Türk Medeni Kanunu (TMK)
- Kanun numarası
- 4721
- Kabul tarihi
- 22.11.2001
- Resmî Gazete
- 08.12.2001 / 24607
- Düstur
- 5. tertip, cilt 41
- Son değişiklik
- 30.06.2027
- Madde sayısı
- 1019
Metin içindeki değişiklik notlarından ve dipnotlardan derlenmiştir. Toplam 93 kayıt.
-
30 Haziran 2027 Henüz yürürlükte değil
-
Anayasa Mahkemesinin 4/6/2026 tarihli ve E.: 2025/156, K.: 2026/131 sayılı Kararı ile bu fıkrada yer alan “…süresiz olarak…” ibaresi iptal edilmiştir. Kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra (30/6/2027) yürürlüğe gireceği hüküm altına alınmıştır.
-
-
1 Ocak 2027 Henüz yürürlükte değil
-
Anayasa Mahkemesinin 25/12/2025 tarihli ve E.: 2025/120; K.: 2025/270 sayılı Kararı ile bu fıkranın birinci cümlesinde yer alan “…ve Basın İlan Kurumunun ilan portalında ilan…” ibaresi ve ikinci cümlesi iptal edilmiştir. Kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra (1/1/2027) yürürlüğe girceği hüküm altına alınmıştır.
-
-
16 Temmuz 2026
-
16/7/2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanunun 11 inci maddesiyle yayımı tarihinden itibaren üç ay sonra (31/10/2026) yürürlüğe girmek üzere bu fıkranın birinci cümlesine “talimat uyarınca,” ibaresinden sonra gelmek üzere “Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemine entegre elektronik satış portalında” ibaresi eklenmiştir. Söz konusu düzenleme, yürürlüğe girdiği tarihte Mevzuat Bilgi Sistemine işlenecek olup mezkur düzenlemeyi görmek için 31/7/2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazete’ye bakınız.
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 440 ıncı maddesinin birinci fıkrasında düzenleme yapılmaktadır.
Düzenlemeyle, kısıtlıya ait taşınır malın Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemine entegre elektronik satış portalı üzerinden satılması suretiyle fiziki yer kısıtlamasına maruz kalmaksızın çok daha fazla kişinin pey sürmesi sağlanarak, kısıtlıya ait taşınır malın rekabetçi bir ortamda en yüksek değerden satılmasının sağlanması öngörülmektedir. Böylelikle, kısıtlının menfaatinin en yüksek derecede korunması amaçlanmaktadır.
-
16/7/2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanunun 12 nci maddesiyle yayımı tarihinden itibaren üç ay sonra (31/10/2026) yürürlüğe girmek üzere bu fıkra değiştirilmiştir. Söz konusu düzenleme, yürürlüğe girdiği tarihte Mevzuat Bilgi Sistemine işlenecek olup mezkur düzenlemeyi görmek için 31/7/2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazete’ye bakınız.
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, 4721 sayılı Kanunun 444 üncü maddesinin ikinci fıkrasında değişiklik yapılmaktadır.
Düzenlemeyle, kısıtlıya ait taşınmaz malın Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemine entegre elektronik satış portalı üzerinden satılması suretiyle fiziki yer kısıtlamasına maruz kalmaksızın çok daha fazla kişinin pey sürmesi sağlanarak, kısıtlıya ait taşınmaz malın rekabetçi bir ortamda en yüksek değerden satılmasının sağlanması öngörülmektedir. Böylelikle, kısıtlının menfaatinin en yüksek derecede korunması amaçlanmaktadır.
-
-
24 Aralık 2025
-
Eski ifade
iki yılYeni ifadebir yıl
-
-
14 Kasım 2024
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 27 nci maddesinin ikinci fıkrasında değişiklik yapılmaktadır.
Anayasa Mahkemesinin 22/2/2024 tarihli ve E: 2023/34; K: 2024/60 sayılı kararıyla, Türk Medeni Kanununun 27 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “... ve ilân...” ibaresi iptal edilmiş ve iptal kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir. Söz konusu iptal kararı, 16/5/2024 tarihli ve 32548 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
İptal kararında, söz konusu düzenlemede ilanın kapsamının ne olacağının, kişisel veri niteliğindeki hangi bilgilere yer verileceğinin, ilanın şekli ve usulü konusunda herhangi bir hükmün bulunmamasının Anayasanın 13 ve 20 nci maddelerine aykırı olduğu belirtilmiştir.
Yapılan düzenlemeyle, adın değiştirilmesine ilişkin kararın Basın İlan Kurumunun internet portalında ilan edileceği ve hangi bilgilerin bu ilanda yer alacağı açıkça belirtilmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, 4721 sayılı Kanunun 166 ncı maddesinin dördüncü fıkrasında değişiklik yapılmaktadır.
Anayasa Mahkemesinin 22/2/2024 tarihli ve E: 2023/116; K: 2024/56 sayılı kararıyla, Türk Medeni Kanununun 166 ncı maddesinin dördüncü fıkrası iptal edilmiş ve iptal kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir. Söz konusu iptal kararı, 19/4/2024 tarihli ve 32522 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
Anayasa Mahkemesi tarafından, boşanma kararı verilebilmesi için kuralda öngörülen süreç bir bütün olarak değerlendirildiğinde ortak hayatın yeniden kurulamadığı hâllerde makul olmayan bir süre boyunca ilgililerin boşanma kararı elde etmelerine imkân tanınmadığı, kuralın bu haliyle özel hayata ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkı ile aile kurumunu koruma amacı arasında makul bir denge sağlamayarak orantılılık alt ilkesi yönünden ölçülülük ilkesini ihlal ettiği sonucuna varılmıştır.
Değişiklikle, boşanma sebeplerinden herhangi biriyle açılmış bulunan davanın reddine karar verilmesi durumunda ortak hayatın yeniden kurulamaması nedeniyle evlilik birliğinin temelinden sarsılmış sayılmasına ilişkin karinenin ne kadar süre sonra işletilebileceği hususu düzenlenmektedir.
Buna göre, boşanma sebeplerinden herhangi biriyle açılmış bulunan davanın reddine karar verilmesi ve bu kararın kesinleştiği tarihten başlayarak bir yıl geçmesi hâlinde, her ne sebeple olursa olsun ortak hayat yeniden kurulamamışsa evlilik birliği temelden sarsılmış sayılacak ve eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilecektir.
-
-
7 Kasım 2024
-
Eski ifade
Çocuk,Yeni ifadeAna doğumdan, çocuk ise
-
2 Mart 2024
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 407 nci maddesi değiştirilmektedir.
Madde, Anayasa Mahkemesinin 22/3/2023 tarihli ve E: 2022/105; K: 2023/54 sayılı kararıyla, Anayasanın “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” kenar başlıklı 13 üncü, “Özel hayatın gizliliği” kenar başlıklı 20 nci ve “Mülkiyet hakkı” kenar başlıklı 35 inci maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle iptal edilmiş ve iptal kararının Resmi Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir. Söz konusu iptal kararı, 23/6/2023 tarihli ve 32230 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Anayasa Mahkemesi iptal kararının gerekçesinde, ayırt etme gücünü haiz ve herhangi bir vasi atanmaksızın kendi işlemlerini yürütebilecek durumda bulunan kişilerin haklarında sadece özgürlüğü bağlayıcı ceza verilmiş olmasını, doğrudan doğruya bir kısıtlama nedeni sayan hükmün, Anayasanın mezkûr maddelerine aykırı olduğunu belirtmiştir. Anayasa Mahkemesinin iptal gerekçesi dikkate alınarak bu madde yeniden düzenlenmektedir.
Yapılan düzenlemeyle, özgürlüğü bağlayıcı ceza sebebiyle kısıtlanma kurumu değiştirilerek, ceza infaz kurumunda bulunma hali doğrudan doğruya kısıtlama nedeni olmaktan çıkarılmaktadır.
Ergin kişilerin fiil ehliyetinin bulunduğundan hareketle iradeleri ön plana çıkarılarak kesinleşmiş hapis cezasının infazı amacıyla ceza infaz kurumunda bulunan hükümlünün kısıtlanması esas olarak kendi isteğine bırakılmaktadır. Ancak, toplam beş yıl veya daha fazla kesinleşmiş hapis cezasının infazı bakımından hükümlünün kısıtlanması hususu kişiliğinin veya malvarlığının korunması kriterine bağlanarak, bu konuda vesayet makamına takdir hakkı verilmektedir.
Düzenlemeye göre, kesinleşmiş hapis cezasının infazı amacıyla ceza infaz kurumunda bulunan ergin bir kişinin isteği üzerine hakkında kısıtlama kararı verilebilecek veya kendisine kayyım atanabilecektir.
Toplam beş yıl veya daha fazla kesinleşmiş hapis cezasının infazı amacıyla ceza infaz kurumunda bulunan ergin bir kişinin bu durumu, vasi atanmasına ilişkin isteği bulunmasa dahi cezayı yerine getirmekle görevli makam tarafından derhal vesayet makamına bildirilecektir. Vesayet makamı, kişiliğinin veya malvarlığının korunması bakımından gerekli görmesi halinde kişiyi kısıtlayabilecektir.
Maddenin üçüncü fıkrasına göre vesayet makamı, birinci veya ikinci fıkra uyarınca karar vermeden önce hükümlüyü dinleyecektir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, 4721 sayılı Kanunun 409 uncu maddesinde değişiklik yapılmaktadır.
Maddenin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi, Anayasa Mahkemesinin 25/1/2023 tarihli ve E: 2020/30; K: 2023/12 sayılı kararıyla, bağlantılı olması nedeniyle 436 ncı maddenin birinci fıkrasının (6) numaralı bendiyle birlikte iptal edilmiştir. Teklifle söz konusu 436 ncı madde, iptal gerekçeleri dikkate alınarak yeniden düzenlenmektedir. Bu itibarla, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlamaya karar verilebilmesi için aranan resmî sağlık kurulu raporunun tanzimi açısından gereklilik bulunması halinde 436 ncı madde hükümlerinin uygulanabileceği belirtilerek maddedeki iptale konu hüküm yeniden düzenlenmektedir. Böylelikle akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlamaya karar verilebilmesi için aranan resmî sağlık kurulu raporunun alınabilmesinin temini amacıyla 436 ncı maddenin birinci fıkrasında belirtilen usule başvurulabilecektir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, 4721 sayılı Kanunun 436 ncı maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı bendinde değişiklik yapılmaktadır.
Söz konusu bentte yer alan “ve gerektiğinde kişi, hekim ön raporu üzerine en fazla yirmi gün süreyle sağlık kuruluşuna yerleştirilebilir.” ibaresi Anayasa Mahkemesinin 25/1/2023 tarihli ve E: 2020/30;
K: 2023/12 sayılı kararıyla iptal edilmiş ve iptal kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir. Söz konusu karar, 27/6/2023 tarihli ve 32234 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
Maddenin birinci fıkrasının (5) numaralı bendinde akıl hastalığı, akıl zayıflığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı ve ağır tehlike arzeden bulaşıcı hastalığı olanlar hakkında ancak resmî sağlık kurulu raporu alındıktan sonra koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanmasına karar verilebileceği düzenlenmiştir. Maddenin aynı fıkrasının (6) numaralı bendinde ise resmî sağlık kurulu raporunun alınabilmesini temin amacıyla gerektiğinde kişinin hekim ön raporu üzerine en fazla yirmi gün süreyle sağlık kuruluşuna yerleştirilebileceği hükmüne yer verilmiştir.
Anayasa Mahkemesinin iptal kararında, hekim ön raporu üzerine sağlık kuruluşuna yerleştirilen kişinin bu yerleştirme kararına karşı başvurulabileceği herhangi bir yol öngörülmediğinden ve bu konuda başvuru imkânı sağlayan başkaca bir yasal düzenleme de bulunmadığından kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı sınırlanan kişiye aşırı külfet yüklendiği ve kuralla getirilen sınırlamanın orantılı olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Teklifle, Anayasa Mahkemesinin iptal kararında belirtilen gerekçelere uygun bir şekilde hekim ön raporu üzerine sağlık kuruluşuna yerleştirilen kişinin bu yerleştirme kararına karşı başvurabileceği bir itiraz mekanizması oluşturulmakta ve söz konusu (6) numaralı bent yeniden düzenlenmektedir.
Buna göre resmî sağlık kurulu raporunun alınabilmesini temin amacıyla gerektiğinde kişinin, hekim ön raporu üzerine en fazla yirmi gün süreyle sağlık kuruluşuna yerleştirilebileceği, yerleştirme kararının derhal ilgiliye ve yakınlarına bildirileceği, ilgili ve yakınlarının bu karara karşı bildirimden itibaren on gün içinde denetim makamına itiraz edebileceği ve nihayetinde itirazın denetim makamınca ivedilikle karara bağlanacağı hükme bağlanmaktadır.
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle, 4721 sayılı Kanunun 471 inci maddesi değiştirilmektedir.
Madde, Anayasa Mahkemesinin 22/3/2023 tarihli ve E: 2022/105; K: 2023/54 sayılı kararıyla 407 nci maddeyle birlikte iptal edilmiştir. Teklifle söz konusu 407 nci madde, iptal gerekçeleri dikkate alınarak yeniden düzenlenmektedir. 407 nci maddede yapılması öngörülen düzenlemelere bağlı olarak hükümlülerde vesayetin sona ermesi halleri bu maddeyle yeniden düzenlenmektedir.
Maddenin birinci fıkrasında, özgürlüğü bağlayıcı cezaya mahkûmiyet sebebiyle kısıtlı bulunan kişi üzerindeki vesayetin, hapis hâlinin hukuka uygun bir şekilde sona ermesiyle kendiliğinden ortadan kalkacağı hükme bağlanmaktadır.
Maddenin ikinci fıkrasında ise, hapis hâlinin devamı süresince vesayetin sona erdirilebileceği haller düzenlenmiştir. Buna göre, toplam beş yıldan az olan hapis cezasının infazına bağlı olarak verilen kısıtlama kararları bakımından kişinin isteminin bulunması; toplam beş yıl veya daha fazla kesinleşmiş hapis cezasının infazına bağlı olarak verilen kısıtlama kararları bakımından ise kişinin talebi üzerine kişiliğinin veya malvarlığının korunması sebebinin ortadan kalkması hâlinde vesayet sona erdirilebilecektir.
-
-
26 Temmuz 2023
-
28 Mart 2023
-
Eski ifade
dinler ve gecikmeksizinYeni ifadedinler, tahkikatı tamamlar ve gecikmeksizin en geç iki gün içindeDeğişikliğin gerekçesi
Maddeyle, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 437 nci maddesinde değişiklik yapılmaktadır. Düzenlemeyle, koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanması kurumu bakımından mahkemenin önüne gelen dosyalarda tahkikatın tamamlanmasını müteakip gecikmeksizin en geç iki gün içinde karar vereceği hükme bağlanmaktadır.
-
-
22 Şubat 2023
-
13 Ekim 2022
-
Eski ifade
gazeteyle bir defaYeni ifadebir gazete ve bir internet haber sitesindeDeğişikliğin gerekçesi
Maddenin (a) bendiyle, 5187 sayılı Kanunun 11 inci maddesinde düzenlenen “Cezai sorumluluk” hükmüne internet haber siteleri ibaresi, 13 üncü maddesinde düzenlenen “Hukukî sorumluluk” hükmüne internet haber siteleri ibaresi eklenmektedir. Diğer taraftan, 5187 sayılı Kanunun 15,18, 20, 21 ve 27 nci maddelerinde de değişiklikler yapılmaktadır.
Maddenin (b) bendiyle, internet haber siteleri çalışanları da, 13/6/1952 tarihli ve 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanun kapsamına alınmaktadır.
Maddenin (c) bendiyle, resmi ilanların, şartları Basın İlan Kurumu Genel Kurulunca belirlenecek internet haber sitelerinde de yayınlatılması amacıyla 1700 sayılı Dahiliye Memurları Kanununun 2/A maddesinde geçen ‘gazete’ ibaresinin yanına ‘internet haber sitesi’ ibaresi eklenmektedir.
Maddenin (ç) bendiyle, 2004 sayılı Kanunun 166 ncı maddesinde değişiklik yapılarak resmi ilanların, şartları Basın İlan Kurumu Genel Kurulunca belirlenecek internet haber sitelerinde de yayınlatılması amaçlanmaktadır.
Maddenin (d) bendiyle, resmi ilanların, şartları Basın İlan Kurumu Genel Kurulunca belirlenecek internet haber sitelerinde de yayınlatılması amacıyla 7201 sayılı Tebligat Kanununun 29 uncu maddesinde değişiklik yapılmaktadır.
Maddenin (e) bendiyle, resmi ilanların, şartları Basın İlan Kurumu Genel Kurulunca belirlenecek internet haber sitelerinde de yayınlatılması amacıyla 213 sayılı Kanunun 104 üncü maddesinde geçen ‘gazete’ ibarelerinin yanına ‘ve bir internet haber sitesinde’ ibareleri eklenmektedir.
Maddenin (f) bendiyle, resmi ilanların, şartları Basın İlan Kurumu Genel Kurulunca belirlenecek internet haber sitelerinde de yayınlatılması amacıyla 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 47 nci maddesinde geçen ‘Resmi Gazete’ ibaresinin yanına ‘internet haber sitesi’ ibaresi eklenmektedir.
Gazetelerde yayınlatılan resmi ilanların tamamı gazetelerin internet haber sitesinde ve Basın İlan Kurumu İlan Portalında ücretsiz yayınlatılmaktadır. Basın İlan Kurumu İlan Portalı Yönetmeliğine göre bu şekilde üç mecrada yayınlanan ilanlar için tek ücret alınmaktadır. Personel alımı ilanlarının vatandaşların tek merkezden kolayca ulaşabilmesi maksadıyla Basın İlan Kurumu İlan Portalında da yayınlatılması amaçlanmaktadır.
Maddenin (g) bendiyle, resmi ilanların, şartları Basın İlan Kurumu Genel Kurulunca belirlenecek internet haber sitelerinde de yayınlatılması amacıyla 1163 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinde geçen ‘gazete’ ibaresinin yanına ‘internet haber sitesi’ ibaresi eklenmektedir.
Maddenin (ğ) bendiyle, resmi ilanların, şartları Basın İlan Kurumu Genel Kurulunca belirlenecek internet haber sitelerinde de yayınlatılması amacıyla 2911 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinde geçen ‘gazeteler’ ibaresinin yanına ‘internet haber sitesi’ ibaresi eklenmektedir.
Maddenin (h) bendiyle, resmi ilanların, şartları Basın İlan Kurumu Genel Kurulunca belirlenecek internet haber sitelerinde de yayınlatılması amacıyla 2942 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinde geçen ‘gazete’ ibaresinin yanına ‘internet haber sitesi’ ibaresi eklenmektedir. Ayrıca maddenin (h) bendiyle, resmi ilanların, şartları Basın İlan Kurumu Genel Kurulunca belirlenecek internet haber sitelerinde de yayınlatılması amacıyla 2942 sayılı Kanunun 19 uncu maddesinde geçen ‘gazete’ ibaresinin yanına ‘internet haber sitesi’ ibaresi eklenmektedir.
Maddenin (ı) bendiyle, resmi ilanların, şartları Basın İlan Kurumu Genel Kurulunca belirlenecek internet haber sitelerinde de yayınlatılması amacıyla 3011 sayılı Kanunun 2 nci maddesinde değişiklik yapılmaktadır.
Maddenin (i) bendiyle, resmi ilanların, şartları Basın İlan Kurumu Genel Kurulunca belirlenecek internet haber sitelerinde de yayınlatılması amacıyla 3402 sayılı Kanunun 2 ve 22 nci maddelerinde geçen ‘gazete’ ibarelerinin yanına ‘internet haber sitesi’ ibareleri eklenmektedir.
Maddenin (j) bendiyle; 4706 sayılı Kanunun 7 nci maddesinde değişiklik yapılarak resmi ilanların, şartları Basın İlan Kurumu Genel Kurulunca belirlenecek internet haber sitelerinde de yayınlatılması amaçlanmaktadır.
Maddenin (k) bendiyle, resmi ilanların, şartları Basın İlan Kurumu Genel Kurulunca belirlenecek internet haber sitelerinde de yayınlatılması amacıyla 4721 sayılı Kanunun 713 üncü maddesinde geçen ‘gazete’ ibaresinin yanına ‘internet haber sitesi’ ibaresi eklenmektedir.
Maddenin (1) bendiyle, resmi ilanların, şartları Basın İlan Kurumu Genel Kurulunca belirlenecek internet haber sitelerinde de yayınlatılması amacıyla 6102 sayılı Kanunun çeşitli maddelerinde geçen ‘gazete’ ibarelerinin yanına ‘internet haber sitesi’ ibareleri eklenmektedir.
Maddenin (m) bendiyle, resmi ilanların, şartları Basın İlan Kurumu Genel Kurulunca belirlenecek internet haber sitelerinde ve gazetede yayınlatılması amacıyla 7223 sayılı Kanunun 16 ncı maddesinde değişiklik yapılmaktadır.
-
-
6 Aralık 2019
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, 4483 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinde valilerin, Cumhurbaşkanı kararıyla atanan kaymakamlar, ilde, merkez ilçede, bölge düzeyinde teşkilatlanan kurum ve kuruluşlarda görev yapan memurlar ve diğer kamu görevlileri hakkında soruşturma izni verme yetkisine dair husus düzenlenmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, 4483 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinde valilerin, Cumhurbaşkanı kararıyla atanan kaymakamlar, ilde, merkez ilçede, bölge düzeyinde teşkilatlanan kurum ve kuruluşlarda görev yapan memurlar ve diğer kamu görevlileri hakkında soruşturma izni verme yetkisine dair husus düzenlenmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, 4483 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinde valilerin, Cumhurbaşkanı kararıyla atanan kaymakamlar, ilde, merkez ilçede, bölge düzeyinde teşkilatlanan kurum ve kuruluşlarda görev yapan memurlar ve diğer kamu görevlileri hakkında soruşturma izni verme yetkisine dair husus düzenlenmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
Madde ile, 4721 sayılı Kanunun 409 uncu maddesinde düzenleme yapılarak kişilerin akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlanması için gerekli olan raporun koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanması kararının verilmesi usulüne göre alınacağı hükme bağlanmaktadır.
-
-
4 Temmuz 2019
-
Değişikliğin gerekçesi
4721 sayılı Türk Medeni Kanununda yapılan değişiklik ile; Devletin sorumluluğu altındaki tapu sicillerinin düzenli bir biçimde tutulmasını sağlamak amacıyla tapu siciline süreli olarak tescil edilmiş olan ipoteklerin, süresinin sona ermesi ve madde metninde belirtilen şartların oluşması halinde malikin talebiyle terkininin sağlanabilmesine yönelik düzenleme yapılması öngörülmektedir.
-
-
2 Temmuz 2018
-
Eski ifade
Dışişleri Bakanlığının önerisi, İçişleri Bakanlığının katılması ve BaşbakanlığınYeni ifadeCumhurbaşkanlığının -
Eski ifade
tüzükYeni ifadeCumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelik -
Eski ifade
tüzükleYeni ifadeCumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikle -
Eski ifade
ve Bakanlar Kurulu üyeleriYeni ifadeüyeleri, Cumhurbaşkanı yardımcıları, bakanlar, -
Eski ifade
tüzükteYeni ifadeCumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikte -
Eski ifade
tüzükleYeni ifadeCumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikle -
Eski ifade
tüzükleYeni ifadeCumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikle -
Eski ifade
Bakanlar KuruluncaYeni ifadeCumhurbaşkanınca -
Eski ifade
tüzükleYeni ifadeCumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikle -
Eski ifade
tüzükleYeni ifadeCumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikle -
Eski ifade
tüzükleYeni ifadeCumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikle -
Eski ifade
tüzükleYeni ifadeCumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikle -
Eski ifade
tüzükleYeni ifadeCumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikle -
Eski ifade
tüzükleYeni ifadeCumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikle -
Eski ifade
tüzükleYeni ifadeCumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikle -
Eski ifade
tüzükleYeni ifadeCumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikle -
Eski ifade
tüzük kurallarıYeni ifadeCumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelik
-
-
29 Kasım 2017
-
20/3/2018 tarihli ve 30366 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 29/11/2017 tarihli ve E.: 2017/130, K.: 2017/165 sayılı Kararı ile, bu fıkranın ikinci cümlesinde yer alan “…ve üreme yeteneğinden sürekli biçimde yoksun bulunduğunu…” ibaresi iptal edilmiştir.
-
-
30 Nisan 2014
-
Değişikliğin gerekçesi
Türk Medeni Kanununun "Bölünme" başlıklı 656 ncı maddesinde yer alan "Taşınmazların bölünmelerine ilişkin kanun hükümleri saklıdır" hükmünden hareketle 5403 sayılı Kanun ile getirilen düzenlemelerin yürürlüğe girmesi ile 659 uncu, 660 ıncı, 661 inci, 662 nci, 663 üncü, 664 üncü, 665 inci 666 ncı, 667 nci ve 668 inci maddelerinin uygulanma imkanı kalmadığından yürürlükten kaldırılması öngörülmüştür.
-
Değişikliğin gerekçesi
Türk Medeni Kanununun "Bölünme" başlıklı 656 ncı maddesinde yer alan "Taşınmazların bölünmelerine ilişkin kanun hükümleri saklıdır" hükmünden hareketle 5403 sayılı Kanun ile getirilen düzenlemelerin yürürlüğe girmesi ile 659 uncu, 660 ıncı, 661 inci, 662 nci, 663 üncü, 664 üncü, 665 inci 666 ncı, 667 nci ve 668 inci maddelerinin uygulanma imkanı kalmadığından yürürlükten kaldırılması öngörülmüştür.
-
Değişikliğin gerekçesi
Türk Medeni Kanununun "Bölünme" başlıklı 656 ncı maddesinde yer alan "Taşınmazların bölünmelerine ilişkin kanun hükümleri saklıdır" hükmünden hareketle 5403 sayılı Kanun ile getirilen düzenlemelerin yürürlüğe girmesi ile 659 uncu, 660 ıncı, 661 inci, 662 nci, 663 üncü, 664 üncü, 665 inci 666 ncı, 667 nci ve 668 inci maddelerinin uygulanma imkanı kalmadığından yürürlükten kaldırılması öngörülmüştür.
-
Değişikliğin gerekçesi
Türk Medeni Kanununun "Bölünme" başlıklı 656 ncı maddesinde yer alan "Taşınmazların bölünmelerine ilişkin kanun hükümleri saklıdır" hükmünden hareketle 5403 sayılı Kanun ile getirilen düzenlemelerin yürürlüğe girmesi ile 659 uncu, 660 ıncı, 661 inci, 662 nci, 663 üncü, 664 üncü, 665 inci 666 ncı, 667 nci ve 668 inci maddelerinin uygulanma imkanı kalmadığından yürürlükten kaldırılması öngörülmüştür.
-
Değişikliğin gerekçesi
Türk Medeni Kanununun "Bölünme" başlıklı 656 ncı maddesinde yer alan "Taşınmazların bölünmelerine ilişkin kanun hükümleri saklıdır" hükmünden hareketle 5403 sayılı Kanun ile getirilen düzenlemelerin yürürlüğe girmesi ile 659 uncu, 660 ıncı, 661 inci, 662 nci, 663 üncü, 664 üncü, 665 inci 666 ncı, 667 nci ve 668 inci maddelerinin uygulanma imkanı kalmadığından yürürlükten kaldırılması öngörülmüştür.
-
Değişikliğin gerekçesi
Türk Medeni Kanununun "Bölünme" başlıklı 656 ncı maddesinde yer alan "Taşınmazların bölünmelerine ilişkin kanun hükümleri saklıdır" hükmünden hareketle 5403 sayılı Kanun ile getirilen düzenlemelerin yürürlüğe girmesi ile 659 uncu, 660 ıncı, 661 inci, 662 nci, 663 üncü, 664 üncü, 665 inci 666 ncı, 667 nci ve 668 inci maddelerinin uygulanma imkanı kalmadığından yürürlükten kaldırılması öngörülmüştür.
-
Değişikliğin gerekçesi
Türk Medeni Kanununun "Bölünme" başlıklı 656 ncı maddesinde yer alan "Taşınmazların bölünmelerine ilişkin kanun hükümleri saklıdır" hükmünden hareketle 5403 sayılı Kanun ile getirilen düzenlemelerin yürürlüğe girmesi ile 659 uncu, 660 ıncı, 661 inci, 662 nci, 663 üncü, 664 üncü, 665 inci 666 ncı, 667 nci ve 668 inci maddelerinin uygulanma imkanı kalmadığından yürürlükten kaldırılması öngörülmüştür.
-
Değişikliğin gerekçesi
Türk Medeni Kanununun "Bölünme" başlıklı 656 ncı maddesinde yer alan "Taşınmazların bölünmelerine ilişkin kanun hükümleri saklıdır" hükmünden hareketle 5403 sayılı Kanun ile getirilen düzenlemelerin yürürlüğe girmesi ile 659 uncu, 660 ıncı, 661 inci, 662 nci, 663 üncü, 664 üncü, 665 inci 666 ncı, 667 nci ve 668 inci maddelerinin uygulanma imkanı kalmadığından yürürlükten kaldırılması öngörülmüştür.
-
Değişikliğin gerekçesi
Türk Medeni Kanununun "Bölünme" başlıklı 656 ncı maddesinde yer alan "Taşınmazların bölünmelerine ilişkin kanun hükümleri saklıdır" hükmünden hareketle 5403 sayılı Kanun ile getirilen düzenlemelerin yürürlüğe girmesi ile 659 uncu, 660 ıncı, 661 inci, 662 nci, 663 üncü, 664 üncü, 665 inci 666 ncı, 667 nci ve 668 inci maddelerinin uygulanma imkanı kalmadığından yürürlükten kaldırılması öngörülmüştür.
-
Değişikliğin gerekçesi
Türk Medeni Kanununun "Bölünme" başlıklı 656 ncı maddesinde yer alan "Taşınmazların bölünmelerine ilişkin kanun hükümleri saklıdır" hükmünden hareketle 5403 sayılı Kanun ile getirilen düzenlemelerin yürürlüğe girmesi ile 659 uncu, 660 ıncı, 661 inci, 662 nci, 663 üncü, 664 üncü, 665 inci 666 ncı, 667 nci ve 668 inci maddelerinin uygulanma imkanı kalmadığından yürürlükten kaldırılması öngörülmüştür.
-
-
6 Şubat 2014
-
6/2/2014 tarihli ve 6518 sayılı Kanunun 44 üncü maddesiyle bu fıkrada yer alan “şerhin verilmesini” ibaresinden sonra gelmek üzere “tapu müdürlüğünden” ibaresi eklenmiştir.
Değişikliğin gerekçesi
Aile konutu şerhi, eşlerin birlikte yaşadığı konutların tapu kaydına şerh edilmesi, tapu sicil müdürlüğünce taşınmaz tapu kayıtları üzerine malik olmayan eşin talebi üzerine aile konutu şerhinin konulabilmesi için mahkeme kararının gerekip gerekmediğine ilişkin farklı uygulamalar bulunmaktadır.
Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü, 2002/7 sayılı Genelgesinde tapu kayıtlarına aile konutu şerhinin işlenmesi için mahkeme kararı aranmasına yer vermemiştir. Danıştay, söz konusu Genelgenin iptali için açılan davada yürütmeyi durdurma kararı vermiştir. Bunun üzerine Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü tüm tapu dairelerine bir genelge göndermiş, bu genelge ile mahkeme kararı olmaksızın yürütme durdurma kararı verilen dosya karara çıkana kadar aile konut şerhinin beyanla belirtilen belgeler eşliğinde konulması uygulamasını durdurmuştur.
Aynı konuda Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 28/9/2011 tarihli ve E.: 2011/2, K.: 2011/447 sayılı Kararında “Tapu kaydına aile konutu şerhinin verilmesi Tapu Sicil Müdürlüğünden istenir.
Taşınmazın maliki olmayan eşin şerhin verilmesini talep edebilmesi için bir mahkeme kararına veya hak sahibi eşin söz konusu işleme izin vermesine gerek yoktur. Zira Türk Medenî Kanununun 194 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının açık hükmü ile taşınmazın maliki olmayan eşe bu hak tanınmıştır.” hükmüne yer vermiştir.
Madde ile, Tapu Sicil Müdürlüğünce aile konutu şerhi işlenmesi için mahkeme kararı aranması gerektiği yönünde farklı uygulamalardan kaynaklanan sıkıntıların giderilmesine, telafisi imkânsız zararların önlenmesine yönelik olarak taşınmazın maliki olmayan eşin mahkeme kararı olmaksızın tapu sicil müdürlüğünden aile konutu şerhi verilmesini isteyebilmesi öngörülmüştür.
murat /
-
-
10 Ekim 2013
-
Anayasa Mahkemesi’nin 10/10/2013 tarihli ve E.: 2013/62, K.: 2013/115 sayılı Kararı ile bu fıkrada yer alan “...her hâlde doğumdan başlayarak beş yıl...” ibaresi, iptal edilmiştir.
-
-
25 Nisan 2013
-
Eski ifade
özrüYeni ifadeengeli -
Eski ifade
özürlüYeni ifadeengelli -
Eski ifade
sakatlığıYeni ifadeengelliliği -
Eski ifade
“özürleriYeni ifadeengelleri -
Eski ifade
sakatlıklarıYeni ifadeengelliliği
-
-
27 Aralık 2012
-
Anayasa Mahkemesi’nin 27/12/2012 tarihli ve E.: 2012/35, K.: 2012/203 sayılı Kararı ile bu maddede yer alan “…ve her hâlde evlât edinme işleminin üzerinden beş yıl…” ibaresi iptal edilmiştir.
-
-
15 Mart 2012
-
Anayasa Mahkemesi’nin 15/3/2012 tarihli ve E.: 2011/116, K.: 2012/39 sayılı Kararı ile bu fıkra “çocuk” yönünden iptal edilmiş olup, Kararın Resmi Gazete’de yayımlandığı 21/7/2012 tarihinden başlayarak bir yıl sonra yürürlüğe girmesi hüküm altına alınmıştır.
-
-
27 Ekim 2011
-
31 Mart 2011
-
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle 1512 sayılı Noterlik Kanununa 71/A, 71/B ve 71/C maddelerinin eklenmesinin zorunlu sonucu olarak 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 164 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrasında yer alan “hâkim” ibarelerinden sonra gelmek üzere “veya noter” ibareleri, 598 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “sulh mahkemesince” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya noterlikçe” ibaresi eklenmektedir.
DİLEK 725 - Ayrıca maddeyle Türk Medeni Kanununun 181 inci maddesinin ikinci fıkrası değiştirilmektedir.
Türk Medenî Kanununun 181 inci maddenin ikinci fıkrası ile özellikle zina, hayata kast, pek kötü davranış, haysiyetsiz yaşam sürme sebeplerinden biriyle açılan boşanma davası devam ederken davacının ölümü halinde, bu eylemlerde bulunan kusurlu davalı eşin buna rağmen mirasçı olabilmesi konusunda haksız ve adaletsiz sonuçların doğmasının önlenmesi amacıyla kusurlu eşin mirastan faydalanmasının engellenmesine yönelik olarak getirilen, ölen davacının mirasçılarından herhangi birisinin davayı devam ettirmesi ve davalının kusurlu olduğunun sabit olması halinde, davalı eşin davacıya mirasçı olamayacağına ilişkin hükümde geçen “... davacının ... “ ve “... davalının ... “ sözcükleri, Anayasa Mahkemesinin 22/10/2010 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan 21/1/2010 tarihli ve E.2008/102, K.2010/14 sayılı Kararıyla iptal edilmiş ve iptal hükmünün, kararın Resmî Gazetede yayımlanmasından başlayarak altı ay sonra yürürlüğe gireceği hüküm altına alınmıştır.
Anayasa Mahkemesinin söz konusu kararının doğuracağı hukuksal boşluğun doldurulması amacıyla bu değişiklik yapılmaktadır.
-
31/3/2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “ve Cumhuriyet savcısının hazır bulunmasıyla” ibaresi yürürlükten kaldırılmıştır.
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle yürürlükten kaldırılan maddeler düzenlenmektedir. Öncelikle, Pasaport Kanununun 23 üncü maddesinin üçüncü fıkrası yürürlükten kaldırılarak Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Ek 4 nolu Protokolünün 2 nci maddesinde ve Anayasanın 23 üncü maddesinde öngörülen seyahat özgürlüğünün daha etkin bir şekilde kullanılabilmesi amaçlanmaktadır.
Mevcut hükme göre bir vatandaşımız hakkında ülkemizde görülmekte olan bir dava veya kesinleşmiş bir hüküm varsa Adalet Bakanlığının talebi veya muvafakatiyle dış temsilciliğimiz tarafından vatandaşımızın pasaportu iptal edilmekte, ülkemize gelmesi için kendisine seyahat belgesi verilmektedir. Mevcut düzenlemenin amacı ülkemizde hakkında dava bulunan vatandaşlarımızın yargılanmak için adlî mercilerimizin önüne gelmelerini; hüküm giymiş olanların ise infaz amacıyla ülkemize gelmelerini temin etmektir. Ancak bugüne kadar bu yolla ülkemize gelen bir vatandaşımız olmadığı kayıtlardan anlaşılmaktadır.
Madde metninde “kovuşturma” kelimesi geçtiğinden vatandaşımız hakkında bir kovuşturmanın yeterli olup yakalama emri aranmamaktadır. Savunmasının alınması amacıyla aranan vatandaşlarımızın adlî yardımlaşma yoluyla savunmalarının alınması mümkün olduğundan bunun yerine pasaportuna el konularak bulunduğu ülkedeki statüsünün sorgulanabilir hâle gelmesi Devletimizin yurtdışındaki vatandaşlarımızın orada kalmasını kolaylaştırıcı tedbirler alma yönündeki genel politikasına aykırı orantısız bir uygulamadır.
DİLEK 725 - Diğer yandan hakkında kesinleşen mahkûmiyet hükmü bulunan vatandaşlarımız hakkındaki cezalar ağır nitelikteyse, Suçluların İadesine Dair Avrupa Sözleşmesi veya ilgili ülkeyle aramızdaki ikili anlaşmalar gereğince kırmızı bülten veya suçlu iadesi süreçleri başlatılmakta ve buna göre sonuç alınmaktadır. Kaldı ki bu durumdaki vatandaşlarımız kendi rızalarıyla gelmeleri söz konusu değildir.
Düzenlemeyle bu konudaki yazışmalar sebebiyle gerek mahkemelerin gerekse Adalet Bakanlığının iş yükünün belirli ölçüde azaltılması da hedeflenmektedir.
İkinci olarak Tasarının diğer maddelerinde yapılan düzenlemenin zorunlu sonucu olarak 2802 sayılı Kanunun “Yargıtay, Danıştay ile bölge adliye ve bölge idare mahkemeleri notları” başlığını taşıyan 28 inci maddesi yürürlükten kaldırılmaktadır.
Üçüncü olarak Türk Medeni Kanununun 138 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince açılacak davaların duruşmalarında Cumhuriyet savcısının hazır bulundurulması uygulamasından vazgeçildiğinden buna ilişkin ibare yürürlükten kaldırılmaktadır.
Dördüncü olarak Nüfus Hizmetleri Kanunun 36 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan ve kayıt düzeltme davalarının duruşmalarına Cumhuriyet savcısının katılmasını öngören ibare yürürlükten kaldırılmaktadır.
-
31/3/2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanunun 19 uncu maddesiyle, bu maddenin birinci ve ikinci fıkralarında yer alan “hâkim” ibarelerinden sonra gelmek üzere “veya noter” ibareleri eklenmiştir.
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle 1512 sayılı Noterlik Kanununa 71/A, 71/B ve 71/C maddelerinin eklenmesinin zorunlu sonucu olarak 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 164 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrasında yer alan “hâkim” ibarelerinden sonra gelmek üzere “veya noter” ibareleri, 598 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “sulh mahkemesince” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya noterlikçe” ibaresi eklenmektedir.
DİLEK 725 - Ayrıca maddeyle Türk Medeni Kanununun 181 inci maddesinin ikinci fıkrası değiştirilmektedir.
Türk Medenî Kanununun 181 inci maddenin ikinci fıkrası ile özellikle zina, hayata kast, pek kötü davranış, haysiyetsiz yaşam sürme sebeplerinden biriyle açılan boşanma davası devam ederken davacının ölümü halinde, bu eylemlerde bulunan kusurlu davalı eşin buna rağmen mirasçı olabilmesi konusunda haksız ve adaletsiz sonuçların doğmasının önlenmesi amacıyla kusurlu eşin mirastan faydalanmasının engellenmesine yönelik olarak getirilen, ölen davacının mirasçılarından herhangi birisinin davayı devam ettirmesi ve davalının kusurlu olduğunun sabit olması halinde, davalı eşin davacıya mirasçı olamayacağına ilişkin hükümde geçen “... davacının ... “ ve “... davalının ... “ sözcükleri, Anayasa Mahkemesinin 22/10/2010 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan 21/1/2010 tarihli ve E.2008/102, K.2010/14 sayılı Kararıyla iptal edilmiş ve iptal hükmünün, kararın Resmî Gazetede yayımlanmasından başlayarak altı ay sonra yürürlüğe gireceği hüküm altına alınmıştır.
Anayasa Mahkemesinin söz konusu kararının doğuracağı hukuksal boşluğun doldurulması amacıyla bu değişiklik yapılmaktadır.
-
31/3/2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanunun 19 uncu maddesiyle, bu fıkrada yer alan “sulh mahkemesince” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya noterlikçe” ibaresi eklenmiştir.
Değişikliğin gerekçesi
Maddeyle 1512 sayılı Noterlik Kanununa 71/A, 71/B ve 71/C maddelerinin eklenmesinin zorunlu sonucu olarak 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 164 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrasında yer alan “hâkim” ibarelerinden sonra gelmek üzere “veya noter” ibareleri, 598 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “sulh mahkemesince” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya noterlikçe” ibaresi eklenmektedir.
DİLEK 725 - Ayrıca maddeyle Türk Medeni Kanununun 181 inci maddesinin ikinci fıkrası değiştirilmektedir.
Türk Medenî Kanununun 181 inci maddenin ikinci fıkrası ile özellikle zina, hayata kast, pek kötü davranış, haysiyetsiz yaşam sürme sebeplerinden biriyle açılan boşanma davası devam ederken davacının ölümü halinde, bu eylemlerde bulunan kusurlu davalı eşin buna rağmen mirasçı olabilmesi konusunda haksız ve adaletsiz sonuçların doğmasının önlenmesi amacıyla kusurlu eşin mirastan faydalanmasının engellenmesine yönelik olarak getirilen, ölen davacının mirasçılarından herhangi birisinin davayı devam ettirmesi ve davalının kusurlu olduğunun sabit olması halinde, davalı eşin davacıya mirasçı olamayacağına ilişkin hükümde geçen “... davacının ... “ ve “... davalının ... “ sözcükleri, Anayasa Mahkemesinin 22/10/2010 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan 21/1/2010 tarihli ve E.2008/102, K.2010/14 sayılı Kararıyla iptal edilmiş ve iptal hükmünün, kararın Resmî Gazetede yayımlanmasından başlayarak altı ay sonra yürürlüğe gireceği hüküm altına alınmıştır.
Anayasa Mahkemesinin söz konusu kararının doğuracağı hukuksal boşluğun doldurulması amacıyla bu değişiklik yapılmaktadır.
-
-
17 Mart 2011
-
Anayasa Mahkemesi’nin 17/3/2011 tarihli ve E.: 2009/58, K.: 2011/52 sayılı Kararı ile bu fıkrada yer alan “… ölmüş ya da…” ibaresi iptal edilmiştir.
-
-
2 Temmuz 2009
-
Anayasa Mahkemesi’nin 2/7/2009 tarihli ve E.: 2005/114, K.: 2009/105 sayılı Kararı ile; bu maddenin birinci cümlesinde yer alan “… evli değilse ananın …” ibaresi iptal edilmiştir.
-
-
25 Haziran 2009
-
Anayasa Mahkemesi’nin 25/6/2009 tarihli ve E.: 2008/30, K.: 2009/96 sayılı Kararı ile bu fıkrada yer alan “…her hâlde doğumdan başlayarak beş yıl…” ibaresi iptal edilmiştir.
-
-
17 Nisan 2008
-
20 Şubat 2008
-
27 Kasım 2007
-
Anayasa Mahkemesi’nin 27/11/2007 tarihli ve E.:2002/162, K.:2007/89 sayılı Kararıyla; bu fıkrada yer alan “…tüzükte gösterilen sebeplerle…” ibaresi iptal edilmiştir.
-
-
4 Mayıs 2007
-
3 Temmuz 2005
-
1 Temmuz 2005
-
4 Kasım 2004
-
4/11/2004 tarihli ve 5253 sayılı Kanunun 38 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan, ”yerleşim yeri, kurucuları” ibaresi, madde metninden çıkarılmıştır.
-
4/11/2004 tarihli ve 5253 sayılı Kanunun 38 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan ”tüzükte başkaca bir düzenleme yoksa,” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
-
(4/11/2004 tarihli ve 5253 sayılı Kanunun 38 inci maddesinde; “yerel bir gazete ile ilân edilir ve aynı zamanda bir yazıyla” ibareleri madde metninden çıkarılmıştır.) hükmüne istinaden bu arada yer alan “yerel bir gazete ile ilân edilir ve aynı zamanda üyelere bir yazıyla” şeklindeki ibare, madde metninden çıkarılmıştır.
-
4/11/2004 tarihli ve 5253 sayılı Kanunun 38 inci maddesiyle bu maddede yer alan “uluslararası alanda işbirliği yapılmasında yarar görülen hallerde ve karşılıklı olmak koşuluyla” madde metninden çıkarılmıştır.
-
4/11/2004 tarihli ve 5253 sayılı Kanunun 38 inci maddesiyle bu maddede yer alan “karşılıklı olmak koşuluyla” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
-
30 Temmuz 2003
-
Değişikliğin gerekçesi
- Maddeyle, Türk Medenî Kanununun 56 ncı maddesinde yapılan düzenlemeyle tüzel kişilerin de derneğe üye olabilme imkânı getirildiğinden, söz konusu Kanunun oy hakkından yoksunluğu düzenleyen 82 nci maddesine tüzel kişilerle ilgili olarak birinci fıkradaki yasaklılığın tüzel kişiler adına derneklerde oy kullananlara da uygulanması öngörülmektedir.
-
Değişikliğin gerekçesi
- a) Çocuk Mahkemelerinin Kuruluşu, Görev ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanunun 6 ncı maddesinin son fıkrası yürürlükten kaldırılmak suretiyle, Çocuk Hakları Sözleşmesi hükümlerine uygun olarak 18 yaşından küçük çocuklar tarafından işlenen ve genel mahkemelerin görevine giren suçlarla ilgili davaların çocuk mahkemelerinde görülmesi esası benimsenmiştir.
b) Dernekler Kanununun 16 ncı maddesinin dördüncü fıkrası ile 31 inci maddesinin son fıkrası yürürlükten kaldırılmak suretiyle, dernek kurma hakkına ilişkin kısıtlamaların kaldırılarak, bu hakkın çağdaş ölçülerde kullanılması ve kolaylaştırılması amaçlanmaktadır.
Ayrıca, Dernekler Kanununun 3.8.2002 tarihli ve 4771 sayılı Kanunun 12 nci maddesiyle 56 ncı maddesi yürürlükten kaldırıldığından buna ilişkin müeyyideyi düzenleyen 83 üncü maddesi yürürlükten kaldırılmaktadır.
c) Milli Güvenlik Kurulu ve Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği Kanununun, Millî Güvenlik Kurulu kararlarıyla ilgili Bakanlar Kurulu kararlarının Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği tarafından dağıtımı ve takibini düzenleyen 9 uncu maddesi, bu kararların dağıtımı ve takibinin ilgili birim tarafından yapılması amacıyla yürürlükten kaldırılmıştır.
Anılan Kanunun 14 üncü maddesi, aynı Kanunun 13 üncü maddesinde bu Tasarıyla yapılan düzenlemeye uygun olarak yürürlükten kaldırılmıştır.
Özel hukuk tüzel kişileri bakımından, Anayasanın 20 nci maddesinde öngörülen özel hayatın gizliliği ve 22 nci maddesinde öngörülen haberleşme hürriyeti ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin herkesin haberleşmesine saygı gösterilmesi hakkını düzenleyen "Özel Hayatın ve Aile Hayatının Korunması" başlıklı 8 inci maddesinin gereği olarak ve Kanunun 13 üncü maddesinde yürütmenin işlevselliğinin sağlanması amacıyla yapılan düzenleme paralelinde, Kanunun "Bakanlıklar, kamu kurum ve kuruluşları ile özel hukuk tüzel kişileri Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliğine gerekli olan açık ve her derecede gizli bilgi ve belgeleri sürekli veya istenildiğinde vermek zorundadırlar." şeklindeki 19 uncu maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.
d) Maddenin (b) bendi ile Dernekler Kanununun "şube kurucularının, şubenin açılacağı yerde en az altı aydan beri ikametgâh etmeleri zorunludur." şeklindeki düzenlemesini içeren 31 inci maddesinin son fıkrası yürürlükten kaldırıldığından, buna paralel olarak bu şartı arayan Türk Medenî Kanununun 94 üncü maddesinin ikinci fıkrası da yürürlükten kaldırılmaktadır.
-
Eski ifade
en az yedi gerçek kişininYeni ifadegerçek veya tüzel en az yedi kişininDeğişikliğin gerekçesi
- Dernek kurma hürriyetini düzenleyen Anayasanın 33 üncü maddesinde 3.10.2001 tarihli ve 4709 sayılı Kanunun 12 nci maddesiyle yapılan değişikliğin madde gerekçesinde, söz konusu 33 üncü maddede geçen "herkes" kavramının, tüzel kişileri de kapsadığı ve tüzel kişilerin dernek kurabileceği ya da derneğe üye olabileceği belirtilmiştir. Maddeyle anılan düzenlemeye paralel olarak 22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun derneklerin tanımlandığı 56 ncı maddesinde yer alan "en az yedi gerçek kişinin" ibaresi "gerçek veya tüzel en az yedi kişinin" şeklinde değiştirilmektedir.
-
30/7/2003 tarihli ve 4963 sayılı Kanunun 32 nci maddesiyle, 64 üncü maddenin bu fıkrada yer alan "gerçek kişi" ibaresinden sonra gelmek üzere "ile tüzel kişiler" ibaresi eklenmiştir.
Değişikliğin gerekçesi
- Dernek kurma hürriyetini düzenleyen Anayasanın 33 üncü maddesinde 3.10.2001 tarihli ve 4709 sayılı Kanunun 12 nci maddesiyle yapılan değişikliğin madde gerekçesinde, söz konusu 33 üncü maddede geçen "herkes" kavramının, tüzel kişileri de kapsadığı ve tüzel kişilerin dernek kurabileceği ya da derneğe üye olabileceği belirtilmiştir. Maddeyle anılan düzenlemeye paralel olarak Türk Medenî Kanununun 64 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki düzenlemeye tüzel kişiler de dahil edilmiştir.
-
30/7/2003 tarihli ve 4963 sayılı Kanunun 33 üncü maddesiyle, bu fıkrada yer alan "altı ay önceden" ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
Değişikliğin gerekçesi
- Maddeyle, Türk Medenî Kanununun 66 ncı maddesinin ikinci fıkrasındaki dernekten çıkmak isteyen üyenin altı ay önceden yazılı olarak bildirmek kaydıyla üyelikten çıkma hakkına ilişkin hükmü, bu konudaki serbestliği düzenleyen söz konusu maddenin birinci fıkrası ile çeliştiğinden ve ayrıca dernekler hukukunun ana prensiplerinden olan "gönüllülük" esasına aykırı düştüğünden, "altı ay önceden" ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
-
-
2 Ocak 2003