorumluluklarına tâbi olacağını açıkça hükme bağlamakta ve sınırlamaları da beraberinde getirmektedir. Sınırlamalardan biri 201 inci maddede yer almaktadır. Bu düzenleme yetersiz görülebilir. Özellikle karşılıklı katılmanın yüksek oranlarda kurulduğu durumlarda (meselâ, iki sermaye şirketinin birbirlerine yüzde yetmiş-seksen oranında katılmaları varsayımında olduğu gibi) geçerliliği kabul etmenin doğru olmadığı düşünülebilir. Uluslararası öğretide bu görüşü ileri sürenler (çoğunlukta olmasalar bile) mevcuttur. 197 nci madde söz konusu varsayımda karşılıklı katılmayı geçerli saymakla birlikte, her halde hukuka uygunluk garantisi de sağlamamaktadır. Yüksek karşılıklı katılma, bilânço ilkelerine aykırı düşüyorsa, 197 nci maddenin varlığı böyle bir aykırılığın müeyyidesinin uygulanmasına engel olmaz. Bunun gibi, karşılıklı hakimiyet ilişkisinin sorumluluğa etkileri de aynen geçerli olur.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 197 gerekçesi

Madde 198

IV - Bildirim, tescil ve ilan yükümlülükleri

(1) Bir teşebbüs, bir sermaye şirketinin sermayesinin, doğrudan veya dolaylı olarak, yüzde beşini, onunu, yirmisini, yirmibeşini, otuzüçünü, ellisini, altmışyedisini veya yüzde yüzünü temsil eden miktarda paylarına sahip olduğu veya payları bu yüzdelerin altına düştüğü takdirde; teşebbüs, durumu söz konusu işlemlerin tamamlanmasını izleyen on gün içinde, sermaye şirketine ve bu Kanun ile diğer kanunlarda gösterilen yetkili makamlara bildirir. Payların yukarıda belirtilen oranlarda kazanılması veya elden çıkarılması, yıllık faaliyet ve denetleme raporlarında ayrı bir başlık altında açıklanır ve sermaye şirketinin internet sitesinde ilan edilir.

Payların yüzdelerinin hesaplanmasında 196 ncı madde uygulanır. Teşebbüsün ve sermaye şirketinin yönetim kurulu üyeleriyle yöneticileri de, kendilerinin, eşlerinin, velayetleri altındaki çocuklarının ve bunların, sermayelerinin en az yüzde yirmisine sahip bulundukları ticaret şirketlerinin o sermaye şirketindeki payları ile ilgili olarak bildirimde bulunurlar. Bildirimler yazılı şekilde yapılır, ticaret siciline tescil ve ilan olunur.

(2) Birinci fıkrada öngörülen bildirim ile tescil ve ilan yükümlülüğü yerine getirilmediği sürece, ilgili paylara ait oy hakkı dâhil, diğer haklar donar. Bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesine dair diğer hukuki sonuçlara ilişkin hükümler saklıdır.

(3) Hâkimiyet sözleşmesinin geçerli olabilmesi için bu sözleşmenin ticaret siciline tescil ve ilanı şarttır. Sözleşmenin geçersizliği, bu Kanun ile diğer kanunlardaki şirketler topluluğuna dair yükümlülüklere ve sorumluluklara ilişkin hükümlerinin uygulanmasına engel olmaz.

Madde gerekçesi

Hüküm iki konuyu içerir: (1) Bildirim; (2) tescil ve ilân yükümlülüklerini. İkinci konu içinde özellikle hukukumuzda düzenlenmemiş bulunan hakimiyet sözleşmelerinin tescil ve ilânına ilişkin yükümlülük bir geçerlilik kuralıdır. Bu suretle hakimiyet sözleşmenin yazılı olarak yapılması zorunluğu öngörülerek ilişki kayıt altına alınmak ve kamuya tanıtılmak istenmiştir. Bildirim yükümlülükleri, katılma ilişkilerinin, özellikle karşılıklı katılmaların açıklanması, bu yolla kamunun aydınlatılması, sermaye piyasasında şeffaflığın sağlanması ve sorumluluk hükümlerinin uygulanması yönünden ağırlık kazanır.

Birinci fıkra: Katılma oranları, azlık hakları, karşılıklı katılma sınırları, hakimiyet karinesi, önleyici azınlık ve 203 üncü maddedeki tam hakimiyet olgusu dikkate alınarak oluşturulmuştur.

Bildirim bütün payları kapsar, yoksa sadece eşiği aşan paylara özgülenemez. Bildirim anının belirlenmesinde payların hukuken iktisabı esas alınır. Hüküm, bildirim yükümünü paysahipliği sıfatının kazanılmasına bağlamamıştır.

Bildirim adresleri katılınan şirket, SPK, BDDK, RK ve Hazine gibi özel kurumlar ve hükûmet kuruluşlarıdır. Bildirimi alan kurum ve kuruluş, kendi kanununa göre işlem yapar.

İkinci fıkra: Bildirmemenin sonucu, oy hakkının kullanılmamasıdır. Aksi halde, kullanılan oy geçersiz olur. Kararın geçerliliğini sürdürüp sürdürmeyeceği geçersiz oyların karar nisabını etkileyip etkilememesine bağlıdır.

Üçüncü fıkra: Genel kısımda yapılan açıklamaya bakılmalıdır.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 198 gerekçesi

Madde 199

V - Bağlı ve hâkim şirketlerin raporları

(1) Bağlı şirketin yönetim kurulu, faaliyet yılının ilk üç ayı içinde, şirketin hâkim ve bağlı şirketlerle ilişkileri hakkında bir rapor düzenler. Raporda, şirketin geçmiş faaliyet yılında hâkim şirketle, hâkim şirkete bağlı bir şirketle, hâkim şirketin yönlendirmesiyle onun ya da ona bağlı bir şirketin yararına yaptığı tüm hukuki işlemlerin ve geçmiş faaliyet yılında hâkim şirketin ya da ona bağlı bir şirketin yararına alınan veya alınmasından kaçınılan tüm diğer önlemlerin açıklaması yapılır. Hukuki işlemlerde edimler ve karşı edimler, önlemlerde, önlemin sebebi ve şirket yönünden yarar ve zararları belirtilir. Zarar denkleştirilmişse, bunun faaliyet yılı içinde fiilen nasıl gerçekleştiği veya şirketin sağladığı hangi menfaatlere ilişkin olarak bir istem hakkı tanındığı ayrıca bildirilir.

(2) Rapor, doğru ve dürüst hesap verme ilkelerine uygun olmalıdır.

(3) Yönetim kurulu raporun sonunda şirketin, hukuki işlemin yapıldığı veya önlemin alındığı veya alınmasından kaçınıldığı anda kendilerince bilinen hâl ve şartlara göre, her bir hukuki işlemde uygun bir karşı edim sağlanıp sağlanmadığını ve alınan veya alınmasından kaçınılan önlemin şirketi zarara uğratıp uğratmadığını açıklar. Şirket zarara uğramışsa, yönetim kurulu ayrıca zararın denkleştirilip denkleştirilmediğini de belirtir. Bu açıklama sadece yıllık faaliyet raporunda yer alır.

(4) Hâkim şirketin her yönetim kurulu üyesi, yönetim kurulu başkanından; bağlı şirketlerin finansal ve malvarlığıyla ilgili durumları ile üç aylık hesap sonuçları, hâkim şirketin bağlı şirketlerle, bağlı şirketlerin birbirleriyle, hâkim ve bağlı şirketlerin pay sahipleri ve bunların yakınlarıyla ilişkileri; yaptıkları işlemler ve bunların sonuç ve etkileri hakkında, özenli, gerçeği aynen ve dürüstçe yansıtan hesap verme ilkelerine göre düzenlenmiş bir rapor hazırlattırıp yönetim kuruluna sunmasını ve bunun sonuç kısmının yıllık rapor ile denetleme raporuna eklenmesini isteyebilir. Bağlı şirketler, red için yoruma yer bırakmayacak açıklıkta bir haklı sebebin varlığını ispat edemedikleri takdirde, bu raporun hazırlanması için gerekli olan bilgi ve belgeleri hâkim şirketin bu işle görevlendirilen uzmanlarına vermekle yükümlüdürler. İstemde bulunan yönetim kurulu üyesi, bunu bir üçüncü kişinin yararlanması amacıyla yapmışsa bunun sonuçlarından sorumlu olur.

Madde gerekçesi

Birinci fıkra: Birinci fıkra Alm POK 312 nci paragrafından alınmıştır. Bağlı şirketin yönetim kurulu her yıl "bağlılık raporu" diye adlandırılan bir rapor hazırlar. Bu rapor bağlı şirketlerin kendi aralarındaki ve hâkim şirketle aralarındaki ilişkileri ve bu ilişkilerin kayıp/yarar olarak sonuçlarını açıklar. Raporun hazırlanmaması cezaî yaptırıma bağlanmıştır. Rapor yarar/kayıp sonuçlarını açıkladığı için, 202 ve devamı hükümleri, özellikle kayıp ve denkleştirme davaları yönünden önem taşır. Hüküm, şirketler topluluğuna ilişkin sorumluluk hükümleri ve özellikle 438 ve devamı maddelerde düzenlenmiş bulunan özel denetim ve 437 nci maddede öngörülen inceleme hakkı ile birlikte değerlendirildiğinde amacı daha iyi anlaşılır. Çünkü pay sahipleri bu rapora dayanarak sorumluluk davası açabilecekleri gibi bilgi alma haklarını daha bilinçli bir şekilde kullanabilirler.

İkinci fıkra: Dördüncü fıkra altında verilen açıklamalara bakılmalıdır.

Üçüncü fıkra: Yönetim kurulunun hazırladığı raporun sonuç kısmı, yıllık rapora alınarak olağan genel kurula sunulan, böylece paysahiplerinin aydınlatılmasında önemli rolü olan kısımdır. Burada yönetim kurulu, faaliyet yılında gerçekleştirdiği tüm hukuki işlemleri ve alınan veya alınmayan tedbirleri değerlendirerek, bunların şirkete sağladığı fayda ve kayıpları ortaya koyacaktır. Yönetim kurulu, değerlendirmesini, söz konusu işlemlerin veya tedbirlerin gerçekleştirilmesinin söz konusu olduğu sırada kendisi tarafından bilinen hal ve şartlar ışığında yapacaktır. Yönetim kurulunun sorumluluğu açısından kurulca "bilinmesi gereken" bazı hal ve şartların da dikkate alınıp alınmayacağı, öğreti ve içtihat faaliyeti gerektirir. Her halükarda yönetim kurulu, ilgili her hukuki işlem için karşı edimin uygunluğunu değerlendirecek, uygun bir karşı edim alınmamışsa bundan doğan kaybın nasıl denkleştirildiğini açıklayacaktır. Alınan veya alınmasından kaçınılan tedbirler için de fayda/zarar analizi yapılır. O faaliyet yılında birinci fıkraya göre açıklanması gereken bir hukuki işlem veya tedbir bulunmuyorsa, bu da rapora yazılır.

Dördüncü fıkra: Bu fıkra, hâkim şirketin yönetim kurulu üyelerinin, bağlı şirketler hakkında bazı ilişkileri sorgulama ve bilgi alma hakkını düzenlemektedir. Rapor "özenli, gerçeği aynen ve dürüstçe yansıtan hesap verme ilkeleri"ne göre düzenlenmelidir. Raporun niteliğine (kalitesine) ilişkin bu ölçü emredicidir. "Hesap verme" ibaresi ise hükme bilinçle konulmuştur. Amaç, sadece aydınlatma, üyelerin fikirleri olsun diye bilgi verme değil; denetlemeye olanak sağlayacak rakamların, olguların ve sonuçların açıklanmasıdır. Hükmün öngörülme amacı hâkim şirketin yönetim kurulu üyelerine, konsolide bir finansal ve malvarlıksal resim vererek onlara denetim ve gözetim yapma, gereğinde önlem alma, fikir edinme olanağını sağlamaktır. Bilgi alma hakkı bağlı şirketlerin birbirleriyle, paysahipleri ve bunların yakınlarıyla ilişkilerini de kapsadığından, hüküm şeffaflığa da yardımcı olur. Şirketin bu raporu kendi bilgi ve olanaklarıyla hazırlaması hem güçtür; hem de böyle bir rapor amaca tam olarak hizmet edemez. Bu sebeple madde bağlı şirketlerin de gerekli bilgi ve belgeleri vermelerini açıkça ve emredici nitelikte öngörmüştür.

Bağlı şirket yoruma yer bırakmayacak açıklıkta haklı bir sebebin bulunması halinde bilgi ve belge vermeyi reddedebilir. İstenen bilginin hükmün amacı dışında, meselâ bir haberde, davada, diğer bir raporda, bir kitapta kullanılacak olması, rakibe, potansiyel rakibe veya yabancılara verilme tehlikesi taşıması, bu hüküm anlamında haklı sebeptir. Bilginin ayrıca amaca uygun kullanılması, yukarıda sayılan durumlardaki haklılığı ortadan kaldırmaz. Bu anlam özellikle son cümleden anlaşılır.

Son cümle özel bir sorumluluk hâlidir. Bu hüküm Alm. POK 312 nci paragrafından tamamen farklı bir açıdan konuya yaklaşmaktadır.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 199 gerekçesi

Madde 200

VI - Bağlı şirketler hakkında bilgi alma

(1) Hâkim şirketin her pay sahibi genel kurulda, bağlı şirketlerin finansal ve malvarlığıyla ilgili durumları ile hesap sonuçları, hâkim şirketin bağlı şirketlerle, bağlı şirketlerin birbirleriyle, hâkim ve bağlı şirketlerin pay sahipleri, yöneticileri ve bunların yakınlarıyla ilişkileri, yaptıkları işlemler ve bunların sonuçları hakkında, özenli, gerçeği aynen ve dürüstçe yansıtan hesap verme ilkelerine uygun, doyurucu bilgi verilmesini isteyebilir.

Madde gerekçesi

Bu madde hâkim şirketin paysahibinin bilgi alma hakkını bağlı şirketleri kapsayacak tarzda genişletmek amacıyla öngörülmüştür. Bu bilgi alma hakkının adresi hâkim şirket yönetim kurulu ve bilgi alınacak yer ise genel kuruldur. 199 uncu maddedeki ölçüler bu hükümde de tekrarlanmıştır.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 200 gerekçesi

Madde 201

VII - Hakların donması

(1) Bir sermaye şirketinin paylarını iktisap edip karşılıklı iştirak konumuna bilerek giren diğer bir sermaye şirketi, iştirak konusu olan paylardan doğan toplam oylarıyla diğer pay sahipliği haklarının sadece dörtte birini kullanabilir; bedelsiz payları edinme hakkı hariç, diğer tüm pay sahipliği hakları donar. Söz konusu paylar toplantı ve karar nisabının hesaplanmasında dikkate alınmaz. 389 ile 612 nci madde hükümleri saklıdır.

(2) Birinci fıkrada öngörülen sınırlama, bağlı şirketin hâkim şirketin paylarını iktisap etmesi veya her iki şirketin birbirlerine hâkim olması hâlinde uygulanmaz.

VIII - Sorumluluk

Madde 202

1. Hâkimiyetin hukuka aykırı kullanılması

(1) a) Hâkim şirket, hâkimiyetini bağlı şirketi kayba uğratacak şekilde kullanamaz. Özellikle bağlı şirketi, iş, varlık, fon, personel, alacak ve borç devri gibi hukuki işlemler yapmaya; kârını azaltmaya ya da aktarmaya; malvarlığını ayni veya kişisel nitelikte haklarla sınırlandırmaya; kefalet, garanti ve aval vermek gibi sorumluluklar yüklenmeye; ödemelerde bulunmaya; haklı bir sebep olmaksızın tesislerini yenilememek, yatırımlarını kısıtlamak, durdurmak gibi verimliliğini ya da faaliyetini olumsuz etkileyen kararlar veya önlemler almaya yahut gelişmesini sağlayacak önlemleri almaktan kaçınmaya yöneltemez; meğerki, kayıp, o faaliyet yılı içinde fiilen denkleştirilsin veya kaybın nasıl ve ne zaman denkleştirileceği belirtilmek suretiyle en geç o faaliyet yılı sonuna kadar, bağlı şirkete denk değerde bir istem hakkı tanınsın.

b) Denkleştirme, faaliyet yılı içinde fiilen yerine getirilmez veya süresi içinde denk bir istem hakkı tanınmazsa, bağlı şirketin her pay sahibi, hâkim şirketten ve onun, kayba sebep olan, yönetim kurulu üyelerinden, şirketin zararını tazmin etmelerini isteyebilir. Hâkim istem üzerine veya resen somut olayda hakkaniyete uygun düşecekse, tazminat yerine bu maddenin ikinci fıkrası hükümlerine göre, davacı pay sahiplerinin paylarının hâkim şirket tarafından satın alınmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir başka bir çözüme karar verebilir.

c) Alacaklılar da, (b) bendi uyarınca, şirket iflas etmemiş olsa bile, şirketin zararının şirkete ödenmesini isteyebilirler.

d) Kayba sebebiyet veren işlemin, aynı veya benzer koşullar altında, şirket menfaatlerini dürüstlük kuralına uygun olarak gözeten ve tedbirli bir yöneticinin özeniyle hareket eden, bağımsız bir şirketin yönetim kurulu üyeleri tarafından da yapılabileceği veya yapılmasından kaçınılabileceğinin ispatı hâlinde tazminata hükmedilemez.

e) Pay sahiplerinin ve alacaklıların açacağı davaya, kıyas yoluyla 553, 555 ilâ 557, 560 ve 561 inci maddeler uygulanır. Hâkim teşebbüsün merkezinin yurt dışında bulunması hâlinde tazminat davası bağlı şirketin merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinde açılır.

(2) Hâkimiyetin uygulanması ile gerçekleştirilen ve bağlı şirket bakımından açıkça anlaşılabilir haklı bir sebebi bulunmayan, birleşme, bölünme, tür değiştirme, fesih, menkul kıymet çıkarılması ve önemli esas sözleşme değişikliği gibi işlemlerde, genel kurul kararına red oyu verip tutanağa geçirten veya yönetim kurulunun bu ve benzeri konulardaki kararlarına yazılı olarak itiraz eden pay sahipleri; hâkim teşebbüsten, zararlarının tazminini veya paylarının varsa en az borsa değeriyle, böyle bir değer bulunmuyorsa veya borsa değeri hakkaniyete uygun düşmüyorsa, gerçek değerle veya genel kabul gören bir yönteme göre belirlenecek bir değerle satın alınmasını mahkemeden isteyebilirler. Değer belirlenirken mahkeme kararına en yakın tarihteki veriler esas alınır. Tazminat veya payların satın alınmasını istem davası, genel kurul kararının verildiği veya yönetim kurulu kararının ilan edildiği tarihten başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar.

(3) İkinci fıkrada öngörülen dava açılınca, davacıların muhtemel zararlarını veya payların satın alma değerini karşılayan tutardaki paranın teminat olarak, mahkemece belirlenecek bir bankaya mahkeme adına yatırılmasına karar verilir. Teminat yatırılmadığı sürece genel kurul veya yönetim kurulu kararına ilişkin hiçbir işlem yapılamaz. Bu maddenin birinci ve ikinci fıkralarında öngörülen davaların kötüniyetle açılması hâlinde davalı, uğradığı zararın müteselsilen tazmin edilmesini ve mahkemeye teminat yatırılmasını davacılardan isteyebilir.

(4) Birleşme, bölünme ve tür değiştirmede, pay sahiplerine ve ortaklara tanınmış bulunan diğer haklar saklıdır.

(5) Bağlı şirketin yöneticileri, bu madde hükümleri dolayısıyla pay sahiplerine ve alacaklılara karşı doğabilecek sorumluluklarının tüm hukuki sonuçlarının, bir sözleşme ile üstlenmesini hâkim teşebbüsten isteyebilir.

Madde gerekçesi

Hakimiyet, hâkim şirkete bu gücü bağlı şirketlere karşı hukuka aykırı olarak kullanması hakkını vermez. Her hukuka aykırı kullanmada olduğu gibi, buradaki hukuka aykırı kullanmaya da sonuç bağlanmıştır. Hakimiyetin hukuka aykırı kullanılmasının belirlenmesi ve hükümlerinin gösterilmesi Türk hukukunda yenidir. Düzenleme Türk sorumluluk hukukuna yeni ufuk ve boyut kazandırmakta, hukuka bağlılığı vurgulamaktadır. 202 nci madde hükmü, büyük bölümü itibarıyla özgündür. Hakimiyetin hukuka aykırı olarak kullanılması hâllerini sınırlı sayı olmadan göstermekte ve sonuçlarını düzenlemektedir. 202 nci maddede öngörülen herhangi bir işlem, meselâ kefalet veya garanti verme, alacak ya da borç devretme, birleşme, bölünme, kanunen hukuka aykırı değildir. Hukuka aykırılık, hakimiyetin kullanılması ve uygulanması bağlamından doğmaktadır.

Hukuka aykırılık, işlemin, alınan kararın veya uygulanan ya da uygulanmasından kaçınılan önlemin bağlı şirketin kaybına sebep olmasından ve şirkete, paysahiplerine ve şirket alacaklılarına zarar vermesinden ve şirket yönünden haklı bir sebebi bulunmamasından kaynaklanmaktadır.

202 nci madde sınırlı sayı olmadan iki kategori hakimiyet uygulaması öngörmüştür: (1) Bağlı şirkete yaptırılan bazı hukukî işlemler (kâr, borç, alacak devri gibi) ve maddî fiiller (tesisi yenilememe, kapatma, üretimi kısıtlama gibi) ve (2) Bağlı şirkete aldırılan birleşme, bölünme, tür değiştirme, menkul değer ihracı gibi önemli kararlar.

Birinci fıkra: Hakimiyetin hukuka aykırı kullanılması hâlleri hükümde sınırlı bir şekilde gösterilmemiş, sadece en çok rastlanılanlar örnek olarak sayılmıştır. Birinci fıkranın ilk cümlesinde kullanılan "kayıp" kelimesi borçlar hukuku anlamında "zarar"dan farklı ve onu da kapsayacak genişliktedir. Kayıp bir malvarlığı eksilmesi veya malvarlığının artmasının önlenmesi şeklinde ortaya çıkabileceği gibi, iş, fon ve personel devrinde olduğu üzere şansın veya bir işi başarı ile yapabilme olanağının yitirilmesi tarzında da görülebilir. Mehaz Kanunda kayıp için “Nachteil” kelimesi kullanılmış, bu kelime Alman Kanununun İngilizce çevirisinde “disadvantage” kelimesi ile karşılanmıştır.

Birinci fıkrada, bağlı şirketi kayba uğratabilecek bazı işlem ve önlemler gruplar halinde ve sınırlı sayı (numerus clausus) olmadan sayılmıştır. Birinci grupta bağlı şirketin bir işinin, bazı varlıklarının veya fonlarının, personelinin başka bir topluluk şirketine aktarılması, alacak temliki veya borç devri gibi işlemlerin yapılması söz konusudur. Örnek olarak gösterilen işlemlerin yapılmasıyla sonucun doğmuş olması şart değildir. İşlemin kayba sebebiyet verebileceğinin ikna edici bulgular ve çıkarımlarla anlaşılması yeterlidir. Meselâ, bir ihaleye girmemek veya ihale şartlarından bazılarını gerçekleştirebilecekken bundan bilinçli olarak kaçınmak "iş"in devridir. İhale konusunun, amaçlanan işletme tarafından kazınılmamış olması önemli değildir. Önemli olan, kaybın şartlarının bağlı şirket tarafından hazırlanmasıdır. Somut olayın özelliklerine göre, "kâr aktarılması"nın aynı zamanda "kâr nakli" olarak da anlaşılması, amaca uygun yorum gereğidir. İkinci grup bağlı şirketin, hâkim şirketin hakimiyeti kullanması sonucu, kendisine kayıp verecek tarzda aynî ve şahsî yükler üstlenmesidir. Diğer bir grup kayıp hali ise, hâkim şirketin makro planlarına ve politikalarına bağlı şirketin feda edilmesi gibi uygulamalardır.

Hükümdeki "yöneltecek" ibaresi de bilinçle seçilmiştir. Çünkü birinci fıkrada öngörülen işlem ve olguların tasarlanması, planlanması veya gerçekleştirilebilmesi için hâkim şirket, yönetim kurulu kararlarının alınmasında oy gücü ile etkili olabileceği gibi, çeşitli baskı uygulamalarına girişebilir, "yöneltecek" ibaresi, bütün bu pratikleri kapsar.

Hüküm, hâkim şirketin veya ortakların makro politikalarının uygulanabilmesine de olanak sağlayan, esnek bir kurala yer vermiştir. O da, bağlı şirkete verilen kaybın o hesap yılında fiilen denkleştirilmesi veya denkleştirmenin nasıl ve ne zaman yapılacağı konusunda şirkete bir talep hakkı tanınmasıdır. Denkleştirme bağlı şirkete yarar ve bir avantaj tanınması gibi kaybın giderilmesini sağlayacak bir karşılığa ilişkin olabilir. Mesela verilen garanti veya kefaletin, karşı garanti ve kefalet ya da avalle güvence altına alınması, herhangi bir lisans ve marka kullanma hakkı tanınması, herhangi bir ücret talep edilmeden araştırma ve geliştirme hizmeti verilmesi, know-how verilmesi, personele staj ve eğitim imkânları sağlanması, pazarlama ağından yararlandırılması, denk değerde bir taşınmazın devri, bağlı şirketin kayba uğramasının karşılığında yararlandırılmış olan diğer bir bağlı şirketin sermaye artırımında rüçhan hakkı tanınması, şartlı sermaye artırımında kayba uğrayan şirketin hak sahibi kılınması gibi. Denkleştirme, kayba sebebiyet verilen hesap yılı içinde fiilen gerçekleştirilebileceği gibi, o hesap yılı içinde şirkete denkleştirmenin nasıl ve ne zaman yapılacağı konusunda bir talep hakkı kazandırılması da mümkündür. Talep hakkının kullanılmasının, beklenen faydayı sağlamayacak şekilde uzun bir süreye yayılmaması ve kayba uğrayan bağlı şirketin yenilik doğurucu haklarla talebin konusuna kavuşmasının mekanizmalarının da öngörülmesi tercih edilmelidir.

Kaynak kanun öğretisinde, talep hakkının bir sözleşme ile tanınması görüşü hâkimdir. Sözleşmenin denkleştirme için güvence olacağı şüphesizdir. Sözleşmenin taraflarını hâkim şirket ile bağlı şirket oluşturur. Ancak, sözleşmenin yerine hâkim şirketin bir taahhüdü de amaca hizmet edebilir. Alman öğretisi tarihi sebeplerle taahhüdü şüphe ile karşılamaktadır. Tarihi sebep ise Alman düzenlemesinin ilk şeklinde sözleşmenin metinde yer almış olmasıdır.

Birinci fıkranın (b) ve devamı bentlerinde denkleştirmenin yapılmaması halinde söz konusu olabilecek dava hakları ve şartları düzenlenmiştir. Burada öngörülen davaların açılabilmesinin şartı süresi içinde denkleştirmenin yerine getirilmemesi veya süresi içinde bu konuda şirkete bir talep hakkı tanınmamasıdır. Dava hakkı, şirkete tanınmamış, bunun yerine paysahipleriyle şirket alacaklılarına bu olanak sağlanmıştır. Bunun sebebi hukukî gerçekçiliktir. Çünkü, şirketin bu davayı hakim şirkete karşı açıp samimiyetle izleyebileceği konusunda şüpheye düşülmüştür. Kökleşmiş uygulama da bu şüpheyi destekler niteliktedir. Ayrıca bağlı şirket yönetim kurulunu, hâkim şirket ve yönetim kurulu ile karşı karşıya getirmenin doğru bir hukuk politikası olmadığı inancı ağırlık kazanmıştır. 553 ve devamı maddeler hükümlerinin aksine alacaklıların dava açma hakları şirketin iflâsına bağlanmamıştır.

(d) bendi, kaynak Kanunun 317 nci paragrafından alınmıştır. Hüküm, adaletin gereğidir. Maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde sayılan işlem ve fiiller hakimiyet ilişkilerinden doğmayıp da basiretli hareketin bir gereği olarak ortaya çıkıyorsa, maddenin uygulanmasına imkân yoktur.

İkinci fıkra: İkinci fıkra, hakimiyetin kullanılmasının yol açabileceği sakıncalara karşı bir diğer çözümü getirmektedir. Hakimiyetin kullanılması sebebiyle bağlı şirkette yapılan bazı işlemlere muhalif olan paysahipleri, muhalif oldukları işlemin doğurduğu zararların giderilmesini isteyebilecekleri gibi, kendi paylarının şirket tarafından satın alınmasını da dava edebilirler. Türk hukukunda yeni olan bu dava, hakimiyetin kullanılması karşısında azınlıkta kalan ve hakimiyetin kullanılış biçimine karşı çıkan paysahiplerine şirketten çıkış imkânı vermektedir. Talep ve davanın şartı, karşı çıkılan işlemin bağlı şirket yönünden açıkça anlaşılabilir bir haklı sebebin bulunmamasıdır.

Beşinci fıkra: Uygulamada, bağlı şirket yönetim kurulu üyeleri, kendilerinin sorumluluğunu gerektirebileceğini düşündükleri için yapmaktan çekinecekleri bazı tasarrufları, yukarıdan gelen talimat nedeniyle yapmak zorunda kalabilmektedirler. Böyle bir durumda kalan yönetim kurulu üyesi, kanundan doğan sorumluluğunu bertaraf edemez. Bu nedenle, yönetim kurulu üyesi, kendisine düşebilecek sorumluluğun hâkim şirket tarafından karşılanması için hâkim şirketle sözleşme yapmalıdır.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 202 gerekçesi

2. Tam hâkimiyet hâlinde

Madde 203

a) Talimat

(1) Bir ticaret şirketi bir sermaye şirketinin paylarının ve oy haklarının doğrudan veya dolaylı olarak yüzde yüzüne sahipse, hâkim şirketin yönetim kurulu, topluluğun belirlenmiş ve somut politikalarının gereği olmak şartıyla, kaybına sebep verebilecek sonuçlar doğurabilecek nitelik taşısalar bile, bağlı şirketin yönlendirilmesine ve yönetimine ilişkin talimat verebilir. Bağlı şirketin organları talimata uymak zorundadır.

Madde gerekçesi

Tam hakimiyete ilişkin bu ilk hüküm, somut olay gerçeğinin gereğine uygun olarak, mevcut hukukumuz da dahil bir çok hukukta varolan gerçek düzen ve dogmatik düzen çelişkisini ortadan kaldırmaktadır. Bir şirket doğrudan veya dolaylı bir şekilde bir diğer şirketin paylarına ve oy haklarının yüzde yüzüne sahipse bağlı şirketin yönetim kurulu "tam bağlı" bir yönetim kuruludur. Tam bağlı yönetim kurulu, hâkim şirketin veya şirketler topluluğunun politikalarına ve talimatlarına uymak zorunda bulunan, aksi halde işini yitirecek olan üyelerden oluşan bir kuruldur. Her gelen üye, aynı konumda olur. Bu konumdaki yönetim kurullarının şirketlerinin menfaatlerini hâ- kim şirketin menfaatine üstün tutmaları gerektiğini kabul etmek ve aksi halde yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna gitmek, gerçeğe gözleri kapayan, aldatıcı ve yanıltıcı bir varsayımdır. Böyle bir yönetim kurulu yönünden uygun olan çözüm, onların talimatları yerine getirmek zorunda bulunduklarını, bundan dolayı şirketlerine ve paysahiplerine karşı sorumsuz olduklarını kabul etmek, ancak şirket alacaklılarına dava hakkı tanımak, hâkim şirketi verdiği talimatlardan doğacak kayıplardan sorumlu tutmak düşüncesine dayanarak bulunabilir. Hükmün uygulanabilmesinin ikinci şartı, talimatın toplulukça belirlenmiş somut politikaların gereği olmasıdır. Bu ilke özellikle Fransız Yüksek Mahkemesinin verdiği Rosenblum kararında ifadesini bulmuştur. Günlük gereksinimlere göre verilen talimatlar 203 üncü maddenin kapsamı dışındadır. Bu tür talimat verilmesi halinde şirket alacaklarına karşı hâkim şirketin sorumluluğu ağırlaşır. Zaten bağlı şirket hâkim şirketin doğrudan veya dolayısıyla sahipliğinde bulunduğuna göre paysahiplerine dava hakkı tanımak hukuken mümkün değildir. Aksini kabul, talimatı verip, kayba sebep olana dava hakkı tanımak anlamına gelir.

Alacaklılar ise 206 ncı madde ile korunmuştur.

Bu hükmün uygulanabilmesinin şartı olan pay ve oy haklarının yüzde yüzüne sahip olunması gereği, emredici niteliktedir. Bu hükmü, 208 inci madde tamamlamaktadır.

Şirkette yüzde on oranına varan bir azlık var ise, hâkim veya yavru şirketlerden birine bunların paylarını satın alarak tam hakimiyeti sağlama olanağı verildiğine göre anılan hükmün uygulamasında esneklik sağlanabilir. Ayrıca, 141 inci maddenin ikinci fıkrasına, anılan fıkranın gerekçesine ve 208 inci maddeyle gerekçesine bakılmalıdır.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 203 gerekçesi

Madde 204

b) İstisna

(1) Bağlı şirketin ödeme gücünü açıkça aşan, varlığını tehlikeye düşürebilecek olan veya önemli varlıklarını kaybetmesine yol açabilecek nitelik taşıyan talimat verilemez.

Madde gerekçesi

Bu madde, iki yönden 203 üncü maddenin istisnasını oluşturur. Hüküm (1) talimata uyulma gereğinin (2) uyulmuşsa yönetim kurulu üyelerinin sorumsuzluğunun istisnasıdır.

Başka bir deyişle yönetim kurulu 204 üncü maddeye rağmen bağlı şirketin ödeme gücünü açıkça aşan veya tehlikeye düşürebilecek ya da önemli varlıkların yitirilmesine sebep olabilecek talimata uymuşsa 205 inci maddeye dayanamaz.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 204 gerekçesi

Madde 205

c) Bağlı şirketin organlarının şirkete ve pay sahiplerine karşı sorumsuzluğu

(1) Bağlı şirketin yönetim kurulu üyeleri, yöneticileri ve sorumlu tutulabilecek ilgililer, 203 ve 204 üncü madde kapsamındaki talimatlara uymaları nedeniyle, şirkete ve pay sahiplerine karşı sorumlu tutulamazlar.

Madde gerekçesi

205 inci madde, 203 ve 204 üncü maddeleri tamamlamaktadır. Hüküm, sorumsuzluğu sadece 203 üncü madde şartlarına uyan talimatlara özgülemiştir. "Sorumlu tutulabilecek diğer kişiler" ibaresinin yorumu öğreti ve içtihatlarla yapılacaktır. Ancak ibarenin 553 üncü ve devamı maddeler ile birlikte değerlendirilip sonuca varılması gerekir.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 205 gerekçesi

Madde 206

d) Şirket alacaklılarının dava hakkı

(1) Hâkim şirket ve yöneticilerinin, 203 üncü madde çerçevesinde verdikleri talimatlar dolayısıyla bağlı şirkette oluşan kayıp, o hesap yılı içinde, denkleştirilmediği veya zamanı ve şekli de belirtilerek şirkete denk bir istem hakkı tanınmadığı takdirde, zarara uğrayan alacaklılar hâkim şirkete ve onun kayıptan sorumlu yönetim kurulu üyelerine karşı tazminat davası açabilirler. Davalılar 202 nci maddenin birinci fıkrasının (d) bendine dayanabilir. Bu davaya 202 nci maddenin birinci fıkrasının (e) bendi uygulanır.

(2) Davalılar, krediden ve benzeri sebeplerden kaynaklanan alacaklarda, davacının, denkleştirmenin yapılmadığını veya istem hakkının tanınmadığını bilerek söz konusu alacağı doğuran ilişkiye girdiğini veya işin niteliği gereği bu durumu bilmesi gerektiğini ispatlayarak sorumluluktan kurtulabilirler.

Madde gerekçesi

Birinci fıkra: Tam hakimiyet halinde hâkim şirket bağlı şirketin kaybını denkleştirmek zorundadır. Aksi halde şirket alacaklıları hem hâkim şirketi hem de hâkim şirketin yönetim kurulu üyelerini dava edebilirler. Bu davaya 553, 555 ilâ 557, 560 ve 561 inci madde hükümleri uygulanır. Bu maddelerin gerekçelerine bakılmalıdır.

İkinci fıkra: İkinci fıkra davalıların sorumluluktan hangi hallerde kurtulabileceğini düzenlemiştir.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 206 gerekçesi

IX - Çeşitli hükümler

Madde 207

1. Özel denetim

1 değişiklik

(1) Denetçi, (…)[37] özel denetçi, riskin erken saptanması ve yönetimi komitesi; bağlı şirketin, hâkim şirketle veya diğer bağlı bir şirketle ilişkilerinde hilenin veya dolanın varlığını belirtir şekilde görüş bildirmişse, bağlı şirketin her pay sahibi, bu konunun açıklığa kavuşturulması amacıyla, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden özel denetçi atanmasını isteyebilir.

Madde gerekçesi

Bu hüküm Tasarının tam hakimiyete ilişkin hükümlerinin uygulanabilmesini sağlamak amacıyla öngörülmüştür.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 207 gerekçesi

Madde 208

2. Satın alma hakkı

(1) Hâkim şirket, doğrudan veya dolaylı olarak bir sermaye şirketinin paylarının ve oy haklarının en az yüzde doksanına sahipse, azlık şirketin çalışmasını engelliyor, dürüstlük kuralına aykırı davranıyor, fark edilir sıkıntı yaratıyor veya pervasızca hareket ediyorsa, hâkim şirket azlığın paylarını varsa borsa değeri, yoksa 202 nci maddenin ikinci fıkrasında öngörülen şekilde belirlenen değer ile satın alabilir.

Madde gerekçesi

Bu hüküm şirketler topluluğuna ilişkin Forum Europeum'un önerisinden esinlenerek kaleme alınmıştır. Amaç, bir şirketin sermayesinin ve oy haklarının yüzde doksanbeşinin uygun gördüğü bir kararın alınıp uygulanmasına çoğu kişisel çeşitli sebeplerle karşı çıkan ortakların/paysahiplerinin şirketi bunaltan ve engelleyen davranışlarına son verip şirket içi barışı sağlamaktır. Kötüye kullanmalara ve özellikle pay bedelinin ödenmemesi tehlikesine engel olmak amacı ile karar mahkemeye bırakılmış, pay bedeli kanunen belirlenmiştir.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 208 gerekçesi

Madde 209

3. Güvenden doğan sorumluluk

(1) Hâkim şirket, topluluk itibarının, topluma veya tüketiciye güven veren bir düzeye ulaştığı hâllerde, bu itibarın kullanılmasının uyandırdığı güvenden sorumludur.

Madde gerekçesi

Türkiye bu hüküm ile, Avrupa öğretisinde çoğunluk tarafından savunulan güven kavramının önemli bir uygulamasını oluşturan ve İsviçre Federal Mahkemesinin Wibru/Swissair kararı (BGE 120 II 331) ile kabul edilen şirketler topluluğunun (konzern'in) toplumda veya tüketicide yarattığı güvenden doğan sorumluluğu kanunen düzenleyen ilk ülkedir. Sorunun özel ve dar bir şekilde görünüşü "patronaj açıklaması"dır. Hükmün amacı bir şirketler topluluğu bağlamında hâkim şirketin toplumda veya daha dar bir çevre olan tüketicide yarattığı güveni kullandığı takdirde bu kullanmanın sonuçlarını yüklenmesini sağlamaktır.

Bağlı şirketler çoğu kez üyesi oldukları şirketler topluluğunun adını şirket kırtasiyesinde, ilân ve özellikle reklamlarda zikretmekte bu yolla kendilerine müşteri bağlamakta, ticarî menfaat sağlamaktadır. Adı anılan şirketler topluluğunun toplumda yüksek itibarı haiz olduğu durumlarda bu kazanç yüksek olmaktadır.

Kullanılan topluluk adına güvenerek halkın veya daha dar anlamda tüketicinin bağlı şirkete yönelmesinin ve bağlı şirketin pazar payının yükseltilmesinin temelinde, o topluluğun üyesi olan şirketin, dürüst hareket edeceği, verdiği bilgilerin ve kamuya açıklanan tablo ve belgelerinin gerçeği yansıttığı, teknolojinin üstün, kalitenin iyi ve herşeyin gereği gibi olduğu inanç ve güveni vardır. İtibarın kullanılması ise, somut olaya göre belirlenir. Kullanılma için adın zikredilmesi, topluluk logosunun kullanılması şart değildir. Tablo, bilgi, kalite vs. güvene uymuyor ise adının kullanılmasına sesini çıkarmayan hâkim şirket sonuçtan sorumlu olmalıdır. Bu sebeple sorumluluğun merkez şartı, "itibarın kullanılması"dır. Kullanma yoksa, sadece topluluğa "mensubiyet", sorumluluğu doğurmaz.

Her şirketler topluluğu hükmün kapsamında değildir. Bir topluluğun kapsama girebilmesi için itibarının topluma veya tüketiciye güven veren bir düzeye ulaşmış olması gerekir. Bu da, somut olaya göre belirlenir.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 209 gerekçesi

H) Gümrük ve Ticaret Bakanlığının düzenleme ve denetleme yetkisi

Madde 2101 değişiklik

(Değişik: 26/6/2012-6335/13 md.)

(1) Gümrük ve Ticaret Bakanlığı bu Kanunun ticaret şirketlerine ilişkin hükümlerinin uygulamasıyla ilgili tebliğler yayımlamaya yetkilidir. Ticaret sicili müdürlükleri ve şirketler bu tebliğlere uyarlar. Ticaret şirketlerinin, bu Kanun kapsamındaki işlemleri, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı denetim elemanları tarafından denetlenir. Bu denetimin ilkeleri ve usulü ile denetime tabi işlemler Bakanlıkça hazırlanan yönetmelikle düzenlenir.

(2) Diğer bakanlık, kurum, kurul ve kuruluşlar, ancak kendilerine kanunla tanınan yetkinin sınırları içinde kalmak şartıyla ve öngörülen amaç, konu ve şekle tabi olarak şirketlere ilişkin düzenlemeler yapabilir.

(3) Kamu düzenine veya işletme konusuna aykırı işlemlerde veya bu yönde hazırlıklarda ya da muvazaalı iş ve faaliyetlerde bulunduğu belirlenen ticaret şirketleri hakkında, özel kanunlardaki hükümler saklı kalmak kaydıyla, Gümrük ve Ticaret Bakanlığınca, bu tür işlem, hazırlık veya faaliyetlerin öğrenilmesinden itibaren bir yıl içinde fesih davası açılabilir.

Madde gerekçesi

Birinci fıkra: Madde Sanayi ve Ticaret Bakanlığına şirketlere ilişkin düzenleme yetkisini açık ve net bir şekilde vermektedir. SPK ve BDDK gibi özerk kuruluşların kural koyma yetkisini kanunla tanırken, Sanayi ve Ticaret Bakanlığına bu yetkiyi tanımamak hem doğru olmaz hem de yapısal bir çelişki yaratılmış olur. Birinci fıkra geleneğe uygun olarak Bakanlık düzeyinde yapılan ve daha çok mevzuatın doğru uygulanmasına odaklanmış olan denetlemeyi de Sanayi ve Ticaret Bakanlığına vermiştir.

İkinci fıkra: Bu fıkra, Türk uygulamasının tedavisi güç bir hastalığına çare bulmaya yöneliktir. Şirketler, özellikle anonim şirketler alanında, birçok bakanlık, kurum ve kuruluş, şirketin işletme konusuyla veya sermaye piyasasıyla ilgileri dolayısıyla şirketin kuruluşuna ve esas sözleşme değişikliklerine izin vermek istemekte, izni esas sözleşmeye madde eklenmesi gibi şartlara bağlamaktadırlar. Hukuk devleti ve hukukun üstünlüğü ilkeleri ile bağdaşmayan bu tür uygulamalara karşı Tasarıda birçok hükümle önlem alınmaya çalışılmıştır (madde 340 gibi). Bu fıkra da bu hükümlerden biridir. Tasarıya, “izin verme”nin denetlemek olmadığı ve “bürokrasi”nin çoğu kez denetlemeye yararı olmayan izinle başladığı görüşü hâkim olmuştur. Nesnel normlar (normatif sistem) hukuk güvenliğini sağlamakta, izin ise önemli bir yarar sağlamamaktadır.

Üçüncü fıkra: Üçüncü fıkra 6762 sayılı Kanunun 274 üncü maddesinin ikinci fıkrasından esinlenerek kaleme alınmıştır. Mevcut metinden iki noktada ayrılınmıştır. Bunlardan birincisi fesih davasının sadece sermaye şirketlerine özgülenmiş olmasıdır. Şahıs şirketlerinde kamu düzenine aykırılık olasılığının çok dar varsayımlarda gerçekleşebileceği düşünülmüştür. Ayrıca, ultra viresin kaldırılmış olması nedeniyle işletme konusuna aykırılığın söz konusu şirketlerde fesih davasına yol açmaması gerekir. İşletme konusuna aykırı işlemlerde fesih davasının sermaye şirketlerinde korunmuş olması önemli ve etkili aykırılıklarda boşluk yaratmamak görüşünden kaynaklanmaktadır. Ancak, mahkemelerin bu sebeple fesih davalarını, varolan duruma nazaran daha büyük bir özenle ve yeni ölçekler bağlamında ele alacakları şüphesizdir. İkinci olarak fesih davasının açılabilmesi için bir yıllık bir süre verilmiştir. Bu sürenin niteliğinin saptanması yargı kararlarına ve öğretiye bırakılmıştır.

İKİNCİ KISIM Kollektif Şirket BİRİNCİ BÖLÜM Şirketin Niteliği ve Kuruluşu

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 210 gerekçesi

İkinci Kısım

Kollektif Şirket

Birinci Bölüm

Şirketin Niteliği ve Kuruluşu

A) Tanım

Madde 211

(1) Kollektif şirket ticari bir işletmeyi bir ticaret unvanı altında işletmek amacıyla, gerçek kişiler arasında kurulan ve ortaklarından hiçbirinin sorumluluğu şirket alacaklılarına karşı sınırlanmamış olan şirkettir.

Madde gerekçesi

Bu tanım hükmü, 6762 sayılı Kanunun 153 üncü maddesinden aynen alınmıştır.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 211 gerekçesi

Mehaz madde — Alman TK m. 105

Kolektif şirket kavramı; Medeni Kanunun uygulanabilirliği

(1) Amacı, müşterek bir ticaret unvanı altında bir ticari işletmenin işletilmesine yönelik olan bir şirket, ortaklarından hiçbirinin şirket alacaklılarına karşı sorumluluğu sınırlı olmadığı takdirde, kolektif şirkettir.

(2) Kolektif şirket, haklar edinebilir ve borç altına girebilir.

(3) Kolektif şirket hakkında, bu Bölümde başka türlü öngörülmediği sürece, Medeni Kanunun şirket hakkındaki hükümleri kıyasen uygulanır.

Özgün metin (Almanca)

(1) Eine Gesellschaft, deren Zweck auf den Betrieb eines Handelsgewerbes unter gemeinschaftlicher Firma gerichtet ist, ist eine offene Handelsgesellschaft, wenn bei keinem der Gesellschafter die Haftung gegenüber den Gesellschaftsgläubigern beschränkt ist.

(2) Die offene Handelsgesellschaft kann Rechte erwerben und Verbindlichkeiten eingehen.

(3) Auf die offene Handelsgesellschaft finden, soweit in diesem Abschnitt nichts anderes vorgeschrieben ist, die Vorschriften des Bürgerlichen Gesetzbuchs über die Gesellschaft entsprechende Anwendung.

Eşleşme, iki maddenin içeriğinin karşılaştırılmasıyla önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. Alman Ticaret Kanunu

Mehaz madde — İsviçre BK m. 552

A. Ticari şirket

1 Kollektif şirket, iki veya daha fazla gerçek kişinin, şirket alacaklılarına karşı sorumluluklarını sınırlamaksızın, ortak bir ticaret unvanı altında bir ticaret, imalat veya ticari şekilde işletilen başka bir işletmeyi işletmek amacıyla bir araya geldikleri şirkettir.

2 Ortaklar, şirketi ticaret siciline tescil ettirmekle yükümlüdür.

Özgün metin (Almanca)

1 Die Kollektivgesellschaft ist eine Gesellschaft, in der zwei oder mehrere natürliche Personen, ohne Beschränkung ihrer Haftung gegenüber den Gesellschaftsgläubigern, sich zum Zwecke vereinigen, unter einer gemeinsamen Firma ein Handels-, ein Fabrikations- oder ein anderes nach kaufmännischer Art geführtes Gewerbe zu betreiben.

2 Die Gesellschafter haben die Gesellschaft in das Handelsregister eintragen zu lassen.

Eşleşme metin benzerliğine göre önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. İsviçre Borçlar Kanunu

B) Sözleşme

Madde 212

I - Şekil

1 değişiklik

(1) Kollektif şirket sözleşmesi yazılı şekle tabidir; ayrıca, sözleşmedeki imzaların noterce onaylanması veya şirket sözleşmesinin ticaret sicili müdürü yahut yardımcısı huzurunda imzalanması şarttır. (Ek cümle: 15/7/2016-6728/67 md.)Şirketin kuruluşunda, şirket sözleşmesini ihtiva eden kâğıtlardan değerli kâğıt bedeli alınmaz.[39]

Madde 213

II - Zorunlu kayıtlar

(1) Kollektif şirket sözleşmesine aşağıdaki kayıtların yazılması zorunludur:

a) Ortakların ad ve soyadlarıyla yerleşim yerleri ve vatandaşlıkları.

b) Şirketin kollektif olduğu.

c) Şirketin ticaret unvanı ve merkezi.

d) Esaslı noktaları belirtilmiş ve tanımlanmış bir şekilde şirketin işletme konusu.

e) Her ortağın sermaye olarak koymayı taahhüt ettiği para miktarı; para niteliğinde olmayan sermayenin değeri ve bu değerin ne suretle biçilmiş olduğu; sermaye olarak kişisel emek konulmuşsa bu emeğin niteliği, kapsamı ve değeri.

f) Şirketi temsile yetkili kimselerin ad ve soyadları, bunların yalnız başına mı, yoksa birlikte mi imza koymaya yetkili oldukları.

(2) Ortaklar, emredici hükümlere aykırı olmamak şartıyla, şirket sözleşmesine diledikleri kayıtları koyabilirler.

Madde gerekçesi

6762 sayılı Kanunun 155 inci maddesini karşılayan bu maddede sadece dilin güncelleştirilmesi çalışmaları yapılmıştır.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 213 gerekçesi

Madde 214

III - Noksanlıklar

(1) Sözleşmesi kanuni şekilde yapılmamış veya sözleşmeye konması zorunlu olan kayıtlardan biri veya bazıları eksik yahut geçersiz olan bir kollektif şirket, adi şirket hükmünde olup, hakkında 216 ncı madde hükmü saklı kalmak şartıyla, Türk Borçlar Kanununun adi şirketlere ilişkin hükümleri uygulanır.

(2) 12 nci madde hükmü saklıdır.

Madde gerekçesi

6762 sayılı Kanunun 156 ncı maddesini karşılayan bu hükümle ilgili olarak değişikliği gerektirecek herhangi bir gereksinime rastlanmamıştır.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 214 gerekçesi

C) Tescil

Madde 215

I - Yükümlülük

1 değişiklik

(1) Kollektif şirketi kuranlar, şirket sözleşmesinin noterlikçe onaylı bir suretini onay tarihinden itibaren onbeş gün içinde şirket merkezinin bulunduğu yerdeki ticaret siciline vererek şirketin tescilini istemek zorundadır. Suret, sicil müdürlüğünce saklanır ve 213 üncü madde gereğince sözleşmeye konması zorunlu olan kayıtlar ile kanunun emreylediği diğer hususlar tescil ve ilan olunur. (Ek cümle: 15/7/2016-6728/67 md.) Şirket sözleşmesinin ticaret sicili müdürü veya yardımcısı huzurunda imzalanması hâlinde de sureti ticaret sicili müdürlüğü tarafından saklanarak yukarıda öngörülen tescil ve ilan sağlanır.

Madde gerekçesi

6762 sayılı Kanunun 157 nci maddesinden aynen alınmıştır.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 215 gerekçesi

Madde 216

II - Yükümlülüğün yerine getirilmemesi

(1) Tescil yükümlülüğü yerine getirilmeksizin şirket adına işlere başlanmışsa, ortaklar giriştikleri işlerden dolayı üçüncü kişilere karşı müteselsilen sorumludur.

(2) Bir kollektif şirket sözleşmesi yapılmaksızın, şirketin türünü gösterir bir kaydı içermese bile, ortak bir unvan altında, üçüncü kişilerle işlem yapılması veya onlara karşı haksız bir fiil işlenmesi hâlinde de aynı hüküm geçerlidir.

Madde gerekçesi

Bu hüküm, 6762 sayılı Kanunun 158 inci maddesinden alınmıştır. Oldukça zengin bir uygulaması olan 216 ncı madde hükümleri sorumluluk hukukuna önemli katkılarda bulunmuştur.

İKİNCİ BÖLÜM Ortaklar Arasındaki İlişkiler

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 216 gerekçesi

Mehaz madde — Alman TK m. 123

Şirketin üçüncü kişilere karşı doğması

(1) Üçüncü kişilere karşı şirket, ticaret siciline tescil edildiği anda doğar. Buna bakılmaksızın, § 107 fıkra 1'den başka bir şey anlaşılmadıkça, şirket bütün ortakların rızasıyla hukuki işlemlere katıldığı anda da doğmuş olur.

(2) Şirketin ancak daha sonraki bir tarihte doğacağına ilişkin bir anlaşma, üçüncü kişilere karşı geçersizdir.

Özgün metin (Almanca)

(1) Im Verhältnis zu Dritten entsteht die Gesellschaft, sobald sie im Handelsregister eingetragen ist. Dessen ungeachtet entsteht die Gesellschaft schon dann, wenn sie mit Zustimmung sämtlicher Gesellschafter am Rechtsverkehr teilnimmt, soweit sich aus § 107 Absatz 1 nichts anderes ergibt.

(2) Eine Vereinbarung, dass die Gesellschaft erst zu einem späteren Zeitpunkt entstehen soll, ist Dritten gegenüber unwirksam.

Eşleşme, iki maddenin içeriğinin karşılaştırılmasıyla önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. Alman Ticaret Kanunu

İkinci Bölüm

Ortaklar Arasındaki İlişkiler

A) Sözleşme serbestisi

Madde 217

(1) Ortakların birbirleriyle olan ilişkilerinin düzenlenmesinde sözleşme serbestisi geçerlidir.

Madde gerekçesi

6762 sayılı Kanunun 159 uncu maddesi, ortaklar arası ilişkilerde sözleşme serbestisini dolaylı olarak ifade etmekte ve ayrıca gereği olmadığı halde ticaret şirketlerine ilişkin genel hükümlere gönderme yapmaktaydı. Tasarının 217 nci maddesi, ortaklar arası ilişkilerde sözleşme serbestisini vurgulamak amacıyla öngörülmüştür.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 217 gerekçesi

Mehaz madde — Alman TK m. 163

Ortakların birbirleriyle olan ilişkisi bakımından, şirket sözleşmesinde aksine hükümler bulunmadıkça, §§ 164 ilâ 169'daki özel hükümler geçerlidir.

Özgün metin (Almanca)

Für das Verhältnis der Gesellschafter untereinander gelten in Ermangelung abweichender Bestimmungen des Gesellschaftsvertrags die besonderen Vorschriften der §§ 164 bis 169.

Eşleşme metin benzerliğine göre önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Alman Ticaret Kanunu

Mehaz madde — İsviçre BK m. 557

A. Sözleşme serbestisi, adi şirkete yollama

1 Ortakların birbirleriyle olan hukuki ilişkisi öncelikle şirket sözleşmesine tabidir.

2 Herhangi bir anlaşma yapılmamışsa, aşağıdaki hükümlerden doğan farklılıklar saklı kalmak kaydıyla, adi şirkete ilişkin hükümler uygulanır.

Özgün metin (Almanca)

1 Das Rechtsverhältnis der Gesellschafter untereinander richtet sich zunächst nach dem Gesellschaftsvertrag.

2 Soweit keine Vereinbarung getroffen ist, kommen die Vorschriften über die einfache Gesellschaft zur Anwendung, jedoch mit den Abweichungen, die sich aus den nachfolgenden Bestimmungen ergeben.

Eşleşme, iki maddenin içeriğinin karşılaştırılmasıyla önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. İsviçre Borçlar Kanunu

B) Şirketin yönetimi

I - Yönetimin kime ait olduğu

Madde 218

1. Genel olarak

(1) Ortaklardan her biri, ayrı ayrı şirketi yönetme hakkını ve görevini haizdir. Ancak, şirket sözleşmesiyle veya ortakların çoğunluğunun kararıyla yönetim işleri ortaklardan birine, birkaçına veya tümüne verilebilir.

(2) Ticari mümessillere ve diğer ticari vekillere ilişkin hükümler saklıdır.

Madde gerekçesi

Madde, 6762 sayılı Kanunun 160 ıncı maddesine karşılık gelmektedir. Söz konusu Kanunun 160 ıncı maddesi, şahıs şirketlerinin hâkim özden organ ilkesini öngörmektedir. Ancak yönetici ortakların şirket sözleşmesi ve kararıyla da atanabilmelerini düzenlemektedir. Ayrıca, 6762 sayılı Kanunda olduğu gibi ticarî mümessil ve vekillere ilişkin hükümler saklı tutulmuştur.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 218 gerekçesi

Mehaz madde — Alman TK m. 116

Yönetim yetkisi

(1) Şirketin işlerinin yürütülmesine bütün ortaklar yetkili ve yükümlüdür.

(2) Yönetim yetkisi, şirketin ticari işletmesinin olağan işletilmesinin gerektirdiği bütün işlemleri kapsar; bunun ötesine geçen işlemlerin yapılması için bütün ortakların kararı gereklidir. Bir ticari vekil (prokürist) atanması için, gecikmede şirket veya şirket malvarlığı bakımından tehlike bulunmadıkça, yönetim yetkisine sahip bütün ortakların onayı gerekir. Ticari vekillik yetkisinin geri alınması, bu yetkinin verilmesine veya verilmesine katılmaya yetkili ortaklardan her biri tarafından yapılabilir.

(3) Yönetim yetkisi, 4. fıkra saklı kalmak kaydıyla, her birinin tek başına hareket etmeye yetkili olacağı şekilde bütün ortaklara aittir. Şirket sözleşmesine göre yönetimin birden fazla ortağa ait olması hâlinde de, tereddüt hâlinde bu kural kıyasen uygulanır. Yönetim yetkisine sahip bir ortağın işlemin yapılmasına itiraz etmesi hâlinde, işlem yapılmaz.

(4) Şirket sözleşmesine göre yönetimin bütün ortaklara veya birden fazla ortağa yalnızca birlikte hareket etme yetkisiyle ait olması hâlinde, gecikmede şirket veya şirket malvarlığı bakımından tehlike bulunmadıkça, her işlem için yönetim yetkisine sahip bütün ortakların onayı gerekir.

(5) Haklı bir sebebin bulunması hâlinde, diğer ortakların talebi üzerine, bir ortağın yönetim yetkisi mahkeme kararıyla tamamen veya kısmen elinden alınabilir. Ortağın ağır bir yükümlülük ihlali veya ortağın usulüne uygun yönetim yapmaya elverişsiz olması, özellikle haklı sebep teşkil eder.

(6) Ortak da, haklı bir sebebin bulunması hâlinde, yönetimi tamamen veya kısmen feshedebilir. Alman Medeni Kanunu'nun (BGB) 671. maddesinin 2. ve 3. fıkraları kıyasen uygulanır.

Özgün metin (Almanca)

(1) Zur Führung der Geschäfte der Gesellschaft sind alle Gesellschafter berechtigt und verpflichtet.

(2) Die Befugnis zur Geschäftsführung erstreckt sich auf alle Geschäfte, die der gewöhnliche Betrieb des Handelsgewerbes der Gesellschaft mit sich bringt; zur Vornahme von Geschäften, die darüber hinausgehen, ist ein Beschluss aller Gesellschafter erforderlich. Zur Bestellung eines Prokuristen bedarf es der Zustimmung aller geschäftsführungsbefugten Gesellschafter, es sei denn, dass mit dem Aufschub Gefahr für die Gesellschaft oder das Gesellschaftsvermögen verbunden ist. Der Widerruf der Prokura kann von jedem der zur Erteilung oder zur Mitwirkung bei der Erteilung befugten Gesellschafter erfolgen.

(3) Die Geschäftsführung steht vorbehaltlich des Absatzes 4 allen Gesellschaftern in der Art zu, dass jeder von ihnen allein zu handeln berechtigt ist. Das gilt im Zweifel entsprechend, wenn nach dem Gesellschaftsvertrag die Geschäftsführung mehreren Gesellschaftern zusteht. Widerspricht ein geschäftsführungsbefugter Gesellschafter der Vornahme des Geschäfts, muss dieses unterbleiben.

(4) Steht nach dem Gesellschaftsvertrag die Geschäftsführung allen oder mehreren Gesellschaftern in der Art zu, dass sie nur gemeinsam zu handeln berechtigt sind, bedarf es für jedes Geschäft der Zustimmung aller geschäftsführungsbefugten Gesellschafter, es sei denn, dass mit dem Aufschub Gefahr für die Gesellschaft oder das Gesellschaftsvermögen verbunden ist.

(5) Die Befugnis zur Geschäftsführung kann einem Gesellschafter auf Antrag der anderen Gesellschafter ganz oder teilweise durch gerichtliche Entscheidung entzogen werden, wenn ein wichtiger Grund vorliegt. Ein wichtiger Grund ist insbesondere eine grobe Pflichtverletzung des Gesellschafters oder die Unfähigkeit des Gesellschafters zur ordnungsgemäßen Geschäftsführung.

(6) Der Gesellschafter kann seinerseits die Geschäftsführung ganz oder teilweise kündigen, wenn ein wichtiger Grund vorliegt. § 671 Absatz 2 und 3 des Bürgerlichen Gesetzbuchs ist entsprechend anzuwenden.

Eşleşme, iki maddenin içeriğinin karşılaştırılmasıyla önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. Alman Ticaret Kanunu

Mehaz madde — İsviçre BK m. 535

B. Ortakların birbirleriyle ilişkisi / IV. Yönetim

1 Yönetim, sözleşme veya kararla bir veya birkaç ortağa ya da üçüncü kişilere münhasıran bırakılmadıkça, bütün ortaklara aittir.

2 Yönetim ister bütün ortaklara ister birkaçına ait olsun, bunlardan her biri diğerlerinin katılımı olmaksızın işlem yapabilir; ancak yönetime yetkili diğer her ortak, henüz tamamlanmamış olan işlemi itirazıyla önleme hakkına sahiptir.

3 Genel vekil atanması ve ortak işlerin olağan yürütülmesini aşan hukuki işlemlerin yapılması için, gecikmede tehlike bulunmadıkça, bütün ortakların rızası gereklidir.

Özgün metin (Almanca)

1 Die Geschäftsführung steht allen Gesellschaftern zu, soweit sie nicht durch Vertrag oder Beschluss einem oder mehreren Gesellschaftern oder Dritten ausschliesslich übertragen ist.

2 Steht die Geschäftsführung entweder allen oder mehreren Gesellschaftern zu, so kann jeder von ihnen ohne Mitwirkung der übrigen handeln, es hat aber jeder andere zur Geschäftsführung befugte Gesellschafter das Recht, durch seinen Widerspruch die Handlung zu verhindern, bevor sie vollendet ist.

3 Zur Bestellung eines Generalbevollmächtigten und zur Vornahme von Rechtshandlungen, die über den gewöhnlichen Betrieb der gemeinschaftlichen Geschäfte hinausgehen, ist, sofern nicht Gefahr im Verzuge liegt, die Einwilligung sämtlicher Gesellschafter erforderlich.

Eşleşme, iki maddenin içeriğinin karşılaştırılmasıyla önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. İsviçre Borçlar Kanunu

2. Görevden alma

Madde 219

a) Şirket sözleşmesiyle atama

(1) Yönetim işleri şirket sözleşmesiyle bir ortağa verilmiş ise, onun yönetim hak ve görevi diğer ortaklar tarafından sınırlandırılamayacağı gibi kendisi görevden de alınamaz. Ancak, haklı sebeplerin varlığında, ortaklardan birinin istemi üzerine, mahkeme kararı ile yönetim hak ve görevi sınırlandırılabilir veya geri alınabilir. Görevin yerine getirilmesinde basiretsizlik, ağır ihmal veya yönetimde iktidarsızlık gibi hâller, haklı sebep sayılır.

Madde gerekçesi

6762 sayılı Kanunun 161 inci maddesinden aynen alınan bu hükmün dili yenileştirilmiştir.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 219 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre BK m. 539

B. Ortakların birbirleriyle ilişkisi / VI. Yönetim yetkisinin geri alınması ve sınırlandırılması

1 Ortaklık sözleşmesiyle bir ortağa tanınan yönetim yetkisi, diğer ortaklarca haklı sebepler olmaksızın ne geri alınabilir ne de sınırlandırılabilir.

2 Haklı sebepler varsa, ortaklık sözleşmesi başka türlü öngörmüş olsa bile, bu yetki diğer ortaklardan her biri tarafından geri alınabilir.

3 Yöneticinin ağır bir görev ihlali işlemiş olması veya iyi bir yönetim yürütme yeteneğini kaybetmiş bulunması, özellikle haklı bir sebep oluşturur.

Özgün metin (Almanca)

1 Die im Gesellschaftsvertrage einem Gesellschafter eingeräumte Befugnis zur Geschäftsführung darf von den übrigen Gesellschaftern ohne wichtige Gründe weder entzogen noch beschränkt werden.

2 Liegen wichtige Gründe vor, so kann sie von jedem der übrigen Gesellschafter selbst dann entzogen werden, wenn der Gesellschaftsvertrag etwas anderes bestimmt.

3 Ein wichtiger Grund liegt namentlich vor, wenn der Geschäftsführer sich einer groben Pflichtverletzung schuldig gemacht oder die Fähigkeit zu einer guten Geschäftsführung verloren hat.

Eşleşme, iki maddenin içeriğinin karşılaştırılmasıyla önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. İsviçre Borçlar Kanunu

Madde 220

b) Ortaklar kararıyla atama

(1) Yönetim işleri, şirket sözleşmesi yapıldıktan sonra alınan bir kararla bir ortağa verilmişse o ortak, ortakların çoğunluğunun kararıyla görevden alınabilir. Çoğunluk elde edilemediği takdirde, yönetim işlerine bakan ortağın şirket sözleşmesini ihlal ettiği veya olayda haklı sebep bulunduğu iddiasıyla, her ortak ilgili yönetici ortağın görevden alınması için mahkemeye başvurabilir.

Madde gerekçesi

Bu madde, 6762 sayılı Kanunun 162 nci maddesinden aynen Tasarıya yansıtılmıştır.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 220 gerekçesi

Madde 221

3. Yönetim işlerinde yalnız başına veya birlikte hareket

(1) Şirket işlerinin yönetimi, ortakların tümüne veya birkaçına verilmiş ise, bunların her biri yalnız başına yönetim hak ve görevini haizdir. Bununla beraber, şirketi yönetmekle yükümlü olan ortaklardan bazısı, yapılacak bir işin, şirketin menfaatlerine uygun olmadığını ileri sürerlerse, yönetim hak ve görevini haiz diğer ortaklar, çoğunluk kararıyla o işi yapabilirler.

(2) Şirket sözleşmesinde şirket işlerinin yönetimi kendilerine verilmiş ortakların birlikte hareket etmeleri yazılı ise, ortakların, gecikmesinde tehlike görülen hâller istisna olmak üzere, her işte anlaşmaları gerekir. Anlaşamadıkları takdirde durum ortaklar kuruluna götürülür ve bu kurulca verilecek karara göre hareket edilir.

Madde gerekçesi

6762 sayılı Kanunun 163 üncü maddesini karşılayan bu hükmün dili yenileştirilmiştir.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 221 gerekçesi

Madde 222

4. Diğer ortakların itirazı

(1) Yönetim şirket sözleşmesiyle bir ortağa verilmişse, bu ortak, diğer ortaklar itiraz etseler ve karşı çıksalar bile, hileye dayalı olmamak şartıyla, şirketin yönetimi için gereken işlemleri yapabilir.

Madde gerekçesi

Bu madde, 6762 sayılı Kanunun 164 üncü maddesinden alınarak Tasarıya yansıtılmıştır.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 222 gerekçesi

Madde 223

II - Yönetimin kapsamı

(1) Şirketin yönetimi kapsamındaki hususlar, şirketin amacını ve konusunu elde etmek için yapılması gereken olağan işlem ve işler ile sınırlıdır. Şirketi yönetenler, şirket menfaatine uygun gördükleri işlerde, olağan işlem ve işlerle sınırlı olmak şartıyla, sulh, feragat ve kabul ile tahkime de yetkilidirler. Şu kadar ki, bağışta bulunmak, kefil olmak, üçüncü kişi lehine garanti vermek, ticari mümessil tayin etmek ve şirket konusuna girmiyorsa taşınmazları satmak, satın almak, teminat göstermek, şirketin özüne ilişkin üretim araçlarını elden çıkarmak, rehnetmek veya ticari işletme rehni kurmak gibi olağan iş ve işlemler dışında kalan hususlarda ortakların oybirliği şarttır.

Madde gerekçesi

Bu hüküm esas itibarıyla 6762 sayılı Kanunun 165 inci maddesinin tekrarıdır. Sadece olağanüstü işlemlere ilişkin konular listesi zenginleştirilerek öğretideki tartışmalara son vermek amacı güdülmüştür.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 223 gerekçesi

Madde 224

III - Faiz verme borcu

(1) Ortak, yetkisiz olarak şirketten çektiği ve şirket hesabına bir yerden tahsil ettiği parayı, derhâl; şirketten aldığı ödüncü, aldığı tarihten itibaren faiziyle şirkete vermek zorundadır.

Madde gerekçesi

Ortağın şirkete faiz verme borcuna ilişkin 6762 sayılı Kanunun 166 ncı maddesi çeşitli boşluklar içeriyordu:

(1) 6762 sayılı Kanunun 16 ncı maddesi, sadece şirketten alınan ödünçlere ait faizi düzenliyor izlenimini vermektedir. Oysa uygulamada yoğun olan, şirketten yetkisiz para çekilmesi ve bunun için faiz ödenmemesidir.

(2) Faizin başlangıcı sadece ödünçlere göre ve şirketin aleyhine düzenlemiştir.

Tasarı bu aksaklıkları düzeltmek amacıyla kaleme alınmıştır.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 224 gerekçesi

Mehaz madde — Alman TK m. 119

Faiz ödeme yükümlülüğü

(1) Şirketin, Alman Medeni Kanunu'nun (BGB) 716. maddesinin 4. fıkrasının 2. cümlesi uyarınca ortağa harcamalar ve zararlar için faiz ödemekle yükümlü olması hâlinde, bu faizin miktarı 352. maddenin 2. fıkrasına göre belirlenir.

(2) Kararlaştırılan payını zamanında ödemeyerek veya şirket adına tahsil ettiği parayı zamanında şirket kasasına teslim etmeyerek ya da şirket kasasından kendisi için yetkisiz olarak para çekerek şirketten likit para araçlarını alıkoyan bir ortak, ödemenin veya teslimin yapılması gerektiği ya da paranın çekildiği günden itibaren şirkete faiz ödemekle yükümlüdür. Bir başka zararın ileri sürülmesi bundan etkilenmez.

Özgün metin (Almanca)

(1) Schuldet die Gesellschaft nach Maßgabe von § 716 Absatz 4 Satz 2 des Bürgerlichen Gesetzbuchs dem Gesellschafter die Verzinsung von Aufwendungen und Verlusten, richtet sich deren Höhe nach § 352 Absatz 2.

(2) Ein Gesellschafter, der der Gesellschaft liquide Geldmittel dadurch vorenthält, dass er seinen vereinbarten Beitrag nicht zur rechten Zeit einzahlt oder eingenommenes Geld der Gesellschaft nicht zur rechten Zeit an die Gesellschaftskasse abliefert oder unbefugt Geld aus der Gesellschaftskasse für sich entnimmt, hat der Gesellschaft Zinsen von dem Tag an zu entrichten, an welchem die Zahlung oder die Ablieferung hätte geschehen sollen oder die Herausnahme des Geldes erfolgt ist. Die Geltendmachung eines weiteren Schadens ist nicht ausgeschlossen.

Eşleşme, iki maddenin içeriğinin karşılaştırılmasıyla önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. Alman Ticaret Kanunu

Mehaz madde — İsviçre BK m. 400

C. Hükümleri / II. Vekilin yükümlülükleri / 3. Hesap verme

1 Vekil, talep üzerine her zaman yürütmüş olduğu işler hakkında hesap vermek ve bu işler nedeniyle herhangi bir sebeple kendisine ulaşmış olan her şeyi vekâlet verene teslim etmekle yükümlüdür.

2 Vekil, teslimi geciktirdiği parayı faize tâbi tutmak zorundadır.

Özgün metin (Almanca)

1 Der Beauftragte ist schuldig, auf Verlangen jederzeit über seine Geschäftsführung Rechenschaft abzulegen und alles, was ihm infolge derselben aus irgendeinem Grunde zugekommen ist, zu erstatten.

2 Gelder, mit deren Ablieferung er sich im Rückstande befindet, hat er zu verzinsen.

Eşleşme, iki maddenin içeriğinin karşılaştırılmasıyla önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. İsviçre Borçlar Kanunu

C) Denetim

Madde 225

(1) Bir ortak yönetim hakkını ve görevini haiz olmasa da şirket işlerinin gidişi hakkında bizzat bilgi edinmek, şirketin belgelerini ve defterlerini incelemek, bunlara göre kendisi için şirketin finansal durumunu gösterecek bir hesap tablosu düzenlemek hakkını haizdir. Buna aykırı sözleşme geçersizdir.

Madde gerekçesi

Bu madde, 6762 sayılı Kanunun 167 nci maddesinden dili güncelleştirilerek Tasarıya aktarılmıştır.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 225 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre BK m. 541

B. Ortakların birbirleriyle ilişkisi / VII. Yönetici ve yönetici olmayan ortaklar / 2. Ortaklık işlerini inceleme

1 Yönetimden dışlanmış olan ortak, ortaklık işlerinin gidişatı hakkında kişisel olarak bilgi edinme, ortaklığın defter ve belgelerini inceleme ve ortak malvarlığının durumu hakkında kendisi için bir özet çıkarma hakkına sahiptir.

2 Buna aykırı bir anlaşma kesin hükümsüzdür.

Özgün metin (Almanca)

1 Der von der Geschäftsführung ausgeschlossene Gesellschafter hat das Recht, sich persönlich von dem Gange der Gesellschaftsangelegenheiten zu unterrichten, von den Geschäftsbüchern und Papieren der Gesellschaft Einsicht zu nehmen und für sich eine Übersicht über den Stand des gemeinschaftlichen Vermögens anzufertigen.

2 Eine entgegenstehende Vereinbarung ist nichtig.

Eşleşme metin benzerliğine göre önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. İsviçre Borçlar Kanunu

D) Oy hakkı ve kararlar

Madde 226

(1) Her ortak bir oy hakkını haizdir. Buna aykırı sözleşme geçersizdir.

(2) Şirket sözleşmesinin her ne şekilde olursa olsun değiştirilmesine ilişkin kararlar oybirliğiyle, diğer kararlar ise, kanunda veya şirket sözleşmesinde aksine hüküm yoksa, ortakların çoğunluğunun oylarıyla verilir.

(3) “Oybirliği” şirketteki ortakların tümünün, “çoğunluk” şirketteki ortakların salt çoğunluğunun olumlu oylarıyla alınması gereken kararları ifade eder.

Madde gerekçesi

Birinci fıkra: 6762 sayılı Kanun, ortakların oy haklarına ilişkin bir hükme yer vermemişti. Kanunda her ortağın oy hakkını haiz olup olmadığı ve oyun hangi kritere göre belirleneceği ve bazı ortaklara daha fazla oy hakkı tanınıp tanınamayacağı açık değildir. Tasarının 226 ncı maddesinin birinci fıkrası hükmü, bu eksikliği, kollektif şirketin niteliğine uygun bir şekilde gidermektedir.

İkinci fıkra: 6762 sayılı Kanun çeşitli maddelerinde kararların, "ekseriyetle" veya "ittifakla" alınacağını belirtmiş, fakat bu iki kavramın anlamını açıklamamıştır. Tasarının bu maddesi anılan kavramları tanımlamaktadır.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 226 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre BK m. 534

B. Ortakların birbirleriyle ilişkisi / III. Ortaklık kararları

1 Ortaklık kararları bütün ortakların oybirliğiyle alınır.

2 Sözleşmeye göre oy çokluğu yeterli ise, çokluk kişi sayısına göre hesaplanır.

Özgün metin (Almanca)

1 Gesellschaftsbeschlüsse werden mit Zustimmung aller Gesellschafter gefasst.

2 Genügt nach dem Vertrage Stimmenmehrheit, so ist die Mehrheit nach der Personenzahl zu berechnen.

Eşleşme, iki maddenin içeriğinin karşılaştırılmasıyla önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. İsviçre Borçlar Kanunu

E) Kâr payı hakkı ve zarara katılma

Madde 227

I - Finansal tablolarının çıkarılması

(1) Yönetici ortaklar, şirketin faaliyet dönemi sonunda, bu Kanunun ticari defterlere ilişkin 64 ilâ 88 inci maddeleri hükümlerine uygun finansal tablolarını hazırlayıp imzalar ve ortaklar kurulunun onayına sunarlar. Finansal tablolar ortakların çoğunluğunun onayı ile kesinleşir. İkinci fıkra hükmü saklı kalmak şartıyla, aynı toplantıda kârın dağıtımı da karara bağlanır. Ortaklar, bu kararın kanuna, şirket sözleşmesine, şirket kararlarına veya dürüstlük kuralına aykırı olması hâlinde, kârın kullanılması hakkındaki karar tarihinden itibaren üç ay içinde iptal davası açabilirler.

(2) Ortaklar, kâr ve zarardan kendilerine düşen payın belirlenmesini, şirket sözleşmesiyle veya sonradan alacakları bir kararla, içlerinden birine veya bir üçüncü kişiye bırakabilirler. Bu ortağın veya üçüncü kişinin vereceği kararın hakkaniyete aykırı olmaması şarttır. Söz konusu kararın öğrenilmesinden itibaren üç ayın geçmesi, belirlenen kâr payının ortak tarafından tamamen veya kısmen alınması veya başka bir kimseye devredilmesi, zararın ödenmesine başlanması gibi açık veya zımni kabulü gösteren durumlarda dava hakkı düşer.

(3) Kâr ve zararın paylaşılmasına ilişkin karar hakkaniyet kurallarına aykırı olduğu takdirde mahkemece iptal olunur. Bu hâlde kâr ve zarar adi şirket hükümlerine göre paylaştırılır.

(4) Şirket sözleşmesinde öngörüldüğü takdirde, faiz ve ücretler faaliyet dönemi içinde ödenir.

Madde gerekçesi

6762 sayılı Kanunun 169 uncu maddesinin birinci fıkrasını karşılayan Tasarının bu hükmü modern muhasebe ve bilânço hukukuna uygun olarak düzenlenmiş ayrıca ortağın kâr payı daha kesin kurallara bağlanmıştır.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 227 gerekçesi

Madde 228

II - Ortağın istemleri

(1) Her ortak, şirketten faaliyet dönemi sonunda gerçekleşen kârdan kendisine düşen payı, şirkete ödünç olarak verdiği paranın ve kararlaştırılmışsa koyduğu sermayenin faizlerini, şirket sözleşmesi gereğince hak ettiği ücreti; kanuna veya şirket sözleşmesine göre yılsonu bilançosu çıkarılmamışsa çıkarılmasını, bilançoda kâr payı saptanmamışsa saptanmasını ve alacaklarını istemek hakkına sahiptir.

(2) Bu madde ile ortağa tanınmış olan hakları kaldırma veya daraltma sonucunu doğuran sözleşme şartları geçersizdir.

Madde gerekçesi

6762 sayılı Kanunun 170 inci maddesini karşılayan bu hükümde ilk değişiklik kenar başlıkta yapılmıştır. Mevcut hükmün kenar başlığında yer alan “alacağı isteme hakkı” ibaresi metne nazaran dardır. Çünkü, hüküm alacağı değil çeşitli işlemleri içermektedir. Ayrıca doğru kullanılmayan bazı kavramların yerine tam karşılıkları konulmuştur.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 228 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre BK m. 559

C. Kâr, faiz ve ücret üzerindeki hak

1 Her ortak, geçen hesap yılına ait kârı, faizleri ve ücreti şirket kasasından çekme hakkına sahiptir.

2 Faizler ve ücretler, sözleşmede öngörülmüş olması kaydıyla daha hesap yılı içinde, kâr ise ancak faaliyet raporunun onaylanmasından sonra çekilebilir.[298]

3 Bir ortağın çekmediği kâr, faiz ve ücretler, başka bir ortak buna itiraz etmediği sürece, faaliyet raporunun onaylanmasından sonra onun sermaye payına eklenir.[299]

Özgün metin (Almanca)

1 Jeder Gesellschafter hat das Recht, aus der Gesellschaftskasse Gewinn, Zinse und Honorar des abgelaufenen Geschäftsjahres zu entnehmen.

2 Zinse und Honorare dürfen, soweit dies der Vertrag vorsieht, schon während des Geschäftsjahres, Gewinne dagegen erst nach der Genehmigung des Geschäftsberichts bezogen werden.[298]

3 Gewinne, Zinse und Honorare, die ein Gesellschafter nicht bezieht, werden nach der Genehmigung des Geschäftsberichts seinem Kapitalanteil zugeschrieben, sofern kein anderer Gesellschafter dagegen Einwendungen erhebt.[299]

Eşleşme, iki maddenin içeriğinin karşılaştırılmasıyla önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. İsviçre Borçlar Kanunu

Madde 229

III- Zarar payı

(1) Ortaklar oybirliği ile karar almadıkça hiçbir ortak, sermayesinden eksilen kısmı tamamlamaya zorlanamaz.

(2) Sermayenin zararla eksilen kısmı, aksine karar yoksa, gerçekleşecek kâr ile kapatılır.

Madde gerekçesi

Madde, 6762 sayılı Kanunun 171 inci maddesinden Tasarıya aktarılmıştır.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 229 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre BK m. 560

D. Zararlar

1 Sermaye payı zararlar nedeniyle azalmış olsa dahi, ortak ücretinin ödenmesi ve azalmış sermaye payı üzerinden hesaplanacak faizler üzerindeki hakkını korur; kâr payı ancak zarardan doğan eksilme giderildikten sonra yeniden ödenebilir.

2 Ortaklar, ne sözleşmede öngörülenden fazla sermaye koyma borcu altındadır, ne de zarar nedeniyle azalmış olan sermaye paylarını tamamlamakla yükümlüdür.

Özgün metin (Almanca)

1 Ist der Kapitalanteil durch Verluste vermindert worden, so behält der Gesellschafter seinen Anspruch auf Ausrichtung des Honorars und der vom verminderten Kapitalanteil zu berechnenden Zinse; ein Gewinnanteil darf erst dann wieder ausbezahlt werden, wenn die durch den Verlust entstandene Verminderung ausgeglichen ist.

2 Die Gesellschafter sind weder verpflichtet, höhere Einlagen zu leisten, als dies im Vertrage vorgesehen ist, noch ihre durch Verlust verminderten Einlagen zu ergänzen.

Eşleşme, iki maddenin içeriğinin karşılaştırılmasıyla önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. İsviçre Borçlar Kanunu

F) Rekabet yasağı

Madde 230

I - Kural

(1) Bir ortak, ortağı olduğu şirketin yaptığı ticari işler türünden bir işi, diğer ortakların izni olmaksızın kendi veya başkası hesabına yapamayacağı gibi aynı tür ticari işlerle uğraşan bir şirkete sorumluluğu sınırlandırılmamış ortak olarak giremez.

(2) Yeni kurulan bir şirkete giren ortağın, daha önce kurulmuş diğer bir şirketin de sorumluluğu sınırlandırılmamış ortaklarından olduğunu diğer ortaklar bildikleri hâlde önceki şirketten ilişiğinin kesilmesini aralarında açıkça kararlaştırmamışlarsa, bu durumu kabul ettikleri varsayılır.

Madde gerekçesi

Madde, 6762 sayılı Kanunun 172 nci maddesinden alınmış ve dili güncelleştirilerek Tasarıya konulmuştur.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 230 gerekçesi

Mehaz madde — Alman TK m. 117

Rekabet yasağı

(1) Bir ortak, diğer ortakların izni olmaksızın, ne şirketin ticaret alanında işlem yapabilir ne de kişisel olarak sorumlu ortak sıfatıyla başka bir benzer nitelikteki şirkete katılabilir.

(2) Şirketin kurulması sırasında diğer ortakların, ortağın kişisel olarak sorumlu ortak sıfatıyla başka bir şirkete katıldığını bildiği ve buna rağmen bu katılımın sona erdirilmesinin açıkça kararlaştırılmamış olduğu hâllerde, başka bir şirkete katılma izni verilmiş sayılır.

Özgün metin (Almanca)

(1) Ein Gesellschafter darf ohne Einwilligung der anderen Gesellschafter weder in dem Handelszweig der Gesellschaft Geschäfte machen noch an einer anderen gleichartigen Gesellschaft als persönlich haftender Gesellschafter teilnehmen.

(2) Die Einwilligung zur Teilnahme an einer anderen Gesellschaft gilt als erteilt, wenn den anderen Gesellschaftern bei Eingehung der Gesellschaft bekannt ist, dass der Gesellschafter an einer anderen Gesellschaft als persönlich haftender Gesellschafter teilnimmt, und gleichwohl die Aufgabe dieser Beteiligung nicht ausdrücklich vereinbart wird.

Eşleşme, iki maddenin içeriğinin karşılaştırılmasıyla önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. Alman Ticaret Kanunu

Mehaz madde — İsviçre BK m. 561

E. Rekabet yasağı

Diğer ortakların onayı olmaksızın bir ortak, şirketin faaliyet alanında ne kendi hesabına ne de başkası hesabına iş yapabilir, ne de başka bir işletmeye sınırsız sorumlu ortak, komanditer ortak veya limited şirket ortağı olarak katılabilir.

Özgün metin (Almanca)

Ohne Zustimmung der übrigen Gesellschafter darf ein Gesellschafter in dem Geschäftszweige der Gesellschaft weder für eigene noch für fremde Rechnung Geschäfte machen, noch an einer andern Unternehmung als unbeschränkt haftender Gesellschafter, als Kommanditär oder als Mitglied einer Gesellschaft mit beschränkter Haftung teilnehmen.

Eşleşme, iki maddenin içeriğinin karşılaştırılmasıyla önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. İsviçre Borçlar Kanunu

Madde 231

II - Aykırı hareket

(1) Bir ortak 230 uncu maddeye aykırı hareket ederse, şirket, bu ortaktan tazminat istemekte veya tazminat yerine bu ortağın kendi adına yaptığı işleri şirket adına yapılmış saymakta, üçüncü kişilerin hesabına yapmış olduğu işlerden doğan menfaatlerin şirkete bırakılmasını istemekte serbesttir.

(2) Bu seçeneklerden birine diğer ortaklar çoğunlukla karar verir. Bu hak, bir işlemin yapıldığının veya ortağın diğer bir şirkete girdiğinin öğrenildiği tarihten başlayarak üç ay ve her hâlde işlemin yapıldığı tarihten itibaren bir yıl sonra zamanaşımına uğrar.

(3) Yukarıdaki hükümler, hakları ihlal edilen ortakların, şirketin feshini istemek haklarını etkilemez.

Madde gerekçesi

Madde, 6762 sayılı Kanunun 173 üncü maddesinden aynen alınmıştır.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM Şirketin ve Ortakların Üçüncü Kişilerle İlişkileri

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 231 gerekçesi

Mehaz madde — Alman TK m. 118

Rekabet yasağının ihlali

(1) Bir ortağın § 117 uyarınca kendisine düşen yükümlülüğü ihlal etmesi hâlinde, şirket tazminat talep edebilir. Şirket, bunun yerine, ortağın kendi hesabına yaptığı işlemlerin şirket hesabına yapılmış sayılmasını ve başkası hesabına yapılan işlemlerden elde edilen ücretin iadesini ya da bu ücrete ilişkin alacağın kendisine devredilmesini talep edebilir.

(2) Bu taleplerin ileri sürülmesine diğer ortaklar karar verir.

(3) 1. fıkrada belirtilen talepler, diğer ortakların işlemin yapıldığını veya ortağın diğer şirkete katıldığını öğrendikleri ya da ağır ihmal olmaksızın öğrenmiş olmaları gerektiği andan itibaren üç ay içinde zamanaşımına uğrar. Bu talepler, söz konusu bilgiye veya ağır ihmale dayalı bilgisizliğe bakılmaksızın, doğumlarından itibaren beş yıl içinde zamanaşımına uğrar.

(4) Diğer ortakların ilgili ortağı şirketten çıkarma veya şirketin feshini talep etme hakları bu hükümlerden etkilenmez.

Özgün metin (Almanca)

(1) Verletzt ein Gesellschafter die ihm nach § 117 obliegende Verpflichtung, kann die Gesellschaft Schadensersatz fordern. Sie kann stattdessen von dem Gesellschafter verlangen, dass er die für eigene Rechnung gemachten Geschäfte als für Rechnung der Gesellschaft eingegangen gelten lasse und die aus Geschäften für fremde Rechnung bezogene Vergütung herausgebe oder seinen Anspruch auf die Vergütung abtrete.

(2) Über die Geltendmachung dieser Ansprüche beschließen die anderen Gesellschafter.

(3) Die Ansprüche nach Absatz 1 verjähren in drei Monaten von dem Zeitpunkt an, in welchem die anderen Gesellschafter von dem Abschluss des Geschäfts oder von der Teilnahme des Gesellschafters an der anderen Gesellschaft Kenntnis erlangt haben oder ohne grobe Fahrlässigkeit erlangen mussten. Sie verjähren ohne Rücksicht auf diese Kenntnis oder grob fahrlässige Unkenntnis in fünf Jahren von ihrer Entstehung an.

(4) Das Recht der anderen Gesellschafter, den betreffenden Gesellschafter auszuschließen oder die Auflösung der Gesellschaft zu verlangen, wird durch diese Vorschriften nicht berührt.

Eşleşme, iki maddenin içeriğinin karşılaştırılmasıyla önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. Alman Ticaret Kanunu

Üçüncü Bölüm

Şirketin ve Ortakların Üçüncü Kişilerle İlişkileri

A) Tüzel kişiliğin kazanılması

Madde 232

(1) Kollektif şirket ticaret siciline tescil ile tüzel kişilik kazanır. Aksine sözleşme üçüncü kişilere karşı geçersizdir.

Madde gerekçesi

Madde, 6762 sayılı Kanunun 174 üncü maddesinden alınmıştır.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 232 gerekçesi

B) Temsil

Madde 233

I - Kapsam

(1) Şirketi temsile yetkili olan kimse, şirketin işletme konusuna giren her türlü işi ve hukuki işlemleri şirket adına yapmak ve şirketin unvanını kullanmak yetkisine sahiptir. Bu yetkiyi sınırlayan her şart, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez.

(2) Ancak, şirket sözleşmesinin tescil ve ilanı gerekli hükümlerine göre şirketin bağlanabilmesi için birlikte imza şart kılınmışsa, bu şart, üçüncü kişilere karşı da geçerlidir.

Madde gerekçesi

Tasarının bu maddesi, 6762 sayılı Kanunun 176 ncı maddesinin tekrarıdır. Buna karşılık 6762 sayılı Kanunun 175 inci maddesi Tasarıya alınmamıştır. Çünkü, 6762 sayılı Kanunun 175 inci maddesi, aynı Kanunun 160 ncı maddesine gönderme yaparak hem 6762 sayılı Kanunun 155 inci maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı bendi hükmü ile çelişiyor, hem de temsil kurumuna uymuyordu.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 233 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre BK m. 564

B. Temsil / II. Kapsam

1 Temsile yetkili ortaklar, şirketin amacının gerektirebileceği tüm hukuki işlemleri şirket adına yapmaya yetkilidir.

2 Temsil yetkisinin kapsamına ilişkin bir sınırlama, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı hüküm doğurmaz.

Özgün metin (Almanca)

1 Die zur Vertretung befugten Gesellschafter sind ermächtigt, im Namen der Gesellschaft alle Rechtshandlungen vorzunehmen, die der Zweck der Gesellschaft mit sich bringen kann.

2 Eine Beschränkung des Umfangs der Vertretungsbefugnis hat gegenüber gutgläubigen Dritten keine Wirkung.

Eşleşme, iki maddenin içeriğinin karşılaştırılmasıyla önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. İsviçre Borçlar Kanunu

Madde 234

II - Hükümleri

(1) Şirketi temsil yetkisini haiz olan kimseler tarafından, açık veya zımni olarak şirket adına yapılmış olan işlemlerden dolayı, şirket alacaklı ve borçlu olur.

(2) Bir ortağın şirkete ait görevlerini yerine getirirken işlediği haksız fiillerden şirket de doğrudan doğruya sorumludur.

Madde gerekçesi

Madde, 6762 sayılı Kanunun 176 ncı maddesinden Tasarıya aktarılmıştır.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 234 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre BK m. 567

B. Temsil / V. Hukuki işlemler ve haksız fiillerden doğan sorumluluk

1 Şirket, temsile yetkili bir ortağın şirket adına yaptığı hukuki işlemlerden dolayı hak sahibi olur ve borç altına girer.

2 Bu sonuç, şirket adına hareket etme iradesinin durumun gereklerinden anlaşılması hâlinde de doğar.

3 Şirket, bir ortağın işlerinin yürütülmesi sırasında işlediği haksız fiillerden doğan zararlardan sorumludur.

Özgün metin (Almanca)

1 Die Gesellschaft wird durch die Rechtsgeschäfte, die ein zu ihrer Vertretung befugter Gesellschafter in ihrem Namen schliesst, berechtigt und verpflichtet.

2 Diese Wirkung tritt auch dann ein, wenn die Absicht, für die Gesellschaft zu handeln, aus den Umständen hervorgeht.

3 Die Gesellschaft haftet für den Schaden aus unerlaubten Handlungen, die ein Gesellschafter in Ausübung seiner geschäftlichen Verrichtungen begeht.

Eşleşme, iki maddenin içeriğinin karşılaştırılmasıyla önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. İsviçre Borçlar Kanunu

Madde 235

III - Temsil yetkisinin kaldırılması

(1) Haklı sebeplerin varlığı hâlinde temsil yetkisi, bir ortağın başvurusu üzerine, mahkemece kaldırılabilir. Gecikmesinde tehlike bulunan hâllerde mahkeme temsil yetkisini ihtiyati tedbir olarak kaldırıp bu yetkiyi bir kayyıma verebilir. Kayyımın atanmasını, görevlerini, mahkemece verilen temsil yetkisini ve bunların sınırlarını, mahkeme resen tescil ve ilan ettirir.

(2) Ticari mümessil, temsil yetkisini haiz ortakların tümü tarafından üçüncü kişilere karşı geçerli olacak şekilde görevden alınabilir.

Madde gerekçesi

Tasarının bu maddesi yenidir. Çünkü, gerekli olduğu halde, 6762 sayılı Kanun temsil yetkisinin kaldırılmasına ilişkin bir hükme yer vermemiştir. Tasarının 235 inci maddesi hükmü İsv. BK 565 inci maddesinden alınmıştır. Bu kanun boşluğu, hem öğretide eleştirilmiş hem de uygulamalarda bazı güçlüklere yol açmıştır.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 235 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre BK m. 565

B. Temsil / III. Geri alınması

1 Temsil yetkisi, haklı sebeplerle bir ortaktan geri alınabilir.

2 Bir ortak bu tür sebepleri inandırıcı biçimde ortaya koyarsa, gecikmesinde tehlike bulunması halinde mahkeme, onun başvurusu üzerine temsil yetkisini geçici olarak geri alabilir. Bu mahkeme kararı ticaret siciline tescil edilir.

Özgün metin (Almanca)

1 Die Vertretungsbefugnis kann einem Gesellschafter aus wichtigen Gründen entzogen werden.

2 Macht ein Gesellschafter solche Gründe glaubhaft, so kann auf seinen Antrag das Gericht, wenn Gefahr im Verzug liegt, die Vertretungsbefugnis vorläufig entziehen. Diese gerichtliche Verfügung ist im Handelsregister einzutragen.

Eşleşme, iki maddenin anlam benzerliğine göre önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. İsviçre Borçlar Kanunu

C) Şirket alacaklılarının durumu

Madde 236

I - Ortakların kişisel sorumluluğu

(1) Ortaklar, şirketin borç ve taahhütlerinden dolayı müteselsilen ve bütün malvarlığı ile sorumludur.

(2) Şirkete yeni giren kişi, girme tarihinden evvel doğmuş olsa bile, şirketin borçlarından ve taahhütlerinden diğer ortaklarla birlikte müteselsilen ve bütün malvarlığı ile sorumludur.

(3) Birinci ve ikinci fıkralara aykırı olarak sözleşmeye konan şartlar, üçüncü kişiler hakkında geçerli olmaz.

Madde gerekçesi

Kollektif ortakların sorumluluğu ilkesini koyan bu madde 6762 sayılı Kanunun 178 inci maddesinden alınmıştır.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 236 gerekçesi

Mehaz madde — Alman TK m. 127

Şirkete sonradan katılan ortağın sorumluluğu

Mevcut bir şirkete katılan kimse, katılımından önce doğmuş şirket borçlarından da diğer ortaklar gibi § 126 ve § 128 hükümleri uyarınca sorumludur. Buna aykırı bir anlaşma, üçüncü kişilere karşı geçersizdir.

Özgün metin (Almanca)

Wer in eine bestehende Gesellschaft eintritt, haftet gleich den anderen Gesellschaftern nach Maßgabe der §§ 126 und 128 für die vor seinem Eintritt begründeten Verbindlichkeiten der Gesellschaft. Eine entgegenstehende Vereinbarung ist Dritten gegenüber unwirksam.

Eşleşme, iki maddenin içeriğinin karşılaştırılmasıyla önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. Alman Ticaret Kanunu

Mehaz madde — İsviçre BK m. 568

C. Şirket alacaklılarının durumu / I. Ortakların sorumluluğu

1 Ortaklar, şirketin bütün borçlarından müteselsilen ve bütün malvarlıklarıyla sorumludurlar.

2 Ortaklar arasında buna aykırı bir anlaşma, üçüncü kişilere karşı hüküm doğurmaz.

3 Bununla birlikte, tek başına bir ortak, ayrılmasından sonra dahi olsa, şirket borçlarından kişisel olarak ancak kendisinin iflasına karar verilmiş olması veya şirketin feshedilmiş ya da şirket aleyhine yapılan takibin sonuçsuz kalmış olması hâlinde takip edilebilir. Ortağın şirket lehine üstlendiği müteselsil kefaletten doğan sorumluluğu saklıdır.

Özgün metin (Almanca)

1 Die Gesellschafter haften für alle Verbindlichkeiten der Gesellschaft solidarisch und mit ihrem ganzen Vermögen.

2 Eine entgegenstehende Verabredung unter den Gesellschaftern hat Dritten gegenüber keine Wirkung.

3 Der einzelne Gesellschafter kann jedoch, auch nach seinem Ausscheiden, für Gesellschaftsschulden erst dann persönlich belangt werden, wenn er selbst in Konkurs geraten oder wenn die Gesellschaft aufgelöst oder erfolglos betrieben worden ist. Die Haftung des Gesellschafters aus einer zugunsten der Gesellschaft eingegangenen Solidarbürgschaft bleibt vorbehalten.

Eşleşme, iki maddenin içeriğinin karşılaştırılmasıyla önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. İsviçre Borçlar Kanunu

Madde 237

II- Sorumluluğun derecesi

(1) Şirketin borç ve taahhütlerinden dolayı birinci derecede şirket sorumludur. Ancak, şirkete karşı yapılan icra takibi semeresiz kalmış veya şirket herhangi bir sebeple sona ermiş ise, yalnız ortak veya ortakla birlikte şirket aleyhine dava açılabilir ve takip yapılabilir.

(2) Yukarıdaki hükümler, ortakların kişisel mallarına ihtiyati haciz koymaya mani değildir. Bu fıkra hükmünce konulmuş bulunan ihtiyati hacizler hakkında İcra ve İflas Kanununun 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında öngörülen süre, birinci fıkranın ikinci cümlesi hükmünce ortağa karşı dava veya takibe başlama yetkisinin doğduğu tarihten itibaren işlemeye başlar. Bununla beraber, ihtiyati haciz tutanağının tebliğinden itibaren kanuni süre içinde şirkete karşı takibe veya davaya başlanmadığı takdirde ihtiyati haciz düşer.

Madde gerekçesi

Madde, 6762 sayılı Kanunun 179 uncu maddesinden alınmış olup, ortakların sorumluluğunun derecesini düzenleyen ilkesel nitelikte hükümler içermektedir.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 237 gerekçesi

Mehaz madde — Alman TK m. 129

Şirkete veya ortaklarına karşı cebri icra

(1) Şirket malvarlığına cebri icra yapılabilmesi için, şirket aleyhine verilmiş bir icra takip belgesi gereklidir.

(2) Şirket aleyhine verilmiş bir icra takip belgesine dayanılarak ortaklar aleyhine cebri icra yapılamaz.

Özgün metin (Almanca)

(1) Zur Zwangsvollstreckung in das Vermögen der Gesellschaft ist ein gegen die Gesellschaft gerichteter Vollstreckungstitel erforderlich.

(2) Aus einem gegen die Gesellschaft gerichteten Vollstreckungstitel findet die Zwangsvollstreckung gegen die Gesellschafter nicht statt.

Eşleşme, iki maddenin içeriğinin karşılaştırılmasıyla önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. Alman Ticaret Kanunu

Mehaz madde — İsviçre BK m. 604

C. Sınırsız sorumlu ortağın sorumluluğu

Sınırsız sorumlu ortak, bir şirket borcundan dolayı ancak şirket feshedilmiş veya kendisine karşı icra takibi sonuçsuz kalmış olması halinde şahsen takip edilebilir.

Özgün metin (Almanca)

Der unbeschränkt haftende Gesellschafter kann für eine Gesellschaftsschuld erst dann persönlich belangt werden, wenn die Gesellschaft aufgelöst oder erfolglos betrieben worden ist.

Eşleşme, iki maddenin içeriğinin karşılaştırılmasıyla önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. İsviçre Borçlar Kanunu

Madde 238

III - Mahkeme kararı

(1) Yalnız şirket aleyhine alınmış olan mahkeme kararı, şirket hakkındaki takip semeresiz kalmadıkça veya şirket herhangi bir sebeple sona ermiş olmadıkça ortaklar hakkında icra edilemez.

(2) İcra emrinin şirkete tebliğine rağmen borç ödenmediği takdirde, alacaklı, şirketle birlikte ortakların veya bazılarının da doğrudan iflasını isteyebilir.

Madde gerekçesi

6762 sayılı Kanunun 180 inci maddesinden Tasarıya aktarılan bu madde, Ülkemizde yoğun uygulaması bulunan hükümlere yer verdiği ve hukukumuza özgü olduğu için hükümde hiçbir değişiklik yapılmamıştır.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 238 gerekçesi

IV- İflas

Madde 239

1. Şirketin iflası

(1) Şirketin iflası hâlinde, şirket alacaklıları alacaklarını almadıkça, ortakların kişisel alacaklıları şirket mallarına başvuramazlar.

Madde gerekçesi

Madde, 6762 sayılı Kanunun 181 inci maddesinden Tasarıya aktarılmıştır.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 239 gerekçesi

Madde 240

2. Şirketin ve ortakların iflası

(1) Şirketin iflası, ortakların iflasını gerektirmez. Ancak, depo kararına rağmen para yatırılmadığı takdirde alacaklı, depo kararının ortaklara veya içlerinden bazılarına da tebliğini ve gereğini yerine getirmedikleri takdirde şirketle birlikte iflaslarına karar verilmesini mahkemeden isteyebilir. Bu hakkını kullanmamış olan alacaklının, şirket masasından alacağını tamamen alamaması hâlinde ortakları iflas yoluyla da ayrıca takip hakkı saklıdır.

(2) Ortakların mallarına adi takip veya iflas yolu ile başvurulursa bunların kişisel alacaklıları ile şirket alacaklıları arasında bir öncelik ve imtiyaz hakkı yoktur. Ancak, kişisel alacaklılar arasında kanunen rüçhan hakkı bulunanların bu hakları saklıdır.

Madde gerekçesi

6762 sayılı Kanunun 182 nci maddesini karşılayan bu madde, yoğun ve yerleşik bir uygulamayı haizdir. Bu sebeple maddede herhangi bir değişiklik yapılmamıştır.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 240 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre BK m. 571

C. Şirket alacaklılarının durumu / IV. Şirketin ve ortakların iflası

1 Şirketin iflası, tek tek ortakların iflasını gerektirmez.

2 Aynı şekilde, bir ortağın iflası da şirketin iflasını doğurmaz.

3 Şirket alacaklılarının tek tek ortağın iflasındaki hakları, 11 Nisan 1889 tarihli İcra ve İflas Kanunu[300] hükümlerine tabidir.

Özgün metin (Almanca)

1 Der Konkurs der Gesellschaft hat den Konkurs der einzelnen Gesellschafter nicht zur Folge.

2 Ebenso wenig bewirkt der Konkurs eines Gesellschafters den Konkurs der Gesellschaft.

3 Die Rechte der Gesellschaftsgläubiger im Konkurse des einzelnen Gesellschafters richten sich nach den Vorschriften des Schuldbetreibungs- und Konkursgesetzes vom 11. April 1889[300].

Eşleşme, iki maddenin içeriğinin karşılaştırılmasıyla önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. İsviçre Borçlar Kanunu

Madde 241

3. Ortakların hakları

(1) Şirketin iflası hâlinde ortaklar, koydukları sermaye ve işlemekte olan faizler için masaya giremezler; ancak, işlemiş faizlerle ücretler ve şirket lehine yaptıkları giderler için herhangi bir alacaklı gibi masaya girebilirler.

Madde gerekçesi

6762 sayılı Kanunun 183 üncü maddesini karşılayan bu hüküm aynen Tasarıya aktarılmıştır.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 241 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre BK m. 570

C. Şirket alacaklılarının durumu / III. Şirketin iflası

1 Şirket alacaklıları, tek tek ortakların özel alacaklıları hariç tutularak, şirket malvarlığından tatmin edilme hakkına sahiptirler.

2 Ortaklar, sermaye koydukları mallar ve bunların işlemiş faizleri bakımından iflasa alacaklı olarak katılamazlar; ancak muaccel olmuş faiz alacakları ile ücret alacakları veya şirket menfaatine yapılan giderlerin karşılanmasına ilişkin alacakları bakımından katılabilirler.

Özgün metin (Almanca)

1 Die Gläubiger der Gesellschaft haben Anspruch darauf, aus dem Gesellschaftsvermögen unter Ausschluss der Privatgläubiger der einzelnen Gesellschafter befriedigt zu werden.

2 Die Gesellschafter können am Konkurse für ihre Kapitaleinlagen und laufenden Zinse nicht als Gläubiger teilnehmen, wohl aber für ihre Ansprüche auf verfallene Zinse sowie auf Forderungen für Honorar oder für Ersatz von im Interesse der Gesellschaft gemachten Auslagen.

Eşleşme, iki maddenin anlam benzerliğine göre önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. İsviçre Borçlar Kanunu

Madde 242

V - Takas

(1) Şirkete borçlu olan kimse bu borcunu ortaklardan birinden olan alacağı ile takas edemez.

(2) Bir ortak da kişisel alacaklısına olan borcunu şirketin aynı kişideki bir alacağı ile takas edemez.

(3) Buna karşılık şirketin bir alacaklısı aynı zamanda ortaklardan birinin kişisel borçlusu ise 237 ve 240 ıncı maddeler gereğince ortağın şirket borcundan dolayı şahsen takip edilebildiği andan itibaren hem şirket alacaklısı hem de ortak takas hakkını haizdirler.

Madde gerekçesi

6762 sayılı Kanunun 184 üncü maddesini karşılayan bu hükümde herhangi bir değişiklik yapılmamıştır.

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM Şirketin Sona Ermesi ve Ortağın Ayrılması

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 242 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre BK m. 573

E. Takas

1 Borçlu, şirketin bir alacağına karşı, tek bir ortağa karşı sahip olduğu bir alacağı takas olarak ileri süremez.

2 Aynı şekilde, bir ortak da kendi alacaklısına karşı şirketin bir alacağını takas edemez.

3 Buna karşılık, bir şirket alacaklısı aynı zamanda bir ortağın özel borçlusu ise, ortak şirket borcundan dolayı kişisel olarak takip edilebilir hâle gelir gelmez, takas hem şirket alacaklısı hem de ortak lehine kabul edilir.

Özgün metin (Almanca)

1 Gegen eine Forderung der Gesellschaft kann der Schuldner eine Forderung, die ihm gegen einen einzelnen Gesellschafter zusteht, nicht zur Verrechnung bringen.

2 Ebenso wenig kann ein Gesellschafter gegenüber seinem Gläubiger eine Forderung der Gesellschaft verrechnen.

3 Ist dagegen ein Gesellschaftsgläubiger gleichzeitig Privatschuldner eines Gesellschafters, so wird die Verrechnung sowohl zugunsten des Gesellschaftsgläubigers als auch des Gesellschafters zugelassen, sobald der Gesellschafter für eine Gesellschaftsschuld persönlich belangt werden kann.

Eşleşme metin benzerliğine göre önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. İsviçre Borçlar Kanunu

Dördüncü Bölüm

Şirketin Sona Ermesi ve Ortağın Ayrılması

A) Sona erme

I - Sebepleri

Madde 243

1. Genel olarak

(1) Kollektif şirketler, 253 üncü madde hükmü saklı kalmak kaydıyla Türk Borçlar Kanununun 639 ve 640 ıncı maddelerinde öngörülen ve aşağıda yazılı sebeplerden birinin gerçekleşmesiyle sona erer:

a) Konkordato ile sonuçlanmış olsa bile şirketin iflası.

b) Şirket sermayesinin tamamının veya üçte ikisinin kaybedilmesine rağmen, sermayenin tamamlanmasına veya geri kalan sermaye ile yetinmeye karar verilmemiş olması.

c) Şirketin diğer bir şirket ile birleşmesi.

d) Kanunun 215 inci maddesinde gösterilen süre içinde veya sonra tescil ve ilan yapılmamışsa, aradan ne kadar süre geçmiş olursa olsun, ortaklardan herhangi birinin istemi üzerine ve bu ortağın noter aracılığıyla diğer ortaklara uygun bir süreyi içeren ihtar göndermiş olması şartıyla mahkemece feshe karar verilmesi.

e) 254 üncü madde hükmü saklı kalmak üzere ortaklardan birinin iflası.

Madde gerekçesi

6762 sayılı Kanunun 185 inci maddesini karşılayan bu hükümde bazı değişiklikler yapılmıştır. İlk olarak A)’nın başlığı “Sona Erme” olarak düzeltilmiştir. Bu düzeltme bölüm başlığında da yapılmıştır. Çünkü 6762 sayılı Kanun tüm sona erme hâllerini “infisah” olarak adlandırmış, fesih ile infisah ayrımı yapmamıştır. Bu düzeltme izleyen maddelerde de yapılmıştır.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 243 gerekçesi

Mehaz madde — Alman TK m. 138

Sona erme sebepleri

(1) Şirket aşağıdaki hâllerde sona erer:

1. kurulduğu sürenin dolması ile;

2. şirketin malvarlığı hakkında iflas usulünün açılması ile;

3. fesih talebi hakkında mahkeme kararı ile;

4. fesih kararı ile.

(2) Kişisel olarak sorumlu ortaklarından hiçbiri gerçek kişi olmayan bir şirket, ayrıca aşağıdaki hâllerde sona erer:

1. malvarlığının yetersizliği sebebiyle iflas usulünün açılması talebinin reddine ilişkin kararın kesinleşmesi ile;

2. Aile Hukuku Usulü ve Çekişmesiz Yargı İşleri Hakkında Kanun'un 394. paragrafı uyarınca malvarlığı bulunmaması sebebiyle sicilden silinme ile.

Kişisel olarak sorumlu ortaklardan en az birinin gerçek kişi olduğu başka bir tüzel kişiliğe sahip şahıs şirketinin, kişisel olarak sorumlu ortaklar arasında bulunması hâlinde bu hüküm uygulanmaz.

(3) Şirket sözleşmesinde başkaca sona erme sebepleri kararlaştırılabilir.

Özgün metin (Almanca)

(1) Die Gesellschaft wird aufgelöst durch:

1. Ablauf der Zeit, für welche sie eingegangen wurde;

2. Eröffnung des Insolvenzverfahrens über das Vermögen der Gesellschaft;

3. gerichtliche Entscheidung über den Antrag auf Auflösung;

4. Auflösungsbeschluss.

(2) Eine Gesellschaft, bei der kein persönlich haftender Gesellschafter eine natürliche Person ist, wird ferner aufgelöst:

1. mit der Rechtskraft des Beschlusses, durch den die Eröffnung des Insolvenzverfahrens mangels Masse abgelehnt worden ist;

2. durch die Löschung wegen Vermögenslosigkeit nach § 394 des Gesetzes über das Verfahren in Familiensachen und in den Angelegenheiten der freiwilligen Gerichtsbarkeit.

Dies gilt nicht, wenn zu den persönlich haftenden Gesellschaftern eine andere rechtsfähige Personengesellschaft gehört, bei der mindestens ein persönlich haftender Gesellschafter eine natürliche Person ist.

(3) Im Gesellschaftsvertrag können weitere Auflösungsgründe vereinbart werden.

Eşleşme, iki maddenin içeriğinin karşılaştırılmasıyla önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. Alman Ticaret Kanunu

Madde 244

2. İstisnalar

(1) Şirket sözleşmesinde belirli bir veya birkaç sebep göstermeksizin hükümde infisah sebeplerinden herhangi birinin varlığı hâlinde şirketin sona ermeyeceğinin ifade edildiği genel nitelikteki hüküm geçerli olmaz. Ancak, kanunun emredici hükümlerine aykırı olmamak kaydıyla, bazı belirli fesih sebeplerinin şirketin sona ermesi sonucu doğurmayacağı şirket sözleşmesinde kabul olunabilir.

Madde gerekçesi

Madde, 6762 sayılı Kanunun 186 ncı maddesinden Tasarıya aktarılmıştır.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 244 gerekçesi

Madde 245

3. Haklı sebepler

(1) Haklı sebep, şirketin kuruluşuna yol açan fiili veya kişisel sebeplerin şirketin işletme konusunun elde edilmesini imkânsız kılacak veya güçleştirecek şekilde ortadan kalkmış olmasıdır; özellikle;

a) Bir ortağın, şirketin yönetim işlerinde veya hesaplarının çıkarılmasında şirkete ihanet etmiş olması,

b) Bir ortağın kendisine düşen asli görevleri ve borçları yerine getirmemesi,

c) Bir ortağın kişisel menfaatleri uğruna şirketin ticaret unvanını veya mallarını kötüye kullanması,

d) Bir ortağın, uğradığı sürekli bir hastalık veya diğer bir sebepten dolayı, üstüne aldığı şirketin işlerini yapmak için gerekli olan yeteneği ve ehliyetini kaybetmesi,

gibi hâller haklı sebeplerdendir.

(2) (a), (b) ve (c) bentleri gereğince kendisinde fesih sebebi doğmuş olan ortağın dava hakkı yoktur.

Madde gerekçesi

6762 sayılı Kanunun 187 nci maddesini karşılayan haklı sebep hükmü kavramların tanımları yönünden bazı değişikliklere uğramıştır. İkinci fıkra anlamını ortaya koyar şekilde kaleme alınmıştır.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 245 gerekçesi

Mehaz madde — Alman TK m. 139

Mahkeme kararıyla fesih

(1) Bir ortağın talebi üzerine, ortaklığın devamının kendisinden beklenemeyecek olması hâlinde, haklı sebeple ortaklığın feshine mahkeme kararıyla hükmedilebilir. Diğer bir ortağın, ortaklık sözleşmesinden doğan esaslı bir yükümlülüğünü kasten veya ağır ihmalle ihlal etmiş olması veya böyle bir yükümlülüğün ifasının imkânsız hâle gelmesi, özellikle haklı sebep teşkil eder.

(2) Ortağın haklı sebeple ortaklığın feshini talep etme hakkını bertaraf eden veya 1. fıkraya aykırı biçimde sınırlandıran ortaklık sözleşmesindeki bir anlaşma geçersizdir.

Özgün metin (Almanca)

(1) Auf Antrag eines Gesellschafters kann aus wichtigem Grund die Auflösung der Gesellschaft durch gerichtliche Entscheidung ausgesprochen werden, wenn ihm die Fortsetzung der Gesellschaft nicht zuzumuten ist. Ein wichtiger Grund liegt insbesondere vor, wenn ein anderer Gesellschafter eine ihm nach dem Gesellschaftsvertrag obliegende wesentliche Verpflichtung vorsätzlich oder grob fahrlässig verletzt hat oder wenn die Erfüllung einer solchen Verpflichtung unmöglich wird.

(2) Eine Vereinbarung im Gesellschaftsvertrag, welche das Recht des Gesellschafters, die Auflösung der Gesellschaft aus wichtigem Grund zu verlangen, ausschließt oder Absatz 1 zuwider beschränkt, ist unwirksam.

Eşleşme, iki maddenin içeriğinin karşılaştırılmasıyla önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. Alman Ticaret Kanunu

4. Özel durumlar

Madde 246

a) Sermaye koyma borcunun yerine getirilmemesi

(1) Sermaye koyma borcunun yerine getirilmemesinden dolayı fesih davası açabilmek için önce ortağa noter aracılığıyla uygun süreyi içeren bir ihbar gönderilir. İhbar, verilen süre içinde borcun yerine getirilmesi ihtarını da içerir.

Madde gerekçesi

Madde, 6762 sayılı Kanunun 188 inci maddesinden Tasarıya alınmıştır. Hükümdeki “protesto” kelimesi yerinde görülmeyerek amaca daha uygun olan “bildirim” ile değiştirilmiştir.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 246 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre BK m. 793

B. Sermaye koyma borcunun ifası

1 Ortaklar, esas sermaye paylarının ihraç bedeline karşılık gelen bir sermaye koyma borcunu ifa etmekle yükümlüdür.

2 Sermaye payları geri verilemez.

Özgün metin (Almanca)

1 Die Gesellschafter sind zur Leistung einer dem Ausgabebetrag ihrer Stammanteile entsprechenden Einlage verpflichtet.

2 Die Einlagen dürfen nicht zurückerstattet werden.

Eşleşme, iki maddenin anlam benzerliğine göre önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. İsviçre Borçlar Kanunu

Madde 247

b) Karine

(1) Şirket sözleşmesinde öngörülen şirket süresinin sona ermesinden sonra işlere devam etmek suretiyle zımni biçimde uzatılmış bulunan veya süresi bir ortağın hayatına bağlanmış olan şirketler, belirsiz süreli şirket sayılırlar.

Madde gerekçesi

Belirsiz süreli veya süresiz şirkete ilişkin 6762 sayılı Kanunun 189 uncu Maddesi, dili amacına ve anlamına uygun bir şekilde düzeltilerek Tasarıya alınmıştır.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 247 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre BK m. 546

D. Şirketin sona ermesi / I. Sona erme sebepleri / 2. Belirsiz süreli şirket

1 Şirket belirsiz süre için veya bir ortağın yaşam süresi için kurulmuşsa, her ortak sözleşmeyi altı aylık süreyle feshedebilir.

2 Ancak fesih, dürüstlük kurallarına uygun ve uygunsuz bir zamanda olmayacak şekilde yapılmalı ve yıllık hesap kapatılması öngörülmüşse ancak bir hesap yılının sonunda gerçekleşebilir.

3 Bir şirket, kurulduğu sürenin sona ermesinden sonra zımnen devam ettirilirse, belirsiz süre için yenilenmiş sayılır.

Özgün metin (Almanca)

1 Ist die Gesellschaft auf unbestimmte Dauer oder auf Lebenszeit eines Gesellschafters geschlossen worden, so kann jeder Gesellschafter den Vertrag auf sechs Monate kündigen.

2 Die Kündigung soll jedoch in guten Treuen und nicht zur Unzeit geschehen und darf, wenn jährliche Rechnungsabschlüsse vorgesehen sind, nur auf das Ende eines Geschäftsjahres erfolgen.

3 Wird eine Gesellschaft nach Ablauf der Zeit, für die sie eingegangen worden ist, stillschweigend fortgesetzt, so gilt sie als auf unbestimmte Zeit erneuert.

Eşleşme, iki maddenin içeriğinin karşılaştırılmasıyla önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. İsviçre Borçlar Kanunu

5. Kişisel alacaklıların durumu

Madde 248

a) Şirket süresinin uzatılması hâlinde itiraz hakkı

(1) Ortaklarca alınan şirketin süresinin uzatılmasına ilişkin karara, ortaklardan herhangi birinin kişisel alacaklısı itiraz edebilir.

(2) İtiraz edebilmek için alacaklının, mahkeme kararı veya o nitelikte belgeye ya da kesinleşmiş icra takibine dayanması ve uzatma kararının ilanı tarihinden itibaren onbeş gün içinde itirazın noter aracılığıyla tebliği için notere başvurması şarttır. Süresinde yapılmamışsa itiraz hakkı düşer.

(3) Sürenin uzatılmasına ilişkin karar tescil ve ilan edilmemiş ise, alacaklı her zaman bu karara itiraz edebilir.

Madde gerekçesi

Madde, 6762 sayılı Kanunun 190 ıncı maddesinden ifadesi düzeltilerek alınmıştır.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 248 gerekçesi

Madde 249

b) Haciz ve şirketin feshini isteme hakkı

(1) Bir ortağın kişisel alacaklısı, borçlunun kişisel mallarından ve 133 üncü madde gereğince şirketteki kâr payından alacağını alamazsa, tasfiye sonunda borçlu ortağa düşecek paya haciz koydurmaya ve altı ay önce ihbarda bulunmak ve hesap yılı sonu için hüküm ifade etmek üzere, şirketin feshini istemeye yetkilidir.

(2) Mahkemece feshe karar verilmezden önce, şirket veya diğer ortaklar borcu öderlerse, fesih davası düşer.

Madde gerekçesi

Madde, 6762 sayılı Kanunun 191 inci maddesi Tasarıya aynen aktarılmıştır.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 249 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre BK m. 575

B. Bir ortağın alacaklısı tarafından fesih bildirimi

1 Bir ortak iflas etmişse, iflas idaresi, en az altı aylık bir fesih bildirim süresine uymak kaydıyla, şirket belirli bir süre için kurulmuş olsa dahi, şirketin feshini isteyebilir.

2 Aynı hak, bir ortağın tasfiye payını haczettirmiş olan alacaklısına da tanınmıştır.

3 Ancak sona erme ticaret siciline tescil edilmediği sürece, böyle bir fesih bildiriminin etkisi, şirket veya diğer ortaklar tarafından iflas masasının veya takip eden alacaklının tatmin edilmesi suretiyle bertaraf edilebilir.

Özgün metin (Almanca)

1 Ist ein Gesellschafter in Konkurs geraten, so kann die Konkursverwaltung unter Beobachtung einer mindestens sechsmonatigen Kündigungsfrist die Auflösung der Gesellschaft verlangen, auch wenn die Gesellschaft auf bestimmte Dauer eingegangen wurde.

2 Das gleiche Recht steht dem Gläubiger eines Gesellschafters zu, der dessen Liquidationsanteil gepfändet hat.

3 Die Wirkung einer solchen Kündigung kann aber, solange die Auflösung im Handelsregister nicht eingetragen ist, von der Gesellschaft oder von den übrigen Gesellschaftern durch Befriedigung der Konkursmasse oder des betreibenden Gläubigers abgewendet werden.

Eşleşme, iki maddenin içeriğinin karşılaştırılmasıyla önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. İsviçre Borçlar Kanunu

II - Hükümleri

Madde 250

1. Tescil ve ilan

(1) Şirketin sona ermesi hâlinde ortaklar sona ermeyi tescil ve ilan ettirmekle yükümlüdür. İflas sebebiyle şirketin infisahı hâlinde bu yükümlülük iflas memuruna aittir.

(2) Şirketin feshi bir ortağın ölümünden ileri gelmişse tescil ve ilan dilekçesi, ölen ortağın mirasçılarıyla birlikte diğer tüm ortaklar; mirasçıların katılması mümkün bulunmayan veya güç olan hâllerde, sağ kalan ortaklar tarafından verilir.

Madde gerekçesi

Madde 6762 sayılı Kanunun 192 nci maddesinden Tasarıya aktarılmıştır.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 250 gerekçesi

Mehaz madde — Alman TK m. 141

Feshin bildirilmesi

(1) Ortaklığın feshi, tüm ortaklar tarafından ticaret siciline tescil ettirilmek üzere bildirilir. Bu hüküm, ortaklığın malvarlığı üzerinde iflas davasının açılması veya açılmasının reddedilmesi hâllerinde (madde 138 fıkra 1 bent 2 ve madde 138 fıkra 2 cümle 1 bent 1) uygulanmaz; bu durumda mahkeme feshi ve sebebini re'sen tescil eder. Ortaklığın sicilden silinmesi hâlinde (madde 138 fıkra 2 cümle 1 bent 2) feshin tescili söz konusu olmaz.

(2) Ortaklık sözleşmesindeki bir anlaşma uyarınca ortaklığın bir ortağın ölümü nedeniyle feshedilmiş olması hâlinde, mirasçıların katılımına özel engeller bulunması şartıyla, ortaklığın feshinin bildirimi mirasçıların katılımı olmaksızın yapılabilir.

Özgün metin (Almanca)

(1) Die Auflösung der Gesellschaft ist von sämtlichen Gesellschaftern zur Eintragung in das Handelsregister anzumelden. Dies gilt nicht in den Fällen der Eröffnung oder Ablehnung der Eröffnung des Insolvenzverfahrens über das Vermögen der Gesellschaft (§ 138 Absatz 1 Nummer 2 und § 138 Absatz 2 Satz 1 Nummer 1); dann hat das Gericht die Auflösung und ihren Grund von Amts wegen einzutragen. Im Fall der Löschung der Gesellschaft (§ 138 Absatz 2 Satz 1 Nummer 2) entfällt die Eintragung der Auflösung.

(2) Ist aufgrund einer Vereinbarung im Gesellschaftsvertrag die Gesellschaft durch den Tod eines Gesellschafters aufgelöst, kann die Anmeldung der Auflösung der Gesellschaft ohne Mitwirkung der Erben erfolgen, sofern einer solchen Mitwirkung besondere Hindernisse entgegenstehen.

Eşleşme, iki maddenin içeriğinin karşılaştırılmasıyla önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. Alman Ticaret Kanunu

Mehaz madde — İsviçre BK m. 574

A. Genel olarak

1 Şirket, iflasın açılmasıyla sona erer. Bunun dışında, sona erme bakımından, bu Kısmın hükümlerinden aksi anlaşılmadıkça, adi şirkete ilişkin hükümler uygulanır.

2 Ortaklar, iflas hâli dışında, sona ermeyi ticaret sicili müdürlüğüne bildirmekle yükümlüdür.

3 Şirketin feshine ilişkin bir dava açılmışsa, mahkeme, taraflardan birinin talebi üzerine ihtiyati tedbirler kararlaştırabilir.

Özgün metin (Almanca)

1 Die Gesellschaft wird aufgelöst durch die Eröffnung des Konkurses. Im Übrigen gelten für die Auflösung die Bestimmungen über die einfache Gesellschaft, soweit sich aus den Vorschriften dieses Titels nicht etwas anderes ergibt.

2 Die Gesellschafter haben die Auflösung, abgesehen vom Falle des Konkurses, beim Handelsregisteramt anzumelden.

3 Ist eine Klage auf Auflösung der Gesellschaft angebracht, so kann das Gericht auf Antrag einer Partei vorsorgliche Massnahmen anordnen.

Eşleşme, iki maddenin içeriğinin karşılaştırılmasıyla önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. İsviçre Borçlar Kanunu

Madde 251

2. Ortakların yönetim haklarının sona ermesi

(1) Şirketi yönetmeye yetkili olanlar, sona ermiş şirket adına ve hesabına işlem yapamazlar; aksi takdirde bu işlemlerinden müteselsilen ve sınırsız sorumlu olurlar. 252 nci madde hükümleri saklıdır.

(2) Fesih, kanuna uygun bir şekilde tescil ve ilan edilmedikçe bütün ortakların üçüncü kişilere karşı sorumluluğu devam eder.

Madde gerekçesi

6762 sayılı Kanunun 193 üncü maddesini karşılayan bu hükümde hiçbir değişiklik yapılmamıştır.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 251 gerekçesi

Madde 252

3. Geçici yönetim

(1) Bir ortağın kısıtlanması veya iflasına karar verilmesi hâlinde, Türk Borçlar Kanununun 641 inci maddesi uygulanır.

Madde gerekçesi

Bu madde 6762 sayılı Kanunun 194 üncü maddesinden Tasarıya aktarılmıştır.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 252 gerekçesi

B) Ortakların şirketten ayrılması

I - Özel durumlar

Madde 253

1. Ortağın ölümü

(1) Şirket sözleşmesinde şirketin ölen ortağın mirasçılarıyla devam edeceğine ilişkin düzenleme yoksa, mirasçılarla diğer ortakların oybirliği ile verecekleri karar üzerine şirket bunların arasında devam edebilir. Mirasçılar veya içlerinden biri şirkette kalmaya razı olmazlarsa, diğer ortaklar, ölen ortağın razı olmayan mirasçılarına düşen payları ödeyerek onları şirketten çıkarır ve aralarında şirkete devam edebilirler. Bu durumda sağ kalan ortaklardan birinin şirketin devamına onay vermemesi sebebiyle oybirliği sağlanamadığı takdirde şirket sona erer.

(2) Şirketin, ölen ortağın mirasçılarıyla diğer ortaklar arasında kollektif şirket olarak devam edeceği hakkında şirket sözleşmesinde hüküm varsa, mirasçılar kollektif sıfatıyla şirkete devam edip etmemekte serbesttirler. Mirasçılar şirketin devam etmesini isterlerse, diğer ortaklar bu isteği kabul etmek zorundadır. Ancak, kollektif sıfatıyla şirkette kalmak istemeyen mirasçı varsa, ölen ortağın payından kendisine düşen tutar ile komanditer olarak şirkete kabul edilmesini önerebilir. Diğer ortaklar bu öneriyi kabul etmek zorunda değildir. Mirasçılar şirkete kollektif ortak veya komanditer olarak girip girmeyeceklerini ortağın ölüm tarihinden itibaren üç ay içinde şirkete ihbar etmelidir. Durumun şirkete ihbarına kadar, mirasçılar şirkette komanditer olarak kalmış sayılırlar. Bu süre içinde ihbarda bulunmamış olan mirasçılar, sürenin sona ermesinden itibaren kollektif ortak sıfatını alırlar.

Madde gerekçesi

Ortağın ölümüne ilişkin 6762 sayılı Kanunun 195 inci maddesi, hükümlerinde hiçbir değişiklik yapılmadan; ancak dili düzeltilerek ve anlamı daha iyi ifade eden kelimeler seçilerek Tasarıya alınmıştır.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 253 gerekçesi

Mehaz madde — Alman TK m. 131

Mirasçıyla devam; mirasçının çıkması

(1) Ölen bir ortağın payı mirasçılarına geçtiğinde, her mirasçı diğer ortaklara karşı, kendisine komandite ortak sıfatının tanınmasını ve muristen kendisine düşen payın komandit sermayesi olarak tanınmasını talep edebilir.

(2) Diğer ortaklar birinci fıkra uyarınca yapılan talebi kabul etmezlerse, mirasçı herhangi bir fesih süresine uymaksızın ortaklıktaki üyeliğini feshedebilir.

(3) Birinci ve ikinci fıkralardaki haklar, mirasçı tarafından ancak mirasın kendisine intikal ettiğini öğrendiği andan itibaren üç ay içinde kullanılabilir. Bu sürenin işlemesine Alman Medeni Kanunu'nun 210. maddesi kıyasen uygulanır. Üç aylık sürenin sona ermesinde mirası reddetme hakkı henüz kaybedilmemişse, süre reddetme süresinin sona ermesinden önce bitmez.

(4) Üçüncü fıkrada belirtilen süre içinde mirasçı ortaklıktan çıkarsa veya bu süre içinde şirket feshedilir ya da mirasçıya komandite ortak sıfatı tanınırsa, mirasçı o ana kadar doğmuş şirket borçlarından ancak mirasçının terekeye ilişkin borçlardan sorumluluğuna dair medeni hukuk hükümlerine göre sorumlu olur.

(5) Şirket sözleşmesi, birinci ilâ dördüncü fıkra hükümlerinin uygulanmasını bertaraf edemez. Ancak mirasçının şirkette kalmayı komandite ortak sıfatının tanınmasına bağlı kılması halinde, onun kâr payının murisin kâr payından farklı belirlenmesi kararlaştırılabilir.

Özgün metin (Almanca)

(1) Geht der Anteil eines verstorbenen Gesellschafters auf dessen Erben über, so kann jeder Erbe gegenüber den anderen Gesellschaftern antragen, dass ihm die Stellung eines Kommanditisten eingeräumt und der auf ihn entfallende Anteil des Erblassers als seine Kommanditeinlage anerkannt wird.

(2) Nehmen die anderen Gesellschafter einen Antrag nach Absatz 1 nicht an, ist der Erbe befugt, seine Mitgliedschaft in der Gesellschaft ohne Einhaltung einer Kündigungsfrist zu kündigen.

(3) Die Rechte nach den Absätzen 1 bis 2 können von dem Erben nur innerhalb von drei Monaten nach dem Zeitpunkt, zu dem er von dem Anfall der Erbschaft Kenntnis erlangt hat, geltend gemacht werden. Auf den Lauf der Frist ist § 210 des Bürgerlichen Gesetzbuchs entsprechend anzuwenden. Ist bei Ablauf der drei Monate das Recht zur Ausschlagung der Erbschaft noch nicht verloren, endet die Frist nicht vor dem Ablauf der Ausschlagungsfrist.

(4) Scheidet innerhalb der Frist des Absatzes 3 der Erbe aus der Gesellschaft aus oder wird innerhalb der Frist die Gesellschaft aufgelöst oder dem Erben die Stellung eines Kommanditisten eingeräumt, so haftet er für die bis dahin entstandenen Gesellschaftsverbindlichkeiten nur nach Maßgabe der Vorschriften des bürgerlichen Rechts, welche die Haftung des Erben für die Nachlassverbindlichkeiten betreffen.

(5) Der Gesellschaftsvertrag kann die Anwendung der Vorschriften der Absätze 1 bis 4 nicht ausschließen. Jedoch kann für den Fall, dass der Erbe sein Verbleiben in der Gesellschaft von der Einräumung der Stellung eines Kommanditisten abhängig macht, sein Gewinnanteil anders als der des Erblassers bestimmt werden.

Eşleşme, iki maddenin anlam benzerliğine göre önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. Alman Ticaret Kanunu

Madde 254

2. Ortağın iflası

(1) Ortaklardan birinin iflası hâlinde, müflis ortak şirketten çıkarılabilir. Bu takdirde şirket diğer ortaklar arasında devam eder ve müflisin payı, masaya ödenir. Şu kadar ki, sözleşme ile ortakların bu hakkı kaldırılabilir.

Madde gerekçesi

6762 sayılı Kanunun 196 ncı maddesini karşılayan bu hüküm aynen Tasarıya aktarılmıştır.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 254 gerekçesi

Madde 255

3. Haklı sebepler

(1) Bir ortağın kendisinden kaynaklanan sebeplerden dolayı şirketin feshinin istenebileceği durumlarda, diğer ortakların tümü o ortağın şirketten çıkarılmasına ve şirketin devamına karar verebilir. Şirket sözleşmesinde bu kararın çoğunlukla alınması öngörülebilir.

(2) Çıkarılan ortak, bu kararın noter aracılığıyla tebliğinden itibaren üç aylık hak düşürücü süre içinde şirkete karşı çıkarılmanın iptali davasını açabilir.

(3) Birinci fıkra uyarınca çıkarma kararı alınamadığı takdirde, her ortak, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden söz konusu ortağın şirketten çıkarılmasını ve ayrılma payının belirlenmesini isteyebilir.

Madde gerekçesi

6762 sayılı Kanunun 197 nci maddesinin yerini alan Tasarının 255 inci maddesi esas alınmış, fakat mevcut düzenlemenin içerdiği bazı aksaklıklar giderilmeye çalışılmıştır.

Birinci fıkra: 6762 sayılı Kanunun 197 nci maddesinin birinci fıkrasında "mukavelede hüküm bulunduğu takdirde" ibaresi iki şekilde yorumlanmaya müsaittir. Bir yoruma göre, şirket sözleşmesinde hüküm bulunduğu takdirde, diğer ortaklar, kişiliğinde haklı sebep doğan ortağı bir kararla şirketten çıkarabilir. İkinci yorum uyarınca, diğer ortakların şahsında haklı sebep doğan ortağı şirketten çıkarma hakkı doğaldır. Bu yetkinin doğallığı kollektif şirketin şahıs şirketi niteliğinden kaynaklanır. Onun için, söz konusu hakkın şirket sözleşmesinde bulunması şart değildir. Şirket sözleşmesinde böyle bir düzenleme bulunmasa bile şirket mezkûr ortağı şirketten çıkarabilir. Düzenleme çıkarma kararının hangi nisapla alınması gerektiği hususunda yapılabilir. Karar, kural olarak oybirliği ile alınmalıdır; ancak şirket sözleşmesinde hüküm varsa çoğunlukla da alınabilir. Yargıtay, haklı olarak ikinci yorumu benimsemiştir. Tasarı, birinci fıkrayı bu yoruma uygun olarak düzenlemiştir.

İkinci fıkra: 6762 sayılı Kanunda üç aylık sürenin niteliği tartışmalıdır. Tasarı bunun hak düşürücü süre olduğunu açıkça belirtmiştir.

Üçüncü fıkra: 6762 sayılı Kanun, 197 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca çıkarma kararı alınamaması veya buna teşebbüs edilmemesi halinde her bir ortağın mahkemede çıkarma davası açıp açamayacağı hususunda suskundur. Üçüncü fıkra bu hakkı, yani, actio pro socio’yu Yargıtay kararları ile uyum içinde ve açıkça düzenlemiştir.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 255 gerekçesi

Mehaz madde — Alman TK m. 134

Çıkarma davası hakkında mahkeme kararı

Bir ortağın şahsında haklı bir sebep gerçekleştiğinde, şirket sözleşmesinde aksi kararlaştırılmadıkça, diğer ortakların talebi üzerine, mahkeme kararıyla onun şirketten çıkarılmasına hükmedilebilir. Ortağın şirket sözleşmesinden doğan esaslı bir yükümlülüğünü kasten veya ağır ihmalle ihlal etmesi ya da böyle bir yükümlülüğün yerine getirilmesinin kendisi için imkânsız hale gelmesi, özellikle haklı sebep oluşturur. Çıkarmadan sonra yalnızca bir ortağın kalacak olması, davanın açılmasına engel değildir.

Özgün metin (Almanca)

Tritt in der Person eines Gesellschafters ein wichtiger Grund ein, kann auf Antrag der anderen Gesellschafter seine Ausschließung aus der Gesellschaft durch gerichtliche Entscheidung ausgesprochen werden, sofern im Gesellschaftsvertrag nichts anderes vereinbart ist. Ein wichtiger Grund liegt insbesondere vor, wenn der Gesellschafter eine ihm nach dem Gesellschaftsvertrag obliegende wesentliche Verpflichtung vorsätzlich oder grob fahrlässig verletzt hat oder wenn ihm die Erfüllung einer solchen Verpflichtung unmöglich wird. Der Klage steht nicht entgegen, dass nach der Ausschließung nur ein Gesellschafter verbleibt.

Eşleşme, iki maddenin içeriğinin karşılaştırılmasıyla önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. Alman Ticaret Kanunu

Madde 256

4. Fesih ihbarı

(1) Süresiz şirketlerde ortaklardan biri şirketin feshi ihbarında bulunduğu takdirde, diğer ortaklar feshi kabul etmeyerek, o ortağı şirketten çıkarıp şirketin kendi aralarında devam etmesine karar verebilirler.

(2) Birinci fıkra hükmü, bir ortağın kişisel alacaklısının 248 veya 249 uncu maddeler gereğince itiraz veya fesih hakkını kullanması hâllerinde de geçerlidir.

(3) Bu takdirde şirketin devam edeceğine ilişkin karar, alacaklıya tebliğ edilir ve borçlu ortak faaliyet dönemi sonunda şirketten çıkarılır.

Madde gerekçesi

Madde 6762 sayılı Kanunun 198 inci maddesinden Tasarıya aktarılmıştır.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 256 gerekçesi

5. İki kişilik şirkette

Madde 257

a) Haklı sebeplerin varlığında

(1) Yalnız iki kişiden oluşan bir kollektif şirkette, ortaklardan birinin şirketten çıkarılmasını gerektiren haklı sebepler varsa, diğer ortağın istemi üzerine mahkeme fesih ve tasfiyeye karar vermeksizin şirketin bütün iş ve işlemleri, varlıkları, alacak ve borçlarıyla davacı ortağa bırakılmasına ve diğer ortağın şirketten çıkarılmasına karar verebilir. Bu hâlde, çıkarılan ortak hakkında 262 nci madde hükmü uygulanır.

Madde gerekçesi

Madde 6762 sayılı Kanunun 199 uncu maddesinden alınmıştır. Ancak hükmün ifadesinde bazı düzeltici değişiklikler yapılmıştır.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 257 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre BK m. 579

C. Ortakların ayrılması / IV. İki ortak bulunması halinde

1 Yalnızca iki ortak bulunması halinde, sona ermeye sebebiyet vermemiş olan ortak, aynı koşullar altında işletmeyi devam ettirebilir ve diğer ortağa şirket malvarlığındaki payını öder.

2 Fesih, ağırlıklı olarak bir ortağın şahsından kaynaklanan önemli bir sebeple talep edilirse, mahkeme de aynı yönde karar verebilir.

Özgün metin (Almanca)

1 Sind nur zwei Gesellschafter vorhanden, so kann derjenige, der keine Veranlassung zur Auflösung gegeben hatte, unter den gleichen Voraussetzungen das Geschäft fortsetzen und dem andern Gesellschafter seinen Anteil am Gesellschaftsvermögen ausrichten.

2 Das gleiche kann das Gericht verfügen, wenn die Auflösung wegen eines vorwiegend in der Person des einen Gesellschafters liegenden wichtigen Grundes gefordert wird.

Eşleşme, iki maddenin içeriğinin karşılaştırılmasıyla önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. İsviçre Borçlar Kanunu

Madde 258

b) Diğer sebeplerin varlığında

(1) İki kişiden oluşan bir şirkette, ortaklardan birinin kişisel alacaklısı, 248, 249 ve 256 ncı maddelere göre sahip olduğu itiraz veya fesih hakkını kullanır veya ortaklardan biri iflas ederse, diğer ortak, 257 nci maddeden yararlanabilir.

Madde gerekçesi

6762 sayılı Kanunun 200 üncü maddesini karşılayan madde, Tasarıya aynen aktarılmıştır.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 258 gerekçesi

II - Hükümler

Madde 259

1. Tescil

(1) Bir ortağın şirketten çıkması veya çıkarılması hâlinde, diğer ortaklar bunu tescil ve ilan ettirmekle yükümlüdür.

(2) Bir ortağın ölümü hâlinde 250 nci maddenin ikinci fıkrası uygulanır.

(3) Bir ortağın şirketten çıkması veya çıkarılması üçüncü kişilere karşı ancak tescil ve ilan tarihinden itibaren geçerli olur.

(4) Çıkan veya çıkarılan ortak, bu durumun tescil ve ilan edildiği tarihe kadar yapılan şirket işlemlerinden üçüncü kişilere karşı sorumludur.

Madde gerekçesi

Bu madde 6762 sayılı Kanunun 201 inci maddesinden bazı değişikliklerle Tasarıya alınmıştır.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 259 gerekçesi

2. Ayrılan ortağın payı

Madde 260

a) Hesaplama şekli

(1) Şirketten çıkan veya çıkarılan ortağın payı, şirket sözleşmesinde aksine hüküm yoksa, çıkmanın istendiği veya ortağın çıkarıldığı, uyuşmazlık hâlinde karar tarihine en yakın tarihteki şirket varlığı esas alınarak hesaplanır.

Madde gerekçesi

6762 sayılı Kanunun 202 üncü maddesi herhangi bir değişiklik yapılmadan, ancak dili düzeltilerek Tasarıya alınmıştır. Bu madde ile ilgili olarak bir açıklama yapmak gereği ortaya çıkmaktadır. Maddede şirketten çıkan ortağın ayrılma payının çıkmanın istendiği, çıkarılan ortağın ayrılma payının ise ortağın çıkarıldığı tarihteki şirket varlığı esas alınarak hesaplanacağı yazılıdır. Şirketin varlığının esas alınacağı tarihlerin farklı olarak belirtilmesinin adil olmadığı düşünülmektedir. 6762 sayılı Kanundan aynen alınan bu hüküm kaynak Kanunun 580 inci maddesinin ikinci fıkrasından da farklıdır. Çıkma, çıkan ortağın iradesine dayandığı için ayrılma payının hesaplanmasında bu iradenin kullanıldığı (açıklandığı) tarihteki şirket varlığının esas alınması hem mantığa hem de adalete uygundur. Buna karşılık çıkarma yani ihraç ortağın iradesine rağmen vuku bulmaktadır. Ortak bu karara karşı itiraz edebilecek, gereğinde mahkemeye gidebilecektir. Uzun zaman alabilecek bu süreçte çıkarılma tarihinin esas alınması daha doğru olur. Çünkü çıkarılma bazı hallerde mahkeme kararı ile kesinleşecektir.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 260 gerekçesi

Mehaz madde — Alman TK m. 135

Çıkan ortağın hakları

(1) Şirket sözleşmesinde aksi kararlaştırılmadıkça, şirket, çıkan ortağı şirket borçlarından sorumluluktan kurtarmak ve ona payının değerine uygun bir tazminat ödemekle yükümlüdür. Şirketin borçları henüz muaccel olmamışsa, şirket, çıkan ortağı 126. madde uyarınca sorumluluktan kurtarmak yerine ona teminat verebilir.

(2) 134. madde kapsamında, tazminat talebinin belirlenmesinde şirketin çıkarma davasının açıldığı andaki malvarlığı durumu esas alınır.

(3) Şirket payının değeri, gerektiği ölçüde, takdir yoluyla belirlenir.

Özgün metin (Almanca)

(1) Sofern im Gesellschaftsvertrag nichts anderes vereinbart ist, ist die Gesellschaft verpflichtet, den ausgeschiedenen Gesellschafter von der Haftung für die Verbindlichkeiten der Gesellschaft zu befreien und ihm eine dem Wert seines Anteils angemessene Abfindung zu zahlen. Sind Verbindlichkeiten der Gesellschaft noch nicht fällig, kann die Gesellschaft dem Ausgeschiedenen Sicherheit leisten, statt ihn von der Haftung nach § 126 zu befreien.

(2) Im Fall des § 134 ist für die Ermittlung des Abfindungsanspruchs die Vermögenslage der Gesellschaft in dem Zeitpunkt maßgebend, in welchem die Ausschließungsklage erhoben ist.

(3) Der Wert des Gesellschaftsanteils ist, soweit erforderlich, im Wege der Schätzung zu ermitteln.

Eşleşme, iki maddenin içeriğinin karşılaştırılmasıyla önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. Alman Ticaret Kanunu

Madde 261

b) Ödeme şekli

(1) Çıkarılan veya çıkan ortak, 260 ıncı madde uyarınca hesaplanan payını şirketten ancak nakden alabilir.

Madde gerekçesi

Bu madde, 6762 sayılı Kanunun 203 üncü maddesini karşılamaktadır.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 261 gerekçesi

Madde 262

c) Ödeme zamanı

(1) Çıkan veya çıkarılan ortağın 260 ıncı maddede yazılı kurallara göre hesaplanacak payı, şirket sözleşmesinde gösterilen tarihte ve şirket sözleşmesinde hüküm yoksa ayrılmadan sonra çıkarılacak ilk bilanço tarihinde ödenir.

(2) Çıkarılan veya çıkan ortak ayrılma tarihinden önce girişilen işler tasfiye edilmedikçe şirketteki sermaye payını alamaz.

Madde gerekçesi

6762 sayılı Kanunun 204 üncü maddesini karşılayan bu hüküm, dilin yenileştirilmesi dışında herhangi bir değişiklik yapılmadan Tasarıya aktarılmıştır.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 262 gerekçesi

Madde 263

d) Tamamlanmamış işler

(1) Çıkarılan veya çıkan ortak, ayrılmadan önce başlamış olan işlerin doğrudan doğruya sonuçları olan hak ve borçlara katılır.

(2) Çıkarılan veya çıkan ortak, evvelce başlanmış işlerin kalan ortaklar tarafından faydalı sayılacak şekilde tamamlanmasına ve bir sonuca bağlanmasına engel olamaz. Ancak, söz konusu işlerin hemen tasfiyesi mümkün olamadığı takdirde çıkan veya çıkarılan ortak, her faaliyet dönemi sonunda, o yıl içinde bitirilen işlerin hesaplarını ve devam etmekte olan işlemlerin o tarihteki durumu hakkında bilgi verilmesini isteyebilir.

Madde gerekçesi

Bu madde, 6762 sayılı Kanunun 205 inci maddesinden dili güncelleştirilerek aynen alınmıştır.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 263 gerekçesi

Mehaz madde — Alman TK m. 235

(1) Ortaklığın feshinden sonra, ticari işletme sahibi sermayeye katılan ortakla hesaplaşma yapmak ve onun alacağını para ile tasfiye etmekle yükümlüdür.

(2) Feshin gerçekleştiği sırada henüz sonuçlanmamış işler, ticari işletme sahibi tarafından yürütülür. Sermayeye katılan ortak, bu işlerden doğan kâr ve zarara katılır.

(3) Sermayeye katılan ortak, her hesap yılının sonunda, o zamana kadar sonuçlanan işler hakkında hesap verilmesini, kendisine düşen tutarın ödenmesini ve henüz sonuçlanmamış işlerin durumu hakkında bilgi verilmesini talep edebilir.

Özgün metin (Almanca)

(1) Nach der Auflösung der Gesellschaft hat sich der Inhaber des Handelsgeschäfts mit dem stillen Gesellschafter auseinanderzusetzen und dessen Guthaben in Geld zu berichtigen.

(2) Die zur Zeit der Auflösung schwebenden Geschäfte werden von dem Inhaber des Handelsgeschäfts abgewickelt. Der stille Gesellschafter nimmt teil an dem Gewinn und Verluste, der sich aus diesen Geschäften ergibt.

(3) Er kann am Schlusse jedes Geschäftsjahrs Rechenschaft über die inzwischen beendigten Geschäfte, Auszahlung des ihm gebührenden Betrags und Auskunft über den Stand der noch schwebenden Geschäfte verlangen.

Eşleşme, iki maddenin içeriğinin karşılaştırılmasıyla önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. Alman Ticaret Kanunu

Madde 264

e) Zamanaşımı

(1) Şirketin borçları için, şirket alacaklılarının ortaklara ileri sürebilecekleri istem hakları, ortağın şirketten ayrılmasının, şirketin sona erdiğinin veya iflasının ilan edildiğinin Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanmasından itibaren üç yıl geçmesiyle zamanaşımına uğrar; ancak, niteliği nedeniyle, alacağın daha kısa bir zamanaşımına bağlandığı durumlarda o zamanaşımı süresi uygulanır.

(2) Alacak ilandan sonra muaccel olursa, zamanaşımı muacceliyet anından itibaren işlemeye başlar.

(3) Bu maddede öngörülen zamanaşımı ortakların birbirlerine karşı olan alacaklarına uygulanmaz.

Madde gerekçesi

6762 sayılı Kanun, Alm. TK ile İsv. BK'nın aksine ayrılan ortağın, ortak iken doğmuş olan şirket borçlarından kaynaklanan sorumluluğuna ilişkin özel bir zamanaşımı süresi öngörmemiştir. Bu eksiklik, her alacağın kendi zamanaşımı süresine bağlı olması sonucunu doğurmuş ve bazı sakıncalara yol açmıştır. Öğretide 6762 sayılı Kanunun bu sisteminin ayrılan ortağın bazı durumlarda uzun yıllar sorumluluğu sırtında taşıdığı, bunun da nesnel adalete uygun olmadığı gerekçesiyle eleştirilmiştir. Ayrıca, her borcun ayrı bir zamanaşımı süresine bağlanması da kanun tekniğine aykırı görülmüştür. Tasarının 264 ilâ 266 ncı maddeleri mezkur eksikliği gidermek amacıyla öngörülmüştür.

Tasarının 264 üncü maddesi tüm borçlar (alacaklar) için üç yıllık bir özel zamanaşımı süresi getirmekte ve bu sürenin başlangıcını da çeşitli varsayımlara göre açıkça belirlemektedir. İlk iki fıkrada bir taraftan bu varsayımlara göre başlangıç süresi gösterilmiş diğer taraftan da herhangi bir alacağın süresinin daha kısa olması halinde kısa sürenin uygulanacağı belirtilmiştir.

Maddenin üçüncü fıkrası, üç yıllık zamanaşımının ortakların birbirlerine karşı alacaklarında uygulanmayacağını açıkça belirtmektedir.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 264 gerekçesi

Mehaz madde — Alman TK m. 137

Ayrılan ortağın sonraki sorumluluğu

(1) Bir ortak şirketten ayrıldığında, şirketin o zamana kadar doğmuş borçlarından, bunlar ayrılmasından itibaren beş yıl geçmeden muaccel olmak ve

1. bunlardan doğan talepler Alman Medeni Kanunu'nun § 197 fıkra 1 bent 3 ila 5'te belirtilen türde tespit edilmiş olmak veya

2. mahkeme veya idare tarafından bir icra işlemi yapılmış veya talep edilmiş olmak; kamu hukuku niteliğindeki borçlarda bir idari işlemin tesisi yeterlidir,

kaydıyla sorumlu olmaya devam eder. Borç tazminata yönelikse, ayrılan ortak cümle 1 uyarınca ancak tazminata yol açan sözleşmesel veya kanuni yükümlülük ihlalinin de ortağın ayrılmasından önce gerçekleşmiş olması hâlinde sorumludur. Süre, alacaklının ortağın ayrılmasından haberdar olduğu andan veya ortağın ayrılmasının ticaret siciline tescil edildiği andan itibaren işlemeye başlar. Alman Medeni Kanunu'nun §§ 204, 206, 210, 211 ve 212 fıkra 2 ve 3 hükümleri kıyasen uygulanır.

(2) Ortağın alacağı yazılı olarak kabul etmiş olması hâlinde, Alman Medeni Kanunu'nun § 197 fıkra 1 bent 3 ila 5'te belirtilen türde bir tespite gerek yoktur.

(3) Bir ortak komanditer hâline gelirse, değişikliğin ticaret siciline tescil edildiği andaki mevcut borçlar için sorumluluğunun sınırlandırılması bakımından 1 ve 2. fıkralar kıyasen uygulanır. Bu, ortağın şirkette veya şirkete ortak olarak katılan bir işletmede yönetici olarak faaliyet göstermesi hâlinde de geçerlidir. Komanditer olarak sorumluluğu saklıdır.

Özgün metin (Almanca)

(1) Scheidet ein Gesellschafter aus der Gesellschaft aus, so haftet er für deren bis dahin begründete Verbindlichkeiten, wenn sie vor Ablauf von fünf Jahren nach seinem Ausscheiden fällig sind und

1. daraus Ansprüche gegen ihn in einer in § 197 Absatz 1 Nummer 3 bis 5 des Bürgerlichen Gesetzbuchs bezeichneten Art festgestellt sind oder

2. eine gerichtliche oder behördliche Vollstreckungshandlung vorgenommen oder beantragt wird; bei öffentlich-rechtlichen Verbindlichkeiten genügt der Erlass eines Verwaltungsakts.

Ist die Verbindlichkeit auf Schadensersatz gerichtet, haftet der ausgeschiedene Gesellschafter nach Satz 1 nur, wenn auch die zum Schadensersatz führende Verletzung vertraglicher oder gesetzlicher Pflichten vor dem Ausscheiden des Gesellschafters eingetreten ist. Die Frist beginnt, sobald der Gläubiger von dem Ausscheiden des Gesellschafters Kenntnis erlangt hat oder das Ausscheiden des Gesellschafters im Handelsregister eingetragen worden ist. Die §§ 204, 206, 210, 211 und 212 Absatz 2 und 3 des Bürgerlichen Gesetzbuchs sind entsprechend anzuwenden.

(2) Einer Feststellung in einer in § 197 Absatz 1 Nummer 3 bis 5 des Bürgerlichen Gesetzbuchs bezeichneten Art bedarf es nicht, soweit der Gesellschafter den Anspruch schriftlich anerkannt hat.

(3) Wird ein Gesellschafter Kommanditist, sind für die Begrenzung seiner Haftung für die im Zeitpunkt der Eintragung der Änderung in das Handelsregister begründeten Verbindlichkeiten die Absätze 1 und 2 entsprechend anzuwenden. Dies gilt auch, wenn er in der Gesellschaft oder einem ihr als Gesellschafter angehörenden Unternehmen geschäftsführend tätig wird. Seine Haftung als Kommanditist bleibt unberührt.

Eşleşme, iki maddenin içeriğinin karşılaştırılmasıyla önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. Alman Ticaret Kanunu

Mehaz madde — İsviçre BK m. 591

A. Konu ve süre

1 Şirket alacaklılarının bir ortağa karşı şirket borçlarından doğan alacakları, alacağın niteliği gereği daha kısa bir zamanaşımı süresi öngörülmedikçe, ortağın ayrılmasının veya şirketin feshinin İsviçre Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilanından itibaren beş yılda zamanaşımına uğrar.

2 Alacak bu ilandan sonra muaccel olursa, zamanaşımı muacceliyet tarihinden itibaren işlemeye başlar.

3 Bu zamanaşımı, ortakların birbirlerine karşı olan alacakları hakkında uygulanmaz.

Özgün metin (Almanca)

1 Die Forderungen von Gesellschaftsgläubigern gegen einen Gesellschafter für Verbindlichkeiten der Gesellschaft verjähren in fünf Jahren nach der Veröffentlichung seines Ausscheidens oder der Auflösung der Gesellschaft im Schweizerischen Handelsamtsblatt, sofern nicht wegen der Natur der Forderung eine kürzere Verjährungsfrist gilt.

2 Wird die Forderung erst nach dieser Veröffentlichung fällig, so beginnt die Verjährung mit dem Zeitpunkt der Fälligkeit.

3 Auf Forderungen der Gesellschafter untereinander findet diese Verjährung keine Anwendung.

Eşleşme metin benzerliğine göre önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. İsviçre Borçlar Kanunu

Madde 265

f) Özel durumlar

(1) Hakkını elde etmek için sadece paylaşılmamış şirket malvarlığına başvuran alacaklıya karşı, 264 üncü maddede yer alan üç yıllık zamanaşımı ileri sürülemez.

(2) Bir ortak, şirketin ticari işletmesini devralırsa, alacaklılara karşı üç yıllık zamanaşımını ileri süremez. Buna karşılık, devralma sebebiyle ayrılan ortaklar hakkında borcun nakli hükümlerine göre iki yıllık zamanaşımı uygulanır. Üçüncü kişinin ticari işletmeyi alacak ve borçlarıyla devralması hâlinde iki yıllık zamanaşımı geçerli olur.

Madde gerekçesi

Bu maddenin gerekçesi için 264 üncü maddenin gerekçesine bakılmalıdır.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 265 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre BK m. 592

B. Özel haller

1 Beş yıllık zamanaşımı, tatminini yalnızca bölünmemiş şirket malvarlığından arayan alacaklıya karşı ileri sürülemez.

2 Bir ortak işletmeyi aktif ve pasifleriyle devralırsa, alacaklılara karşı beş yıllık zamanaşımını ileri süremez. Buna karşılık, ayrılan ortaklar için beş yıllık süre yerine, borç yüklenmesine ilişkin ilkeler uyarınca üç yıllık süre uygulanır; işletmeyi aktif ve pasifleriyle bir üçüncü kişinin devralması halinde de aynı kural geçerlidir.[303]

Özgün metin (Almanca)

1 Die fünfjährige Verjährung kann dem Gläubiger, der seine Befriedigung nur aus ungeteiltem Gesellschaftsvermögen sucht, nicht entgegengesetzt werden.

2 Übernimmt ein Gesellschafter das Geschäft mit Aktiven und Passiven, so kann er den Gläubigern die fünfjährige Verjährung nicht entgegenhalten. Dagegen tritt für die ausgeschiedenen Gesellschafter anstelle der fünfjährigen die dreijährige Frist nach den Grundsätzen der Schuldübernahme; ebenso wenn ein Dritter das Geschäft mit Aktiven und Passiven übernimmt.[303]

Eşleşme metin benzerliğine göre önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. İsviçre Borçlar Kanunu

Madde 266

g) Zamanaşımının kesilmesi

(1) Varlığını sürdüren şirkete veya diğer bir ortağa karşı zamanaşımının kesilmesi şirketten ayrılan ortağa karşı zamanaşımının kesilmesi sonucunu doğurmaz.

Madde gerekçesi

Bu maddenin gerekçesi için 264 üncü maddenin gerekçesine bakılmalıdır.

BEŞİNCİ BÖLÜM Tasfiye

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 266 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre BK m. 593

C. Kesilme

Zamanaşımının, devam eden şirkete veya başka bir ortağa karşı kesilmesi, ayrılmış bir ortağa karşı zamanaşımını kesemez.

Özgün metin (Almanca)

Die Unterbrechung der Verjährung gegenüber der fortbestehenden Gesellschaft oder einem andern Gesellschafter vermag die Verjährung gegenüber einem ausgeschiedenen Gesellschafter nicht zu unterbrechen.

Eşleşme metin benzerliğine göre önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. İsviçre Borçlar Kanunu

Beşinci Bölüm

Tasfiye

A) Genel hükümler

I - Sözleşme serbestisi

Madde 267

1. Kural

(1) Şirket sözleşmesinde farklı bir düzenleme bulunmayan durumlarda tasfiye, bu Bölümdeki hükümlere göre yapılır.

Madde gerekçesi

Madde, 6762 sayılı Kanunun 206 ncı maddesinden dili güncelleştirilerek aynen alınmıştır.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 267 gerekçesi

Mehaz madde — Alman TK m. 143

Tasfiyenin zorunluluğu; uygulanacak hükümler

(1) Şirketin feshinden sonra, şirketin malvarlığı hakkında iflas usulü açılmamış olması kaydıyla tasfiye yapılır. Şirket, malvarlığı bulunmaması nedeniyle sicilden silinme yoluyla feshedilmişse, tasfiye ancak sicilden silinmeden sonra paylaştırmaya tabi malvarlığının mevcut olduğu ortaya çıkarsa yapılır.

(2) Ortaklar, tasfiye yerine başka bir tür sona erdirme usulü kararlaştırabilirler. Şirket, şirket sözleşmesindeki bir anlaşma uyarınca bir ortağın özel alacaklısının fesih bildirimi veya bir ortağın malvarlığı hakkında iflas usulünün açılması nedeniyle feshedilmişse, başka bir sona erdirme usulüne ilişkin anlaşma özel alacaklının veya iflas idare memurunun onayına tabidir; iflas usulünde kendi kendini yönetim düzenlenmişse, iflas idare memurunun onayının yerini borçlunun onayı alır.

(3) Şirket sözleşmesinden aksi anlaşılmadıkça, tasfiye bu Kısmın aşağıdaki hükümlerine göre yapılır.

Özgün metin (Almanca)

(1) Nach Auflösung der Gesellschaft findet die Liquidation statt, sofern nicht über das Vermögen der Gesellschaft das Insolvenzverfahren eröffnet ist. Ist die Gesellschaft durch Löschung wegen Vermögenslosigkeit aufgelöst, findet eine Liquidation nur statt, wenn sich nach der Löschung herausstellt, dass noch Vermögen vorhanden ist, das der Verteilung unterliegt.

(2) Die Gesellschafter können anstelle der Liquidation eine andere Art der Abwicklung vereinbaren. Ist aufgrund einer Vereinbarung im Gesellschaftsvertrag die Gesellschaft durch die Kündigung eines Privatgläubigers eines Gesellschafters oder durch die Eröffnung des Insolvenzverfahrens über das Vermögen eines Gesellschafters aufgelöst, bedarf eine Vereinbarung über eine andere Art der Abwicklung der Zustimmung des Privatgläubigers oder des Insolvenzverwalters; ist im Insolvenzverfahren Eigenverwaltung angeordnet, tritt an die Stelle der Zustimmung des Insolvenzverwalters die Zustimmung des Schuldners.

(3) Die Liquidation erfolgt nach den folgenden Vorschriften dieses Titels, sofern sich nicht aus dem Gesellschaftsvertrag etwas anderes ergibt.

Eşleşme, iki maddenin içeriğinin karşılaştırılmasıyla önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. Alman Ticaret Kanunu

Mehaz madde — İsviçre BK m. 582

A. İlke

Şirketin feshinden sonra, ortaklar başka bir tasfiye şekli kararlaştırmadıkça veya şirketin malvarlığı hakkında iflas açılmadıkça, tasfiye aşağıdaki hükümlere göre yapılır.

Özgün metin (Almanca)

Nach der Auflösung der Gesellschaft erfolgt ihre Liquidation gemäss den folgenden Vorschriften, sofern nicht eine andere Art der Auseinandersetzung von den Gesellschaftern vereinbart oder über das Vermögen der Gesellschaft der Konkurs eröffnet ist.

Eşleşme, iki maddenin içeriğinin karşılaştırılmasıyla önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. İsviçre Borçlar Kanunu

Madde 268

2. Ortakların kararlarına uyma zorunluluğu

(1) Tasfiye memurları tasfiye süresince ortakların tasfiyeye ilişkin oybirliğiyle verdikleri kararlara göre hareket ederler.

(2) Tasfiye memurlarının atanmaları ve görevden alınmaları veya onlara verilecek talimatla ilgili kararlara katılma hakkı, bir ortağın iflasında iflas idaresine, ölümünde mirasçılara ve kısıtlanması durumunda kanuni temsilcisine aittir. Mirasçılar kendilerini, oybirliğiyle atayacakları bir temsilci ile temsil ettirirler. Oybirliğine ulaşılmadığı takdirde temsilcinin atanması mahkemeye aittir.

(3) Ortaklarla tasfiye memurları arasında çıkan uyuşmazlıklar, basit yargılama usulüne göre karara bağlanır. Yargılamada tasfiye memurları ve ortaklar dinlenir. Kararın en kısa zamanda verilmesi gerekir. Bu husustaki kararlar kesindir.

Madde gerekçesi

Madde, 6762 sayılı Kanunun 207 nci maddesinden dili güncelleştirilerek aynen alınmıştır.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 268 gerekçesi

Madde 269

II - Tüzel kişiliğin devamı

(1) Tasfiye hâline giren şirket, ortaklarla ilişkilerinde de, 293 üncü madde hükmü saklı kalmak kaydıyla, ehliyeti tasfiye sonuna kadar bu amaçla sınırlı olarak tüzel kişiliğini korur ve ticaret unvanını buna “tasfiye hâlinde” ibaresini ekleyerek kullanmakta devam eder.

Madde gerekçesi

Madde, 6762 sayılı Kanunun 208 inci maddesinden dili güncelleştirilerek aynen alınmıştır.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 269 gerekçesi

Madde 270

III - İflas

(1) Bir kollektif şirketin tasfiye hâlinde bulunması, iflasına engel oluşturmaz.

Madde gerekçesi

Madde, 6762 sayılı Kanunun 209 uncu maddesinden dili güncelleştirilerek aynen alınmıştır.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 270 gerekçesi

Madde 271

IV - Şirket alacaklılarının rüçhan hakkı

(1) Kollektif şirket alacaklılarının şirket malları üzerinde ortakların kişisel alacaklarına karşı haiz oldukları rüçhan hakları, şirketin sona ermesinden sonra da devam eder.

Madde gerekçesi

Madde, 6762 sayılı Kanunun 210 uncu maddesinden dili güncelleştirilerek aynen alınmıştır.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 271 gerekçesi

B) Tasfiye memurları

Madde 272

I - Genel olarak

(1) Kollektif şirketin tasfiyesi, iflas dışındaki sona erme hâllerinde tasfiye memurlarına aittir.

Madde gerekçesi

Madde, 6762 sayılı Kanunun 201 inci maddesinden dili güncelleştirilerek aynen alınmıştır.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 272 gerekçesi

Mehaz madde — Alman TK m. 144

Tasfiye memurları

(1) Tasfiyeyi yapmaya tüm ortaklar yetkilidir.

(2) Bir ortağın malvarlığı üzerinde iflas davası açılmış ve bir iflas idare memuru atanmışsa, bu kişi ortağın yerine geçer.

(3) Bir ortağın birden çok mirasçısı bulunması hâlinde, mirasçıların ortak bir temsilci belirlemesi gerekir.

(4) Ortaklık sözleşmesindeki bir anlaşma veya ortakların kararı ile tek tek ortaklar veya başka kişiler de tasfiye memuru olarak görevlendirilebilir.

(5) Ortaklık sözleşmesine göre oy çokluğuyla karar verilmesi öngörülmüşse, şüphe hâlinde bu hüküm bir tasfiye memurunun görevlendirilmesi ve görevden alınması için uygulanmaz.

Özgün metin (Almanca)

(1) Zur Liquidation sind alle Gesellschafter berufen.

(2) Ist über das Vermögen eines Gesellschafters das Insolvenzverfahren eröffnet und ein Insolvenzverwalter bestellt worden, tritt dieser an die Stelle des Gesellschafters.

(3) Mehrere Erben eines Gesellschafters haben einen gemeinsamen Vertreter zu bestellen.

(4) Durch Vereinbarung im Gesellschaftsvertrag oder durch Beschluss der Gesellschafter können auch einzelne Gesellschafter oder andere Personen zu Liquidatoren berufen werden.

(5) Hat nach dem Gesellschaftsvertrag die Mehrheit der Stimmen zu entscheiden, gilt dies im Zweifel nicht für die Berufung und Abberufung eines Liquidators.

Eşleşme, iki maddenin içeriğinin karşılaştırılmasıyla önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. Alman Ticaret Kanunu

Madde 273

II - Seçim ve atama

(1) Tasfiye memurları şirket sözleşmesiyle, şirketin devamı sırasında veya sona ermesinden sonra ortakların oybirliğiyle seçilir.

(2) Birinci fıkra hükümlerine uygun olarak bir tasfiye memuru seçilmemişse, tüm ortaklar veya bunların kanuni temsilcileri tasfiyeye memur sayılır. Bununla beraber ortaklardan birinin istemi üzerine şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki ticaret mahkemesi, tasfiye hâlindeki şirket için bir veya birkaç tasfiye memuru atar. Mahkeme gerek görürse dilekçeyi tebliğ ederek diğer ortakları dinleyebilir.

(3) Gerek ortakların seçecekleri gerek mahkemenin atayacağı tasfiye memurları ortaklardan veya üçüncü kişilerden olabilir.

Madde gerekçesi

Madde, 6762 sayılı Kanunun 212 nci maddesinden dili güncelleştirilerek aynen alınmıştır.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 273 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre BK m. 583

B. Tasfiye memurları

1 Tasfiye, şahsında bir engel bulunmadıkça ve ortaklar başka tasfiye memurları üzerinde anlaşmadıkça, temsile yetkili ortaklar tarafından yürütülür.

2 Önemli sebepler bulunması hâlinde mahkeme, bir ortağın başvurusu üzerine tasfiye memurlarını görevden alabilir ve başkalarını atayabilir.

3 Tasfiye memurları, şirketin önceki temsilinde bir değişiklik yaratmasa dahi, ticaret siciline tescil edilir.

Özgün metin (Almanca)

1 Die Liquidation wird von den zur Vertretung befugten Gesellschaftern besorgt, sofern in ihrer Person kein Hindernis besteht und soweit sich die Gesellschafter nicht auf andere Liquidatoren einigen.

2 Auf Antrag eines Gesellschafters kann das Gericht, sofern wichtige Gründe vorliegen, Liquidatoren abberufen und andere ernennen.

3 Die Liquidatoren sind in das Handelsregister einzutragen, auch wenn dadurch die bisherige Vertretung der Gesellschaft nicht geändert wird.

Eşleşme, iki maddenin içeriğinin karşılaştırılmasıyla önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. İsviçre Borçlar Kanunu

III - Görevden alma

1. Tasfiye memuru olan ortaklar

Madde 274

a) Sona ermeden önce atanma

(1) Tasfiye memurları, şirket sözleşmesiyle veya şirketin sona ermesinden önce bir ortaklar kararıyla, ortaklar arasından seçilmişlerse, diğer ortakların oybirliğiyle verebilecekleri bir kararla görevden alınabilirler. Oybirliğine ulaşılamadığı takdirde, ortaklardan herhangi birinin istemi üzerine, haklı sebepler varsa, mahkemece görevden alınabilirler.

(2) Görevden alma davası şirketin sona ermesinden önce de açılabilir.

Madde gerekçesi

Madde, 6762 sayılı Kanunun 213 üncü maddesinden dili güncelleştirilerek aynen alınmıştır.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 274 gerekçesi

Mehaz madde — Alman TK m. 145

Tasfiye memurlarının mahkemece atanması ve görevden alınması

(1) İlgililerden birinin talebi üzerine, haklı bir sebebin varlığı hâlinde, şirketin merkezinin bulunduğu yer mahkemesince bir tasfiye memuru atanabilir veya görevden alınabilir. Şirket sözleşmesinde bu hakkı bertaraf eden bir anlaşma geçersizdir.

(2) İlgililer şunlardır:

1. her ortak (§ 144 fıkra 1),

2. ortağın malvarlığına ilişkin iflas idaresi memuru (§ 144 fıkra 2),

3. ortak temsilci (§ 144 fıkra 3) ve

4. şirketin sona ermesine yol açan fesih bildirimini yapan ortağın özel alacaklısı (§ 143 fıkra 2 cümle 2).

(3) Tasfiye memuru ortaklardan biri değilse, gerekli giderlerin karşılanmasını ve faaliyeti için ücret talep etme hakkına sahiptir. Tasfiye memuru ile şirket bu konuda anlaşamazlarsa, giderler ve ücret mahkemece belirlenir. Karara karşı şikâyet yoluna gidilebilir; bu konuda kanun yoluna başvurma imkânı kapatılmıştır. Kesinleşen karar üzerine Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu uyarınca cebri icra yapılır.

Özgün metin (Almanca)

(1) Auf Antrag eines Beteiligten kann aus wichtigem Grund ein Liquidator durch das Gericht, in dessen Bezirk die Gesellschaft ihren Sitz hat, berufen und abberufen werden. Eine Vereinbarung im Gesellschaftsvertrag, welche dieses Recht ausschließt, ist unwirksam.

(2) Beteiligte sind:

1. jeder Gesellschafter (§ 144 Absatz 1),

2. der Insolvenzverwalter über das Vermögen des Gesellschafters (§ 144 Absatz 2),

3. der gemeinsame Vertreter (§ 144 Absatz 3) und

4. der Privatgläubiger des Gesellschafters, durch den die zur Auflösung der Gesellschaft führende Kündigung erfolgt ist (§ 143 Absatz 2 Satz 2).

(3) Gehört der Liquidator nicht zu den Gesellschaftern, hat er Anspruch auf Ersatz der erforderlichen Aufwendungen und auf Vergütung für seine Tätigkeit. Einigen sich der Liquidator und die Gesellschaft hierüber nicht, setzt das Gericht die Aufwendungen und die Vergütung fest. Gegen die Entscheidung ist die Beschwerde zulässig; die Rechtsbeschwerde ist ausgeschlossen. Aus der rechtskräftigen Entscheidung findet die Zwangsvollstreckung nach der Zivilprozessordnung statt.

Eşleşme, iki maddenin anlam benzerliğine göre önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. Alman Ticaret Kanunu

Madde 275

b) Sona ermeden sonra atama

(1) Şirketin sona ermesinden sonra, ortaklar arasından seçilen tasfiye memurları, diğer ortakların oybirliğiyle verecekleri bir kararla görevden alınabilirler. Oybirliğine ulaşılamadığı takdirde ortaklardan herhangi birinin istemi üzerine, haklı sebepler varsa, mahkemece görevden alınabilirler.

Madde gerekçesi

Madde, 6762 sayılı Kanunun 214 üncü maddesinden dili güncelleştirilerek aynen alınmıştır.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 275 gerekçesi

Madde 276

2. Ortak olmayan tasfiye memurları

(1) Ortak olmayan tasfiye memurları, şirket sözleşmesi veya sonradan verilen bir kararla ya da şirketin sona ermesinden sonra seçilmiş olsalar bile, ancak ortakların oybirliğiyle verecekleri bir kararla görevden alınabilirler. Oybirliğine ulaşılamadığı takdirde, ortaklardan herhangi birinin istemi üzerine haklı sebeplerden dolayı mahkemece görevden alınabilirler.

(2) Görevden alınma davası şirketin sona ermesinden önce de açılabilir.

Madde gerekçesi

Madde, 6762 sayılı Kanunun 215 inci maddesinden dili güncelleştirilerek aynen alınmıştır.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 276 gerekçesi

Madde 277

3. Mahkemece atanan tasfiye memurları

(1) 276 ncı madde, mahkeme tarafından atanan tasfiye memurlarının görevden alınmalarına da uygulanır.

Madde gerekçesi

Madde, 6762 sayılı Kanunun 216 ncı maddesinden dili güncelleştirilerek aynen alınmıştır.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 277 gerekçesi

Mehaz madde — Alman TK m. 147

Tasfiye memurlarının bildirilmesi

(1) Tasfiye memurları ve bunların temsil yetkisi, ticaret siciline tescil edilmek üzere tüm ortaklarca bildirilir. Aynı husus, tasfiye memurunun şahsında veya temsil yetkisinde meydana gelen her değişiklik için de geçerlidir. Bir ortağın ölümü hâlinde bildirimin gerçeğe uygun olduğunun kabul edilebileceği durumlarda, mirasçıların bildirime katılmasına özel engeller varsa, mirasçıların katılımı olmaksızın da tescil yapılabilir.

(2) Mahkemece atanan tasfiye memurlarının tescili ile tasfiye memurlarının mahkemece görevden alınmasının tescili re'sen yapılır.

Özgün metin (Almanca)

(1) Die Liquidatoren und ihre Vertretungsbefugnis sind von sämtlichen Gesellschaftern zur Eintragung in das Handelsregister anzumelden. Das Gleiche gilt für jede Änderung in der Person des Liquidators oder in seiner Vertretungsbefugnis. Wenn im Fall des Todes eines Gesellschafters anzunehmen ist, dass die Anmeldung den Tatsachen entspricht, kann die Eintragung erfolgen, auch ohne dass die Erben bei der Anmeldung mitwirken, sofern einer solchen Mitwirkung besondere Hindernisse entgegenstehen.

(2) Die Eintragung gerichtlich berufener Liquidatoren sowie die Eintragung der gerichtlichen Abberufung von Liquidatoren geschieht von Amts wegen.

Eşleşme, iki maddenin içeriğinin karşılaştırılmasıyla önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. Alman Ticaret Kanunu

Mehaz madde — İsviçre BK m. 741

B. Tasfiye ile Sona Erme / II. Tasfiye Memurlarının Atanması ve Görevden Alınması / 2. Görevden Alınma

1 Genel kurul, kendi atadığı tasfiye memurlarını her zaman görevden alabilir.

2 Bir pay sahibinin talebi üzerine, haklı sebeplerin bulunması hâlinde, mahkeme tasfiye memurlarını görevden alabilir ve gerekirse başkalarını atayabilir.

Özgün metin (Almanca)

1 Die Generalversammlung kann die von ihr ernannten Liquidatoren jederzeit abberufen.

2 Auf Antrag eines Aktionärs kann das Gericht, sofern wichtige Gründe vorliegen, Liquidatoren abberufen und nötigenfalls andere ernennen.

Eşleşme, iki maddenin içeriğinin karşılaştırılmasıyla önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. İsviçre Borçlar Kanunu

IV - İşlem biçimine ilişkin hükümler

Madde 278

1. Birlikte hareket

(1) Şirket sözleşmesi veya sonradan verilen bir kararla tasfiye işlerini yalnız başına görmeye yetkili kılınmamış olan tasfiye memurları birlikte hareket ederler.

(2) Tasfiye memuru tasfiyeye yalnız başına yetkiliyse, bu durum kanunda öngörüldüğü şekilde tescil ve ilan olunur.

Madde gerekçesi

Madde, 6762 sayılı Kanunun 217 nci maddesinden dili güncelleştirilerek aynen alınmıştır.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 278 gerekçesi

Madde 279

2. Devir yasağı ve vekil etme

(1) Bir tasfiye memuru görevini diğer bir tasfiye memuruna veya üçüncü kişilere devredemez. Ancak, bazı belirli iş ve işlemlerin yürütülebilmesi için tasfiye memurları içlerinden birini veya bazılarını ya da üçüncü kişiyi vekil edebilirler.

Madde gerekçesi

Madde, 6762 sayılı Kanunun 218 inci maddesinden dili güncelleştirilerek aynen alınmıştır.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 279 gerekçesi

Madde 280

3. Temsil

(1) Tasfiye hâlinde bulunan şirketi mahkemelerde ve dışarıda tasfiye memurları temsil eder.

(2) Tasfiye memurları şirket için yararlı gördükleri takdirde, olağan işlem ve işlerle sınırlı olmak koşuluyla, sulhe, feragata, kabule, tahkime ve özellikle hakem seçmeye de yetkilidirler; gereklilik hâlinde yeni işlemler de yapabilirler.

(3) Tasfiye hâlinde bulunan kollektif şirket adına düzenlenen bütün belgeler ve senetlerin “tasfiye hâlinde bulunan filan şirketin tasfiye memurları” ibaresi eklenerek tasfiye memurları tarafından imzalanması şarttır.

(4) Bir tasfiye memurunun görevini yaparken işlediği haksız fiillerden şirket de sorumludur.

Madde gerekçesi

Madde, 6762 sayılı Kanunun 219 uncu maddesinden dili güncelleştirilerek aynen alınmıştır.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 280 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre BK m. 585

D. Tasfiye memurlarının hak ve yükümlülükleri

1 Tasfiye memurları, cari işleri sonuçlandırmak, feshedilen şirketin borçlarını ifa etmek, alacakları tahsil etmek ve tasfiyenin gerektirdiği ölçüde şirket malvarlığını paraya çevirmekle yükümlüdür.

2 Tasfiye memurları, tasfiyeye ilişkin hukuki işlemlerde şirketi temsil eder; şirket adına dava açabilir, sulh ve tahkim sözleşmeleri yapabilir ve tasfiyenin gerektirdiği ölçüde yeni işlemler de üstlenebilir.

3 Bir ortağın, tasfiye memurlarınca kararlaştırılan toplu devir bedeli üzerinden yapılan bir satışa, böyle bir satışın reddine veya taşınmazların elden çıkarılma şekline itiraz etmesi hâlinde, itiraz eden ortağın talebi üzerine mahkeme karar verir.

4 Şirket, bir tasfiye memurunun ticari işlerini yürütürken işlediği haksız fiillerden doğan zararlardan sorumludur.

Özgün metin (Almanca)

1 Die Liquidatoren haben die laufenden Geschäfte zu beendigen, die Verpflichtungen der aufgelösten Gesellschaft zu erfüllen, die Forderungen einzuziehen und das Vermögen der Gesellschaft, soweit es die Auseinandersetzung verlangt, zu versilbern.

2 Sie haben die Gesellschaft in den zur Liquidation gehörenden Rechtsgeschäften zu vertreten, können für sie Prozesse führen, Vergleiche und Schiedsverträge abschliessen und, soweit es die Liquidation erfordert, auch neue Geschäfte eingehen.

3 Erhebt ein Gesellschafter Widerspruch gegen einen von den Liquidatoren beschlossenen Verkauf zu einem Gesamtübernahmepreis, gegen die Ablehnung eines solchen Verkaufs oder gegen die beschlossene Art der Veräusserung von Grundstücken, so entscheidet auf Begehren des widersprechenden Gesellschafters das Gericht.

4 Die Gesellschaft haftet für Schaden aus unerlaubten Handlungen, die ein Liquidator in Ausübung seiner geschäftlichen Verrichtungen begeht.

Eşleşme, iki maddenin içeriğinin karşılaştırılmasıyla önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. İsviçre Borçlar Kanunu

Madde 281

4. Yalnız başına hareket

(1) Üçüncü kişiler tarafından yapılacak teklif, icap, ihbar, ihtar ve tebliğ gibi beyanların tasfiye memurlarından yalnız birine karşı yapılması yeterlidir.

(2) Şirketin menfaatleri için tehlike umulan durumlarda özellikle kanun yollarına başvurulmasında tasfiye memurları tek başlarına hareket edebilirler.

Madde gerekçesi

Madde, 6762 sayılı Kanunun 220 nci maddesinden dili güncelleştirilerek aynen alınmıştır.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 281 gerekçesi

Madde 282

5. Yetkilerin genişletilmesi veya daraltılması

(1) Tasfiye memurlarının kanunen haiz oldukları yetkiler, ortaklar tarafından oybirliğiyle veya haklı sebeplerin bulunması durumunda mahkeme kararı ile daraltılıp genişletilebilir.

(2) Tescil ve ilan olunmadıkça yetkilerin daraltılması, iyiniyetli üçüncü kişilere ileri sürülemez.

Madde gerekçesi

Madde, 6762 sayılı Kanunun 221 inci maddesinden dili güncelleştirilerek aynen alınmıştır.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 282 gerekçesi

Madde 283

V - Tescil ve ilan

(1) Tasfiye memurlarının atanmalarına, değiştirilmelerine, görevden alınmalarına ve yetkilerine ilişkin şirket sözleşmesinin hükümleri ile ortaklar veya mahkeme tarafından verilen tasfiyeye ilişkin kararların tescil ve ilanı şarttır.

Madde gerekçesi

Madde, 6762 sayılı Kanunun 222 nci maddesinden dili güncelleştirilerek aynen alınmıştır.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 283 gerekçesi

Mehaz madde — Alman TK m. 34

§ 33 fıkra 2 cümle 2 ve 3 uyarınca tescili gereken hususlardaki veya esas sözleşmedeki her değişiklik, iflas işlemlerinin açılmasının sonucu olmaması kaydıyla tüzel kişinin feshi, ayrıca tasfiye memurlarının kişileri, temsil yetkileri, tasfiye memurlarındaki her değişiklik ve temsil yetkilerindeki her değişiklik ticaret siciline tescil için bildirilir.

Esas sözleşmede bir değişikliğin tescilinde, değişiklik § 33 fıkra 2 cümle 2 ve 3'te belirtilen hususları ilgilendirmediği sürece, mahkemeye tevdi edilen değişikliğe ilişkin belgelere atıfta bulunulması yeterlidir.

Bildirim, yönetim kurulu tarafından veya tescilin ilk tasfiye memurlarının bildiriminden sonra gerçekleşmesi gerekiyorsa tasfiye memurları tarafından yapılır.

Mahkemece atanan yönetim kurulu üyelerinin veya tasfiye memurlarının tescili resen gerçekleşir.

İflas işlemleri hâlinde § 32 hükümleri uygulanır.

Özgün metin (Almanca)

(1) Jede Änderung der nach § 33 Abs. 2 Satz 2 und 3 einzutragenden Tatsachen oder der Satzung, die Auflösung der juristischen Person, falls sie nicht die Folge der Eröffnung des Insolvenzverfahrens ist, sowie die Personen der Liquidatoren, ihre Vertretungsmacht, jeder Wechsel der Liquidatoren und jede Änderung ihrer Vertretungsmacht sind zur Eintragung in das Handelsregister anzumelden.

(2) Bei der Eintragung einer Änderung der Satzung genügt, soweit nicht die Änderung die in § 33 Abs. 2 Satz 2 und 3 bezeichneten Angaben betrifft, die Bezugnahme auf die bei dem Gericht eingereichten Urkunden über die Änderung.

(3) Die Anmeldung hat durch den Vorstand oder, sofern die Eintragung erst nach der Anmeldung der ersten Liquidatoren geschehen soll, durch die Liquidatoren zu erfolgen.

(4) Die Eintragung gerichtlich bestellter Vorstandsmitglieder oder Liquidatoren geschieht von Amts wegen.

(5) Im Falle des Insolvenzverfahrens finden die Vorschriften des § 32 Anwendung.

Eşleşme, iki maddenin içeriğinin karşılaştırılmasıyla önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. Alman Ticaret Kanunu

Madde 284

VI- Ücret

(1) Ortaklar arasından seçilen tasfiye memurları, sözleşmede veya sonradan verilmiş bir kararda belirtilmediği takdirde ücret alamazlar.

(2) Ortak olmayanlardan atanan tasfiye memurları, ücret kararlaştırılmasa bile, hâlin gereğine göre takdir edilecek uygun bir ücret isteyebilirler, anlaşmazlık durumunda taraflar yargı yoluna başvurabilir.

Madde gerekçesi

Madde, 6762 sayılı Kanunun 223 üncü maddesinden dili güncelleştirilerek aynen alınmıştır.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 284 gerekçesi

Madde 285

VII – Sorumluluk

(1) Kanuna, şirket sözleşmesine veya iş görme şartlarını gösteren diğer hükümlere aykırı hareket ederek, üçüncü kişileri veya ortakları zarara uğratan tasfiye memurları, kusursuz olduklarını ispat etmedikçe, müteselsil olarak sorumlu tutulurlar.

(2) Tasfiye memurları, atadıkları ve hizmete aldıkları kimselerin kanuna, şirket sözleşmesine veya diğer iş görme şartlarını gösteren hükümlere aykırı hareketlerinden dolayı da Türk Borçlar Kanununun 116 ncı maddesi hükmünce, gerek üçüncü kişilere gerek ortaklara karşı müteselsil olarak sorumludurlar.

(3) Bu davalar, davacının, zararı ve faili öğrendiği tarihten itibaren iki yılda ve her hâlde zararı doğuran fiilden itibaren beş yılda zamanaşımına uğrar. Ancak, zararı doğuran fiil bir suç oluşturduğu ve Türk Ceza Kanununa göre süresi daha uzun bir dava zamanaşımına bağlı olduğu takdirde tazminat davasına da o zamanaşımı uygulanır.

Madde gerekçesi

Madde, 6762 sayılı Kanunun 224 üncü maddesinden dili güncelleştirilerek aynen alınmıştır.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 285 gerekçesi

C) Tasfiye işleri

Madde 286

I - Koruma önlemleri

(1) Tasfiye memurları, tasfiye hâlinde bulunan şirketin bütün mal ve haklarının korunması için basiretli bir iş adamı gibi gerekli önlemleri almakla ve tasfiyeyi olabildiğince en kısa zamanda bitirmekle yükümlüdür.

Madde gerekçesi

Madde, 6762 sayılı Kanunun 225 inci maddesinden dili güncelleştirilerek aynen alınmıştır.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 286 gerekçesi

II - Defter tutma yükümlülüğü

Madde 287

1. Başlangıç envanteri ve bilançosu

(1) Tasfiye memurları, önceden seçilmişlerse şirketin sona ermesini hemen izleyen günlerde ve şirketin sona ermesinden sonra ortaklarca seçilmiş veya mahkemece atanmışlarsa seçimlerinden ve atanmalarından hemen sonra şirket işlerini gören kişileri çağırarak onlarla birlikte, gelmedikleri takdirde yalnız başlarına, şirketin finansal durumunu gösteren bir envanter ile bilanço düzenlerler. Tasfiye memurları gerek görürlerse şirket mallarına değer biçmek için uzmanlara başvurabilirler. Düzenlenen envanter ile bilanço, tasfiye memurlarının önünde şirket işlerini yönetenler tarafından imzalanır.

(2) Envanter ve bilançonun imzasından sonra, tasfiye memurları sona ermiş bulunan şirketin envanterde yazılı bütün malları ile belgelerine ve defterlerine el koyarlar.

Madde gerekçesi

Madde, 6762 sayılı Kanunun 226 ncı maddesinden dili güncelleştirilerek aynen alınmıştır.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 287 gerekçesi

Madde 288

2. Defterler

(1) Tasfiye memurları tasfiye işlemlerinin güvenliğini sağlamak için gereken defterleri tutmakla yükümlüdür.

Madde gerekçesi

Madde, 6762 sayılı Kanunun 227 nci maddesinden dili güncelleştirilerek aynen alınmıştır.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 288 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre BK m. 589

G. Ticaret siciline kayıt silinmesi

Tasfiyenin sona ermesinden sonra, tasfiye memurları ticaret unvanının ticaret sicilinden silinmesini sağlamakla yükümlüdürler.

Özgün metin (Almanca)

Nach Beendigung der Liquidation haben die Liquidatoren die Löschung der Firma im Handelsregister zu veranlassen.

Eşleşme metin benzerliğine göre önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. İsviçre Borçlar Kanunu

Madde 289

3. Son bilanço

(1) Tasfiye sonunda, tasfiye memurları şirket sözleşmesi veya kanun hükümlerine göre ortakların sermaye ile kâr ve zarardaki paylarını ve diğer haklarını gösteren bir bilanço düzenleyerek ortaklara tebliğ ile yükümlüdürler. Ortaklar bir ay içinde mahkemeye başvurarak itiraz etmezlerse, bilanço kesinleşir.

(2) Bundan sonra ortaklar, kendilerine düşen payları almaktan kaçındıkları takdirde tasfiye memurları, bu payları her ortağın ayrı ayrı adlarına 296 ncı maddede gösterilen bankalardan birine yatırırlar.

Madde gerekçesi

Madde, 6762 sayılı Kanunun 228 inci maddesinden dili güncelleştirilerek aynen alınmıştır.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 289 gerekçesi

Madde 290

4. Saklama zorunluluğu

(1) Tasfiyenin sonunda belgelerin ve defterlerin saklanması hakkında 82 nci madde hükmü uygulanır.

Madde gerekçesi

Madde, 6762 sayılı Kanunun 229 uncu maddesinden dili güncelleştirilerek aynen alınmıştır.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 290 gerekçesi

Mehaz madde — Alman TK m. 152

İş belgelerinin saklanması; iş belgelerine erişim

(1) Feshedilen şirketin iş belgeleri, ortaklardan birine veya bir üçüncü kişiye saklanmak üzere teslim edilir. Bir anlaşmaya varılamaması hâlinde, ortak veya üçüncü kişi, şirketin merkezinin bulunduğu yer mahkemesince belirlenir.

(2) Ortaklar ve bunların mirasçıları, iş belgelerini inceleme ve kullanma hakkını muhafaza ederler.

Özgün metin (Almanca)

(1) Die Geschäftsunterlagen der aufgelösten Gesellschaft werden einem der Gesellschafter oder einem Dritten in Verwahrung gegeben. In Ermangelung einer Verständigung wird der Gesellschafter oder der Dritte durch das Gericht bestimmt, in dessen Bezirk die Gesellschaft ihren Sitz hat.

(2) Die Gesellschafter und deren Erben behalten das Recht auf Einsicht und Benutzung der Geschäftsunterlagen.

Eşleşme, iki maddenin içeriğinin karşılaştırılmasıyla önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. Alman Ticaret Kanunu

Mehaz madde — İsviçre BK m. 590

H. Defter ve belgelerin saklanması

1 Feshedilen şirketin defter ve belgeleri, ticaret unvanının ticaret sicilinden silinmesinden itibaren on yıl süreyle, ortaklar tarafından veya ortaklar anlaşamazlarsa ticaret sicili idaresi tarafından belirlenecek bir yerde saklanır.

2 Ortaklar ve mirasçıları, defter ve belgeleri inceleme hakkını muhafaza ederler.

Özgün metin (Almanca)

1 Die Bücher und Papiere der aufgelösten Gesellschaft werden während zehn Jahren nach der Löschung der Firma im Handelsregister an einem von den Gesellschaftern oder, wenn sie sich nicht einigen, vom Handelsregisteramt zu bezeichnenden Ort aufbewahrt.

2 Die Gesellschafter und ihre Erben behalten das Recht, in die Bücher und Papiere Einsicht zu nehmen.

Eşleşme, iki maddenin içeriğinin karşılaştırılmasıyla önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. İsviçre Borçlar Kanunu

Madde 291

III - Tasfiyenin amacı

(1) Tasfiye memurları, şirketin faaliyette bulunduğu dönemde başlanmış olup da henüz sonuçlandırılmamış olan iş ve işlemleri tamamlamaya, şirketin borç ve taahhütlerini yerine getirmeye, şirketin alacaklarını toplamaya, gereğinde yargı yolu ile almaya ve varlıkları paraya çevirmeye, net varlığı elde etmeye yönelik ve yarayan bütün iş ve işlemleri yapmaya yetkili ve zorunludurlar.

Madde gerekçesi

Madde, 6762 sayılı Kanunun 230 uncu maddesinden dili güncelleştirilerek aynen alınmıştır.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 291 gerekçesi

IV - Yeni işler

Madde 292

1. Kural

(1) Tasfiye memurları tasfiyenin gereklerinden olmayan yeni bir işlem yapamazlar. Aksi takdirde, bu tür işlemlerden dolayı ortaklara karşı müteselsilen sorumlu olurlar.

Madde gerekçesi

Madde, 6762 sayılı Kanunun 231 inci maddesinden dili güncelleştirilerek aynen alınmıştır.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 292 gerekçesi

Madde 293

2. İstisna

(1) Tasfiye memurları, şirketin işletme konusu kapsamındaki işlemlere, ancak, ortakların oybirliğiyle; feshe mahkemece karar verilmiş olan durumlarda, ortaklar oybirliğini sağlayamazlarsa, mahkemenin onay kararıyla devam edebilirler.

Madde gerekçesi

Madde, 6762 sayılı Kanunun 232 nci maddesinden dili güncelleştirilerek aynen alınmıştır.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 293 gerekçesi

V - Varlıkların paraya çevrilmesi

Madde 294

1. Ayrı ayrı satış

(1) Tasfiye memurları şirketin sona ermesi durumunda şirkete ait taşınırları, durumun gereklerine göre ya artırma yoluyla veya pazarlıkla satabilirler. Oybirliğiyle verilen bir kararla ortaklar başka bir satış şeklini belirlemedikleri takdirde, taşınmazlar ancak İcra ve İflas Kanunu hükümleri uyarınca açık artırma yoluyla satılabilir.

(2) İlgililer arasında küçük veya kısıtlanmış bir kişinin bulunması bu hükmün uygulanmasına engel olmaz.

Madde gerekçesi

Madde, 6762 sayılı Kanunun 233 üncü maddesinden dili güncelleştirilerek aynen alınmıştır.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 294 gerekçesi

Madde 295

2. Toptan satış

(1) Ortaklar oybirliğiyle karar vermedikçe, tasfiye memurları önemli miktardaki şirket varlıklarını toptan satamazlar; ancak oybirliğinin sağlanamadığı hâllerde mahkeme toptan satışa karar verebilir.

Madde gerekçesi

Madde, 6762 sayılı Kanunun 234 üncü maddesinden dili güncelleştirilerek aynen alınmıştır.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 295 gerekçesi

Madde 296

3. Paranın yatırılması

(1) Tasfiye memurları, tasfiye sırasında elde edilen paraların bin Türk lirasından fazlasını, mahkemece belirlenecek bir bankaya, şirket adına yatırırlar.

Madde gerekçesi

Madde, 6762 sayılı Kanunun 235 inci maddesinden dili güncelleştirilerek ve bazı değişiklikler yapılarak alınmıştır. Paranın yatırılacağı bankanın mahkemece belirlenmesi uygun görülmüştür.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 296 gerekçesi

Madde 297

VI - Borçların ödenmesi

(1) Tasfiye hâlinde bulunan bir kollektif şirketin vadesi henüz gelmemiş olan borçlarını tasfiye memurları iskonto uygulayarak derhâl ödemeye ve alacaklılar da bu ödeme tarzını kabule zorunludurlar.

Madde gerekçesi

Madde, 6762 sayılı Kanunun 236 ncı maddesinden dili güncelleştirilerek aynen alınmıştır.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 297 gerekçesi

Madde 298

VII - Ortakların ek ödemeleri

(1) Bir kollektif şirketin varlığı, borçlarının tamamına yetmediği takdirde, kalan şirket borçlarının ödenmesini sağlamak için tasfiye memurları ortaklara başvururlar.

Madde gerekçesi

Madde, 6762 sayılı Kanunun 237 nci maddesinden dili güncelleştirilerek aynen alınmıştır.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 298 gerekçesi

VIII - Tasfiyeden arta kalanın dağıtılması

Madde 299

1. Geçici ödemeler

(1) Tasfiye memurları, alacaklıların ve ortakların ilerde doğması muhtemel hak ve alacaklarına yetecek tutarı alıkoymak şartıyla, mevcut parayı geçici olarak ortaklar arasında dağıtabilirler.

Madde gerekçesi

Madde, 6762 sayılı Kanunun 238 inci maddesinden dili güncelleştirilerek aynen alınmıştır.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 299 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre BK m. 586

E. Geçici paylaştırma

1 Tasfiye sırasında gereksiz hâle gelen para ve değerler, kesin tasfiye payı hesabına mahsuben geçici olarak ortaklar arasında paylaştırılır.

2 Çekişmeli veya henüz muaccel olmayan borçların karşılanması için gerekli tutarlar alıkonulur.

Özgün metin (Almanca)

1 Die während der Liquidation entbehrlichen Gelder und Werte werden vorläufig auf Rechnung des endgültigen Liquidationsanteiles unter die Gesellschafter verteilt.

2 Zur Deckung streitiger oder noch nicht fälliger Verbindlichkeiten sind die erforderlichen Mittel zurückzubehalten.

Eşleşme, iki maddenin içeriğinin karşılaştırılmasıyla önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. İsviçre Borçlar Kanunu

Madde 300

2. Son dağıtma

(1) Şirketin net varlığı, şirket sözleşmesine veya sonradan verilecek karara göre, tasfiye memurları tarafından dağıtılır. Sözleşmede aksine hüküm veya ortakların kararı bulunmadığı takdirde dağıtma para olarak yapılır.

Madde gerekçesi

Madde, 6762 sayılı Kanunun 239 uncu maddesinden dili güncelleştirilerek aynen alınmıştır.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 300 gerekçesi

IX - Ortakların denetleme hakkı

Madde 301

1. Bilgi isteme hakkı

(1) Tasfiye memurları, ortaklara, her zaman tasfiye işlerinin durumu hakkında bilgi ve ortaklar istedikleri takdirde bu hususta imzalı bir belge vermekle yükümlüdürler.

(2) Tasfiye memurları tasfiyenin sonunda tasfiye iş ve işlemlerine dair ortaklara hesap verirler.

Madde gerekçesi

Madde, 6762 sayılı Kanunun 240 ıncı maddesinden dili güncelleştirilerek aynen alınmıştır.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 301 gerekçesi

Madde 302

2. Defterleri inceleme hakkı

(1) Tasfiye memurları, istem üzerine şirkete ve tasfiyeye ilişkin bütün defterleri ve belgeleri tasfiye işleminin yapıldığı yerde ortaklara göstermekle yükümlüdürler. Ortakların bu defter ve belgelerden suret almalarına tasfiye memurları engel olamazlar.

Madde gerekçesi

Madde, 6762 sayılı Kanunun 241 inci maddesinden dili güncelleştirilerek aynen alınmıştır.

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 302 gerekçesi

Madde 303

X - Tasfiyenin sonu

(1) Tasfiyenin sona ermesi üzerine, şirketin ticaret unvanının sicilden silinmesi ve bunun tescil ve ilanı için durum, tasfiye memurları tarafından ticaret sicili müdürlüğüne bildirilir.

Madde gerekçesi

Madde, 6762 sayılı Kanunun 242 nci maddesinden dili güncelleştirilerek aynen alınmıştır.

ÜÇÜNCÜ KISIM Komandit Şirket BİRİNCİ BÖLÜM Şirketin Niteliği ve Kuruluşu

Kaynak: TBMM 23. Dönem S. Sayısı 96 · tasarı/teklifin madde 303 gerekçesi

Mehaz madde — Alman TK m. 150

Ticaret unvanının sona ermesinin bildirilmesi

Tasfiyenin sona ermesinden sonra, ticaret unvanının sona ermesi, ticaret siciline tescil edilmek üzere tüm tasfiye memurlarınca bildirilir.

Özgün metin (Almanca)

Nach der Beendigung der Liquidation ist das Erlöschen der Firma von sämtlichen Liquidatoren zur Eintragung in das Handelsregister anzumelden.

Eşleşme metin benzerliğine göre önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Alman Ticaret Kanunu

Mehaz madde — İsviçre BK m. 746

B. Tasfiye ile sona erme / IV. Ticaret sicilinden terkin

Tasfiyenin sona ermesinden sonra, ticaret unvanının sona erdiği tasfiye memurları tarafından ticaret sicili idaresine bildirilir.

Özgün metin (Almanca)

Nach Beendigung der Liquidation ist das Erlöschen der Firma von den Liquidatoren beim Handelsregisteramt anzumelden.

Eşleşme metin benzerliğine göre önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. İsviçre Borçlar Kanunu

Dipnotlar

  1. [1]26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 42 nci maddesiyle, bu Kanunda yer alan; 1)“Sanayi ve Ticaret Bakanlığı”, “Sanayi ve Ticaret Bakanlığının”, “Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca”, “Sanayi ve Ticaret Bakanlığından”, “Sanayi ve Ticaret Bakanlığına” ibareleri sırasıyla “Gümrük ve Ticaret Bakanlığı”, “Gümrük ve Ticaret Bakanlığının”, “Gümrük ve Ticaret Bakanlığınca”, “Gümrük ve Ticaret Bakanlığından”, “Gümrük ve Ticaret Bakanlığına”, 2)“Ulaştırma Bakanlığınca” ibareleri “Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığınca”, 3)“Denizcilik Müsteşarlığı”, “Denizcilik Müsteşarlığının”, “Denizcilik Müsteşarlığınca”, “Denizcilik Müsteşarlığına”, “Denizcilik Müsteşarlığından” ibareleri sırasıyla “Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı”, “Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının”, “Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığınca”, “Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığına”, “Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığından”, şeklinde değiştirilmiştir.
  2. [2]Bu üst başlık “IV - Ticari davalar ve delilleri” iken, 26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
  3. [3]26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle, bu maddenin birinci fıkrasında yer alan “doğan hukuk davaları” ibarelerinden sonra gelmek üzere “ve çekişmesiz yargı işleri” ibareleri ve “ticari dava” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi” ibaresi eklenmiştir.
  4. [4]22/7/2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanunun 58 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “yüz bin” ibaresi “beş yüz bin” şeklinde değiştirilmiştir.
  5. [5]28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 30 uncu maddesiyle bu fıkrada yer alan “beş yüz bin” ibaresi “bir milyon” şeklinde değiştirilmiştir.
  6. [6]Bu madde başlığı “2. Ticari davaların görüleceği mahkemeler” iken, 26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 2 nci maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
  7. [7]26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 2 nci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “davalara” ibaresi ise “davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine” şeklinde değiştirilmiştir.
  8. [8]28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiştir.
  9. [9]2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 192 nci maddesiyle bu fıkrada yer alan “Bakanlar Kurulunca çıkarılacak kararnamede gösterilir” ibaresi “Cumhurbaşkanı kararıyla belirlenir” şeklinde değiştirilmiştir.
  10. [10]26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 40 ıncı maddesiyle, bu maddenin ikinci fıkrasında yer alan “tüzükle” ibaresi “Kanunun 26 ncı maddesine göre çıkarılacak yönetmelikte”, üçüncü fıkrasında yer alan “yönetmelikle” ibaresi “tebliğle” şeklinde değiştirilmiştir.
  11. [11]15/8/2017 tarihli ve 694 sayılı KHK’nin 162 nci maddesiyle, bu maddeye birinci fıkrasından sonra gelmek üzere ikinci fıkra eklenmiş ve diğer fıkralar buna göre teselsül ettirilmiş, daha sonra bu hüküm 1/2/2018 tarihli ve 7078 sayılı Kanunun 157 nci maddesiyle aynen kabul edilerek kanunlaşmıştır.
  12. [12]26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 40 ıncı maddesiyle, bu maddenin başlığında yer alan “Tüzük” ibaresi “Yönetmelik”, birinci fıkrasında yer alan “bir tüzükle” ibaresi “Gümrük ve Ticaret Bakanlığınca hazırlanan ve Bakanlar Kurulunca çıkarılacak yönetmelikte” şeklinde değiştirilmiştir.
  13. [13]Anayasa Mahkemesinin 3/6/2025 tarihli ve E.: 2024/208, K.: 2025/122 sayılı Kararı ile bu maddede yer alan “…disiplin işleri…” ibaresi iptal edilmiştir.
  14. [14]2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 192 nci maddesiyle bu fıkrada yer alan “Gümrük ve Ticaret Bakanlığınca hazırlanan ve Bakanlar Kurulunca” ibaresi “Cumhurbaşkanınca” şeklinde değiştirilmiştir.
  15. [15]26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 40 ıncı maddesiyle, bu fıkrada yer alan “memurlukları” ibaresi “müdürlükleri”, “evraklarının” ibaresi “evrakının” ve “bir” ibaresi “birer” şeklinde değiştirilmiştir.
  16. [16]17/12/2025 tarihli ve 33110 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ticaret Bakanlığının 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununa Göre 2026 Yılında Uygulanacak Olan İdari Para Cezalarına İlişkin Tebliği ile bu fıkradaki 1/1/2026 ile 31/12/2026 tarihleri arasında uygulanacak idari para cezası miktarı metne parantez içinde siyah puntolarla işlenmiştir.
  17. [17]26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 40 ıncı maddesiyle, bu fıkrada yer alan “tüzükte” ibaresi “Kanunun 26 ncı maddesine göre çıkarılacak yönetmelikte” şeklinde değiştirilmiştir.
  18. [18]17/12/2025 tarihli ve 33110 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ticaret Bakanlığının 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununa Göre 2026 Yılında Uygulanacak Olan İdari Para Cezalarına İlişkin Tebliği ile bu fıkradaki 1/1/2026 ile 31/12/2026 tarihleri arasında uygulanacak idari para cezası miktarı metne parantez içinde siyah puntolarla işlenmiştir.
  19. [19]2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 192 nci maddesiyle bu fıkrada yer alan “Bakanlar Kurulu” ibaresi “Cumhurbaşkanı” şeklinde değiştirilmiştir.
  20. [20]26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 7 nci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “ticaret sicili müdürüne ve Cumhuriyet savcılığına” ibaresi “makamlara” şeklinde değiştirilmiştir.
  21. [21]17/12/2025 tarihli ve 33110 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ticaret Bakanlığının 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununa Göre 2026 Yılında Uygulanacak Olan İdari Para Cezalarına İlişkin Tebliği ile bu bentteki 1/1/2026 ile 31/12/2026 tarihleri arasında uygulanacak idari para cezası miktarı metne parantez içinde siyah puntolarla işlenmiştir.
  22. [22]15/2/2018 tarihli ve 7099 sayılı Kanunun 22 nci maddesiyle, bu fıkranın son cümlesinden önceki cümlesine “noter” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya ticaret sicili müdürlüğü” ibaresi eklenmiştir.
  23. [23]26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 41 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “; şu şartla ki, muhasebenin bu tutuluş biçimleri ve bu konuda uygulanan yöntemler Türkiye Muhasebe Standartlarına uygun olmalıdır” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
  24. [24]1/7/2022 tarihli ve 7417 sayılı Kanunun 55 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan ‘’onbeş’’ ibaresi ‘’otuz’’ şeklinde değiştirilmiştir.
  25. [25]Bu madde başlığı “VII -Türkiye Muhasebe Standartları Kurulunun yetkisi” iken, 26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 9 uncu maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
  26. [26]Bu üst başlık “4. Birleşme sözleşmesi, birleşme raporu ve denetleme” iken, 26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 40 ıncı maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
  27. [27]26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 40 ıncı maddesiyle, bu fıkrada yer alan “küçük” ibaresi “küçük ve orta” şeklinde değiştirilmiştir.
  28. [28]26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 40 ıncı maddesiyle, bu fıkrada yer alan “küçük” ibaresi “küçük ve orta” şeklinde değiştirilmiştir.
  29. [29]26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 40 ıncı maddesiyle, bu fıkrada yer alan “, 148 inci maddede yeralan birleşme sözleşmesini denetletme hakkı ile” ibaresi “ve” şeklinde değiştirilmiştir.
  30. [30]Bu üst başlık “3. Bölünme belgelerini denetleme ve inceleme hakkı” iken, 26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 40 ıncı maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
  31. [31]26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 40 ıncı maddesiyle, bu fıkrada yer alan “küçük” ibaresi “küçük ve orta”şeklinde değiştirilmiştir.
  32. [32]26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 41 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “tirajı ellibinin üstünde olan ve yurt düzeyinde dağıtımı yapılan en az üç gazetede” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
  33. [33]26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 41 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “bir işlem denetçisinin raporuyla” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
  34. [34]15/7/2016 tarihli ve 6728 sayılı Kanunun 68 inci maddesi ile bu fıkrada yer alan “ve ayni sermaye konulmasına” ibaresi “, ayni sermaye konulmasına ve kurucuların şirket sözleşmesini imzalamalarına” şeklinde değiştirilmiştir.
  35. [35]26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 40 ıncı maddesiyle, bu fıkrada yer alan “küçük” ibaresi “küçük ve orta”şeklinde değiştirilmiştir.
  36. [36]15/7/2016 tarihli ve 6728 sayılı Kanunun 68 inci maddesi ile bu fıkrada yer alan “tür değiştirme planını” ibaresi “tür değiştirme planı ile yeni türün şirket sözleşmesini”şeklinde değiştirilmiştir.
  37. [37]26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 41 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “işlem denetçisi,” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
  38. [38]Bu madde başlığı “H) Sanayi ve Ticaret Bakanlığının düzenleme ve denetleme yetkisi” iken, 26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 13 üncü maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmişitir.
  39. [39]15/7/2016 tarihli ve 6728 sayılı Kanunun 67 nci maddesi ile bu fıkraya “onaylanması” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya şirket sözleşmesinin ticaret sicili müdürü yahut yardımcısı huzurunda imzalanması” ibaresi eklenmiştir.
  40. [40]26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 40 ıncı maddesiyle, bu fıkrada yer alan “bir işlem denetçisi” ibareleri “bilirkişi” şeklinde değiştirilmiştir.
  41. [41]2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 192 nci maddesiyle bu fıkrada yer alan “Bakanlar Kurulunca” ibaresi “Cumhurbaşkanınca” şeklinde değiştirilmiştir.
  42. [42]24/11/2023 tarihli ve 7887 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile bu fıkrada yer alan anonim şirketler için ellibin Türk Lirası olarak öngörülen en az esas sermaye tutarı ikiyüzellibin Türk Lirasına, kayıtlı sermaye sistemini kabul etmiş bulunan halka açık olmayan anonim şirketlerde yüzbin Türk Lirası olarak öngörülen en az başlangıç sermayesi tutarı beşyüzbin Türk Lirasına yükseltilmiştir. Söz konusu değişiklik daha sonra 26/11/2023 tarihli ve 32381 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Düzeltme ile değiştirilerek düzeltilmiştir.
  43. [43]15/7/2016 tarihli ve 6728 sayılı Kanunun 67 nci maddesi ile bu fıkraya “onaylandığı” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya ticaret sicili müdürü yahut yardımcısı huzurunda imzaladığı” ibaresi eklenmiştir.
  44. [44]15/7/2016 tarihli ve 6728 sayılı Kanunun 73 üncü maddesiyle, bu fıkrada yer alan “kurucular beyanı” ibaresi yürürlükten kaldırılmıştır.
  45. [45]26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 41 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “ile işlem denetçisi raporu,” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
  46. [46]15/7/2016 tarihli ve 6728 sayılı Kanunun 67 nci maddesi ile bu fıkraya “onaylanması” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya esas sözleşmenin ticaret sicili müdürü yahut yardımcısı huzurunda imzalanması” ibaresi eklenmiştir.
  47. [47]26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 41 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “,işlem denetçisi” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
  48. [48]15/7/2016 tarihli ve 6728 sayılı Kanunun 67 nci maddesi ile bu fıkraya “noter onayı” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya şirket sözleşmesinin ticaret sicili müdürü yahut yardımcısı huzurunda imzalanma” ibaresi eklenmiştir.
  49. [49]26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 41 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “tirajı ellibinin üzerinde olan ve yurt düzeyinde dağıtımı yapılan en az bir gazetede ilan eder;” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
  50. [50]23/5/2024 tarihli 7511 sayılı Kanunun 13 üncü maddesi ile bu fıkranın birinci cümlesinde yer alan “Yönetim kurulu her yıl üyeleri arasından” ibaresi “Yönetim kurulu, üyeleri arasından” şeklinde değiştirilmiştir.
  51. [51]Bu maddenin “b) İflasın ertelenmesi” olan başlığı, 28/2/2018 tarihli ve 7101 sayılı Kanunun 62 nci maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
  52. [52]2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 192 nci maddesiyle 397 nci maddenin dördüncü fıkrasında yer alan “Bakanlar Kurulunca” ibaresi “Cumhurbaşkanınca” şeklinde ve beşinci fıkrasında yer alan “Gümrük ve Ticaret Bakanlığınca hazırlanan ve Bakanlar Kurulunca” ibaresi “Cumhurbaşkanınca” şeklinde değiştirilmiştir.
  53. [53]21/10/2021 tarihli ve 7339 sayılı Kanunun 23 üncü maddesiyle bu fıkranın birinci cümlesinde yer alan “ile 4572 sayılı Kanun kapsamındaki kooperatifler ve bunların bağımsız denetime tabi olmayan üst kuruluşları” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
  54. [54]26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 40 ıncı maddesiyle, bu maddenin birinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “Türkiye Muhasebe” ibaresi “Türkiye Denetim” ve aynı fıkrada yer alan “geçici 2 nci ve geçici 3 üncü maddelerde öngörülen kurul ve kurumun belirlendiği” ibaresi “Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumunun belirlediği” şeklinde değiştirilmiştir.
  55. [55]26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 40 ıncı maddesiyle, bu fıkrada yer alan “geçici 2 nci ve geçici 3 üncü maddelerde öngörülen kurul ve kurum tarafından” ibaresi “Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumunca” şeklinde değiştirilmiştir.
  56. [56]26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 41 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “ve denetleme konusu çerçevesinde işlem denetçisi” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
  57. [57]26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 20 nci maddesiyle, bu maddenin birinci ve ikinci fıkralarında yer alan “geçici 3 üncü maddede öngörülen kurumun” ibareleri “Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumunun”, dördüncü fıkrasında yer alan “Geçici 3 üncü maddede öngörülen kurum” ibaresi “Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu” şeklinde değiştirilmiştir.
  58. [58]26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 21 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “bir bağımsız denetleme kuruluşu” ibaresi “bağımsız denetim yapmak üzere yetkilendirilen bir sermaye şirketi” şeklinde değiştirilmiştir.
  59. [59]26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 41 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “ve kendilerini ilgilendiren konularda işlem denetçisi” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
  60. [60]27/12/2020 tarihli ve 7262 sayılı 28 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “10/A” ibaresi “13 üncü” şeklinde değiştirilmiştir.
  61. [61]27/12/2020 tarihli ve 7262 sayılı 29 uncu maddesiyle, birinci fıkrada yer alan “Sermaye Piyasası Kanununun 10/A” ibaresi “hamiline yazılı pay sahipleri ile Sermaye Piyasası Kanununun 13 üncü” şeklinde değiştirilmiş, ikinci fıkrasında yer alan “, hamiline yazılı pay senedi sahipleri bakımından da giriş kartı alanları” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
  62. [62]26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 40 ıncı maddesiyle, bu fıkrada yer alan “memurluğuna” ibaresi “müdürlüğüne” şeklinde değiştirilmiştir.
  63. [63]27/12/2020 tarihli ve 7262 sayılı 30 uncu maddesiyle, bu fıkraya “ispat eden” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve Merkezi Kayıt Kuruluşuna bildirilen” ibaresi eklenmiştir.
  64. [64]15/7/2016 tarihli ve 6728 sayılı Kanunun 73 üncü maddesiyle, bu bentte yer alan yer alan “ve 349 uncu maddede yer alan hususların somut olayda mevcut bulunması hâlinde bunlara ilişkin açıklamalar” ibaresi yürürlükten kaldırılmıştır.
  65. [65]26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 41 inci maddesiyle, bu bentte yer alan “Sermaye artırımını inceleyen işlem denetçisi ile” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
  66. [66]26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 41 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “gazete ile tirajıen az ellibin olan ve yurt düzeyinde dağıtımı yapılan bir” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
  67. [67]26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 40 ıncı maddesiyle, bu fıkrada yer alan “işlem denetçisinin” ibaresi “yönetim kurulunun” ve “işlem denetçisi” ibaresi “yönetim kurulu” şeklinde değiştirilmiştir.
  68. [68]26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 41 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “ile denetleme doğrulamasını” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
  69. [69]26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 40 ıncı maddesiyle, bu fıkrada yer alan “beyannamesi” ibaresi “beyannamesini” şeklinde değiştirilmiştir.
  70. [70]26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 41 inci maddesiyle, 473 üncü maddenin ikinci fıkrasında yer alan “İşlem denetçisinin raporuyla,”, üçüncü fıkrasında yer alan “işlem denetçisi raporunun sonucu açıklanarak”ibareleri madde metninden çıkarılmıştır.
  71. [71]2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 192 nci maddesiyle bu fıkrada yer alan “Bakanlar Kurulunca” ibaresi “Cumhurbaşkanınca” şeklinde değiştirilmiştir.
  72. [72]26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 41 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “ve bununla ilgili işlem denetçisi seçmek” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
  73. [73]15/7/2016 tarihli ve 6728 sayılı Kanunun 68 inci maddesi ile bu fıkrada yer alan “bir yıl” ibareleri “altı ay” şeklinde değiştirilmiştir.
  74. [74]4/11/2021 tarihli ve 7341 sayılı Kanunun 17 nci maddesiyle bu fıkranın birinci ve ikinci cümlelerinde yer alan “altı” ibareleri “üç” şeklinde değiştirilmiştir.
  75. [75]26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 41 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “kusurlarının bulunmadığını ispatlamadıkça,” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
  76. [76]26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 28 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “yükümlülüklerini” ibaresinden sonra gelmek üzere “kusurlarıyla” ibaresi eklenmiş ve metne işlenmiştir.
  77. [77]Bu madde başlığı “VI - Denetçinin ve işlem denetçilerinin sorumluluğu” iken, 26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 29 uncu maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
  78. [78]27/12/2020 tarihli ve 7262 sayılı 30 uncu maddesiyle, maddeye onikinci fıkradan sonra gelmek üzere onüçüncü fıkra eklenmiş ve diğer fıkralar buna göre teselsül ettirilmiştir.
  79. [79]17/12/2025 tarihli ve 33110 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ticaret Bakanlığının 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununa Göre 2026 Yılında Uygulanacak Olan İdari Para Cezalarına İlişkin Tebliği ile 1/1/2026 ile 31/12/2026 tarihleri arasında uygulanacak idari para cezası miktarı metne parantez içinde siyah puntolarla işlenmiştir.
  80. [80]15/7/2016 tarihli ve 6728 sayılı Kanunun 67 nci maddesi ile bu fıkraya “onaylanması” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya esas sözleşmenin ticaret sicili müdürü yahut yardımcısı huzurunda imzalanması” ibaresi eklenmiştir.
  81. [81]15/7/2016 tarihli ve 6728 sayılı Kanunun 67 nci maddesi ile bu fıkraya “onaylanması” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya şirket sözleşmesinin ticaret sicili müdürü yahut yardımcısı huzurunda imzalanması” ibaresi eklenmiştir.
  82. [82]15/2/2018 tarihli ve 7099 sayılı Kanunun 24 üncü maddesi ile bu fıkrada yer alan “kurucuların imzalarının noterce onaylanması veya şirket sözleşmesinin ticaret sicili müdürü yahut yardımcısı” ibaresi “kurucular tarafından ticaret sicili müdürlüğünde yetkilendirilmiş personelin” şeklinde değiştirilmiştir.
  83. [83]24/11/2023 tarihli ve 7887 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile bu fıkrada yer alan limited şirketler için onbin Türk Lirası olarak öngörülen en az esas sermaye tutarı ellibin Türk Lirasına yükseltilmiştir.Söz konusu değişiklik daha sonra 26/11/2023 tarihli ve 32381 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Düzeltme ile değiştirilerek düzeltilmiştir.
  84. [84]2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 192 nci maddesiyle bu fıkrada yer alan “Bakanlar Kurulunca” ibaresi “Cumhurbaşkanınca” şeklinde değiştirilmiştir.
  85. [85]15/7/2016 tarihli ve 6728 sayılı Kanunun 67 nci maddesi ile bu fıkraya “onaylandığı” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya ticaret sicili müdürü yahut yardımcısı huzurunda imzaladığı” ibaresi eklenmiştir.
  86. [86]15/2/2018 tarihli ve 7099 sayılı Kanunun 25 inci maddesi ile bu fıkrada yer alan “imzalarının noterce onaylandığı veya ticaret sicili müdürü yahut yardımcısı” ibaresi “ticaret sicili müdürlüğünde yetkilendirilmiş personelin” şeklinde değiştirilmiştir.
  87. [87]15/7/2016 tarihli ve 6728 sayılı Kanunun 67 nci maddesi ile bu fıkraya “onaylanmasını” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya şirket sözleşmesinin ticaret sicili müdürü yahut yardımcısı huzurunda imzalandığı tarihi” ibaresi eklenmiştir.
  88. [88]15/2/2018 tarihli ve 7099 sayılı Kanunun 26 ncı maddesi ile bu fıkranın birinci cümlesinde yer alan “noterce onaylanmasını veya şirket sözleşmesinin ticaret sicili müdürü yahut yardımcısı” ibaresi “ticaret sicili müdürlüğünde yetkilendirilmiş personelin” şeklinde değiştirilmiştir.
  89. [89]26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 41 inci maddesiyle, bu bentte yer alan “, denetçinin yeminli mali müşavir veya serbest muhasebeci mali müşavir olması hâlinde adı, soyadı, yerleşim yeri, meslek odası numarası” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
  90. [90]26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 41 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “ve bu durumun işlem denetçisi tarafından doğrulanmış bulunması” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
  91. [91]26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 41 inci maddesiyle, bu bentte yer alan “işlem denetçileri de dâhil olmak üzere,” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
  92. [92]Anayasa Mahkemesinin 25/12/2025 tarihli ve E: 2025/128, K: 2025/273 sayılı Kararı ile bu bent “iki ortaklı limited şirketler” yönünden iptal edilmiştir.
  93. [93]Anayasa Mahkemesinin 25/12/2025 tarihli ve E: 2025/128, K: 2025/273 sayılı Kararı ile bu bentte yer alan “Bir ortağın haklı sebepler dolayısıyla şirketten çıkarılması için mahkemeye başvurulması…” ibaresi “iki ortaklı limited şirketler” yönünden iptal edilmiştir.
  94. [94]Bu maddenin “II - İflasın bildirilmesi veya ertelenmesi” olan başlığı, 28/2/2018 tarihli ve 7101 sayılı Kanunun 63 üncü maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
  95. [95]26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 41 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “ve işlem denetçileriyle” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
  96. [96]28/3/2013 tarihli ve 6455 sayılı Kanunun 82 nci maddesiyle, bu maddede yer alan “Anonim” ibaresinden önce gelmek üzere “397 nci maddenin beşinci ve altıncı fıkraları dışında kalan,” ibaresi eklenmiştir.
  97. [97]26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 32 nci maddesiyle, bu bentte yer alan “ve işlem denetçilerinin” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
  98. [98]15/7/2016 tarihli ve 6728 sayılı Kanunun 71 inci maddesi ile bu fıkrada yer alan “ikinci ve üçüncü” ibaresi “ikinci, üçüncü ve dördüncü” şeklinde değiştirilmiştir.
  99. [99]31/1/2012 tarihli ve 6273 sayılı Kanunun 8 inci maddesiyle, bu maddenin birinci ve ikinci fıkralarında yer alan “altı ay” ibareleri “üç yıl” şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
  100. [100]2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 192 nci maddesiyle bu maddenin başlığı “E) Yönetmelik” şeklinde ve birinci fıkrasında yer alan “bir tüzük” ibaresi “Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelik” şeklinde değiştirilmiştir.
  101. [101]2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 192 nci maddesiyle bu maddenin başlığı “K) Yönetmelik” ve birinci fıkrasında yer alan “tüzük” ibaresi “Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelik” şeklinde değiştirilmiştir.
  102. [102]13/10/2022 tarihli ve 7418 sayılı Kanunun 28 inci maddesiyle; bu fıkraya “bildirmeye” ibaresinden sonra gelmek üzere “bir internet haber sitesi ve” ibaresi eklenmiştir.
  103. [103]13/10/2022 tarihli ve 7418 sayılı Kanunun 28 inci maddesiyle; bu fıkraya “şartıyla” ibaresinden sonra gelmek üzere “bir internet haber sitesi ve” ibaresi eklenmiştir.
  104. [104]13/10/2022 tarihli ve 7418 sayılı Kanunun 28 inci maddesiyle; bu fıkraya “şartıyla” ibaresinden sonra gelmek üzere “bir internet haber sitesi ve” ibaresi eklenmiştir.
  105. [105]13/10/2022 tarihli ve 7418 sayılı Kanunun 28 inci maddesiyle; bu fıkraya “ilan,” ibaresinden sonra gelmek üzere “bir internet haber sitesi ve” ibaresi eklenmiştir.
  106. [106]25/4/2013 tarihli ve 6462 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “sakatlık” ibareleri “engellilik” şeklinde değiştirilmiştir.
  107. [107]26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 40 ıncı maddesiyle, bu fıkrada yer alan “tüzükte” ibaresi “yönetmelikte” şeklinde değiştirilmiştir.
  108. [108]26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 40 ıncı maddesiyle, bu fıkrada yer alan “tüzükte” ibaresi “yönetmelikte” şeklinde değiştirilmiştir.
  109. [109]26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 35 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “yönetmelikle” ibaresi “tebliğle” şeklinde değiştirilmiştir.
  110. [110]Bu fıkrada yer alan faiz oranları ve alacağın tahsili masrafları için talep edilebilecek asgari giderim tutarı ile ilgili olarak 2/1/2026 tarihli ve 33125 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Tebliğine bakınız.
  111. [111]10/9/2014 tarihli 6552 sayılı Kanunun 133 üncü maddesiyle, bu maddenin birinci fıkrasında yer alan “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl içinde” ibaresi “1/7/2015 tarihine kadar” olarak değiştirilmiştir.
  112. [112]10/9/2014 tarihli 6552 sayılı Kanunun 133 üncü maddesiyle, bu bentte yer alan “yürürlük tarihinden itibaren iki yıl içinde” ibaresi “1/7/2015 tarihine kadar” olarak değiştirilmiştir.
  113. [113]Anayasa Mahkemesinin 10/9/2025 tarihli ve E.: 2025/31, K.: 2025/183 sayılı Kararı ile bu fıkrada yer alan “şirkete ait malvarlığının unvana ilişkin kaydın silindiği tarihten itibaren on yıl sonra Hazineye intikal edeceği ve bunun kesin olduğu” ibaresi iptal edilmiştir. Bu Karar Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay (23/9/2026) sonra yürürlüğe girer.
  114. [114]Anayasa Mahkemesinin 22/6/2023 Tarihli ve E: 2023/33, K: 2023/117 Sayılı Kararı ile bu cümlede yer alan “silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde” ibaresi iptal edilmiştir.
  115. [115]Anayasa Mahkemesinin 10/9/2025 tarihli ve E.: 2025/31, K.: 2025/183 sayılı Kararı ile bu fıkranın ikinci ve üçüncü cümleleri iptal edilmiştir. Bu Karar Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay (23/9/2026) sonra yürürlüğe girer.
  116. [116]18/9/2020 tarihli ve 31248 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2948 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile bu fıkrada belirtilen sürenin üç ay uzatılmasına karar verilmiştir.
  117. [117]Anayasa Mahkemesinin 1/6/2023 Tarihli ve E: 2020/56, K: 2023/108 Sayılı Kararı ile bu fıkrada yer alan "… istisnalar ile..." ibaresi iptal edilmiştir.
  118. [118]26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 39 uncu maddesiyle, bu maddenin birinci fıkrasında yer alan “; geçici 2 nci ve geçici 3 üncü maddeler ise bu Kanunun yayımı ile birlikte” ibaresi ile üçüncü fıkrasında yer alan “Küçük ve orta ölçekli sermaye şirketleri ile” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.