İçeriğe geç
Yürürlükte Temel kanun 23. hâli

Türk Medeni Kanunu (TMK)

Kanun numarası
4721
Kabul tarihi
22.11.2001
Resmî Gazete
08.12.2001 / 24607
Düstur
5. tertip, cilt 41
Son değişiklik
30.06.2027
Madde sayısı
1019

İkinci Kitap

Aile Hukuku

İkinci Kısım

Hısımlık

Birinci Bölüm

Soybağının Kurulması

Altıncı Ayırım

Velâyet

C. Çocuğun korunması

III. Velâyetin kaldırılması

Madde 349

2. Ana veya babanın yeniden evlenmesi hâlinde

Velâyete sahip ana veya babanın yeniden evlenmesi, velâyetin kaldırılmasını gerektirmez. Ancak, çocuğun menfaati gerektirdiğinde velâyet sahibi değiştirilebileceği gibi, durum ve koşullara göre velâyet kaldırılarak çocuğa vasi de atanabilir.

Madde gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 275 inci maddesini karşılamaktadır. Birinci cümlede, ana veya babanm yemden evlenmesinin kural olarak velayetin kaldırılmasını gerektirmediği açıkça ifade edilmiş ve böylece bugün uygulamada var olan bazı duraksamalar giderilmek istenmiştir. İkinci cümle ise, velayet hakkına sahip ana veya babanın yeniden evlenmesinin, velayetin değiştirilmesine veya kaldırılarak çocuğa vasi atanmasına sebep olabilmesinin koşulunu belirtmektedir ki, o da çocuğun menfaatidir.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 349 gerekçesi

Madde 350

3. Velâyetin kaldırılması hâlinde ana ve babanın yükümlülükleri

Velâyetin kaldırılması hâlinde ana ve babanın çocuklarının bakım ve eğitim giderlerini karşılama yükümlülükleri devam eder.

Ana ve baba ile çocuğun ödeme gücü yoksa bu giderler Devletçe karşılanır.

Nafakaya ilişkin hükümler saklıdır.

Madde gerekçesi

Madde yürürlükteki Kanunun 277 nci maddesini karşılamaktadır ve velayetin kaldırılmasının sonuçlarını ilgilendirdiği için sistematik olarak burada düzenlenmiştir. Yürürlükteki metne göre hüküm değişikliği yoktur.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 350 gerekçesi

Madde 351

IV. Durumun değişmesi

Durumun değişmesi hâlinde, çocuğun korunmasına ilişkin önlemlerin yeni koşullara uydurulması gerekir.

Velâyetin kaldırılmasını gerektiren sebep ortadan kalkmışsa hâkim, re'sen ya da ana veya babanın istemi üzerine velâyeti geri verir.

Madde gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 276 ncı maddesinin birinci fıkrasını karşılamaktadır. Yürürlükteki metinde sadece velayetin kaldırılması sebebinin ortadan kalkması hâlinin düzenlenmiş olmasına karşılık, maddede, genel olarak koruma önlemlerine esas olan durumların değişmesi de göz önünde tutulmuştur.

YEDİNCİ AYIRIM ÇOCUK MALLARI

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 351 gerekçesi

Mehaz madde — Alman MK m. 1696

Mahkeme kararlarının ve mahkemece onaylanan sulhun değiştirilmesi

(1) Velayet veya kişisel ilişki hakkına dair bir karar ya da mahkemece onaylanan bir sulh, çocuğun yararını kalıcı biçimde etkileyen haklı sebeplerin bulunması hâlinde değiştirilir. § 1626a fıkra 2 uyarınca verilen kararlar § 1671 fıkra 1'e göre değiştirilebilir; § 1671 fıkra 4 kıyasen uygulanır. § 1678 fıkra 2, § 1680 fıkra 2 ile § 1681 fıkra 1 ve 2 saklıdır.

(2) § 1666 ilâ 1667 hükümlerine veya çocuğun yararının tehlikeye girmesini önlemek ya da çocuğun yararı için gerekli olması şartıyla alınabilecek Alman Medeni Kanunu'nun diğer bir hükmüne dayanan bir önlem (çocuğun korunmasına ilişkin önlem), çocuğun yararına yönelik bir tehlike artık mevcut değilse veya önlemin gerekliliği ortadan kalkmışsa kaldırılır.

(3) § 1632 fıkra 4 uyarınca verilen bir tedbir, çocuğun koruyucu aileden alınması çocuğun yararını tehlikeye düşürmüyorsa, ana babanın talebi üzerine kaldırılır.

Özgün metin (Almanca)

(1) Eine Entscheidung zum Sorge- oder Umgangsrecht oder ein gerichtlich gebilligter Vergleich ist zu ändern, wenn dies aus triftigen, das Wohl des Kindes nachhaltig berührenden Gründen angezeigt ist. Entscheidungen nach § 1626a Absatz 2 können gemäß § 1671 Absatz 1 geändert werden; § 1671 Absatz 4 gilt entsprechend. § 1678 Absatz 2, § 1680 Absatz 2 sowie § 1681 Absatz 1 und 2 bleiben unberührt.

(2) Eine Maßnahme nach den §§ 1666 bis 1667 oder einer anderen Vorschrift des Bürgerlichen Gesetzbuchs, die nur ergriffen werden darf, wenn dies zur Abwendung einer Kindeswohlgefährdung oder zum Wohl des Kindes erforderlich ist (kindesschutzrechtliche Maßnahme), ist aufzuheben, wenn eine Gefahr für das Wohl des Kindes nicht mehr besteht oder die Erforderlichkeit der Maßnahme entfallen ist.

(3) Eine Anordnung nach § 1632 Absatz 4 ist auf Antrag der Eltern aufzuheben, wenn die Wegnahme des Kindes von der Pflegeperson das Kindeswohl nicht gefährdet.

Eşleşme, iki maddenin içeriğinin karşılaştırılmasıyla önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. Alman Medeni Kanunu

Mehaz madde — İsviçre MK m. 313

C. Çocuğun korunması / V. Durumun değişmesi

1 Durumun değişmesi hâlinde, çocuğun korunmasına ilişkin önlemler yeni duruma uyarlanır.

2 Velâyet, kaldırılmasından itibaren bir yıl geçmedikçe hiçbir hâlde yeniden tesis edilemez.

Özgün metin (Almanca)

1 Verändern sich die Verhältnisse, so sind die Massnahmen zum Schutz des Kindes der neuen Lage anzupassen.

2 Die elterliche Sorge darf in keinem Fall vor Ablauf eines Jahres nach ihrer Entziehung wiederhergestellt werden.

Eşleşme, iki maddenin anlam benzerliğine göre önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. İsviçre Medeni Kanunu

Yedinci Ayırım

Çocuk Malları

A. Yönetim

Madde 352

I. Genel olarak

Ana ve baba, velâyetleri devam ettiği sürece çocuğun mallarını yönetme hakkına sahip ve bununla yükümlüdürler; kural olarak hesap ve güvence vermezler.

Ana ve babanın yükümlülüklerini yerine getirmedikleri durumlarda hâkim müdahale eder.

Madde gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 278 inci maddesinden ifadesi sadeleştirilmek suretiyle aynen alınmıştır.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 352 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre MK m. 318

A. Yönetim

1 Ana baba, kendilerine velâyet hakkı tanındığı sürece, çocuk malvarlığını yönetme hakkına ve yükümlülüğüne sahiptir.

2 Ana babadan biri ölürse, sağ kalan ana baba çocuk malvarlığına ilişkin bir envanteri çocuk koruma makamına sunar.[463]

3 Çocuk koruma makamı, çocuk malvarlığının niteliğine ve büyüklüğüne ve ana babanın kişisel durumuna göre gerekli görürse, envanter düzenlenmesini veya dönemsel hesap verilmesi ve rapor sunulmasını emreder.[464]

Özgün metin (Almanca)

1 Die Eltern haben, solange ihnen die elterliche Sorge zusteht, das Recht und die Pflicht, das Kindesvermögen zu verwalten.

2 Stirbt ein Elternteil, so hat der überlebende Elternteil der Kindesschutzbehörde ein Inventar über das Kindesvermögen einzureichen.[463]

3 Erachtet es die Kindesschutzbehörde nach Art und Grösse des Kindesvermögens und nach den persönlichen Verhältnissen der Eltern für angezeigt, so ordnet sie die Inventaraufnahme oder die periodische Rechnungsstellung und Berichterstattung an.[464]

Eşleşme, iki maddenin içeriğinin karşılaştırılmasıyla önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. İsviçre Medeni Kanunu

Madde 353

II. Evlilik sona erince

Evlilik sona erince velâyet kendisinde kalan eş, hâkime çocuğun malvarlığının dökümünü gösteren bir defter vermek ve bu malvarlığında veya yapılan yatırımlarda gerçekleşen önemli değişiklikleri bildirmek zorundadır.

Madde gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 279 uncu maddesinden ifadesi sadeleştirilmek suretiyle aynen alınmıştır.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 353 gerekçesi

B. Kullanma hakkı

Madde 354

Ana ve baba, kusurları sebebiyle velâyetleri kaldırılmadıkça, çocuğun mallarını kullanabilirler.

Madde gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 280 inci maddesini karşılamaktadır ve 1984 tarihli Öntasarının 271 inci maddesinden aynen alınmıştır. Yürürlükteki metinde kullamlan intifa terimi maddenin asıl amacım tam olarak yansıtmamaktadu-. Çünkü maddede ana ve babanın çocuk mallan üzerinde intifa haklan değil, ana ve babanm çocuk mallan üzerinde kullanma hakkına sahip oldukları ifade edilmek istenmiştir.

Her iki terim birbirinden çok farklı olduğundan maddede "intifa" terimi yerine doğru terim olan "kullanma hakla" ifadesine yer verilmiştir.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 354 gerekçesi

Mehaz madde — Alman MK m. 1693

Ana babanın engellenmesi hâlinde mahkeme tedbirleri

Ana baba velâyeti kullanmaktan engellenmişse, aile mahkemesi çocuğun menfaati için gerekli tedbirleri almakla yükümlüdür.

Özgün metin (Almanca)

Sind die Eltern verhindert, die elterliche Sorge auszuüben, so hat das Familiengericht die im Interesse des Kindes erforderlichen Maßregeln zu treffen.

Eşleşme metin benzerliğine göre önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Alman Medeni Kanunu

C. Gelirlerin sarfı

Madde 355

Ana ve baba, çocuk mallarının gelirlerini öncelikle çocuğun bakımı, yetiştirilmesi ve eğitimi için; hakkaniyete uyduğu ölçüde de aile ihtiyaçlarını karşılamak üzere sarfedebilirler.

Gelir fazlası, çocuk mallarına katılır.

Madde gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 281 inci maddesini karşılamaktadır.

Madde, İsviçre Medenî Kanununun 316 ncı maddesini örnek alan 1984 tarihli Öntasarının 272 nci maddesinden alınmıştır. Çocuk mallarının gelirlerinin çocuğun bakımına, yetiştirilmesine ve eğitimine sarfedilen miktardan artan kısmının aile ihtiyacına sarfedilebileceği, kalanın ise çocuğun mallarına katılacağı esası getirilmiştir.

Yürürlükteki metinden farkı, çocuğun gelirinden ona sarfedilenden artan miktarın önce -hakkaniyete uyduğu ölçüde- aile ihtiyaçlarına harcanabileceği; gelir fazlasının ise çocuk mallarına katılacağıdır.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 355 gerekçesi

Mehaz madde — Alman MK m. 1649

Çocuğun mal varlığının gelirlerinin kullanılması

(1) Çocuğun mal varlığının usulüne uygun yönetimi için gerekli olmayan gelirleri, çocuğun geçimi için kullanılır. Mal varlığı gelirlerinin yeterli olmaması hâlinde, çocuğun çalışması yoluyla veya § 112 uyarınca kendisine izin verilen bağımsız bir kazanç işletmesinin işletilmesi yoluyla elde ettiği gelirler kullanılabilir.

(2) Ana baba, mal varlığının usulüne uygun yönetimi ve çocuğun geçimi için gerekli olmayan mal varlığı gelirlerini, ilgililerin mal varlığı ve kazanç durumları dikkate alındığında hakkaniyete uygun düştüğü ölçüde, kendi geçimleri ve çocuğun küçük kardeşlerinin geçimi için kullanabilirler.

Özgün metin (Almanca)

(1) Die Einkünfte des Kindesvermögens, die zur ordnungsmäßigen Verwaltung des Vermögens nicht benötigt werden, sind für den Unterhalt des Kindes zu verwenden. Soweit die Vermögenseinkünfte nicht ausreichen, können die Einkünfte verwendet werden, die das Kind durch seine Arbeit oder durch den ihm nach § 112 gestatteten selbständigen Betrieb eines Erwerbsgeschäfts erwirbt.

(2) Die Eltern können die Einkünfte des Vermögens, die zur ordnungsmäßigen Verwaltung des Vermögens und für den Unterhalt des Kindes nicht benötigt werden, für ihren eigenen Unterhalt und für den Unterhalt der minderjährigen Geschwister des Kindes verwenden, soweit dies unter Berücksichtigung der Vermögens- und Erwerbsverhältnisse der Beteiligten der Billigkeit entspricht.

Eşleşme, iki maddenin içeriğinin karşılaştırılmasıyla önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. Alman Medeni Kanunu

Mehaz madde — İsviçre MK m. 316

Gerekçenin andığı bu madde İsviçre Medeni Kanunu'nda sonradan yeniden yazılmış ya da yeniden numaralanmıştır; kaynaktaki bugünkü metin Türk maddesinin karşılığı değildir.

Eşleşme madde gerekçesinde belirtilmiştir. İsviçre Medeni Kanunu

D. Çocuk mallarının kısmen sarfı

Madde 356

Olağan ihtiyaçlar gerektirdiği ölçüde sermaye biçiminde ödemeler, tazminatlar ve benzeri edimler çocuğun bakımı için kısmen kullanılabilir.

Çocuğun bakımı, yetiştirilmesi ve eğitimi için zorunluluk varsa hâkim, ana ve babaya belirlediği miktarlarda çocuğun diğer mallarına da başvurma yetkisini tanıyabilir.

Madde gerekçesi

Kısmen İsviçre Medenî Kanununun 1978 yılında yürürlüğe giren 320 nci maddesinden alınan bu maddede, çocuğa yapılan sermaye biçimindeki ödemelerin, tazminat Ödemelerinin ve maddî değeri olan benzeri edimlerin, olağan ihtiyaçlar gerektirdiği Ölçüde çocuğun bakımı için kısmen kullanılabileceği hükme bağlanmıştır. Maddenin ikinci fıkrası ise, çocuğun bakımı, yetiştirilmesi ve eğitimi için zorunluluk bulunduğu hâllerde hâkimin ana ve babaya, belirlediği miktarda çocuğun diğer mallanna da başvurma yetkisi tanıyabileceğini öngörmektedir. Ana ve babanm, ikinci fıkradaki olanaktan yararlanabilmesi, ancak hâkim karan ile mümkündür.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 356 gerekçesi

E. Çocuğun serbest malları

Madde 357

I. Kazandırmalar

Ana ve baba, faiz getiren yatırım veya tasarruf hesabı açılmak üzere ya da açıkça ana ve babanın kullanmaması koşuluyla çocuğa yapılan kazandırmaların gelirlerini kendi menfaatlerine sarfedemezler.

Kazandırmada bulunan kişi, kazandırma sırasında açıkça aksini öngörmedikçe, ana ve baba bunlar üzerinde yönetim hakkına sahiptir.

Madde gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 282 nci maddesini karşılamaktadır.

Madde, esas itibanyla isviçre Medenî Kanununun 321 inci maddesini izleyen 1984 tarihli Öntasanmn 273 üncü maddesinden esinlenilerek kaleme alınmıştır.

Yürürlükteki metinde çocuğun serbest mallan belirlenirken, "intifa hakkTnm maddede sayılan bağışlama konusu mallara şamil olmadığı belirtilmektedir. Maddede ise, serbest mallar olarak sayılan kazandırma konusu malların gelirlerinin ana ve baba tarafından kendi menfaatlerine sarfedilemeyeceği belirtilmek suretiyle, hükümde düzenlenmek istenen olgunun mahiyetine daha uygun bir ifade seçilmiştir. Serbest malların neleri kapsadığı hususunda hüküm değişikliği yoktur.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 357 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre MK m. 321

D. Serbest çocuk malvarlığı / I. Kazandırmalar

1 Ana ve baba, çocuğun malvarlığından elde edilen gelirleri, bu gelirlerin açık bir şart ile veya faiz getirecek şekilde yatırılması ya da tasarruf edilmesi kaydıyla çocuğa kazandırılmış olması halinde harcayamazlar.

2 Ana ve babanın yönetim hakkı, ancak kazandırma sırasında açıkça bu yönde bir belirleme yapılmışsa dışlanmış olur.

Özgün metin (Almanca)

1 Die Eltern dürfen Erträge des Kindesvermögens nicht verbrauchen, wenn es dem Kind mit dieser ausdrücklichen Auflage oder unter der Bestimmung zinstragender Anlage oder als Spargeld zugewendet worden ist.

2 Die Verwaltung durch die Eltern ist nur dann ausgeschlossen, wenn dies bei der Zuwendung ausdrücklich bestimmt wird.

Eşleşme metin benzerliğine göre önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. İsviçre Medeni Kanunu

Madde 358

II. Saklı pay

Ölüme bağlı tasarruf yoluyla çocuğun saklı payı ana ve babanın yönetimi dışında bırakılabilir.

Mirasbırakan yönetimi bir üçüncü kişiye bırakmışsa, tasarrufunda bu kişinin belirli zamanlarda sulh hâkimine hesap vermesini öngörebilir.

Madde gerekçesi

Madde birinci fıkra itibarıyla aynen ve ikinci fıkra itibarıyla kısmen isviçre Medenî Kanununun 322 nci maddesinden alınmıştır. Maddede çocuk için koruyucu bir hüküm getirilmekte ve çocuğun kendi mirasburakanmm malvarlığı üzerinde sahip olduğu saldı payının, ölüme bağlı tasarruf yoluyla ana ve babanın yönetimi dışında bırakılabileceği ve böylece bu saklı payın da serbest mallar arasında yer alabileceği hükme bağlanmaktadır. İkincifikradaise, mirasbırakanm çocuğun saklı payının yönetimini bir üçüncü kişiye bırakması hâlinde, ölüme bağlı tasarrufunda, bu kişinin belirli zamanlarda sulh hâkimine hesap vermesini de öngörebileceği belirtilmektedir.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 358 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre MK m. 322

D. Serbest çocuk malvarlığı / II. Saklı pay

1 Ölüme bağlı tasarrufla, çocuğun saklı payı da ana ve babanın yönetiminden çıkarılabilir.

2 Miras bırakan, yönetimi bir üçüncü kişiye devrederse, çocuk koruma makamı bu kişiden belirli aralıklarla hesap vermesini ve rapor sunmasını isteyebilir.

Özgün metin (Almanca)

1 Durch Verfügung von Todes wegen kann auch der Pflichtteil des Kindes von der elterlichen Verwaltung ausgenommen werden.

2 Überträgt der Erblasser die Verwaltung einem Dritten, so kann die Kindesschutzbehörde diesen zur periodischen Rechnungsstellung und Berichterstattung anhalten.

Eşleşme metin benzerliğine göre önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. İsviçre Medeni Kanunu

Madde 359

III. Meslek veya sanat için verilen mal ve kişisel kazanç

Ana ve baba tarafından bir meslek veya sanat ile uğraşması için çocuğa kendi malından verilen kısmın veya kendi kişisel kazancının yönetimi ve bunlardan yararlanma hakkı çocuğa aittir.

Çocuğun evde ana ve babasıyla birlikte yaşaması hâlinde, ana ve baba ondan kendisinin bakımı için uygun bir katkıda bulunmasını isteyebilirler.

Madde gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 283 ve 284 üncü maddelerim karşılamaktadır.

Madde, İsviçre Medenî Kanununun 323 üncü maddesinden esinlenen 1984 tarihli Öntasarının 274 üncü maddesinden alınmıştır. Maddede, küçüğün kazancının, yanlarında yaşadığı sürece ana ve'babaya ait olduğuna ilişkin hükme yer verilmemiş, ancak ana ve baba ile birlikte yaşayan çocuğun kendi bakımı için uygun bir katkıda bulunması esası getirilmiştir.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 359 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre MK m. 323

D. Serbest çocuk malvarlığı / III. Çalışma kazancı, meslek ve sanat malvarlığı

1 Çocuğun kendi çalışmasıyla kazandığı şeyler ile bir meslek veya kendi işini yürütmek amacıyla ana ve babadan kendi malvarlığından aldığı şeyler, çocuğun kendi yönetim ve yararlanmasına tabidir.

2 Çocuk, ana ve baba ile birlikte aynı evde yaşıyorsa, ana ve baba çocuğun kendi bakımına uygun bir katkıda bulunmasını isteyebilirler.

Özgün metin (Almanca)

1 Was das Kind durch eigene Arbeit erwirbt und was es von den Eltern aus seinem Vermögen zur Ausübung eines Berufes oder eines eigenen Gewerbes herausbekommt, steht unter seiner Verwaltung und Nutzung.

2 Lebt das Kind mit den Eltern in häuslicher Gemeinschaft, so können sie verlangen, dass es einen angemessenen Beitrag an seinen Unterhalt leistet.

Eşleşme madde gerekçesinde belirtilmiştir. İsviçre Medeni Kanunu

F. Çocuk mallarının korunması

Madde 360

I. Önlemler

Ana ve baba, çocuğun mallarını yönetmekte her ne sebeple olursa olsun yeterince özen göstermezlerse hâkim, malların korunması için uygun önlemleri alır.

Hâkim, özellikle malların yönetimi konusunda talimat verebilir; belirli zamanlarda verilen bilgi ve hesabı yeterli görmezse, malların tevdi edilmesine veya güvence gösterilmesine karar verebilir.

Madde gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 285 inci maddesini karşılamaktadır.

Madde, İsviçre Medenî Kanununun 324 üncü maddesini Örnek alan 1984 tarihli Öntasarının 275 inci maddesinden alınmıştır. Maddenin birinci fikrası, 1984 tarihli Öntasarının 275 inci maddesinin birinci fıkrasıyla aynıdır; ikinci fıkraya ise İsviçre Medenî Kanununun 324 üncü maddesinin ikinci fıkrasındaki "malların tevdi edilmesi" olanağı da eklenmiştir.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 360 gerekçesi

Mehaz madde — Alman MK m. 1667

Çocuğun mal varlığının tehlikeye düşmesi hâlinde mahkeme tarafından alınacak önlemler

(1) Aile mahkemesi, ana babanın çocuğun mal varlığına ilişkin bir envanter sunmasını ve yönetim hakkında hesap vermesini emredebilir. Ana baba, envanteri doğruluk ve eksiksizlik güvencesiyle birlikte vermekle yükümlüdür. Sunulan envanterin yetersiz olması hâlinde, aile mahkemesi envanterin yetkili bir makam veya yetkili bir memur ya da noter tarafından düzenlenmesini emredebilir.

(2) Aile mahkemesi, çocuğun parasının belirli bir şekilde yatırılmasını ve çekilmesi için kendi onayının gerekli olmasını emredebilir. Çocuğun mal varlığına kıymetli evrak veya değerli eşyalar dahilse, aile mahkemesi, çocuğu temsil eden ebeveyne, bir vasiye § 1843 ila 1845 uyarınca düşen yükümlülüklerin aynısını yükleyebilir; § 1842 ve § 1849 fıkra 1 kıyasen uygulanır.

(3) Aile mahkemesi, çocuğun mal varlığını tehlikeye düşüren ebeveyne, yönetimi altındaki mal varlığı için teminat gösterme yükümlülüğü yükleyebilir. Teminatın türünü ve kapsamını aile mahkemesi takdir yetkisine göre belirler. Teminatın kurulması ve kaldırılmasında, çocuğun katılımının yerini aile mahkemesinin kararı alır. Teminat gösterme yükümlülüğü, ancak mal varlığının yönetiminin § 1666 fıkra 1 uyarınca tamamen veya kısmen geri alınması suretiyle zorla yerine getirilebilir.

(4) Emredilen önlemlerin masraflarını, bunlara sebep olan ebeveyn öder.

Özgün metin (Almanca)

(1) Das Familiengericht kann anordnen, dass die Eltern ein Verzeichnis des Vermögens des Kindes einreichen und über die Verwaltung Rechnung legen. Die Eltern haben das Verzeichnis mit der Versicherung der Richtigkeit und Vollständigkeit zu versehen. Ist das eingereichte Verzeichnis ungenügend, so kann das Familiengericht anordnen, dass das Verzeichnis durch eine zuständige Behörde oder durch einen zuständigen Beamten oder Notar aufgenommen wird.

(2) Das Familiengericht kann anordnen, dass das Geld des Kindes in bestimmter Weise anzulegen und zur Abhebung seine Genehmigung erforderlich ist. Gehören Wertpapiere oder Wertgegenstände zum Vermögen des Kindes, so kann das Familiengericht dem Elternteil, der das Kind vertritt, die gleichen Verpflichtungen auferlegen, die nach den §§ 1843 bis 1845 einem Betreuer obliegen; die §§ 1842 und 1849 Absatz 1 sind entsprechend anzuwenden.

(3) Das Familiengericht kann dem Elternteil, der das Vermögen des Kindes gefährdet, Sicherheitsleistung für das seiner Verwaltung unterliegende Vermögen auferlegen. Die Art und den Umfang der Sicherheitsleistung bestimmt das Familiengericht nach seinem Ermessen. Bei der Bestellung und Aufhebung der Sicherheit wird die Mitwirkung des Kindes durch die Anordnung des Familiengerichts ersetzt. Die Sicherheitsleistung darf nur dadurch erzwungen werden, dass die Vermögenssorge gemäß § 1666 Abs. 1 ganz oder teilweise entzogen wird.

(4) Die Kosten der angeordneten Maßnahmen trägt der Elternteil, der sie veranlasst hat.

Eşleşme, iki maddenin anlam benzerliğine göre önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. Alman Medeni Kanunu

Mehaz madde — İsviçre MK m. 324

E. Çocuğun malvarlığının korunması / I. Uygun önlemler

1 Malvarlığının özenli bir şekilde yönetildiğinin yeterince güvence altına alınmadığı durumlarda, çocuk koruma makamı çocuğun malvarlığının korunması için uygun önlemleri alır.

2 Makam, özellikle yönetime ilişkin talimatlar verebilir ve belirli aralıklarla hesap verilmesi ve rapor sunulması yeterli olmadığı takdirde, malvarlığının tevdiini veya teminat gösterilmesini emredebilir.

3 Usul ve yetkiye ilişkin olarak, çocuğun korunmasına dair hükümler kıyas yoluyla uygulanır.

Özgün metin (Almanca)

1 Ist die sorgfältige Verwaltung nicht hinreichend gewährleistet, so trifft die Kindesschutzbehörde die geeigneten Massnahmen zum Schutz des Kindesvermögens.

2 Sie kann namentlich Weisungen für die Verwaltung erteilen und, wenn die periodische Rechnungsstellung und Berichterstattung nicht ausreichen, die Hinterlegung oder Sicherheitsleistung anordnen.

3 Auf das Verfahren und die Zuständigkeit finden die Bestimmungen über den Kindesschutz entsprechende Anwendung.

Eşleşme madde gerekçesinde belirtilmiştir. İsviçre Medeni Kanunu

Madde 361

II. Yönetimin ana ve babadan alınması

Çocuğun mallarının tehlikeye düşmesi başka bir şekilde önlenemiyorsa hâkim, yönetimin bir kayyıma devredilmesine karar verebilir.

Çocuğun, yönetimi ana ve babaya ait olmayan malları tehlikeye düştüğünde hâkim, aynı önlemlerin alınmasını kararlaştırabilir.

Çocuk mallarının gelirlerinin veya bu mallardan ayrılmış belirli miktarların kanuna uygun şekilde sarfedileceğinden kuşku duyulursa hâkim, bunların da yönetimini bir kayyıma bırakabilir.

Madde gerekçesi

İsviçre Medenî Kanununun 325 inci ve 1984 tarihli Öntasarının 276 nci maddelerinden alınmıştır. Maddede, çocuğun ekonomik geleceğinin mallan yönünden tehlikeye girmesi hâlinde bu tehlikeyi başka önlemlerle önlemek mümkün olmadığında, hâkim kararıyla çocuk mallarının yönetiminin bir kayyıma devredilmesi kabul edilmiştir./Maddenm ikinci fıkrası 1984 tarihli öntasanda mevcut değildir ve İsviçre Medenî Kanunundaki metinde yer almaktadır. Buna göre, hâkim, yönetimi ana ve babaya ait olmayan çocuk mallarının tehlikeye düşmesi hâlinde de aynı önlemin alınmasına, yani malların yönetiminin bir kayyıma devrine karar verebilecektir.

1984 tarihli Öntasarı metninden alman üçüncü fıkrada ise, çocuk mallarının gelirlerinin veya bu mallardan ayrılmış belli miktarların kanuna uygun bir şekilde sarfedilmesinden kuşku duyulan hâllerde, bunların yönetimini de bir kayyıma bırakma yetkisi hâkime tanınmaktadır.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 361 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre MK m. 325

E. Çocuk malvarlığının korunması / II. Yönetimin elden alınması

1 Çocuk malvarlığının tehlikeye düşmesine başka bir şekilde engel olunamıyorsa, çocuk koruma makamı yönetimi bir kayyıma devreder.

2 Ana ve baba tarafından yönetilmeyen çocuk malvarlığı tehlikeye düşmüşse, çocuk koruma makamı aynı önlemi alır.

3 Çocuk malvarlığının gelirlerinin veya tüketim için ayrılmış ya da serbest bırakılmış tutarlarının amacına uygun kullanılmayacağından endişe edilirse, çocuk koruma makamı bunların yönetimini de bir kayyıma devredebilir.

Özgün metin (Almanca)

1 Kann der Gefährdung des Kindesvermögens auf andere Weise nicht begegnet werden, so überträgt die Kindesschutzbehörde die Verwaltung einem Beistand.

2 Die Kindesschutzbehörde trifft die gleiche Anordnung, wenn Kindesvermögen, das nicht von den Eltern verwaltet wird, gefährdet ist.

3 Ist zu befürchten, dass die Erträge oder die für den Verbrauch bestimmten oder freigegebenen Beträge des Kindesvermögens nicht bestimmungsgemäss verwendet werden, so kann die Kindesschutzbehörde auch deren Verwaltung einem Beistand übertragen.

Eşleşme, iki maddenin anlam benzerliğine göre önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. İsviçre Medeni Kanunu

G. Yönetimin sona ermesi

Madde 362

I. Malların devri

Ana ve baba, velâyetleri veya yönetim hakları sona erince, çocuğun mallarını, hesabıyla birlikte ergin çocuğa, vasisine veya kayyıma devrederler.

Madde gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 287 nci maddesini karşılamaktadır.

Madde, İsviçre Medenî Kanununun 326 nci maddesinden aynen alınmıştır.

— 1 3 2- Ytirürlükteki metne göre tek içerik farkı, devrin (gerektiğinde) kayyıma yapılmasıdır.

1984 tarihli Öntasarının 277 nci maddesi de kaynak maddeyi izlemiştir.

. Madde 363- Yürürlükteki Kanunun 288 inci maddesini karşılamaktadır.

Madde, İsviçre Medenî Kanununun 327 nci maddesinden alınmıştır; 1984 tarihli Öntasarının 278 inci maddesi de, anılan kaynak maddeden esinlenmiştir.

Yürürlükteki metnin birinci fıkrasından farklı olarak, ana ve baba çocuk mallarının geri verilmesinde "intifa hakkı sahibi gibi" değil, "vekil gibi" sorumludur. İkinci fıkra, esasen, içerik açısından, yürürlükteki metnin birinci fıkrasındaki cümlenin ikinci bölümünün aynı olmalda birlikte, daha açık bir dille kaleme alınmıştır. Üçüncü fıkrada ise, ana ve babanın çocuk mallarından yaptıkları ve tazminatla yükümlü tutulamayacaklan harcamalann çerçevesi, yürürlükteki metne nazaran genişletilmiş ve bu harcamalar içine aile için yapılanlar da eklenmiştir. Yürürlükteki metnin üçüncü fıkrasının sözü ise, yalnızca çocuk için yapılan harcamaları kapsamaktadır.

İKİNCİ BÖLÜM AİLE BİRİNCİ AYIRIM NAFAKA YÜKÜMLÜLÜĞÜ

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 362 gerekçesi

Mehaz madde — Alman MK m. 1698

Çocuğun malvarlığının teslimi; hesap verme

(1) Ana babanın velâyeti sona erer veya askıda kalırsa ya da malvarlığına ilişkin bakım yetkileri başka bir sebeple sona ererse, ana baba çocuğa malvarlığını teslim etmek ve talep üzerine yönetimi hakkında hesap vermekle yükümlüdür.

(2) Ana baba, çocuğun malvarlığından elde edilen faydalar hakkında, ancak bu faydaları § 1649 hükmüne aykırı olarak kullandıklarına dair bir kabul sebebi bulunması hâlinde hesap vermekle yükümlüdür.

Özgün metin (Almanca)

(1) Endet oder ruht die elterliche Sorge der Eltern oder hört aus einem anderen Grunde ihre Vermögenssorge auf, so haben sie dem Kind das Vermögen herauszugeben und auf Verlangen über die Verwaltung Rechenschaft abzulegen.

(2) Über die Nutzungen des Kindesvermögens brauchen die Eltern nur insoweit Rechenschaft abzulegen, als Grund zu der Annahme besteht, dass sie die Nutzungen entgegen der Vorschrift des § 1649 verwendet haben.

Eşleşme, iki maddenin içeriğinin karşılaştırılmasıyla önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. Alman Medeni Kanunu

Mehaz madde — İsviçre MK m. 326

F. Yönetimin sona ermesi / I. Geri verme

Velâyetin veya yönetimin sona ermesi hâlinde, ana baba çocuk malvarlığını bir hesap dökümüne dayanarak ergin olan çocuğa veya onun yasal temsilcisine geri verir.

Özgün metin (Almanca)

Endet die elterliche Sorge oder Verwaltung, so haben die Eltern das Kindesvermögen aufgrund einer Abrechnung dem volljährigen Kind oder seinem gesetzlichen Vertreter herauszugeben.

Eşleşme madde gerekçesinde belirtilmiştir. İsviçre Medeni Kanunu

Madde 363

II. Ana ve babanın sorumluluğu

Ana ve baba, çocuk mallarının geri verilmesinde vekil gibi sorumludurlar.

Dürüstlük kuralına uygun olarak başkasına devrettikleri malların yerine sadece aldıkları karşılığı geri vermekle yükümlüdürler.

Kanuna uygun olarak çocuk veya aile için yaptıkları harcamalardan dolayı tazminatla yükümlü tutulmazlar.

Mehaz madde — İsviçre MK m. 327

F. Yönetimin sona ermesi / II. Sorumluluk

1 Ana ve baba, geri verme borcundan dolayı vekil gibi sorumludur.

2 İyiniyetle elden çıkardıkları şeyler için elde ettikleri bedeli iade etmekle yükümlüdürler.

3 Çocuk veya ev düzeni için usulüne uygun olarak harcadıkları tutarlar için tazminat borçlu değildirler.

Özgün metin (Almanca)

1 Für die Rückleistung sind die Eltern gleich einem Beauftragten verantwortlich.

2 Für das, was sie in guten Treuen veräussert haben, ist der Erlös zu erstatten.

3 Für die Beträge, die sie befugtermassen für das Kind oder den Haushalt verwendet haben, schulden sie keinen Ersatz.

Eşleşme, iki maddenin anlam benzerliğine göre önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. İsviçre Medeni Kanunu

İkinci Bölüm

Aile

Birinci Ayırım

Nafaka Yükümlülüğü

A. Nafaka yükümlüleri

Madde 364

Herkes, yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoyu ve altsoyu ile kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür.

Kardeşlerin nafaka yükümlülükleri, refah içinde bulunmalarına bağlıdır.

Eş ile ana ve babanın bakım borçlarına ilişkin hükümler saklıdır.

Madde gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 315 ve kısmen de 316 net maddesini karşılamaktadır.

Madde, İsviçre Medenî Kanununun 328 inci maddesinden esinlenen 1984 tarihli Öntasarının 297 nci maddesinden alınmıştır. Ancak birinci fıkrada "...Önemli ölçüde geçim sıkıntısına" düşmekten söz eden Öntasan yerine, kaynaktaki gibi "...yoksulluğa düşmek" deyimi tercih edilmiştir. "Nafaka" terimi ise çok yerleşmiş olması itibanyla aynen konulmuştur. Maddenin ikinci fıkrasındaki hüküm, yürürlükteki Kanunun 316 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer almaktadır. Maddeye eklenen üçüncü fıkra ile eşlerin birbirine, ana ve babanın ergin olmayan çocuklarına karşı bakıra borçlanna ilişkin özel hükümlerin saklı olduğu vurgulanmıştır.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 364 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre MK m. 328

A. Yardım yükümlüleri

1 Elverişli koşullarda yaşayan kimse, bu yardım olmaksızın yoksulluğa düşecek olan üst ve alt soy hısımlarına yardım etmekle yükümlüdür.

2 Ana ve babanın ve eşin, kayıtlı partnerin nafaka yükümlülüğü saklıdır.[476]

Özgün metin (Almanca)

1 Wer in günstigen Verhältnissen lebt, ist verpflichtet, Verwandte in auf- und absteigender Linie zu unterstützen, die ohne diesen Beistand in Not geraten würden.

2 Die Unterhaltspflicht der Eltern und des Ehegatten, der eingetragenen Partnerin oder des eingetragenen Partners bleibt vorbehalten.[476]

Eşleşme madde gerekçesinde belirtilmiştir. İsviçre Medeni Kanunu

B. Dava hakkı

Madde 365

Nafaka davası, mirasçılıktaki sıra göz önünde tutularak açılır.

Dava, davacının geçinmesi için gerekli ve karşı tarafın malî gücüne uygun bir yardım isteminden ibarettir.

Nafakanın, yükümlülerin bir veya bir kaçından istenmesi hakkaniyete aykırıysa hâkim, onların nafaka yükümlülüğünü azaltabilir veya kaldırabilir.

Dava, nafaka alacaklısına bakmakta olan resmî veya kamuya yararlı kurumlar tarafından da açılabilir.

Hâkim, istem hâlinde, irat biçiminde ödenmesine karar verilen nafakanın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir.

Yetkili mahkeme, taraflardan birinin yerleşim yeri mahkemesidir.

Madde gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 316 inci maddesini karşılayan bu madde, 1984 tarihli Öntasarının 298 inci maddesinden aynen alınmıştır;, ancak Öntasannın anılan maddesindeki birinci fıkra, maddede iki fıkraya bölünmüştür. Maddenin ilk üç fıkrası aynca, İsviçre Medenî Kanununun 329 uncu maddesinin ilk iki fıkrasının içeriğiyle de aynıdır.

Birinci fıkrada çeşitli sorumlular arasındaki sıra belirlenmiş; ikinci fıkrada ise nafaka alacaklısının ihtiyaçlan göz önünde bulundurulmakla beraber, nafaka miktarının borçlunun malî gücüne uygun ve onu geçim sıkıntısına düşürmeyecek miktarda olması gerektiği de vurgulanmıştır. Üçüncü fıkrada, nafakanın borçluya yükletilmesinin hakkaniyete aykırı düşmesi hâlinde hâkime miktarın azaltılması >£yi} — 1 3 3- tamamıyla kaldınlması hususunda yetki tanınmaktadır. Hâkim, nafaka yükümlüsünün bir veya birden çok olması hâlinde, bunlardan hangisinden nafaka istenebileceğini veya bir kaç nafaka yükümlüsünün her birinin yükümlü olduğu nafaka miktarını hakkaniyete göre belirleyeceği gibi, nafakanın miktarım durum ve koşullara göre hakkaniyet ölçüsünde kaldırabilecek veya azaltabilecektir. Ayrıca hâkim, istem hâlinde, irat biçiminde ödenmesine karar verilen nafakanın gelecek yıllarda .tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğine de karar verebilecektir, Dördüncü fıkrada ise nafaka alacaklısına bakan resmî veya kamuya yararlı kurumlanıl da dava hakkına sahip olduğu belirtilmektedir.

Maddenin son fıkrası ile nafaka alacaklısına dava açmada kolaylık sağlamak üzere, yetkili mahkemeye ilişkin özel bir hüküm getirilmiştir. Ekonomik açıdan oldukça zayıf durumda olan nafaka alacaklısının nafaka yükümlüsünün bulunduğu yere gidip dava açması çoğu kez mümkün, olmamakta ya da nafaka yükümlüsü için büyük masraflara neden olmaktadır. Bunun önlenmesi için nafaka alacaklısının dilerse kendi bulunduğu yerdeki mahkemeye, dilerse nafaka yükümlüsünün bulunduğu yerdeki mahkemeye başvurma olanağı getirilmiştir..

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 365 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre MK m. 329

B. Kapsam ve talep edilmesi

1 Yardım talebi, yükümlüler aleyhine mirasçılık sırasına göre ileri sürülür ve yoksulun geçimi için gerekli ve yükümlünün koşullarına uygun edimi kapsar.

1bis Yoksulluk hâli, kişinin kendi çocuklarına bakmak amacıyla kazanç faaliyetini kısıtlamasından kaynaklanıyorsa, yardım talebinde bulunulamaz.[478]

2 Bir yükümlünün sorumlu tutulması özel durumlar nedeniyle hakkaniyete aykırı görünüyorsa, mahkeme yardım yükümlülüğünü indirebilir veya kaldırabilir.[479]

3 Çocuğun nafaka davasına ve nafaka alacağının kamu tüzel kişisine geçmesine ilişkin hükümler kıyasen uygulanır.[480]

Özgün metin (Almanca)

1 Der Anspruch auf Unterstützung ist gegen die Pflichtigen in der Reihenfolge ihrer Erbberechtigung geltend zu machen und geht auf die Leistung, die zum Lebensunterhalt des Bedürftigen erforderlich und den Verhältnissen des Pflichtigen angemessen ist.

1bis Kein Anspruch auf Unterstützung kann geltend gemacht werden, wenn die Notlage auf einer Einschränkung der Erwerbstätigkeit zur Betreuung eigener Kinder beruht.[478]

2 Erscheint die Heranziehung eines Pflichtigen wegen besonderer Umstände als unbillig, so kann das Gericht die Unterstützungspflicht ermässigen oder aufheben.[479]

3 Die Bestimmungen über die Unterhaltsklage des Kindes und über den Übergang seines Unterhaltsanspruches auf das Gemeinwesen finden entsprechende Anwendung.[480]

Eşleşme madde gerekçesinde belirtilmiştir. İsviçre Medeni Kanunu

C. Korunmaya muhtaç kişiler

Madde 366

Korunmaya muhtaç kişilerin bakımı, bununla yükümlü kurumlar tarafından sağlanır. Bu kurumlar, yaptıkları masrafları nafaka yükümlüsü hısımlardan isteyebilirler.

Madde gerekçesi

İsviçre Medenî Kanununun 330 uncu maddesinden esinlenilerek kaleme alman bu madde, korunmaya muhtaç kişilerin bakımının, bununla yükümlü kurumlar tarafından sağlanacağım öngörmektedir. Bu hükümle, esasen, korunmaya muhtaç kişilere ilişkin özel yasalara yollama yapılmaktadır. Maddede özellikle "korunmaya muhtaç çocuklar"dan değil, "korunmaya muhtaç kişiler"den söz edilmiştir. Maddeye göre, bu kişilerin bakımım sağlayan kurumlar, bu nedenle yaptıkları masrafları, nafaka ile yükümlü kişilerden isteyebileceklerdir.

İKİNCİ AYIRIM EV DÜZENİ

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 366 gerekçesi

Mehaz madde — Alman MK m. 1601

Nafaka yükümlüleri

Doğrudan hısımlar, birbirlerine nafaka vermekle yükümlüdür.

Özgün metin (Almanca)

Verwandte in gerader Linie sind verpflichtet, einander Unterhalt zu gewähren.

Eşleşme, iki maddenin anlam benzerliğine göre önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. Alman Medeni Kanunu

Mehaz madde — İsviçre MK m. 330

Gerekçenin andığı bu madde İsviçre Medeni Kanunu'nda sonradan yeniden yazılmış ya da yeniden numaralanmıştır; kaynaktaki bugünkü metin Türk maddesinin karşılığı değildir.

Eşleşme madde gerekçesinde belirtilmiştir. İsviçre Medeni Kanunu

İkinci Ayırım

Ev Düzeni

A. Koşulları

Madde 367

Aile hâlinde yaşayan birden çok kimsenin oluşturduğu topluluğun kanuna, sözleşmeye veya örfe göre belirlenen bir ev başkanı varsa, evi yönetme yetkisi ona ait olur.

Evi yönetme yetkisi, kan veya kayın hısımlığı, işçilik, çıraklık veya benzeri sebeplerle ya da koruma ve gözetme ilişkisi içinde ev halkı olarak bir arada yaşayanların hepsini kapsar.

Madde gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 318 inci maddesini karşılamaktadır.

Madde, 1984 tarihli Öntasarının 299 uncu maddesinden sadece "Aynı çatı altoda..." sözcükleri çıkarılmak suretiyle aynen alınmıştır. Yürürlükteki metne göre hüküm değişikliği yoktur.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 367 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre MK m. 331

A. Koşul

1 Ortak bir hanede yaşayan kişilerin, kanun hükmü uyarınca veya sözleşme ya da örf ve âdet gereğince bir aile başkanı varsa, ev buyruğu bu kişiye aittir.

2 Ev buyruğu, hısım[481] ve sıhri hısım sıfatıyla veya bir sözleşme ilişkisi uyarınca işçi ya da benzer bir konumda ortak hanede yaşayan bütün kişileri kapsar.[482]

Özgün metin (Almanca)

1 Haben Personen, die in gemeinsamem Haushalte leben, nach Vorschrift des Gesetzes oder nach Vereinbarung oder Herkommen ein Familienhaupt, so steht diesem die Hausgewalt zu.

2 Die Hausgewalt erstreckt sich auf alle Personen, die als Verwandte[481] und Verschwägerte oder auf Grund eines Vertragsverhältnisses als Arbeitnehmer oder in ähnlicher Stellung in dem gemeinsamen Haushalte leben.[482]

Eşleşme, gerekçenin andığı eski kanun maddesi üzerinden türetilmiş ve metin karşılaştırmasıyla desteklenmiştir; gerekçede doğrudan belirtilmemiştir. İsviçre Medeni Kanunu

B. Hükümleri

Madde 368

I. Ev düzeni ve gözetim

Birlikte yaşayan kimseler evin düzenine tâbidir. Bu düzenin kuruluşunda ev halkından her birinin yararı adil biçimde gözetilir.

Ev halkının her biri, özellikle öğrenimi, eğitimi, dinî inançları, meslek ve sanatı için gerekli özgürlükten yararlanır.

Ev başkanı, birlikte yaşayanların evdeki eşyasını özenle korumak ve güvenlik altında bulundurmakla yükümlüdür.

Madde gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 319 uncu ve isviçre Medenî Kanununun 332 nci maddelerini karşılayan bu maddedeki tek hüküm değişikliği, ev başkanın göstermesi gereken özenin ölçüsünü düzenleyen üçüncü fıkrada yapılmıştır.

Yürürlükteki metne ve 1984 tarihli Öntasansıyla İsviçre Medenî Kanunundaki kaynak maddeye göre bu özen, ev başkanın kendi eşyasına göstereceği özenle - aynı iken;

maddede bu ölçüden aynlmmış ve somut olayın özelliğine göre gösterilmesi gereken objektif bir özen aranmıştır.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 368 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre MK m. 332

B. Etkisi / I. Ev düzeni ve gözetim

1 Ev halkının tabi olduğu düzen, bütün ilgililerin menfaatlerini hakkaniyete uygun biçimde gözetmelidir.

2 Özellikle ev halkına, eğitimleri, meslekî çalışmaları ve dinî gereksinimlerinin karşılanması için gerekli özgürlük tanınmalıdır.

3 Aile başkanı, ev halkının getirdiği eşyaları, kendi eşyalarına gösterdiği aynı özenle saklamak ve zarara karşı güvence altına almakla yükümlüdür.

Özgün metin (Almanca)

1 Die Ordnung, der die Hausgenossen unterstellt sind, hat auf die Interessen aller Beteiligten in billiger Weise Rücksicht zu nehmen.

2 Insbesondere soll den Hausgenossen für ihre Ausbildung, ihre Berufsarbeit und für die Pflege der religiösen Bedürfnisse die nötige Freiheit gewährt werden.

3 Die von den Hausgenossen eingebrachten Sachen hat das Familienhaupt mit der gleichen Sorgfalt zu verwahren und gegen Schaden sicherzustellen wie die eigenen.

Eşleşme, iki maddenin anlam benzerliğine göre önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. İsviçre Medeni Kanunu

Madde 369

II. Sorumluluk

Ev başkanı, ev halkından olan küçüğün, kısıtlının, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı bulunan kişinin verdiği zarardan, alışılmış şekilde durum ve koşulların gerektirdiği dikkatle onu gözetim altında bulundurduğunu veya bu dikkat ve özeni gösterseydi dahi zararın meydana gelmesini engelleyemeyeceğini ispat etmedikçe sorumludur.

Ev başkanı, ev halkından akıl hastalığı veya akıl zayıflığı bulunanların kendilerini ya da başkalarını tehlikeye veya zarara düşürmemeleri için gerekli önlemleri almakla yükümlüdür.

Zorunluluk hâlinde gerekli önlemlerin alınmasını yetkili makamdan ister.

Madde gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 320 nci maddesini karşılayan ve İsviçre Medenî Kanununun 333 üncü maddesiyle onu örnek alan 1984 tarihli Öntasarının 301 inci maddesinden bsmen değiştirilmek suretiyle alman bu maddede, ev başkanın ev halkmdan olan küçük, kısıtlı, akıl hastası ya da akıl zayıfı olan kişilerin başkalanna verdikleri zararlardan dolayı sorumluluğu düzenlenmektedir. Madde, ev başkanın sorumluluktan kurtulması için ona "durum ve koşulların gerektirdiği dikkatle gözetim alana bulundurduğunu veya bu dikkat ve özeni gösterseydi dahi zararın meydana gelmesini engelleyemeyeceğini" İcamtlama olanağını da tanımaktadır. Böylece, ev başkanın sorumluluğu ile Borçlar Kanunu 55 ve 56 ncı maddelerinde düzenlenen sorumluluklar arasında da bir uyum sağlanmış olmaktadır.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 369 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre MK m. 333

B. Etkisi / II. Sorumluluk

1 Küçük olan veya zihinsel engelli bulunan, kapsamlı yardımcılık altında bulunan ya da ruhsal bir bozukluktan muzdarip olan bir ev halkı üyesi zarar verirse, aile başkanı, gözetimde olağan ve durumun gerektirdiği ölçüde özen gösterdiğini kanıtlayamadığı takdirde bu zarardan sorumludur.[483]

2 Aile başkanı, zihinsel engelli veya ruhsal bozukluğu bulunan bir ev halkı üyesinin durumundan, ne kendisi ne de başkaları için tehlike veya zarar doğmamasını sağlamakla yükümlüdür.[484]

3 Gerekli görüldüğünde, gerekli önlemlerin alınmasını sağlamak amacıyla yetkili makama bildirimde bulunmalıdır.

Özgün metin (Almanca)

1 Verursacht ein Hausgenosse, der minderjährig oder geistig behindert ist, unter umfassender Beistandschaft steht oder an einer psychischen Störung leidet, einen Schaden, so ist das Familienhaupt dafür haftbar, insofern es nicht darzutun vermag, dass es das übliche und durch die Umstände gebotene Mass von Sorgfalt in der Beaufsichtigung beobachtet hat.[483]

2 Das Familienhaupt ist verpflichtet, dafür zu sorgen, dass aus dem Zustand eines Hausgenossen mit einer geistigen Behinderung oder einer psychischen Störung weder für diesen selbst noch für andere Gefahr oder Schaden erwächst.[484]

3 Nötigenfalls soll es bei der zuständigen Behörde zwecks Anordnung der erforderlichen Vorkehrungen Anzeige machen.

Eşleşme madde gerekçesinde belirtilmiştir. İsviçre Medeni Kanunu

Mehaz madde — Alman MK m. 832

Gözetim yükümlüsünün sorumluluğu

(1) Küçüklüğü veya ruhsal ya da bedensel durumu nedeniyle gözetime muhtaç bir kişi üzerinde kanunen gözetim yükümlülüğü bulunan kimse, bu kişinin üçüncü bir kişiye hukuka aykırı olarak verdiği zararı tazmin etmekle yükümlüdür. Gözetim yükümlüsü, gözetim yükümlülüğünü yerine getirdiği takdirde veya zararın gereği gibi gözetim yapılmış olsa da meydana gelecek olduğu takdirde, tazmin yükümlülüğü doğmaz.

(2) Gözetimin yürütülmesini sözleşmeyle üstlenen kimse de aynı şekilde sorumludur.

Özgün metin (Almanca)

(1) Wer kraft Gesetzes zur Führung der Aufsicht über eine Person verpflichtet ist, die wegen Minderjährigkeit oder wegen ihres geistigen oder körperlichen Zustands der Beaufsichtigung bedarf, ist zum Ersatz des Schadens verpflichtet, den diese Person einem Dritten widerrechtlich zufügt. Die Ersatzpflicht tritt nicht ein, wenn er seiner Aufsichtspflicht genügt oder wenn der Schaden auch bei gehöriger Aufsichtsführung entstanden sein würde.

(2) Die gleiche Verantwortlichkeit trifft denjenigen, welcher die Führung der Aufsicht durch Vertrag übernimmt.

Eşleşme, iki maddenin içeriğinin karşılaştırılmasıyla önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. Alman Medeni Kanunu

III. Altsoyun denkleştirme alacağı

Madde 370

1. Koşulları

Ana ve baba veya büyük ana ve baba ile birlikte yaşayan ve emeklerini ya da gelirlerini aileye özgüleyen ergin altsoylar, buna karşılık uygun bir bedel isteyebilirler.

Uyuşmazlık hâlinde hâkim, bedelin miktarı, güvence altına alınması ve ödeme şekli hakkında karar verir.

Madde gerekçesi

Madde yürürlükteki Kanunun 321 inci maddesini karşılamakla birlikte, içerik açısından farklılıklar taşıyan İsviçre Medenî Kanununun 334 üncü maddesinden alınmıştır.

Birinci fıkrada, ana ve baba veya büyük ana ve baba ile birlikte yaşayan ve emeklerini ya da gelirlerini aileye özgüleyen ergin altsoylara, bu emek ya da gelirlerinin karşılığında uygun bir bedel ödenmesi kabul edilmiştir. Burada ergin altsoyların aileye özgüledilderi emek ya d& gelirleri nedeniyle bir denkleştirme alacaktan söz konusudur.

İkinci fikra, uyuşmazlık hâlinde, denkleştirme alacağının miktarı, güvence altına alınması ve ödeme sekimin hâkim tarafından belirleneceği düzenlenmektedir.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 370 gerekçesi

Mehaz madde — Alman MK m. 1620

Çocuğun ana-baba ev düzeni için yaptığı harcamalar

Ana-babanın ev düzenine dahil olan ergin bir çocuk, ev giderlerinin karşılanması için malvarlığından bir harcama yapar veya bu amaçla malvarlığından ana-babaya bir şey bırakırsa, tereddüt halinde karşılık istemek niyetinin bulunmadığı kabul edilir.

Özgün metin (Almanca)

Macht ein dem elterlichen Hausstand angehörendes volljähriges Kind zur Bestreitung der Kosten des Haushalts aus seinem Vermögen eine Aufwendung oder überlässt es den Eltern zu diesem Zwecke etwas aus seinem Vermögen, so ist im Zweifel anzunehmen, dass die Absicht fehlt, Ersatz zu verlangen.

Eşleşme, iki maddenin içeriğinin karşılaştırılmasıyla önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. Alman Medeni Kanunu

Mehaz madde — İsviçre MK m. 334

B. Etkisi / III. Çocukların ve torunların alacağı / 1. Koşullar

1 Ortak hanede ana babalarına veya büyükanne ve büyükbabalarına emeğini veya gelirini tahsis eden ergin çocuklar ya da torunlar, bunun karşılığında uygun bir tazminat isteyebilirler.[486]

2 Uyuşmazlık halinde, tazminatın miktarına, güvenceye bağlanmasına ve ödeme biçimine mahkeme karar verir.

Özgün metin (Almanca)

1 Volljährige Kinder oder Grosskinder, die ihren Eltern oder Grosseltern in gemeinsamem Haushalt ihre Arbeit oder ihre Einkünfte zugewendet haben, können hierfür eine angemessene Entschädigung verlangen.[486]

2 Im Streitfalle entscheidet das Gericht über die Höhe der Entschädigung, ihre Sicherung und die Art und Weise der Bezahlung.

Eşleşme madde gerekçesinde belirtilmiştir. İsviçre Medeni Kanunu

Madde 371

2. İstenmesi

Altsoy, bu bedeli borçlunun ölümü hâlinde isteyebilir.

Alacaklı, bu alacağını borçlunun sağlığında, birlikte yaşamanın sona ermesi veya işletmenin el değiştirmesi, borçluya karşı icra takibi yapılması veya onun iflâsı hâllerinde de isteyebilir.

Bu alacak zamanaşımına uğramaz. Fakat en geç borçlunun terekesinin taksimi anına kadar istenebilir.

Madde gerekçesi

İsviçre Medenî Kanununun 334bis maddesinden alman bu madde, bir önceki maddede düzenlenen denkleştirme bedelinin istenmesi zamamyla ilgili bir hükümdür.

Birinci fıkraya göre, altsoyun denkleştirme bedelini isteyebilmesi, kural olarak, bedel borçlusunun ölümü hâlinde mümkündür. İkinci fıkrada ise bu kuralın istisnası, yani bedel borçlusu hayattayken bu bedelin istenebileceği birlikte yaşamın sona ermesi veya işletmenin el değiştirmesi yahut borçluya karşı icra takibi yapılması yahut da borçlunun iflâs etmesi gibi hâller gösterilmiştir.

Maddenin son fıkrası ise denkleştirme bedeli alacağının zamanaşımına uğramayacağını, ancak bu alacağın en geç borçlunun terekesinin taksimi anına kadar istenebileceğini hükme bağlamaktadır. Fıkradaki "taksim anı"ndan kasıt, terekenin fiilen taksimidir.

ÜÇÜNCÜ AYIRIM AİLE MALLARI

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 371 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre MK m. 334bis

B. Etkisi / III. Çocukların ve torunların alacağı / 2. İleri sürülmesi

1 Çocuklara veya torunlara ait tazminat, borçlunun ölümüyle ileri sürülebilir.

2 Borçlu aleyhine haciz yapılması veya iflasının açılması halinde, ortak hanenin sona ermesi halinde ya da işletmenin başka ellere geçmesi halinde, tazminat borçlunun sağlığında da ileri sürülebilir.

3 Bu alacak zamanaşımına tabi değildir; ancak en geç borçlunun mirasının paylaşılması sırasında ileri sürülmelidir.

Özgün metin (Almanca)

1 Die den Kindern oder Grosskindern zustehende Entschädigung kann mit dem Tode des Schuldners geltend gemacht werden.

2 Schon zu Lebzeiten des Schuldners kann sie geltend gemacht werden, wenn gegen ihn eine Pfändung erfolgt oder über ihn der Konkurs eröffnet wird, wenn der gemeinsame Haushalt aufgehoben wird oder wenn der Betrieb in andere Hände übergeht.

3 Sie unterliegt keiner Verjährung, muss aber spätestens bei der Teilung der Erbschaft des Schuldners geltend gemacht werden.

Eşleşme, iki maddenin içeriğinin karşılaştırılmasıyla önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. İsviçre Medeni Kanunu

Üçüncü Ayırım

Aile Malları

A. Aile vakfı

Madde 372

Aile bireylerinin eğitim ve öğrenimleri, donanım ve desteklenmeleri ve bunlara benzer amaçların gerektirdiği harcamaların yapılması için kişiler hukuku ve miras hukuku hükümleri uyarınca aile vakfı kurulabilir.

Bir malın veya hakkın başkalarına geçmemek üzere aynı soydan gelenlere kuşaktan kuşağa kalacak şekilde özgülenmesi yasaktır. Böyle bir özgülenme, vakıf kurma yoluyla da yapılamaz.

Madde gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 322 nci maddesini karşılamaktadır.

Madde, 1984 tarihli Öntasarının 303 üncü maddesinden sadece "tahsis" sözcüğü "özgüleme" sözcüğüyle değiştirilmek suretiyle aynen alınmıştır. Ancak yürürlükteki metinde son fıkra olarak yer alan "Bu tarzda tasarruf, tesisat ihdası illeriyle dahi meczolunamaz" ibaresi anlamsız bulunduğu için maddeden çıkarılmış ve önceki fıkra hükmünü tamamlayıcı nitelikte olmak Üzere, böyle bir özgülemenin vakıf yoluyla da yapılamayacağı, ikinci fıkranın son cümlesinde belirtilmiştir.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 372 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre MK m. 335

A Aile vakıfları

1 Bir malvarlığı, aile bireylerinin eğitim, donatım veya bakım masraflarının karşılanması ya da benzer amaçlarla, kişiler hukuku veya miras hukuku kurallarına göre bir aile vakfı kurulmak suretiyle bir aileye bağlanabilir.

2 Aile fideikomislerinin kurulmasına artık izin verilmez.

Özgün metin (Almanca)

1 Ein Vermögen kann mit einer Familie dadurch verbunden werden, dass zur Bestreitung der Kosten der Erziehung, Ausstattung oder Unterstützung von Familienangehörigen oder zu ähnlichen Zwecken eine Familienstiftung nach den Regeln des Personenrechts oder des Erbrechts errichtet wird.

2 Die Errichtung von Familienfideikommissen ist nicht mehr gestattet.

Eşleşme, gerekçenin andığı eski kanun maddesi üzerinden türetilmiş ve metin karşılaştırmasıyla desteklenmiştir; gerekçede doğrudan belirtilmemiştir. İsviçre Medeni Kanunu

B. Aile malları ortaklığı

I. Oluşumu

Madde 373

1. Koşulları

Hısımlar, kendilerine geçen mirasın tamamı veya bir bölümüyle ya da ortaya başka mallar koymak suretiyle aralarında bir aile malları ortaklığı kurabilirler.

Madde gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 323 üncü maddesini karşılamaktadır Madde, 1984 tarihli öntasarının 304 üncü maddesinden alınmıştır. Yürürlükteki metne göre hüküm değişikliği yoktur.

Yürürlükteki Kanunun 323 ilâ 325 inci maddelerinin konusu "aile şirketi emvali" adındaki mal topluluğudur. Bu hükümlerle düzenlenmek istencin kurum, bir kısım malların bir tüzel kişilik oluşturulmaksızın ailenin ihtiyaçlarına özgülenmesidir, Kaynak isviçre Medenî Kanununun 336 ilâ 348 inci maddelerinde düzenlenen bu kurumun Almanca adı "Gemeiderschaft" ve Fransızca adı "lndivision" terimine karşılık olmak üzere yürürlükteki merinde kullanılan "aile şirketi emvali" ifadesi, kurumun niteliğine uygun düşmemektedir. Bu nedenle, yeni düzenlemede "aile mallan ortaklığı" ifadesi tercih edilmiştir.

Hısımların kendilerine geçen mirasın tümü veya bir bölümüyle ya da ortaya başka mallar koymak suretiyle oluşturabilecekleri bu maddede öngörülen ortaklıkta bir elbirliği mülkiyeti söz konusudur.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 373 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre MK m. 336

B. Ortaklıklar / I. Kuruluşu / 1. Yetki

Hısımların, bir mirası bütünüyle veya kısmen ortaklık malı olarak devam ettirmeleri ya da malvarlıklarını bir ortaklık oluşturmak üzere birleştirmeleri suretiyle, bir malvarlığı bir aileye bağlanabilir.

Özgün metin (Almanca)

Ein Vermögen kann mit einer Familie dadurch verbunden werden, dass Verwandte entweder eine Erbschaft ganz oder zum Teil als Gemeinderschaftsgut fortbestehen lassen, oder dass sie Vermögen zu einer Gemeinderschaft zusammenlegen.

Eşleşme, gerekçenin andığı eski kanun maddesi üzerinden türetilmiş ve metin karşılaştırmasıyla desteklenmiştir; gerekçede doğrudan belirtilmemiştir. İsviçre Medeni Kanunu

Madde 374

2. Şekil

Aile malları ortaklığı sözleşmesinin resmî şekilde yapılması ve bütün ortakların veya temsilcilerinin imzalarını taşıması gerekir.

Madde gerekçesi

1984 tarihli Öntasarının 305 inci maddesi örnek alınarak yazılan bu madde, yürürlükteki Kanunun 324 üncü maddesini karşılamaktadır. Hüküm değişikliği yoktur; ancak daha sade ve açık bir dille kaleme alınmıştır.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 374 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre MK m. 337

B. Aile ortaklıkları / I. Kuruluş / 2. Şekil

Bir aile ortaklığının kurulmasına ilişkin sözleşmenin geçerliliği, resmi senetle düzenlenmesine ve bütün ortakların veya temsilcilerinin imzasına bağlıdır.

Özgün metin (Almanca)

Der Vertrag über die Begründung einer Gemeinderschaft bedarf zu seiner Gültigkeit der öffentlichen Beurkundung und der Unterschrift aller Gemeinder oder ihrer Vertreter.

Eşleşme, gerekçenin andığı eski kanun maddesi üzerinden türetilmiş ve metin karşılaştırmasıyla desteklenmiştir; gerekçede doğrudan belirtilmemiştir. İsviçre Medeni Kanunu

Madde 375

II. Süre

Aile malları ortaklığı, belirli veya belirsiz süre için kurulabilir. Süre belirlenmediği takdirde ortaklardan her biri, altı ay önceden bildirmek koşuluyla ortaklıktan çıkabilir.

Bu bildirim, tarımsal işletme ile ilgili bir ortaklıkta, ancak ürünlerin yetiştiği yere göre olağan hasat mevsiminin sonu için geçerlidir.

Madde gerekçesi

1984 tarihli Öntasarının 306 ncı maddesini örnek alan bu madde, yürürlükteki Kanunun 325 inci maddesini karşılamaktadır. Yürürlükteki metinde yer alan ziraat mevsimi ifadesi, hasat olarak değiştirilmiştir.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 375 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre MK m. 338

B. Aile ortaklıkları / II. Süre

1 Aile ortaklığı belirli veya belirsiz bir süre için kurulabilir.

2 Belirsiz süre için kurulmuş ise, her ortak altı ay önceden bildirimde bulunarak ortaklığı feshedebilir.

3 Ortaklık malvarlığının tarımsal işletme olarak kullanılması halinde fesih, ancak yöresel âdete uygun bir bahar veya güz döneminde yapılabilir.

Özgün metin (Almanca)

1 Die Gemeinderschaft kann auf bestimmte oder unbestimmte Zeit geschlossen werden.

2 Ist sie auf unbestimmte Zeit geschlossen, so kann sie jeder Gemeinder auf sechs Monate kündigen.

3 Bei landwirtschaftlichem Betriebe des Gesamtgutes ist eine Kündigung nur auf einen dem Ortsgebrauch entsprechenden Frühjahrs- oder Herbsttermin zulässig.

Eşleşme, gerekçenin andığı eski kanun maddesi üzerinden türetilmiş ve metin karşılaştırmasıyla desteklenmiştir; gerekçede doğrudan belirtilmemiştir. İsviçre Medeni Kanunu

Mehaz madde — Alman MK m. 725

Ortağın ortaklığı feshi

(1) Şirket ilişkisi belirsiz bir süre için kurulmuşsa, şirket sözleşmesinden veya şirketin amacından aksi anlaşılmadıkça, bir ortak, şirkete karşı üç aylık bir süreye uyarak takvim yılının sonu itibarıyla ortaklığını feshedebilir.

(2) Şirket ilişkisi için bir süre kararlaştırılmışsa, haklı bir sebep bulunması halinde bir ortak tarafından bu sürenin dolmasından önce ortaklığın feshi caizdir. Diğer bir ortağın, şirket sözleşmesi gereği kendisine düşen esaslı bir yükümlülüğü kasten veya ağır ihmalle ihlal etmesi ya da böyle bir yükümlülüğün ifasının imkânsız hale gelmesi hallerinde, özellikle haklı sebep var sayılır.

(3) 2. fıkranın 2. cümlesi anlamında haklı bir sebep bulunması halinde, bir ortak tarafından ortaklığın feshi her zaman herhangi bir bildirim süresine uyulmaksızın caizdir.

(4) Bir ortak, ergin olduğunda da ortaklığını feshedebilir. Ortağın, şirketin konusuna ilişkin olarak 112. madde uyarınca bağımsız bir kazanç faaliyetini işletmeye yetkili kılınmış olması veya şirketin amacının yalnızca kendi kişisel ihtiyaçlarını karşılamaya hizmet etmesi hallerinde fesih hakkı bulunmaz. Ergin olan kişi, feshi ancak ortaklık sıfatından haberdar olduğu veya olması gerektiği andan itibaren üç ay içinde bildirebilir.

(5) Fesih, uygun olmayan bir zamanda yapılamaz; meğerki uygunsuz zamanda fesih için haklı bir sebep bulunsun. Bir ortak, böyle bir sebep olmaksızın ortaklığını uygunsuz bir zamanda feshederse, bundan doğan zararı şirkete tazmin etmekle yükümlüdür.

(6) Şirket sözleşmesinde 2. ve 4. fıkralardaki fesih hakkını ortadan kaldıran veya bu hükümlere aykırı biçimde sınırlayan bir anlaşma geçersizdir.

Özgün metin (Almanca)

(1) Ist das Gesellschaftsverhältnis auf unbestimmte Zeit eingegangen, kann ein Gesellschafter seine Mitgliedschaft unter Einhaltung einer Frist von drei Monaten zum Ablauf des Kalenderjahres gegenüber der Gesellschaft kündigen, es sei denn, aus dem Gesellschaftsvertrag oder aus dem Zweck der Gesellschaft ergibt sich etwas anderes.

(2) Ist für das Gesellschaftsverhältnis eine Zeitdauer vereinbart, ist die Kündigung der Mitgliedschaft durch einen Gesellschafter vor dem Ablauf dieser Zeit zulässig, wenn ein wichtiger Grund vorliegt. Ein wichtiger Grund liegt insbesondere vor, wenn ein anderer Gesellschafter eine ihm nach dem Gesellschaftsvertrag obliegende wesentliche Verpflichtung vorsätzlich oder grob fahrlässig verletzt hat oder wenn die Erfüllung einer solchen Verpflichtung unmöglich wird.

(3) Liegt ein wichtiger Grund im Sinne von Absatz 2 Satz 2 vor, so ist eine Kündigung der Mitgliedschaft durch einen Gesellschafter stets ohne Einhaltung einer Kündigungsfrist zulässig.

(4) Ein Gesellschafter kann seine Mitgliedschaft auch kündigen, wenn er volljährig geworden ist. Das Kündigungsrecht besteht nicht, wenn der Gesellschafter bezüglich des Gegenstands der Gesellschaft zum selbständigen Betrieb eines Erwerbsgeschäfts gemäß § 112 ermächtigt war oder der Zweck der Gesellschaft allein der Befriedigung seiner persönlichen Bedürfnisse diente. Der volljährig Gewordene kann die Kündigung nur binnen drei Monaten von dem Zeitpunkt an erklären, in welchem er von seiner Gesellschafterstellung Kenntnis hatte oder haben musste.

(5) Die Kündigung darf nicht zur Unzeit geschehen, es sei denn, dass ein wichtiger Grund für die unzeitige Kündigung vorliegt. Kündigt ein Gesellschafter seine Mitgliedschaft ohne solchen Grund zur Unzeit, hat er der Gesellschaft den daraus entstehenden Schaden zu ersetzen.

(6) Eine Vereinbarung im Gesellschaftsvertrag, welche das Kündigungsrecht nach den Absätzen 2 und 4 ausschließt oder diesen Vorschriften zuwider beschränkt, ist unwirksam.

Eşleşme, iki maddenin içeriğinin karşılaştırılmasıyla önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. Alman Medeni Kanunu

III. Hükmü

Madde 376

1. Elbirliği ile işletme

Aile malları ortaklığı, ortakları elbirliği ile iktisadî faaliyette bulunmak üzere birleştirir.

Aksi kararlaştırılmış olmadıkça, ortaklardan her biri eşit hakka sahiptir.

Ortaklar, ortaklık devam ettiği sürece paylarını isteyemeyecekleri gibi, bu payları üzerinde tasarruf işlemleri de yapamazlar.

Madde gerekçesi

1984 tarihli Öntasarının 307 nci maddesini örnek alan bu madde, yürürlükteki Kanunun 326 ncı maddesini karşılamaktadır. Maddede, yürürlükteki metinden farklı olarak, aile mal ortaklığının ortaklan elbirliği ile iktisadî faaliyette bulunmak üzere birleştirdiği öngörülmüştür. Nitekim İsviçre Medenî Kanununun 339 uncu maddesinin birinci fıkrasında da bu husus vurgulanmaktadır.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 376 gerekçesi

Mehaz madde — Alman MK m. 1419

Elbirliği ortaklığı

(1) Eşlerden biri, ortaklık malındaki payı ile ortaklık malına dahil tek tek eşyalar üzerinde tasarrufta bulunamaz; paylaşma talep etme hakkına sahip değildir.

(2) Ortaklık malına dahil bir alacağa karşı borçlu, ancak ortaklık malından karşılanmasını isteyebileceği bir alacakla takas yapabilir.

Özgün metin (Almanca)

(1) Ein Ehegatte kann nicht über seinen Anteil am Gesamtgut und an den einzelnen Gegenständen verfügen, die zum Gesamtgut gehören; er ist nicht berechtigt, Teilung zu verlangen.

(2) Gegen eine Forderung, die zum Gesamtgut gehört, kann der Schuldner nur mit einer Forderung aufrechnen, deren Berichtigung er aus dem Gesamtgut verlangen kann.

Eşleşme, iki maddenin anlam benzerliğine göre önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. Alman Medeni Kanunu

Mehaz madde — İsviçre MK m. 339

B. Aile ortaklıkları / III. Etkileri / 1. Ortaklığın niteliği

1 Aile ortaklığı, ortakları birlikte ekonomik faaliyette bulunmak üzere birleştirir.

2 Aksi kararlaştırılmadıkça, ortaklar ortaklıktaki haklardan eşit oranda pay alırlar.

3 Ortaklık devam ettiği sürece ortaklar ne paylaşma isteyebilir ne de ortaklık paylarını tasarruf edebilirler.

Özgün metin (Almanca)

1 Die Gemeinderschaft verbindet die Gemeinder zu gemeinsamer wirtschaftlicher Tätigkeit.

2 Sie sind mangels anderer Anordnung zu gleichen Rechten an der Gemeinderschaft beteiligt.

3 Sie können während der Gemeinderschaft weder eine Teilung beanspruchen noch über ihre Gemeinschaftsanteile verfügen.

Eşleşme madde gerekçesinde belirtilmiştir. İsviçre Medeni Kanunu

2. Yönetim ve temsil

Madde 377

a. Genel olarak

Aile malları ortaklığı, tüm ortakların elbirliği ile yönetilir.

Ortaklardan her biri, olağan yönetim işlerini diğer ortakların katılmasına gerek olmaksızın yapabilir.

Madde gerekçesi

1984 tarihli Öntasarının 308 inci maddesini örnek alan.bu madde, yürürlükteki Kanunun 327 nci maddesini karşılamaktadır. Hüküm değişikliği yoktur.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 377 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre MK m. 340

B. Aile ortaklıkları / III. Etkileri / 2. Yönetim ve temsil / a. Genel olarak

1 Aile ortaklığının işleri bütün ortaklar tarafından birlikte düzenlenir.

2 Her ortak, diğerlerinin katılımı olmaksızın olağan yönetim işlemlerini yapabilir.

Özgün metin (Almanca)

1 Die Angelegenheiten der Gemeinderschaft werden von allen Gemeindern gemeinsam geordnet.

2 Jeder von ihnen kann ohne Mitwirkung der übrigen gewöhnliche Verwaltungshandlungen vornehmen.

Eşleşme, gerekçenin andığı eski kanun maddesi üzerinden türetilmiş ve metin karşılaştırmasıyla desteklenmiştir; gerekçede doğrudan belirtilmemiştir. İsviçre Medeni Kanunu

Mehaz madde — Alman MK m. 715

Yönetim yetkisi

(1) Şirket işlerinin yönetimine tüm ortaklar yetkili ve yükümlüdür.

(2) Yönetim yetkisi, şirketin hukuki işlemlere olağan olarak katılmasının beraberinde getirdiği tüm işlemleri kapsar. Bunun ötesine geçen işlemlerin yapılması için tüm ortakların kararı gereklidir.

(3) Bir işlemin ertelenmesinin şirket veya şirket malvarlığı için tehlike ile bağlantılı olduğu haller dışında, yönetim tüm ortaklara ancak birlikte hareket etme yetkisi verecek şekilde ait olur. Şirket sözleşmesine göre yönetimin birden fazla ortağa ait olması halinde de bu kural, tereddüt halinde kıyas yoluyla uygulanır.

(4) Şirket sözleşmesine göre yönetimin tüm ortaklara veya birden fazla ortağa, her birinin tek başına hareket etmeye yetkili olacağı şekilde ait olması halinde, yönetim yetkisine sahip diğer her ortak, işlemin yapılmasına itiraz edebilir. İtiraz halinde işlem yapılmamalıdır.

(5) Bir ortağın yönetim yetkisi, haklı bir sebep bulunması halinde, diğer ortakların kararıyla tamamen veya kısmen elinden alınabilir. Ortağın ağır bir yükümlülük ihlali veya ortağın usulüne uygun yönetime elverişsiz olması, özellikle haklı sebep sayılır.

(6) Ortak, kendisine düşen yönetimi, haklı bir sebep bulunması halinde, tamamen veya kısmen feshedebilir. 671. maddenin 2. ve 3. fıkraları kıyas yoluyla uygulanır.

Özgün metin (Almanca)

(1) Zur Führung der Geschäfte der Gesellschaft sind alle Gesellschafter berechtigt und verpflichtet.

(2) Die Befugnis zur Geschäftsführung erstreckt sich auf alle Geschäfte, die die Teilnahme der Gesellschaft am Rechtsverkehr gewöhnlich mit sich bringt. Zur Vornahme von Geschäften, die darüber hinausgehen, ist ein Beschluss aller Gesellschafter erforderlich.

(3) Die Geschäftsführung steht allen Gesellschaftern in der Art zu, dass sie nur gemeinsam zu handeln berechtigt sind, es sei denn, dass mit dem Aufschub eines Geschäfts Gefahr für die Gesellschaft oder das Gesellschaftsvermögen verbunden ist. Dies gilt im Zweifel entsprechend, wenn nach dem Gesellschaftsvertrag die Geschäftsführung mehreren Gesellschaftern zusteht.

(4) Steht nach dem Gesellschaftsvertrag die Geschäftsführung allen oder mehreren Gesellschaftern in der Art zu, dass jeder allein zu handeln berechtigt ist, kann jeder andere geschäftsführungsbefugte Gesellschafter der Vornahme des Geschäfts widersprechen. Im Fall des Widerspruchs muss das Geschäft unterbleiben.

(5) Die Befugnis zur Geschäftsführung kann einem Gesellschafter durch Beschluss der anderen Gesellschafter ganz oder teilweise entzogen werden, wenn ein wichtiger Grund vorliegt. Ein wichtiger Grund ist insbesondere eine grobe Pflichtverletzung des Gesellschafters oder die Unfähigkeit des Gesellschafters zur ordnungsgemäßen Geschäftsführung.

(6) Der Gesellschafter kann seinerseits die Geschäftsführung ganz oder teilweise kündigen, wenn ein wichtiger Grund vorliegt. § 671 Absatz 2 und 3 ist entsprechend anzuwenden.

Eşleşme, iki maddenin içeriğinin karşılaştırılmasıyla önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. Alman Medeni Kanunu

Madde 378

b. Yöneticinin yetkisi

Ortaklar, içlerinden birini ortaklığa yönetici olarak atayabilirler.

Yönetici, ortaklığı yönetir ve ortaklıkla ilgili işlemlerde onu temsil eder.

Ortaklığı kimin temsil edeceği ticaret siciline kaydedilmiş olmadıkça diğer ortakların temsil yetkisi bulunmadığı iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez.

Madde gerekçesi

1984 tarihli Öntasarının 309 uncu maddesinden alınan bu madde, yürürlükteki Kanunun 328 inci maddesini karşılamaktadır. Madde İsviçre Medenî Kanununun 341 inci maddesinde olduğu gibi üç fıkra hâlinde düzenlenmiştir.

Maddede belirtilen "ticaret siciline kayıt" keyfiyetinin temsilcinin tacir sıfatı kazanmasına neden olmayacağı açıktır.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 378 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre MK m. 341

B. Aile ortaklıkları / III. Etkileri / 2. Yönetim ve temsil / b. Başkanın yetkisi

1 Ortaklar, üyelerden birini aile ortaklığının başkanı olarak belirleyebilirler.

2 Aile ortaklığının başkanı, ortaklığın işleri kapsamında temsil yetkisine sahiptir ve ekonomik faaliyetini yönetir.

3 Ancak diğer ortakların temsilden dışlanması, ancak temsilci ticaret siciline tescil edilmişse iyiniyetli üçüncü kişilere karşı hüküm ifade eder.

Özgün metin (Almanca)

1 Die Gemeinder können eines der Glieder als Haupt der Gemeinderschaft bezeichnen.

2 Das Haupt der Gemeinderschaft hat die Vertretung im Umfang ihrer Angelegenheiten und leitet deren wirtschaftliche Tätigkeit.

3 Die Ausschliessung der andern von der Vertretung ist jedoch gutgläubigen Dritten gegenüber nur dann wirksam, wenn der Vertreter im Handelsregister eingetragen ist.

Eşleşme madde gerekçesinde belirtilmiştir. İsviçre Medeni Kanunu

Madde 379

3. Ortak mallar ve kişisel mallar

Ortaklar, ortaklığa giren malların elbirliği hâlinde malikidirler.

Ortaklar, ortaklığın borçlarından müteselsil olarak sorumludurlar.

Ortakların, ortaklık dışında bıraktıkları mallar ile aksi kararlaştırılmış olmadıkça, ortaklığın devamı sırasında miras yoluyla veya herhangi bir şekilde karşılıksız kazanma yoluyla edindikleri mallar, onların kişisel mallarıdır.

Madde gerekçesi

1984 taıihli Öntasarının 310 uncu maddesinden alman bu madde, yürürlükteki Kanunun 329 uncu maddesini karşılamaktadır. Yürürlükteki metinden , farklı olarak üç fıkra hâlinde kaleme alınan maddenin hem yürürlükteki metin hem de - 1 3 6- kaynak İsviçre Medenî Kanununun 342 nci maddesine göre içerik açısından sahip olduğu önemli fark, ortaklık döneminde ortaklar tarafından, bedelli veya bedelsiz ya da miras yoluyla, edinilen bütün malların, aksi kararlaştırılmış olmadıkça, onu edinen ortağın kişisel malı olduğunun kabul edilmesidir. Böylece madde, söz konusu kurumun amacına daha uygun hâle getirilmiştir.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 379 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre MK m. 342

B. Aile ortaklıkları / III. Etkileri / 3. Ortaklık malı ve kişisel malvarlığı

1 Aile ortaklığının malvarlığı değerleri, bütün ortakların elbirliği mülkiyetindedir.

2 Ortaklar borçlardan müteselsilen sorumludur.

3 Bir ortağın ortaklık malı dışında sahip olduğu veya ortaklık süresince miras yoluyla ya da başka bir şekilde karşılıksız olarak yalnız kendisi için edindiği malvarlığı, aksi kararlaştırılmadıkça, onun kişisel malvarlığıdır.

Özgün metin (Almanca)

1 Die Vermögenswerte der Gemeinderschaft stehen im Gesamteigentum aller Gemeinder.

2 Für die Schulden haften die Gemeinder solidarisch.

3 Was ein einzelner Gemeinder neben dem Gemeinschaftsgut an Vermögen besitzt oder während der Gemeinschaft durch Erbgang oder auf andere Weise unentgeltlich für sich allein erwirbt, ist, wenn es nicht anders verabredet wird, sein persönliches Vermögen.

Eşleşme madde gerekçesinde belirtilmiştir. İsviçre Medeni Kanunu

IV. Ortaklığın sona ermesi

Madde 380

1. Sebepleri

Aşağıdaki hâllerde ortaklık sona erer:

1. Bütün ortakların anlaşması veya feshin bildirilmesiyle,

2. Ortaklık süresi açıkça veya örtülü olarak uzatılmadığı takdirde sürenin bitmesiyle,

3. Ortaklardan birinin payının haczedilmesi ve satışının istenmesiyle,

4. Ortaklardan birinin iflâsıyla,

5. Ortaklardan birinin haklı sebebe dayanan istemiyle.

Madde gerekçesi

1984 tarihli Öntasarının 311 inci maddesinden alınan bu madde, yürürlükteki Kanunun 330 uncu maddesini karşılamaktadır. Yürürlükteki metnin üç numaralı bendinde sadece icra dairesince konulan haciz esas alınmışken, maddede, özel kanunlarla bazı kurumlara tanınan haciz imkânları da göz önünde tutularak .metindeki "icra dairesi" deyimi kaldırılmış ve sadece "haciz"den söz edilmek suretiyle kapsam genişletilmiştir. Aym bentte, hacizden sonra satışm istenmiş olması fesih için yeterli görülmüştür. Başka değişiklik yoktur.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 380 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre MK m. 343

B. Aile ortaklıkları / IV. Sona erme / 1. Sebepler

Aile ortaklığı şu hallerde sona erer:1. anlaşma veya fesih üzerine;2. ortaklığın kurulduğu sürenin dolmasıyla, örtülü olarak devam ettirilmemişse;3. bir ortağın ortaklık malındaki haczedilen payı paraya çevrilmişse;4. bir ortak iflas etmişse;5. bir ortağın önemli sebeplerle talebi üzerine.

Özgün metin (Almanca)

Die Aufhebung der Gemeinderschaft erfolgt:1. nach Vereinbarung oder Kündigung;2. mit Ablauf der Zeit, für die eine Gemeinderschaft begründet worden ist, insofern sie nicht stillschweigend fortgesetzt wird;3. wenn der gepfändete Anteil eines Gemeinders am Gemeinschaftsgute zur Verwertung gelangt ist;4. wenn ein Gemeinder in Konkurs geraten ist;5. auf Verlangen eines Gemeinders aus wichtigen Gründen.

Eşleşme, gerekçenin andığı eski kanun maddesi üzerinden türetilmiş ve metin karşılaştırmasıyla desteklenmiştir; gerekçede doğrudan belirtilmemiştir. İsviçre Medeni Kanunu

Madde 381

2. Fesih bildirimi, ödemeden aciz, evlenme

Ortaklardan biri feshi bildirir veya iflâs ederse ya da bir ortağın haczedilmiş payının satışı istenirse, öteki ortaklar, ayrılan ortağın veya alacaklılarının haklarını ödeyerek ortaklığı kendi aralarında sürdürebilirler.

Evlenen ortak, fesih bildirimine gerek olmaksızın ortaklıktaki hakkının kendisine ödenmesini isteyebilir.

Madde gerekçesi

1984 tarihli Öntasarının 312 nci maddesinden alman bu madde, yürürlükteki Kanunun 331 inci maddesini karşılamaktadır. Daha sade ve anlaşılır bir dille kaleme alınmıştır. Hüküm değişikliği yoktur.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 381 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre MK m. 344

B. Aile ortaklıkları / IV. Sona erme / 2. Fesih, ödeme güçsüzlüğü, evlenme

1 Bir ortağın ortaklığı feshetmesi halinde veya ortaklardan birinin iflas etmesi ya da bir ortağın haczedilen payının paraya çevrilmesi halinde, diğer ortaklar, ayrılan ortağı veya onun alacaklılarını tazmin ederek ortaklığı kendi aralarında sürdürebilirler.

2 Bir ortak evlenirse, fesih bildirimi yapmaksızın tazminat talep edebilir.

Özgün metin (Almanca)

1 Kündigt ein Gemeinder die Gemeinderschaft, oder ist einer der Gemeinder in Konkurs geraten, oder gelangt der gepfändete Anteil eines Gemeinders zur Verwertung, so können die übrigen die Gemeinderschaft miteinander fortsetzen, indem sie den Ausscheidenden oder seine Gläubiger abfinden.

2 Verheiratet sich ein Gemeinder, so kann er ohne Kündigung die Abfindung beanspruchen.

Eşleşme, gerekçenin andığı eski kanun maddesi üzerinden türetilmiş ve metin karşılaştırmasıyla desteklenmiştir; gerekçede doğrudan belirtilmemiştir. İsviçre Medeni Kanunu

Madde 382

3. Ölüm

Ortaklardan birinin ölümü hâlinde onun ortaklığa dahil olmayan mirasçıları, ancak ölen ortağa düşen payın karşılığının kendilerine ödenmesini isteyebilirler.

Ölen ortak mirasçı olarak altsoyunu bırakmışsa, bunlar öbür ortakların rızası ile onun yerine ortaklığa girebilirler.

Madde gerekçesi

1984 tarihli Öntasarının 313 üncü maddesinden alman bu hüküm, yürürlükteki Kanunun 332 nci maddesini karşılamaktadır. Daha sade ve anlaşılır bir dille kaleme alınmıştır. Hüküm değişikliği yoktur.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 382 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre MK m. 345

B. Ortaklıklar / IV. Sona erme / 3. Bir ortağın ölümü

1 Bir ortak öldüğünde, ortaklıkta bulunmayan mirasçılar yalnızca bedel isteyebilirler.

2 Ölen ortağın mirasçı sıfatını haiz altsoyu varsa, bunlar diğer ortakların onayıyla mirasbırakanın yerine ortaklığa girebilirler.

Özgün metin (Almanca)

1 Stirbt ein Gemeinder, so können die Erben, die nicht in der Gemeinderschaft stehen, nur die Abfindung beanspruchen.

2 Hinterlässt er erbberechtigte Nachkommen, so können diese mit Zustimmung der übrigen Gemeinder an Stelle des Erblassers in die Gemeinderschaft eintreten.

Eşleşme, gerekçenin andığı eski kanun maddesi üzerinden türetilmiş ve metin karşılaştırmasıyla desteklenmiştir; gerekçede doğrudan belirtilmemiştir. İsviçre Medeni Kanunu

Madde 383

4. Paylaşma kuralları

Ortaklık mallarının paylaşılması veya ayrılan ortağın payının hesaplanması, ortaklık mallarının paylaşma veya ayrılma zamanındaki değerine ve durumuna göre yapılır.

Paylaşma ve hesaplaşma uygun olmayan bir zamanda istenemez.

Madde gerekçesi

1984 tarihli Öntasarının 314 üncü maddesinden alman bu hüküm, yürürlükteki Kanunun 333 üncü maddesini karşılamaktadır. Daha sade ve anlaşılır bir dille kaleme alınmıştır. Hüküm değişikliği yoktur.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 383 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre MK m. 346

B. Ortaklıklar / IV. Sona erme / 4. Paylaşım kuralı

1 Ortaklık malının paylaşımı veya ayrılan bir ortağın bedeli, sona erme sebebinin gerçekleştiği andaki mal varlığı durumuna göre yapılır.

2 Bunların gerçekleştirilmesi uygun olmayan bir zamanda istenemez.

Özgün metin (Almanca)

1 Die Teilung des Gemeinschaftsgutes oder die Abfindung eines ausscheidenden Gemeinders findet nach der Vermögenslage statt, wie sie beim Eintritt des Aufhebungsgrundes vorhanden ist.

2 Ihre Durchführung darf nicht zur Unzeit verlangt werden.

Eşleşme, gerekçenin andığı eski kanun maddesi üzerinden türetilmiş ve metin karşılaştırmasıyla desteklenmiştir; gerekçede doğrudan belirtilmemiştir. İsviçre Medeni Kanunu

V. Kazanç paylı aile malları ortaklığı

Madde 384

1. Konusu

Ortaklar, aralarında yapacakları sözleşmeyle, yıllık kazançtan kendilerine belli bir pay verilmesi kaydıyla ortaklığın temsilini ve ortaklığın mallarının işletilmesini içlerinden birine bırakabilirler.

Bu pay, anlaşmayla belirlenmemişse, ortaklık mallarının uygun derecede uzun bir dönemdeki kazancın ortalama miktarı ile işleten ortağın çalışması ve yaptığı harcama göz önünde tutularak adil bir biçimde belirlenir.

Madde gerekçesi

1984 tarihli Öntasarının 315 inci maddesini örnek alan bu madde, yürürlükteki Kanunun 334 üncü maddesini karşılamaktadır. Hüküm değişikliği yoktur;

ancak madde daha sade ve açık bir dille kaleme alınmıştır. Ayrıca maddenin konu başlığı da "Hissei temettü şartiyle şirket" yerine. "Kazanç paylı aile mal Ortaklığı" şeklinde değiştirilmiştir.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 384 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre MK m. 347

B. Ortaklıklar / V. Kazanç ortaklığı / 1. İçerik

1 Ortaklar, ortaklık malının işletilmesini ve temsilini içlerinden birine, bu kişinin her ortağa yıllık net kazançtan bir pay ödemesi koşuluyla devredebilirler.

2 Aksi kararlaştırılmadıkça bu pay, devralanın edimleri de dikkate alınarak, ortaklık malının uygun uzunca bir dönem için ortalama getirisine göre hakkaniyete uygun biçimde belirlenir.

Özgün metin (Almanca)

1 Die Gemeinder können die Bewirtschaftung des Gemeinschaftsgutes und die Vertretung einem einzigen unter ihnen übertragen, mit der Bestimmung, dass dieser jedem der Gemeinder jährlich einen Anteil vom Reingewinn zu entrichten hat.

2 Dieser Anteil ist, wenn keine andere Abrede getroffen wird, nach dem Durchschnittsertrage des Gemeinschaftsgutes für eine angemessene längere Periode in billiger Weise festzusetzen, unter Berücksichtigung der Leistungen des Übernehmers.

Eşleşme, gerekçenin andığı eski kanun maddesi üzerinden türetilmiş ve metin karşılaştırmasıyla desteklenmiştir; gerekçede doğrudan belirtilmemiştir. İsviçre Medeni Kanunu

Madde 385

2. Özel sona erdirme sebepleri

İşletme ve temsili üzerine alan ortak, malları gereği gibi işletmediği veya yükümlülüklerini yerine getirmediği takdirde, ortakların ortaklığın feshini isteme hakları vardır.

Ortaklardan birinin, haklı sebeplere dayanarak istemde bulunması üzerine hâkim, mirastaki paylaşma kurallarını göz önünde bulundurarak, bu ortağın işletme ve temsili üzerine alan ortakla birlikte yönetime ve ortaklık mallarından yararlanmaya katılmasına karar verebilir.

Ortakların elbirliği ile işlettikleri ortaklığa ilişkin kurallar, kazanç paylı aile malları ortaklığında da uygulanır.

Madde gerekçesi

1984 tarihli Öntasarının 316 inci maddesini örnek alan bu hüküm, yürürlükteki Kanunun 335 inci maddesini karşılamaktadır. Hüküm değişikliği yoktur.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 385 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre MK m. 348

B. Ortaklıklar / V. Kazanç ortaklığı / 2. Özel sona erme sebepleri

1 Ortaklık malı devralan tarafından usulüne uygun işletilmezse veya devralan ortaklara karşı yükümlülüklerini yerine getirmezse, ortaklık sona erdirilebilir.

2 Bir ortağın talebi üzerine mahkeme, haklı sebeplerle, mirasa ilişkin paylaşım kurallarını dikkate alarak, bu ortağın devralanın işletmesine girmesine karar verebilir.

3 Bunun dışında kazanç ortaklığı, müşterek işletmeli ortaklık kurallarına tabidir.

Özgün metin (Almanca)

1 Wird das Gemeinschaftsgut von dem Übernehmer nicht ordentlich bewirtschaftet, oder kommt dieser seinen Verpflichtungen gegenüber den Gemeindern nicht nach, so kann die Gemeinderschaft aufgehoben werden.

2 Auf Verlangen eines Gemeinders kann das Gericht aus wichtigen Gründen dessen Eintritt in die Wirtschaft des Übernehmers verfügen, unter Berücksichtigung der Vorschriften über die erbrechtliche Teilung.

3 Im Übrigen steht die Ertragsgemeinderschaft unter den Regeln der Gemeinderschaft mit gemeinsamer Wirtschaft.

Eşleşme, gerekçenin andığı eski kanun maddesi üzerinden türetilmiş ve metin karşılaştırmasıyla desteklenmiştir; gerekçede doğrudan belirtilmemiştir. İsviçre Medeni Kanunu

C. Aile yurdu

Madde 386

I. Genel olarak

Konutlar, tarıma veya sanayiye elverişli taşınmazlar, eklentileriyle birlikte aile yurdu hâline getirilebilir.

Madde gerekçesi

1984 tarihli öntasarının 317 inci maddesinden alınan bu bir cümlelik hüküm, yürürlükteki Kanunun 336 ncı maddesini karşılamaktadır. "Aile yurdu" kurumu ülkemizde şimdiye kadar uygulama alam bulmamış olmakla birlikte, bu kurumun aynen korunması uygun görülmüştür. Madde aile yurdunun kurulmasına imkân veren bir ana hüküm niteliğindedir. Yapılan değişiklik, sadece, yürürlükteki Kanunun 337 nci maddesinin ilk fıkrasının buraya alınması ve hangi mâlların aile yurdu hâline getirilebileceğinin bu maddede belirtilmesinden ibarettir.

- 1 3 7-

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 386 gerekçesi

II. Kurulması

Madde 387

1. Koşulları

Aile yurdu hâline getirilecek taşınmazların büyüklüğü, üzerindeki rehin haklarına ve malikin diğer mallarına bakılmaksızın, bir ailenin normal geçimine ve barınmasına yetecek ölçüden fazla olamaz.

Mahkemece haklı sebeplere dayanılarak geçici bir istisna kabul edilmiş olmadıkça malikin, taşınmazı veya üzerindeki tesisi kendisinin işletmesi ya da konutta oturması zorunludur.

Madde gerekçesi

1984 tarihli Öntasarının 318 inci maddesinden alman bu hüküm, yürürlükteki Kanunun 337 nci maddesini kısmen karşılamaktadır. Yürürlükteki maddenin ilk fıkrası, bir önceki maddeye alınmış; ikinci fıkradaki "aynî haklar " deyimi yerine İsviçre Medenî Kanununun 350 nci maddesindeki gibi "rehin hakkı" deyimi kullanılmıştır.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 387 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre MK m. 350

Bu madde İsviçre Medeni Kanunu'nda sonradan yürürlükten kaldırılmıştır; kaynakta güncel metni bulunmamaktadır.

Eşleşme madde gerekçesinde belirtilmiştir. İsviçre Medeni Kanunu

2. Usul ve şekil

Madde 388

a. İlân

Alacaklılar ve aile yurdu kurulması yüzünden haklarının zedelenmesi ihtimali bulunan kişiler, kuruluştan önce mahkemece yapılan ilânla itirazlarını iki ay içinde bildirmeye çağrılırlar.

Durum, alacakları taşınmaz rehniyle güvenceye bağlanmış olanlara ve hacizli alacaklılara ayrıca bildirilir.

Madde gerekçesi

1984 tarihli Öntasarının 319 uncu maddesinden alman bu hüküm, yürürlükteki Kanunun 338 inci maddesini karşılamaktadır. Aile yurduna konu olan taşınmazlar üzerindeki tasarruf hakkı sınırlanmış olacağından, alacaklılarm veya diğer kişilerin bu yüzden zarar görmelerini önlemek ve itiraz etmelerine olanak tammak için mahkeme aracılığıyla bir ilân yapılması zorunlu görülmüştür. İkinci fıkrada, durumun rehinli ve hacizli alacaklılara da doğrudan doğruya bildirilmesi yükümü getirilmiştir.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 388 gerekçesi

Madde 389

b. Üçüncü kişilerin haklarının korunması

Aile yurdu hâline getirilecek taşınmazda yurt olabilmesi için gerekli koşullar bulunur ve yurdun kurulmasına üçüncü kişiler itiraz etmez veya itirazın haksız olduğu anlaşılırsa, mahkeme kuruluşa izin verir.

Süresi içinde itiraz eden alacaklıların ilgilerinin kesildiği ispat edilmedikçe veya taşınmaz üzerinde bulunan rehin ve hacizler kaldırılmadıkça, aile yurdu kurulmasına izin verilemez. Borç, itiraz eden veya rehinli alacaklı lehine vadeye bağlı olsa bile, aile yurdu kurmak isteyen borçlu hemen ödemede bulunabilir.

Madde gerekçesi

1984 tarihli Öntasarının 320 inci maddesinden alman bu hüküm, yürürlükteki Kanunun 339 uncu maddesini karşılamaktadır. Yürürlükteki metinde, ikinci fıkrada sadece itiraz eden alacaklılarm ilgilerinin kesilmesi Öngörülmüş ise de Tasanda "taşınmaz üzerindeki rehin ve hacizlerin" kaldırılmış olması da izin için zorunlu görülmüştür.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 389 gerekçesi

Madde 390

c. Tapu kütüğüne şerh verilmesi

Bir taşınmazın aile yurdu hâline getirilmesi, ancak izne ilişkin mahkeme kararının o taşınmazın tapu kütüğüne şerh verilmesiyle mümkün olur; bu husus mahkemece ilân edilir.

Madde gerekçesi

1984 tarihli Öntasarının 321 inci maddesinden aynen alman bu hüküm, yürürlükteki Kanunun 340 mcı maddesini karşılamaktadır. Hüküm değişikliği olmamakla birlikte, yürürlükteki metinde yer alan "Sicile Kayıt" kenar başlığı ile metin içindeki "... tapu siciline kayıt ..." ifadeleri yerine "tapu kütüğüne şerh verilmesi" ifadesi kullanılmıştır; çünkü burada söz konusu olan bir tasarruf' hakkı sınırlamasının sicile yazılmasıdır.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 390 gerekçesi

III. Sonuçları

Madde 391

1. Tasarruf hakkının sınırlanması

Aile yurdu hâline getirilen taşınmazlar devrolunamaz, rehnedilemez ve kiraya verilemez.

Aile yurdu ve eklentileri hakkında, mahkeme eliyle yönetim hâli saklı kalmak kaydıyla, cebrî icra yoluna başvurulamaz.

Madde gerekçesi

1984 tarihli Öntasarının 322 nci maddesini örnek alan bu madde, yürürlükteki Kanunun 341 inci maddesini karşılamaktadır. Hüküm değişikliği yoktur.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 391 gerekçesi

Madde 392

2. Kan hısımlarının aile yurduna alınması

Malikin, yoksulluğu sebebiyle aile yurduna alınmaya muhtaç bulunan ve kabullerine engel olacak durumları olmayan üstsoyunu, altsoyunu ve kardeşlerini yurda kabul etmesine mahkemece karar verilebilir.

Madde gerekçesi

1984 tarihli Öntasarının 323 üncü maddesinden alınan bu hüküm, yürürlükteki Kanunun 342. nci maddesini karşılamaktadır. Yürürlükteki metinde bulunan "...kabullerine mâni bulunmayan..." deyimi yerine, maddede "...kabullerine engel olacak durumları olmayan..." ifadesi kullanılmıştır. Bu maddeye göre, İsviçre Medenî Kanununun 355 inci maddesinde de olduğu gibi, yurda alınacak kişinin manevî ve ahlâkî yönden uygun olmayan bir durumunun bulunmaması gerekir. Madde bu hususu yürürlükteki metne nazaran daha iyi ifade etmektedir.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 392 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre MK m. 355

Bu madde İsviçre Medeni Kanunu'nda sonradan yürürlükten kaldırılmıştır; kaynakta güncel metni bulunmamaktadır.

Eşleşme madde gerekçesinde belirtilmiştir. İsviçre Medeni Kanunu

Madde 393

3. Malikin ödemede acze düşmesi

Malik borçlarını ödemede acze düşerse, aile yurdunu yönetmek üzere mahkemece bir yönetici atanır.

Yönetici, yurdu amacına ve alacaklıların menfaatlerine uygun biçimde yönetir.

Alacaklılar, haklarını aciz belgelerindeki tarih ve iflâstaki sıraya göre alırlar.

Madde gerekçesi

1984 tarihli Öntasarının 324 üncü maddesinden alman bu hüküm, yürürlükteki Kanunun 343 üncü maddesini karşılamaktadır.- Üç fıkra hâlinde düzenlenmiştir. Yürürlükteki metinden esaslı bir içerik farkı yoktur: Ancak maddenin ilk fıkrasında, mahkeme karan için alacaklılarm başvuruda bulunması gerektiğinin belirtilmesine, yürürlükteki metnin aksine, gerek görülmemiştir.

- 1 3 8-

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 393 gerekçesi

IV. Sona ermesi

Madde 394

1. Malikin ölümü hâlinde

Malikin ölümünden sonra aile yurdunun devam edebilmesi, taşınmazın mirasçılara yurt olarak geçmesine ilişkin bir ölüme bağlı tasarrufun yapılmış olmasına bağlıdır.

Böyle bir tasarruf yoksa, malik ölünce tapu kütüğündeki yurda ilişkin şerh silinir.

Madde gerekçesi

1984 tarihli Öntasarının 325 inci maddesinden alman bu hüküm, yürürlükteki Kanunun 344 üncü maddesini karşılamaktadır. Hüküm değişikliği yoktur.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 394 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre MK m. 1.16

Eşleşme, iki maddenin anlam benzerliğine göre önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. İsviçre Medeni Kanunu

Madde 395

2. Malikin sağlığında

Malik sağlığında yurda son verebilir.

Bunun için malik, tapu kütüğündeki kaydı sildirmek üzere bir dilekçeyle mahkemeye başvurur; bu istem mahkemece ilân olunur.

İlân tarihinden başlayarak iki ay içinde bir itiraz yapılmaz veya yapılan itirazın haksızlığı anlaşılırsa, mahkeme kütükteki kaydın silinmesine izin verir.

Madde gerekçesi

1984 tarihli öntasarının 345 inci maddesinden alman bu hüküm, yürürlükteki Kanunun 345 inci maddesini karşılamaktadur. Yürürlükteki metinden farklı olarak üç fıkra hâlinde düzenlenmiştir. Hüküm değişikliği yoktur.

ÜÇÜNCÜ KISIM VESAYET BİRİNCİ BÖLÜM VESAYET DÜZENİ BİRİNCİ AYIRIM VESAYET ORGANLARI

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 395 gerekçesi

Üçüncü Kısım

Vesayet

Birinci Bölüm

Vesayet Düzeni

Birinci Ayırım

Vesayet Organları

A. Genel olarak

Madde 396

Vesayet organları, vesayet daireleri ile vasi ve kayyımlardır.

Madde gerekçesi

Bu madde ile başlayan vesayet konusunda yürürlükteki Kanunun sistemi esas itibarıyla korunduğu gibi kurumla ilgili terimlere, çok alışılmış ve yerleşmiş olmalan sebebiyle aynen yer verilmiştir. Özellikle vesayet, vasi, vesayet makamı, aile vesayeti, aile meclisi, kayyım terimleri aynen korunmuş, sadece "kanunî müşavir" yerine "yasal danışman" deyimi kullanılmıştır. Buna karşılık "vesayet teşkilâtı" deyimi yerine "vesayet düzeni", " vesayet uzuvları" yerine "vesayet organları" ve "vesayet daireleri" yerine de "vesayet makamları" deyimleri kabul olunmuştur. Madde, yürürlükteki Kanunun 346 inci maddesini karşılamaktadır.

Yürürlükteki Kanunda olduğu gibi, "vesayet organlan"mn vesayet daireleri ile vasi ve kayyımlardan oluştuğu belirtilmiştir.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 396 gerekçesi

B. Vesayet daireleri

Madde 397

I. Kamu vesayeti

Kamu vesayeti, vesayet makamı ve denetim makamından oluşan vesayet daireleri tarafından yürütülür.

Vesayet makamı, sulh hukuk mahkemesi; denetim makamı, asliye hukuk mahkemesidir.

Madde gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 347 nci maddesini karşılamaktadur.

Sulh hukuk mahkemesi vesayet makamı, asliye hukuk mahkemesi ise denetim makamı olduğundan bu terimler tercih edilmiştir.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 397 gerekçesi

II. Özel vesayet

Madde 398

1. Koşulları

Vesayet altındaki kişinin menfaatinin haklı gösterdiği, özellikle bir işletmenin, bir ortaklığın veya benzeri işlerin sürdürülmesi gerektiği takdirde vesayet istisnaî olarak bir aileye verilebilir.

Bu durumda vesayet makamının yetki, görev ve sorumluluğu kurulacak aile meclisine geçer.

Madde gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 348 inci maddesini karşılamaktadır.

Hüküm değişikliği yoktur.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 398 gerekçesi

Madde 399

2. Kurulması

Özel vesayet, vesayet altına alınan kişinin fiil ehliyetine sahip iki yakın hısımının veya bir hısımı ile eşinin istemi üzerine denetim makamı tarafından kurulur.

Madde gerekçesi

Madde yürürlükteki 349 uncu maddeyi karşılamakta olup, kısmen değiştirilmek suretiyle yeniden kaleme alınmıştır. Yürürlükteki'metin vesayet altındaki kişinin, yakın kan ve sıhrî hısımlarından iki ergin kişiden söz etmişken, yeni madde bunun yerine kaynak Kanuna uygun olarak bu kişilerin fiil ehliyetine sahip olması koşulunu getirmiştir.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 399 gerekçesi

Madde 400

3. Aile meclisi

Aile meclisi, vesayet altındaki kişinin vasi olmaya ehil, denetim makamınca dört yıl için atanacak en az üç hısımından oluşur.

Vesayet altına alınanın eşi de aile meclisine üye olabilir.

Madde gerekçesi

Madde yürürlükteki 350 nci madde arılaştırmak suretiyle yeniden kaleme alınmıştır. Maddede yürürlükteki merinden farklı olarak asliye mahkemesi yerine denetim makamı denilmiştir.

- 1 3 9- Maddenin ikinci fıkrasında yürürlükteki metinden farklı olarak uygulamada tereddütleri gidermek amacıyla "Kan ve koca, aile meclisine aza olabilir." hükmü yerine "Vesayet altına almalım eşi de aile meclisine üye olabilir." hükmü konulmuştur.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 400 gerekçesi

Madde 401

4. Güvence

Aile meclisi üyeleri, görevlerini gereği gibi yerine getireceklerine dair güvence vermek zorundadırlar.

Güvence sağlanmadan özel vesayet kurulamaz.

Madde gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 351 inci maddesini karşılamaktadır.

Başlıkta ye metinde, yürürlükteki Kanundan farklı olarak, "maddî teminat" yerine sadece "güvence" terimi kullanılmıştır. Hüküm değişikliği yoktur.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 401 gerekçesi

Madde 402

5. Sona ermesi

Aile meclisi görevini yapmadığı veya vesayet altındaki kişinin menfaati gerektirdiği takdirde, denetim makamı her zaman aile meclisini değiştirebileceği gibi özel vesayeti de sona erdirebilir.

Madde gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 352 nci, İsviçre Medenî Kanununun 365 inci maddelerini karşılamaktadır. Maddede aile meclisinin görevini yapmaması veya vesayet altmdaki kişinin yararlanmn gerektirmesi hâlinde, denetim makammm her zaman için, aile meclisini değiştirme ya da özel vesayete son verme yetkisi Öngörülmüştür.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 402 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre MK m. 365

Gerekçenin andığı bu madde İsviçre Medeni Kanunu'nda sonradan yeniden yazılmış ya da yeniden numaralanmıştır; kaynaktaki bugünkü metin Türk maddesinin karşılığı değildir.

Eşleşme madde gerekçesinde belirtilmiştir. İsviçre Medeni Kanunu

C. Vasi ve kayyım

Madde 403

Vasi, vesayet altındaki küçüğün veya kısıtlının kişiliği ve malvarlığı ile ilgili bütün menfaatlerini korumak ve hukukî işlemlerde onu temsil etmekle yükümlüdür.

Kayyım, belirli işleri görmek veya malvarlığını yönetmek için atanır.

Bu Kanunun vasi hakkındaki hükümleri, aksi belirtilmiş olmadıkça kayyım hakkında da uygulanır.

Madde gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 353 üncü maddesini karşılamaktadır.

Yürürlükteki Kanunda mevcut "küçüğün ve mahcurun şahsına takayyüt ve mallarım idare ve medenî tasarruflarda onu temsil" şeklindeki ifade, maddede "küçüğün veya kısıtlının kişiliği ve malvarlığı ile iİgili bütün menfaatlerini korumak ve hukukî işlemlerde onu temsil" şekline dönüştürülmüş ve böylece vasinin yetkisi, Yargıtay içtihatlarına uygun olarak genişletilmiş, vasiye vesayet altmdaki kişinin kişilik haklarına ilişkin davaları açma yetkisi de tanınmıştır. Başka hüküm değişikliği yoktur.

İKİNCİ AYIRIM VESAYET GEREKTİREN DURUMLAR

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 403 gerekçesi

İkinci Ayırım

Vesayeti Gerektiren Hâller

A. Küçüklük

Madde 404

Velâyet altında bulunmayan her küçük vesayet altına alınır.

Görevlerini yaparlarken vesayeti gerektiren böyle bir hâlin varlığını öğrenen nüfus memurları, idarî makamlar, noterler ve mahkemeler, bu durumu hemen yetkili vesayet makamına bildirmek zorundadırlar.

Madde gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 3 54 üncü maddesini karşılamaktadır, Madde iki fıkraya ayrılmıştır. Birinci fıkrada velayet altında bulunmayan her küçüğün vesayet altına alınmasının zorunlu olduğu hükmüne yer verilmiştir. İkinci fıkrada bildirimle yükümlü resmî görevliler araşma nçterlerde eklenmiştir.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 404 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre MK m. 327a

A. İlke

Bir çocuk velâyet altında değilse, çocuk koruma makamı ona bir vasi atar.

Özgün metin (Almanca)

Steht ein Kind nicht unter elterlicher Sorge, so ernennt ihm die Kindesschutzbehörde einen Vormund.

Eşleşme, iki maddenin içeriğinin karşılaştırılmasıyla önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. İsviçre Medeni Kanunu

B. Kısıtlama

Madde 405

I. Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı

Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle işlerini göremeyen veya korunması ve bakımı için kendisine sürekli yardım gereken ya da başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan her ergin kısıtlanır.

Görevlerini yaparlarken vesayet altına alınmayı gerekli kılan bir durumun varlığını öğrenen idarî makamlar, noterler ve mahkemeler, bu durumu hemen yetkili vesayet makamına bildirmek zorundadırlar.

Madde gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 355 inci maddesini karşılamaktadır.

Maddede kısıtlama sebebi olarak akıl hastalığı ile akıl zayıflığı hâlini düzenlenmektedir. Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle bir kişinin kısıtlanması için, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı yüzünden işlerim göremez olması veya korunması ya da bakımı için sürekli yardıma muhtaç bulunması veyahut bu yüzden başkalarının güvenliği için bir tehlikenin mevcut olması gerektiği açıklığa kavuşturulmuştur. Hüküm değişikliği yoktur.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 405 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre MK m. 390

A. Koşullar

1 Yetişkinlerin korunmasına ilişkin makam, ergin bir kişinin aşağıdaki hallerde bir vesayet önlemi (kayyımlık) kurar:

1. zihinsel engellilik, ruhsal bozukluk veya benzeri kişisel bir güçsüzlük hâli nedeniyle işlerini kısmen veya tamamen göremiyorsa;

2. geçici ayırt etme gücünden yoksunluk veya gaiplik nedeniyle, görülmesi gereken işlerde ne kendisi hareket edebiliyor ne de kendisini temsile yetkili bir kişi belirlemişse.

2 Yakınların ve üçüncü kişilerin yükü ve korunması dikkate alınır.

3 Kayyımlık, ilgili kişinin veya yakınlarından birinin talebi üzerine ya da resen kurulur.

Özgün metin (Almanca)

1 Die Erwachsenenschutzbehörde errichtet eine Beistandschaft, wenn eine volljährige Person:1. wegen einer geistigen Behinderung, einer psychischen Störung oder eines ähnlichen in der Person liegenden Schwächezustands ihre Angelegenheiten nur teilweise oder gar nicht besorgen kann;2. wegen vorübergehender Urteilsunfähigkeit oder Abwesenheit in Angelegenheiten, die erledigt werden müssen, weder selber handeln kann noch eine zur Stellvertretung berechtigte Person bezeichnet hat.

2 Die Belastung und der Schutz von Angehörigen und Dritten sind zu berücksichtigen.

3 Die Beistandschaft wird auf Antrag der betroffenen oder einer nahestehenden Person oder von Amtes wegen errichtet.

Eşleşme, iki maddenin içeriğinin karşılaştırılmasıyla önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. İsviçre Medeni Kanunu

Madde 406

II. Savurganlık, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı, kötü yönetim

Savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı veya malvarlığını kötü yönetmesi sebebiyle kendisini veya ailesini darlık veya yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açan ve bu yüzden devamlı korunmaya ve bakıma muhtaç olan ya da başkalarının güvenliğini tehdit eden her ergin kısıtlanır.

Madde gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 356 ncı maddesini karşılamaktadır.

Madde savurganlık, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı veya malvarlığını kötü yönetme sebebiyle ergin bir kişinin kısıtlanması için bu kişinin bu Yüzden kendisini veya ailesini darlık veya yoksulluğa düşürme tehlikesine - 1 4 0- yol açması veya bu yüzden devamlı korunmaya ve bakıma muhtaç olması ya da başkasmm güvenliğini tehdit etmesi gerektiği açıklığa kavuşturulacak şekilde düzenlenmiştir. Bir hüküm değişikliği yoktur.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 406 gerekçesi

Madde 407

III. Özgürlüğü bağlayıcı ceza

1 değişiklik

(Değişik:2/3/2024-7499/5 md.)

Kesinleşmiş hapis cezasının infazı amacıyla ceza infaz kurumunda bulunan ergin bir kişi, isteği üzerine kısıtlanır veya kendisine kayyım atanır.

Toplam beş yıl veya daha fazla kesinleşmiş hapis cezasının infazı amacıyla ceza infaz kurumunda bulunan ergin bir kişi, isteği bulunmasa dahi kişiliğinin veya malvarlığının korunması bakımından gerekli görülmesi hâlinde kısıtlanabilir. Cezayı yerine getirmekle görevli makam hapis cezasının infazına başlandığını derhâl vesayet makamına bildirir.

Vesayet makamı karar vermeden önce hükümlüyü dinler.

Bu Kanunun kayyımlığa ilişkin hükümleri niteliğine uygun düştüğü ölçüde bu madde için de uygulanır.

Madde gerekçesi

Yürürlükteki 357 nci maddeyi karşılamaktadır. Hüküm değişikliği yoktur.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 407 gerekçesi

Madde 408

IV. İstek üzerine

1 değişiklik

Yaşlılığı, engelliliği, deneyimsizliği veya ağır hastalığı sebebiyle işlerini gerektiği gibi yönetemediğini ispat eden her ergin kısıtlanmasını isteyebilir.[27]

Madde gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 358 inci maddesini karşılamaktadır.

Ancak yeni düzenlemede isteğe dayanan kısıtlılık hâline yeni sebepler eklenmiştir. Yaşlılık, sakatlık ve tecrübesizlik sebeplerine ilâve olarak ağu* hastalık sebebi de eklenmiştir.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 408 gerekçesi

C. Usul

Madde 409

I. İlgilinin dinlenilmesi ve bilirkişi raporu

1 değişiklik

Bir kimse dinlenilmeden savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı, kötü yönetimi veya isteği sebebiyle kısıtlanamaz.

Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlamaya ancak resmî sağlık kurulu raporu üzerine karar verilir. (Değişik cümle:2/3/2024-7499/6 md.) Resmî sağlık kurulu raporunun tanzimi için gereklilik bulunması halinde 436 ncı madde hükümleri uygulanır. Hâkim, karar vermeden önce, kurul raporunu göz önünde tutarak kısıtlanması istenen kişiyi dinleyebilir.

Madde gerekçesi

Madde yürürlükteki 359 uncu maddeden kısmen değiştirilerek ve anlaştırılarak alınmıştır. Savurganlık, alkol "Veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşam tarzı, kötü yönetim ve isteğe bağlı kısıtlama hâllerinde kişinin dinlenmesi zorunluluğu öngörülmüştür.

Maddenin ikinci fıkrasında akıl hastalığı ve akıl zayıflığı sebepleriyle kısıtlamanın ancak resmî sağlık kurulu raporu ile mümkün olduğu kabul edilmektedir.

Bu fıkraya eklenen yeni bir hükümle, hâkimin kurul raporuna rağmen, bu rapor göz Önünde tutularak kısıtlanması istenen kişiyi dinleyebilmesi Öngörülmüştür. Bu hüküm sayesinde, uygulamada zaman zaman yakınmalara neden olan, kötüniyetli olarak, aslında akıl hastası ya da akıl zayıfı olmadığı hâlde kişilerin gıyaplarında mahkeme kararlarıyla kısıtlanmalarının önüne geçilmek istenmiştir.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 409 gerekçesi

Madde 410

II. İlân

Kısıtlama kararı, kesinleşince hemen kısıtlının yerleşim yeri ile nüfusa kayıtlı olduğu yerde ilân olunur.

Kısıtlama, iyiniyetli üçüncü kişileri ilândan önce etkilemez.

Ayırt etme gücüne sahip olmamanın sonuçlarına ilişkin hükümler saklıdır.

Madde gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 360 inci maddesini karşılamaktadır.

Yürürlükteki hükümden farklı olarak maddede ilânın yerleşim yerinden başka, kısıtlının doğduğu yerde değil "nüfusa kayıtlı bulunduğu" yerde yapılması uygun görülmüştür.

İlanın geciktirilmesi sakıncalı görüldüğünden yürürlükteki maddenin ikinci fıkrasındaki bu hususa ilişkin hükme maddede verilmemiştir.

îyiniyetli üçüncü kişiler hakkında kısıtlamanın ilânından itibaren hüküm ifade edeceği esası korunmakla beraber, ayırt etme gücüne sahip olmayanlar tarafından yapılan hukukî fiillerin sonuç doğurmadığı hususundaki hükümlerin saklı bulunduğu son fıkrada vurgulanmıştır. Böylelikle madde üç fıkra hâline getirilmiştir.

ÜÇÜNCÜ AYIRIM YETKİ

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 410 gerekçesi

Üçüncü Ayırım

Yetki

A. Vesayet işlerinde yetki

Madde 411

Vesayet işlerinde yetki küçüğün veya kısıtlının yerleşim yerindeki vesayet dairelerine aittir.

Madde gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 361 inci maddesini karşılamaktadır.

Yürürlükteki maddenin kenar başlığı, metne tam olarak uymadığı için "Salahiyettar makam" deyimi yerine maddede "Vesayet işlerinde yetki" deyimine yer verilmiştir. Vesayet işlerinde yetkili mahkemeler şimdiye kadar olduğu gibi vesayet altına alınan kişinin yerleşim yerindeki sulh ve asliye mahkemeleridir. Bir hüküm değişikliği yoktur.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 411 gerekçesi

B. Yerleşim yerinin değişmesi

Madde 412

Vesayet makamının izni olmadıkça vesayet altındaki kişi yerleşim yerini değiştiremez.

Yerleşim yerinin değişmesi hâlinde yetki, yeni vesayet dairelerine geçer. Bu takdirde kısıtlama yeni yerleşim yerinde ilân olunur.

Madde gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 362 inci maddesini karşılamaktadır.

"Sulh mahkemesi" deyimi "vesayet makamı*' olarak değiştirilmiştir.

DÖRDÜNCÜ AYIRIM VASİNİN ATANMASI

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 412 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre MK m. 442

C. Yer bakımından yetki

1 Yetkili makam, ilgili kişinin yerleşim yerindeki erişkinleri koruma makamıdır. Bir usul derdest ise, yetki, o usulün sona ermesine kadar her hâlde varlığını sürdürür.

2 Gecikmesinde tehlike bulunan hâllerde, ilgili kişinin bulunduğu yerdeki makam da yetkilidir. Bu makam bir önlem aldığında, yerleşim yeri makamına bilgi verir.

3 Gaiplik nedeniyle bir yardımcılık için, malvarlığının esas kısmının yönetildiği veya ilgili kişiye intikal ettiği yerdeki makam da yetkilidir.

4 Kantonlar, muhtaç kişilere yardım etme yükümlülüğünün tamamen veya kısmen memleket belediyesine ait olması koşuluyla, kanton içinde yerleşim yeri bulunan kendi vatandaşları için, yerleşim yeri makamı yerine memleket yeri makamını yetkili kılabilirler.

5 Kendisi için bir önlem bulunan bir kişi yerleşim yerini değiştirdiğinde, aksini gerektiren önemli sebepler bulunmadıkça, yeni yerdeki makam önlemi gecikmeksizin devralır.

Özgün metin (Almanca)

1 Zuständig ist die Erwachsenenschutzbehörde am Wohnsitz der betroffenen Person. Ist ein Verfahren rechtshängig, so bleibt die Zuständigkeit bis zu dessen Abschluss auf jeden Fall erhalten.

2 Ist Gefahr im Verzug, so ist auch die Behörde am Ort zuständig, wo sich die betroffene Person aufhält. Trifft diese Behörde eine Massnahme, so benachrichtigt sie die Wohnsitzbehörde.

3 Für eine Beistandschaft wegen Abwesenheit ist auch die Behörde des Ortes zuständig, wo das Vermögen in seinem Hauptbestandteil verwaltet worden oder der betroffenen Person zugefallen ist.

4 Die Kantone sind berechtigt, für ihre Bürgerinnen und Bürger, die Wohnsitz im Kanton haben, statt der Wohnsitzbehörde die Behörde des Heimatortes zuständig zu erklären, sofern auch die Unterstützung bedürftiger Personen ganz oder teilweise der Heimatgemeinde obliegt.

5 Wechselt eine Person, für die eine Massnahme besteht, ihren Wohnsitz, so übernimmt die Behörde am neuen Ort die Massnahme ohne Verzug, sofern keine wichtigen Gründe dagegen sprechen.

Eşleşme, iki maddenin içeriğinin karşılaştırılmasıyla önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. İsviçre Medeni Kanunu

Dördüncü Ayırım

Vasinin Atanması

A. Koşulları

Madde 413

I. Genel olarak

Vesayet makamı, bu görevi yapabilecek yetenekte olan bir ergini vasi olarak atar.

Gereken durumlarda, bu görevi birlikte veya vesayet makamı tarafından belirlenen yetkileri uyarınca ayrı ayrı yerine getirmek üzere birden çok vasi atanabilir.

Rızaları bulunmadıkça birden çok kimse vesayeti birlikte yürütmekle görevlendirilemez.

Madde gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 363 üncü maddesi, "sulh mahkemesi" yerine "vesayet makamı" deyimi kullanılmak suretiyle üç fıkra hâline getirilmiştir.

Hüküm değişikliği yoktur.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 413 gerekçesi

Mehaz madde — Alman MK m. 1775

Birden çok vasi

(1) Eşler birlikte vasi olarak atanabilir.

(2) Kardeşler için, her bir kardeş için ayrı ayrı vasi atanmasını gerektiren özel sebepler bulunmadıkça, yalnız bir vasi atanmalıdır.

Özgün metin (Almanca)

(1) Ehegatten können gemeinschaftlich zu Vormündern bestellt werden.

(2) Für Geschwister soll nur ein Vormund bestellt werden, es sei denn, es liegen besondere Gründe vor, jeweils einen Vormund für einzelne Geschwister zu bestellen.

Eşleşme, iki maddenin içeriğinin karşılaştırılmasıyla önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. Alman Medeni Kanunu

Mehaz madde — İsviçre MK m. 400

A. Atama / I. Genel koşullar

1 Yetişkinlerin korunması makamı, öngörülen görevler için kişisel ve mesleki bakımdan uygun olan, bunun için gerekli zamanı ayırabilecek ve görevleri bizzat yerine getirecek gerçek bir kişiyi yardımcı olarak atar. Özel durumlarda birden fazla kişi atanabilir.

2 Bir kişi ancak kendi rızasıyla atanabilir.[495]

3 Yetişkinlerin korunması makamı, yardımcının gerekli talimat, danışmanlık ve desteği almasını sağlar.

Özgün metin (Almanca)

1 Die Erwachsenenschutzbehörde ernennt als Beistand oder Beiständin eine natürliche Person, die für die vorgesehenen Aufgaben persönlich und fachlich geeignet ist, die dafür erforderliche Zeit einsetzen kann und die Aufgaben selber wahrnimmt. Bei besonderen Umständen können mehrere Personen ernannt werden.

2 Die Person darf nur mit ihrem Einverständnis ernannt werden.[495]

3 Die Erwachsenenschutzbehörde sorgt dafür, dass der Beistand oder die Beiständin die erforderliche Instruktion, Beratung und Unterstützung erhält.

Eşleşme, iki maddenin içeriğinin karşılaştırılmasıyla önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. İsviçre Medeni Kanunu

Madde 414

II. Eşin ve hısımların önceliği

Haklı sebepler engel olmadıkça, vesayet makamı, vesayet altına alınacak kişinin öncelikle eşini veya yakın hısımlarından birini, vasilik koşullarına sahip olmaları kaydıyla bu göreve atar. Bu atamada yerleşim yerlerinin yakınlığı ve kişisel ilişkiler göz önünde tutulur.

Madde gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 364 üncü maddesini karşılamaktadır, "sulh mahkemesi" yerine "vesayet makamı" kullanılmış, kenar başlığında geçen "kan ve kocanın" deyimi yerine "eşin" sözcüğü kullanılmıştır.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 414 gerekçesi

Madde 415

III. İlgililerin isteği

Haklı sebepler engel olmadıkça, vasiliğe, vesayet altına alınacak kişinin ya da ana veya babasının gösterdiği kimse atanır.

Madde gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 365 inci maddesini karşılamaktadır.

Madde daha anlaşılır hâle getirilmek suretiyle yeniden kalem& alınmıştır.

Maddede isteği göz Önünde tutulacak ana ve babanın "vesayet altına alınanın ana veya babası" olduğunu ifade etmek üzere "onun ana ya dâ babasının" ifadesi kullanılmıştır.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 415 gerekçesi

Madde 416

IV. Vasiliği kabul yükümlülüğü

Vesayet altına alınan kimsenin yerleşim yerinde oturanlardan vasiliğe atananlar, bu görevi kabul etmekle yükümlüdürler.

Aile meclisince atanma hâlinde vasiliği kabul yükümlülüğü yoktur.

Madde gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 366 ncı maddesini karşılamaktadır.

Ancak farklı olarak mahkemece vasiliğe atanan kişinin bu görevi kabul etme yükümlülüğü, sadece erkekler için değil kadınlar için de getirilmiş ve böylece kadm erkek eşitliği de sağlanmıştır.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 416 gerekçesi

Madde 417

V. Vasilikten kaçınma sebepleri

2 değişiklik

Aşağıdaki kişiler vasiliği kabul etmeyebilirler:

l. Altmış yaşını doldurmuş olanlar,

2. Bedensel engelleri veya sürekli hastalıkları sebebiyle bu görevi güçlükle yapabilecek olanlar,[28]

3. Dörtten çok çocuğun velisi olanlar,

4. Üzerinde vasilik görevi olanlar,

5. Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, Cumhurbaşkanı yardımcıları, bakanlar, hâkimlik ve savcılık mesleği mensupları.[29]

Madde gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 367 nci maddesini karşılamaktadır.

Kenar başlık "Mazeretler" yerine "Vasilikten kaçınma sebepleri" şeklinde değiştirilmiştir. Maddenin (4) numaralı bendinde yürürlükteki hükümden farklı olarak hâlen bir vesayet görevini üstlenmiş olan kişilerin de bu görevden kaçınabilecekleri belirtilmiştir. Bu değişiklik vesayet görevinin daha sağlıklı bir şekilde yürütülebilmesi amacıyla yapılmıştır.

Yürürlükteki maddenin (5) numaralı bendinde vasilikten kaçınabilecekler arasında Cumhurbaşkanı sayılmamış iken, maddeye Cumhurbaşkanı da eklenmiştir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Bakanlar Kurulu üyeleri için tanınmış olan kaçınma sebebinin onlardan daha önemli bir makamda bulunan Cumhurbaşkanı için tanınmamış olması bir çelişki kabul edilmiştir.

Yürürlükteki maddenin (5) numaralı bendinde sadece "Temyiz mahkemesi reis ve azalan" için tanınmış olan kaçınma hakkı, yeni düzenlemede bütün "hâkim ve savcılan" içerecek şekilde genişletilmiştir.

- 1 4 2- Modde 418-Yürürlükteki Kanunun 368 inci maddesi anlaştınlmalc vc lasmen değiştirilnıek suretiyle almmışur.

Maddenin (1) numaralı bendinde İsviçre Medenî Kanununun 368 inci maddesinin (1) numaralı bendi ve bunu tekrarlayan yürürlükteki 368 inci maddenin (1) numaralı bendinden farklı olarak "vesayet alanda bulunanlar" yerine "kısıtlılar" sözcüğü kullanılmıştır. Zira vesayet altında bulunanlar küçükler ve kısıtlılardır.

Küçükler vasi olamayacağına göre (1) numaralı benddeki yasak sadece kısıtlılar içindir.

Maddenin (4) numaralı bendinde "İlgili vesayet daireleri hâkimliği" vesayete engel sebep sayılmaktadır. Bu bendin İsviçre Medenî Kanununun 384 üncü maddesinin (4) numaralı bendindeki karşılığı bu yasağı vasilik için "buna elverişli başka bir kişinin bulunması" koşuluyla öngörmüştür. Madde İsviçre'den farklı olarak böyle bir koşul aramaksızm, vasilik için elverişli bir kişi bulunsa da bulunmasa da vesayet makamı ya da denetim makamı hâkimleri için vasi olmayı yasaklamaktadır.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 417 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre MK m. 368

Gerekçenin andığı bu madde İsviçre Medeni Kanunu'nda sonradan yeniden yazılmış ya da yeniden numaralanmıştır; kaynaktaki bugünkü metin Türk maddesinin karşılığı değildir.

Eşleşme madde gerekçesinde belirtilmiştir. İsviçre Medeni Kanunu

Madde 418

VI. Vasiliğe engel olan sebepler

Aşağıdaki kişiler vasi olamazlar:

1. Kısıtlılar,

2. Kamu hizmetinden yasaklılar veya haysiyetsiz hayat sürenler,

3. Menfaati kendisine vasi atanacak kişinin menfaati ile önemli ölçüde çatışanlar veya onunla aralarında düşmanlık bulunanlar,

4. İlgili vesayet daireleri hâkimleri.

Mehaz madde — Alman MK m. 1784

Dışlama sebepleri

(1) Fiil ehliyeti bulunmayan kimse vasi olarak atanamaz.

(2) Kural olarak,

1. küçük olan,

2. kendisi için danışman atanmış olan ve bu danışmanlığın vesayetin yürütülmesi için esaslı olan işleri kapsadığı kişi veya kendisi için § 1825 uyarınca onay koşulu öngörülmüş olan kişi,

3. ana babanın § 1782 uyarınca vasi olarak dışladığı kişi veya

4. vesayet altındaki kişinin yaşadığı bir kurumla bağımlılık ilişkisi içinde bulunan veya bu kurumla başka türlü yakın bir ilişkisi olan kişi

vasi olarak atanmamalıdır.

Özgün metin (Almanca)

(1) Nicht zum Vormund bestellt werden kann, wer geschäftsunfähig ist.

(2) Nicht zum Vormund bestellt werden soll in der Regel eine Person,

1. die minderjährig ist,

2. für die ein Betreuer bestellt ist, sofern die Betreuung die für die Führung der Vormundschaft wesentlichen Angelegenheiten umfasst, oder für die ein Einwilligungsvorbehalt nach § 1825 angeordnet ist,

3. die die Eltern gemäß § 1782 als Vormund ausgeschlossen haben, oder

4. die zu einer Einrichtung, in der der Mündel lebt, in einem Abhängigkeitsverhältnis oder in einer anderen engen Beziehung steht.

Eşleşme, iki maddenin içeriğinin karşılaştırılmasıyla önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. Alman Medeni Kanunu

B. Atama usulü

Madde 419

I. Vasinin atanması

Vesayet makamı, gecikmeksizin vasi atamakla yükümlüdür.

Gerek duyulduğunda henüz ergin olmayanların da kısıtlanmasına karar verilebilir; ancak, kısıtlama kararı ergin olduktan sonra sonuç doğurur.

Kısıtlanan ergin çocuklar kural olarak vesayet altına alınmayıp velâyet altında bırakılır.

Madde gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 369 uncu maddesini karşılamaktadır.

Henüz ergin olmayanların gerekli görülerek kısıtlanmasına karar verilen hâllerde, ikinci fıkraya kısıtlama kararının ancak ergin olma tarihinden itibaren sonuç meydana getireceği hakkında bir ibare eklenmek suretiyle maddeye açıklık getirilmiştir. Madde, kaynak İsviçre Medenî Kanununun 385 inci maddesine uygun olarak üçfikrahâline getirilmiştir. Hüküm değişikliği yoktur.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 419 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre MK m. 385

Gerekçenin andığı bu madde İsviçre Medeni Kanunu'nda sonradan yeniden yazılmış ya da yeniden numaralanmıştır; kaynaktaki bugünkü metin Türk maddesinin karşılığı değildir.

Eşleşme madde gerekçesinde belirtilmiştir. İsviçre Medeni Kanunu

Madde 420

II. Geçici önlemler

Vesayet işleri zorunlu kıldığı takdirde vesayet makamı, vasinin atanmasından önce de re'sen gerekli önlemleri alır; özellikle, kısıtlanması istenen kişinin fiil ehliyetini geçici olarak kaldırabilir ve ona bir temsilci atayabilir.

Vesayet makamının kararı ilân olunur.

Madde gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 370 inci maddesini karşılamaktadır.

Ancak ondan farklı olarak madde iki fikra hâline getirilmiştir. İsviçre Medenî Kanununun bu maddeyi karşılayan 386 ncı maddesi üç fıkra hâlinde düzenlenmiştir.

Mehazın ilk iki fikrası tek fikra hâline getirilmiş, vesayet makamınm kararının ilân edilmesi iki hâli de kapsadığından ayrıfikrahâline getirilmiştir.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 420 gerekçesi

Mehaz madde — Alman MK m. 1867

Vesayet mahkemesinin geçici önlemleri

Bir vasi atanmasının koşullarının mevcut olduğuna dair acil nedenler bulunması ve henüz bir vasi atanamamış olması veya vasinin yükümlülüklerini yerine getirmesinin engellenmiş olması hâlinde, vesayet mahkemesi acilen gerekli olan önlemleri almakla yükümlüdür.

Özgün metin (Almanca)

Bestehen dringende Gründe für die Annahme, dass die Voraussetzungen für die Bestellung eines Betreuers gegeben sind, und konnte ein Betreuer noch nicht bestellt werden oder ist der Betreuer an der Erfüllung seiner Pflichten gehindert, so hat das Betreuungsgericht die dringend erforderlichen Maßnahmen zu treffen.

Eşleşme, iki maddenin içeriğinin karşılaştırılmasıyla önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. Alman Medeni Kanunu

Madde 421

III. Tebliğ ve ilân

Atama kararı vasiye hemen tebliğ olunur.

Kısıtlamaya ve vasi atanmasına veya kısıtlanan velâyet altında bırakılmışsa buna ilişkin karar, kısıtlının yerleşim yerinde ve nüfusa kayıtlı olduğu yerde ilân olunur.

Madde gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 371 indi maddesini karşılamaktadır.

Yürürlükteki maddeden farklı olarak iki fikra hâlinde düzenlenmiştir. Birinci fıkra vasiliğe atama kararının hemen vasiye tebliğ edilmesiyle ilgilidir. İsviçre Medenî Kanununun bu maddeyi karşılayan 387 nci maddesinin birinci fıkrasında bu bildirimin yazılı olması hükme bağlanmıştır. Maddede geçen "tebliğ" sözcüğü yazılı bildirimi ifade etmek üzere kullamlmışnf.

İkinci fıkrada sadece kısıtlamaya ve vasi atanmasına ilişkin kararların değil, kısıtlanan kişi velayet altında bırakılmışsa, buna ilişkin kararların da ilân edilmesi kabul edilmiştir.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 421 gerekçesi

IV. Kaçınma ve itiraz

Madde 422

1. Usul

Vasiliğe atanan kişi, bu durumun kendisine tebliğinden başlayarak on gün içinde vasilikten kaçınma hakkını kullanabilir.

İlgili olan herkes, vasinin atandığını öğrendiği günden başlayarak on gün içinde atamanın kanuna aykırı olduğunu ileri sürebilir.

Vesayet makamı, vasilikten kaçınma veya itiraz sebebini yerinde görürse yeni bir vasi atar; yerinde görmediği takdirde, bu konudaki görüşü ile birlikte gerekli kararı vermek üzere durumu denetim makamına bildirir.

Madde gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 372 nci maddesini karşdamaktadır.

Arılaştırmak suretiyle kaleme alınmıştır. Maddedeki "sulh mahkemesi" yerine "vesayet makamı" deyimi kullanılmıştır.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 422 gerekçesi

Madde 423

2. Geçici görev

Vasiliğe atanan kimse, vasilikten kaçınmış veya atanmasına itiraz edilmiş olsa bile, yerine bir başkası atanıncaya kadar vasiye ait görevleri yerine getirmekle yükümlüdür.

Madde gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 373 üncü maddesini karşılamak tadır.

Anlaştırılmak suretiyle yeniden kaleme aljujmıshr. Hüküm değişikliği yoktur. _ J " — 1 4 3-

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 423 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre MK m. 518

B. Görevin içeriği

1 Vasiyeti yerine getirme görevlileri, miras bırakan aksini emretmedikçe, resmi mirasçılık idare memurunun hak ve yükümlülüklerine sahiptirler.

2 Miras bırakanın iradesini temsil etmekle yükümlüdürler ve özellikle, mirası idare etmek, miras bırakanın borçlarını ödemek, vasiyetleri yerine getirmek ve miras bırakanın verdiği emirlere veya kanun hükümlerine göre paylaşımı gerçekleştirmekle görevlendirilmiş sayılırlar.

3 Birden fazla vasiyeti yerine getirme görevlisi atanmışsa, miras bırakanın aksi yönde bir emri bulunmadıkça, bu yetkiler onlara birlikte aittir.

Özgün metin (Almanca)

1 Die Willensvollstrecker stehen, soweit der Erblasser nichts anderes verfügt, in den Rechten und Pflichten des amtlichen Erbschaftsverwalters.

2 Sie haben den Willen des Erblassers zu vertreten und gelten insbesondere als beauftragt, die Erbschaft zu verwalten, die Schulden des Erblassers zu bezahlen, die Vermächtnisse auszurichten und die Teilung nach den vom Erblasser getroffenen Anordnungen oder nach Vorschrift des Gesetzes auszuführen.

3 Sind mehrere Willensvollstrecker bestellt, so stehen ihnen diese Befugnisse unter Vorbehalt einer anderen Anordnung des Erblassers gemeinsam zu.

Eşleşme, iki maddenin anlam benzerliğine göre önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. İsviçre Medeni Kanunu

Madde 424

3. Karar

Denetim makamı, vereceği kararı vasiliğe atanmış olan kimseye ve vesayet makamına bildirir.

Vasiliğe atananın görevden alınması hâlinde vesayet makamı, hemen yeni bir vasi atar.

Madde gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 374 üncü maddesini karşılamak tadır.

Anlaştırılmak ve "asliye mahkemesi" yerine "denetim makamı", "sulh mahkemesi" yerine "vesayet makamı" deyimleri kullanılmak suretiyle yeniden kaleme alınmıştır.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 424 gerekçesi

Madde 425

V. Görevin verilmesi

Atama kararı kesinleşince vesayet makamı vasinin göreve başlaması için gerekli işlemleri yapar.

Madde gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 375 inci maddesini karşılamaktadır.

Maddenin kenar başlığı İsviçre Medenî Kanununun 391 inci maddesindeki aslıyla uyumlu olmak üzere "Görevin verilmesi" şeklinde değiştirilmiştir. Maddedeki "sulh mahkemesi" yerine "vesayet makamı" deyimi kullanılmıştır. Hüküm değişikliği yoktur.

BEŞİNCtAYIRIM KAYYIMLIK VE YASAL DANIŞMANLIK

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 425 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre MK m. 391

Gerekçenin andığı bu madde İsviçre Medeni Kanunu'nda sonradan yeniden yazılmış ya da yeniden numaralanmıştır; kaynaktaki bugünkü metin Türk maddesinin karşılığı değildir.

Eşleşme madde gerekçesinde belirtilmiştir. İsviçre Medeni Kanunu

Beşinci Ayırım

Kayyımlık ve Yasal Danışmanlık

A. Kayyımlığı gerektiren hâller

Madde 426

I. Temsil

Vesayet makamı, aşağıda yazılı olan veya kanunda gösterilen diğer hâllerde ilgilisinin isteği üzerine veya re'sen temsil kayyımı atar:

1. Ergin bir kişi, hastalığı, başka bir yerde bulunması veya benzeri bir sebeple ivedi bir işini kendisi görebilecek veya bir temsilci atayabilecek durumda değilse,

2. Bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün veya kısıtlının menfaati çatışıyorsa,

3. Yasal temsilcinin görevini yerine getirmesine bir engel varsa.

Madde gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 376 ncı maddesini karşılamaktadır. Bu madde ile başlayan birinci bölümün beşinci ayırımın başlığı içeriğine uygun olarak, "yasal danışmanlık" deyiminin de eklenmesi suretiyle "Kayyımlık Ve Yasal Danışmanlık" biçiminde düzenlenmiştir. Yürürlükteki metinde yer alan "sulh mahkemesi" deyimi yerine "vesayet makamı" deyimi kullanılmıştır.

Maddede başka bir hüküm değişikliği yoktur. Sadece (1) numaralı bendindeki "gaip olmak" ifadesi gaiplik kurumu ile karıştırmaya elverişli olduğundan bunun yerine "başka bir yerde bulunma" ifadesine yer verilmiştir. Buna göre, kayyım atanması için kişinin mutlaka nerede olduğunun bilinmemesi gerekmeyip* nerede olduğu bilinmesine rağmen ivedi bir işini kendisi görebilecek durumda olmaması yeterli sayılmıştır.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 426 gerekçesi

II. Yönetim

Madde 427

1. Kanun gereği

Vesayet makamı, yönetimi kimseye ait olmayan mallar için gereken önlemleri alır ve özellikle aşağıdaki hâllerde bir yönetim kayyımı atar:

1. Bir kimse uzun süreden beri bulunamaz ve oturduğu yer de bilinemezse,

2. Vesayet altına alınması için yeterli bir sebep bulunmamakla beraber, bir kişi malvarlığını kendi başına yönetmek veya bunun için temsilci atamak gücünden yoksunsa,

3. Bir terekede mirasçılık hakları henüz belli değilse veya ceninin menfaatleri gerekli kılarsa,

4. Bir tüzel kişi gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka yoldan sağlanamamışsa,

5. Bir hayır işi veya genel yarar amacı güden başka bir iş için halktan toplanan para ve sair yardımı yönetme veya harcama yolu sağlanamamışsa.

Madde gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 377 nci maddesini karşılamaktadır.

Yürürlükteki madde yönetim kayyımlığının bir koşulu olarak "idaresi kimseye ait olmayan mallar"dan söz etmektedir. İsviçre Medenî Kanununun bu maddeyi karşüayan 393 üncü maddesinde ise bunun yerine "zorunlu yönetimden yoksun mallar" dan söz edilmektedir. Bu deyim daha isabetli olduğundan yeni düzenlemede bu ifadeye yer verilmiştir, Maddenin (1) numaralı bendinde, yürürlükteki hükmü aynen tekrarlanmakla beraber, gaiplik kurumu ile karıştırmayı önlemek üzere, "gaip" sözcüğü yerine "uzun süreden beri bulunamaz ve oturduğu yer de bilinemez" ifadesine yer verilmiştir.

Maddenin (2) numaralı bendi "vekil" yerine maddenin amacına daha uygun olarak "temsilci" sözcüğü kullanılmak suretiyle yürürlükteki maddeden alınmıştır.

Maddenin (3) numaralı bendi kaynak Kanuna uygun olarak yeniden kaleme alınmıştır.

Maddenin (4)'numaralı bendi bir kısım tüzel kişilerin sayılması yerine bütün tüzel kişileri kapsayacak şekilde kaleme alınmıştır. Buna göre herhangi bir tüzel kişi - 1 4 4- gerekli organlardan yoksun kalmışsa ve yönetimi başka bir yasal yolla sağlanamıyorsa yönetim kayyımı tayin edilebilecektir.

Maddenin (5) numaralı bendinde bir hayır işi veya genel yarar amacı için halktan toplanan para ve sair yardımın yönetibne veya harcama yolunun sağlanamaması hâlinde yönetim kayyımı atanması öngörülmüştür. • Bu konuda 2860 sayılı "Yardım Toplama Kanunu" mevcut olup, özel hükümler içermektedir. Özel hükmün bulunmadığı hâller de düşünülerek (5) numaralı bent korunmuştur.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 427 gerekçesi

Madde 428

2. İstek üzerine

İsteğe bağlı kısıtlama sebeplerinden biri varsa, ergin bir kişiye kendi isteği üzerine bir kayyım atanabilir.

Madde gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 378 inci maddesini karşılamaktadır.

İsteğe bağlı kısıtlama sebepleri 408 inci maddede belirlenmiştir. Sayılan sebeplerden birinin bulunması yeterli olmayıp, aynca kişinin kendisine kayyım atanması isteminde bulunması da zorunludur.

. Madde 429- Yürürlükteki Kanunun 379 uncu maddesini karşılamaktadır.

Yürürlükteki maddenin "Mahdut ehliyet" şeklindeki kenar başlığı, Beşinci Ayırımın başbğa uygun olarak "Yasal danışmanlık" biçiminde değiştirilmiştir.

Maddedeki "reyi alinmak üzere müşavir" yerine "yasal danışmanı" deyimi kabul edilmiştir.

Maddenin (1) numaralı bendinde "husumet" den söz edilmiş iken usul hukukuna uygunluk sağlamak ve maksadı daha iyi anlatabilmek için "dava açma ve sulh olma" deyimleri kullanılmıştır.

Maddenin ikinci fıkrası anlaştırılmak ve kısaltılmak suretiyle yeniden kaleme alınmıştır. Hüküm değişikliği yapılmamıştır.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 428 gerekçesi

B. Yasal danışmanlık

Madde 429

Kısıtlanması için yeterli sebep bulunmamakla beraber korunması bakımından fiil ehliyetinin sınırlanması gerekli görülen ergin bir kişiye aşağıdaki işlerde görüşü alınmak üzere bir yasal danışman atanır:

1. Dava açma ve sulh olma,

2. Taşınmazların alımı, satımı, rehnedilmesi ve bunlar üzerinde başka bir aynî hak kurulması,

3. Kıymetli evrakın alımı, satımı ve rehnedilmesi,

4. Olağan yönetim sınırları dışında kalan yapı işleri,

5. Ödünç verme ve alma,

6. Ana parayı alma,

7. Bağışlama,

8. Kambiyo taahhüdü altına girme,

9. Kefil olma.

Aynı koşullar altında bir kimsenin malvarlığını yönetme yetkisi, gelirlerinde dilediği gibi tasarruf hakkı saklı kalmak üzere kaldırılabilir.

C. Yetki

Madde 430

Temsil kayyımı, kendisine kayyım atanacak kimsenin yerleşim yeri vesayet makamı tarafından atanır.

Yönetim kayyımı, malvarlığının büyük bölümünün yönetildiği veya temsil edilen kimsenin payına düşen malların bulunduğu yer vesayet makamı tarafından atanır.

Madde gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun. 380 inci maddesini karşılamaktadır.

tkinci fıkrada "sulh mahkemesi" yerine "vesayet makamı" deyimi kullanılmıştır. Madde iki fıkra hâlinde kaleme alınmıştır. Birinci fıkra temsil kayyımı atanmasında, ikinci fıkra ise yönetim kayyımı atanmasında yetkiyi düzenlemektedir.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 430 gerekçesi

D. Usul

Madde 431

Vasinin atanması usulüne ilişkin kurallar, kayyım ve yasal danışmanın atanmasında da uygulanır.

Kayyım veya yasal danışman atanmasına ilişkin karar, ancak vesayet makamının gerekli görmesi hâlinde ilân olunur.

Madde gerekçesi

yürürlükteki Kanunun 381 inci maddesini karşılamaktadır.

Yürürlükteki metinde sadece kayyımın atanmasından söz edildiği hâlde maddede buna "yasal danışman" da eklenmiştir.

ALTINCI AYIRIM KORUMA AMACIYLA ÖZGÜRLÜĞÜN KISITLANMASI Yürürlükteki Kanunda ve 1984 tarihli öntasanda mevcut olmayan bu Ayırım, İsviçre Medenî Kanununda 1 Ocak 1981 tarihinde yürürlüğe girmiş olan yeni düzenlemeden esinlenerek, aynı düzenlemenin Ülkemiz için de gerekli olduğu düşüncesiyle yeni bir Ayırım olarak Kanuna almmıştır. Nitekim aynı ihtiyaç Anayasanın 19 uncu maddesinde de açıkça ifade edilmiştir.

- 1 4 5-

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 431 gerekçesi

Altıncı Ayırım

Koruma Amacıyla Özgürlüğün Kısıtlanması

A. Koşulları

Madde 432

Akıl hastalığı, akıl zayıflığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, ağır tehlike arzeden bulaşıcı hastalık veya serserilik sebeplerinden biriyle toplum için tehlike oluşturan her ergin kişi, kişisel korunmasının başka şekilde sağlanamaması hâlinde, tedavisi, eğitimi veya ıslahı için elverişli bir kuruma yerleştirilir veya alıkonulabilir. Görevlerini yaparlarken bu sebeplerden birinin varlığını öğrenen kamu görevlileri, bu durumu hemen yetkili vesayet makamına bildirmek zorundadırlar.

Bu konuda kişinin çevresine getirdiği külfet de göz önünde tutulur.

İlgili kişi durumu elverir elvermez kurumdan çıkarılır.

Madde gerekçesi

Madde kenar başlığıyla birlikte İsviçre Medenî Kanununun yeni 397 a maddesinden aynen alınmıştır.

Bu ve bunu izleyen maddelerde, kişinin korunması amacıyla özgürlüğünün kısıtlanması söz konusu olup, bu denli önemli bir konunun koşullan, hüküm ve sonuçlan özel hükümlerin konulmasını gerektirmiştir.

Maddede kişinin bir kuruma yerleştirilmesi veya alıkonulması belli sebeplere bağlanmıştır. Bunlar toplum için tehlike oluşturan akıl hastalığı, akıl zayıflığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, ağu- tehlike arzeden bulaşıcı hastalık veya serserilik hâlleridir. Ağır tehlike arzeden bulaşıcı hastalıkların neler olduğunun belirlenmesi tıp biliminin işi olmakla beraber, buraya AİDS, kolera, ilerlemiş verem ve veba gibi hastalıkların geleceği söylenebilir.

Madde sadece toplum için tehlike oluşturan ergin kişilerin kuruma yerleştirilmesi veya kurumda alıkonulmasmı öngörmektedir. Ergin olmayan kişiler bu maddenin kapsamma girmemektedir. Bu kişilere ilişkin koruma önlemleri daha önceki maddelerde hükme bağlanmıştır. Ergin kişinin bu madde gereğince kuruma yerleştirilmesi ya da kurumda alıkonulması için kısıtlı olması ya da olmaması önem taşımamaktadır. Kısıtlı olmamasına rağmen maddede sayılan sebeplerden biri varsa toplum için tehlike oluşturan bu kişiler bir kuruma yerleştirilebilecek veya kurumda alıkonulmaya devam edilecektir.

Maddenin ikinci fikrası kişinin koruma altına alınmasında çevresine getirdiği külfetlerin de göz önünde tutulmasını öngörmektedir. Buna göre koruma kararı verilirken bu unsur da etkili olacaktır. Buradaki "çevre" kavramına, kişinin ailesi, kendisine bakmakla yükümlü olanlar ve vasisi gibi kişiler girer. Bu hâllerde dahi kişinin bir kuruma yerleştirilebilmesi için bakım ve tedavisinin başka şekilde sağlanamaması şartı aranacaktır.

Maddenin üçüncü fıkrası, kişi özgürlüğünün önemli olması nedeniyle, koruma altına alman kişinin durumu uygun hâle gelir gelmez hemen kurumdan çıkarılmasını, yani Özgürlüğünün geri verilmesini öngörmektedir.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 432 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre MK m. 397a

Bu madde İsviçre Medeni Kanunu'nda sonradan yürürlükten kaldırılmıştır; kaynakta güncel metni bulunmamaktadır.

Eşleşme madde gerekçesinde belirtilmiştir. İsviçre Medeni Kanunu

B. Yetki

Madde 433

Yerleştirme veya alıkoymaya karar verme yetkisi, ilgilinin yerleşim yeri veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde bulunduğu yer vesayet makamına aittir.

Yerleştirme veya alıkoymaya karar veren vesayet makamı, kurumdan çıkarmaya da yetkilidir.

Madde gerekçesi

Madde İsviçre Medenî Kanununun yeni 397 b maddesinden kısmen değiştirilmek suretiyle alınmıştır. Bu madde üç fikra halinde olup, ikinci fıkrası Kantonal sistemle ilgili yetki kuralı getirdiğinden alınmamıştır.

Birinci fıkrada kural olarak yerleştirme Veya alıkoymaya, ilgilinin yerleşim yeri vesayet makamlarının yetkili olduğu belirtilmekte, ancak gecikmede salanca bulunan hâllerde ilgilinin bulunduğu yerdeki vesayet makamlannın da karar yetkisine sahip olduğu ifade edilmektedir.

Maddenin ikinci fıkrasında yerleştirmeye veya alıkoymaya yetkili vesayet makamının kurumdan çıkarmaya da yetkili olduğu belirtilmektedir.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 433 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre MK m. 397b

Bu madde İsviçre Medeni Kanunu'nda sonradan yürürlükten kaldırılmıştır; kaynakta güncel metni bulunmamaktadır.

Eşleşme madde gerekçesinde belirtilmiştir. İsviçre Medeni Kanunu

C. Bildirim yükümlülüğü

Madde 434

Kısıtlı bir kişi bir kuruma yerleştirildiği veya alıkonulduğu ya da ergin bir kişi hakkında vesayete ilişkin diğer önlemlerin alınmasına gerek görüldüğü takdirde, kişinin bulunduğu yer vesayet makamı veya özel kanunlarda öngörülen ilgililer, durumu yerleşim yeri vesayet makamına bildirmekle yükümlüdürler.

Madde gerekçesi

Madde İsviçre Medenî Kanununun yeni 397c maddesinden alınmıştır. Burada kısıtlı bir kişinin kuruma yerleştirilmesine veya alıkonulmasına ya da ergin bir kişi hakkında vesayete ilişkin diğer önlemlerden birinin alınmasına gerek görüldüğü takdirde bildirim yükümlülüğü getirilmektedir. Bildirim yükümlülerinden birisi, kişinin bulunduğu yerdeki vesayet makamı» diğeri ise özel kanunlarda öngörülen ilgililerdir. Bildirimin yapılacağı yer ilgilinin verleşjm yeri vesayet makamı olarak belirlenmiştir.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 434 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre MK m. 397c

Bu madde İsviçre Medeni Kanunu'nda sonradan yürürlükten kaldırılmıştır; kaynakta güncel metni bulunmamaktadır.

Eşleşme madde gerekçesinde belirtilmiştir. İsviçre Medeni Kanunu

D. İtiraz

Madde 435

Kuruma yerleştirilen kişi veya yakınları, verilen karara karşı kendilerine bildirilmesinden başlayarak on gün içinde denetim makamına itiraz edebilirler.

Bu hak, kurumdan çıkarılma isteminin reddi hâlinde de kullanılabilir.

Madde gerekçesi

Madde isviçre Medenî Kanununun 397d maddesinden aynen alınmıştır.

Birinci fıkrada kuruma yerleştirilen kişiye veya yalanlarına yerleştirme kararma karşı karann kendilerine bildirilmesinden itibaren on gün içinde denetim makamına itiraz olanağı getirilmiştir.

İkinci fıkrada aynı olanak kurumdan çıkarılma isteminin reddi hâlinde de Öngörülmüştür.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 435 gerekçesi

E. Usul

Madde 436

I. Genel olarak

4 değişiklik

Koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanması, aşağıdaki kurallar saklı kalmak üzere, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa tâbidir:

1. Karar verilirken ilgilinin bunun sebepleri hakkında bilgilendirilmesi ve karara karşı denetim makamına itiraz edebileceğine yazılı olarak dikkatinin çekilmesi zorunludur.

2. Bir kuruma yerleştirilen kişiye, alıkonulma kararına veya kurumdan çıkarılma isteminin reddine karşı en geç on gün içinde denetim makamına itiraz edebileceği derhal yazılı olarak bildirilir.

3. Mahkeme kararını gerektiren her istem, gecikmeksizin yetkili hâkime ulaştırılır.

4. Yerleştirme kararı veren vesayet makamı veya hâkim durumun özelliklerine göre bu istemin görüşülmesini erteleyebilir.

5. Akıl hastalığı, akıl zayıflığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, ağır tehlike arzeden bulaşıcı hastalığı olanlar hakkında, ancak resmî sağlık kurulu raporu alındıktan sonra karar verilebilir. (Mülga cümle:6/12/2019-7196/53md.) (…)

6. (Ek:6/12/2019-7196/53md.) (Değişik:2/3/2024-7499/7 md.) Resmî sağlık kurulu raporunun alınabilmesini temin amacıyla; kişinin vücudundan kan veya benzeri biyolojik örneklerle kıl, tükürük, tırnak gibi örnekler alınabilir, kişiye gerekli tıbbi müdahaleler yapılabilir ve gerektiğinde kişi, hekim ön raporu üzerine en fazla yirmi gün süreyle sağlık kuruluşuna yerleştirilebilir. Hekim ön raporu üzerine verilen yerleştirme kararı derhâl ilgiliye ve yakınlarına bildirilir. İlgili veya yakınları, bu karara karşı bildirimden itibaren on gün içinde denetim makamına itiraz edebilir, yapılan itiraz kararın icrasını durdurmaz. İtiraz denetim makamınca ivedilikle karara bağlanır.

7. (Ek:6/12/2019-7196/53md.) Bu madde kapsamında alınan kararların icrası için gerektiğinde ilgili kişi hakkında zor kullanılabilir ve sağlık görevlilerinden gerekli tıbbi yardım alınabilir.

Madde gerekçesi

Madde İsviçre Medenî kanununun 397e maddesinden alınmıştır.

Maddede koruma amacıyla özgürlüğün tatlanmasında yargılamaya ilişkin Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunundaki' genel "hükümler dışında özel hükümlere yer verilmiştir. Bu Özel hükümler boşanmada yargılama usulüne ilişkin 184 üncü madde hükmüne benzer bir hüküm niteliğindedir. Maddede, kişinin özgürlüğünün kısıtlanması gibi önemli bir karar verilirken, özgürlüğü kısıtlanan kişinin başvurabileceği yasal yollar ve haklan konusunda aydınlatılması gereği özellikle vurgulanmıştır.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 436 gerekçesi

Mehaz madde — Alman MK m. 1831

Özgürlüğü bağlayıcı yerleştirme ve özgürlüğü bağlayıcı önlemler

(1) Vasi tarafından yapılan ve özgürlüğün bağlanmasıyla birlikte olan bir yerleştirme, ancak aşağıdaki hâllerde gerekli olduğu sürece caizdir:

1. Vesayet altındaki kişinin ruhsal bir hastalığı veya zihinsel ya da ruhi bir engeli nedeniyle kendisini öldürmesi veya kendisine önemli sağlık zararı vermesi tehlikesinin bulunması, veya

2. Yaklaşan önemli bir sağlık zararının önlenmesi için sağlık durumunun incelenmesinin, bir tedavi uygulamasının veya tıbbi bir müdahalenin gerekli olması, bu önlemin vesayet altındaki kişinin yerleştirilmesi olmaksızın gerçekleştirilememesi ve vesayet altındaki kişinin ruhsal bir hastalık veya zihinsel ya da ruhi bir engel nedeniyle yerleştirmenin gerekliliğini kavrayamaması veya bu kavrayışa göre hareket edememesi.

(2) Yerleştirme, ancak vesayet mahkemesinin izniyle caizdir. İzin olmaksızın yerleştirme, ancak ertelenmesinde tehlike bulunan hâllerde caizdir; izin gecikmeksizin sonradan alınmalıdır.

(3) Vasi, yerleştirmenin şartları ortadan kalktığında yerleştirmeyi sona erdirmek zorundadır. Yerleştirmenin sona erdirilmesini vesayet mahkemesine gecikmeksizin bildirmek zorundadır.

(4) Bir hastanede, bir bakımevinde veya başka bir kurumda bulunan vesayet altındaki kişiye, mekanik araçlarla, ilaçlarla veya başka bir şekilde uzun bir süre boyunca ya da düzenli olarak özgürlüğünün bağlanması amaçlandığında, 1 ila 3 üncü fıkralar kıyasen uygulanır.

(5) 1 ila 4 üncü fıkralar, § 1820 fıkra 2 bent 2 uyarınca bir vekil için kıyasen uygulanır.

Özgün metin (Almanca)

(1) Eine Unterbringung des Betreuten durch den Betreuer, die mit Freiheitsentziehung verbunden ist, ist nur zulässig, solange sie erforderlich ist, weil

1. aufgrund einer psychischen Krankheit oder geistigen oder seelischen Behinderung des Betreuten die Gefahr besteht, dass er sich selbst tötet oder erheblichen gesundheitlichen Schaden zufügt, oder

2. zur Abwendung eines drohenden erheblichen gesundheitlichen Schadens eine Untersuchung des Gesundheitszustands, eine Heilbehandlung oder ein ärztlicher Eingriff notwendig ist, die Maßnahme ohne die Unterbringung des Betreuten nicht durchgeführt werden kann und der Betreute aufgrund einer psychischen Krankheit oder geistigen oder seelischen Behinderung die Notwendigkeit der Unterbringung nicht erkennen oder nicht nach dieser Einsicht handeln kann.

(2) Die Unterbringung ist nur mit Genehmigung des Betreuungsgerichts zulässig. Ohne die Genehmigung ist die Unterbringung nur zulässig, wenn mit dem Aufschub Gefahr verbunden ist; die Genehmigung ist unverzüglich nachzuholen.

(3) Der Betreuer hat die Unterbringung zu beenden, wenn ihre Voraussetzungen weggefallen sind. Er hat die Beendigung der Unterbringung dem Betreuungsgericht unverzüglich anzuzeigen.

(4) Die Absätze 1 bis 3 gelten entsprechend, wenn dem Betreuten, der sich in einem Krankenhaus, einem Heim oder einer sonstigen Einrichtung aufhält, durch mechanische Vorrichtungen, Medikamente oder auf andere Weise über einen längeren Zeitraum oder regelmäßig die Freiheit entzogen werden soll.

(5) Die Absätze 1 bis 4 gelten nach Maßgabe des § 1820 Absatz 2 Nummer 2 für einen Bevollmächtigten entsprechend.

Eşleşme, iki maddenin içeriğinin karşılaştırılmasıyla önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. Alman Medeni Kanunu

Madde 437

II. Yargılama usulü

2 değişiklik

Hâkim, basit yargılama usulüne göre karar verir.

Gerektiğinde ilgili kişiye adlî yardım sağlanır.

(Değişik fıkra:6/12/2019-7196/54 md.) Hâkim, ilgili kişiyi dinler, tahkikatı tamamlar ve gecikmeksizin en geç iki gün içinde kararını verir.[30]

Madde gerekçesi

Madde İsviçre Medenî Kanununun 397f maddesinden kısmen değiştirilmek suretiyle alınmıştır. Birinci fikrada bu konudaki yargılamanın basit yargılama usulüne tâbi olduğu ifade edilmiştir.

Maddenin ikinci fıkrasında gerekli hâllerde ilgilinin adlî yardım yoluyla mahkemede temsil edilmesinin sağlanması kabul edilmiştir. Kişinin özgürlüğünün kısıtlanması gibi Önemli bir kararda, kişinin kendi hak ve yetkilerini bilememesi durumu göz önünde tutulmak suretiyle gerekiyorsa bu kişinin yargılama sırasında adlî yardım yoluyla barolarca görevlendirilecek bir avukat tararından temsil edilmesinin sağlanması öngörülmüştür.

Maddenin üçüncü fıkrası yine özgürlüğün kısıtlanması gibi önemli bir karann verilirken kişinin sadece vekil ya da temsilcisinin isteminin yeterli olmadığım, hâkimin bizzat bu kişiyi dinlemesinin de gerekli olduğunu belirtmektedir.

İKİNCİ BÖLÜM VESAYETİN YÜRÜTÜLMESİ BİRİNCİ AYIRIM VASİNİN GÖREVLERİ

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 437 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre MK m. 397f

Bu madde İsviçre Medeni Kanunu'nda sonradan yürürlükten kaldırılmıştır; kaynakta güncel metni bulunmamaktadır.

Eşleşme madde gerekçesinde belirtilmiştir. İsviçre Medeni Kanunu

İkinci Bölüm

Vesayetin Yürütülmesi

Birinci Ayırım

Vasinin Görevleri

A. Göreve başlama

Madde 438

I. Defter tutma

Vasiliğe atanma kararının kesinleşmesi üzerine vasi ile vesayet makamının görevlendireceği bir kişi tarafından, vakit geçirilmeksizin, yönetilecek malvarlığının defteri tutulur.

Vesayet altındaki kişi ayırt etme gücüne sahipse, olanak bulunduğu takdirde defter tutulurken hazır bulundurulur.

Koşullar gerektirdiği takdirde denetim makamı, vasi ve vesayet makamının isteği üzerine vesayet altındaki kişinin malvarlığının resmî defterinin tutulmasına karar verebilir. Bu defter, mirastaki resmî defterin alacaklılara karşı doğurduğu sonuçları doğurur ve oradaki usul uyarınca tutulur.

Madde gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 382 hci maddesini karşılamaktadır.

İsviçre Medenî Kanununun 398 inci maddesi hükmüne paralel olarak üç fıkra hâlinde düzenlenmiştir..

- 1 4 7- Birinci fikrada malvarlığının defterinin tutulabilmesi için, vasinin atanmasına ilişkin kararın kesinleşmiş olması öngörülmüştür. Aynı fıkrada "sulh mahkemesi" yerine "vesayet makamı" denilmiştir.

İkinci fıkraya göre, ayırt etme gücüne sahip olan vesayet altındaki kişi, defter tutulurken olanak bulunduğu taktirde hazır bulundurulacaktır.

Maddenin üçüncü fıkrasında sözü edilen İçişinin malvarlığı için tutulacak resmî defter, mirasta söz konusu olan 619 uncu maddede öngörülen defterle benzerlik arzetmektedir. Bu nedenle defterin tutulması, alacaklılara karşı hüküm ve sonuçlun konularında 619 ve devamı maddelere yollama yapılmıştır.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 438 gerekçesi

Mehaz madde — Alman MK m. 1835

Mal varlığı defteri

(1) Korunan kişinin mal varlığının yönetimi vasinin görev alanına dahil olduğu ölçüde, vasi atanması anında korunan kişinin mal varlığına ilişkin bir defter düzenlemek ve bunu doğruluk ve eksiksizlik güvencesiyle vesayet makamına sunmakla yükümlüdür. Mal varlığı defteri, korunan kişinin düzenli gelir ve giderlerine ilişkin bilgileri de içermelidir. Vasi, mal varlığı defterini, korunan kişinin sonradan edindiği mal varlığıyla tamamlamakla yükümlüdür. Birden çok vasi, mal varlığını birlikte yönettikleri ölçüde, mal varlığı defterini birlikte düzenlemekle yükümlüdür.

(2) Vasi, mal varlığı defterindeki beyanlarını uygun bir biçimde belgelendirmekle yükümlüdür.

(3) Mal varlığı defterinin usulüne uygun düzenlenmesi için gerekli ve korunan kişinin mal varlığı dikkate alındığında uygun olduğu ölçüde, vasi, mal varlığı defterinin düzenlenmesi için yetkili vesayet idaresini, yetkili bir memuru, bir noteri veya bir bilirkişiyi görevlendirebilir.

(4) Somut olayın koşullarına göre, mal varlığı defterinin doğruluğunun ve eksiksizliğinin üçüncü bir kişi tarafından denetlenmesinin, korunan kişinin mal varlığının korunması veya hukuki uyuşmazlıkların önlenmesi bakımından gerekli olduğuna dair somut belirtiler bulunuyorsa, vesayet mahkemesi, mal varlığı defterinin düzenlenmesinde, özellikle mal varlığına ait değerlerin yerinde incelenmesinde, üçüncü bir kişiyi tanık olarak görevlendirebilir. Üçüncü kişinin masraflarının karşılanması hakkında, Adli Ücret ve Tazminat Kanunu uyarınca tanıklara ödenen tazminata ilişkin hükümler uygulanır. Vasi, üçüncü kişinin görevlerini yerine getirmesine imkân tanımakla yükümlüdür. Üçüncü kişi, mal varlığı defterinin düzenlenmesi ve özellikle yerinde inceleme sonucu hakkında vesayet mahkemesine rapor sunar.

(5) Sunulan mal varlığı defteri yetersiz ise, vesayet mahkemesi, mal varlığı defterinin yetkili vesayet idaresi veya bir noter tarafından düzenlenmesine karar verebilir.

(6) Vesayet mahkemesi, mal varlığı defterini korunan kişinin bilgisine sunar; ancak bunun korunan kişinin sağlığı bakımından önemli zararlara yol açabileceği endişesi varsa veya korunan kişi mal varlığı defterini anlayabilecek durumda açıkça değilse bu hüküm uygulanmaz.

Özgün metin (Almanca)

(1) Soweit die Verwaltung des Vermögens des Betreuten zum Aufgabenkreis des Betreuers gehört, hat er zum Zeitpunkt seiner Bestellung ein Verzeichnis über das Vermögen des Betreuten zu erstellen und dieses dem Betreuungsgericht mit der Versicherung der Richtigkeit und Vollständigkeit einzureichen. Das Vermögensverzeichnis soll auch Angaben zu den regelmäßigen Einnahmen und Ausgaben des Betreuten enthalten. Der Betreuer hat das Vermögensverzeichnis um dasjenige Vermögen zu ergänzen, das der Betreute später hinzuerwirbt. Mehrere Betreuer haben das Vermögensverzeichnis gemeinsam zu erstellen, soweit sie das Vermögen gemeinsam verwalten.

(2) Der Betreuer hat seine Angaben im Vermögensverzeichnis in geeigneter Weise zu belegen.

(3) Soweit es für die ordnungsgemäße Erstellung des Vermögensverzeichnisses erforderlich und mit Rücksicht auf das Vermögen des Betreuten angemessen ist, kann der Betreuer die zuständige Betreuungsbehörde, einen zuständigen Beamten, einen Notar oder einen Sachverständigen zur Erstellung des Verzeichnisses hinzuziehen.

(4) Bestehen nach den Umständen des Einzelfalls konkrete Anhaltspunkte dafür, dass die Kontrolle der Richtigkeit und Vollständigkeit des Vermögensverzeichnisses durch eine dritte Person zum Schutz des Vermögens des Betreuten oder zur Vermeidung von Rechtsstreitigkeiten erforderlich ist, kann das Betreuungsgericht eine dritte Person als Zeuge bei der Erstellung des Vermögensverzeichnisses, insbesondere bei einer Inaugenscheinnahme von Vermögensgegenständen, hinzuziehen. Für die Erstattung der Aufwendungen der dritten Person sind die Vorschriften über die Entschädigung von Zeugen nach dem Justizvergütungs- und -entschädigungsgesetz anzuwenden. Der Betreuer hat der dritten Person die Wahrnehmung ihrer Aufgaben zu ermöglichen. Die dritte Person hat dem Betreuungsgericht über die Erstellung des Vermögensverzeichnisses und insbesondere das Ergebnis der Inaugenscheinnahme zu berichten.

(5) Ist das eingereichte Vermögensverzeichnis ungenügend, so kann das Betreuungsgericht anordnen, dass das Vermögensverzeichnis durch die zuständige Betreuungsbehörde oder einen Notar aufgenommen wird.

(6) Das Betreuungsgericht hat das Vermögensverzeichnis dem Betreuten zur Kenntnis zu geben, es sei denn, dadurch sind erhebliche Nachteile für dessen Gesundheit zu besorgen oder er ist offensichtlich nicht in der Lage, das Vermögensverzeichnis zur Kenntnis zu nehmen.

Eşleşme, iki maddenin içeriğinin karşılaştırılmasıyla önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. Alman Medeni Kanunu

Mehaz madde — İsviçre MK m. 398

Gerekçenin andığı bu madde İsviçre Medeni Kanunu'nda sonradan yeniden yazılmış ya da yeniden numaralanmıştır; kaynaktaki bugünkü metin Türk maddesinin karşılığı değildir.

Eşleşme madde gerekçesinde belirtilmiştir. İsviçre Medeni Kanunu

Madde 439

II. Değerli şeylerin saklanması

Kıymetli evrak, değerli eşya, önemli belge ve benzerleri, malvarlığının yönetimi bakımından bir sakınca yoksa, vesayet makamının gözetimi altında güvenli bir yere konulur.

Madde gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 383 üncü maddesini karşılamak tadır.

Madde İsviçre Medenî Kanununun bu maddeyi karşılayan 399 uncu madde göz önünde tutulmak suretiyle yeniden kaleme alınmıştır.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 439 gerekçesi

Mehaz madde — Alman MK m. 1844

Vesayet mahkemesinin kararı üzerine değerli eşyanın tevdii

Vesayet mahkemesi, vesayet altındaki kişinin malvarlığının güvence altına alınması için gerekli olması hâlinde, vasinin vesayet altındaki kişiye ait değerli eşyayı bir tevdi makamına veya başka uygun bir yere tevdi etmesine karar verebilir.

Özgün metin (Almanca)

Das Betreuungsgericht kann anordnen, dass der Betreuer Wertgegenstände des Betreuten bei einer Hinterlegungsstelle oder einer anderen geeigneten Stelle hinterlegt, wenn dies zur Sicherung des Vermögens des Betreuten geboten ist.

Eşleşme, iki maddenin içeriğinin karşılaştırılmasıyla önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. Alman Medeni Kanunu

Madde 440

III. Taşınırların satılması

1 değişiklik

Vesayet altındaki kişinin menfaati gerektirirse değerli şeylerin dışındaki taşınırlar, vesayet makamının vereceği talimat uyarınca, açık artırma ile satılır. Hâkim, özel durumları, taşınırın niteliğini veya değerinin azlığını göz önüne alarak pazarlıkla satışa da karar verebilir.[31]

Vesayet altındaki kişinin kendisi veya ailesi için özel bir değer taşıyan şeyler, zorunluluk olmadıkça satılamaz.

Madde gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 384 üncü maddesini karşılamak tadır.

"Sulh mahkemesi" yerine "vesayet makamı" deyimi kullanılmıştır.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 440 gerekçesi

IV. Paraların yatırılması

Madde 441

1.Yatırma zorunluluğu

Vesayet altındaki kişinin kendisi veya malvarlığının yönetimi için gerekli olmayan paralar, faiz getirmek üzere, vesayet makamı tarafından belirlenen millî bir bankaya yatırılır veya Hazine tarafından çıkarılan menkul kıymetlere çevrilir.

Paranın yatırılmasını bir aydan fazla geciktiren vasi, faiz kaybını ödemekle yükümlüdür.

Madde gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 385 inci maddesini karşılamaktadır.

Konu başlığı İsviçre Medenî Kanununun 401 inci maddesine uygun olarak "Paraların yatırılması" biçiminde düzeltilmiştir. Madde yürürlükteki metinden farklı olarak kaynak Kanuna uygunluğu sağlanarak iki fıkra hâlinde düzenlenmiştir.

Birinci fıkradaki "Sulh mahkemesi veya'hükümetçe tayin edilmiş malî bir müesseseye faiz mukabilinde ikraz edilir." ifadesi yerine "faiz getirmek üzere, vesayet makamı tarafmdan belirlenen milli bir bankaya yatınlır veya Hazine tarafmdan çıkarılan menkul kıymetlere çevrilir." ifadesine yer verilmiştir.

İkinci fikrada paranın' yatırılmasını bir aydan fazla geciktiren vasinin, bu yüzden uğranılan faiz kaybını ödemekle yükümlü olduğu öngörülmüştür.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 441 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre MK m. 401

Gerekçenin andığı bu madde İsviçre Medeni Kanunu'nda sonradan yeniden yazılmış ya da yeniden numaralanmıştır; kaynaktaki bugünkü metin Türk maddesinin karşılığı değildir.

Eşleşme madde gerekçesinde belirtilmiştir. İsviçre Medeni Kanunu

Madde 442

2. Yatırımların dönüştürülmesi

Yeteri kadar güven verici olmayan yatırımlar, güvenli yatırımlara dönüştürülür.

Dönüştürme işleminin uygun zamanda ve vesayet altındaki kişinin menfaati gözetilerek yapılması gerekir.

Madde gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 386 ncı maddesini karşdamaktadır.

Kaynak Kanunun 402 nci maddesiyle paralellik sağlamak üzere yeniden kaleme alınarak ikifikrahâlinde düzenlenmiştir.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 442 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre MK m. 402

Gerekçenin andığı bu madde İsviçre Medeni Kanunu'nda sonradan yeniden yazılmış ya da yeniden numaralanmıştır; kaynaktaki bugünkü metin Türk maddesinin karşılığı değildir.

Eşleşme madde gerekçesinde belirtilmiştir. İsviçre Medeni Kanunu

Madde 443

V. Ticarî ve sınaî işletmeler

Vesayet altındaki kişinin malvarlığı içinde ticarî, sınaî veya benzeri bir işletme varsa; vesayet makamı, bunların işletilmesinin devamı veya tasfiyesi için gerekli talimatı verir.

Madde gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 387 nci maddesini karşılamaktadır.

. Kaynak Kanunun 403 üncü madde göz önünde tutulmak suretiyle yeniden kaleme alınmıştır. Hüküm değişikliği yoktur. Sadece maddedeki "sulh mahkemesi" yerine "vesayet makamı" deyimi kullanılmıştır.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 443 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre MK m. 403

Gerekçenin andığı bu madde İsviçre Medeni Kanunu'nda sonradan yeniden yazılmış ya da yeniden numaralanmıştır; kaynaktaki bugünkü metin Türk maddesinin karşılığı değildir.

Eşleşme madde gerekçesinde belirtilmiştir. İsviçre Medeni Kanunu

Mehaz madde — Fransız MK m. 474

Vesayet altındaki kişi, malvarlığının yönetimi için gerekli işlemlerde, XII. unvanda öngörülen koşullar ve usuller çerçevesinde temsil edilir.

Özgün metin (Fransızca)

La personne en tutelle est représentée dans les actes nécessaires à la gestion de son patrimoine dans les conditions et selon les modalités prévues au titre XII.

Eşleşme, iki maddenin anlam benzerliğine göre önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. Fransız Medeni Kanunu

Madde 444

VI. Taşınmazların satılması

1 değişiklik

Taşınmazların satışı, vesayet makamının talimatı uyarınca ve ancak vesayet altındaki kişinin menfaati gerekli kıldığı hâllerde mümkündür.

Satış, vesayet makamının bu iş için görevlendireceği bir kişi tarafından vasi de hazır olduğu hâlde açık artırmayla yapılır ve ihale vesayet makamının onamasıyla tamam olur; onamaya ilişkin kararın ihale gününden başlayarak on gün içinde verilmesi gerekir.[32]

Ancak denetim makamı, istisnaî olarak özel durumları, taşınmazın niteliğini veya değerinin azlığını göz önüne alarak pazarlıkla satışa da karar verebilir.

Madde gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 388 inci maddesini karşılamaktadır.

Taşınmazların satışına ilişkin olan bu madde, İsviçre Medenî Kanununun 404 üncü maddesinde olduğu gibi üç fıkra hâlinde düzenlenmiştir. Maddede kullanılan "sulh mahkemesi" yerine "vesayet makamı" deyimi kullanılmıştır. Birinci fıkrada satışın ancak vesayet altındaki kişinin menfaati gerekli kıldığı hâllerde yapılabileceği öngörülmüştür. Yapılan açık arttırmanın hâkim tarafmdan "gecikmeksizin" onanmasına ilişkin ikinci fıkranın son cümlesine, açıklık sağlamak üzere, "onamaya ilişkin karann ihale gününden başlayarak on gün içinde verilmesi" zorunluluğu kabul edilmiştir. Son fıkradaki "asliye mahkemesi" deyimi yerine "denetim makamı" denilmiştir.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 444 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre MK m. 404

Gerekçenin andığı bu madde İsviçre Medeni Kanunu'nda sonradan yeniden yazılmış ya da yeniden numaralanmıştır; kaynaktaki bugünkü metin Türk maddesinin karşılığı değildir.

Eşleşme madde gerekçesinde belirtilmiştir. İsviçre Medeni Kanunu

B. Özen ve temsil

I. Kişiye özen

1. Küçüklerde

Madde 445

a. Genel olarak

Vesayet altındaki kişi küçük ise, vasi onun bakımı ve eğitimi için gereken önlemleri almakla yükümlüdür.

Vesayet dairelerinin yetkilerine ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla, vasi bu konuda ana ve babanın yetkilerine sahiptir.

Madde gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 389 uncu maddesini karşılamaktadır.

Birinci fıkrada yürürlükteki metindeki "infak ve terbiyesine itina eder" ifadesi yerine, /'balamı ve eğitimi için gereken önlemleri almakla yükümlüdür." ifadesi kullanılmıştır.

Madde, isviçre Medenî Kanununun 405 inci maddesine paralel olarak iki fıkra hâlinde düzenlenmiştir.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 445 gerekçesi

Madde 446

b. Koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanması

Küçüklerin koruma amacıyla bir kuruma yerleştirilmesine vasinin başvurusu üzerine vesayet makamı veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde bizzat vasi karar verir ve durumu derhâl vesayet makamına bildirir.

Bunun dışında usul ve yetkiyle ilgili konularda kısıtlı olsun veya olmasın erginlerin korunması amacıyla özgürlüklerinin kısıtlanmasına ilişkin hükümler uygulanır.

Onaltı yaşını doldurmamış çocuk bu konuda mahkemeye bizzat başvuramaz.

Madde gerekçesi

Yürürlükteki Kanunda mevcut olmayan bu madde, kenar başlığıyla birlikte İsviçre Medenî Kanununun 405a maddesinden aynen alınmıştır.

Birinci fıkrada, küçüklerin -koruma- amacıyla bir kuruma yerleştirilmesinde vasinin başvurusu koşuluyla vesayet makamuun yetkili olduğu belirlenmiş, ancak gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde bu yetkiyi vasinin de kullanabileceği kabul edilmiştir.

İkinci fıkrada yetkiye ilişkin birinci fıkra hükmü dışındaki usul ve yetkiyle ilgili diğer konularda ergin kişilerin korunması amacıyla özgürlüklerin kısıtlanmasını düzenleyen 432 ve devamı maddelere yollama yapılmıştır.

Üçüncü fıkrada onaltı yaşım doldurmamış çocukların koruma amacıyla kuruma yerleştirilmeyi bizzat talep edemeyecekleri öngörülmüştür.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 446 gerekçesi

Mehaz madde — Alman MK m. 1631b

C. Özgürlüğü kısıtlayıcı yerleştirme ve özgürlüğü kısıtlayıcı önlemler

(1) Çocuğun özgürlüğün kısıtlanmasıyla bağlantılı olarak yerleştirilmesi, aile mahkemesinin iznine tabidir. Yerleştirme, çocuğun yararı için, özellikle kendisine veya başkalarına yönelik önemli bir tehlikenin önlenmesi için gerekli olduğu sürece ve bu tehlikenin başka bir biçimde, kamusal yardımlarla dahi giderilemediği durumlarda caizdir. İzin olmaksızın yerleştirme, ancak ertelenmesi tehlikeyle bağlantılı olduğu hallerde caizdir; izin gecikmeksizin sonradan alınmalıdır.

(2) Bir hastanede, bir yurtta veya başka bir kurumda bulunan çocuğun, mekanik araçlarla, ilaçlarla veya başka bir şekilde uzun bir süre boyunca ya da düzenli olarak yaşına uygun olmayan bir biçimde özgürlüğünün kısıtlanması öngörülüyorsa, bunun için de aile mahkemesinin izni gereklidir. Birinci fıkranın ikinci ve üçüncü cümleleri kıyasen uygulanır.

Özgün metin (Almanca)

(1) Eine Unterbringung des Kindes, die mit Freiheitsentziehung verbunden ist, bedarf der Genehmigung des Familiengerichts. Die Unterbringung ist zulässig, solange sie zum Wohl des Kindes, insbesondere zur Abwendung einer erheblichen Selbst- oder Fremdgefährdung, erforderlich ist und der Gefahr nicht auf andere Weise, auch nicht durch andere öffentliche Hilfen, begegnet werden kann. Ohne die Genehmigung ist die Unterbringung nur zulässig, wenn mit dem Aufschub Gefahr verbunden ist; die Genehmigung ist unverzüglich nachzuholen.

(2) Die Genehmigung des Familiengerichts ist auch erforderlich, wenn dem Kind, das sich in einem Krankenhaus, einem Heim oder einer sonstigen Einrichtung aufhält, durch mechanische Vorrichtungen, Medikamente oder auf andere Weise über einen längeren Zeitraum oder regelmäßig in nicht altersgerechter Weise die Freiheit entzogen werden soll. Absatz 1 Satz 2 und 3 gilt entsprechend.

Eşleşme, iki maddenin içeriğinin karşılaştırılmasıyla önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. Alman Medeni Kanunu

Mehaz madde — İsviçre MK m. 405a

Bu madde İsviçre Medeni Kanunu'nda sonradan yürürlükten kaldırılmıştır; kaynakta güncel metni bulunmamaktadır.

Eşleşme madde gerekçesinde belirtilmiştir. İsviçre Medeni Kanunu

Madde 447

2. Kısıtlılarda

Vasi, kısıtlıyı korumak ve bütün kişisel işlerinde ona yardım etmekle yükümlüdür.

Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde vasi, koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanmasına ilişkin hükümlere göre kısıtlıyı bir kuruma yerleştirebilir veya orada alıkoyabilir ve durumu derhal vesayet makamına bildirir.

Madde gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 390 inci maddesini karşılamaktadır.

Maddenin amacına uygun olarak kenar başlık "Kısıtlılarda" şeklinde değiştirilmiştir. Madde, İsviçre Medenî Kanununun 406 ncı maddesinin 6 Ekim 1978'de değiştirilip, 1 Ocak 1981'de yürürlüğe giren yeni metnine uygun olarak iki fıkra hâlinde, düzenlenmiştir. Maddenin ikinci fıkrasında gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde vasi koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanmasına ilişkin hükümler uyarınca kısıtlıyı bir kuruma yerleştirme veya orada alıkoyma yetkisine sahip kılınmıştır. Vasinin bu yetkisini kullanabilmesi için kısıtlı hakkında 432 nci maddede teker teker sayılan sebeplerden birinin mevcut olması gerektiği gibi, aynı zamanda kısıtlının kişisel korumasının başka şekilde yeterince sağlanamaması şartının da gerçekleşmiş olması aranmaktadır.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 447 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre MK m. 406

Gerekçenin andığı bu madde İsviçre Medeni Kanunu'nda sonradan yeniden yazılmış ya da yeniden numaralanmıştır; kaynaktaki bugünkü metin Türk maddesinin karşılığı değildir.

Eşleşme madde gerekçesinde belirtilmiştir. İsviçre Medeni Kanunu

II. Temsil

Madde 448

1. Genel olarak

Vesayet dairelerinin yetkilerine ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla vasi, vesayet altındaki kişiyi bütün hukukî işlemlerinde temsil eder.

Madde gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 391 inci maddesini karşılamaktadır.

Hüküm değişikliği yoktur.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 448 gerekçesi

Mehaz madde — Alman MK m. 1789

Vasinin özen yükümlülüğü; vesayet altındaki kişinin temsili ve sorumluluğu

(1) Vasi, vesayet altındaki kişinin şahsı ve mal varlığı için özen gösterme hak ve yükümlülüğüne sahiptir. Bir kayyım atanmış işler bu kapsam dışındadır; meğerki bu işler kayyıma vasi ile birlikte yürütülmek üzere devredilmiş olsun.

(2) Vasi, vesayet altındaki kişiyi temsil eder. § 1824 kıyasen uygulanır. Aile mahkemesi, vasinin temsil yetkisini tek tek işler bakımından kaldırabilir. Bu kaldırma, ancak vesayet altındaki kişinin menfaati ile vasinin, onun temsil ettiği bir üçüncü kişinin veya § 1824 fıkra 1 bent 1'de belirtilen kişilerden birinin menfaati arasında önemli bir çelişki bulunması hâlinde yapılmalıdır.

(3) Fıkra 2 uyarınca temsil yetkisi çerçevesinde vesayet altındaki kişiye karşı doğan borçlardan dolayı, vesayet altındaki kişi § 1629a'ya kıyasen sorumludur.

Özgün metin (Almanca)

(1) Der Vormund hat die Pflicht und das Recht, für die Person und das Vermögen des Mündels zu sorgen. Ausgenommen sind Angelegenheiten, für die ein Pfleger bestellt ist, es sei denn, die Angelegenheiten sind dem Pfleger mit dem Vormund zur gemeinsamen Wahrnehmung übertragen.

(2) Der Vormund vertritt den Mündel. § 1824 gilt entsprechend. Das Familiengericht kann dem Vormund die Vertretung für einzelne Angelegenheiten entziehen. Die Entziehung soll nur erfolgen, wenn das Interesse des Mündels zu dem Interesse des Vormunds, eines von diesem vertretenen Dritten oder einer der in § 1824 Absatz 1 Nummer 1 bezeichneten Personen in erheblichem Gegensatz steht.

(3) Für Verbindlichkeiten, die im Rahmen der Vertretungsmacht nach Absatz 2 gegenüber dem Mündel begründet werden, haftet der Mündel entsprechend § 1629a.

Eşleşme, iki maddenin içeriğinin karşılaştırılmasıyla önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. Alman Medeni Kanunu

Madde 449

2. Yasak işlemler

Vesayet altındaki kişi adına kefil olmak, vakıf kurmak ve önemli bağışlarda bulunmak yasaktır.

Madde gerekçesi

Madde, yürürlükteki 392 net maddeyi karşılamaktadır.

Yürürlükteki maddede vasinin bağış yapamayacağı öngörülmüşken yeni düzenlemede yasak olarak yapılan bağışın önemli olması koşulu getirilmiştir.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 449 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre MK m. 412

F. Özel işler

1 Vasi, temsil ettiği kişi adına kefalet altına giremez, vakıf kuramaz ve olağan hediye niteliğindeki hediyeler dışında bağışta bulunamaz.

2 İlgili kişi veya ailesi için özel bir değeri olan malvarlığı değerleri, mümkün olduğu ölçüde elden çıkarılmaz.

Özgün metin (Almanca)

1 Der Beistand oder die Beiständin darf in Vertretung der betroffenen Person keine Bürgschaften eingehen, keine Stiftungen errichten und keine Schenkungen vornehmen, mit Ausnahme der üblichen Gelegenheitsgeschenke.

2 Vermögenswerte, die für die betroffene Person oder für ihre Familie einen besonderen Wert haben, werden wenn immer möglich nicht veräussert.

Eşleşme, iki maddenin anlam benzerliğine göre önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. İsviçre Medeni Kanunu

Madde 450

3. Vesayet altındaki kişinin görüşünün alınması

Vesayet altındaki kişi görüşlerini oluşturma ve açıklama yeteneğine sahipse, vasi önemli işlerde karar vermeden önce olanak ölçüsünde, onun görüşünü almakla yükümlüdür.

Vesayet altındaki kişinin işi uygun bulmuş olması vasiyi sorumluluktan kurtarmaz.

Madde gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 393 üncü maddesini karşılamaktadır.

Maddede vasinin önemli işlerde vesayet altındaki kişinin görüşünü alma yükümlülüğü getirilmiştir. İsviçre Medenî Kanununun 409 uncu maddesinde bu görüşün alınmasında küçük için bir yaş ölçüsü getirilmiştir. Buna göre küçük onaltı yaşmda ise görüşüne başvurulabilecektir. Ancak böyle bir yaş smınnm getirilmesi isabetli görülmemiştir. Çocuk Haklan Sözleşmesinin 12 nci maddesinin (1) numaralı bendinde "görüşlerini oluşturma yeteneğine sahip çocuğun kendini ilgilendiren her konuda görüşlerini açıklama, bu görüşlerde çocuğun yaşı ve olgunluğuna göre gereken özenin gösterilmesine" riayet hükmü öngörülmüştür. Bu nedenledir ki, Alman Medenî Kanununun 1827 nci maddesinden, görüşüne başvurma konusunda getirilmiş bulunan yedi yaş sının kaldırılmıştır.

Bu gerekçelerle maddeye bir yaş sının konulmadan, çocuğun görüşlerine başvurmada ölçü olarak "görüşlerini oluşturma ve açıklama yeteneğine sahip" olma ölçüsü getirilmiştir.

Maddenin ikinci fıkrası yürürlükteki ikinci fıkradan anlaştırmak suretiyle aynen alınmıştır.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 450 gerekçesi

Mehaz madde — Alman MK m. 1827

Hasta vasiyetnamesi; vesayet altındaki kişinin tedavi istekleri veya varsayılan iradesi

(1) Rıza ehliyetine sahip bir reşit, rıza ehliyetini kaybetmesi ihtimaline karşı, belirlenme anında henüz doğrudan yaklaşmamış olan belirli sağlık durumu muayenelerine, tedavilere veya tıbbi müdahalelere rıza gösterip göstermediğini veya bunları yasakladığını yazılı olarak belirlemişse (hasta vasiyetnamesi), vasi bu belirlemelerin vesayet altındaki kişinin güncel yaşam ve tedavi durumuna uygun olup olmadığını inceler. Bu durumun mevcut olması halinde, vasi vesayet altındaki kişinin iradesine ifade ve geçerlilik kazandırmakla yükümlüdür. Hasta vasiyetnamesi her zaman şekle bağlı olmaksızın geri alınabilir.

(2) Bir hasta vasiyetnamesi mevcut değilse veya hasta vasiyetnamesindeki belirlemeler vesayet altındaki kişinin güncel yaşam ve tedavi durumuna uygun düşmüyorsa, vasi vesayet altındaki kişinin tedavi isteklerini veya varsayılan iradesini tespit etmek ve bu temelde, 1. fıkrada belirtilen bir tıbbi tedbire rıza gösterip göstermeyeceğine veya bunu yasaklayıp yasaklamayacağına karar vermekle yükümlüdür. Varsayılan irade, somut emarelere dayanılarak tespit edilir. Bu bağlamda özellikle vesayet altındaki kişinin daha önceki beyanları, etik veya dini kanaatleri ve diğer kişisel değer yargıları dikkate alınır.

(3) 1. ve 2. fıkralar, vesayet altındaki kişinin hastalığının türü ve evresinden bağımsız olarak uygulanır.

(4) Vasi, uygun hallerde vesayet altındaki kişiyi bir hasta vasiyetnamesi düzenleme imkânı hakkında bilgilendirmeli ve talebi üzerine hasta vasiyetnamesinin düzenlenmesinde ona destek olmalıdır.

(5) Hiç kimse bir hasta vasiyetnamesi düzenlemeye zorlanamaz. Bir hasta vasiyetnamesinin düzenlenmesi veya ibrazı, bir sözleşmenin kurulmasına şart kılınamaz.

(6) 1. ila 3. fıkralar vekiller hakkında kıyasen uygulanır.

Özgün metin (Almanca)

(1) Hat ein einwilligungsfähiger Volljähriger für den Fall seiner Einwilligungsunfähigkeit schriftlich festgelegt, ob er in bestimmte, zum Zeitpunkt der Festlegung noch nicht unmittelbar bevorstehende Untersuchungen seines Gesundheitszustands, Heilbehandlungen oder ärztliche Eingriffe einwilligt oder sie untersagt (Patientenverfügung), prüft der Betreuer, ob diese Festlegungen auf die aktuelle Lebens- und Behandlungssituation des Betreuten zutreffen. Ist dies der Fall, hat der Betreuer dem Willen des Betreuten Ausdruck und Geltung zu verschaffen. Eine Patientenverfügung kann jederzeit formlos widerrufen werden.

(2) Liegt keine Patientenverfügung vor oder treffen die Festlegungen einer Patientenverfügung nicht auf die aktuelle Lebens- und Behandlungssituation des Betreuten zu, hat der Betreuer die Behandlungswünsche oder den mutmaßlichen Willen des Betreuten festzustellen und auf dieser Grundlage zu entscheiden, ob er in eine ärztliche Maßnahme nach Absatz 1 einwilligt oder sie untersagt. Der mutmaßliche Wille ist aufgrund konkreter Anhaltspunkte zu ermitteln. Zu berücksichtigen sind insbesondere frühere Äußerungen, ethische oder religiöse Überzeugungen und sonstige persönliche Wertvorstellungen des Betreuten.

(3) Die Absätze 1 und 2 gelten unabhängig von Art und Stadium einer Erkrankung des Betreuten.

(4) Der Betreuer soll den Betreuten in geeigneten Fällen auf die Möglichkeit einer Patientenverfügung hinweisen und ihn auf dessen Wunsch bei der Errichtung einer Patientenverfügung unterstützen.

(5) Niemand kann zur Errichtung einer Patientenverfügung verpflichtet werden. Die Errichtung oder Vorlage einer Patientenverfügung darf nicht zur Bedingung eines Vertragsschlusses gemacht werden.

(6) Die Absätze 1 bis 3 gelten für Bevollmächtigte entsprechend.

Eşleşme madde gerekçesinde belirtilmiştir. Alman Medeni Kanunu

Mehaz madde — İsviçre MK m. 409

Gerekçenin andığı bu madde İsviçre Medeni Kanunu'nda sonradan yeniden yazılmış ya da yeniden numaralanmıştır; kaynaktaki bugünkü metin Türk maddesinin karşılığı değildir.

Eşleşme madde gerekçesinde belirtilmiştir. İsviçre Medeni Kanunu

4. Vesayet altındaki kişinin yapabileceği işler

Madde 451

a. Vasinin rızası

Ayırt etme gücüne sahip olan vesayet altındaki kişi, vasinin açık veya örtülü izni veya sonraki onamasıyla yükümlülük altına girebilir veya bir haktan vazgeçebilir.

Yapılan işlem diğer tarafın belirlediği veya başvurusu üzerine hâkimin belirleyeceği uygun bir süre içinde onanmazsa, diğer taraf bununla bağlı olmaktan kurtulur.

Madde gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 394 üncü maddesini karşılamaktadır.

Maddenin kenar başlıkları içeriğiyle uygun hâle getirilmiştir. Yürürlükteki nladdenin ikinci fıkrasının son cümlesindeki "vasi icazet vermezse, o tasarruf hükümsüz kalır" şeklindeki ifade, maddede yapılan işlemin onamaya kadar sadece vesayet altındaki kişi hakkında etkisiz olduğunu belirtmek üzere, işlem onanmazsa "diğer taraf bununla bağlı olmaktan kurtulur" şeklinde düzeltilmiştir.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 451 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre MK m. 19a

A. Genel olarak kişilik / III. Fiil ehliyetsizliği / 3. Ayırt etme gücüne sahip fiil ehliyetsizleri / b. Yasal temsilcinin rızası

1 Kanunda aksi öngörülmedikçe yasal temsilci, rızasını önceden açık veya örtülü olarak verebilir ya da işlemi sonradan onayabilir.

2 Karşı taraf, kendisinin belirlediği veya mahkemeye belirlettiği uygun bir süre içinde onama gerçekleşmezse bağlılıktan kurtulur.

Özgün metin (Almanca)

1 Sofern das Gesetz nichts anderes bestimmt, kann der gesetzliche Vertreter die Zustimmung ausdrücklich oder stillschweigend im Voraus geben oder das Geschäft nachträglich genehmigen.

2 Der andere Teil wird frei, wenn die Genehmigung nicht innerhalb einer angemessenen Frist erfolgt, die er selber ansetzt oder durch das Gericht ansetzen lässt.

Eşleşme, iki maddenin içeriğinin karşılaştırılmasıyla önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. İsviçre Medeni Kanunu

Madde 452

b. Onamamanın sonucu

Vasinin onamadığı işlemlerde taraflardan her biri verdiğini geri isteyebilir. Ancak, vesayet altındaki kişi, sadece kendi menfaatine harcanan veya geri isteme zamanında malvarlığında mevcut olan zenginleşme tutarıyla ya da iyiniyetli olmaksızın elden çıkarmış olduğu miktarla sorumludur.

Vesayet altındaki kişi, fiil ehliyetine sahip olduğu hususunda diğer tarafı yanıltmış ise, onun bu yüzden uğradığı zarardan sorumlu olur.

Madde gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 395 inci maddesini karşılamaktadır.

Kısıtlının sorumluluğunun "geri isteme zamanmda"ki zenginleşmesi ile sınırlı olduğu vurgulanmıştır. Hüküm değişikliği yoktur.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 452 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre MK m. 19b

A. Genel olarak kişilik / III. Fiil ehliyetsizliği / 3. Ayırt etme gücüne sahip fiil ehliyetsizleri / c. Rızanın bulunmaması

1 Yasal temsilcinin onaması gerçekleşmezse taraflardan her biri yerine getirdiği edimi geri isteyebilir. Ancak fiil ehliyetinden yoksun kişi, yalnızca edimin kendi yararına kullanılmış olduğu veya geri istendiği sırada hâlâ zenginleşmiş bulunduğu ya da kötüniyetle elinden çıkardığı ölçüde sorumlu olur.

2 Fiil ehliyetinden yoksun kişi, karşı tarafı kendisinin fiil ehliyetine sahip olduğu yanılgısına düşürmüşse, ona verdiği zarardan sorumludur.

Özgün metin (Almanca)

1 Erfolgt die Genehmigung des gesetzlichen Vertreters nicht, so kann jeder Teil die vollzogenen Leistungen zurückfordern. Die handlungsunfähige Person haftet jedoch nur insoweit, als die Leistung in ihrem Nutzen verwendet worden ist oder als sie zur Zeit der Rückforderung noch bereichert ist oder sich böswillig der Bereicherung entäussert hat.

2 Hat die handlungsunfähige Person den andern Teil zur irrtümlichen Annahme ihrer Handlungsfähigkeit verleitet, so ist sie ihm für den verursachten Schaden verantwortlich.

Eşleşme, iki maddenin anlam benzerliğine göre önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. İsviçre Medeni Kanunu

Madde 453

5. Meslek veya sanat

Vesayet altındaki kişiye vesayet makamı tarafından bir meslek veya sanatın yürütülmesi için izin verilmiş ise, o kişi bununla ilgili her türlü olağan işlemleri yapmaya yetkilidir ve bu tür işlemlerden dolayı bütün malvarlığı ile sorumludur.

Madde gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 396 nci maddesini karşılamaktadır. Sadece "sulh mahkemesi" deyimi yerine "vesayet makamı" deyimi kullanılmıştır.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 453 gerekçesi

C. Malvarlığının yönetilmesi

Madde 454

I. Yönetim ve hesap tutma yükümlülüğü

Vasi, vesayet altındaki kişinin malvarlığını iyi bir yönetici gibi özenle yönetmek zorundadır.

Vasi, yönetimle ilgili hesap tutmak ve vesayet makamının belirlediği tarihlerde ve her hâlde yılda bir defa hesabı onun incelemesine sunmakla yükümlüdür.

Vesayet altındaki kişi görüşlerini oluşturma ve açıklama yeteneğine sahip ise, hesabın hâkim tarafından incelenmesi sırasında olanak ölçüsünde hazır bulundurulur.

Madde gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 397 nci maddesini karşılamaktadır.

Maddenin konu başlığı kaynak Kanunun 413 üncü maddesine uygun olarak "Malvarlığının yönetilmesi" şeklinde değiştirilmiştir. İsviçre Medenî Kanununun 413 üncü maddesinde vasinin iki yılda bir hesap vermesi öngörüldüğü hâlde maddede bu süre bir yıl olarak korunmuştur. Yine isviçre Medenî Kanununun 413 üncü maddesi ile yürürlükteki 397 nci maddesinin ikinci fıkrasında vesayet altındaki kişinin temyiz kudretine sahip olması ve onaltı yaşmda.bulunması hâlinde hesabın hâkim tarafından incelenmesi sırasında hazır bulundurulması öngörülmüştür. Böyle bir yaş sınırının her zaman doğru bir çözüm olamayacağı göz önünde tutulmak ve Çocuk Haklan Sözleşmesi ile uyumu sağlamak üzere yaş sının koyma yerine 450 nci maddede olduğu gibi "görüşlerini oluşturma ve açıklama yeteneğine sahip" olma ölçüsü getirilmiştir.

Madde İsviçre Medenî Kanununun 413 üncü maddesine uygun olarak üç fıkra hâline getirilmiştir.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 454 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre MK m. 413

Gerekçenin andığı bu madde İsviçre Medeni Kanunu'nda sonradan yeniden yazılmış ya da yeniden numaralanmıştır; kaynaktaki bugünkü metin Türk maddesinin karşılığı değildir.

Eşleşme madde gerekçesinde belirtilmiştir. İsviçre Medeni Kanunu

Madde 455

II. Serbest mallar

Vesayet altındaki kişi, kendi tasarrufuna bırakılmış olan mallar ile vasinin izniyle çalışarak kazandığı malları serbestçe yönetir ve kullanır.

Madde gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 398 inci maddesini karşılamaktadır.

Hüküm değişikliği yoktur.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 455 gerekçesi

D. Görevin süresi

Madde 456

Vasi, kural olarak iki yıl için atanır.

Vesayet makamı, bu süreyi her defasında ikişer yıl uzatabilir.

Dört yıl dolunca vasi, vasilikten kaçınma hakkını kullanabilir.

Madde gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 399 uncu maddesini karşılamaktadır.

İsviçre Medenî Kanununun bu maddeyi karşılayan 415 inci maddesinde vasilik görevinin iki yıl devam ettiği, bu sürenin dolması hâlinde yeniden iki yıl için atanabileceği öngörülmüştür. Yürürlükteki 399 uncu madde ise vasinin dört yıl için atanmasını öngörmüş, vasinin yeniden atanmasına ve yeniden atanmaya ilişkin süreye yer vermemiştir.

Vasilik görevinin Önemi ve nezaketi göz önüne alınırsa bugünkü yaşam koşullan bakımından bu dört yıllık süre uzundur. Vasinin, vesayet makamı tarafindan azledilmesi ve görevden uzaklaştırılması oldukça uzun, güç ve merasime bağlı bir iştir.

Bu sebeple İsviçre Medenî Kanununun 415 inci maddesi esas alınmak suretiyle göreve atamanın iki yıl için olması, bu sürenin sonunda yemden her defasında iki yıl için görev süresinin uzatılması öngörülmüş, ancak dört yılın bitiminde vasinin görevden çekilmesi hükmüne yer verilmiştir. Bu sayede, vesayet makamı, vasinin işlerinden memnun olmazsa iki yıllık süresi bitince bu süreyi uzatmamak yetkisine sahip olacak, bu ise vasilere görevlerini gereği gibi yapmaları için bir tür yaptırım teşkil edecektir. Vesayet makamı, vasinin işlerinden memnun kalırsa, görev süresini iki yılda bir aym süreyle uzatabilecektir. Ancak dört yıldan sonra görev süresinin uzatılması vasinin isteğine bağlıdır. Bu nedenle son fıkrada vasiye, dört yılın bitiminde görevden çekilebilme hakkı tanınmıştır. Maddenin üçüncü fıkrası yürürlükteki 399 uncu maddenin ikinci cümlesiyle aynıdır.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 456 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre MK m. 415

Gerekçenin andığı bu madde İsviçre Medeni Kanunu'nda sonradan yeniden yazılmış ya da yeniden numaralanmıştır; kaynaktaki bugünkü metin Türk maddesinin karşılığı değildir.

Eşleşme madde gerekçesinde belirtilmiştir. İsviçre Medeni Kanunu

E. Vasinin ücreti

Madde 457

Vasi, vesayet altındaki kişinin malvarlığından, olanak bulunmadığı takdirde Hazineden karşılanmak üzere kendisine bir ücret verilmesini isteyebilir. Ödenecek ücret, yönetimin gerektirdiği emek ve yönetilen malvarlığının geliri göz önünde tutulmak suretiyle her hesap dönemi için vesayet makamı tarafından belirlenir.

Madde gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 400 üncü maddesini karşılamaktadır.

Ancak yürürlükteki metinden farklı olarak maddeye, vasinin ücretinin vesayet altındaki kişinin malvarlığuıdan karşılanmasının mümkün olmadığı hâllerde bu ücretin Hazine tararından karşılanması hükmü eklenmiştir. Vesayet alandaki kişinin malvarlığı yok ise, bu kişiye vasi bulmak ya da vasi bulunsa bile, kendisine ücret ödenmediği için vasinin işleri gereği gibi ifa etmek mümkün olmamaktadır. Bu sakıncaları gidermek üzere bu durumda vasinin ücretinin Hazine tarafından karşılanması kabul edilmiştir.

İKİNCİ AYIRIM KAYYIMIN GÖREVİ

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 457 gerekçesi

Mehaz madde — Alman MK m. 1876

Ücret

Fahri vasiye kural olarak ücret talep etme hakkı tanınmaz. Vesayet makamı, birinci cümleden farklı olarak, aşağıdaki hâllerde vasiye uygun bir ücret bağışlayabilir:

1. vesayet altındaki kişinin işlerinin görülmesinin kapsamı veya güçlüğü bunu haklı kılıyorsa ve

2. vesayet altındaki kişi maddi durumu itibarıyla yoksul değilse.

Özgün metin (Almanca)

Dem ehrenamtlichen Betreuer steht grundsätzlich kein Anspruch auf Vergütung zu. Das Betreuungsgericht kann ihm abweichend von Satz 1 eine angemessene Vergütung bewilligen, wenn

1. der Umfang oder die Schwierigkeit der Wahrnehmung der Angelegenheiten des Betreuten dies rechtfertigen und

2. der Betreute nicht mittellos ist.

Eşleşme, iki maddenin içeriğinin karşılaştırılmasıyla önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. Alman Medeni Kanunu

Mehaz madde — İsviçre MK m. 366

F. Ücret ve masraflar

1 İleriye dönük güvence sözleşmesinde görevlendirilen kişinin ücretine ilişkin bir düzenleme bulunmuyorsa, görevlerin kapsamı dikkate alındığında bu haklı görünüyorsa veya görevlendirilen kişinin edimleri mutat olarak ücret karşılığında ifa ediliyorsa, erişkinlerin korunması makamı uygun bir ücret belirler.

2 Ücret ve gerekli masraflar görevlendiren kişiye yüklenir.

Özgün metin (Almanca)

1 Enthält der Vorsorgeauftrag keine Anordnung über die Entschädigung der beauftragten Person, so legt die Erwachsenenschutzbehörde eine angemessene Entschädigung fest, wenn dies mit Rücksicht auf den Umfang der Aufgaben als gerechtfertigt erscheint oder wenn die Leistungen der beauftragten Person üblicherweise entgeltlich sind.

2 Die Entschädigung und die notwendigen Spesen werden der auftraggebenden Person belastet.

Eşleşme, iki maddenin içeriğinin karşılaştırılmasıyla önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. İsviçre Medeni Kanunu

İkinci Ayırım

Kayyımın Görevleri

A. Kayyımın konumu

Madde 458

Bir kimseye kayyım atanması onun fiil ehliyetini etkilemez. Yasal danışmanlığa ilişkin hükümler saklıdır.

Kayyımın görev süresi ve ücreti vesayet makamı tarafından belirlenir.

Madde gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 401 inci maddesini karşılamaktadır.

Maddenin kenar başlığı İsviçre Medenî Kanununun 417 nci maddesine uygun olarak "Kayyımın konumu" şeklinde düzenlenmiştir.

- 1 5 1- Madde İsviçre Medenî Kanununun 417 nci maddesine uygun olarak yeniden kaleme alınmış ve daha anlaşılır hâle getirilmiştir. İkinci fıkradaki "sulh mahkemesi" yerine 'Vesayet makamı" deyimi kullanılmıştır.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 458 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre MK m. 417

Gerekçenin andığı bu madde İsviçre Medeni Kanunu'nda sonradan yeniden yazılmış ya da yeniden numaralanmıştır; kaynaktaki bugünkü metin Türk maddesinin karşılığı değildir.

Eşleşme madde gerekçesinde belirtilmiştir. İsviçre Medeni Kanunu

B. Kayyımlığın kapsamı

Madde 459

I. Belli bir iş

Belli bir iş için görevlendirilmiş olan kayyım, vesayet makamının talimatına aynen uymak zorundadır.

Madde gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 402 nci maddesini karşılamaktadır.

Sadece "sulh mahkemesi" deyimi yerine ' "vesayet makamı" deyimi kullanılmıştır. Hüküm değişikliği yoktur.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 459 gerekçesi

Madde 460

II. Malvarlığının yönetimi

Kayyım bir malvarlığının yönetimi ve gözetimi ile görevlendirilmiş ise, yalnız o malvarlığının yönetim ve korunması için gerekli olan işleri yapabilir.

Kayyımın, bunun dışındaki işleri yapabilmesi, temsil olunanın vereceği özel yetkiye, temsil olunan bu yetkiyi verecek durumda değilse vesayet makamının iznine bağlıdır.

Madde gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 403 Üncü maddesini karşılamaktadır.

İkinci fıkrada "sulh mahkemesi" deyimi yerine "vesayet makamı" deyimi kullanılmıştır. Hüküm değişikliği yoktur.

ÜÇÜNCÜ AYIRIM VESAYET DAİRELERİNİN GÖREVLERİ

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 460 gerekçesi

Üçüncü Ayırım

Vesayet Dairelerinin Görevleri

A. Şikâyet ve itiraz

Madde 461

Ayırt etme gücüne sahip olan vesayet altındaki kişi ve her ilgili, vasinin eylem ve işlemlerine karşı vesayet makamına şikâyette bulunabilir.

Vesayet makamının kararlarına karşı tebliğ gününden başlayarak on gün içinde denetim makamına itiraz edilebilir.

Madde gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 404 üncü maddesini karşılamaktadır.

Sadece "Sulh mahkemesi" deyimi yerine "vesayet makamı", "asliye mahkemesi" deyimi yerine de "denetim makamı" deyimleri kullanılmıştır. Hüküm değişikliği yoktur.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 461 gerekçesi

B. İzin

Madde 462

I. Vesayet makamından

Aşağıdaki hâllerde vesayet makamının izni gereklidir:

1. Taşınmazların alımı, satımı, rehnedilmesi ve bunlar üzerinde başka bir aynî hak kurulması,

2. Olağan yönetim ve işletme ihtiyaçları dışında kalan taşınır veya diğer hak ve değerlerin alımı, satımı, devri ve rehnedilmesi,

3. Olağan yönetim sınırlarını aşan yapı işleri,

4. Ödünç verme ve alma,

5. Kambiyo taahhüdü altına girme,

6. Bir yıl veya daha uzun süreli ürün ve üç yıl veya daha uzun süreli taşınmaz kirası sözleşmeleri yapılması,

7. Vesayet altındaki kişinin bir sanat veya meslekle uğraşması,

8. Acele hâllerde vasinin geçici önlemler alma yetkisi saklı kalmak üzere, dava açma, sulh olma, tahkim ve konkordato yapılması,

9. Mal rejimi sözleşmeleri, mirasın paylaştırılması ve miras payının devri sözleşmeleri yapılması,

10. Borç ödemeden aciz beyanı,

11. Vesayet altındaki kişi hakkında hayat sigortası yapılması,

12. Çıraklık sözleşmesi yapılması,

13. Vesayet altındaki kişinin bir eğitim, bakım veya sağlık kurumuna yerleştirilmesi,

14. Vesayet altındaki kişinin yerleşim yerinin değiştirilmesi.

Madde gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 405 inci maddesini karşılamaktadır.

Ancak (2) numaralı bende "diğer hak ve değerlerin alımı, sarımı, devri ve rehnedilmesi" ifadesi eklenmiştir.

(3) numaralı benddeki "Alelade idare ihtiyaçları haricinde inşaat" yerine "olağan yönetim sınırlarını aşan yapı işleri" deyimi kullanılmıştır.

Maddenin (6) numaralı bendindeki "bir yıl veya daha uzun süreli ürün ..." hükmündeki ürün kirası, yürürlükteki maddede "arazi kirası" olarak geçmektedir. Bu değişiklikle "arazi" sözcüğü yerine "ürün" sözcüğü kullanılmıştır. Böylece buraya sadece bir yıl veya daha uzun süreli taşınmazların değil, koşullan varsa taşınırların da ürün kirası dahil edilmiştir.

Maddenin (8) numaralı bendindeki "husumet" sözcüğü yerine "dava açma" sözcüğü kullanılmıştır. Açılan davada vesayet, altındaki kişiyi temsilen vasinin davayı yürütmesi için aynca vesayet makamından izin almasına gerek olmadığmdan buraya eklenmesine gerek duyulmamıştır.

Yürürlükteki maddenin (9) numaralı bendinde, sadece miras taksim sözleşmesi izne tâbi tutulmuşken, yeni düzenlemede bu hükme aynca "miras payının devri sözleşmelerime dahil edilmiştir. Zira miras taksim sözleşmesi yeni deyimiyle "paylaşma sözleşmesi" kadar önemli olan, vesayet alımdaki kişinin miras payının devri sözleşmelerinin, vesayet makamının izninden bağışık tutulmasının haklı bir gerekçesi olamaz.

- 1 5 2-

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 462 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre MK m. 416

B. Onaya bağlı işler / I. Kanun gereğince

1 Vasinin, ilgili kişiyi temsilen yapacağı aşağıdaki işler için yetişkinler koruma makamının onayı gereklidir:1. Ev düzeninin tasfiyesi, ilgili kişinin oturduğu yerlere ilişkin sözleşmenin feshi;2. İlgili kişinin barındırılmasına ilişkin sürekli sözleşmeler;3. Açık bir beyan gerektirdiği takdirde mirasın kabulü veya reddi, miras sözleşmeleri ve miras taksim sözleşmeleri;4. Taşınmazların iktisabı, devri, rehnedilmesi ve başkaca ayni yükümle yüklenmesi ile olağan yönetim işlemlerini aşan yapı inşası;5. Olağan yönetim ve işletmenin yürütülmesi kapsamına girmediği takdirde, diğer malvarlığı değerlerinin iktisabı, devri ve rehnedilmesi ile bunlar üzerinde intifa hakkı kurulması;6. Önemli miktarda ödünç alınması ve verilmesi, kambiyo senedinden doğan borç altına girilmesi;7. Mesleki emeklilik kapsamında bir hizmet sözleşmesiyle bağlantılı olmadıkça, ölünceye kadar bakma ve gelir bağlama sözleşmeleri ile hayat sigortaları;8. Bir işletmenin devralınması veya tasfiyesi, şahsi sorumluluk taşıyan bir şirkete girilmesi veya önemli miktarda sermaye katılımı;9. Ödeme aczinin beyanı, dava açılması, sulh, tahkim sözleşmesi veya konkordato sözleşmesinin akdedilmesi; ancak vasinin acil hallerde alacağı geçici önlemler saklıdır.

2 Ayırt etme gücüne sahip ilgili kişi rızasını verdiği ve fiil ehliyeti vesayet ile sınırlandırılmadığı takdirde, yetişkinler koruma makamının onayı gerekli değildir.

3 Vasi ile ilgili kişi arasındaki sözleşmeler, ilgili kişi karşılıksız bir vekâlet vermedikçe, her zaman yetişkinler koruma makamının onayına tabidir.

Özgün metin (Almanca)

1 Für folgende Geschäfte, die der Beistand oder die Beiständin in Vertretung der betroffenen Person vornimmt, ist die Zustimmung der Erwachsenenschutzbehörde erforderlich:1. Liquidation des Haushalts, Kündigung des Vertrags über Räumlichkeiten, in denen die betroffene Person wohnt;2. Dauerverträge über die Unterbringung der betroffenen Person;3. Annahme oder Ausschlagung einer Erbschaft, wenn dafür eine ausdrückliche Erklärung erforderlich ist, sowie Erbverträge und Erbteilungsverträge;4. Erwerb, Veräusserung, Verpfändung und andere dingliche Belastung von Grundstücken sowie Erstellen von Bauten, das über ordentliche Verwaltungshandlungen hinausgeht;5. Erwerb, Veräusserung und Verpfändung anderer Vermögenswerte sowie Errichtung einer Nutzniessung daran, wenn diese Geschäfte nicht unter die Führung der ordentlichen Verwaltung und Bewirtschaftung fallen;6. Aufnahme und Gewährung von erheblichen Darlehen, Eingehung von wechselrechtlichen Verbindlichkeiten;7. Leibrenten- und Verpfründungsverträge sowie Lebensversicherungen, soweit diese nicht im Rahmen der beruflichen Vorsorge mit einem Arbeitsvertrag zusammenhängen;8. Übernahme oder Liquidation eines Geschäfts, Eintritt in eine Gesellschaft mit persönlicher Haftung oder erheblicher Kapitalbeteiligung;9. Erklärung der Zahlungsunfähigkeit, Prozessführung, Abschluss eines Vergleichs, eines Schiedsvertrags oder eines Nachlassvertrags, unter Vorbehalt vorläufiger Massnahmen des Beistands oder der Beiständin in dringenden Fällen.

2 Die Zustimmung der Erwachsenenschutzbehörde ist nicht erforderlich, wenn die urteilsfähige betroffene Person ihr Einverständnis erteilt und ihre Handlungsfähigkeit durch die Beistandschaft nicht eingeschränkt ist.

3 Immer der Zustimmung der Erwachsenenschutzbehörde bedürfen Verträge zwischen dem Beistand oder der Beiständin und der betroffenen Person, ausser diese erteilt einen unentgeltlichen Auftrag.

Eşleşme, iki maddenin anlam benzerliğine göre önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. İsviçre Medeni Kanunu

Madde 463

II. Denetim makamından

Aşağıdaki hâllerde vesayet makamının izninden sonra denetim makamının da izni gereklidir:

1. Vesayet altındaki kişinin evlât edinmesi veya evlât edinilmesi,

2. Vesayet altındaki kişinin vatandaşlığa girmesi veya çıkması,

3. Bir işletmenin devralınması veya tasfiyesi, kişisel sorumluluğu gerektiren bir ortaklığa girilmesi veya önemli bir sermaye ile bir şirkete ortak olunması,

4. Ömür boyu aylık veya gelir bağlama veya ölünceye kadar bakma sözleşmeleri yapılması,

5. Mirasın kabulü, reddi veya miras sözleşmesi yapılması,

6. Küçüğün ergin kılınması,

7. Vesayet altındaki kişi ile vasi arasında sözleşme yapılması.

Madde gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 406 ncı maddesini karşılamaktadır.

Maddede "sulh mahkemesi" deyimi yerine "vesayet makamı", "asliye mahkemesi" deyimi yerine "denetim makamı" deyimi kullanılmıştır. Hüküm değişikliği yoktur.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 463 gerekçesi

C. Rapor ve hesapların incelenmesi

Madde 464

Vesayet makamı, vasinin belli dönemlerde vereceği rapor ve hesapları inceler; gerekli gördüğü hâllerde bunların tamamlanması veya düzeltilmesini ister.

Vesayet makamı, rapor ve hesapları kabul veya reddeder; gerektiğinde vesayet altındaki kişinin menfaatini korumak için uygun önlemleri alır.

Madde gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 407 nci maddesini karşılamaktadır.

"Sulh mahkemesi" deyime yerine "vesayet makamı" deyimi kullanılmıştır.

Hüküm değişikliği yoktur.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 464 gerekçesi

D. İznin bulunmaması

Madde 465

Kanunen gerektiği hâlde vasinin yetkili vesayet dairelerinin iznini almadan yapmış olduğu işlemler, vesayet altındaki kişinin vasinin izni olmaksızın yaptığı işlem hükmündedir.

Madde gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 408 inci maddesini karşılamaktadır.

Yürürlükteki madde sulh mahkemesinin izni alınmadan yapılan tasarrufların hukuksal durumunu düzenlemiştir. Maddenin aslı olan İsviçre Medenî Kanununun 424 üncü maddesi göz önünde tutularak, madde, asliye mahkemesinin (denetim makamının) izninin bulunmaması hâlini de^kapsayacak şekilde kaleme alınmış ve yetkili vesayet dairelerinin iznini almadan yapılan işlemlerin hukuksal durumu belirlenmiştir.

DÖRDÜNCÜ AYIRIM VESAYET ORGANLARININ SORUMLULUĞU

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 465 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre MK m. 424

Gerekçenin andığı bu madde İsviçre Medeni Kanunu'nda sonradan yeniden yazılmış ya da yeniden numaralanmıştır; kaynaktaki bugünkü metin Türk maddesinin karşılığı değildir.

Eşleşme madde gerekçesinde belirtilmiştir. İsviçre Medeni Kanunu

Dördüncü Ayırım

Vesayet Organlarının Sorumluluğu

A. Özen yükümü

Madde 466

Vesayet organları ve vesayet işleriyle görevlendirilmiş olan diğer kişiler, bu görevlerini yerine getirirlerken iyi bir yönetimin gerektirdiği özeni göstermekle yükümlüdürler.

Madde gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 409 uncu maddesini karşılamaktadır.

Maddede öngörülen özen iyi bir yönetimin gerektirdiği özendir.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 466 gerekçesi

B. Vasinin sorumluluğu

Madde 467

Vasi, görevini yerine getirirken kusurlu davranışıyla vesayet altındaki kişiye verdiği zarardan sorumludur.

Kayyım ve yasal danışmanlar hakkında da aynı hüküm uygulanır.

Madde gerekçesi

Madde vasinin sorumluluğunu düzenlemektedir. Burada kusur esasına dayanan bir sorumluluk söz konusudur. Maddenin ikinci fıkrası buradaki sorumluluk esasının kayyım ve yasal danışmanlar hakkında da aynen geçerli olduğunu belirtmektedir.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 467 gerekçesi

Mehaz madde — Alman MK m. 1826

Vasinin sorumluluğu

(1) Vasi, görev ihlalinden doğan zarardan vesayet altındaki kişiye karşı sorumludur. Vasinin görev ihlalinden sorumlu tutulamayacağı hallerde bu hüküm uygulanmaz.

(2) Zarardan birden çok vasi birlikte sorumlu ise, müteselsilen sorumlu olurlar.

(3) Vasi olarak bir vesayet derneği atanmış ise, bu dernek, üyesinin veya çalışanının kusurundan, anayasaya uygun olarak çağrılmış bir temsilcinin kusurundan sorumlu olduğu şekilde vesayet altındaki kişiye karşı sorumludur.

Özgün metin (Almanca)

(1) Der Betreuer ist dem Betreuten für den aus einer Pflichtverletzung entstehenden Schaden verantwortlich. Dies gilt nicht, wenn der Betreuer die Pflichtverletzung nicht zu vertreten hat.

(2) Sind für den Schaden mehrere Betreuer nebeneinander verantwortlich, so haften sie als Gesamtschuldner.

(3) Ist ein Betreuungsverein als Betreuer bestellt, so ist er dem Betreuten für ein Verschulden des Mitglieds oder des Mitarbeiters in gleicher Weise verantwortlich wie für ein Verschulden eines verfassungsmäßig berufenen Vertreters.

Eşleşme, iki maddenin içeriğinin karşılaştırılmasıyla önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. Alman Medeni Kanunu

C. Devletin sorumluluğu

Madde 468

Devlet, vesayet dairelerinde görevli olanların hukuka aykırı olarak sebebiyet verdikleri zararlardan doğrudan doğruya sorumlu olduğu gibi; vasi, kayyım ve yasal danışmanlara tazmin ettirilemeyen zararlardan da sorumludur.

Zararı tazmin eden Devlet, zararın meydana gelmesinde kusurlu olanlara rücu eder.

Zararın doğmasına kusurları ile sebep olanlar, rücu hakkını kullanan Devlete karşı müteselsilen sorumludurlar.

Madde gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 410 uncu maddesini karşılamaktadır.

Birinci fıkrada vesayet makamı ve denetim makamı gibi vesayet dairelerinde görevli olanların haksız fiilleri ile başkalarına verdikleri zarardan dolayı Devletin sorumlu tutulması esası getirilmiştir. Türk hukukunda geçerli olan memurların memuriyet görevleri nedeniyle verdikleri zarardan memurun değil, doğrudan doğruya Devlefin sorumlu olduğu, zararı tazmin eden Devlel'in kendi memuruna rücu etmesine ilişkin genel ilke maddede aynen tekrar edilmiştir. Aynı kural Anayasanın 129 uncu maddesinde de yer almıştır.

Aym fıkrada Devlet, vesayet makamlarında görevli olanlar dışında, vasi, kayyım ve yasal damşmanlann verdikleri zararlardan da sorumlu tutulmuştur. Ancak Devletin vasi, kayyım ve yasal damşmanlann verdikleri zararlardan sorumluluğu, ancak bu kişilerden zararın tanzim edilmemesi hâlinde ikinci derece bir sorumluluk olarak düzenlenmiştir.

Maddenin ikinci fıkrası Devlet'in, zarardan sorumlu kusuru olan kişilere rûcu hakkım düzenlemektedir.

Maddenin üçüncü fıkrasında kusurlu kişilerin, rûcu hakkım kullanan Devlet karşısında müteselsilen sorumlu olduktan hükmüne yer verilmiştir.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 468 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre MK m. 454

A. İlke

1 Erişkin koruma önlemlerine ilişkin idari işlemler çerçevesinde hukuka aykırı bir eylem veya ihmal nedeniyle zarar gören kişi, tazminat ve zararın ağırlığı haklı kıldığı ölçüde manevi tazminat isteme hakkına sahiptir.

2 Erişkin koruma makamı veya denetim makamı, erişkin korumasının diğer alanlarında hukuka aykırı davranmışsa da aynı hak doğar.

3 Sorumluluk kantona aittir; zarar gören kişinin, zarara sebebiyet veren kişiye karşı tazminat talep hakkı yoktur.

4 Kantonun, zarara sebebiyet veren kişiye rücu hakkı bakımından kanton hukuku uygulanır.

Özgün metin (Almanca)

1 Wer im Rahmen der behördlichen Massnahmen des Erwachsenenschutzes durch widerrechtliches Handeln oder Unterlassen verletzt wird, hat Anspruch auf Schadenersatz und, sofern die Schwere der Verletzung es rechtfertigt, auf Genugtuung.

2 Der gleiche Anspruch besteht, wenn sich die Erwachsenenschutzbehörde oder die Aufsichtsbehörde in den anderen Bereichen des Erwachsenenschutzes widerrechtlich verhalten hat.

3 Haftbar ist der Kanton; gegen die Person, die den Schaden verursacht hat, steht der geschädigten Person kein Ersatzanspruch zu.

4 Für den Rückgriff des Kantons auf die Person, die den Schaden verursacht hat, ist das kantonale Recht massgebend.

Eşleşme, iki maddenin içeriğinin karşılaştırılmasıyla önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. İsviçre Medeni Kanunu

D. Görev ve yetki

Madde 469

Devletin vesayet dairelerinde görevli kişilere karşı rücu davasına bakmaya, vesayet dairelerinin bulunduğu yere en yakın asliye mahkemesi yetkilidir.

Vesayetle ilgili tazminat ve diğer rücu davaları vesayet dairelerinin bulunduğu yer asliye mahkemesinde görülür.

Madde gerekçesi

Madde vesayet makamında görevli kişilere karşı Devletin rücu davasına bakmaya,vesayet makammın bulunduğu yere en yakm asliye mahkemesinin yetkili olacağım belirtmektedir. Böyle bir hükme kanunda ihtiyaç vardır. Zira vesayet makamında görevli kişilerin,hâkim olarak bulundukları yerde bu davanm görülebileceğini kabul etmek isabetli bir çözüm olamaz. Buna karşılık, tazminat davaları ve diğer rücu davaları vesayet makamının bulunduğu yerdeki asliye mahkemelerinde görülebilecektir.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM VESAYETİN SONA ERMESİ BİRİNCİ AYIRIM VESAYETİ GEREKTİREN HÂLLERİN SONA ERMESİ

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 469 gerekçesi

Üçüncü Bölüm

Vesayetin Sona Ermesi

Birinci Ayırım

Vesayeti Gerektiren Hâllerin

A. Küçüklerde

Madde 470

Küçük üzerindeki vesayet, onun ergin olmasıyla kendiliğinden sona erer.

Erginliğe mahkemece karar verilmiş ise, mahkeme aynı zamanda küçüğün hangi tarihte ergin olacağını tespit ve ilân eder.

Madde gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 414 üncü maddesini karşılamaktadır.

Madde yeniden kaleme alınmak suretiyle anlaştırılarak iki fıkra hâline getirilmiştir.

Birinci fıkra küçüklerin normal yolla erginleşmesi hâlinde vesayetin kendiliğinden sona ereceğini öngörmektedir.

İkinci fıkra mahkeme kararıyla erginliğin kazanılması hâlinde mahkemenin aynı zamanda küçüğün hangi tarihte ergin olacağını belirlemesini ve bu kararın ilân edilmesini hükme bağlamaktadır.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 470 gerekçesi

B. Hükümlülerde

Madde 4711 değişiklik

(Değişik:2/3/2024-7499/8 md.)

Özgürlüğü bağlayıcı cezaya mahkûmiyet sebebiyle kısıtlı bulunan kişi üzerindeki vesayet, hapis hâlinin hukuka uygun bir şekilde sona ermesiyle kendiliğinden ortadan kalkar.

Hapis hâlinin devamı süresince aşağıdaki şartların varlığı hâlinde vesayet sona erdirilebilir:

1. Toplam beş yıldan az olan hapis cezasının infazına bağlı olarak verilen kısıtlama kararları bakımından kişinin isteminin bulunması,

2. Toplam beş yıl veya daha fazla kesinleşmiş hapis cezasının infazına bağlı olarak verilen kısıtlama kararları bakımından kişinin talebi üzerine kişiliğinin veya malvarlığının korunması sebebinin ortadan kalkması.

Madde gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 415 inci maddesini karşılamaktadır.

Madde anlaştırılmak suretiyle yeniden kaleme alınmış, yürürlükteki maddenin ikinci cümlesi çıkanlmıştır. Yürürlükteki maddenin birinci cümlesini karşılayan, yeni düzenlemede, özgürlüğü bağlayıcı bir cezaya mahkûmiyet sebebine dayanan kısıtlılık hâlinin, kişinin hapis hâlinin sona ermesiyle yani cezasını çekmek veya şartlı salıverilme yoluyla cezaevinden çıkmasıyla birlikte kendiliğinden kalkacağı öngörülmüştür.

Yürürlükteki 415 inci maddenin yeni düzenlemeye alınmayan ikinci cümlesi geçici veya şartlı olarak salıverilmenin vesayet hâlini ortadan kaldırmayacağını öngörmektedir. Bu hüküm iki açıdan isabetli değildir. Öncelikle, bir kişinin şartla olsa bile salıverilmesine rağmen, kısıtlılık hâlinin devam ettiğini ve dolayısıyla fiil ehliyetinin tam olmadığım kabul etmek bir çelişkidir. Kişi salıverildiği yani özgür - 1 5 4- kılındığı hâlde, vesayet hâlinin devam ettiğini kabul etmek özgürlüğü bir başka açıdan kısıtlamaktır.

Kişi salıverildiği hâlde vesayet hâlinin hâlâ devam ettiği kabul edüeoek olursa, bundan haberdar olmayan iyiniyetli üçüncü kişiler bu hüküm dolayısıyla mağdur olabileceklerdir. Şartla salıverilmesine rağmen, bunu gizleyerek iyiniyetli üçüncü kişilerle hukukî işlem yapan kişinin, bu işlemi kendi yararına görmediği durumda "kısıtlılık hâlinin devam ettiği" iddiasıyla hukukî işlemin ehliyetsizlik nedeniyle iptalini istemesi haksız sonuçlar doğurabilecektir.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 471 gerekçesi

C. Diğer kısıtlılarda

Madde 472

I. Kaldırılması

Diğer kısıtlılar üzerindeki vesayet, yetkili vesayet makamının kararıyla sona erer.

Vesayeti gerektiren sebebin ortadan kalkması üzerine vesayet makamı vesayetin sona ermesine karar verir.

Kısıtlı ve ilgililerden her biri, vesayetin kaldırılması isteminde bulunabilir.

Madde gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 416 ncı maddesini karşılamaktadır.

Madde kenar başlığıyla birlikte yeniden kaleme alınmıştır. Kaynak Kanunda bu maddeyi karşılayan 433 üncü maddenin kenar başlığı "Vesayetin sona erme koşullan" şeklindedir. 1984 tarihli öntasanda da aynı deyim kullanılmıştır. Oysa bu maddede vesayetin sonra erme sebepleri düzenlenmiştir. Bu nedenle "vesayetin ref i şartlan" biçimindeki kenar başlık "Kaldırılması" olarak değiştirilmiştir.

Maddenin birinci fıkrası anlaştırılmak suretiyle yeniden kaleme alınmıştır. Bu maddede yer alan "asliye mahkemesi" deyimi yerine vesayete son verme görev ve yetkisi vesayet makamına ait olduğundan "vesayet makamı" deyimi kuUanılmıştır.

İkinci fıkrada vesayeti gerektiren sebebin ortadan kalkmış olması durumunda vesayet makamının vesayetin sona ermesine karar vermesi gerektiği' hükme bağlanmıştır.

Maddenin üçüncü fıkrası kısıtlı ve menfaati bulunan ilgililerden her birinin vesayetin kaldırılmasını istemesine olanak tanımaktadır.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 472 gerekçesi

Mehaz madde — Alman MK m. 1871

Vesayetin veya rıza şartının kaldırılması veya değiştirilmesi

(1) Koşullarının ortadan kalkması hâlinde vesayet kaldırılır. Koşulların yalnızca vasinin görev alanlarının bir kısmı bakımından ortadan kalkması hâlinde, onun görev çevresi daraltılır.

(2) Vasinin, vesayet altındaki kişinin talebi üzerine atanmış olması hâlinde, vesayetin sürdürülmesi 1814. maddenin 2. fıkrası da dikkate alınarak gerekli olmadıkça, vesayet bu kişinin talebi üzerine yeniden kaldırılır. Bu hüküm, vasinin görev çevresinin daraltılması bakımından da kıyasen uygulanır.

(3) Gerekli hâle gelmesi durumunda, vasinin görev çevresi genişletilir. Bunun için vasinin atanmasına ilişkin hükümler kıyasen uygulanır.

(4) Rıza şartı bakımından 1. ve 3. fıkralar kıyasen uygulanır.

Özgün metin (Almanca)

(1) Die Betreuung ist aufzuheben, wenn ihre Voraussetzungen wegfallen. Fallen die Voraussetzungen nur für einen Teil der Aufgabenbereiche des Betreuers weg, so ist dessen Aufgabenkreis einzuschränken.

(2) Ist der Betreuer auf Antrag des Betreuten bestellt, so ist die Betreuung auf dessen Antrag wieder aufzuheben, es sei denn, die Aufrechterhaltung der Betreuung ist auch unter Berücksichtigung von § 1814 Absatz 2 erforderlich. Dies gilt für die Einschränkung des Aufgabenkreises des Betreuers entsprechend.

(3) Der Aufgabenkreis des Betreuers ist zu erweitern, wenn dies erforderlich wird. Die Vorschriften über die Bestellung des Betreuers gelten hierfür entsprechend.

(4) Für den Einwilligungsvorbehalt gelten die Absätze 1 und 3 entsprechend.

Eşleşme, iki maddenin içeriğinin karşılaştırılmasıyla önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. Alman Medeni Kanunu

II. Usulü

Madde 473

1. İlân

Kısıtlama ilân edilmişse, kaldırılması da ilân olunur.

Fiil ehliyetinin yeniden kazanılması, ilânın yapılmasına bağlı değildir.

Madde gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 417 nci maddesini karşılamaktadır.

Madde anlaştırılmış ve İsviçre Medenî Kanununun 435 inci maddesine uygun olarak ikifikrahâlinde düzenlenmiştir. Hüküm değişikliği yoktur.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 473 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre MK m. 435

Gerekçenin andığı bu madde İsviçre Medeni Kanunu'nda sonradan yeniden yazılmış ya da yeniden numaralanmıştır; kaynaktaki bugünkü metin Türk maddesinin karşılığı değildir.

Eşleşme madde gerekçesinde belirtilmiştir. İsviçre Medeni Kanunu

Madde 474

2. Akıl hastalığı veya akıl zayıflığında

Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı yüzünden kısıtlanmış olan kişi üzerindeki vesayetin kaldırılmasına, ancak kısıtlama sebebinin ortadan kalkmış olduğunun resmî sağlık kurulu raporu ile belirlenmesi hâlinde karar verilebilir.

Madde gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 418 inci maddesini karşılamaktadır.

Maddeye açıklık getirmesi bakımından görüşüne başvurulacak olan bilirkişinin resmî sağlık kurulu olması gereğine işaret edilmiştir.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 474 gerekçesi

Madde 475

3. Savurganlık, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı, kötü yönetimde

Savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı veya malvarlığını kötü yönetmesi sebebiyle kısıtlanmış olan kişinin vesayetin kaldırılmasını isteyebilmesi, en az bir yıldan beri vesayet altına alınmasını gerektiren sebeple ilgili olarak bir şikâyete meydan vermemiş olmasına bağlıdır.

Madde gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 419 uncu maddesini karşılamaktadır.

Madde anlaştırılmak ve bazı kavramlara yeni karşılıldan verilmek suretiyle kaleme alınmıştır. Hüküm değişikliği yoktur.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 475 gerekçesi

Madde 476

4. İstek üzerine kısıtlamada

Kendi isteğiyle kısıtlanmış olan kişi üzerindeki vesayetin kaldırılması, kısıtlamayı gerektiren sebebin ortadan kalkmasına bağlıdır.

Madde gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 420 nci maddesini karşılamaktadır.

Madde anlaştmlmak suretiyle yeniden kaleme alınmıştır. Hüküm değişikliği yoktur.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 476 gerekçesi

D. Kayyımlıkta ve yasal danışmanlıkta

Madde 477

I. Genel olarak

Temsil kayyımlığı, kayyımın yapmakla görevlendirildiği işin bitirilmesiyle sona erer.

Yönetim kayyımlığı, kayyımın atanmasını gerektiren sebebin ortadan kalkması veya kayyımın görevden alınmasıyla sona erer.

Yasal danışmanlık, vesayetin kaldırılmasına ilişkin hükümler uyarınca vesayet makamının kararıyla sona erer.

Madde gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 421 inci maddesini karşılamaktadır.

Maddenin konu ve kenar başlıklan "Kayyımın vesayeti" yerine "Kayyımlıkta ve yasal danışmanlıkta"; "Mutlak surette hitam" yerine "Genel olarak" deyimleri konulmak suretiyle yeniden kaleme alınmıştır. Maddenin birinci fıkrasında "temsil - 1 5 5- kayyımlığı", "ikinci fıkrasında" ise "yönetim kayyımlığı,, deyimlerine yer verilmiş, böylece önceki maddelerle uyum sağlanmıştır.

Üçüncü fıkrada yasal danışmanlığın vesayet makamının kararıyla sona erdirileceği hükme bağlanmıştır.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 477 gerekçesi

Madde 478

II. İlân

Atamanın ilân edilmiş olması veya vesayet makamının gerekli görmesi hâllerinde, kayyımlığın sona erdiği de ilân olunur.

Madde gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 422 nci maddesini karşılamaktadır.

Madde anlaştırılmak suretiyle yeniden kaleme alınmış, maddedeki "sulh hâkimi" yerine doğru olarak "vesayet makamı" deyimi kullanılmıştır.

İKİNCİ AYIRIM VASİLİK GÖREVİNİN SONA ERMESİ

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 478 gerekçesi

İkinci Ayırım

Vasilik Görevinin Sona Ermesi

A. Fiil ehliyetinin yitirilmesi ve ölüm

Madde 479

Vasilik görevi, vasinin fiil ehliyetini yitirmesi veya ölümüyle sona erer.

Madde gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 423 üncü maddesini karşılamaktadır.

Hüküm değişikliği yoktur. Anlaştırılmak suretiyle yeniden kaleme alınmıştır.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 479 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre MK m. 517

A. Görevin verilmesi

1 Miras bırakan, ölüme bağlı bir tasarrufla bir veya birden fazla fiil ehliyetine sahip kişiyi, vasiyetinin yerine getirilmesiyle görevlendirebilir.

2 Bu görev kendilerine resen bildirilir ve bildirimden itibaren 14 gün içinde görevi kabul edip etmedikleri konusunda beyanda bulunmaları gerekir; susmaları kabul sayılır.

3 Faaliyetleri için uygun bir ücrete hak kazanırlar.

Özgün metin (Almanca)

1 Der Erblasser kann in einer letztwilligen Verfügung eine oder mehrere handlungsfähige Personen mit der Vollstreckung seines Willens beauftragen.

2 Dieser Auftrag ist ihnen von Amtes wegen mitzuteilen, und sie haben sich binnen 14 Tagen, von dieser Mitteilung an gerechnet, über die Annahme des Auftrages zu erklären, wobei ihr Stillschweigen als Annahme gilt.

3 Sie haben Anspruch auf angemessene Vergütung für ihre Tätigkeit.

Eşleşme, iki maddenin anlam benzerliğine göre önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. İsviçre Medeni Kanunu

B. Sürenin sona ermesi ve uzatılmaması

Madde 480

I. Sürenin dolması

Vasilik görevi, uzatılmadığı takdirde, sürenin dolmasıyla sona erer.

Madde gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 424 üncü maddesini karşılamaktadır.

HUküm değişikliği yoktur. Anlaştuılmak suretiyle yeniden kaleme alınmıştır.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 480 gerekçesi

Madde 481

II. Engelin veya kaçınma sebebinin ortaya çıkması

Vasi, vasiliğe engel bir sebebin ortaya çıkması hâlinde görevinden çekilmek zorundadır.

Vasi, bir kaçınma sebebi ortaya çıktığı takdirde sürenin bitiminden önce görevinden alınmasını isteyebilir; ancak, önemli sebeplerin varlığı hâlinde görevine devam etmek zorundadır.

Madde gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 425 inci maddesini karşılamaktadır.

Maddenin birinci fikrası "vasiliğe engel bir sebebin" ortaya çıkması hâlinde vasinin görevinden çekilmek zorunda olduğunu hükme bağlamaktadır. Buradaki "vasiliğe engel bir sebep" deyimi, yürürlükteki metinde yer alan "ehliyete mani veya vasilikle telifi gayrikabil sebebi" içerecek genişlikte bir kavramdır.

Maddenin ikinci fıkrasında, bir kaçınma sebebinin ortaya çıkması durumunda vasinin görev süresinin bitiminden önce görevinden almmasmı isteme olanağı tanınmaktadır. Ancak önemli sebepler varsa vasi süresinin sonuna kadar görevine devam etmekle yükümlüdür.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 481 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre MK m. 414

H. Koşullardaki değişiklik

Vasi, önlemin değiştirilmesini gerektiren veya vesayetin kaldırılmasını mümkün kılan durumlar hakkında, yetişkinler koruma makamını gecikmeksizin bilgilendirir.

Özgün metin (Almanca)

Der Beistand oder die Beiständin informiert die Erwachsenenschutzbehörde unverzüglich über Umstände, die eine Änderung der Massnahme erfordern oder eine Aufhebung der Beistandschaft ermöglichen.

Eşleşme, iki maddenin anlam benzerliğine göre önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. İsviçre Medeni Kanunu

Madde 482

III. Göreve devam zorunluluğu

Görevi sona eren vasi, yenisi göreve başlayıncaya kadar zorunlu işleri yapmakla yükümlüdür.

Madde gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 426 ncı maddesini karşılamaktadır. Hüküm değişikliği yoktur. Yürürlükteki metinde yer alan "zaruri olan idari tasarruflar" yerine "zorunlu işler" deyimi kullanılmıştır.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 482 gerekçesi

C. Görevden alınma

Madde 483

I. Sebepleri

Vasi, görevini ağır surette savsaklar, yetkilerini kötüye kullanır veya güveni sarsıcı davranışlarda bulunur ya da borç ödemede acze düşerse, vesayet makamı tarafından görevden alınır.

Vasinin görevini yapmakta yetersizliği sebebiyle vesayet altındaki kişinin menfaatleri tehlikeye düşerse, vesayet makamı kusuru olmasa bile vasiyi görevden alabilir.

Madde gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 427 nci maddesini karşılamaktadır.

Anlaştırılmak suretiyle yeniden ve iki fıkra hâlinde kaleme alınmıştır. Maddede "sulh hâkimi" yerine "vesayet makamı" deyimi kullanılmıştır. Bu şekilde madde İsviçre Medenî Kanununun 445 inci maddesine uygun hâle getirilmiştir.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 483 gerekçesi

Mehaz madde — Alman MK m. 1804

Vasinin görevden alınması

(1) Aile mahkemesi, aşağıdaki hallerde vasiyi görevden almalıdır:

1. görevin onun tarafından sürdürülmesinin, özellikle görevlerinin ihlali nedeniyle, vesayet altındaki kişinin menfaatini veya yararını tehlikeye düşürecek olması,

2. § 1774 fıkra 1 bent 2 ilâ 4 uyarınca vasi olarak atanmış olması ve şimdi başka bir kişinin vesayeti fahri olarak yürütmeye uygun ve istekli olması; ancak görevden almanın vesayet altındaki kişinin yararına aykırı olduğu hâller hariç,

3. dernek vasisi olarak atanmış olması ve dernekle olan hizmet ilişkisinden ayrılması,

4. atanmasından sonra, § 1784 uyarınca atanmasına engel oluşturan durumların bilinir hâle gelmesi veya ortaya çıkması veya

5. görevden alma için başka önemli bir sebebin bulunması.

(2) Aile mahkemesi, ayrıca aşağıdaki hallerde vasiyi görevden almalıdır:

1. atanmasından sonra, görevin sürdürülmesinin kendisinden artık beklenemeyeceği durumların ortaya çıkması ve vasinin görevden alınmasını talep etmesi veya

2. dernek vasisi olarak atanmış olması ve derneğin onun görevden alınmasını talep etmesi.

(3) Aile mahkemesi, talep üzerine, vasi değişikliğinin vesayet altındaki kişinin yararına hizmet etmesi hâlinde önceki vasiyi görevden almalıdır. Vesayet altındaki kişinin buna aykırı iradesi ve fahri vasinin önceliği dikkate alınmalıdır. Birinci cümle uyarınca talepte bulunabilecek olanlar:

1. vasi,

2. vesayet altındaki kişinin menfaati doğrultusunda kendisini yeni vasi olarak öneren kişi,

3. on dört yaşını doldurmuş olan vesayet altındaki kişi ile

4. vesayet altındaki kişinin haklı bir menfaatini ileri süren herkes.

Özgün metin (Almanca)

(1) Das Familiengericht hat den Vormund zu entlassen, wenn

1. die Fortführung des Amtes durch ihn, insbesondere wegen Verletzung seiner Pflichten, das Interesse oder Wohl des Mündels gefährden würde,

2. er als Vormund gemäß § 1774 Absatz 1 Nummer 2 bis 4 bestellt wurde und jetzt eine andere Person geeignet und bereit ist, die Vormundschaft ehrenamtlich zu führen, es sei denn, die Entlassung widerspricht dem Wohl des Mündels,

3. er als Vereinsvormund bestellt wurde und aus dem Arbeitsverhältnis mit dem Verein ausscheidet,

4. nach seiner Bestellung Umstände bekannt werden oder eintreten, die seiner Bestellung gemäß § 1784 entgegenstehen oder

5. ein sonstiger wichtiger Grund für die Entlassung vorliegt.

(2) Das Familiengericht hat den Vormund außerdem zu entlassen, wenn

1. nach dessen Bestellung Umstände eintreten, aufgrund derer ihm die Fortführung des Amtes nicht mehr zugemutet werden kann, und der Vormund seine Entlassung beantragt oder

2. er als Vereinsvormund bestellt wurde und der Verein seine Entlassung beantragt.

(3) Das Familiengericht soll auf Antrag den bisherigen Vormund entlassen, wenn der Wechsel des Vormunds dem Wohl des Mündels dient. Ein entgegenstehender Wille des Mündels und der Vorrang des ehrenamtlichen Vormunds sind zu berücksichtigen. Den Antrag nach Satz 1 können stellen:

1. der Vormund,

2. derjenige, der sich im Interesse des Mündels als neuer Vormund anbietet,

3. der Mündel, der das 14. Lebensjahr vollendet hat, sowie

4. jeder andere, der ein berechtigtes Interesse des Mündels geltend macht.

Eşleşme, iki maddenin içeriğinin karşılaştırılmasıyla önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. Alman Medeni Kanunu

Mehaz madde — İsviçre MK m. 445

Gerekçenin andığı bu madde İsviçre Medeni Kanunu'nda sonradan yeniden yazılmış ya da yeniden numaralanmıştır; kaynaktaki bugünkü metin Türk maddesinin karşılığı değildir.

Eşleşme madde gerekçesinde belirtilmiştir. İsviçre Medeni Kanunu

II. Usulü

Madde 484

1. İstek üzerine veya re'sen

Ayırt etme gücüne sahip olan vesayet altındaki kişi veya her ilgili, vasinin görevden alınmasını isteyebilir.

Görevden alınmayı gerektiren sebebin varlığını başka bir yoldan öğrenen vesayet makamı, vasiyi re'sen görevden almakla yükümlüdür.

Madde gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 428 inci maddesini karşılamaktadır.

Anlaştuılmak suretiyle yeniden kaleme alınmıştır. Maddenin ikinci fıkrasında "sulh hâkimi" yerine "vesayet makamı" denilmiştir.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 484 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre MK m. 423

B. Görevden alınma / II. Diğer hâller

1 Yetişkin Koruma Makamı, aşağıdaki hâllerde kayyımı görevden alır:1. görev için gerekli yeterliliğin artık bulunmaması;2. görevden almayı gerektiren başka önemli bir sebebin bulunması.

2 Görevden alınma, ilgili kişi veya ona yakın bir kişi tarafından talep edilebilir.

Özgün metin (Almanca)

1 Die Erwachsenenschutzbehörde entlässt den Beistand oder die Beiständin, wenn:1. die Eignung für die Aufgaben nicht mehr besteht;2. ein anderer wichtiger Grund für die Entlassung vorliegt.

2 Die Entlassung kann von der betroffenen oder einer ihr nahestehenden Person beantragt werden.

Eşleşme, iki maddenin içeriğinin karşılaştırılmasıyla önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. İsviçre Medeni Kanunu

Madde 485

2. Araştırma ve uyarı

Vesayet makamı, ancak gerekli araştırmayı yaptıktan ve vasiyi dinledikten sonra onu görevden alabilir.

Vesayet makamı, ağır olmayan hâllerde vasiye görevden alınacağı konusunda uyarıda bulunur.

Madde gerekçesi

Madde isviçre Medenî Kanununun 447 nci maddesine uygun olarak iki fıkra hâline getirilmiştir. Yürürlükteki 429 uncu madde anlaştırılmak ve "sulh hâkimi" yerine "vesayet makamı" deyimi kullanılmak suretiyle yemden kaleme alınmıştır.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 485 gerekçesi

Madde 486

3. Geçici önlemler

Gecikmesinde tehlike bulunan hâllerde vesayet makamı, vasiye geçici olarak işten el çektirip bir kayyım atayabileceği gibi; gerekirse muhtemel zararı göz önünde bulundurarak vasinin mallarına ihtiyati haciz koyabilir ve tutuklanmasını da isteyebilir.

Madde gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 430 uncu maddesini karşılamaktadır.

Anlaştırılmak suretiyle yeniden kaleme alınmıştır. Önceki maddelerde olduğu gibi, bu madde de "sulh mahkemesi" yerine "vesayet makamı" deyimi kullanılmıştır.

Yürürlükteki Kanunun 430 uncu maddesine göre, vesayet makamı olan sulh mahkemesi vasi tutuklatabilir ve mallarım haczettirebilir. Vesayet makamı vasinin mallarmı doğrudan doğruya kendi karanyla haczedebilmelidir. Zira haczi icra dairelerinden veya başka mahkemeden isteme zonınluğu bulunursa bu işlem gecikebilir, suistimallere ve mal kaçırmalara imkân ve fırsat sağlanmış olabilir ve vesayet altma alınanın haklan tehlikeye düşebilir. Bu sebeple maddede vesayet makamının gerekirse muhtemel zaran göz Önünde bulundurarak vasinin mallanna ihtiyati haciz koyabileceği belirtilmiştir. Yürürlükteki metinde "icabında tevkif ettirebilir." denilmektedir. Bu ifade ile vasilik makamı olan sulh mahkemesine bir direktif verilmemiştir. Bu eksikliği gidermek üzere Tasanda, "tutuklanmasını isteyebilir." denilmek suretiyle bir kural değişikliği yapılmıştır. Böyle bir istem karşısında kalan ceza mercii suç unsurlarına bakarak bu istemi yerine getirebilir veya reddedebilir. Bu nokta medenî hukuku ilgilendirmediğinden maddeye bununla ilgili bir kayıt eklenmesi gerekli görülmemiştir.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 486 gerekçesi

Madde 487

4. Diğer önlemler

Vesayet makamı, görevden alma ve uyarıda bulunmanın yanı sıra, vesayet altındaki kişinin korunması için gerekli diğer önlemleri de almakla yükümlüdür.

Madde gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 43 linçi maddesini karşılamaktadır.

Anlaşnnlmak ve "sulh mahkemesi" yerine "vesayet makamı" deyimi kullanılmak suretiyle yeniden kaleme alınmıştır. Hüküm değişikliği yoktur.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 487 gerekçesi

Madde 488

5. İtiraz

İlgililer, vesayet makamının kararlarına karşı, tebliğ gününden başlayarak on gün içinde denetim makamına itiraz edebilirler. Denetim makamı, gerektiğinde duruşma da yaparak bu itirazı kesin karara bağlar.

Madde gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 432 inci maddesini karşılamaktadır.

Anlaştuılmak ve "sulh mahkemesi" yerine "vesayet makamı", "asliye mahkemesi" yerine "denetim makamı" deyimleri kullamlmak suretiyle yeniden kaleme almmıştır.

Maddeye "Denetim makamı, gerektiğinde duruşma da yaparak bu itirazı kesin karara bağlar" hükmü eklenmiştir. Bu hükümle vesayet makamı kararlarına karşı denetim makamı nezdinde yapılan itirazın nasıl inceleneceği ve karara bağlanacağı düzenlenmektedir. Buna göre denetim makamı bu itirazı dosya üzerinden veya gerek gördüğünde duruşma yaparak inceleyecektir. Maddeye eklenen yeni hüküm, denetim makamı kararlarının kesin olduğunu hükme bağlamak suretiyle, vesayet işlerinde itiraza ilişkin kararların bir an önce yürürlüğe girmesi olanağını getirmiştir.

ÜÇÜNCÜ AYIRIM VESAYETİN SONA ERMESİNİN SONUÇLARI

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 488 gerekçesi

Üçüncü Ayırım

Vesayetin Sona Ermesinin Sonuçları

A. Kesin hesap ve malvarlığının teslimi

Madde 489

Görevi sona eren vasi, yönetimle ilgili son raporu ve kesin hesabı vesayet makamına vermekle yükümlü olduğu gibi; malvarlığını vesayet altındaki kişiye, mirasçılarına veya yeni vasiye teslim edilmek üzere hazır bulundurmak zorundadır.

Madde gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 433 üncü maddesini karşılamaktadır.

Anlaştırılmak ve "sulh hâkimi" yerine "vesayet makamı" deyimi kullamlmak suretiyle yeniden kaleme alınmıştır. Hüküm değişikliği yoktur.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 489 gerekçesi

Mehaz madde — Alman MK m. 1872

Malvarlığının ve belgelerin iadesi; kesin hesap verme; malvarlığı dökümü

(1) Vesayetin sona ermesi hâlinde vasi, yönetimine tabi olan malvarlığını ve vesayet çerçevesinde elde edilen tüm belgeleri, vesayet altındaki kişiye, mirasçılarına veya diğer hak sahiplerine iade etmek ve bunların talebi üzerine yönetimi hakkında hesap vermekle yükümlüdür.

(2) Vasi, vesayetin sona ermesinden sonra, doğruluk ve eksiksizlik güvencesini içeren bir malvarlığı dökümünü vesayet mahkemesine sunmakla yükümlüdür. Malvarlığı dökümü, vesayet altındaki kişinin düzenli gelir ve giderlerine ilişkin bilgileri de içermelidir.

(3) Vasinin değişmesi hâlinde, şimdiye kadarki vasi, yönetimine tabi olan malvarlığını ve vesayet çerçevesinde elde edilen tüm belgeleri yeni vasiye iade etmekle yükümlüdür. Vesayet mahkemesine en son sunulan hesap vermeden bu yana yapılan yönetim hakkında, kesin bir hesapla hesap vermekle yükümlüdür. Kesin hesap, vesayet mahkemesine sunulmalıdır.

(4) Vasinin, görevinin sona ermesi sırasında 1859. madde uyarınca muaf tutulmuş olması hâlinde, 3. fıkranın 2. cümlesinden doğan yükümlülüğün yerine getirilmesi için 2. fıkra uyarınca bir malvarlığı dökümünün düzenlenmesi yeterlidir.

Özgün metin (Almanca)

(1) Endet die Betreuung, hat der Betreuer das seiner Verwaltung unterliegende Vermögen und alle im Rahmen der Betreuung erlangten Unterlagen an den Betreuten, dessen Erben oder sonstigen Berechtigten herauszugeben und auf deren Verlangen über die Verwaltung Rechenschaft abzulegen.

(2) Der Betreuer hat nach Beendigung der Betreuung eine Vermögensübersicht mit der Versicherung der Richtigkeit und Vollständigkeit beim Betreuungsgericht einzureichen. Die Vermögensübersicht soll auch Angaben zu den regelmäßigen Einnahmen und Ausgaben des Betreuten enthalten.

(3) Bei einem Wechsel des Betreuers hat der bisherige Betreuer das seiner Verwaltung unterliegende Vermögen und alle im Rahmen der Betreuung erlangten Unterlagen an den neuen Betreuer herauszugeben. Über die Verwaltung seit der letzten beim Betreuungsgericht eingereichten Rechnungslegung hat er Rechenschaft durch eine Schlussrechnung abzulegen. Die Schlussrechnung ist beim Betreuungsgericht einzureichen.

(4) War der Betreuer bei Beendigung seines Amtes gemäß § 1859 befreit, genügt zur Erfüllung der Verpflichtung aus Absatz 3 Satz 2 die Erstellung einer Vermögensübersicht nach Absatz 2.

Eşleşme, iki maddenin içeriğinin karşılaştırılmasıyla önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. Alman Medeni Kanunu

Mehaz madde — Fransız MK m. 514

Vasinin görevi herhangi bir sebeple sona erdiğinde, vasi, son hesabın düzenlenmesinden bu yana gerçekleşen işlemlere ilişkin bir yönetim hesabı düzenler ve bunu 511 ilâ 513-1 inci maddelerde öngörülen inceleme ve onaya sunar.

Ayrıca, görevinin sona ermesini izleyen üç ay içinde, vasi veya ölmüşse mirasçıları, son beş yönetim hesabının ve işbu maddenin birinci fıkrasında belirtilen hesabın bir örneğini, duruma göre, ehliyet kazanmış kişiye, henüz bu belgeleri almamışsa, yönetim tedbiriyle yeni görevlendirilen kişiye veya korunan kişinin mirasçılarına teslim ederler.

Yukarıdaki fıkralar, 513 üncü maddede öngörülen halde uygulanmaz.

Her hâlde, vasi, işbu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen kişilere, yönetimin sürdürülmesini veya terekenin tasfiyesinin sağlanmasını mümkün kılacak belgeleri, ilk envanteri ve bu envanterde yapılan güncellemeleri teslim eder.

Özgün metin (Fransızca)

Lorsque sa mission prend fin pour quelque cause que ce soit, le tuteur établit un compte de gestion des opérations intervenues depuis l'établissement du dernier compte et le soumet à la vérification et à l'approbation prévues aux articles 511 à 513-1.

En outre, dans les trois mois qui suivent la fin de sa mission, le tuteur ou ses héritiers s'il est décédé remettent une copie des cinq derniers comptes de gestion et du compte mentionné au premier alinéa du présent article, selon le cas, à la personne devenue capable si elle n'en a pas déjà été destinataire, à la personne nouvellement chargée de la mesure de gestion ou aux héritiers de la personne protégée.

Les alinéas précédents ne sont pas applicables dans le cas prévu à l'article 513.

Dans tous les cas, le tuteur remet aux personnes mentionnées au deuxième alinéa du présent article les pièces nécessaires pour continuer la gestion ou assurer la liquidation de la succession, ainsi que l'inventaire initial et les actualisations auxquelles il a donné lieu.

Eşleşme, iki maddenin anlam benzerliğine göre önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. Fransız Medeni Kanunu

B. Rapor ve hesabın incelenmesi

Madde 490

Son rapor ve kesin hesap belli zamanlarda verilen rapor ve hesaplar gibi vesayet makamı tarafından incelenir ve onaylanır.

Madde gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 434 üncü maddesini karşılamaktadır.

Anlaştırılmak ve "sulh hâkimi" yerine "vesayet makamı" deyimi kullamlmak suretiyle yeniden kaleme alınmıştır. Hüküm değişikliği yoktur.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 490 gerekçesi

Mehaz madde — Alman MK m. 1873

Sonuç bildirimi; hesabın incelenmesi

(1) Vesayetin sona ermesinden sonra vasi, vesayet mahkemesine, vasinin yönetimine tabi olan vesayet altındaki kişinin malvarlığının ve vesayet çerçevesinde elde edilen tüm belgelerin iadesine ilişkin bilgileri içeren bir sonuç bildirimi göndermekle yükümlüdür. Vasinin, vesayetin sona ermesinden sonra 1874. madde uyarınca işlem yapmış olması hâlinde, bu bildirim, vesayetin sona ermesinden sonra görülen işlere ilişkin bilgileri de içermelidir.

(2) 1872. maddenin 3. fıkrasında öngörülen bir durumun mevcut olması hâlinde, vesayet mahkemesi kesin hesabı veya malvarlığı dökümünü içerik ve rakam bakımından incelemek ve gerektiği ölçüde tamamlanmasını sağlamakla yükümlüdür. Vesayet mahkemesi, 1. cümle uyarınca yaptığı incelemenin sonucunu yeni vasiye gönderir.

Özgün metin (Almanca)

(1) Nach Beendigung der Betreuung hat der Betreuer dem Betreuungsgericht eine Schlussmitteilung mit Angaben zur Herausgabe des der Verwaltung des Betreuers unterliegenden Vermögens des Betreuten und aller im Rahmen der Betreuung erlangten Unterlagen zu übersenden. Sollte der Betreuer nach Beendigung der Betreuung gemäß § 1874 tätig geworden sein, hat die Mitteilung auch Angaben zu den nach Beendigung der Betreuung besorgten Angelegenheiten zu enthalten.

(2) Liegt ein Fall des § 1872 Absatz 3 vor, hat das Betreuungsgericht die Schlussrechnung oder die Vermögensübersicht sachlich und rechnerisch zu prüfen und, soweit erforderlich, ihre Ergänzung herbeizuführen. Das Betreuungsgericht übersendet das Ergebnis seiner Prüfung nach Satz 1 an den neuen Betreuer.

Eşleşme, iki maddenin içeriğinin karşılaştırılmasıyla önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. Alman Medeni Kanunu

Mehaz madde — İsviçre MK m. 425

D. Son rapor ve son hesap

1 Görev sona erdiğinde kayyım, Yetişkin Koruma Makamına son raporu sunar ve gerektiğinde son hesabı verir. Yetişkin Koruma Makamı, çalışma ilişkisinin sona ermesi hâlinde meslekî kayyımı bu yükümlülükten muaf tutabilir.

2 Yetişkin Koruma Makamı, son raporu ve son hesabı, düzenli raporlar ve hesaplarla aynı şekilde inceler ve onaylar.

3 Yetişkin Koruma Makamı, son raporu ve son hesabı ilgili kişiye veya onun mirasçılarına ve gerektiğinde yeni kayyıma iletir; bu kişileri aynı zamanda sorumluluğa ilişkin hükümler konusunda bilgilendirir.

4 Ayrıca bu kişilere, kayyımı ibra edip etmediğini veya son raporun ya da son hesabın onayını reddedip reddetmediğini bildirir.

Özgün metin (Almanca)

1 Endet das Amt, so erstattet der Beistand oder die Beiständin der Erwachsenenschutzbehörde den Schlussbericht und reicht gegebenenfalls die Schlussrechnung ein. Die Erwachsenenschutzbehörde kann den Berufsbeistand oder die Berufsbeiständin von dieser Pflicht entbinden, wenn das Arbeitsverhältnis endet.

2 Die Erwachsenenschutzbehörde prüft und genehmigt den Schlussbericht und die Schlussrechnung auf die gleiche Weise wie die periodischen Berichte und Rechnungen.

3 Sie stellt den Schlussbericht und die Schlussrechnung der betroffenen Person oder deren Erben und gegebenenfalls der neuen Beiständin oder dem neuen Beistand zu und weist diese Personen gleichzeitig auf die Bestimmungen über die Verantwortlichkeit hin.

4 Sie teilt ihnen zudem mit, ob sie den Beistand oder die Beiständin entlastet oder die Genehmigung des Schlussberichts oder der Schlussrechnung verweigert hat.

Eşleşme, iki maddenin anlam benzerliğine göre önerilmiştir; gerekçede belirtilmemiştir. Aynı konuyu düzenleyen karşılık hükümdür, kanun koyucunun buradan aldığını kanıtlamaz. İsviçre Medeni Kanunu

C. Vasinin görevine son verilmesi

Madde 491

Son rapor ve kesin hesap onaylandıktan ve malvarlığı vesayet altındaki kişiye, mirasçılarına veya yeni vasiye teslim edildikten sonra, vesayet makamı vasinin görevinin sona erdiğine karar verir.

Vesayet makamı, son rapor ve kesin hesabın onaylanması veya reddi konusundaki kararı ile birlikte kesin hesabı vesayet altındaki kişiye, mirasçılarına veya yeni vasiye, tazminat davası açma hakları bulunduğunu da belirtmek suretiyle tebliğ eder. Bu tebliğde vasinin görevine son verildiği de belirtilir.

Madde gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 435 inci maddesini karşılamaktadır.

Maddenin kenar başlığı İsviçre Medenî Kanununun 453 üncü maddesine uygun olarak "Vasinin görevine son verilmesi" şeklinde değiştirilmiştir.

Madde anlaştırılmak suretiyle kaleme alınmıştır. Maddedeki "sulh hâkimi" deyimi yerine "vesayet makamı" deyimi kullanılmıştır. Hüküm değişikliği yoktur.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 491 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre MK m. 453

Gerekçenin andığı bu madde İsviçre Medeni Kanunu'nda sonradan yeniden yazılmış ya da yeniden numaralanmıştır; kaynaktaki bugünkü metin Türk maddesinin karşılığı değildir.

Eşleşme madde gerekçesinde belirtilmiştir. İsviçre Medeni Kanunu

D. Sorumluluk davasında zamanaşımı

Madde 492

I. Olağan zamanaşımı

Sorumlu vasi ve kayyıma karşı açılacak tazminat davası kesin hesabın tebliğ edildiği tarihten başlayarak bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.

Tazmin ettirilemeyen zararlar için Devlete karşı açılacak tazminat davasının zamanaşımı süresi, zararın vasi, kayyım ve yasal danışmana tazmin ettirilemeyeceğinin anlaşılmasından başlayarak bir yıldır.

Vesayet dairelerinde görevli olanların sebebiyet verdikleri zararlardan dolayı Devlete karşı açılacak davaların zamanaşımı genel hükümlere tâbidir.

Devletin rücu davası, rücu hakkının doğumunun üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.

Madde gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 436 ncı maddesini karşılamakta olan madde konu ve kenar başlıklarıyla birlikte yeniden kaleme alınmıştır.

Yeni düzenleme vesayet organlarının sorumluluğu eskisinden farklı esaslara bağlandığından sorumluluğa ilişkin zamanaşımının düzenlenmesinde de bu husus dikkate alınmıştır.

Sorumlu vasi ve kayyıma karşı açılacak tazminat davası kesin hesabın tebliğ edildiği tarihten itibaren bir yıllık zamanaşımına tâbi olacaktır.

Yasal danışmanlar için kesin hesap söz konusu olmayacağı cihetle bunlara karşı açılacak davaların zamanaşımı genel hükümlere tâbi olacaktır.

Devlete karşı açılacak tazminat davalarında, vasi, kayyım ve yasal danışmana tazmin ettirilmeyeceği anlaşılan zararlar açısından, bu durumun anlaşılmasından itibaren bir yıllık bir zamanaşımı söz konusu olacaktır. Buna karşılık, vesayet makamlarında görevli olanların sebebiyet verdikleri zararlardan dolayı Devlete karşı açılacak davaların zamanaşımı genel hükümlere tâbi olacaktır.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 492 gerekçesi

Madde 493

II. Olağanüstü zamanaşımı

Olağan zamanaşımı süresi işlemeye başlamadan önce zarar gören tarafından bilinmesi veya anlaşılması olanağı bulunmayan bir hesap yanlışlığına veya bir sorumluluk sebebine dayanan tazminat davası, hesap yanlışlığının veya sorumluluk sebebinin öğrenilmesinden başlayarak bir yıl içinde açılabilir.

Vesayetten doğan tazminat davaları, her hâlde kesin hesabın tebliğinin üzerinden on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.

Madde gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 437 nci maddesini karşılamaktadır.

Yürürlükteki metin esas alınmakla beraber madde daha sade biçimde düzenlenmiştir.

İstisnaî bir zamanaşımı niteliğinde olan olağanüstü zamanaşımı ancak olağan zamanaşımı süresi işlemeye başlamadan önce zarar gören tarafmdan bilinmesi veya anlaşılması olanağı bulunmayan bir hesap yanlışlığmm veya bir sorumluluk sebebinin sonradan öğrenilmesi hâlinde uygulanacaktır.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 493 gerekçesi

Mehaz madde — İsviçre MK m. 455

B. Zamanaşımı

1 Tazminat veya manevi tazminat istemi, Borçlar Kanunu'nun[503] haksız fiillere ilişkin hükümlerine göre zamanaşımına uğrar.[504]

2 Zarara sebebiyet veren kişi, davranışıyla cezalandırılabilir bir fiil işlemişse, tazminat veya manevi tazminat istemi, en erken ceza kovuşturması zamanaşımının dolmasıyla zamanaşımına uğrar. Bu zamanaşımı, ilk derece ceza hükmü nedeniyle artık işlemiyorsa, istem en erken hükmün tebliğinden itibaren üç yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.[505]

3 Zarar, sürekli bir önlemin verilmesine veya uygulanmasına dayanıyorsa, kantona karşı istemin zamanaşımı, sürekli önlemin veya bunun başka bir kanton tarafından devam ettirilmesinin sona ermesinden önce işlemeye başlamaz.

Özgün metin (Almanca)

1 Der Anspruch auf Schadenersatz oder Genugtuung verjährt nach den Bestimmungen des Obligationenrechts[503] über die unerlaubten Handlungen.[504]

2 Hat die Person, die den Schaden verursacht hat, durch ihr Verhalten eine strafbare Handlung begangen, so verjährt der Anspruch auf Schadenersatz oder Genugtuung frühestens mit Eintritt der strafrechtlichen Verfolgungsverjährung. Tritt diese infolge eines erstinstanzlichen Strafurteils nicht mehr ein, so verjährt der Anspruch frühestens mit Ablauf von drei Jahren seit Eröffnung des Urteils.[505]

3 Beruht die Verletzung auf der Anordnung oder Durchführung einer Dauermassnahme, so beginnt die Verjährung des Anspruchs gegenüber dem Kanton nicht vor dem Wegfall der Dauermassnahme oder ihrer Weiterführung durch einen anderen Kanton.

Eşleşme, gerekçenin andığı eski kanun maddesi üzerinden türetilmiş ve metin karşılaştırmasıyla desteklenmiştir; gerekçede doğrudan belirtilmemiştir. İsviçre Medeni Kanunu

E. Vesayet altındaki kişinin alacağı

Madde 494

Vesayet altındaki kişinin vasi veya Devlete karşı alacakları imtiyazlı alacaktır.

Madde gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 438 inci maddesini karşılamaktadır.

Madde anlaştırılmak suretiyle yeniden kaleme alınmıştır. Hüküm değişikliği yoktur.

ÜÇÜNCÜ KİTAP MİRAS HUKUKU BİRİNCİ KISIM MİRASÇILAR BİRİNCİ BÖLÜM YASAL MİRASÇILAR

Kaynak: TBMM S. Sayısı 723 · tasarı/teklifin madde 494 gerekçesi

Dipnotlar

  1. [1]Anayasa Mahkemesinin 25/12/2025 tarihli ve E.: 2025/120; K.: 2025/270 sayılı Kararı ile bu fıkranın birinci cümlesinde yer alan “…ve Basın İlan Kurumunun ilan portalında ilan…” ibaresi ve ikinci cümlesi iptal edilmiştir. Kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra (1/1/2027) yürürlüğe girceği hüküm altına alınmıştır.
  2. [2]2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 139 uncu maddesiyle, bu fıkrada yer alan “Dışişleri Bakanlığının önerisi, İçişleri Bakanlığının katılması ve Başbakanlığın” ibaresi “Cumhurbaşkanlığının” şeklinde değiştirilmiştir.
  3. [3]20/3/2018 tarihli ve 30366 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 29/11/2017 tarihli ve E.: 2017/130, K.: 2017/165 sayılı Kararı ile, bu fıkranın ikinci cümlesinde yer alan “…ve üreme yeteneğinden sürekli biçimde yoksun bulunduğunu…” ibaresi iptal edilmiştir.
  4. [4]30/7/2003 tarihli ve 4963 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle bu fıkrada geçen “en az yedi gerçek kişinin” ibaresi, “gerçek veya tüzel en az yedi kişinin” olarak değiştirilmiştir.
  5. [5]4/11/2004 tarihli ve 5253 sayılı Kanunun 38 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan, ”yerleşim yeri, kurucuları” ibaresi, madde metninden çıkarılmıştır.
  6. [6]30/7/2003 tarihli ve 4963 sayılı Kanunun 32 nci maddesiyle, 64 üncü maddenin bu fıkrada yer alan "gerçek kişi" ibaresinden sonra gelmek üzere "ile tüzel kişiler" ibaresi eklenmiştir.
  7. [7]4/11/2004 tarihli ve 5253 sayılı Kanunun 38 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan ”tüzükte başkaca bir düzenleme yoksa,” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
  8. [8]30/7/2003 tarihli ve 4963 sayılı Kanunun 33 üncü maddesiyle, bu fıkrada yer alan "altı ay önceden" ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
  9. [9](4/11/2004 tarihli ve 5253 sayılı Kanunun 38 inci maddesinde; “yerel bir gazete ile ilân edilir ve aynı zamanda bir yazıyla” ibareleri madde metninden çıkarılmıştır.) hükmüne istinaden bu arada yer alan “yerel bir gazete ile ilân edilir ve aynı zamanda üyelere bir yazıyla” şeklindeki ibare, madde metninden çıkarılmıştır.
  10. [10]4/11/2004 tarihli ve 5253 sayılı Kanunun 38 inci maddesiyle bu maddede yer alan “uluslararası alanda işbirliği yapılmasında yarar görülen hallerde ve karşılıklı olmak koşuluyla” madde metninden çıkarılmıştır.
  11. [11]4/11/2004 tarihli ve 5253 sayılı Kanunun 38 inci maddesiyle bu maddede yer alan “karşılıklı olmak koşuluyla” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
  12. [12]2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 139 uncu maddesiyle, bu fıkrada yer alan “tüzük” ibaresi “Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelik” şeklinde değiştirilmiştir.
  13. [13]Anayasa Mahkemesi’nin 27/11/2007 tarihli ve E.:2002/162, K.:2007/89 sayılı Kararıyla; bu fıkrada yer alan “…tüzükte gösterilen sebeplerle…” ibaresi iptal edilmiştir.
  14. [14]31/3/2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “ve Cumhuriyet savcısının hazır bulunmasıyla” ibaresi yürürlükten kaldırılmıştır.
  15. [15]31/3/2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanunun 19 uncu maddesiyle, bu maddenin birinci ve ikinci fıkralarında yer alan “hâkim” ibarelerinden sonra gelmek üzere “veya noter” ibareleri eklenmiştir.
  16. [16]Anayasa Mahkemesinin 4/6/2026 tarihli ve E.: 2025/156, K.: 2026/131 sayılı Kararı ile bu fıkrada yer alan “…süresiz olarak…” ibaresi iptal edilmiştir. Kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra (30/6/2027) yürürlüğe gireceği hüküm altına alınmıştır.
  17. [17]6/2/2014 tarihli ve 6518 sayılı Kanunun 44 üncü maddesiyle bu fıkrada yer alan “şerhin verilmesini” ibaresinden sonra gelmek üzere “tapu müdürlüğünden” ibaresi eklenmiştir.
  18. [18]Anayasa Mahkemesi’nin 25/6/2009 tarihli ve E.: 2008/30, K.: 2009/96 sayılı Kararı ile bu fıkrada yer alan “…her hâlde doğumdan başlayarak beş yıl…” ibaresi iptal edilmiştir.
  19. [19]7/11/2024 tarihli ve 7531 sayılı Kanunun 10 uncu maddesiyle bu fıkrada yer alan “Çocuk,” ibaresi “Ana doğumdan, çocuk ise” şeklinde değiştirilmiştir.
  20. [20]Anayasa Mahkemesi’nin 10/10/2013 tarihli ve E.: 2013/62, K.: 2013/115 sayılı Kararı ile bu fıkrada yer alan “...her hâlde doğumdan başlayarak beş yıl...” ibaresi, iptal edilmiştir.
  21. [21]Anayasa Mahkemesi’nin 15/3/2012 tarihli ve E.: 2011/116, K.: 2012/39 sayılı Kararı ile bu fıkra “çocuk” yönünden iptal edilmiş olup, Kararın Resmi Gazete’de yayımlandığı 21/7/2012 tarihinden başlayarak bir yıl sonra yürürlüğe girmesi hüküm altına alınmıştır.
  22. [22]25/4/2013 tarihli ve 6462 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle, bu bentte yer alan “özrü” ibaresi “engeli” şeklinde değiştirilmiştir.
  23. [23]Anayasa Mahkemesi’nin 27/12/2012 tarihli ve E.: 2012/35, K.: 2012/203 sayılı Kararı ile bu maddede yer alan “…ve her hâlde evlât edinme işleminin üzerinden beş yıl…” ibaresi iptal edilmiştir.
  24. [24]2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 139 uncu maddesiyle, bu maddenin birinci fıkrasında yer alan “Bakanlar Kurulunca” ibaresi “Cumhurbaşkanınca” ve ikinci fıkrasında yer alan “tüzükle” ibaresi “Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikle” şeklinde değiştirilmiştir.
  25. [25]Anayasa Mahkemesi’nin 2/7/2009 tarihli ve E.: 2005/114, K.: 2009/105 sayılı Kararı ile; bu maddenin birinci cümlesinde yer alan “… evli değilse ananın …” ibaresi iptal edilmiştir.
  26. [26]25/4/2013 tarihli ve 6462 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “özürlü” ibaresi “engelli” şeklinde değiştirilmiştir.
  27. [27]25/4/2013 tarihli ve 6462 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “sakatlığı” ibaresi “engelliliği” şeklinde değiştirilmiştir.
  28. [28]25/4/2013 tarihli ve 6462 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle, bu bentte yer alan ““özürleri” ibaresi “engelleri” şeklinde değiştirilmiştir.
  29. [29]2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 139 uncu maddesiyle, bu bentte yer alan “ve Bakanlar Kurulu üyeleri” ibaresi “üyeleri, Cumhurbaşkanı yardımcıları, bakanlar,” şeklinde değiştirilmiştir.
  30. [30]28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 14 üncü maddesiyle bu fıkrada yer alan “dinler ve gecikmeksizin” ibaresi “dinler, tahkikatı tamamlar ve gecikmeksizin en geç iki gün içinde” şeklinde değiştirilmiştir.
  31. [31]16/7/2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanunun 11 inci maddesiyle yayımı tarihinden itibaren üç ay sonra (31/10/2026) yürürlüğe girmek üzere bu fıkranın birinci cümlesine “talimat uyarınca,” ibaresinden sonra gelmek üzere “Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemine entegre elektronik satış portalında” ibaresi eklenmiştir. Söz konusu düzenleme, yürürlüğe girdiği tarihte Mevzuat Bilgi Sistemine işlenecek olup mezkur düzenlemeyi görmek için 31/7/2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazete’ye bakınız.
  32. [32]16/7/2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanunun 12 nci maddesiyle yayımı tarihinden itibaren üç ay sonra (31/10/2026) yürürlüğe girmek üzere bu fıkra değiştirilmiştir. Söz konusu düzenleme, yürürlüğe girdiği tarihte Mevzuat Bilgi Sistemine işlenecek olup mezkur düzenlemeyi görmek için 31/7/2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazete’ye bakınız.
  33. [33]2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 139 uncu maddesiyle, bu bentte yer alan “tüzükte” ibaresi “Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikte” şeklinde değiştirilmiştir.
  34. [34]31/3/2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanunun 19 uncu maddesiyle, bu fıkrada yer alan “sulh mahkemesince” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya noterlikçe” ibaresi eklenmiştir.
  35. [35]2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 139 uncu maddesiyle, bu fıkrada yer alan “tüzükle” ibaresi “Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikle” şeklinde değiştirilmiştir.
  36. [36]2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 139 uncu maddesiyle, bu fıkrada yer alan “tüzükle” ibaresi “Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikle” şeklinde değiştirilmiştir.
  37. [37]25/4/2013 tarihli ve 6462 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “sakatlıkları” ibaresi “engelliliği” şeklinde değiştirilmiştir.
  38. [38]Anayasa Mahkemesi’nin 17/3/2011 tarihli ve E.: 2009/58, K.: 2011/52 sayılı Kararı ile bu fıkrada yer alan “… ölmüş ya da…” ibaresi iptal edilmiştir.
  39. [39]13/10/2022 tarihli ve 7418 sayılı Kanunun 28 inci maddesiyle; bu fıkrada yer alan “gazeteyle bir defa” ibaresi “bir gazete ve bir internet haber sitesinde” şeklinde değiştirilmiştir.
  40. [40]24/12/2025 tarihli ve 7571 sayılı Kanunun 35 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “iki yıl” ibaresi “bir yıl” şeklinde değiştirilmiştir.
  41. [41]2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 139 uncu maddesiyle, bu fıkrada yer alan “Bakanlar Kurulunca” ibaresi “Cumhurbaşkanınca” şeklinde değiştirilmiştir.
  42. [42]2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 139 uncu maddesiyle, bu fıkrada yer alan “tüzükle” ibaresi “Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikle” şeklinde değiştirilmiştir.
  43. [43]2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 139 uncu maddesiyle, bu maddenin birinci ve ikinci fıkralarında yer alan “tüzükle” ibareleri “Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikle” şeklinde değiştirilmiştir.
  44. [44]2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 139 uncu maddesiyle, bu fıkralarda yer alan “tüzükle” ibaresi “Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikle” şeklinde değiştirilmiştir.
  45. [45]2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 139 uncu maddesiyle, bu fıkralarda yer alan “tüzükle” ibaresi “Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikle” şeklinde değiştirilmiştir.
  46. [46]2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 139 uncu maddesiyle, bu fıkralarda yer alan “tüzükle” ibaresi “Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikle” şeklinde değiştirilmiştir.
  47. [47]2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 139 uncu maddesiyle, bu fıkrada yer alan “tüzükle” ibaresi “Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikle” şeklinde değiştirilmiştir.
  48. [48]2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 139 uncu maddesiyle, bu fıkralarda yer alan “tüzükle” ibaresi “Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikle” şeklinde değiştirilmiştir.
  49. [49]2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 139 uncu maddesiyle, bu fıkralarda yer alan “tüzükle” ibaresi “Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikle” şeklinde değiştirilmiştir.
  50. [50]2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 139 uncu maddesiyle, bu fıkrada yer alan “tüzük kuralları” ibaresi “Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelik” şeklinde değiştirilmiştir.