Menu

Arama Yapın

Menu

Bu kitap, e-kitap formatında olduğu için 7,2 ağaç kesilmekten kurtarılmıştır.

E-Kitaplar

Taşınmaz (Gayrimenkul) Davaları El Kitabı

  • Yayınevi: Aristo Yayınevi
  • Yazar: Filiz BERBEROĞLU YENİPINAR
  • Sayfa Sayısı: 994
  • Yayın Tarihi: 20.10.2021
  • Baskı: Gözden Geçirilmiş 2. Baskı
  • Tür: E-kitap
  • Basılı Olsaydı Fiyatı: 275,00
275,00 TL
82,50 TL

Bu kitap 2043 kez incelendi; 50 adet satıldı.

Kategoriler: Bütün Hukuk Kitapları, Taşınmaz (Gayrimenkul) Hukuku

Bu çalışmada uygulamaya yönelik olarak, gayrimenkul aynıyla ilgili davalar, ilgili mevzuat ve yüksek yargı kararları ile hazırlanmıştır.

Çalışmadan özetler;

1- Mülkiyet hakkı Anayasanın 35. maddesi ve bu maddeye uygun olarak çıkarılan kanunlarla korunduğu gibi, 5170 sayılı Kanunla değişik Anayasanın 90. maddesi ile kanun hükmünde olduğu kabul edilen, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine Ek 1 Numaralı Protokolün 1. maddesiyle de güvence altına alınmıştır.

04.06.1958 tarihli ve 15/6 Sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı gereğince, maddi olayları açıklamak taraflara ve ileri sürülen olayları hukuken nitelemek ve uygulanacak Kanun hükümlerini tesbit etmek ve uygulamak görevi hakime aittir. Nitekim 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 33. maddesinde hâkimin, Türk hukukunu resen uygulayacağı belirtilmiştir. Bu ilke gereği açılan davayı nitelemek ve açılmış bir dava hakkında doğru hukuk kurallarını bulup uygulamak hâkime düşen bir görevdir.

Ör. Somut olayda dava açıkça davalının davacının rıza ve muvafakatının bulunmadığı geçersiz kira sözleşmesine dayanarak taşınmazı fuzulen işgal ettiğinden bahisle açıldığına göre; anılan isteğin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümlerinden kaynaklandığı ve uyuşmazlığın çözümünün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2/1. maddesi uyarınca asliye hukuk mahkemesinin görevinde bulunduğu kuşkusuzdur.

2- Tapuda kayıtlı taşınmazların harici satışı TMK’nın 706, 6098 sayılı TBK’nın 237, 818 sayılı BK’nın 213, 2644 sayılı Tapu Kanunu'nun 26 ve Noterlik Kanunu'nun 60 ve 89. maddeleri gereğince, resmi şekilde yapılmadıkça hukuken geçerli bir sonuç oluşturmaz.

TMK’nın 706. maddesinde öngörülen resmi şekil bir ispat şartı olmayıp bir geçerlilik şekil şartıdır[1].Bu husus 6098 sayılı TBK’nın 237. maddesinde “Taşınmaz satışının geçerli olabilmesi için resmi şekilde düzenlenmesi şarttır.” şeklinde açıklanmıştır. Bu sebeple resmi memur önünde yapılmayan harici satış senetlerine değer verilemez ve buna dayalı olarak iptal ve tescil isteğinde bulunulamaz[2].

TMK'nın 1007. Maddesi, “Tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlarda Devlet sorumludur.” hükmünü içermekte; TMK'nın 1023. maddesi “Tapu kütüğündeki tescile iyi niyetle dayanarak mülkiyet veya bir başka ayni hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunur.” TMK'nın 1024. maddesi “Bir ayni hak yolsuz olarak tescil edilmiş ise bunu bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişi bu tescile dayanamaz. Bağlayıcı olmayan bir hukuki işleme dayanan veya hukuki sebepten yoksun bulunan tescil yolsuz tescildir.” TMK'nın 3. maddesi “Kanunun iyi niyete hukuki bir sonuç bağladığı durumlarda asıl olan iyi niyetin varlığıdır.” Ancak, durumun gereklerine göre kendisinden beklenen özeni göstermeyen kimse iyi niyet iddiasında bulunamaz.” TMK'nın 705. maddesi “taşınmaz mülkiyetinin kazanılması tescille olur.” tescilden önce mülkiyetin hangi hallerde kazanılacağı bu maddenin ikinci fıkrasında gösterilmiştir. TMK'nın 1021. maddesi “kurulması kanunen tesciline tabi ayni haklar, tescil edilmedikçe varlık kazanamaz.” TMK'nın 1022. maddesi “Ayni Haklar, kütüğe tescil ile doğar; sıralarını ve tarihlerini tescile göre alır.” düzenlemesi vardır.

3- Kadimlik iddiasında ise, yerel bilirkişi ve tanıklara taşınmazın kim tarafından ve ne şekilde kullanıldığı ve sınırları sorularak sonuca gidilmelidir.

4- Tapu Sicili Tüzüğü’nün 69. maddesinin 1. fıkrasında, “Tapu sicilinde terkin, tescilin kendisine hak sağladığı kimsenin istemine ya da yetkili makam veya mahkeme kararına istinaden yapılır.” kuralına, 72.maddesinde, “Tapu sicilinde değişiklik, hak sahibinin istemine ya da yetkili makam veya mahkeme kararına istinaden yapılır.” hükmüne yer verilmiştir.

Bu çalışmada;

  • TAPU SİCİLİ SORUMLUĞU,
  • ZİLYETLİK,
  • SATIŞ VAADİ,
  • MUVAZAA,
  • ÖLÜNCEYE KADAR BAKMA SÖZLEŞMESİ,
  • HATA, HİLE, TEHDİT,
  • TASARRUFUN İPTALİ,
  • İNTİFA HAKKI,
  • TAŞKIN İNŞAAT,
  • TERDİTLİ- TAZMİNAT,
  • EL ATMANIN ÖNLENMESİ,
  • ŞUF’A (ÖN ALIM) HAKKI,
  • ORTAKLIĞIN GİDERİLMESİ,
  • VEKALET GÖREVİNİN KÖTÜYE KULLANILMASI,
  • GEÇİT HAKKI,

konuları genel olarak araştırma ve inceleme esasları ile çalışmaya alınmıştır. Çalışmaya alınan örneklerde kesinlik iddiası bulunmamaktadır.

Yazar, il ve ilçelerde uzun süre çalıştığı asliye hukuk mahkemesi yargıçlığı sırasında, gayrimenkulle ilgili çok sayıda davada inceleme yapmış ve karar vermiştir. Gayrimenkulün aynına ilişkin davalarda; tapu kaydının zemine doğru ve eksiksiz uygulanması çok önemlidir. Ayrıca, tanık beyanlarının çok önemli olduğu dava türleridir.

Bu eserin hazırlanmasında büyük özveride bulunarak yardımlarını esirgemeyen, Sn. Alihan YENİPINAR'a, en içten duygularımla minnet ve şükranlarımı sunarım.

Eserin basımını üstlenen: ARİSTO Yayınevi çalışanlarına ve emeği geçenlere çok teşekkür ederim.

 

Filiz BERBEROĞLU YENİPINAR

Hakim /(Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. HD. Üyesi)

 

[1]      Tapuda kayıtlı taşınmazların harici satışı TMK’nın 706, 6098 sayılı TBK'nın 237, 2644 sayılı Tapu Kanunu'nun 26 ve Noterlik Kanunu'nun 60 ve 89. maddeleri gereğince resmi şekilde yapılmadıkça hukuken geçerli bir sonuç doğurmayacaktır. TMK'nın 706. maddesinde öngörülen resmi şekil bir ispat şartı olmayıp, geçerlilik şartıdır. Bu husus 6098 sayılı TBK'nın 237. maddesinde “Taşınmaz satışının geçerli olabilmesi için resmi şekilde düzenlenmesi şarttır.” şeklinde açıklanmıştır. Satış, resmi şekilde yapılmadığına göre davacıya herhangi bir hak bahşetmez.

[2]      Y. 8. HD. ESAS NO: 2016/22020 KARAR NO: 2019/2254

       …

       Somut olaya gelince; davalı gerek dava dilekçesinde gerekse yargılama aşamasındaki beyanlarında dava konusu taşınmazın 2080 m2'lik kısmının davacıya satıldığı hususunda bir itirazının olmadığını beyan etmiştir.

Davalının taşınmazın 2080 m2'sinin satıldığına ilişkin beyanı, davacının davasını kabul etme niteliğinde olmayıp somut olguyu kabulle ilgili olduğundan davanın kabulü olarak değerlendirilemez. Kaldı ki, davalı davayı kabul etse idi dahi, 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesinin son fıkrasında, imar planı olmayan yerlerde her türlü yapılaşma amacıyla arsa ve parselleri hisselere ayıracak özel parselasyon planları ve satış vaadi sözleşmelerinin yapılmasının yasaklandığı, dava dosyası içerisinde yer alan 28/01/2015 tarihli İmar ve Şehircilik Müdürlüğü yazısında, 440 parsel sayılı taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı kapsamında kalmadığı ve ifrazının mümkün olmadığının belirtildiği, bahsi geçen maddenin kamu düzeni ile ilgili olduğu hususları birlikte düşünüldüğünde, davacının tapu iptal ve tescil talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

       Davacı, iptal ve tescile ilişkin isteğinin kabul edilmemesi halinde ödediği bedel yönünden tazminat talebinde bulunmuştur…

O halde, davacı tarafından sunulan harici satış sözleşmelerinde, bizzat davalı …'nın satıcı olduğu sözleşmelerdeki alacak miktarının belirlenerek, tarafların bildirdiği tüm deliller toplanarak söz konusu bedelin ödendiğinin kanıtlanması halinde; satış bedelinin denkleştirici adalet ilkesine göre tazmini gerekir. Bedelin, uyarlama ve denkleştirici adalet kuralları ile 10.07.1940 tarihli ve 1939/2 E, 1940/77 K. ve 07.06.1939 tarihli 1936/31 Esas, 1939/47 Karar sayılı YİBK kararlarının kapsamları ve TEFE-TÜFE endeksleri, altın-döviz kurlarındaki artışlara, memur ve işçi ücretlerindeki artışlar gözetilerek dava tarihine kadar ulaştığı değerin saptanması, bu konuda uzman bilirkişilerden bir hesap, bir serbest muhasebeci yada mali müşavir ve bir bankacıdan denetime elverişli rapor alınması ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekmektedir. Tüm bu hususlar düşünülmeden yazılı şekilde karar verilmesi yanlış olup bozmayı gerektirmiştir….05/03/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Filiz BERBEROĞLU YENİPINAR

  • Eğitim Sayısı 0
  • E-Kitap Sayısı 33
  • Eğitim Alan Kişi Sayısı 0
  • E-Kitap Alan Kişi Sayısı 4646

Eğitmen Hakkında

Hakim

Sosyal Medya


FORMÜL:

 

Kitabın Sayfa Sayısı / 2 x 1000 / 69000 = 1000 adet basılan bir kitap için kesilen ağaç sayısı

 

 

Kağıt yapımında, genellikle iğne yapraklı ağaçlardan Ladin ve Çam ağaçları kullanılmaktadır. Çoğunluk çam ağacına aittir.

 

Dünya çapında her gün 80.000 ila 160.000 ağaç kesilmekte ve kağıt endüstrisinde kullanılmaktadır. Ormanlar yok edilmekte, küresel ölçekte iklim değişikliğine sebep olmaktadır.

 

Bir çam ağacının boyunu ortalama 18 m, yarıçapı da 15 cm eder. Bu durumda bir çam ağacı 1,2717 metreküptür. 0.0083 metreküp odun yaklaşık 4,5 kg gelir. Bu durumda 1,2717 metreküp odun yani bir ağaç 690 kg gelecektir.

 

Bir ağaçtan elde edilen kağıt, ağacın ağırlığının yarısı kadar etmektedir.

 

O halde, ortalama bir çam ağacı 690 kg ettiğine göre, elde edilecek kağıt 345 kg olacaktır.

 

Bir A4 beyaz kağıdın ağırlığı 5 gr etmektedir. Demek ki, bir ağaçtan 345000/5 = 69000 adet A4 yaprağı elde edilmektedir.

 

Günümüzde özellikle dijital kitap baskılarında, kitabın boyutu ne olursa olsun A4 boyutunda kağıt harcanmakta olup, kesime giren kısımları atılmaktadır.

 

Buraya kadar elde edilen verilerle şöyle bir formül çıkartılabilmektedir:

 

Kitabın sayfa sayısı / 2 = kitapta kullanılan kağıt yaprağı.

 

Her kitabın asgari 1000 adet basıldığı (ki ortalama çok daha yüksek çıkacaktır)

 

FORMÜL:

 

Kitabın Sayfa Sayısı / 2 x 1000 / 69000 = 1000 adet basılan bir kitap için kesilen ağaç sayısı

 

E-kitaplar geleceğimizi kurtaracak. Gelin e-kitapları daha çok sevelim, doğaya bir nebze olsun nefes verelim.

 

Peki basılı kitapların çevreye verdiği tahribat sadece ağaç ile mi sınırlı? Tabii ki hayır! Bir araştırmaya göre, Amerika Birleşik Devletlerinde hava kirliliğinin yüzde yirmisini kağıt fabrikaları oluşturuyor. Bununla birlikte havayla sınırlı kalmayıp su kirliliğine de büyük ölçüde neden oluyor. Zira kağıt, yapısı gereğince bol suya ihtiyaç duyar.

 

Modern tesislerde bile 1 ton kağıt üretebilmek için yaklaşık 50 ton su kirletilmektedir.

 

Artık karar sizin? E-kitap teknolojisi yokken elbette kitaplar ağaçlardan daha önemli idi. Zira, entelektüel hale gelen her birey doğayı korumak için fazladan çaba harcayabilecek bilince kavuşmuş olacaktı.

 

Ya şimdi? Tamamen zararsız bir teknoloji varken, hala zararlı nostaljik alışkanlıklarınıza devam mı etmek istiyorsunuz? Siz bilirsiniz…